|
|
Son Güncelleme:19/05/12 |
|||
| Dünya Kurum Haber ve Genel Bilgileri | Aktüel Haber, Video, Resim ve Özel Dosyalar |
|
" Yunanistan " Güncel Haberleri (Hellenic Republic, Greece) |
|||
|
|
Önceki Sayfalar: |
|
|
|
Almanya-Yunanistan Hattında Gerginlik |
||||||||
|
Merkel'in, referandum önerdiği iddiası, Yunanistan'da gerilime sebep oldu. Almanya Başbakanı Angela Merkel'in, Yunanistan'da 17 Haziran'da gidilmesi kararlaştırılan seçimle birlikte Yunan halkının avroda kalmayı isteyip istemediği konusunda referandum yapılmasını önerdiği iddiası Atina'da sert tepkilere neden oldu. Yunan siyasi partileri yaptıkları açıklamalarda, bu talebe karşı çıktı. Yeni Demokrasi Partisi (ND) lideri Andonis Samaras, Merkel'in önerisinin, seçim öncesi dönemde yapıldığına dikkati çekerek, yanlış zamanda ve yanlış mesaj içeren bir öneri olması nedeniyle kabul edilemeyeceğini belirtti. Samaras, avro konusundaki tercihini kanlı fedakarlıklarla savunan Yunan halkının bu konudaki seçimini kanıtlaması için referanduma ihtiyacı olmadığını kaydetti. Sol Koalisyon SYRİZA lideri Aleksis Çipras da Merkel'in Yunan siyasi liderlere ''manda'' bir ülkeymiş gibi hitap etmeye alışkın olduğunu belirterek, Merkel'e bu hakkı, imzaladıkları taahhüt mektupları ve tavırlarıyla Samaras ve Venizelos'un verdiğini söyledi. PASOK'tan yapılan açıklamada, Yunanistan'da referandum yapılmasının tamamen Yunan hükümeti ve Parlamentosuna ait bir yetki olduğu belirtilerek, Yunanistan'daki asıl sorunun Avro'da kalıp kalmayacağı değil, krizden çıkması ve ülkenin Avrupa'daki eşitliğinin yeniden sağlanması olduğu kaydedildi. Yunanistan Komünist Partisi (KKE) açıklamasında ise, Merkel'in referandum önerisinin kabul edilemez olduğu belirtilerek, böyle bir şeyin geçici hükümet tarafından uygulanamaz olmasıyla birlikte Yunan halkına karşı yapılan bir şantaj olduğu ifade edildi. Demokratik Sol Parti (DİMAR) da, Merkel'in bu önerisiyle seçim öncesi dönemde Yunan halkını korkutmaya çalıştığını belirtirken, Bağımsız Yunanlılar Partisi lideri Panos Kammenos açıklamasında, ''Almanya arzu ederse kendi topraklarında referandum yapıp Avro'dan çıkabilir. Bizim böyle bir sorunumuz yok'' ifadesini kullandı. Diğer yandan, Alman Hükümeti, Başbakan Merkel'in, Yunanistan'a referandum önerisinde bulunduğu şeklindeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Yunanistan'da 'referandum' krizi Yunanistan'da geçici hükümetin sözcüsü, Merkel'in Yunanistan'a 'Euro bölgesi ile ilgili' referandum önerisinde bulunduğunu duyurdu. Atina'da büyük tepki çeken gelişme Berlin yönetimi tarafından yalanlandı: Teklif yok, sadece ima etti... Almanya Başbakanı Angela Merkel, Yunanistan'ın Euro bölgesinde kalıp kalmamasını halk oylamasına sunmasını talep etti. Merkel'in bu talebi, 'Yunanistan’ın iç işlerine karışıldığı' gerekçesiyle Atina’da büyük tepkiye neden oldu. 17 Haziran seçimlerine kadar ülkeyi yönetecek geçici hükümetin sözcüsü Dimitris Çiodras, Merkel'in, Yunanistan Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas'ı telefonla arayarak ilettiği bu talebin, Başbakan Panayotis Pikrammenos aracılığıyla Yunan siyasi parti liderlerine iletildiğini açıkladı. Yunan medyası, Papulyas'ı telefonla arayan Merkel'in, 17 Haziran seçimlerinin ardından ülkede işleyebilir bir hükümet oluşturulmasını istediğini duyurmuştu. Haberlerde, Merkel'in, telefonda Papulyas'la başka şeyler de konuştuğu ancak bunların gizli tutulduğu öne sürülmüştü. BERLİN’DEN YALANLAMA Konuyla ilgili Berlin’den bir açıklama geldi. Merkel’in referandum talebinde bulunmadığı sadece bunu ima ettiği belirtildi. 19 Mayıs 2012 |
||||||||
|
Yunanistan'da yeni seçim: 17 Haziranda |
||||||||
|
Yunanistan’da 6 Mayıs’ta yapılan erken genel seçimden sonra hükümetin kurulamaması üzerine 17 Haziran’da yeniden seçime gidilmesi kararlaştırıldı. Yunan haber ajansı AMNA, Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas başkanlığında düzenlenen liderler toplantısında seçimlerin 17 Haziran’da yapılmasına karar verildiğini duyurdu. AMNA haberinde, seçimlere kadar ülkeyi yönetecek geçici hükümetin başına da 67 yaşındaki; Yargıtay Başkanı Panayotis Piknamenos’un getirilmesinin karara bağlandığını belirtti. 16 Mayıs 2012 Yunanistan yeniden seçime gidiyor
Yunanistan'da hükümet kurma pazarlıkları çerçevesinde bugün yapılan zirvenin de başarısızlıkla sonuçlanması ardından açıklama yapan Pan-Helenik Sosyalist Parti PASOK'un lideri Evangelos Venizelos ülkenin yeniden seçim sürecine girdiğini söyledi. Yunanistan'daki seçim düzenlemeleri, hükümet kurulamaması halinde seçimlerin bir ay içinde yinelenmesini öngörüyor. Kimi haberlere göre, artık bu aşamadan sonra bir geçici hükümet kurulacak ve ülkeyi seçimlere bu hükümet götürecek. PASOK lideri "Maalesef ülke yeniden seçime doğru gidiyor" dedi. Venizelos bu açıklamayı, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki koalisyon arayışı zirvesinin çıkışında yaptı. Bundan önceki dört görüşme de sonuçsuz kalmıştı. Seçimlerin Haziran'da yapılması gerekiyor Görüşmeler ve hükümet arayışının sonuçsuz kalması ilerleyen aylarda yeni bir hükümet yapılanmasına ve sonuç olarak Yunanistan'ı krizden çıkarmak için yardım yapanların şart koştuğu kemer sıkma önlemlerinin uygulanmamasına neden olabilir. Yardım alamayan Yunan sisteminin euro bölgesinden çıkması durumu da belirebilir. Son anketler Syriza olarak anılan sol blokun yapılacak bir seçimde en büyük oy sayısına ulaşacağını gösteriyor. Kamu harcamalarında bundan daha fazla bir kesinti yapılmasına karşı çıkan blok bu çerçevede kurtarma paketini uluslararası taraflarla yeniden müzakere etmek istiyor ancak euro bölgesinden de çıkmak istemiyor. Avrupa piyasaları toparlandı Yunanistan'daki siyasi kriz uluslararası mali piyasalarda sarsıntıya yol açtı. Avrupa mali yapılarında pazartesi günü büyük değer kayıpları gözlenirken, benzer bir düşüş bu sabahtan itibaren Asya'da da görüldü. Ne var ki Avrupa'da bugün az da olsa bir toparlanma görüldü. Bunun nedeni Avrupa ekonomilerinin yılın ilk çeyreğinde durgunluğa girmediğini gösteren rakamlar oldu. Verilere göre Avrupa'da ilk çeyrekte büyüme oranı eksi değil ama sıfır olarak gerçekleşti. 15 Mayıs 2012 |
||||||||
|
AB'den Atina'ya Uyarı |
||||||||
Avrupa Birliği yetkilileri Yunanistan’ın euro bölgesinde kalmaya devam edeceğini umduklarını ancak yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini açıkladı Avrupa Komisyonu sözcüsü Pia Ahrenkilde bu açıklamayı Yunan Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas partilerini koalisyon hükümeti kurulması için yeni tur görüşmelere çağırırken yaptı. Papulyas’ın Pazar günü liderlerle yaptığı görüşmeler sonuç vermemişti. Almanya Maliye Bakanlığı da Yunanistan’ı uyararak Atina’nın Avrupalı komşuları ve Uluslararası Para Fonu ile vardığı anlaşma yükümlülüklerini yerine getirmesinin ekonomik krizden çıkış için tek yol olduğunu bildirdi. Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas Pazar günü önce muhafazakar Yeni Demokrasi partisi, radikal solcu Syriza ve sosyalist PASOK liderleriyle görüştü. Papulyas daha sonra 6 Mayıs’taki seçimde başarılı sonuç alan küçük partilerin liderleriyle biraraya geldi. Yeni Demokrasi ve PASOK, küçük Sosyaldemokrat parti katılırsa bir koalisyon hükümeti kurabiliyor. Ancak sosyaldemokratlar koalisyona katılmak için radikal solcu Syriza’nın da hükümetde yeralmasını şart koşuyor. Avrupa Birliği ile varılan mali anlaşmanın iptalini isteyen Syriza ise hükümete katılmayı reddediyor. Yunan halkının seçimlerde uluslararası kredi anlaşmasını geçersiz kıldığını savunan parti lideri Tsipras muhafazakar ve sosyalist partileri, Avrupa Birliği’nin öngördüğü derin sosyal harcama kesintilerini reddetmeye çağırıyor. Syriza, Avrupa Birliği’nin uygulanmasını istediği kemer sıkma önlemlerine karşı çıkıyor. Cumhurbaşkanı Papulyas, yeni koalisyon girişimi 17 Mayıs’a kadar sonuç vermezse gelecek ay yeni seçimlere gidilecek. Yunanistan’da hiçbir partinin hükümet kurabilmek için gerekli oyu alamadığı seçimler daha büyük siyasi belirsizlik yarattı. Muhafazakar Yeni Demokrasi Partisi yüzde 19 toplayarak seçimi birinci bitirdi. Üç yıl önce yüzde 44 oy alarak iktidara gelen Sosyalist PASOK partisi bu kez yüzde 14’ün altında oy toplayabildi. Buna karşın kemer sıkma önlemlerine karşı çıkan radikal solcu partiler koalisyonu Syriza yüzde 17 oranında oy alarak ikinci parti oldu. Yunanistan’da yapılan genel seçimlerde kemer sıkma önlemlerini destekleyen iki büyük parti ağır oy kaybına uğradı. Ekonomik sıkıntı çeken seçmenler, kemer sıkma politikasına tepkilerini iki büyük parti, sosyalist PASOK ile sağcı Yeni Demokrasi’yi cezalandırarak gösterdi. Kemer sıkma önlemlerine karşı çıkan 10’u aşkın küçük parti sandalye sayısını arttırırken aşırı sağcı Altın Şafak partisi yüzde üçlük barajın çok üzerinde oy toplayarak ilk kez parlamentoya girdi. Yunanistan borçlarını ödeyebilmek için son iki yıl içinde Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu’ndan milyarlarca dolar kredi aldı. Ancak hükümet bunun için sosyal ve sağlık programlarında büyük kesintiler yapmak, emekli maaşlarını indirmek, on binlerce memuru işten çıkarmak ve vergileri artırmak zorunda kaldı. 14 Mayıs 2012 |
||||||||
|
Yunanistan'da 3. Tur da başarısız |
||||||||
|
Yunanistan'da hükümet yine kurulamadı Yunanistan’da hükümeti kurma çalışmaları bir kez daha sonuçsuz kaldı. Sosyalist PASOK lideri Venizelos, ulusal mutabakat hükümeti kurma çabalarında başarılı olamadı. Gözler Cumhurbaşkanı Papulyas'a çevrildi. Yunanistan'da, geçen hafta sonu yapılan seçimlerin ardından hükümet kurma çalışmalarında sosyalistler de başarılı olamadı. PASOK lideri Evangelos Venizelos'un, muhafazakâr Yeni Demokrasi Partisi, Radikal Sol İttifak ve Demokratik Sol Parti ile ulusal mutabakat hükümeti kurma çabaları da sonuçsuz kaldı.
Yunanistan'da yeniden seçime gidilmemesi yolunda son umut Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas. Bugün Venizelos ile bir araya gelecek Papulyas'ın, ulusal mutabakat hükümeti kurulması için parti liderlerini ikna etmesi ümit ediliyor. Pazartesi günü Cumhurbaşkanı Papulyas'ın başkanlığında tüm parti liderlerinin katılacağı bir toplantı yapılması bekleniyor. Ulusal mutabakat hükümetinin mi kurulacağı yoksa yeniden seçimlere mi gidileceği toplantının ardından belli olacak. Radikal Sol İttifak güçlenebilir Yapılan kamuoyu yoklamaları, Yunanistan'da yeniden seçime gidilmesi durumunda Radikal Sol İttifak'ın oylarının artacağını gösteriyor. Anketler, partinin yüzde 23,8 oyla en güçlü parti olabileceğine işaret ediyor. Radikal Sol İttifak'ın lideri Alexis Tsipras, Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu IMF'nin tasarruf programlarına karşı çıkıyor. Tsipras aşırı taleplerde bulunduğu için, olası koalisyon ortakları ile uzlaşma sağlayamamıştı. Yunanistan'da hafta sonu yapılan seçimlerin ardından Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas hükümeti kurma görevini ilk olarak muhafazakar Yeni Demokrasi Partisi'nin genel başkanı Antonis Samaras, ardından da Radikal Sol İttifak'ın lideri Alexis Tsipras'a vermişti. İki liderin çabaları da sonuçsuz kalmıştı. Kamu tepkisinden korkan Partiler, Kemer sıkma politikalı Hükümetleri kuramıyorlar. Yunanistan'da koalisyon çabaları sonuçsuz kaldı Yunanistan'da sosyalist parti PASOK lideri Evangelos Venizelos'un yeni hükümet kurma çalışmaları başarısızlıkla sonuçlandı. Ülkede geçen hafta sonu yapılan seçimlerin ardından, yeni hükümet kurma çalışmalarına girişen üçüncü lider olan Venizelos, cumhurbaşkanıyla biraraya gelerek yeni seçimlerden kaçınılmasını sağlayacak hükümeti kurmak için çaba göstereceğini söyledi. Venizelos'un hükümeti kurma görevini aldıktan sonra diğer lider liderlerle görüşmeleri başarısız oldu. Yunanistan, Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu'nun kurtarma paketinin öngördüğü kemer sıkma önlemlerinin uygulanması konusunda derin ayrılıklar yaşıyor. Venizelos, diğer liderlerle görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, cumartesi günü cumhurbaşkanını bilgilendireceğini ve cumhurbaşkanı Karolos Papulyas'le görüşmesinde bütün partilerin sorumluluklarını üstlenmesini umduğunu söyledi. Papulyas'ın parti liderlerini ulusal birlik hükümeti kurulması konusunda ikna etmesi umuluyor. Ancak BBC'nin Atina'daki muhabiri Mark Lowen'a göre, Papulyas'ın bu konuda başarıya ulaşma şansı düşük. Seçimden sonra ilk olarak merkez sağ Yeni Demokrasi Partisi, ardından da radikal sol blok Syriza hükümet kurmaya çalışmış ancak başarısız olmuşlardı. Genel seçime dek ülkeyi, Pasok ve Yeni Demokrasi Partisi'nden oluşan birlik hükümeti yönetiyordu. Mali kaos, Yunanistan'da büyük toplumsal hareketlenmelere ve kemer sıkmanın mimarları olarak düşünülen partilere karşı büyük bir güvensizliğe neden oldu. Yunan siyasi yaşamının son 40 yılındaki başlıca parti olan Pasok, 300 üyeli parlamentoda sadece 41 sandalye kazanarak büyük bir oy kaybı yaşadı. Hükümet arayışları Samaras'ın Yeni Demokrasi Partisi,108 sandalye alarak birinci parti oldu. Ancak Samaras, hükümet kuramadı. Radikal sol blok Syriza'nın lideri Alexis Tsipras ise, AB ve IMF'nin talep ettiği kemer sıkma önlemlerinin reddi konusunda ısrarcı olduğu için hükümet kurmayı başaramadı. Pasok ve Yeni Demokrasi'nin toplam sandalye 149. İki partinin hükümet kurabilmek için gereken çoğunluğa ulaşmak için iki milletvekiline daha ihtiyacı var. Venizelos, dün 19 sandalyeye sahip olan Demokratik Sol Partisi'nin lideriyle yaptıkları görüşmede ilerleme kaydettiklerini söylemişti. Demokratik Sol lideri Fotis Kouvelis ise, ülkeyi Euro Bölgesi'nde tutacak, ancak uluslararası kurtarma planını reddedecek geniş tabanlı bir hükümete girmeyi istediğini belirtti. 11 Mayıs 2012 |
||||||||
|
Yunan Seçmeni Büyük Partileri Cezalandırdı |
||||||||
Yunanistan’da yapılan genel seçimlerde kemer sıkma önlemlerini destekleyen iki büyük parti ağır oy kaybına uğradı. Ekonomik sıkıntı çeken seçmenler, kemer sıkma politikasına tepkilerini iki büyük parti, sosyalist PASOK ile sağcı Yeni Demokrasi’yi cezalandırarak gösterdi. Sandıklar kapandıktan sonra oy kullananlar arasında yapılan anketlere göre muhafazakar Yeni Demokrasi Partisi yüzde 17 ile 20 arasında oy toplayabildi. Parti, 2009 yılındaki seçimlerde yüzde 33,5 oranında oy toplamıştı. Sosyalist PASOK partisi de yüzde 14 ile yüzde 17 arasında oy alabildi. Yunanistan'da Aşırı Sağcılar Meclis'e Girdi Yunanistan'da halk erken genel seçimler için sandık başındaydı. İlk resmi sonuçlara göre, muhafazakar Yeni Demokrasi Partisi yüzde 21 ile ilk sırada yer alıyor. İçişleri Bakanlığı'nın açıkladığı ilk verilere göre, PASOK yüzde 14, aşırı sağcı Altın Şafak Partisi yüzde 7 ve Demokratik Sol parti yüzde 5 oy aldı.
Yüzde 3 barajını aşan bu partilerle birlikte toplam 7 parti parlamentoya giriyor.
Seçimlere 32 parti katılmıştı. Kemer sıkma önlemlerine karşı çıkan 10’u aşkın küçük parti sandalye sayısını arttırırken aşırı sağcı Altın Şafak partisi yüzde üçlük barajın çok üzerinde oy toplayarak ilk kez parlamentoya girdi. Kemer sıkma önlemlerine karşı olmanın ötesinde Euro bölgesinden çıkılmasını isteyen Yunan komünist partisi de oylarını arttırdı. Yunanistan borçlarını ödeyebilmek için son iki yıl içinde Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu’ndan milyarlarca dolar kredi aldı. Ancak hükümet bunun için sosyal ve sağlık programlarında büyük kesintiler yapmak, emekli maaşlarını indirmek, on binlerce memuru işten çıkarmak ve vergileri artırmak zorunda kaldı. 06 Mayıs 2012 Yunanistan seçime gidiyor Yunanistan yarın erken genel seçime gidecek ve ülkeyi 4 yıl yönetecek siyasi partileri seçecek. Halkın beklentisi, seçilen liderin ülkeyi yaşanan ağır ekonomik krizden çıkarması yönünde. Son yılların en büyük ekonomik krizi içindeki ülkede halkın sandıkta, 38 yıldır ülkeyi dönüşümlü olarak tek başlarına yöneten geleneksel iki büyük parti olan Panhelenik Sosyalist Hareket (PASOK) ve Yeni Demokrasi'yi (ND) cezalandırması bekleniyor. Avrupa Merkez Bankası başkan yardımcılığından Kasım ayında ülkenin yönetimine atanan Lukas Papadimos başbakanlığında PASOK ve ND desteğindeki geçici işbirliği hükümetinin borç karşılığı AB ve IMF direktifiyle uyguladığı sert kemer sıkma politikalarına tepkili birçok Yunanlı, yarın son sözünü sandıkta söyleyecek. Memorandumun altında imzası bulunan PASOK lideri ve Eski Maliye Bakanı Evangelos Venizelos ise ülkenin avro bölgesinden çıkması ve drahmiye dönmesinin risklerini anlatıyor. Belirsizlik içinde seçimlere giden ülkede son anketlerde iki partiyi tek başlarına iktidara götürmeyeceği görülen halkın oylarının sol ve sağdaki 8-10 partiye bölüneceği görülüyor. İşsizlik oranının yüzde 20'yi aştığı, maaş ve emeklilik kesintileri ile ek vergiler altında geleceğe umudunu kaybeden halkın çoğunluğu, seçimlerden beklentisi olmadığı gibi ülkeyi yönetecek bir lider de göremiyor.
“YUNANİSTAN’INM LİDERE İHTİYACI VAR” Atina'nın turistik merkezi Monastiraki'de bir dükkan sahibi olan Panaiotis Megalikonomu, seçimlerden iyi bir sonuç çıkacağına inanmadığını belirterek, ülkenin ekonomik toparlanması için gerekli düzenlemeleri yapmak üzere Kasım ayından bugüne kadar ülkeyi yöneten teknokrat Başbakan Papadimos'un bir süre daha görevde kalmasında yarar gördüğünü ifade etti. ND ve PASOK'un yapacakları bir koalisyonda uyum içinde çalışabilirlerse belki çözüme gidilebileceğini dile getiren Megalikonomu, Yunanistan'ın bir lidere olan ihtiyacına dikkati çekti. Türkiye'yi örnek gösteren Megalikonomu, "Keşke bizim de başımızda (Başbakan Recep Tayyip)Erdoğan gibi biri olsaydı. Onun gibi liderlik özelliklerine sahip bir başbakanımız olsa da Yunanistan'ı daha iyi bir yere taşıyabilse. Umarım biz de Türkiye'nin başardığı gibi bir gün başarabiliriz. Ben Türkiye'nin son yıllardaki gelişimine hayranım ve iki ülke arasındaki ilişkilerin de çok iyi olmasını istiyorum" diye konuştu. İstanbul Rumlarından olan, 1990'larda geldiği Atina'da taksi şoförlüğü yapan Vasilis Nikolopulos da seçimlerin ne getireceğini kimsenin bilmediğini belirterek, "Herkes kararsız, herkes bir arayış içinde" dedi. Yunan halkının geleneksel iki büyük partiden memnun olmadığını ve cezalandırmak istediğini dile getiren Nikolopulos, sandıkta küçük partilere yöneleceği, oyların bunlar arasında bölüneceği tahmininde bulundu. Halkın solda Radikal Sol Koalisyon (SYRIZA), sağda Bağımsız Yunanlılar partilerine yönelebileceğini dile getiren Nikolopulos, ne olursa olsun geleneksel iki partiye oy veren belli bir yaşlı kitle bulunduğunu ancak gençliğin arayış içinde olduğunu söyledi. Ülkede işsizlik ve hırsızlık gibi suçların başını alıp gittiğine işaret eden Nikolopulos, "Ülkede lider yok, ben onları lider olarak göremiyorum. Benim beğendiğim lider yok, arayış içindeyiz. Sadece ben değil, kime sorsanız bu böyle. 10 kişiden 9'u size aynı cevabı verecektir" görüşünü belirtti. Türkiye ile bağını kesmediğini belirten Nikolopulos, Türkiye'ye her gittiğinde değişiklik ve güzellikler gördüğünü, Başbakan Erdoğan'ın çok şey yaptığını kaydetti. “EN KRİTİK SEÇİMLER” Özel sektörde sigortasız olarak çalıştığını dile getiren Marianna Papaioarou da Yunanistan'ın içinde bulunduğu duruma işaret ederek, bu seçimlerin kesinlikle ülkenin kaderini belirleyecek en kritik seçimler olduğunu söyledi. Halkın içinde biriktirmiş olduğu nefreti, yıllardır ülkeyi yöneten partileri değil, memorandum karşıtı olanları desteklemekle dışa vurabileceğini söyleyen Papaioarou, şöyle konuştu: "Bence halkın sol partilere yönelmesi gerekiyor, sadece bu şekilde olan bitene, maaş kesintilerine, IMF'nin bizler için kazdığı mezara ve tabii ki Yorgo Papandreu ve Papadimos gibi yerli siyasetçilere içimizdeki biriken nefreti gösterebiliriz. Ben gücün halkın elinde olduğuna inanıyorum. SYRIZA'ya oy vereceğim çünkü onlar her zaman memorandum karşıtı bir tavır sergilediler ve gerçekten bir şeyler yapabileceklerine inanıyorum." Papaioarou, Altın Şafak'la ilgili olarak ise "İlk olarak göçmenler gibi halkın hassas olduğu konuları kullanıyorlar. Göçmenleri sanki Yunanların işlerini çalıyorlarmış gibi halka yansıtıyorlar ama bunun böyle olmadığını, işlerimizi elimizden alanların göçmenler değil, IMF, Almanya ve bankalar olduğunu gördük. Altın Şafak'a giden oy kesinlikle memorandum karşıtı bir oy değildir" görüşünü dile getirdi. “ARTIK MERKEL’E BAĞLIYIZ” Emekli gazeteci Yannis Flessas da "Ne Karacaferis ne Venizelos ne de Samaras ülkeyi ekonomik krizden çıkarabilir. Artık Angela Merkel'a bağlıyız, geri adım atamayız" dedi. Flessas, şunları kaydetti: "Tek umudum Fransa'daki seçimleri sosyalistlerin kazanması. Merkel sadece böyle geri adım atabilir. Bu sadece küçük bir umut ne yazık ki. ND ve PASOK, ırkçı Altın Şafak'ın yükselmesini sağladı. Bu iki parti göçmen politikasını doğru bir şekilde uygulasaydı ve gerekli önlemleri alsaydı, Altın Şafak bu kadar yükselemezdi. ND ve PASOK'un koalisyon hükümeti oluşturmasından daha kötü bir şey olamaz. Gazeteci olarak edindiğim deneyimler bunu gösteriyor." MİTİNG MEYDANLARININ NABZI Yunanistan'da sokaktaki halk bu görüşleri savunurken miting meydanları ise seçimlerden umutlu partililerle doldu. Seçim kampanyasını "Yunanistan başaracak" sloganıyla yürüten ve kamuoyu yoklamalarında ilk sırada geldiği görülen Yeni Demokrasi Partisi (ND) lideri Antonis Samaras'ın mitingi sonrası AA muhabirine değerlendirmede bulunan parti taraftarları, ülkelerini sevdikleri için ND'ye oy vereceklerini söyleyerek şu değerlendirmelerde bulundu: "İnanıyorum ki Antonis Samaras başaracak. Yunanistan onun sayesinde kalkınacak. Geçmişte PASOK'un yaptığı hataları sileceğiz. Onlar sadece vaat etmeyi biliyorlar ama uygulamada yoklar." “İTİBARIMIZI GERİ İSTİYORUZ” Seçim kampanyasını "Bizsiz, bizim için karar aldılar. Biz de onlarsız yürüyoruz" sloganıyla yürüten, solda işbirliği çağrısında bulunan memorandum karşıtı lider, Radikal Sol Koalisyon (SYRIZA) Parlamento grubu başkanı Alexis Tsipras'ın Omonia meydanındaki mitingi öncesi taraftarları SYRIZA'yı desteklediklerini, çünkü itibarlarını geri istediklerini vurgulayarak şu görüşleri savundu: "Yunanistan'ın bulunduğu bu durumda SYRIZA işbirliğinden bahseden tek sol parti. Sol partilerin birleşmesi ile bir şeyler yapabilmeyi talep eden tek parti. Troykanın getirmiş olduğu dayatmalardan kurtulmayı, memorandumu reddederek ülkeyi troykadan, IMF'den bağımsız bir hale getirmeyi başarabilecek, bağımsız bir Yunanistan, başrolde de halk olacak. Sadece SYRIZA partisi ülkenin içine bulunduğu durumdan kurtulabilmek için çözüm önerileri sunuyor. Toplumumuz şu an bir çıkmazın içinde. İnanıyorum ki SYRIZA'nın yönlendirmesi ile çıkış yönünü bulacak. Maalesef şu anki yolumuz zenginleri daha zengin fakirleri daha fakir yapıyor. İki büyük partinin etkisinden bir an önce kurtulup mantıklı çözüm yollarını aramamız gerekiyor." 10 MİLYONA YAKIN SEÇMEN Yunanistan'da kayıtlı toplam 9 milyon 850 bin 802 seçmenin 20 bin 255 sandıkta oy kullanacağı seçimlerde oy verme işlemi saat 07.00'da başlayacak ve 19.00'da sona erecek. Oy sayımının sandıkların kapatılmasının hemen ardından başlaması ve seçime katılan 32 partinin aldıkları oylara ilişkin ilk sonuçların birkaç saat içinde açıklanması bekleniyor. Yunanistan'da, en son 5 partinin parlamentoya girdiği 4 Ekim 2009 genel seçimlerinde, PASOK oyların yüzde 43.92'sini, ND ise yüzde 33.47'sini almıştı. Bu oy oranlarına göre, 300 sandalyeli parlamentoda, PASOK 160, ND ise 91 milletvekilinden oluşan gruplar oluştururken, Yunanistan Komünist Partisi (KKE) 21, Ortodoks Halk Birliği Partisi (LAOS) 15 ve Radikal Sol İttifak Partisi (SYRİZA) da 13 üye ile temsil edilmişti. 5 Mayıs 2012 |
||||||||
|
S&P Yunanistan'ın notunu yükseltti |
||||||||
Türkiye'nin görünümünü pozitiften durağana çevirerek tüm şimşekleri üstüne çeken uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor's (S&P) şaşkınlık yaratacak bir değerlendirmeye daha imza attı. S&P, pazar günü yapılacak seçimler nedeniyle kurtarma paketi ile ilgili büyük belirsizlikler bulunan Yunanistan’ın kredi notunu SD’den CCC’ye yükseltirken, ülkenin görünümü, Türkiye’ye ile aynı seviyeye çekilerek ‘durağan’ olarak açıklandı. S&P’nin bu değerlendirmesi, Yunanistan’ın iflas anlamına gelen nottan kurtulmalı anlamına geliyor. Avrupa Birliği ve IMF ile kurtarma paketi imzalayan Yunanistan’da bu pazar yapılacak seçimde, istikrar programına muhalif bir parlamentonun çıkma ihtimali bulunuyor. S&P, Yunanistan ile ilgili olarak, “Durağan not görünümü ülkenin önündeki ekonomik ve siyasi zorluklara rağmen, hükümetin mali durumu düzeltme yönündeki bağlılığını yansıtıyor” değerlendirmesinde bulundu. 2 Mayıs 2012 |
||||||||
|
El Tani Yunanistan'da ada satın aldı |
||||||||
"Arap Baharı"nda öncü rol üstlenen Katar Emiri Hamid bin Halife El Tani, Yunanistan'da 5 milyon Euro karşılığında bir ada satın aldı. Büyük bir ekonomik kriz yaşayan Yunanistan'da adaların satılması da gündeme gelmişti. Yunanistan'da hükümet ada satmadı ama bu ülkede yatırımı olan yabancı işadamları mülklerini elden çıkarmaya başladı. İyonya Denizi'nde bulunan Oxia adası eski sahibi Avusturalyalı bir işadamı tarafından Katar Emiri Hamid bin Halife El Tani'ye 5 milyon Euro karşılığında satıldı. El Tani'nin 5 dönüm büyüklüğündeki Oxia adasını nisan ayı başında satın aldığı ortaya çıktı. Oxia adasının Avustralyalı sahibinin El Tani'yle sıkı bir pazarlık yaptığı da iddia edildi. Oxia adasını 6.9 milyon Euro karşılığında satmak isteyen Avustralyalı eski sahibin Katar Emiri El Tani'yi ikna edemediği ve 5 milyon Euro'ya razı olduğu belirtildi.
Ekonomik krizden çıkmak için büyük bir çaba harcayan Yunanistan'da kamuya ait arazi ve adaların özel sektöre devri için bir yasanın çıkarılması amacıyla hükümete baskı yapılıyor. Uluslararası emlak piyasasının da söz konusu yasanın çıkarılması için lobi yaptığı savunuluyor. CEZANNE'IN ESERİNE 250 MİLYON DOLAR Geçtiğimiz şubat ayında Katar Emiri El Tani'nin kızı El Miyase Bint Hamad Bin Halife El Tani, modern sanatın babası olarak bilinen Fransız post-empresyonist ressam Paul Cezanne’ın “İskambil Oynayanlar” isimli yapıtını 250 milyon dolar karşılığında satın almıştı. 28 Nisan 2012 |
||||||||
|
Yunan tarihinde Türkler yine düşman |
||||||||
Birkaç yıl önce olaylı şekilde kitaplardan çıkarılan Türklerle ilgili düşmanca ifadeler, yeni baskılarda geri dönüyor. Yunanistan’da tarih kitapları yine değişti. 2007 yılında Türkler ve Osmanlı hakkında 'daha barışçıl ve yumuşak' ifadeler taşıdığı gerekçesiyle eleştirilerek dönemin Milli Eğitim Bakanı’nın siyasi kariyerini sonlandıran 6. sınıf tarih kitabının yeni versiyonunda, Türklerle ilgili eski ifadeler geri döndü. Önümüzdeki ders yılında öğrencilere dağıtılacak kitapla ilgili haber Kathimerini gazetesinde yer aldı ve haberi Milliyet'ten Taki Berbarakis aktardı. 2007’de Milli Eğitim Bakanı Marietta Yannakou’nun siyasi kariyerine malolan 6. sınıf tarih kitabının yerine 5 yıl süren belirsizliğin ardından 'eski ve bilinen yöntemlerle' kaleme alınmış tarih kitabından: "Türkler İzmir’e girdi. Rum ve Ermeni mahallelerini ateşe verdi. Metropolit Hrisostomos, Müslüman ahaliye verildi ve öldürüldü. Limanda ifade edilemez derecede acı anlar yaşandı, başrolde gemilere binerek kurtulmaya çalışan göçmenler vardı. Felaketi, Hıristiyanların katledilmesi ve yağmalama tamamladı. Bu, bölgede asırlardır süren Yunan mevcudiyetinin dramatik sonuydu" deniliyor. Kitapta ayrıca, Yunanlıların 1922’de Anadolu’dan “kovuldukları”, “kökten söküldükleri” ifadeleri yer alıyor. 'İZDİHAM' SORUN OLMUŞTU 2007 yılında okullara dağıtılan ancak çektiği tepkiler nedeniyle sadece bir yıl okutulan tarih kitabında “27 Ağustos 1922’de Türk ordusu İzmir’e girdi. Limanda, binlerce Yunanlının gemilere binerek Yunanistan’a gitmeye çalışması nedeniyle, izdiham yaşandı” ifadeleri kullanılıyordu. “İzdiham” kelimesi aylarca Yunan kamuoyunda ve medyada büyük tartışma konusu yaratırmış, tepkiler üzerine kitapta yapılan “Yunanlılar trajik koşullar altında evlerini terk etmek zorunda kaldılar” değişiklik de ülkedeki milliyetçi çevreleri tatmin etmemişti. 27 Nisan 2012 |
||||||||
|
'Kıbrıs için 216 milyar dolarlık silah aldık' |
||||||||
Borç krizi sonrası iflasın eşiğine gelen Yunanistan'da, bu duruma 90'lı yıllardan itibaren hızla silahlanmasının neden olduğu iddia edildi. Yunanlı bir yetkili, "Kıbrıs nedeniyle silaha 216 milyar dolar harcadık "itirafında bulundu. Almanya ve Fransa da Atina'ya kredi verirken, "silahını bizden al" şartı koştu. İngiliz gazetesi Guardian'ın haberinde, Yunanistan'ın içine düştüğü borç krizinde savunma harcamalarının büyük payı olduğu vurgulandı. Avrupa Birliği ve IMF'in 130 milyar Euro’luk kurtarma paketi karşılığında, Yunanistan'ın savunma harcamalarını 400 milyon Euro azaltmayı kabul ettiği hatırlatılarak, söz konusu kesintilere rağmen Atina'nın askeri bütçesinin hala gayri safi mili hasılanın yüzde 4'ü olduğu belirtildi. Haberde, Yunanistan'ın savunma harcamasının Euro bölgesi ortalamasının hala iki katı olduğu da vurgulandı. 90'LI YILLARDAN BERİ HIZLA SİLAHLANIYOR Yunanistan’ın, Türkiye'den gelebilecek tehdidi gerekçe göstererek 1990'ların sonundan bu yana Almanya, Fransa ve ABD'den yüzlerce Leopard tankı, Howitzer topları, F-16 ve Mirage savaş uçakları aldığı belirtildi. Konuyla ilgili olarak Yunanistanlı bir güvenlik uzmanı, 'Kıbrıs'ın 1974'teki işgalinden sonra 216 milyar Euro’luk silah aldık. Eminin ki gizli fonlar nedeniyle gerçek harcamalar daha fazla' ifadelerini kullandı. 'TÜRKİYE'YLE SAVAŞ UZAK İHTİMAL' Haberde Yunanistan’ın, savunma harcamalarına büyük pay ayırmasına neden olarak, Türkiye tehdidinin gösterildiği belirtildi. Fakat NATO üyesi ve ABD başta olmak üzere birçok ülkenin ortak müttefiki olan iki ülke arasında savaş ihtimalinin çok uzak olduğunun altı çizilerek, Yunanistan’ın savaş ihtimali az olan bir ülke olarak savunmasına ayırdığı payın oldukça yüksek olduğu savunuldu. TÜRKİYE'NİN TEKLİFİ REDDEDİLDİ Türkiye’nin karşılıklı olarak silah harcamalarının azaltılmasını önerdiği ve Yunanistan’ın, defalarca bunu reddettiği de haberde yer aldı. Ayrıca, Türkiye ve Yunanistan ilişkilerinin son yıllarda önemli ölçüde iyileştiği de belirtildi. KREDİ VERİRKEN 'BİZDEN SİLAH AL' ŞARTI Almanya, silah ihracatının yüzde 15'ini Yunanistan'a yapıyor. Almanya'nın Avrupa'daki en büyük silah pazarı olan Yunanistan'a Berlin ve Paris kredi verirken, "silahını bizden alacaksın" şartını koştuğu da iddia edildi. 'TÜRKİYE'Yİ DE KIŞKIRTIYORSUNUZ' Alman Başbakanı Angela Merkel de bir Yunanlı sendikacıyla 'Sizden silahlanmaya bu kadar para harcamanızı istemedik' ifadeleriyle Yunanistan’ı eleştirmişti. Merkel, "Silaha yaptığınız harcamalar, kutuplaştırmaya yol açtığı gibi Türkiye’yi de silah yarışına kışkırtmaktır" ifadelerini kullanmıştı. 20 Nisan 2012 |
||||||||
|
Atina'da Türk büyükelçiliğine saldırı |
||||||||
Atina'da 16 kişi Türk Büyükelçiliği'ne yumurta ve çeşitli cisimler atarak saldırdı. Saldırganlar Yunan polisi tarafından gözaltına alındı. ATİNA - Türkiye'nin Atina Büyükelçiliği'ne yumurta ve çeşitli cisimlerle saldıran terör örgütü yandaşı 16 kişi gözaltına alındı. Öğle saatlerinde terör örgütü lehine sloganlar atarak büyükelçilik önüne gelen grup, bina girişine yumurta ve çeşitli cisimler attı. Yunan polisi, 16 kişiyi gözaltına aldı. Olayla ilgili dışişleri nezdinde gerekli girişimlerinin yapıldığı belirtildi. 19 Nisan 2012 |
||||||||
|
'Demokrasi tehdit altında' |
||||||||
Euro Bölgesi’nin sorunlu ülkelerinde uygulamaya konan sert tasarruf önlemleri tepkiyle karşılanıyor. Bazı uzmanlara göre "acımasız kemer sıkma politikaları demokrasiyi tehdit eder" boyutlara ulaştı. Yunan hasta yatağa uzanmış, inliyor. Ekonomi küçülüyor, istihdam eriyor, halk sokaklarda protesto gösterileri yapıyor. Avrupa Birliği (AB), Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Avrupa Merkez Bankası (AMB) uzmanlarından oluşan troyka düzenli olarak hastanın nabzını tutuyor. Aynı zamanda da hastaya, daha fazla gayret göstermesini ve daha fazla tasarruf etmesini telkin ediyor. Kredi derecelendirme şirketi Fitch’in uzmanlarından Ed Parker, “hekimlerin” mantığını şöyle özetliyor: “Yunanistan’ın bütçe açığı milli gelirinin %15’ini buluyordu ve sermaye piyasasından kredi alamıyordu. Bundan da, Yunanistan’ın sıkı tasarruf tedbirlerine sarılmak zorunda olduğu sonucu çıkıyor.” "Aşırı tasarruf zararlı" Kanadalı iktisat profesörü William White ise, aşırı tasarrufun da zararlı olabileceği görüşünde. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı OECD’ye danışmanlık yapan White söylediklerinin teşkilatı bağlamadığına ve tamamıyla şahsi görüşleri olduğuna dikkat çekiyor: “İlaç hastayı öldürecekse, işe yaramaz. Yunanistan yıllardır resesyon geçiriyor. Belli meslek grupları Yunanistan, İspanya ve Portekiz’i terk ediyor. Üretken işgücü potansiyeli hastayı ölüm raddesine getirecek kadar erozyona uğrarsa, aynı ilacı dozu arttırılarak tatbik etmenin bir anlamı kalmaz.” Yunanistan ve diğer kriz ülkelerinin derman bulabilmesi için ekonominin büyümesi şart. Bunun ön şartı ise kriz ülkelerinin rekabet gücüne kavuşması. Amerikan bankası Morgan Stanley’in Avrupa faaliyetleri koordinatörü Elga Bartsch, “eskiden, yani Euro’suz yıllarda milli paralar devalüe edilerek rekabet gücü dengelenebiliyordu. İhraç malları ucuzluyor ve alıcı buluyordu”, diyor.
“Para Birliği’nde ise fiyat ve ücretler esnek olmalı, azalıp, artabilmeli. Daha önce para kurları üzerinden yapılan ayarlama ortak para bölgesinde ancak böyle yapılabilir.” Ücretler üzerindeki baskı yüksek işsizlik nedeniyle zaten artıyor. Her beş Yunandan ve her dört İspanyol’dan biri işsiz. Her iki ülkede de gençler arasındaki işsizlik oranı %50’yi buluyor. Londra’daki yatırım danışmanlığı şirketi Lombard Street Research’ın genel müdürü Charles Dumas, “Avrupa’nın asıl sorunu bu korkunç gelişme iken AB'nin sadece tasarruf programlarının uygulanmasıyla ilgilendiğini” söylüyor: “Temelden hatalı bu düşünce tarzı modern iktisadın travestisidir. Bu politikalar 1930’lu yıllarda da dünya ekonomisini felakete sürüklemişti. O yıllarda çoğu ülke Salazar, Franco ve Hitler gibi diktatörlerin eline geçmişti. Halkın esenliğine aldırmadan körü körüne mali hedeflere odaklanırsanız, sonunuz geçmişte olduğu gibi şimdi de felaket olur.” "Kitleler sefalete sürükleniyor" Dumas, AB tarafından şart koşulan tasarruf programının kitleleri sefalete sürüklediğini ve bunun baş sorumlusunun da Almanya Hükümeti olduğunu söylüyor. Mali sağlık hedefinin bütün diğer hedeflerin üstünde tutulmasını Berlin’in istediğini hatırlatan İngiliz işadamı, Yunanistan’ın reçetesine yazılan tasarruf tedbirlerinin yarar sağlamayacağını da iddia ediyor: “Bütçe açığı geçen yıl milli gelirin %11’i kadardı. Bu yıl da olsa olsa yüzde ona düşer. Ancak resesyon dolayısıyla milli gelirin de önemli oranda küçüldüğü de unutulmamalı. Bu durumda Yunanların borçları artmaya devam eder, halkın geliri ise azalır. Diğer bir ifadeyle: Borçlar beş para etmez.” Euro ülkeleri üç ayda bir Yunanistan yardımlarının yeni dilimini oy birliğiyle serbest bırakıyor. Charles Dumas, Yunanistan düzelmeyeceği için yakında yardım yapan ülkelerin tutumunun da değişeceğini belirtiyor: “Yıl sonuna kadar bıkacak ve Yunanistan’ı ortak para bölgesinden atacaklar. Sonra sıra Portekiz, İspanya ve belki de İtalya’ya gelecek. Aslında bütün bu ülkelerin Euro’yu iade etmeleri gerekir. Bence problem ancak böyle çözülebilir. Ola ki Almanların aklı başına gelir ve Euro’yu önce kendileri terk ederler.” 12 Nisan 2012 |
||||||||
|
Yunanistan'da Paradan önceki Takas Sistemi |
||||||||
Yunanistan'da euro yerine takas Volos kenti pazarında takıdan yiyeceğe kadar herşey TEM ile satın alınabiliyor. Bir kaç ay önce Yunanistan'daki liman şehri Volos'da alternatif bir para birimi yaratıldı. Küçük bir topluluğun yürürlüğe soktuğu yeni para birimi, yaratıldığı günden bu yana giderek yaygınlaştı. Şu anda finansal krizin vurduğu Yunanistan'da euro ile alışveriş yapmayı karşılayamayan 800 kişi bu yeni para birimini kullanıyor. Volos'un merkezindeki pazar yerinde, bir el sanatları tezgahında alışveriş yapan Hara Soldatou ürünleri bir süre inceledikten sonra süslü bir kaç mum almaya karar veriyor. Mumların fiyatı 24 TEM. Soldatou ''Bu parayı yoga dersleri vererek kazandım'' diyor. Volos'da ziynet eşyalarından yiyeceğe, kıyafetlerden elektronik ürünlere kadar herşey alternatif para birimi TEM ile satın alınabiliyor. Bu aslında bir takas sistemi. Satacak mallarınız ya da hizmetleriniz varsa kredi kazanıyorsunuz. Bir TEM bir euro değerinde. Biriktirilen krediler TEM sistemi içinde satılan tüm hizmet ve malları satın almak için kullanılabiliyor.
Bu da oldukça ilgi çekici takasların gerçekleşmesine neden oluyor. Bütün bunlar geçmişin takas sisteminin Yunanistan'a geri döndüğü hissini veriyor. Pazar yerine kurduğu tezgahta çocuk iç çamaşırı satan Stavros Ntentos ''Burada kazandığım kredilerle dil ya da bilgisayar dersleri alabilirim'' diyor. Sisteminin yaratıcısı Yiannis Grigoriou TEM'in daha uzun süre kullanılacağına inanıyor. Ntentos sözlerine ''Bu çok iyi bir fikir, çünkü insanlara euro olmadan da birşeyler alıp satabileceğimizi hatırlatmamız gerek'' diyerek devam ediyor. Manav Tasos ''Batabileceğimiz kadar battık, artık farklı bir şekilde düşünmenin vakti geldi'' diyor. Birlikte var olan para birimleri Bütün sistem internetten yürütülüyor. Yeni para birimi ağına katılmak isteyenler internette kendilerine hesap açıyorlar. Yapılan tüm takaslar bu hesaplara işleniyor. Sistemi yaratan Yiannis Grigoriou pazar yerindeki bilgisayar-bankanın yanında duruyor ve yapılan işlemleri inceliyor. Grigoriou ''Bu sistem ilgi çekti çünkü insanlara ümit veriyor. Bu sistem sayesinde alacak ve verecek şeyler bulabiliyorlar'' diyor. Peki, TEM Volos'un ana para birimi olabilir mi? Grigoriou bilmediğini söylüyor. ''Bekleyip göreceğiz'' diyor. Yunanistan tarihinin en kötü resesyonunu yaşarken euro bölgesin terk etmek sık sık tartışılan bir seçenek haline geldi. Her ne kadar bazıları TEM'in euroya iyi bir alternatif olduğunu düşünsede, çoğunluk için bu yeni sistem sadece geçici bir çözüm. Volos Belediye Başkanı Panos Skotiniotis TEM'in euro için bir tehdit oluşturmadığında ısrarlı. Belediye Başkanı TEM'i destekliyor ve iki para biriminin birlikte var olabileceğini düşünüyor. Skotinotis ''Sistemi destekliyoruz çünkü derin ekonomik ve sosyal krizden çıkmamız için bir fırsat yaratıyor'' diyor. Belediye Başkanı ''Bu sistem euroyu tamamlıyor ancak onun yerine geçmiyor. Yunanistan bir euro bölgesi ülkesi ve böyle de kalacak. Euro'dan vazgeçmememiz gerektiğini düşünüyoruz'' diyor. Voloslular TEM sayesinde krizin hayatları üzerindeki etkisini azaltmayı başarmış.
Yeni bir başlangıç? Fakat alternatif para birimi sistemi şehirde hızla yayılıyor. Her dakika daha fazla alışveriş TEM ile yapılıyor. Öğrenme bozukluğu olan kişilerin işlettiği yerel bir çiçekçide çalışanlar normalde karşılayamayacakları hizmetler için TEM kullanıyor. İhtiyaç duydukları şeyler için bitkilerini TEM kullanarak takas ediyorlar. Halktan bir çok kişi de bitki alabilmek için çiçekçiye gelip çimleri biçiyor ya da çitleri tamir ediyor. Çiçekçi Peri Mantzafleri ''Bitki karşılığında ekmek ve et alabiliyoruz. Hatta çalışanlar bitkileri kuaför randevuları ile bile takas edebiliyor'' diyor. Mantzafleri ''Ben bir köyde büyüdüm. Para işin içine karışmadan önce işler zaten böyle yürürdü. Bu belki de baştan başlamamız için bir fırsattır'' diyor. Ve gelecek nesiller de TEM sisteminden faydalanıyor. Çocuklar belediye binasında atolye çalışmalarına katılıyor. Resim yapıp, şarkılar söyleyip, oyunlar oynuyorlar. Normalde böyle bir aktiviteyi karşılayamayacak olan aileler belediyeye ödemeyi TEM kullanarak yapıyor. Her şeyi farklı görmek Belediye binasındaki atölye çalışmalarını yürüten Charalampos Bardas, yerel para biriminin paha biçilmez olduğunu düşünüyor. Bardas ''Bu krize bir çözüm. Hayat devam ediyor ve biz savaşmak zorundayız, herşeyi farklı görmemiz gerekiyor. Kriz dünyanın sonu değil. Başarılı olmalı ve yolumuza devam etmeliyiz'' diyor. Bu küçük topluluk belki de ülkenin karşı karşıya kaldığı en kötü finansal kriz ile işte bu şekilde baş ediyor. Euro'den belki hiç bir zaman vazgeçilmeyecek ancak Voloslular o olmadan da hayatlarına devam edebileceklerini kanıtladı. Basit bir takas sistemi; çaresizlik ile umudu takas ediyorlar. 12 Nisan 2012 |
||||||||
|
Yunanistan'da seçim 6 Mayıs'ta |
||||||||
Yunanistan Başbakanı Lukas Papadimos, ülkenin 6 Mayıs'ta erken genel seçim için sandık başına gideceğini açıkladı. Papadimos, Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas ile görüşerek meclisi feshetmesini istedi, teknokratlardan oluşan hükümetinin ise yeni yönetim oluşana dek göreve devam edeceğini kaydetti. 64 yaşındaki ekonomist Papadimos, hükümetin başına beş ay önce, PASOK hükümetinin derinleşen borç krizi karşısında istifası üzerine geçmişti. Teknokratlar hükümeti, borç krizinde darboğazın aşılması için AB'den yeni bir kurtarma paketi alınması görüşmelerini yürüttü ve ülkeyi seçime gidebilecek bir duruma getirdi. Ülke ekonomisinde bir dizi yeni ve köklü reform adımının ise, seçimde halk desteğini arkasına almış bir hükümet tarafından uygulamaya konması hedefleniyor. Dolayısıyla erken seçim kararı bir süredir bekleniyor, 6 Mayıs tarihi de kulislerde konuşuluyordu. Bu, Yunanistan'da büyük kesintilere ve protestolara yol açan borç krizi başladıktan sonraki ilk seçim olacak. Bir aydan az süre sonra düzenlenecek seçim için kampanyaların "hızlı ve sert geçeceği" yorumları yapılıyor. Ancak düzenlenecek seçimden kimin galip çıkacağı belli değil. Avrupa Birliği geçtiğimiz aylarda Yunanistan için ikinci kurtarma paketini onaylamadan önce, ülkedeki başlıca siyasetçilerin seçim sonrası kesinti politikasını uygulamayı sürdüreceği ve hükümetle yapılan anlaşmanın koşullarını yerine getireceği konusunda yazılı taahhüt almıştı. Siyasetin ana ayakları sarsılıyor Yapılan son anketlerse yıllardır Yunan siyasetine on yıllardır hakim olan büyük partilerin seçimde büyük destek kaybına uğrayacağını, kesintilere duyulan tepki dolayısıyla oyların küçük ve reform karşıtı partilere gidebileceğini gösteriyor. Son anketlerden birine göre, seçmenin ülkenin ekonomik durumundan sorumlu tuttuğu PASOK ve Yeni Demokrasi'nin oyları bir araya toplanınca bile yüzde 33'te kalıyor. Bu da kesinti programlarının uygulanması konusunda şüpheler yaratıyor. Ülkede siyasi istikrarsızlığın ve belirsizliğin sürmesinin ise Avrupa'nın geri kalanının ekonomik istikrarı açısından risk oluşturmasından korkuluyor. Papadimos seçim kararı ardından televizyonlardan yayınlanan konuşmasında halka sandık başına gidildiğinde geçmişe bakarak değil, ülkenin AB ve Euro bölgesi içinde kalması hedefi doğrultusunda oy verme çağrısı yaptı. Yapısal değişiklikler sonunda Yunanistan'ın yeniden rekabetçi bir ekonomiye sahip olacağını belirten Papadimos, partilerden de diyalog ve demokrasinin kurallarına bağlı kalmalarını istedi. Avrupa Merkez Bankası'nın eski başkanı olan 64 yaşındaki Papadimos, bakanlar kuruluna hitaben yaptığı konuşmada da beş aylık iktidarları süresince "işbirliği yapabildiğimizi, gerektiğinde farklı görüşlerimizi bir zeminde birleştirebildiğimizi ve ülkenin yararı için kararlar alabildiğimizi gördük" dedi. Atina yönetimi AB ve IMF'den önce 110 milyar, ardından 130 milyar euro tutarında iki kurtarma paketi aldı. Ancak bu yardımlar karşısında uygulanan kesinti programları toplumun geniş bir kesimini olumsuz etkiliyor. Yunan ekonomisi son dört yılda yüzde 16 küçüldü, işsizlik ise yüzde 20'yi aştı. Papadimos ise halka sabırlı olma telkininde bulunuyor. Hiç kimsenin ülkeyi ekonomik krizden acısız çıkaramayacağını dile getiren Papadimos, ''Bulunduğumuz durumdan çıkmak istiyorsak, kendi gücümüzle mücadele etmeli ve dışa bağımlılığımızı azaltmalıyız'' dedi. 12 Nisan 2012 |
||||||||
|
Sunucuyu yoğurt yağmuruna tuttular |
||||||||
Canlı Yayını Bastılar Yunanistan'da bir grup televizyon izleyicisi, sunucuyu yoğurt yağmuruna tuttu. Yunanistan'da bir grup televizyon izleyicisi, ırkçı Altın Şafak partisinden isimleri programına konuk eden sunucuyu yoğurt ve yumurta yağmuruna tuttu. Yunanistan'da Epiros TV kanalının sunucularından Panagiotis Vourhas, canlı yayınlanan programı devam ederken zor anlar yaşadı. Irkçı Altın Şafak üyelerinin programa davet edilmesine kızarak stüdyoyu basan 17 kişilik grup, sunucuya yumurta ve yoğurt fırlattı. Programın konuğu stüdyoyu terk ederken, sunucu da çareyi kameraya sırtını dönmekte buldu. Sunucu daha sonra kameraların karşısına geçerek seyircilere durumu izah etti. 9 Nisan 2012 |
||||||||
|
Kiralık polis! |
||||||||
Yunan polisi ücret karşılığında "özel koruma" görevi yapacak Ekonomik darboğazda bulunan Yunanistan'da, hükümetin yeni gelir kaynakları arayışları çerçevesinde Yunan Polis Teşkilatı (ELAS) personel ve araçlarının özel koruma amacıyla sivillere kiralanması kararlaştırıldı. Maliye Bakanlığı ve Vatandaşı Koruma Bakanlığı'nın, "Yunan polisinin ücret karşılığında üçüncü kişilere hizmet vermesi" konulu ortak kararında, Yunan Polis Teşkilatı'na ait personel ve araçların 30 Euro'dan başlayan fiyatlarla sivillere kiralanması öngörülüyor. Resmi gazetede yayımlanan fiyat listesine (saat ücreti) göre, bir polis 30 Euro, köpekli polis 50 Euro, polis devriye otomobili 40 Euro, polis personel taşıma otobüsü 120 Euro, sürat teknesi 200 Euro ve polis helikopteri 1500 Euro'dan kiralanabilecek. Belirli bir ücret karşılığında polis teşkilatına ait tesislerin kiralanması da öngörülen kararda, kiralama süresinin bir günden fazla olması durumunda fiyatlarda indirim yapılacağı belirtildi. Özel kişilerin korunmasından başka, konserlerde, para taşımada, film ve dizi çekimleri gibi, polisin normal görevinin dışındaki yerlerde de çalışabileceği ifade edilen polislerin kiralanmasında üç gün önceden başvuru yapılmasının yeterli olacağı kaydedildi. Karara tepki gösteren Yunan medyası, ülkede suç oranının arttığı bir dönemde devletin polisinin "kiralanmasının" kabul edilemez olduğunu belirterek, bu uygulamayla parası olanlar kendilerini güvene alırken, yoksul vatandaşların ise korku içerisinde yaşamaya terk edileceğini yazdı. 08 Nisan 2012 |
||||||||
|
Yunanistan şokta |
||||||||
|
Yunanistan’da geçim sıkıntısı çeken bir emeklinin intihar etmesi şok etkisi yarattı. Atina’nın Sintagma Meydanı’nda toplanan yüzlerce kişi hükümetin tasarruf önlemlerini protesto etti. Yunanistan'da bütçe açığının kapatılması amacıyla art arda alınan tasarruf önlemleri nedeniyle halkın geçim sıkıntısı had safhaya vardı. Başkent Atina'da 77 yaşındaki emekli bir eczacı Çarşamba günü ödeyemediği borçları yüzünden intihar etti. Emeklinin “Borçlarım var, buna artık dayanamıyorum” dedikten sonra paltosunun cebinden çıkardığı tabanca ile intihar ettiği açıklandı. Yunan basınında yer alan haberlere göre, emeklinin üzerinden çıkan veda mektubunda da “Çöpten yiyecek arayamaya başlamadan önce bundan daha onurlu bir çözüm bulamıyorum” dediği belirtiliyor. Protesto gösterisi Yunan emeklinin ölümü ülkede büyük yankı yaratırken, sosyal medya üzerinden yapılan çağrılarla çarşamba akşamı Atina'nın ünlü Sintagma Meydanı'nda bin 500'den fazla kişi bir araya geldi. Hükümetin aldığı tasarruf önlemlerini protesto eden kalabalık, “Bu gönüllü bir ölüm değil, bu devlet tarafından işlenmiş bir cinayet” şeklinde sloganlar attı. Protesto sırasında zaman zaman göstericilerle polis arasında arbede yaşandı. Polise şişe, taş ve sandalye fırlatan gruba güvenlik güçleri de göz yaşartıcı gazla karşılık verdi.
"Trajik olay" İntihar ile ilgili olarak hükümetten de bir açıklama geldi. Yunanistan Başbakanı Lukas Papadimos, “Bir vatandaşımızın hayatına son vermesi trajik bir olaydır” diyerek zor durumdakilerin halk ve devlet tarafından desteklenmesi çağrısında bulundu. Maliye Bakanı ve PASOK lideri Evangelos Venizelos ise bir intihara siyasi yorum yapılamayacağını belirterek Yunan halkına birlik ve beraberlik çağrısında bulundu. İşsizliğin yüzde 20 civarında olduğu Yunanistan'da son iki yıldır intihar vakaları artıyor. Bütçe açığını kapatmak için AB ve IMF'den alınan borç karşılığında uygulamaya konulan tasarruf önlemleri, kamu harcamalarının azaltılmasına yol açmıştı. Emekli maaşları düşürülmüş ve binlerce memurun işten çıkarılması kararlaştırılmıştı. 5 Nisan 2012 |
||||||||
|
107 milyar Euro'luk itfa yarım kaldı! |
||||||||
Özel kreditörlerin bir bölümü tahvil itfasına katılmayı reddetti Avrupa Komisyonu'nun, Yunanistan'a verilmesi kararlaştırılan yeni yardım paketiyle ilgili borçların 107 milyar Euroluk kısmının silinmesini sağlayacak tahvil takası planının (PSI) özel kreditörlerin bir bölümünün tahvil itfasına katılmayı reddetmesi nedeniyle tamamlanamadığı bildirildi. Ellerinde yabancı hukuka tabi toplam 6,4 milyar avroluk tahvil bulunduran kreditörlerin bu tutumu, Atina ve Avrupa'da büyük endişe yaratırken, bu durumun Yunanistan'ı tekrar iflas ile karşı karşıya getirdiği belirtildi. Yunan medyası, özel kreditörlerin gerçekleştirdiği, Yunanistan'ın ve Troyka'nın önerilerinin değerlendirildiği 20 toplantının olumsuz sonuçlandığının bildirilmesinin ardından, Yunanistan Kamu Borçları İdare Organizasyonu (ODDİH) borçların yeniden yapılandırılması süresinin 18 Nisan'a kadar uzatıldığını açıkladı. Yapılan değerlendirmelerde, özel kreditörlerin bu konudaki tavırlarını sürdürmesi durumunda iflas tarihi olarak, söz konusu tahvillerden 450 milyon avroluk bir tahvilin sona ereceği tarih olan 15 Mayıs gösteriliyor. Troyka ve Hükümet, kreditörlerin daha iyi koşullar elde etmelerinin mümkün olmadığını belirterek, tahvil takasını reddeden tahvillerin ödenmeyeceğini açıklamıştı. 3 Nisan 2012 |
||||||||
|
Krizdeki Yunanistan’a ‘Türk aşısı’ tutar mı? |
||||||||
Yunanistan özelleştirme sürecine büyük önem veriyor. Bu kapsamda Yunan yetkililer Türk sermayesi ile yakın temas kuruyor. Türk iş dünyası Yunanistan’daki fırsatlara sıcak bakıyor. Fakat temkinli olan bir kesim de var. Yunanistan içinde bulunduğu ekonomik krizden çıkabilmek için özelleştirme projelerine hız kazandırdı. Bu kapsamda geçen hafta Türkiye’ye gelen Yunanistan Özelleştirme Ajansı Özelleştirme Programları Koordinatörü Panos Protopsaltis’in açıkladığı rakamlara göre ülke özelleştirme programından 50 milyar euro gelir bekliyor. Bu 50 milyar euroluk gelirin 19 milyarlık kısmının 2015 itibariyle Yunan hükümeti kasasına dahil olması öngörülüyor. Türk-Yunan İş Konseyi Başkanı Selim Egeli Türk şirketlerinin Yunanistan’a ilgi gösterdiğini belirtti. Yunanistan hükümetinin açıkladığı özelleştirme programında altyapı, enerji, gayrimenkul gibi birçok stratejik sektöre ilişkin önemli varlıklar yer alıyor. Açıklanan programa göre, 2012 yılının ilk yarısında şans oyunları şirketi OPAP'ın yüzde 29'u, ikinci çeyreğinde ise maden şirketi Petroleum'un yüzde 35'i satışa çıkacak. Yunan yetkililer Türk sermayesine seslendi
Özelleştirme programı kapsamında Yunan yetkililer özelleştirilecek varlıklarla ilgili bilgiler sunmak için İstanbul’daydı. Geçen hafta başında, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK)/Türk-Yunan İş Konseyi ev sahipliğinde, Yunanistan Girişimciler Federasyonu (SEV) ve Genç Yönetici ve İşadamları Derneği (GYİAD) işbirliğinde düzenlenen "Yunanistan'da Özelleştirme, Satın Alma ve İş Fırsatları" başlıklı toplantıda Yunanistan Özelleştirme Ajansı Özelleştirme Programları Koordinatörü Panos Protopsaltis, özelleştirme sürecine ilişkin bilgi verdi. Toplantının düzenleyicileri arasında yer alan Türk-Yunan İş Konseyi Başkanı Selim Egeli, toplantıya Türk iş dünyasının büyük ilgi gösterdiğini belirtti. 'Türk sermayesi Yunanistan’da fırsat arıyor' Yunanistan hükümetinin açıkladığı özelleştirme programında altyapı, enerji, gayrimenkul gibi birçok stratejik sektöre ilişkin önemli varlıklar yer alıyor. Selim Egeli, Deutsche Welle Türkçe Servisi’ne yaptığı özel açıklamalarda toplantının gayet olumlu geçtiğini anlattı. Egeli, “Toplantıya yoğun bir ilgi vardı. 150 kişilik salon dolmuştu. Türk şirketleri Yunanistan’daki fırsatları yakından takip ediyor. Toplantıda, son 1,5 ayda 15 Türk şirketin Yunanistan’da yatırım yapmak istediklerini belirtmiştim. Ama bu rakamın daha fazla olduğunu düşünüyorum. İki ülke arasında hiçbir siyasi dezavantaj yok. Yunanlılar da Türkiye’de yatırım yapıyor. Türkiye’de 100’den fazla Yunan şirketi var. Bunun yanında 21. yüzyılda ekonomide strateji kavramının geçerli olmadığını düşünüyorum. Yunanistan’da adalardaki kimi araziler ve işletmeler de satışa konu edilebiliyor. Bugün Yunan topraklarının yüzde 3’ü özelleştirme programında yer alıyor.
Fakat basına yansıdığı gibi toptan bir adanın satışı söz konusu değil. Yunanlıların bu tip satın alma işlemleri ile ilgili bazı şartları bulunuyor. Bu şartları kabul eden her girişimci Yunanistan’da bu tarz bir yatırım yapabilir. Elbette ki Yunanistan içinde bulunduğu şartlar itibariyle kimi riskler barındırıyor. Fakat risk almadan başarılı elde etmek mümkün değil. Türk şirketleri bunun farkında ve Yunanistan’a ilgi gösteriyorlar” ifadelerini kullandı. “Önce istikrar gelmesi lazım” Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yunanistan, Bulgaristan ve Diğer Balkan Ülkeleri Koordinatörü Bülent Aymen ise Yunanistan’a karşı daha temkinli bir bakışı yansıttı. Aymen, Yunanistan’ın yaşadığı krizden dolayı Türkiye ile ticaretinin oldukça olumsuz seyrettiğini aktardı. Ekonomi Bakanlığı’nın verilerine göre 2011’in Ocak ayında Türkiye’nin Yunanistan’a yaptığı ihracat 128 milyon dolar civarındaydı. 2012’in Ocak ayına gelindiğinde bu rakam yüzde 20 civarında gerileyerek 102 milyon dolar oldu. Bülent Aymen, Yunanistan’daki durumu şöyle yorumladı: “Yunanistan’da şu aşamada uygun fırsatlar bulunuyor. Fakat bu fırsatlar ne kadar uygun olursa olsun Türk iş dünyası Yunanistan’ın belli bir istikrara kavuşmasını bekliyor. Yunanistan’da geleceğe yönelik bir istikrar sağlanmadan Türk sermayesinin yatırım planları olgunluk kazanmaz.” 28 Mart 2012 Komşu, Özelleştirmede önce Türkiye'yi tercih ediyor Krizden çıkış için özelleştirmeye hazırlanan Yunanistan, diğer ülkelerden önce Türkiye'ye geliyor. Yarın düzenlenecek toplantıda fırsatları anlatacak olan Yunan üst düzey yetkililer, Türk patronlara 'Yabancıya gitmesin, bu fırsatı değerlendirin' diyecek.
İSTANBUL - Krizden çıkış için özelleştirmeye hazırlanan Yunanistan, diğer ülkelerden önce Türkiye'ye geliyor. Yarın düzenlenecek toplantıda fırsatları anlatacak olan Yunan üst düzey yetkililer, Türk patronlara 'Yabancıya gitmesin, bu fırsatı değerlendirin' diyecek, ülkedeki yatırım kolaylıklarını anlatacak. DEİK/Türk-Yunan İş Konseyi ev sahipliğinde, Yunanistan Girişimciler Federasyonu (SEV) ve Genç Yönetici ve İşadamları Derneği (GYİAD) işbirliğinde 20 Mart Salı günü İstanbul TOBB Plaza'da “Yunanistan'da Özelleştirme, Satın Alma ve İş Fırsatları Toplantısı” düzenlenecek. Yunanistan böylelikle, müşteri arayışına Türkiye'den başlamış olacak. Yunan hükümeti, yeni dönemde yatırım yapmak isteyen işadamlarına çok fazla kolaylık da sağlayacak. Ülkede özel araziler, fabrikalar ve otellerin de aralarında olduğu pek çok alan satışa çıkacak. “HİZMET'TE BÜYÜK POTANSİYEL” Yunanistan'a yatırımda özellikle hizmet sektöründe büyük fırsatlar bulunduğunu söyleyen Türk-Yunan İş Konseyi Başkanı Selim Egeli şunları söyledi: “Enerji dağıtım, emlak alanındaki potansiyeli işadamlarımızın değerlendirmesi gerekiyor. Özellikle başkent Atina'da yapılacak yatırımlar için tarihi günler yaşıyoruz. Kriz ilelebet sürmeyecek. Orada yapılacak projelerin geleceği ilerisi için büyük önem taşıyor” dedi. Yeni yatırım olanakları için kapılarını sonuna kadar aralayan Yunanistan, salı günü gerçekleşecek ve içlerinde SEV Başkan Yardımcısı ve Uluslararası İlişkiler Müdürü Dr. Athanase Lavidas, Dışişleri Bakanlığı, Genel Sekreteri Constantine Papadopoulos, Özelleştirme Ajansı, Özelleştirme Programları Koordinatörü Panos Protopsaltis’in de bulunduğu bir kitleye seslenecek. MÜŞTERİ ARIYORLAR Krizden etkilenen tesislerin başında oteller geliyor. Otelini satmak isteyen çok sayıda Yunan, konsolosluklar aracılığıyla Türk yatırımcılara ulaşmaya çalışıyor. Türk konsoloslukları, satılık tesisi ve arazileri MÜSİAD, TUSİAD ve TOBB gibi birliklere iletiyor. Satışa çıkan adalar emlak piyasasını da hareketlendirdi. Son dönemlerde sadece satılık adaların pazarlanmasında uzmanlaşmış çok sayıda emlak sitesi kuruldu. LİMAN, OTOYOL VE FABRİKALAR SATIŞA ÇIKTI 2015 yılına kadar 50 milyar eurodan fazla özelleştirme yapmayı planlayan Yunanistan'da otoyollardan limanlara, havaalanlarından tren istasyonlarına kadar devletin elindeki çok sayıda tesis müşteri bekliyor. Satılık fabrika sayısında da patlama yaşanan Yunanistan'da şu anda çok sayıda satılık mobilya fabrikası bulunuyor. Akşam gazetesine konuşan Türk-Yunan İş Konseyi Başkanı Selim Egeli şunları söyledi: “Toplantıyı uzun zamandır yapmak istiyorduk. Geçen yıl yapacaktık ama 1 yıl ertelemek zorunda kaldık. Yunanistan'da kurtarma programının uzaması ve hükümetin değişmesi yüzünden geciktik. Bir çok Türk kuruluşu Yunanistan'da turizm, marina ve liman işletmeciliği, enerji sektörü, enerji üretim-dağıtımı, su şebekelerinin işletilmesi ve satışı gibi sektörlerle ilgileniyor. Fakat yakın zamana kadar Türklerin ilgisi sınırlıydı çünkü Atina'da bir alanda yatırım yapacaksanız nereye, kime, nasıl başvurulacağını bilemiyordunuz. Salı günü tüm sorular yanıt bulacak. Şu an, 'Türkler gelip şirketlerimizi ele geçirecekler' endişeleri de ortadan kalktı. Gördüler ki böyle bu husumet yürüdüğü müddetçe ekonomide de hiçbir gelişme olmaz.' 19 Mart 2012 |
||||||||
|
Pasok'un yeni Başkanı Venizelos |
||||||||
Yunanistan Maliye Bakanı Evangelos Venizelos ülkenin iki büyük partisinden biri olan sosyalist PASOK partisinin genel başkanı oldu. Venizelos partiyi içinde bulunduğu krizden çekip çıkarabilecek mi? PASOK’un çiçeği burnundaki lideri Evangelos Venizelos, tüm olumsuzluklara rağmen iddialı olmaktan vazgeçmiyor. Venizelos, anketlere göre yüzde 11 oranında oy kaybeden PASOK’un önüne, erken seçimlerde tek başına iktidar olma hedefini koyuyor. Ancak bu hedefin gerçekleşmesi bir hayli şüpheli. Zira parti, bugün Yunanistan’da yaşanan ekonomik çöküşün başlıca sorumlularından biri olarak görülüyor. PASOK, ülke tarihinde eşi benzeri olmayan sertlikteki ekonomik tedbirlerin de mimarları arasında tutuluyor. Peki, yaklaşan seçim mücadelesi öncesinde büyük umutlar yaratan Venizelos kim? Selanik doğumlu hukuk profesörü Venizelos, yolsuzlukla suçlanan eski başbakan Andreas Papandreu’nun avukatı olarak ilk kez kendini göstermeyi başarmıştı. 90’lı yıllarda rekor sayılabilecek bir süre zarfında partinin yönetici kadroları arasına girerek hükümet sözcülüğü, adalet ve kültür bakanlığı gibi çeşitli görevler üstlendi. Görev üstlenmediği dönemlerde de parti içinde hep etkili bir şahsiyet oldu. Ortodoks Kilisesi ile yakın ilişkiler Venizelos'un eski kraliyet ailesinin malvarlığının kamulaştırılması ile ilgili çıkardığı yasa sosyalist seçmenlerde heyecan yaratırken, ülkenin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde yargılanmasına neden oldu. Venizelos kültür bakanlığı yaptığı dönemde de aldığı bir kararla dikkat çekmişti. Belçikalı ressam Thierry de Cordier’nin, bir haçın önünde erkeklik organı gösteren tablosu, Ortodoks Kilisesi tarafından protesto edilmişti. Kültür Bakanı Venizelos tereddüt etmeden eserin Atina’daki resim sergisinden çıkarttırmış ve bu kararıyla uzun süre tartışma yaratmıştı. Yunanların büyük bir çoğunluğu Venizelos'un maliye bakanı olarak iyi bir iş çıkardığına inanıyor. Bu olaydan sonra Venizelos'un Ortodoks Kilisesi ile özel bir ilişki içinde olduğu ileri sürülmüştü. 2011 yılının haziran ayında attığı bir adım bu iddiaları doğrular nitelikteydi. Yunanistan Maliye Bakanı Venizelos, Ortodoks Kilisesi'ne, kilise görevlilerinin maaşlarının devlet tarafından ödenmesine kriz dönemlerinde de devam edileceği garantisi vermişti. Bu yükümlülük Yunan vergi mükelleflerine yılda 200 milyon euroya mal oluyor. Yunanların büyük bir çoğunluğu 55 yaşındaki siyasetçinin maliye bakanı olarak iyi bir iş çıkardığına inanıyor. Zira vatandaşlar, Venizelos'un devraldığı sorunları çözmenin, zaten hemen hemen imkânsız olduğunun farkındalar. 19 Mart 2012 |
||||||||
|
Yunan halkı kaosa karşı silahlanıyor |
||||||||
Yunanistan'da halk, ülkenin iflasa sürüklenmesi durumunda ortaya çıkabilecek kaosa müdahale ederek kendilerini korumak için milis güçleri oluşturuluyor. İnternet aracılığıyla örgütlenerek kimsenin bulunmadığı yerlerde silahlı eğitim yapan bu gruplar, "zamanı geldiğinde" müdahale etmek için hazırlık yaptıklarını açıklıyor. Kendilerini "Vatansever Milisler" olarak adlandıran grubun başkanı Yorgos Anestopulos, ıssız bölgelerde ve dağlarda buluşarak eğitim yaptıklarını belirterek, ülkede kaos meydana gelmesi durumunda "Milis Birlikleri"nin harekete geçeceğini söyledi. Özel bir radyo istasyonuna konuşan Anestopulos, yapılan eğitimlerde gerçek silahların kullanılmadığını, ancak grubun bazı üyelerinin silahlı eğitimin serbest olduğu Bulgaristan ve Macaristan'a gidip orada eğitim gördüğünü belirtti. HER YUNANLININ ELİNE BİR SİLAH Grubun üyelerinin büyük bölümünün Yunan ordusunun yedek subaylarından oluştuğunu anlatan Anestopulos, "Gruba katılmak isteyen binlerce kişi var. Yunanistan'a kaos geldiğinde müdahale edeceğiz. İflas, mecburen kötü durumların yaşanmasına yol açacak. O an geldiğinde her Yunanlı'nın elinde bir silah olacak. Öyle anlarda silah bulunur. Suçluların, ülkenin zor durumundan yararlanarak soygun ve yağmalama yapması bizleri tahrik ediyor. Biz bu noktada müdahale edeceğiz. Bunun için hazır olmalıyız" diye konuştu. Diğer bir grup olan "Yunan Milisleri" ise internette yer alan açıklamalarında, bu konuda Amerika'daki "Neighborhood Watch" örgütünü örnek aldıklarını ifade ederek, amaçlarının "kritik an" geldiğinde devriye gezerek ailelerini korumak olduğunu belirttiler. Yunan Polis Teşkilatı ELAS, "milis" gruplarıyla ilgili yaptığı açıklamada, bu grupların henüz sorun yaratmadığını ve faaliyetlerinin görülmediğini belirtirken, ELAS Sözcüsü Thanasis Kokkalis, "ülkenin güvenliğinden sorumlu birimlerin devlet tarafından belirlendiğini" ifade ederek, Yunanistan'da, "airsoft" silahların kullanımının yasak olmadığını söyledi. 14 Mart 2012 |
||||||||
|
Yunanistan Borç Silme Anlaşmasına Vardı |
||||||||
Yunanistan, alacaklı olan özel kuruluşlarla 142 milyar dolarlık borcunun silinmesi konusunda anlaşmaya vardı. Anlaşma, Atina’nın bu ay sonunda mali yükümlülüklerini yerine getirmesini ve iflastan kurtulmasını sağlayacak. Bir hükümet yetkilisi Atina’daki haber ajanslarına ülke borcunun dörtte üçünü elinde tutan bankalar, emeklilik fonları ve mali kuruluşların, borcun büyük bölümünü silmeyi kabul ettiklerini açıkladı. Yunanistan borcunun yüzde 90’nının silinmesini istiyor. Ancak borç silme anlaşmasına katılım oranının yüzde 85’i bulması, aynı koşullar altında borç silmemekte direnen diğer kuruluşları da anlaşmaya zorlayacak. Yunanistan, 172 milyar dolarlık yeni kurtarma paketini alabilmek için ücret ve emekli maaşlarını indiren, binlerce kamu çalışanının işine son veren kemer sıkma planını kabul etti. Yunanistan Maliye Bakanı Evangelos Venizelos, borç anlaşmasının Yunanistan ve euro kullanan 17 ülke üzerindeki mali baskıyı hafifleteceğini söyledi. 9 Mart 2012 |
||||||||
|
Yunanistan Korfu adasında arazi kiraya verecek |
||||||||
Ekonomik darboğazdaki Yunanistan, Korfu adasında yaklaşık 500 dönümlük araziyi 100 yıllığına kiralayacak. Yunanistan Devlet Malvarlığı Değerlendirme Fonu (HRADF), bugün yaptığı açıklamada, İyon denizinde bulunan Korfu adasının Kassiopi bölgesinde bir arazinin işletme hakları için uluslararası ihale açtığını duyurdu. Açıklamada, Korfu adasının kuzey doğu sahillerinde bulunan yaklaşık 500 dönümlük arazinin 100 yıl kadar süre ile kiralanacağı belirtildi. AKDENİZ'DEKİ EN POPÜLER ADA Bölgenin turistik açıdan değerlendirilmesinin yerel ekonomiyi olumlu etkileyeceği vurgulanırken, gerekli ekonomik ve hukuki kriterlere sahip olan yatırımcıların tekliflerini 10 Nisan'a kadar sunmaları gerektiği bildirildi. Fonun Yürütme Kurulu Direktörü Andreas Taprancis ise, geniş bir bölgede ekonomik faaliyetlerin canlandırılması ve yeni işyerlerinin kurulmasını hedeflediklerini belirterek, Korfu adasının İyon denizi ile Akdeniz'deki en popüler ada olduğunu dile getirdi. ROTHSCHILDLER'İN DE MÜLKÜ VAR Arazi, iç ve dış hat uçak seferlerinin yanı sıra Avrupa'nın büyük kentlerinden charter seferlerine açık uluslararası havaalanına da sahip olan Korfu adasının merkezinden 38 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Korfu adasının İyon denizinde bulunan diğer adalar ve ayrıca Patra ve İtalya limanlarıyla da bağlantısı bulunuyor. AMNA haber ajansı fon verilerine dayandırdığı haberinde de içinde doğal bir göl bulunan arazinin 725 metrelik bir kıyı şeridine sahip olduğu belirtildi. Yazlık ev veya otel yapımına uygun binaların olduğu arazide Rothschildler ailesine ait bir gayrimenkul de bulunuyor. 2015 yılı sonuna kadar 19 milyar avro özelleştirme geliri hedefleyen Yunanistan, daha önce gaz şirketi DEPA'yı da satışa çıkarmış, Uluslararası Basın Merkezi ile eski havaalanı Hellinikon için ihale açmıştı. Yunanistan'da Mart ayında Rodos adasının Afandos bölgesindeki devlette ait binalar için de ihale açılması bekleniyor. 06 Mart 2012 |
||||||||
|
Yunanistan'ı borç değil, imalı hakaretler üzüyor |
||||||||
Borç krizi ve travma Aliki Gkerlioti kesinlikle Yunanistan'a geri döneceğini söylüyor. Aliki 25 yaşında, bir yıldan beridir de Almanya'da yaşıyor. Ama "geri dönmek, benim sorumluluğum" diyor "hepimizin katkıda bulunması gerektiğine inanıyorum." Aliki'yle Berlin'de Yunanlıların düzenlediği bir eylemde tanıştım. Genel hava umutsuz ve hüzün doluydu. Aliki, Almanya'da doğrudan ırkçılığa maruz kalmadığını söylüyor ama Alman gazeteleri ve siyasetçilerinin ülkesi hakkında saygısızca konuşarak ırkçı davrandıklarını düşünüyordu. Almanya'da yayımlanan dergilerden birinin kapağında ünlü Venüs - Afrodit - heykelinin bir fotoğrafı, orta parmağını gösterir şekilde kullanılmıştı. Aliki fotoğrafı son derece rahatsız edici bulduğunu söylüyor.
'Faturayı ödemek için bir kaç adayı satıversinler' şeklindeki yorumlara girmiyor bile. Konuştuğum Yunanlılar, saygı eksikliğinin kendilerini devamlı incittiğini söylüyorlar. Örneğin kimi zaman süpermarketlerde Yunan ismini fark eden kasiyerin ödemeyi yapıp yapamayacağını sorduğu oluyormuş. Almanya'da hava Bir çok Alman ise husumetin kendilerine yönelmesi karşısında şaşkına dönmüş durumda. Kendilerini genellikle cömert bulan Almanlar, bu cömertliğin karşılığını Alman bayrağı yakılarak almaktan, Nazi dönemine devamlı göndermeler yapılmasından rahatsız. Yunan bir radyocunun Almanya Başbakanı Merkel hakkında - sizin anneniz hakkında söylense kavgaya girişeceğiniz türden, yayınlanamayacak ifadeler kullanması ve bu nedenle 25 bin euro para cezasına çarptırılmasına ilişkin haber, Almanya'da geniş yer buldu. Yunan radyocu, hemşerilerine "tembel ve düzenbaz" denmesine duyduğu öfkeyi dile getirirken bu küfürlü ifadeyi kullandı ve Yunan yetkililer tarafından cezalandırıldı. Almanya'da kamuoyu yoklamaları Yunanistan'ın borç yüküne karşı kurtarma paketleri konusunda halkın tutumunun sertleşmeye başladığını gösteriyor. Almanya'nın krizde sorumluluğu olabileceğine dair karmaşık tartışmalara girilmiyor - dışarıda iddia edildiğine göre Avrupa Merkez Bankası, Yunanistan'ınkilerden çok Almanya'nın isteğine uygun bir politikaya sahip.
Herkes kalıplaşmış yargılara kapılıyor. Bu zıtlıkların nasıl hafifleyeceğini ise görmek güç. Aliki, Almanya'nın görüşlerini dikte etmeyi bırakmaması halinde, Yunanlılar arasında Almanya karşıtlığı da artacak. Berlin'deki eylemde bir Almanı elinde "Hey Yunanlılar! Hükümetimiz için özür dileriz" yazılı pankartla gösteren fotoğrafın kopyaları göze çarpıyordu. Ama Almanların genel hissiyatı bu değil. İki Alman arkadaşımla bir toplantıya gittim. Çıkarken ikisi de aynı şeyi söylüyordu: Şu Yunanlılar yok mu. Tek yaptıkları konuşmak." 3 Mart 2012-BBC |
||||||||
|
Erken seçim için iki tarih |
||||||||
Yunanistan'da erken seçim tarihi konusunda anlaşma sağlandı. Erken seçimler 29 Nisan ya da 6 Mayıs'ta yapılacak. ATİNA - Yunanistan'da, erken seçimlerin tarihi konusunda Yunan siyasi parti liderleriyle Avrupalılar arasında anlaşma sağlandı. Yunan medyası, geçici hükümetin Başbakanı Lukas Papadimos'un, Brüksel'de AB zirvesi sırasında Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso'ya, siyasi liderlerin ülkede erken seçimlerin 29 Nisan ya da 6 Mayıs'ta yapılması konusunda anlaştığını bildirdiğini duyurdu. İTİRAZ EDEN YOK Haberlerde, Barosso'nun ve diğer Avrupalı liderlerin, seçimlerden sonra oluşacak yeni hükümetin kalkınma programının uygulanmasını sürdüreceği var sayımıyla, siyasi liderler arasında kararlaştırılan erken seçim tarihine itiraz etmedikleri belirtildi. Hükümet sözcüsü Pantelis Kapsis de daha önce yaptığı açıklamada, Kasım ayında iş başına gelen Papadimos başkanlığındaki geçici hükümet, 130 milyar avroluk yeni kredi anlaşması ile ülkenin 100 milyar avro kadar borcunu silecek tahvil takası anlaşmasını (PSI) tamamlandıktan sonra en kısa sürede seçime gidilebileceğini ifade etmişti. 3 Mart 2012 |
||||||||
|
Yunanistan'a ikinci kurtarma paketine onay |
||||||||
|
Yunanistan için sert tedbirler içeren 130 milyar Euro'luk ikinci kurtarma paketine Euro Bölgesi maliye bakanlarından onay geldi. BRÜKSEL - Euro Bölgesi maliye bakanları Yunanistan için hazırlanan 130 milyar Euro ikinci kurtarma paketine prensipte onay verdi. AB zirvesi öncesinde Brüksel'de toplanan bakanlar, kurtarma paketine nihai onay için parlamento ve bakanlar kurulunda kabul edilen kemer sıkma önlemlerinin bütünüyle uygulamaya girmesini ve 107 milyar Euro borç silme operasyonunun başarıyla sonuçlandırılmasını istedi. Bu arada Yunanistan Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Evangelos Venizelos, bankaları ''cazip'' borç silme operasyonuna gönüllü katılmaya davet etti. 01 Mart 2012 |
||||||||
|
Anlaşmaya Yunan Parlamentosu'ndan Onay |
||||||||
Yunan parlamentosu, 107 milyar avroluk borcun silinmesini sağlayacak tahvil takası anlaşmasına ilişkin kanun tasarısını onayladı. Parlamentoda çoğunluk oyuyla kabul edilen tasarıya, Yeni Demokrasi Partisi, PASOK ve Demokratik İttifak partisi üyesi milletvekilleri olumlu oy verdi. Onaylanan anlaşmayla özel sektör kreditörlerinin ellerindeki tahviller daha düşük faizli ve daha uzun vadeli yenileri ile değiştirilecek. Yunanistan yeni tahvillerle ilgili resmi teklifini de açıklayacak. Yunanistan'ı 20 Mart'ta yapacağı tahvil itfası karşısında temerrüde düşmekten kurtaracak tahvil takası anlaşması, ülkeye tahsis edilecek 130 milyar avroluk ikinci kurtarma paketinin bir parçasıydı. 23 Şubat 2012 |
||||||||
|
Yunanistan kredi notunda dibe battı |
||||||||
Kredi derecelendirme kuruluşu, Fitch Yunanistan'a sağlanan yeni AB yardımlarına rağmen ülkenin kredi derecelendirme notunu daha da düşürdü. Yunanistan'ın CCC olan ve 'çöp' statüsünde görülen notu, daha da indirilerek C'ye çekildi. Açıklamada, bu notun "Kısa vadede temerrüt hayli olası" görüşünü ifade ettiği belirtildi. Fitch, Yunanistan'ın Avrupa Birliği ile yaptığı anlaşma doğrultusunda yatırımcılara satılmış tahvillerin geri ödemelerinde yüzde 53 kesinti yapılıyor. Yunan hükümetinin geri ödemelerinde 107 milyar euro kesinti sağlayan bu düzenleme, kuruluşun değerlendirmesine göre 'sınırlı temerrüt'. Atina yönetimi ise bu notun teknik bir yaklaşımı yansıttığını; Salı günü ilan edilen AB anlaşmasının gelecek ayki geri ödemelerin yapılmasını, böylece temerrüdü önlediğini savunuyor. Yunan parlamentosu bugün söz konusu anlaşmayı oylayacak. Paketin öngördüğü yeni kesintilere ve ekonomi siyasietine getirilen kısıtlamalara karşı çıkan binlerce Yunan ise başkent Atina'da yeni bir gösteri düzenlemeye hazırlanıyor. Fitch şimdi, kurtarma paketi içinde yer alan, yatırımcıların ellerindeki tahvilleri yeni vade ve faiz koşulları öngören tahvillerle takas etmesine yönelik anlaşmanın, yatırımcılar nezdinde ne ölçüde kabul göreceğini gözlemlemek istiyor. Bunun ardından ülkenin notunun yeniden gözden geçirileceği açıklandı.
Kredi notları: Yatırım yapılabilir AAA : Yatırım yapılabilir, güvenilir ve sağlam AA : Yatırım yapılabilir, güvenilir ve sağlam ancak AAA'ya göre biraz risk taşır A : Sağlam olmakla birlikte ekonomik şartlardan etkilenebilir. BBB : Orta derecede güvenilir, uzun dönem için riskler taşıyabilir, Yatırım Yapılamaz BB : Spekülatif özelliktedir. ülkedeki değişimlerden etkilenmeye daha açıktır B : Finansal Sistem belirsizlikler taşır CCC : Kısa dönemli riski dahi yüksektir, geri ödemeler ekonominin olumlu seyrine bağlıdır CC : Spekülatiftir, değişimlerden olumsuz etkilenmeye açıktır C : Geri ödeme ve yükümlülüklerini yerine getirmekle birlikte muhtemelen açık veriyor ya da iflas durumundadır D : Temerrüttedir, yükümlülüklerini yerine getirememiştir ve getirmemeye devam etmesi beklenmektedir NR : Derecelendirilmemiştir
Fitch, geçen ay sonunda da euro bölgesindeki altı ülkenin notlarını düşürmüştü. Böylece Belçika AA, Slovenya A, İspanya A, İtalya A-, İrlanda BBB+ ve Kıbrıs BBB- kademesine indirildi. Bu ülkeler dışında Fransa (AAA-) ve Portekiz (BB+) Negatif Görünüme sahip |
||||||||
IMF İle El Sıkıştı Yunan hükûmeti Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu, İMF, ile el sıkıştı. Yunanistan için Euronistan yorumlarını beraberinde getiren anlaşma uyarınca Atina'nın dış borçların yüzde 53 buçuğu silinecek ve 130 milyar avroluk kredi de, iflasın eşiğine gelen Yunan ekonomisine can verecek. Ancak, önce Yunan Parlamentosu'nun hükümetin hazırladığı tasarruf paketine 'onay' vermesi gerekiyor. Teknokrat Başbakan Papadimos, başka çıkış yolu olmadığını vurguluyor. Hükûmet bir mutabakata varılmasından memnun... 14 saatlik Maliye Bakanları toplantısında, Avrupa Birliği'nden beklediğinden fazlasını kopardığı düşüncesinde. Ancak anlaşmanın yürürlüğe girmesi, aynı zamanda Atina'nın ekonomik egemenliğini bir anlamda devretmiş olacak. Çünkü Avrupa Birliği ve İMF'den temsilcilerin yer alacağı bir heyet, ülkenin ekonomisini yönetecek. Yani komşu Yunanistan bir anlamda 21'inci yüzyılın Düyun-u Umumiyesi'ne kendini teslim edecek. Yıl sonuna kadar hayata geçmesi öngörülen mekanizma, Yunanistan'ın bütün gelirlerini tek hesapta toplayacak, heyetin belirlediği kalemlere harcama yapılacak. Öncelik de, dış borçlarda olacak. İktidarın, "tarihi fırsat" olarak nitelediği anlaşma, muhaliflere göre, bir çeşit intihar. İşçi ve memur sendikaları eylem çağrısı yapıyor. Atina sokaklarında geniş güvenlik önlemleri alınıyor. 22 Şubat 2012 |
||||||||
|
Yunanistan tarihe geçti |
||||||||
Yunanistan Maliye Bakanı Venizelos, tarihte ilk kez bir ülkenin borcununun 100 milyar Euro kadar azaltıldığını açıkladı. Euro Bölgesi maliye bakanları, ülkeye 130 milyar Euro'luk ikinci yardım paketinin verilmesini onayladı. BRÜKSEL - Euro Bölgesi maliye bakanlarının 14 saat süren toplantısında, Yunanistan'a 130 milyar Euro'luk ikinci kurtarma paketine yeşil ışık yakıldı. YUNANİSTAN'A ''KAYYUM'' HESABI Özel banka ve finans kuruluşları, ikinci kurtarma paketinin ön şartı olan borç indiriminde gece boyunca süren pazarlıkların ardından Atina yönetimiyle daha önce uzlaştıkları oranları revize etti. Bankalar adına Euro Bölgesi'yle müzakereleri yürüten Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF), Yunan tahvillerinin değerinde nominal yüzde 53.5 ve reel yüzde 75 indirimi kabullendi. Yunanistan'ın bankalarla tahvil takasını 8 Mart'ta başlatarak 3 gün içinde tamamlaması bekleniyor. Kurtarma paketi için AB ve IMF'nin hazırladığı yeni ekonomik programla Yunanistan'ın halen gayri safi yurtiçi hasılasının yüzde 160'ını aşan kamu borcunun 2020 yılına kadar yüzde 120,5'e indirmesini hedefleniyor. Yunanistan'ın 130 milyar Euro yardımı alamaması durumunda, Mart ayında, 14,5 milyar Euro'luk tahvil ödemesini yapamayacak, bu durumda da, ülkenin iflas ve Euro Bölgesi'nden çıkışı gündeme gelecekti. Yunanistan ikinci yardım paketi karşılığında borçlarının 2020 yılına kadar gayri safi milli hasılanın yüzde 121'ini aşmamasını sağlamakla yükümlü olacak. Kurtarma paketi çerçevesinde Yunanistan'a borç veren özel sektörün alacaklarının yüzde 70 azaltılmasına verdiği onayla birlikte, ülke borcunun 100 milyar Euro'luk kısmı silinecek. AB Komisyonu'nun ekonomik ve parasal işlerden sorumlu Başkan Yardımcısı Olli Rehn, düzenlenen ortak basın toplantısında, uygulanacak programın denetlenmesi için AB'nin Atina'da ''daimi'' heyet bulunduracağını ve borç servisinin güvence altına alınması için açılacak ''kayyum'' hesabında 3 aylık borç ödemelerini karşılayacak kadar kaynak bulundurulacağını söyledi. Rehn, Yunanistan'ın kurtarılması için Mayıs 2010'da devreye giren 110 milyar Euro'luk ilk AB-IMF paketinin başarısızlığında bu ülkedeki siyasi bölünmüşlüğün ve kurumsal yetersizliğin etkili olduğunu belirterek ikinci pakette her iki açığın üstesinden gelecek tedbirler aldıklarını ifade etti. IMF: YUNANİSTAN'IN PROGRAMI İDDİALI IMF Başkanı Christine Lagarde ise ikinci kurtarma paketine IMF'nin kayda değer miktarda katkı sağlayacağını ama oranın henüz kesinleşmediğini belirtti. Lagarde, Yunanistan'ın uygulayacağı ekonomik programın iddialı olduğunu ve önemli riskler barındırdığını dile getirdi. AB Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası ve IMF'nin ikinci kurtarma paketi müzakerelerinde esas Yunanistan'ın ekonomik durumu analizinde, programın başarısı için Atina'nın yapısal reformlarını hızla yapması, mali yükümlülüklerini karşılayabilmesi ve özelleştirmelerde hedefi tutturması gerektiği vurgulanıyor. Analizde, yapısal reformlar ve özelleştirmenin gecikmesi halinde Yunan ekonomisindeki durgunluğun derinleşebileceği ve 2020 yılında yüzde 120 düzeyine indirilmesi hedeflenen borç yükünün yüzde 160'larda kalabileceği uyarısı yapılıyor. 21 Şubat 2012 |
||||||||
|
AB'den Atina'ya Mali Destek Avrupa Birliği bakanları Yunanistan için 171 milyar dolarlık yeni kredi paketini onaylamaya hazırlanıyor. Fransa Maliye Bakanı Francois Baroin, Yunanistan’ı borç krizinden kurtaracak çözüm koşulları için aylardır süren pazarlıklardan sonra nihayet bir anlaşmanın eşiğine geldiklerini bildirdi. Baroin bankalar, özel ve kamu finans kuruluşları, devletler, merkez bankaları gibi anlaşma için gerekli tüm unsurların kredi paketini onaylamaya hazır olduklarını söyledi. Brüksel’e giden Yunanistan Başbakanı Lucas Papademos, maliye bakanlarının bugünkü toplantısından önce Avrupalı yetkililerle görüştü. Bakanların Yunan parlamentosunun geçen hafta yeni kemer sıkma önlemlerini onaylamasından sonra yeni kredi paketini kabul etmesi bekleniyor. Kemer sıkma önlemleri 300 üyeli Yunan parlamentosunda iki büyük partiye üye yaklaşık 200 milletvekilinin desteğiyle onaylandı. Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu, 172 milyar dolarlık yeni kredi paketini alabilmek ve iflastan kurtulmak için Yunanistan’a kemer sıkma önlemlerini kabul etmesini şart koşuyor. Bunlar arasında binlerce kamu çalışanının işten çıkartılması, asgari ücretin düşürülmesi, emeklilik yaşının yükseltilmesi gibi önlemler yer alıyor. 20 Şubat 2012 |
||||||||
|
'Yunanistan bağımsızlığını satıyor' |
||||||||
Independent on Sunday gazetesinde Patrick Cockburn imzalı bir yorumda, "Yunanistan, borç yükünden kurtulmak için bağımsızlığını satıyor" deniyor. Cockburn'ün yazısı özetle şöyle: "Yunanistan'ın yarın Euro bölgesi ülkeleriyle bağımsızlığını sona erdirecek bir uzlaşmaya varması bekleniyor. Bu anlaşmayla Yunanistan, Almanya ve müttefiklerinin ekonomik ve önemli ölçüde de siyasi sömürgesi haline gelecek. Berlin, ülkenin başbakanının kim olacağından eczanelerin hangi ilacı dağıtabileceğine kadar her şeyde söz sahibi olacak. Demokrasinin beşiği Yunanistan'da kendi kaderini tayin hakkı, dışarıdan dayatmalara yenik düştü. Her zaman olduğu gibi en ağır bedeli yoksullar ödeyecek." Kurtarma paketi kapsamında Yunanistan'a 130 milyar euroluk kredi sağlanacağını ve 100 milyar euroluk borcunun silineceğini anımstan yazar şöyle devam ediyor: "Son kemer sıkma önlemleri çerçevesinde asgari ücret, yüzde 22 oranında azaltılarak aylık 522 euroya düşecek. Avrupa Birliği, IMF ve Avrupa Merkez Bankası bunun istihdamı artıracağını söylüyor. Fakat Yunan ekonomistler böyle düşünmüyor. Bu ekonomistler, Çinli ve bulgar işçilerin her zaman daha az para aldığını, Yunan ticari gemilerinde Filipinli mürettabatın çalıştırılmasıyla aynı nedenden dolayı Yunanlıların iş bulamayacağını söylüyorlar. Aynı şekilde zaten düşük maaş ve ücret alan kamu çalışanlarının parasını daha da kısmak, tüketimi azaltmaktan ve çilelerini artırmakan başka bir işe yaramayacak." Alman seçmenlere 'Paranızı yedirmiyoruz' mesajı "Bu önlemlerin bir açıklaması belki de Alman liderlerin kendi seçmenlerine Yunanlıların Almanya'nın kaynaklarını yiyip bitirmelerine izin vermediklerini göstermek istemeleri olabilir. Troyka'nın cezalandırıcı nitelikteki bu reformları aynı zamanda, zor durumdaki Portekiz, İspanya, İtalya ve İrlanda'da Yunanistan'ın yolundan gitmemeleri mesajını verme arzusunu da yansıtıyor." Observer gazetesi İkinci Dünya Savaşı'nda Nazilere karşı direniş hareketinin öncülerinden Manolis Glezos'un kapitalizm karşıtlarına "bu kokuşmuş sistemi alaşağı etmeleri" çağrısında bulunduğunu aktarıyor. Glezos: Yunanistan kobaya döndü 1941'de Yunanistan'ın en önemli simgesi olan Akropolis'ten Nazi bayrağını indiren Glezos, Observer'a demecinde kemer sıkma önlemleriyle Yunanistan'ın kobaya dönüştürüldüğünü, her ülkenin böyle bir tehlikeye açık olduğunu söyledi. Gazete aynı haberinde 2008'den bu yana ağır bir ekonomik kriz yaşayan Yunanistan'da IMF-AB'nin dayattığı kemer sıkma önlemlerinin ülkeyi düzlüğe çıkarmak bir yana Yunanlılara diz çöktürdüğünü vurguluyor.
Halkın yarısı açlık sınırında yaşıyor Observer'a göre Yunanistan'ın kamu borçlarının gayri safi yurt için hasılaya oranı 2009'da yüzde 115 idi. Geçen ay bu oran yüzde 160'a yükseldi. Yaşam standartları hızla düştü. 11 milyon nüfuslu ülkede halkın yüzde 48'i yoksulluk sınırında ya da altında yaşıyor. 'İflas kaçınılmaz' Sunday Telegraph gazetesinde yer alan bir haberde ise, Avrupa'nın Yunanistan'ın "kaçınılmaz" iflası sonrası için gizli bir plan hazırladığı belirtiliyor. Gazeteye göre, Alman Maliye Bakanlığı, iflasını açıklaması ve bankalara olan borçlarının önemli bir kısmı için "saç tıraşı"na razı olması için Yunanistan'ı sıkıştırıyor. Yunan tahvili sahiplerinin bu tahvillerin değerinin altında bir paraya razı olması anlamına gelen "saç tıraşı" mali çevrelerde iflas olarak değerlendiriliyor. Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schauble, Yunanistan'a dayatılan kemer sıkma önlemlerinin çok ağır olması nedeniyle hükümetin bunları hayata geçirebileceğine ihtimal vermiyor. Schauble'nin bu karamsarlığı Avrupa Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası ve IMF'nin gizli bir raporuna da yansımış durumda. Söz konusu raporda Yunanistan'ın yardım karşılığında verdiği sözleri tutsa bile 2020 yılına kadar borçlarını gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 120'sine çekemeyeceği belirtiliyor. 19 Şubat 2012 |
||||||||
|
'Yunanistan'ı Euro'dan çıkarmak istiyorlar' |
||||||||
|
Yunan Maliye Bakanı Evangelos Venizelos, bazı ülkelerin Yunanistan'ı Euro bölgesinden çıkarmak istediklerini söyledi.
Venizelos söz konusu Euro bölgesi ülkelerinin "ateşle oynadığını" savundu. Evangelos Venizelos, bu açıklamayı Euro bölgesi maliye bakanlarının Yunanistan'a verilmesi planlanan 130 milyar Euro'luk kredi konusunda yapacağı telekonferans öncesinde yaptı. Yunanistan bu parayı alabilmek için yeterince kesintiye gideceği konusunda Avrupa Birliği ve IMF'yi ikna etmek zorunda. Kurtarma paketi kapsamında Yunanistan'ın bankalara olan borcundan 100 milyar Euro daha silinmesi de öngörülüyor. Yunanistan Parlamentosu kurtarma paketi için şart koşulan kemer sıkma önlemlerini Pazar günü onaylamıştı. Ancak Euro bölgesi maliye bakanları yapılacak kesintilerin içeriği konusunda daha fazla ayrıntıya ihtiyaç duyulduğunu söylüyor. Maliye bakanları ayrıca Nisan'da yapılacak seçimlerde kim kazanırsa kazansın, ana siyasi partilerin kesintileri uygulayacağı konusunda taahhütte bulunmasını istiyor. 'Yunan Cumhurbaşkanı maaşından vazgeçti' İki büyük siyasi parti, bu konuda güvence verdi. Muhafazakar Yeni Demokrasi Partisi'nin Başkanı Antonis Samaras, seçimi kazanmaları halinde programın hedeflerine bağlı kalacaklarını belirtti. Yunanistan Maliye Bakanı Venizelos ise, kemer sıkma önlemleri konusunda açıklığa kavuşturulacak çok az şeyin kaldığını ve bunları telekonferanstan önce tamamlayacaklarını söyledi. "Euro bölgesi içinde birçoğu bizi artık istemiyor" diyen Venizelos, Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas'ın "sembolik ve onurlu" bir kararla maaşından feragat ettiğini açıkladı. Yunan Cumhurbaşkanı'nın yıllık maaşının 280 bin Euro olduğu belirtiliyor. 15 Şubat 2012 |
||||||||
|
Yunanistan'ın Son Hamleleri de AB'ye yetmedi |
||||||||
AB, Yunanistan'a 130 milyar avroluk ikinci kurtarma paketi için parlamentonun kemer sıkma önlemlerini onaylamasını yeterli bulmadı. Avrupa Birliği Komisyonu sözcülerinden Chantal Hughes, Yunanistan'ın kurtarma paketi için ''hala karşılaması gereken bir dizi şart bulunduğunu'' söyledi. Avro Grubu Başkanı ve Lüksemburg Başbakanı Jean-Claude Juncker, Avro Bölgesi maliye bakanlarının geçen haftaki toplantısının ardından Yunanistan'dan kemer sıkma önlemlerini onaylamasını, harcamaların 325 milyon avroluk ilave kaynak yaratacak şekilde kısılmasını ve tüm siyasi partilerin AB-IMF paketine bağlı kalacakları yönünde yazılı taahhüt vermelerini istemişti. Yarın Brüksel'de toplanacak olan Avro Bölgesi maliye bakanlarının son 2 yıldır verdiği sözlü taahhütlere rağmen bütçe hedeflerini tutturamayan Yunanistan'dan bu kez yazılı ve somut taahhütler istemesi bekleniyor. Bu arada, Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schauble, Avrupa'nın Yunanistan'ın iflasına 2 yıl öncesine kıyasla çok daha hazırlıklı olduğunu belirtti. Schauble, Alman ZDF kanalına yaptığı açıklamada ''Eğer Yunanistan'ı Avro Bölgesi'nde tutma çabaları başarısız olursa şimdi daha az kötü bir durum ortaya çıkacak. Tüm çabalar başarısız olursa 2 yıl öncesine göre daha hazırlıklıyız'' dedi. Avrupa Merkez Bankası (ECB), Yunanistan'ın iflası halinde mali piyasalarda, 2008 yılındaki Lehman Brothers iflasında yaşananın bir benzeri şokun tekrarlamaması için Aralık ayında bankalara 500 milyar avroya yakın kredi pompalamıştı. Banka böylece Yunanistan'ın 300 milyar avroluk borçla iflas etmesi halinde bankaları yüzdürmeye devam edecek sermayeyi fazlasıyla sağlamış oldu. 14 Şubat 2012 |
||||||||
|
Atina'da göstericiler Akropolis'i işgal etti |
||||||||
|
Yunanistan'ın başkenti Atina'da, hükümetin AB ve IMF'den yeni yardım karşılığında almayı kararlaştırdığı ekonomik önlemleri protesto eden bir grup gösterici ülkenin sembolü tarihi Akropolis'i işgal etti.
Yunanistan Komünist Partisi'ne bağlı Mücadeleci İşçi Cephesi PAME üyesi göstericiler Akropolis'in çevresindeki demir parmaklıkları aşarak, Parthenona tapınağının önüne Yunanca ve İngilizce "Kahrolsun Avrupa'nın monopol diktatörlüğü" yazılı iki büyük pano astılar. Akropolis'de yaklaşık iki saat süren eylemin ardından göstericiler olaysız dağılırken, eylem sırasında turistlere giriş izni verilmedi. 11 Şubat 2012 |
||||||||
|
Yunanistan IMF Şartlarını Kabul Etti |
||||||||
Yunanistan'da siyasi parti liderleri, 130 milyar dolarlık yeni yardım paketi için Avrupa Birliği ve İMF'nin şartları konusunda uzlaştı. Hükümet tarafından yapılan açıklamaya göre, siyasi parti liderleri alınacak yeni önlemler konusunda uzlaştı. Uzlaşmanın ayrıntıları konusunda ise henüz açıklama yapılmadı. Yunanistan'da teknokratlar hükümetine destek veren 3 siyasi partinin lideri, sabaha kadar süren görüşmelerde asgari ücretlerin yüzde 22 oranında düşürülmesini, devlet memurlarına iş garantisi içeren hükümlerin gevşetilmesini kabul etmişti. IMF ile Avrupa Birliği'nin yeni yardım paketi için öne sürdüğü şartlar arasında emekli aylıklarının düşürülmesi, binlerce memurun işten çıkarılması, kamu harcamalarında 325 milyon avroluk ek tasarruf yapılması ve yabancı finans kuruluşlarıyla borç silme konusunda anlaşmaya varılması da bulunuyor. Papadimos hükümeti ile yabancı özel finans kuruluşları arasında, Yunanistan'ın borçlarının yüzde 70'inin silinmesini öngören görüşmeler devam ediyor. Yunanistan Maliye Bakanı Evangelos Venizelos, yeni yardım paketi görüşmeleri için Brüksel'e gitti 9 Şubat 2012 |
||||||||
|
Yunan trajedisinin perdeleri |
||||||||
|
Aktör sayısının fazla olması ve siyasî partilerin bahardaki seçimi hesaba katması yüzünden Yunanistan’a yardım pokeri uzuyor. Ortakları Atina ile yolları ayırmak istemiyor. Borçlarını ödeyemediği için fiilen müflis durumda olan Yunanistan'ı biraz olsun rahatlatması beklenen ikinci yardım paketinin onaylanması için zaman daralıyor. Aynı zamanda Yunanistan'daki direniş ve AB tarafından dikte ettirilen tasarruf ve reform programının ağır aksak uygulanması yüzünden Atina’nın yardım olarak alacağı ek milyarlarla krizden kurtulabileceğine inananların sayısı da azalıyor. Önümüzdeki günlerde birçok engelin aşılması ve henüz soru işaretlerinin giderilemediği son derece girift bir yardım paketinin hazırlanması gerekiyor.
Genel çözüm neden bu kadar zor? Atina sadece, özel banka ve kreditörleriyle kısmi borç affı konusunda anlaşmak zorunda olsa neyse. Ama aynı zamanda Papadimos hükümetine destek veren siyasî partilerin AB'ndeki ortaklarıyla Uluslararası Para Fonu'na (IMF) ek tasarruf taahhüdünde bulunması ve şimdiye kadar sürüncemede bırakılan reformları eksiksiz yerine getirmesi de gerekiyor. Zaman daralıyor. Mart ayına kadar Atina'nın taze para bulması şart. Yunanistan'ın 20 Mart'ta vadesi dolacak olan borç tahvilleri için 14,5 milyar euroya ihtiyacı var. Partilerin reform vaatleri ne anlama geliyor? Reformlar, 130 milyar euroluk ikinci yardım paketinin vazgeçilmez şartı. AB Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası (AMB) ve Uluslararası Para Fonu (IMF) temsilcilerinden oluşan kontrol troykası Atina’dan sadece geciken tasarruf ve reform sözünü yerine getirmesini değil ama aynı zamanda siyasî partilerin ek reformlar için de yazılı taahhütte bulunmasını talep ediyor. Çünkü ilkbaharda yapılacak genel seçimlerle, geçici hükümetin görevi sona ermiş olacak. Troyka, seçimi kazanan tarafın sorumluluktan kaçıp tasarruf tedbirlerini sulandırmasını mutlaka önlemek istiyor.
İkinci yardım paketi yetecek mi? Bunu yatırımcının ve ticari bankaların alacaklarının ne kadarından feragat edeceği belirleyecek. 130 milyar euronun 30 milyarlık bölümü, özel kreditöre tahvil takasını cazip kılmak için kullanılacak. Özel kreditörlerden alacaklarının yüzde 75’ine kadar olan bölümünden vazgeçip elindeki eski Yunan devlet tahvillerini düşük faizli ve uzun vadeli yeni tahvillerle takas etmesi hedefleniyor. Bu durumda Yunanistan’ın borç yükü 100 milyar euro azalmış olacak. Aynı zamanda 2020 yılına kadar Yunanistan’ın borçlarını kendi cebinden ödeyebilecek duruma gelmesi de amaçlanıyor. 'Saç tıraşı'nın garantisi var mı? Hayır. Hangi banka, sigorta ve hedge fonun borç affına katılacağı ve borçların ne kadarının tıraşlanacağı belli değil. Avrupa ülkeleri yardımı 130 milyar euronun üzerine çıkarmak zorunda kalabilir. Avrupa Merkez Bankası da mali istikrar fonu (EFSF) üzerinden borç makasına ortak edilebilir. Atina 13 Şubat'a kadar tahvil takası için resmî teklif vermek zorunda. Hem de vakit geçirmeden. Çünkü takasın teknik işlemleri haftalarca sürebilir. Özel sektörün bu operasyona ne kadar katkıda bulunacağı ondan sonra belli olacak. Avrupa ülkeleri yardımı 130 milyar euronun üzerine çıkarmak zorunda kalabilir Yunanistan'ın reform toleransı kaldı mı? Kreditörler açısından, evet. Örneğin, kamu sektöründe çalışanların nüfusa oranı diğer bütün AB ülkelerindekinden fazla. Memur maaşları da oldukça dolgun. Vergi idaresi doğru dürüst işlemiyor, devlet haksız kazançla yurt dışına kaçırılan paralara el uzatamıyor. Savunma bütçesi çok şişirilmiş. Özelleştirme de yerinde sayıyor. Alacaklılar, kriz ülkeleri İtalya, Portekiz ve İrlanda'nın düzelme çabalarında çok daha başarılı olduğunu belirtiyorlar. Yunanistan'ın moratoryum ilan etmesi ya da Euro Bölgesi'nden çıkması daha iyi olmaz mı? Yunanistan'ın ortak para bölgesinden ihraç edilmesi hukuken mümkün değil. Atina ancak kendiliğinden Euro'yu bırakabilir. Avrupalıların bu opsiyonu sık sık gündeme getirmelerinin nedeni, bütçe disiplininin ortakların kontrolüne bırakması için Atina üzerindeki baskıyı arttırmak. Fiilen iflas etmiş olan Yunanistan uluslararası kreditörler sayesinde ayakta duruyor. Avrupalı ortakları Yunanistan'ı gözden çıkarmıyor. Euro Bölgesi'nde kalırsa, Avrupa antlaşmalarında yer alan ilkelerin aksine Avrupa Birliği transfer birliğine döner. Yunanistan para bölgesinden çıkıp eski para birimi Drahmi'ye dönerse, ihracatını arttırmak ve ürünlerine rekabet gücü kazandırmak için parasının oldukça yüksek oranda devalüe edecektir. Ancak uzmanlar, Euro'dan ayrılmanın kestirilemeyecek sonuçları olduğunu ve örneğin mudilerin bankaları adeta yağmalayacağını hatırlatıyor. 8 Şubat 2012 |
||||||||
|
Yunanistan'ı kurtaracak anlaşma sağlanamadı |
||||||||
Yunanistan'ın geleceğini kurtaracak anlaşma sağlanamadı Yunanistan Başbakanı Lukas Papademos'un geçen hafta yaptığı açıklamada "Çarşamba gününe kadar anlaşma sağlanmalı yoksa Yunanistan batıyor" yönünde uyarıda bulunmuştu. Yunan hükümetinin özel sektöre yönelik borçların düşürülmesi ve yeni kurtarma paketine yönelik olarak kamu sektörü kreditörleri ile yürütülen görüşmelerin her ikisinin de geçen hafta sonuna kadar tamamlanmasını bekleniyordu. Fakat Atina, Troyka heyeti ile anlaşma sağlayamadı. Avrupa Birliği (AB), Avrupa Merkez Bankası (AMB) ve Uluslararası Para Fonu (IMF) heyeti ile Atina yönetimi arasında yapılan görüşmelerden olumlu sonuç çıkmadı. "ÇARŞAMBA'YA KADAR TAMAMLANMAZSA ÜLKE BATAR" Yunanistan Başbakanı Lukas Papadimos, Yunanistan'ın borcunun azaltılması amacıyla özel sektör kreditörleri ile yürüttüğü ve PSI olarak bilinen tahvil takası planı görüşmeleri ve yeni yardım paketiyle ilgili anlaşmanın Çarşamba gününe kadar tamamlanmaması durumunda ülkenin iflas edeceğini söyledi. Yunan medyasında yer alan haberlere göre, önceki gün siyasi parti liderleri ve bakanlar kurulu ile yaptığı toplantıda ülkenin içinde bulunduğu kritik duruma dikkati çeken Papadimos, bu konuda son aşamaya gelindiğini belirterek, "PSI ve yeni yardım paketiyle ilgili anlaşma Çarşamba'ya kadar tamamlanmazsa, Yunanistan'ın 20 Mart'ta gerçekleştirmesi gereken 14,5 milyar euroluk tahvil takasıyla ilgili ödemenin yapılması için yeterli zaman kalmayacak. Bu da, treni kaçırdığımız anlamına gelecek. Böyle bir gelişme Yunanistan'ın iflası olacaktır" dedi. Haberlerde, başbakanlık konutunda gerçekleştirilen toplantıdan "şok" olmuş bir şekilde ayrılan bakanların kendi aralarında "İşler son noktaya geldi. Zor, çok zor" ifadelerini tekrarladığı belirtildi. Diğer yandan, Almanya'nın, Yunanistan'ın devlet bütçesi kontrolünün Avrupa Birliği (AB) tarafından yapılması önerisine tepki gösteren Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Evangelos Venizelos, Yunanistan'ın kalkınma programının uygulanmasıyla ilgili sorumluğun ve isteğin sadece Yunanistan'a ait olduğunu söyledi. Yunan halkının Avrupa'daki kurumsal ortaklarından aldığı yardımın büyüklüğünün farkında olduğunu ve tarihi sorumluluğu çerçevesinde buna özverilerle karşılık vereceğini ifade eden Venizelos, "Kim ki, bir halkı ekonomik yardım ve milli haysiyet ikilemi içine sokarsa, temel tarihi öğretileri bilmiyor demektir" dedi. Önceki gün İngiliz Financial Times gazetesinde çıkan bir haberde, Alman hükümetinin, Euro Bölgesi'ne üye ülkelerin temsilcilerine verdiği bir dilekçeyle,Yunanistan'ın bağımsız bütçeden vazgeçmesini ve mali kontrolü Euro Bölgesi maliye bakanları tarafından görevlendirilen bir komisere devretmesini istediği iddia edilmişti. ESKİ BAŞBAKAN PAPANDREU, RUSYA'NIN 25 MİLYAR EUROLUK YARDIMINI REDDETMİŞ Bu arada, Yunanistan'da, eski başbakan Yorgo Papandreu'nun, ülkede mali krizin patlak verdiği 2010 yılında Rusya'nın 25 milyar Euroluk kredi teklifini reddettiği bildirildi. Yunan medyasında çıkan haberlerde, Papandreu'nun 2010 yılında Rusya'yı ziyareti sırasında Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, Yunanistan'a düşük faizli ve uzun vadeli kredi teklifinde bulunduğu ancak, Papandreu'nun bu teklife ilgi göstermemesi üzerine bundan vazgeçtiği belirtildi. Elefteros Tipos gazetesi konuyla ilgili haber-yorumunda, "Papandreu, Putin ile baş başa bir odaya kapanmıştı. Yunanistan düşük faizli uzun vadeli 25 milyar Euro kredi alacaktı. Ruslar bu kredinin bir bölümünü tarım ürünleriyle karşılanmasını da kabul etmişti. Anlaşmanın gerçekleşmesi için, geriye sadece iki liderin birlikte bir aile fotoğrafı çekmesi kalmıştı. Ancak, anlaşma iptal edildi. Putin, karşısındakinin Yunanistan'ı yakan bu acil konuyla ilgileneceğine, kendisine yeşil kalkınmanın yararlarından ve rüzgar jeneratörlerinden söz etmesi üzerine, sinirlenerek görüşmeyi yarıda kesti. Ve böylece Karamanlis döneminde güçlenmeye başlayan Rusya-Yunanistan ilişkileri buzdolabına girmiş oldu" ifadelerine yer verdi. HAFTA SONUNA KADAR UZLAŞMA BEKLENİYORDU! Yunanistan'daki işbirliği hükümetinin, borçların azaltılması amacıyla kreditörlerle yürütülen tahvil takası PSI ve sert tasarruf önlemleri gerektiren ikinci kredi anlaşması için bu hafta sonuna kadar uzlaşması gerekiyor. Kathimerini gazetesi "Papadimos ve parti liderleri için karar anı" başlıklı haberinde, AB üyelerinin Atina'ya PSI ile ilgili müzakerelerin sonlanması için çok az bir zaman verdiğine işaret ederek, bunun için Başbakan Lukas Papadimos ile hükümeti destekleyen PASOK, Yeni Demokrasi (ND) ve Ortodoks Halk Partisi (LAOS) liderlerinin en geç yarına kadar bir araya gelerek karar alması gerektiğini yazdı. Liderlerin anlaşması halinde alınan karar, Cuma günü Avrupa Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası ve IMF temsilcilerinden oluşan troyka tarafından onaylanmasının ardından 6 Şubat'taki olağanüstü Eurogroup toplantısında sunulacak. Etnos gazetesi de "Önlemler için 3 günlük savaş" başlıklı haberinde Yunan hükümetinin önümüzdeki günlerde nihai kararların alınması için tam bir savaş ortamında mücadele vereceği değerlendirmesinde bulundu. EK ÖNLEMLER GERGİNLİK YARATIYOR Ta Nea gazetesi ise "3 lider ve 252 milletvekili için karar anı" başlıklı haberinde Yunanistan'da Papadimos hükümetinin en kritik 72 saatini yaşadığını duyurdu. Haberde, Papadimos hükümetinin Cuma gününe dek yeni kredi anlaşması için karar alması gerektiği ancak troykanın ek olarak 4 milyar Euroluk önlem taleplerinin hükümeti destekleyen 3 partinin parlamento gruplarında gerginlik yarattığı belirtildi. Elefteros Tipos gazetesi de "IMF'nın planı" başlıklı haberinde IMF'nın 114 sayfalık raporunun yiyecek, ilaç, telefon ve elektrik faturalarındaki KDV'nın artırılmasının yanı sıra toplu taşıma ücretlerine zam, banka hesaplarına, tahvil ve hisselere vergilendirme gibi bir dizi sert önlem içerdiğini yazdı. TROYKA İLE ANLAŞMA SAĞLANAMADI Yunanistan Başbakan yardımcısı ve Maliye Bakanı Evangelos Venizelos, Avrupa Birliği (AB), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Uluslararası Para Fonu (IMF) heyeti ile Atina yönetimi arasında yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını açıkladı. Venizelos, Troyka ve hükümet yetkilileri arasında dün başlayan ve 11 saat süren görüşmenin bugün sabaha karşı sona ermesinin ardından yaptığı açıklamada, "Çok sayıda kritik konu kapanmıyor. Şimdi artık, siyasi partilerin ve liderlerinin gerçekle yüz yüze gelerek ülkenin kurtuluşu için karar verme saati" dedi. Troyka ile olan dünkü görüşmede bazı kamu ve kuruluşların birleştirilmesi ya da iptal edilmesi ve aynı anda bu kuruluşlarda görevli memurların işten çıkarılmaları ve bankaların yeniden sermayelendirilmelerinde uygulanacak yöntem gibi konuların ele alındığını belirten Venizelos, kreditörlerin yeni yardım paketi karşılığında bu konularla ilgili öne sürdüğü koşulların zorluk yarattığını, bu çerçevede PSI konusunun bunların içinde en kolay olanı olduğunu belirtti. Venizelos, bugün Başbakan Lukas Papadimos ile yapacağı görüşmenin ardından, telekonferans aracılığıyla Eurogroup'un bu konuda varılan aşama konusunda bilgilendirileceğini belirtti. Bu arada, Yunan haber ajansı AMNA'ya açıklama yapan bir hükümet yetkilisi, Troyka'nın talepleri arasında memurların iş yedeğine alınması uygulamasına 165 bin üniformalının (asker, polis vs) yanı sıra, 190 bin eğitim görevlisinin de dahil edilmesi gibi konuların da bulunduğunu belirterek, "Troyka'nın talep ettiği şekilde işten çıkarılan her on kişiye karşılık sadece bir kişi işe alınması durumunda devlet mekanizmasının dağılacağını söyledi. 04 Şubat 2012 |
||||||||
|
Ekonomik kriz Irkçı partiye yaradı |
||||||||
Ekonomik kriz merkez partileri vururken, ırkçı partiye yaradı. Yunanistan'da 'ırkçılar' meclise girmeye hazırlanıyor. Ekonomik darboğazda bulunan Yunanistan'da, yabancılara yönelik ırkçı saldırılar her geçen gün artarken, yapılan bir kamu araştırması aşırı sağ "Altın Şafak" hareketinin oylarını arttırdığı ve ülkede şu anda seçim yapılması halinde yüzde 3'lük barajı aşarak parlamentoya girmeye hak kazanacak 10 parti arasında yer aldığını ortaya koydu. Atina'da yayımlanan haftalık Pondiki dergisinin Pulse gallup şirketine yaptırdığı araştırma sonuçlarına göre, yüzde 27'lik oy oranı ile Yeni Demokrasi Partisi'nin (ND) birinci sırada bulunduğu oy dağılımında, büyük oy kaybına uğrayan PASOK yüzde 13,5 ile ikinci, Yunanistan Komünist Parti'si KKE yüzde 12,5'lik oy oranı ile üçüncü olarak sıralandı. Tek başına iktidar olmak için hiçbir partinin yeterli oya sahip olmadığı belirlenen araştırmada Altın Şafak hareketinin oy oranı ise yüzde 3 olarak kaydedildi. IRKÇI ŞİDDET ARTIYOR Bu arada, Yunan medyasında çıkan haberlerde, başkent Atina'da yabancı göçmenlere karşı ırkçı saldırı olaylarında artış gözlendiğine dikkat çekilirken, Atina'da, aşırı sağcı grupların banliyö trenlerinde göçmenlere toplu saldırılarda bulunduğu bildirildi. Atina Banliyö Trenleri (HSAP) çalışanları tarafından yapılan bir açıklamada, son günlerde 20'şer kişilik gruplar halinde banliyö trenlerine binen yüzleri maskeli kişilerin ırkçı sloganlar atarak sopalarla göçmenlere saldırdığı belirtildi. Banliyö treninde en son Cumartesi günü göçmenlere karşı toplu saldırı yapıldığı belirtilen açıklamada, HSAP çalışanlarının, "göçmenlerin canlarına kast eden sebepsiz yere yapılan bu çeşit canice saldırıları kınadığı" belirtilerek, "her türlü şiddet, ırkçılık ve yabancı düşmanlığına karşı olduğu" kaydedildi. YENİ KARDAK KRİZİ Atina'da, Pazar günü de, 1996 yılında Türkiye ile Yunanistan arasında yaşanan "Kardak Krizi"ni anma bahanesiyle gösteri düzenleyen aşırı sağ gruplar göçmenlere saldırmıştı. Kentin en işlek caddelerinden biri olan Vasilisis Sofias caddesinde, Türkiye Büyükelçiliği yakınındaki "Kardak anıtı" önünde toplanan aşırı sağ "Altın Şafak" örgütü üyeleri, Parlamentoya kadar yürümeleri polis tarafından engellenince ellerinde Nazi bayraklarıyla gruplar halinde Omonia meydanına giderek metro istasyonunda yabancı göçmenlere saldırmıştı. Polisin müdahale ettiği olaylarda iki göçmen yaralanırken, 42 kişi gözaltına alınmıştı. 02 Şubat 2012 |
||||||||
|
Çarşambaya kadar anlaşamazsak iflas ederiz |
||||||||
|
Yunanistan Başbakanı Lukas Papadimos, Yunanistan'ın tahvil takası planı görüşmeleri ve yeni yardım paketiyle ilgili anlaşmanın çarşamba gününe kadar tamamlanmaması durumunda ülkenin iflas edeceğini söyledi. ATİNA - Yunan medyasında yer alan haberlere göre, önceki gün siyasi parti liderleri ve bakanlar kurulu ile yaptığı toplantıda ülkenin içinde bulunduğu kritik duruma dikkati çeken Yunanistan Başbakanı Lukas Papadimos, bu konuda son aşamaya gelindiğini belirtti. Papadimos, "PSI (tahvil takası planı görüşmeleri) ve yeni yardım paketiyle ilgili anlaşma çarşambaya kadar tamamlanmazsa, Yunanistan'ın 20 Mart'ta gerçekleştirmesi gereken 14,5 milyar Euro'luk tahvil takasıyla ilgili ödemenin yapılması için yeterli zaman kalmayacak. Bu da, treni kaçırdığımız anlamına gelecek. Böyle bir gelişme Yunanistan'ın iflası olacaktır" dedi. Haberlerde, başbakanlık konutunda gerçekleştirilen toplantıdan "şok" olmuş bir şekilde ayrılan bakanların kendi aralarında "İşler son noktaya geldi. Zor, çok zor" ifadelerini tekrarladığı belirtildi. Diğer yandan, Almanya'nın, Yunanistan'ın devlet bütçesi kontrolünün Avrupa Birliği (AB) tarafından yapılması önerisine tepki gösteren Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Evangelos Venizelos, Yunanistan'ın kalkınma programının uygulanmasıyla ilgili sorumluğun ve isteğin sadece Yunanistan'a ait olduğunu söyledi.
Yunan halkının Avrupa'daki kurumsal ortaklarından aldığı yardımın büyüklüğünün farkında olduğunu ve tarihi sorumluluğu çerçevesinde buna özverilerle karşılık vereceğini ifade eden Venizelos, "Kim ki, bir halkı ekonomik yardım ve milli haysiyet ikilemi içine sokarsa, temel tarihi öğretileri bilmiyor demektir" dedi. Önceki gün İngiliz Financial Times gazetesinde çıkan bir haberde, Alman hükümetinin, Euro Bölgesi'ne üye ülkelerin temsilcilerine verdiği bir dilekçeyle,Yunanistan'ın bağımsız bütçeden vazgeçmesini ve mali kontrolü Euro Bölgesi maliye bakanları tarafından görevlendirilen bir komisere devretmesini istediği iddia edilmişti. PAPANDREU, RUSYA'NIN YARDIMINI REDDETMİŞ Bu arada, Yunanistan'da, eski Başbakan Yorgo Papandreu'nun, ülkede mali krizin patlak verdiği 2010 yılında Rusya'nın 25 milyar Euro'luk kredi teklifini reddettiği bildirildi. Yunan medyasında çıkan haberlerde, Papandreu'nun 2010 yılında Rusya'yı ziyareti sırasında Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, Yunanistan'a düşük faizli ve uzun vadeli kredi teklifinde bulunduğu ancak, Papandreu'nun bu teklife ilgi göstermemesi üzerine bundan vazgeçtiği belirtildi. Elefteros Tipos gazetesi konuyla ilgili haber-yorumunda, "Papandreu, Putin ile baş başa bir odaya kapanmıştı. Yunanistan düşük faizli uzun vadeli 25 milyar Euro kredi alacaktı. Ruslar bu kredinin bir bölümünü tarım ürünleriyle karşılanmasını da kabul etmişti. Anlaşmanın gerçekleşmesi için, geriye sadece iki liderin birlikte bir aile fotoğrafı çekmesi kalmıştı. Ancak, anlaşma iptal edildi. Putin, karşısındakinin Yunanistan'ı yakan bu acil konuyla ilgileneceğine, kendisine yeşil kalkınmanın yararlarından ve rüzgar jeneratörlerinden söz etmesi üzerine, sinirlenerek görüşmeyi yarıda kesti. Ve böylece Karamanlis döneminde güçlenmeye başlayan Rusya-Yunanistan ilişkileri buzdolabına girmiş oldu" ifadelerine yer verdi. 29 Ocak 2012 |
||||||||
|
Troyka'dan Komşu'ya "Ültimatom" Gibi Talepler |
||||||||
Troyka'nın, içerisinde, Yunan ordusundan toplu terhisleri de barındarın istekleri büyük tepki çekti. Yunanistan'da temaslarını sürdüren Avrupa Birliği, Avrupa Merkez Bankası ve Uluslararası Para Fonu temsilcilerinin (Troyka), 130 milyar avroluk ikinci yardım karşılığında Atina'dan talep ettiği sert ek önlemlerin arasında Yunan silahlı kuvvetlerinde toplu terhislerin de bulunduğu bildirildi. Yunan medyası, yeni kredi anlaşmasının imzalanması için Troyka'nın, Başbakan Lukas Papadimos'tan, Yunan silahlı kuvvetlerinde zırhlı birlikler, uçaksavar silah sistemleri ve özel birliklerde görevli sözleşmeli paralı askerlerin topluca ordudan çıkarılmalarını istediğini duyurdu. Harp okulları ile polis okullarına alınan öğrencilerin sayısının da azaltılmasını içeren Troyka'nın bu taleplerinin dün toplanan bakanlar kuruluna bir "ültimatom" şeklinde iletildiği belirtilen haberlerde, orduda geri kalanların maaşlarının daha fazla etkilenmemesi için, hükümetin Troyka'nın bu taleplerine sıcak baktığı belirtildi. Troyka'nın hükümete 10 sayfalık bir metin halinde sunduğu talepleri arasında Haziran ayına kadar devlete ait 2-3 büyük şirketin özelleştirilmesi, vergi kaçakçılığının önlenmesi, savunma ve sağlık alanlarındaki harcamaların kesintisi ile birçok devlet dairesinin birleştirilmesinin yanı sıra, 2015 yılına kadar 150 bin memurun işine son verilmesi, avukatlık, noterlik, mühendislik gibi mesleklerin tamamıyla serbestleştirilmesi ve emekli sandıklarının tek çatı altında toplanması gibi konular bulunuyor. Troyka'nın bu talepleri, Yunan basını ile halkın büyük tepkilerine neden oluyor. 28 Ocak 2012 |
||||||||
|
Yunanistan'ın 15 Milyar Euro'luk 'Utanç listesi' |
||||||||
Ekonomik krizle boğuşan Yunanistan'da Maliye Bakanı Evangelos Venizelos vergi kaçakçılarını isimlerini yayınlamakla tehdit etmişti. Venizelos, devlete 15 milyar Euro vergi borcu olan "utanç listesini" internet üzerinden yayınladı. Yunanistan'da hükümet adına Maliye Bakanı Evangelos Venizelos kısa bir süre önce vergi kaçakçılarına çağrıda bulunarak, devlete olan vergi borçlarını ödemesini talep etti. Maliye Bakanı Venizelos, borcunu ödemeyenleri, isimlerini kamuoyuna açıklamakla tehdit etmişti. Verilen süre içerisinde kimse devlete vergi borcunu ödemeyince, Maliye Bakanlığı "Utanç listesi" adıyla vergi kaçıranların isimlerini internet üzerinden teker teker yayınladı. LİSTE DE ÜNLÜ İSİMLER VAR Yunanistan devlet televizyonu "Utanç listesi"nde tam 4 bin 152 kişinin isminin yer aldığını açıkladı. 170 sayfa uzunluğundaki listede tanınmış şarkıcılar, işadamları ve tüccarların isimlerinin olduğu belirtildi. Yunanistan'de en büyük sorunlardan biri devletin vergi toplayamaması. Büyük bir ekonomik darboğaz içinde olan komşu Yunanistan'da hükümet, vergileri toplayarak bir nebze olsun rahatlamayı hesaplıyor. 23 Ocak 2012 |
||||||||
|
Yunanlılar yoksullaşıyor |
||||||||
Uluslararası ekonomi müfettişleri Yunanistan'ın iflasını önlemek için Atina'da görüşmelerini sürdürürken Yunan halkı da giderek yoksullaşıyor. Bunun en önemli göstergesi, ülkede artan evsizlerin sayısı. Mart ayında vadesi dolan 14,5 milyar euroluk borcu bulunan Atina hükümeti, dün özel alacaklıları temsil eden Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) yetkilileri ile masaya oturdu. Görüşmelerde daha önce sözü verilen alacakların yüzde 50'sinden vazgeçme planının ayrıntıları masaya yatırılıyor. Yunan yetkililerin açıklamalarına göre hafta sonuna kadar bir uzlaşma yakalanması bekleniyor. Öte yandan Avrupa Birliği, Avrupa Merkez Bankası ve Uluslararası Para Fonu'ndan (IMF) oluşan troykanın ekonomik uzmanlardan oluşan heyet de Atina'da. Heyetin, Yunanistan'ın ekonomi ve finans politikalarında gereken adımları atıp atmadığı konusunda önümüzdeki hafta ortasına kadar bir karar vermesi bekleniyor. Ancak diğer yandan ülkede yoksulluk muazzam bir hızla artmaya devam ediyor. "Evsizlerin sayısı yüzde 25 arttı" Yunanistan’da yoksulluğun arttığının en önemli belirtisi, evsizlerin sayısında yaşanan artış. Sivil toplum örgütlerinin, resmi olarak onaylanmayan rakamlarına göre evsizlerin sayısı 2009 yılından bu yana yüzde 25 oranında arttı. Yunanistan Sağlık Bakanı Yardımcısı Markos Bolaris, ülkede giderek büyüyen bu sorunu şöyle izah etti: “Geçen ay, evsizler kategorisindeki listemizi yeni katılanlarla genişlettik. Bunların çoğu, işini kaybeden ve faturalarını ödeyemediği için evlerine icra gelen vatandaşlarımız. Bu da Yunan toplumunun yeni profilini gösteriyor.”
Evsizlerin çoğu, sokak kenarlarında, bir apartman girişinde ya da havalandırma boşluklarında geceyi geçiriyor. Çoğu, ellerinde kalan son eşyalarını, bir alışveriş arabası içerisinde peşinden sürüklüyor. Başkent Atina’nın güneyinde bir evsizler yurdu işleten Ortodoks Rahip İgnatius ise durumun daha da vahim hale gelmesinden şikayetçi. Rahip İgnatius, “Yutta boş yerimiz kalmadı. Evsizler sorunu giderek büyüyor. Barınacak bir yere acil ihtiyacı olan çok kişi var ama yardımlar çok az. Devletin yürüttüğü politikaya bakılırsa, durum daha da kötüleşecek gibi görünüyor” diye konuştu. Barınma imkânları aranıyor Sağlık Bakanı Yardımcısı Bolaris, devletin hâlihazırda yürüttüğü politkanın büyük bir kısmının troykanın taleplerini yerine getirmek olduğunu kaydediyor. Bolaris’e göre Atina yönetiminin, yüksek borç yükü, şişirilmiş kamu sektörü ve Yunanistan’ın ekonomik küçülmesi nedeniyle zaten sıkı tasaaruf önlemlerini uygulamaktan başka bir çaresi kalmıyor. Bolaris, kriz ne kadar uzun sürerse yoksulluğun da o oranda artacağına dikkat çekiyor ve evsizler için düşündükleri çözümleri şöyle anlatıyor: “Otelcilik branşı ile bir işbirliği yapmayı düşünüyoruz. Yani zaten ekonomik kriz nedeniyle boş kalan otellerin, evsizlere barınma imkânı sağlamasını istiyoruz. İçi tam mobilyalı ama iş yapmadığı için kapatılmış oteller var. Bunlar, düşük bir ücretle evsizlere başını sokacak bir yer vermek için kullanılabilir.”
Evsizler arasında çocuklar ve kadınlar da var Rahip İgnatius’un evsizler yurdunda birçok çocuklu kadın da bulunuyor. Rahibe göre bu yeni ortaya çıkan bir durum. Bu çocuklu kadınların hemen hepsi, onlara bakamayan kocaları tarafından terk edilmiş. Tüm bu sıkıntılara rağmen alacaklılar tarafından Yunan hükümetinden daha sıkı tasarruf tedbirlerini hayata geçirmesi bekleniyor. Bu çerçevede toplu işten çıkarmalar kapıda bekliyor. Ülkede işsizlik oranı resmi verilere göre hâlihazırda yüzde 18 dolayında ancak bu oran gün geçtikçe artıyor. Sağlık Bakanı Yardımcısı Bolaris’e göre evsizlik sorunu ve ekonomik kriz gibi tüm bu sıkıntıların hepsi geçici. Ancak ülkede kimse bu sürecin ne zaman sona ereceğini bilmiyor. 19 Ocak 2012 |
||||||||
|
Yunanistan alacaklıları ile kader görüşmelerinde |
||||||||
Yunanistan'ın borç ödeme takviminde geriye düşmesini önleyebilmek için alacaklı yatırımcılarla Yunan hükümeti arasındaki görüşmeler bugün yeniden başlıyor. Atina'da düzenlenen görüşmeler geçen hafta görüş ayrılıkları dolayısıyla kesilmişti. Görüşmelerde sonuç alınamazsa, Yunanistan'ın önce temerrüde düşmesinden bunun da euro bölgesinden ayrılmaya varabilecek gelişmelere kapıyı aralamasından korkuluyor. Yatırımcılarla uzlaşma sağlanması, Yunanistan hazinesine hazırlanan AB-IMF kurtarma paketinden kaynak aktarılması için önkoşul niteliğinde. Avrupa Komisyonu, Uluslararası Para Fonu ve Avrupa Birliği yetkilileri de bu hafta Atina'ya giderek kaynak aktarımı için gerekli koşulların oluşup oluşmadığına karar verecek. Yunanistan'ın Mart ayındaki 14,4 milyar euro'luk borç ödemelerini yapabilmesi için bu kredilere ihtiyacı var. Pazarlık konusu AB'nin kurtarma planları doğrultusunda, geçmişte Yunanistan'ın tahvillerini satın almış banka ve mali kuruluşların o zaman vadedilmiş geri ödeme tutarının yarısından vazgeçmesi öngörülüyor. Bu şekilde Yunanistan üzerindeki borç yükü hafifletilmiş olacak. Borçların bir kısmı silinirken, bir kısmı yeni tahvillerle ileriye atılacak. Haftalardır süren görüşmelerde, bu hedefe ulaşmak için ayrıntıların netleştirilmesine çalışılıyor. Görüşmelerin kilitlendiği başlıca nokta, Yunanistan'ın borç ertelemesi karşısında bu kuruluşlara vereceği yeni tahvillere ne kadar faiz uygulayacağı. Atina'daki görüşmelerde Uluslararası Finans Enstitüsü IIF tarafından temsil edilen mali kuruluşlar, yaptıkları fedakarlık karşısında iyi bir getiri umuyor. JP Morgan yatırım kuruluşundan Takis Yorgakopulos'a göre görüşmelerde üç seçenek var: 1.Taraflar anlaşacak; 2.Anlaşma olmayacak ve alacaklılarına neyi ne kadar ödeyeceğine Yunanistan karar verecek 3.Anlaşma olmayacak ve Yunanistan borçlarını ödemeyecek. Yorgakopulos anlaşma olmamasının yaratabileceği ciddi sonuçlar ışığında, tarafların ne yapıp edip bir çözüm bulacağı konusunda iyimser olduğunu söylüyor. Ekonomisi beş yıldır resesyonda olan, 2010 yılında ise borç krizinin gerçek boyutları ile yüzleşen Yunanistan'da işsizlik yüzde 17'nin üzerinde. Ağır kemer sıkma önlemleri uygulayan hükümet, bu nedenle halkın tepkisi ve protestolarına hedef oluyor. Dün Atina'da binlerce kişi 'AB, IMF dışarı' pankartları altında, parlamento önünde eylem yaptı. 18 Ocak 2012 |
||||||||
|
Yunanistan için umutlar tükeniyor |
||||||||
Uluslararası Para Fonu, Yunanistan’ın reform yapma yeteneği olduğuna artık pek inanmıyor. Euro Bölgesi ülkelerinin de Atina konusunda sabrı taşmak üzere. Yunanistan ise yeniden devlet iflası tehlikesiyle karşı karşıya. 20 aydan bu yana Yunan hasta yoğun bakımda tedavi görüyor. Her üç ayda bir hastanın sağlık durumu temel bir kontrolden geçiriliyor. Gelecek hafta yine kontrol randevusu var. AB Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası ve Uluslararası Para Fonu’nun oluşturduğu troykaya bağlı müfettişler Yunanistan’a ilişkin yeni kurtarma programını görüşmek üzere önümüzdeki Pazartesi günü yine Atina’ya gidecek. Ne var ki AB Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası ve Uluslararası Para Fonu’nun oluşturduğu troyka, 16 Ocak günü Atina’ya vardığında hastanın çok kötü bir durumda olduğunu yakından tespit etmiş olacak. Yunanistan’ın 2011’deki bütçe açığı planlanandan daha fazla çıktı. Bu yıl için öngörülen yüzde 5,4 hedefine ulaşılamayacağı, çünkü ekonominin arka arkaya beş kez küçüldüğü, vergi gelirlerinin ise beklentilerin ardında kaldığı belirtiliyor. Dünya ekonomisiyle ilgili araştırmalar yapan Alman Kiel Enstitüsü Başkan Yardımcısı Rolf Langhammer, Yunanistan’ın iflas süreci içinde olduğunun altını çizerek “Ülkenin yükümlülüklerini yabancı destek olmadan yürütmesi mümkün görünmüyor. Söz konusu olan sadece geçici bir taze para sorunu değil, tam anlamıyla bir iflas sorunu bulunuyor” diyor. Alman Kiel Enstitüsü Başkan Yardımcısı Rolf Langhammer İlerleme sağlanamıyor Troykanın 100 milyar euroluk borç silme planı gerçekleşmediği takdirde ülkenin borç batağına saplanacağına dikkat çekiliyor. Ancak bu konudaki görüşmelerde ilerleme sağlanamıyor. Atina, borçlarının yüzde 50’sinden fazlasının silinmesinde ısrar ederken, banka ve sigortalar yeni devlet tahvilleri için daha fazla güvence istiyor. Atina ayrıca, son AB Zirvesi’nde karara bağlanan 130 milyar euro hacmindeki ikinci yardım paketine bel bağlıyor. Ancak bu paketin serbest bırakılması için Yunanların daha sıkı tasarruf önlemlerini sineye çekmesi, örneğin asgari ücretin kaldırılması, emekli maaşlarının daha da düşürülmesi, kitlesel işten çıkarmalar gibi önlemleri göze alması gerekiyor. Ama birçokları için tahammül sınırı çoktan aşılmış durumda. Daha şimdiden her ay 20 bin kadar insan işini kaybediyor. Neredeyse 24 yaşın altındaki her iki Yunandan biri işsiz. "Reçete yanlış" Bu kadar kurtarma teşebbüsünün ardından hastanın durumunun hala iyiye gitmemesi, Berenberg Bank’ın şefi Holger Schmieding için reçetelerin hatalı olduğunun bir kanıtı. Yunanistan'daki Lucas Papadimos başbakanlığındaki hükümet de başarılı görünmüyor Schmieding, "Tasarruf önlemleri çok katıydı. Ülke neredeyse ölesiye tasarrufa gitti. Oysa ki ülkenin ekonomik büyümeyi teşvik edici reformlarla uzun vadede ayakları üzerinde durabilmesi için daha fazla zamana ihtiyacı var. Özellikle de istihdamda açılımlar ve daha etkili bir idare oluşturmak için” diyor. Ekonomi uzmanı Langhammer de Yunanistan’da iyice şişmiş olan bürokrasinin ve iş piyasasındaki sınırlayıcı düzenlemelerin ülkenin büyük ihtiyaç duyduğu yatırımlara sekte vurduğu görüşünde. Dünya Bankası’nın “Doing Business Endeksi”nde Yunanistan, 2010 yılı itibarıyla 109'uncu sırada bulunuyordu. Langhammer bu durumu şu sözlerle yorumluyor: “Bazı Afrika ülkelerinden bile daha kötü bir durum. Böyle bir durum aslında Euro bölgesinden bir üye için geçerli olmamalı.” Şüphe artıyor Atina’nın reform yapma yeteneğine, ülkenin baş kreditörleri arasında bulunan Uluslararası Para Fonu bile şüphe ile yaklaşıyor. IMF, Yunanistan’ın özellikle vergi sistemi ve özelleştirmeye yönelik reformları ağırdan alması nedeniyle hayal kırıklığı içinde. Diğer Euro bölgesi ülkelerinin de sabrı taşıyor. Alman Maliye Bakanı Wolfgang Schäuble, Atina’nın bütçesini daha hızlı bir biçimde iyileştirmesini istiyor. Çek Merkez Bankası Başkanı ise, Yunanistan’ın Euro bölgesinden çıkartılmasını bile gündemde tutmak istiyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel ise bu kadar ileri gitmiyor. Merkel, Yunanistan’a bir şans daha verilmesini savunuyor, bu da ülkeye hissedilir bir parasal yardım enjekte edilmesi anlamına geliyor. Yunanistan’ın mart ayına kadar 89 milyar euroya ihtiyacı var. 20 Mart'ta 14,5 milyar euro hacmindeki eski tahvillerin yenileriyle değiştirilmesi gerekiyor. Mali yardımın imdada yetişmemesi, Yunanistan için nihai iflas anlamına gelecek. 10 Ocak 2012 |
||||||||
|
Biden 'den Yunanistan'a Destek |
||||||||
ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, Yunanistan’a ekonomik krizle mücadelede destek sözü verdi. Atina’da Cumhurbaşkanı Karolas Papulyas ve Başbakan Lucas Papademos ile görüşen Biden Washington’un Uluslararası para Fonu ve Avrupa Birliği’nin yardım koşullarını yerine getirmeye çalışan Yunanistan ile dayanışma içinde olduğunu söyledi. Biden, Atina’nın borç krizini çözmesi ve Avrupa Birliğinin üyesi olarak kalmasının Amerika’nın çıkarlarına uygun düştüğünü vurguladı. Türkiye’den Yunanistan’a geçen Biden Cumartesi günü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı evinde ziyaret etti ve iki saat süren bir görüşme yaptı. Türkiye'deki temaslarının iki ülkenin karşı karşıya kaldığı zorlukları ve endişe alanlarını kapsadığını belirten Başkan Yardımcısı; görüşmelerinde NATO, Afganistan, Irak ve PKK konularına değindiğini; Suriye ve Libya ile ilgili gelişmeler hakkında Türkiye'den bilgi aldığını bildirdi. Amerikalı yetkililere göre, Biden, görüşmelerde, terör ve Suriye’deki krize ağırlık vermekle birlikte, tutuklu yargılanma süresiyle Ermenistan konusuna da değindi. 05 Aralık 2011 |
||||||||
|
Venizelos: Yunanistan ölümcül tehlikeyle karşı karşıya |
||||||||
Yunanistan Maliye Bakanı Venizelos, ekonomik krizle mücadele eden Yunanistan'ın 'ölümcül tehlikeyle karşı karşıya bulunduğunu' söyledi. ATİNA - Yunanistan Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Evangelos Venizelos, Selanik'te yaptığı açıklamada, Yunan halkının ekonomik krizle mücadelede büyük fedakarlıklar yaptığını, buna karşın Avrupa'nın halen kararsız bir şekilde bocaladığını belirtti. Mali krizle olan mücadelede samimiyete ihtiyaç bulunduğunu ve herkesin tüm dikkatini bu konuya yöneltmesi gerektiğini ifade eden Venizelos, "bizim ve çocuklarımızın krizden sağlam çıkabilmesi için insanüstü bir ulusal çaba göstermek lazım. Ülke sendeleyen ve zorluk çeken bir Avrupa'nın içinde ölümcül tehlike altında bulunuyor" dedi. Venizelos, Yunanistan'ın üstlendiği yükümlülüklerini yerine getirmesi durumunda yeni tedbirler alınmasına ihtiyaç olmayacağını belirterek, "2011 ve 2012 yıllarıyla ilgili önlemler kanunlaştırıldı. Yeni önlem olasılığı yok. Yeter ki, bizler samimi ve adil olalım" diye konuştu. 27 Kasım 2011 |
||||||||
|
Kreditörler 80 milyar Euro'yu istemese de verecekler |
||||||||
Yunanistan Aralık'ta 8 milyar Euro, Ocak'ta ise 10 katını istiyor. Kreditörler bu miktarı mecburen verecek. ATİNA - Yunanistan, Aralık'ta ihtiyacı olan 8 milyar Euro'yu aldıktan sonra, Ocak ayında bunun 10 katı yardım istiyor. Uluslararası kreditörler ise, ardından İtalya'yı da sürükleyecek bir düzensiz temerrüt yaşanmaması için bu parayı istemeye istemeye verecekler. Yunanistan, kreditörlerin hazırladıkları 130 milyar Euro'luk ikinci kurtarma paketinin 80 milyar Euro'sunu peşin istiyor çünkü kamu sektörünün borçlarını, Yunan bankalarını batırmadan kapatabilmek için çok büyük miktarda paraya ihtiyaç var. Avrupalı liderler ise Yunanistan'ın söz verdiği gibi kamu mallarını özelleştirmemekte, vergi kaçaklarını izlememekte ve kamu harcamalarını kısmamakta ısrar ettiğini söylüyorlar. Öyle ki, Almanya ve Fransa liderleri geçen ay Yunanistan'ın Euro'dan çıkmasını bile önerme noktasına geldiler. Capital Economics'ten analist Ben May, "Yunanistan'ı ne kadar korkutmak isteseler de, iş son noktaya geldiğinde Euro Bölgesi hükümetleri düzensiz bir temerrüdün gerçekleşmesini istemeyebilirler. Yunan hükümeti de bunun farkında" dedi. Maliye Bakanı Evangelos Venizelos ikinci paketin büyük bir dilimine acilen ihtiyaç olduğunu gizlemiyor. Ne var ki yardımı verecek Uluslararası Para Fonu (IMF) , Avrupa Birliği ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) bir önceki paketin Aralık'ta ödenecek dilimini bile henüz serbest bırakmadılar. Venizelos Salı günü meclis'te yaptığı konuşmada, "Bir sonraki kredi dilimi ... 8 milyar Euro'luk altıncı dilim gibi olmayacak; bunun toplamda 80 milyar Euro'dan fazla olması gerekiyor" dedi. Bakan bu paranın en geç Şubat ayı başına kadar Yunanistan'a verilmesi gerektiğini belirtti. Günler geçtikçe her ne kadar son söz Euro Bölgesi kreditörlerinde görünüyorsa da, Yunanistan'ın temerrüde düşmesinin yaratacağı travmayı Euro Bölgesi kaldıramayabilir. Toplam borcu 360 milyar Euro olan Yunanistan her ne kadar İtalya kadar büyük bir risk teşkil etmiyorsa da, bu ülkeye istediği finansal yardımı vermemek, euro bölgesinin zorda kalan tüm üyelerine yardım edeceği inancını yıkacak. Londra'daki Berenberg Bank'tan kıdemli ekonomist Christian Schultz, "Belki de Yunanistan'ın Euro Bölgesi'nden çıkması fiyatlanıyor. Buna karşılık böyle bir durumda İtalya'nın temerrüde düşme olasılığı güçleniyor, böylece İtalya'yı kurtarmanın bedeli daha da artıyor" dedi. Londra'da IHS Global Insight'tan Diego Iscaro ise, Fransa ve Almanya'nın söylene söylene de olsa, sonunda büyük yardım dilimini onaylayacaklarını düşünüyor. Çünkü Avrupa Finansal İstikrar Fonu'nun, (EFSF) İtalya'yı kurtaracak güce sahip olmaması,Yunanistan'ın kurtarılmasını daha da önemli kılıyor. Iscaro, "Bence Atina'nın durumunun ne kadar sağlam olduğu dışarıdan pek anlaşılmıyor" dedi. 17 Kasım 2011 |
||||||||
|
Yunanistan Başbakanından Kritik Yorum |
||||||||
Yunanistan'ın yeni teknokrat Başbakanı Lukas Papadimos, ülkesinin kritik bir dönüm noktasında bulunduğunu söyledi. Yunanistan'da geçici işbirliği hükümetinin Başbakanı Lukas Papadimos, ülkenin Avrodan çıkma tehlikesi olduğunu söyledi. Papadimos, yeni hükümetin çalışma programının açıklandığı parlamentoda yaptığı konuşmada, Yunanistan'ın içinde bulunduğu durumdan kurtulmasının mümkün olduğunu belirterek, Yunan halkını birlikte mücadele etmeye çağırdı. Yunan başbakan, ülkenin kritik bir dönüm noktasında bulunduğunu, ya avro bölgesi içinde kalmak ya da dışına çıkmak arasında bir tercih yapmak zorunda olduklarını dile getirdi. Hükümetin öncelikli görevleri arasında yıl sonuna kadar vadesi gelen borçları ödemek olduğunu kaydeden Papadimos, ikinci önceliğin de Troyka ile yeni yardım paketi konusundaki müzakerelerin tamamlanarak imzalanması olduğunu belirtti. Papadimos ayrıca hükümetin önümüzdeki dönemde kurumsal reformları ivedilikle ele alacağını, özelleştirme programının ise sürdüğünü söyledi. 14 Kasım 2011 |
||||||||
|
Midilli'lerden duygulandıran Yardım |
||||||||
Yunanistan'ın Midilli adasındaki vatandaşlar kendi çabalarıyla topladıkları yardımları Van'daki depremzedelere dün teslim etti.
Midillili Yunan vatandaşları tamamen kendi çabalarıyla topladıkları bağışlarla karşıladıkları yardım, 300 adet el feneri, battaniyeler, bebek bezleri ve diğer gerekli yardım malzemeleri Van'a gönderdi. 11 Kasım 2011 |
||||||||
|
Yunanistan'da Kriz Çocukları Vurdu |
||||||||
Ekonomik krizin pençesine düşen Yunanistan'ın Euro Bölgesi'nden çıkarılıp çıkarılmaması tartışılırken, günlük hayatta krizden en çok etkilenenler çocuklar. Yunanistan'da son birkaç ay içinde geçim sıkıntısı nedeniyle binden fazla aile çocuklarını, yuvaya yerleştirmek için başvuruda bulundu. Komşuda kriz çocukları vurdu Yunanistan'da son birkaç ay içinde geçim sıkıntısı nedeniyle binden fazla aile çocuklarını, yuvaya yerleştirmek için başvuruda bulundu. Kriz sonrası birçok ailenin başta başkent Atina olmak üzere ülkenin diğer bölgelerinde çocuk köylerine başvurarak, yiyecek ve giyecek bulamadıkları için çocuklarını yurtlara yerleştirmek istediklerini belirtti. Alman Bild gazetesi, Atina'da çocuk köyünü ziyaret ederek, ekonomik kriz sonrası yurtlara yerleştirilen çocukların hikayesini yazdı. İKİ ÇOCUĞUN İÇ BURKAN HİKAYESİ Ionna, Atina'dan 100 kilometre uzaklıkta ailesiyle birlikte oturuyordu ancak krizle birlikte işsiz kalan anne ve baba, 9 yaşındaki çocuklarına ekmek bulamadıkları için bir hafta önce yurda yerleştirmek zorunda kaldı. Çocuk evi yetkilileri, Ionna'nın neredeyse iki saatte bir ağlama krizine girerek anne ve babasını istediğini söyledi. 7 yaşındaki Evagelis'in hikayesi de benzer. Atina'da ailesiyle birlikte oturan küçük çocuk kısa süre önce yurda yerleştirilmiş. Ailesi çocuklarını yurda yerleştirirken, "Evagelis burada daha sağlıklı büyüyeceksin" diyerek ikna etmeye çalışmış.
'BU KADAR KÖTÜ OLACAĞINI HİÇ DÜŞÜNMEMİŞTİM' Krizin en çok çocukları vurduğunu belirten Atina'daki çocuk evinin yöneticisi Yorgo Prototapas, bazı ailelerin yol parası bulamadıkları ve geçim sıkıntısı yaşadıkları için çocuklarını aylarca ziyaret edemediğini belirtti. Prototapas, "Eskiden sosyal sorunları olan ailelerin çocukları bize getiriliyordu. Ancak kriz sonrasında bu resim tamamen değişmeye başladı. Şimdi orta sınıfa mensup aileler, çocuklarıyla birlikte kapımızı çalıyorlar. Bu kadar kötü olabileceğini hiç düşünmemiştim" dedi. Kriz öncesinde sıkıntıya düşen ailelere, yakınlarının yardım ettiğini vurgulayan Prototapas, ancak artık her kesimden insanın ekonomik zorluk yaşadığını belirterek, "Tasarruf tedbirleri herkesi vurdu" şeklinde konuştu. İŞSİZLİK YÜZDE 20'YE YÜKSELECEK Yunanistan'da yıl sonunda işsizlik oranının yüzde 20'yi aşacağı tahmin ediliyor. Yurtlara yerleştirilen çocuk sayısında her geçen gün artış yaşanırken, devlet bir yandan da kamu harcamalarında kesintiye gittiği için bu durumdan çocuk yurtları da etkileniyor. Çocuk yuvalarına yapılan bağışlarda da önemli düşüş yaşandı. 11 Kasım 2011 |
||||||||
|
Yunanistan'ın yeni Başbakanı Papademos |
||||||||
Yunanistan'da yeni hükümet yemin etti Yunanistan'da, iki büyük parti olan iktidardaki PASOK ve ana muhalefet Yeni Demokrasi'nin (ND) desteğiyle kurulan Papadimos hükümeti Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas'ın önünde yemin ederek göreve başladı. ATİNA - Cumhurbaşkanlığı konutunda düzenlenen yemin törenine Başbakan Lukas Papadimos'un yanı sıra, kabinede yer alan bakanlar katıldı. Hükümetin yapısıyla ilgili açıklama yapılmazken, Yunan basınında çıkan haberlerde, 48 kişiden oluşan kabinede yeni hükümete destek veren tüm partilerin temsilcilerinin yer aldığı bildirildi. Haberlerde, eski Papandreu hükümetinin başbakan yardımcıları Theodoros Pangalos ve Evangelos Venizelos'un da yer aldığı yeni hükümette, Dışişleri Bakanlığı'na Yeni Demokrasi Partisi'nin Avrupa Parlamentosu milletvekili Stavros Dimas'ın getirildiği belirtildi. Hükümet programının pazartesi günü açıklanacağı bildirildi. 11 Kasım 2011 İflasın eşiğindeki Yunanistan’ın yeni umudu ‘Baba’ lakaplı iktisat profesörü Papademos oldu. Partiler üstü bir isim olması nedeniyle Türkiye’de “Yunanistan’ın Derviş’i” olarak adlandırılan Papademos’un ilginç portresi... Yunanistan’ın 64 yaşındaki yeni başbakanı Lucas Papademos, Euro ile özdeşleşmiş bir isim. İktisat profesörü Papademos, geçen yılın ortalarına kadar toplam sekiz yıl süreyle Avrupa Merkez Bankası Başkanvekili olarak görev yaptı. Yani, Euro'dan sorumlu iki numaralı isim konumundaydı. Papademos, bu zaman zarfında kusursuz bir üne sahip oldu: Avrupa Merkez Bankası’ndan uğurlanışı sırasında yapılan veda konuşmasında ondan, “çok zeki”, “rahat” ve "son derece saygılı” bir kişi olarak söz ediliyordu. Küresel finans krizi sırasında Avrupa Merkez Bankası'nda üslendiği zorlu görevden, Euro'nun gücünü koruyarak, alnının akıyla çıkmıştı. Bu nedenle Papademos'un geçici ulusal birlik hükümetinin başbakanlığına atanması, Yunanlıların Euro'ya sahiplenmesi ve halkın ondan çok şey umut ettiği şeklinde de yorumlanabilir. Papademos (solda), sekiz yıl Avrupa Merkez Bankası Başkanvekili olarak görev yaptı. Aslında önceki başbakan Yorgo Papandreu, iktisadî konulardaki birikimi ve uluslararası finans çevrelerindeki saygınlığı nedeniyle Papademos’u ekonominin başına getirmeyi arzu ediyordu. Ama Papademos bu görevi üstlenmek istemedi.
Yunanistan için Euro'yu savunmuştu Lucas Papademos, henüz 30 yaşında fizik, elektro teknik ve iktisadî bilimler öğrenimi gördü ve doktorasını da yaptı. İktisat alanında yurtdışında ve Yunanistan'da başarılı bir akademik kariyere sahip olan Papademos, bürokrasideki görevlerinde ise tartışmaların odağı olmuştu. 90’lı yıllarda Yunanistan Merkez Bankası’nın yöneticisi konumundayken bazı istatistiki düzeltmelere adı karıştığı iddiaları da bulunuyor. Yunanistan’ın daha o dönemlerde Euro Bölgesi’ne dahil olma fırsatını kaçırmamak için gerçek borç durumunu maskelediği öne sürülüyor. Öte yandan Yunan hükümetini maliye politikaları konusunda sürekli disipline etmeye çalışan da yine Papademos’dan başkası olmamıştı.
Papademos halkı ikna edebilecek mi? Medyada pek manşetlere çıkmayan Papademos, Avrupa Merkez Bankası başkanvekilliği sırasında malî kriz nedeniyle 17 AB ülkesinin uzlaşmasını sağlayabilmek için kulislerde elinden geleni yapıyordu. Bir zamanlar “Mr. Euro” diye adlandırılan Başbakan Papademos açısından şimdi yanıtlanması gereken soru, Yunanistan’ın Euro'da kalıp kalmaması değil, AB’nin uygulanmasını istediği "acı reçete" konusunda halkı ikna edip edememesi olacak. Papandreu istifa ederek koltuğu Papademos'a bıraktı Avrupa Merkez Bankası’ndaki görevi sırasında çalışma arkadaşları Papademos’un fırtınalı dönemlerde dahi sakin kalabildiğini, diplomatik tarzı ile insanları ikna edebilme yeteneği olduğunu belirtiyorlar. Olağanüstü stres durumlarında bile mizahî anlayışını yitirmediğine dikkat çeken çalışma arkadaşları, Papademos’un ayrıca müthiş bir çalışma kapasitesi olduğuna da işaret ediyorlar. Avrupa Merkez Bankası çevrelerinde adına atıfta bulunularak “Baba” diye de anılan Yunanistan’ın yeni başbakanı Lucas Papademos, tüm bu olumlu olarak nitelendirilen meziyetleriyle ülkeyi mali bunalımdan çıkartabilecek mi? Bunun kesin yanıtını Yunan halkı, en geç gelecek yıl erken seçimlere gidildiğinde verecek. 10 Kasım 2011 |