Hazer Tv, Ana sayfa©2005

Ana sayfaKapak

 

 

Son Güncelleme:21/05/12

Ana Haber Genel, Bilim ve Özel Dosyalar

Ülkeler Haber ve Genel Bilgileri

Dünya Kurum Haber ve Genel Bilgileri

Türkiye Haber ve Özel Dosyalar

Aktüel Haber, Video, Resim ve Özel Dosyalar

" Suriye " Güncel Haberleri

Ülkeler Haber ve Bilgileri

Suriye Güncel Haberleri

Suriye Genel Bilgileri

Suriye Resimleri

 

Önceki Sayfalar:

Suriyeli muhaliflerden şok iddia

Suriyeli muhalifler

 

Özgür Suriye Ordusu, Esad yönetiminin üst düzey yetkililerinin, düzenlenen bir operasyonla öldürüldüğünü öne sürdü

Özgür Suriye Ordusu Askeri Konseyi tarafından yapılan açıklamada, başkent Şam'da dün gece düzenlenen saldırıda, Suriye'deki krizin yönetilmesinden sorumlu konsey üyelerinin hedef alındığı belirtildi.

Özgür Suriye Ordusu'na bağlı "Sahabe Tugayları" adlı özel kuvvetlerin düzenlediği ifade edilen saldırıda, Suriye istihbaratının bir numaralı ismi ve Devlet Başkanı Esed'in eniştesi Asıf Şevket, İçişleri Bakanı Muhammed Şaar, Savunma Bakanı Davud Racih, Esed'in özel temsilcisi Hasan Turkmani, Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Tümgeneral Hişam Bahtiyar ile Baas Partisi yetkilisi Muhammed Said Bahityan'ın öldürüldüğü iddia edildi.

Açıklamada, saldırıda hedef alınan yetkililerin, tanınmamaları için farklı isimlerle Şami Hastanesi'ne kaldırıldıkları bildirildi.

Özgür Suriye Ordusu, saldırıyı düzenleyenlerin bölgeden kaçtığını belirtirken, olayın ayrıntıları ve kanıtlar hakkında ilerleyen saatlerde bilgi verileceğini duyurdu.

SURİYE YÖNETİMİNDEN YALANLAMA

Suriye resmi haber ajansı SANA ise iddiaları yalanlayarak, suikast haberinin asılsız olduğunu öne sürdü. SANA, saldırıda öldürüldükleri iddia edilen Şaar ile Turkmani'nin, görevlerinin başında olduklarına ilişkin mesajlarına da yer verdi.

20 Mayıs 2012

Suriye Rejimine Kimler Destek Veriyor?

Suriye Rejimine Kimler Destek Veriyor?

 

Özgür Suriye Ordusu Komutanı, bu konuda TRT Haber'e çarpıcı açıklamalar yaptı.

Özgür Suriye Ordusu Genel Sekreteri Ammar El Vavi, "Suriye rejimine, İran, Rusya ve terör örgütleri destek veriyor" iddiasında bulundu.

TRT Muhabiri Cuma Yavuz ve Kameraman Mehmet Erdem Kula, Suriyeli muhaliflerin önemli isimlerinden Ammar El Vavi ile Suriye'deki durumu görüştü. Özgür Suriye Ordusu Genel Sekreteri olan El Vavi ile komuta merkezinde görüşen TRT Haber ekibi, Suriye ordusuna yardım iddialarını sordu.

Destek Verenleri Açıkladı

Ammar El Vavi, "Suriye'de savaşan İranlı silahlı birlikler var. İran'ın teknolojik ve lojistik destekleri de devam etmekte. Sadece İran değil Maliki hükümeti, Mukteda Sadr ve Feylak Bedir ve Hizbullah da Suriye hükümetine açıktan destek vermekte. Rus hükümetinin de silah ve mühimmat yardımları var. Ayrıca rejim satın aldığı PKK'lı teröristleri dördüncü ordu ve jandarma birliklerine ilave edip onlara da halkı katlettirdi" diye konuştu.

İddialarının somut delillere dayandığını ifade eden Ammar El Vavi, "Zaten çok sayıda İranlıyı Suriye'de çatışmalarda yakaladık. Üzerlerinden İran rejim muhafızı alayında olduklarını ispat eden kimlikleri çıktı. Rusya'nın da Der'a Telel-Hara'daki istihbarat merkezleri olduğunu ve Lazkiye ile Tartus'ta hava savunma merkezleri olduğunu biliyoruz" dedi.

"Annan Planıyla Değişen Bir Şey Yok"

El Vavi, Annan Planı'nın, ülkede durumu değiştirmediği görüşünü dile getirerek, "Bu plandan sonra da saldırılar aralıksız devam etti. O günden bugüne bin şehit verdik. Ordu şehirlerden çekilmedi. Siyasi tutuklular serbest bırakılmadı. Ve barışçıl gösterilere izin verilmedi" diye konuştu.

Muhaliflerin uluslararası toplumdan istekleri var. El Vavi, bu konuda şu taleplerde bulundu:

"Suriye halkı, hava sahasının askeri uçuşlara kapatılmasını istiyor. Ayrıca halkın saldırılardan korunabileceği, güvenli bölgelerin oluşturulmasını istiyor. Tampon bölge uluslararası bir kararla oluşturulursa en azından Suriye birliklerinin hava saldırılarını engeller."

"Seçimler Tam Bir Komedi"

Suriye Ulusal Meclisi'nden desteklerini çekmelerinin söz konusu olmadığını kaydeden Ammar El Vavi, seçimleri de eleştirdi.

Ammar El Vavi, "Son seçimler tam bir komedi. Özellikle Dera, İdlip, Hama, Humus, Halep çevresi ve Deyr ez Zur'da adayların 3'te 2'sinden fazlası bizzat orduya bağlı kişiler. Özellikle bu bölgelerde aday olabilecek insanlarımızın ve seçmenlerimizin birçoğu öldürüldü" dedi.

Suriyeli göçmenler İçin Türkiye'ye Teşekkür

Türkiye'de misafir edilen Suriyeliler için teşekkür eden El Vavi, "Güvendeler, tüm istekleri, koruma, yeme, içme ihtiyaçları karşılanıyor. Türk yetkililere ve halkına çok teşekkür ediyorum. Türk Hükümeti gerçekten bu konuda dünyaya örnek bir çalışma sergiledi" şeklinde konuştu.

20 Mayıs 2012

Şam'da intihar saldırıları

Şamda intihar saldırıları

 

Suriye'nin başketi Şam'da düzenlenen iki ayrı intihar saldırısında en az 55 kişi hayatını kaybetti, 372 kişi de yaralandı.

Patlamanın askeri istihbarat binası yakınlarında sabah saatlerinde meydana geldiği bildirildi. Devlet televizyonu yanmış araçlar ve yolda açılan iki ayrı derin çukura ilişkin görüntüler yayınladı.

Devlet televizyonu, Şam'ın güneyinde askeri istihbarat tesisinin olduğu söylenen el Kazaz bölgesinde patlama sonrası meydana gelen hasarı gösterdi.

Televizyon, yaşanan iki patlamayı, başkentin güneyine doğru Kazaz bölgesinde meydana gelen 'terörist saldırılar' olarak niteledi.

Hükümet karşıtı eylemlerle sarsılan Suriye'de başkent Şam, geçen aylarda da bombaların hedefi oldu.

Rejim birlikleri ve muhalifler arasında ateşkes kararı alınsa da ülkede şiddet olayları devam ediyor. Humus, dün gece boyunca bombalandı.

İlk patlama sabah saat 08.00'da meydana geldi.

Görgü tanıklarıyla konuşan bir yerel gazeteci BBC'ye 'ilk patlamanın halkı o bölgeye çekme amacında olduğunu, ardından daha büyük ikinci patlamanın meydana geldiğini' söyledi.

Devlet televizyonu, bazılarının içinde yanmış cesetler bulunan araçların görüntülerini aktardı.

Görüntülerde, yol üzerinde iki büyük çukur oluştuğu görüldü.

Hedef alınan bölgede, askeri istihbarat tesisi ve terörle mücadele birimlerinin merkezleri olduğu belirtildi.

Şam'da bulunan BBC muhabiri Lyse Doucet, güvenlik kordonuna rağmen kalabalık bir grubun Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad yanlısı sloganlar attığını söyledi.

Doucet, kalabalık arasında Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye’yi suçlayanlar olduğunu ifade etti.

BBC'ye konuşan ve adının Ahmet olduğunu söyleyen bir Şamlı patlamaların duyduğu büyük patlamalar olduğunu belirtti.

BM gözlemci heyetinin başkanı General Robert Mood da olay yerinde incelemelerde bulundu.

Gözlemciler BM-Arap Ligi barış planı çerçevesinde Suriye'ye geçen aydan itibaren Suriye'ye gitmeye başlamışlardı.

Şu anda Suriye'nin genelinde 70 kadar gözlemci bulunuyor ancak gözlemcilerin varlığı şiddeti durdurmaya yaramadı.

Çarşamba günü, Hama ve İdlib'in kuzey tarafı da dahil olmak üzere ülkenin birçok yerinde şiddet olayları yaşandığı bildirildi.

BM, 2001 yılı Mart ayında rejim karşıtı gösterilerin başlamasından bu yana yaklaşık 9,000 kişinin hayatını kaybettiğini belirtiyor.

Suriye hükümetinin Şubat ayında verdiği rakamlara göre ise 2,493 sivil ve 1,345 güvenlik görevlisi olmak üzere toplam 3,838 kişi hayatını kaybetti.

10 Mayıs 2012

Suriyeli Kürtler PKK'ya karşı silahlanıyor

 

Suriyeli Kürtler

Kuzey Irak'ın Erbil kentinde faaliyet gösteren Türk-Kürt Çalışmaları Merkezi Başkanı Dr. Ali Othman, Suriyeli Kürtlerin ülkede yaşanan halk ayaklanmasındaki önemli rolünü ve terör örgütü PKK'nın Esed rejimiyle işbirliğini Yeni Şafak'a anlattı.

Othman, Esed rejiminin PKK'nın kontrolüne verdiği bölgelerde yaşayan Kürtleri ölüm tehdidiyle ayaklanmadan uzak tutmaya çalıştığını belirtti.

Kürtlerin Hafız Esed döneminden bu yana Baasçı rejimin baskısı altında yaşamak zorunda kaldığını anlatan Ali Othman, "Son 40 yılda Kürtlerin 3'te 1'i yerli Suriyeli olmadıkları bahanesiyle vatandaşlıktan çıkarıldı" dedi. Esed rejiminin şovenist bir politika uyguladığını ifade eden Othman, "1970'lerin sonunda Hafız Esed, Suriye Kürtlerini Türkiye ve Irak'tan izole etmek için Arap kemeri diye adlandırılan Arap yerleşimlerini yapılandırdı. Kürt yerleşim birimleri İsrail taktiği uygulanarak rejim tarafından istimlâk edildi ve buralara silahlı Arap bedeviler yerleştirildi" diye konuştu.

Dr. Othman, "Esed rejiminin bu tutumuna rağmen Kürtler neden halk ayaklanmasında daha aktif rol almadı?" sorusuna ise şu cevabı verdi: "Esed rejimiyle anlaşarak İran-Suriye hattında konumlanan PKK'ya bağlı örgüt Demokratik Birlik Partisi (PYD), Kürt bölgelerinde ayaklanmayı engelliyor. PYD'nin diğer Kürt hareketleriyle çatıştığı bir sır değil." PKK engellemesine rağmen Suriyeli Kürtlerin rejime karşı hareket halinde olduğunu da ifade eden Othman 1700 Suriyeli Kürt'ün askeri eğitim aldığını, bu güçlerin Kürt Ulusal Konseyi tarafından bölgede PKK'ya karşı durulması için kullanılacağını öne sürdü.

9 Mayıs 2012 - Önder Deligöz

Şiddete rağmen Suriye barış planı rayında

 

Suriye'de şehirlere göre ölüm adetleri

6 Mayıs 2012'de Toplam : 14301 ölüm

BM ve Arap Birliği'nin Suriye özel temsilcisi Kofi Annan'ın sözcüsü, Suriye'de ateşkesin çiğnendiğine ilişkin haberlere rağmen barış planının "rayında ilerlediğini" bildirdi.

Cenevre'de bir basın toplantısı düzenleyen sözcü Ahmed Fevzi, bir yılı aşkın zamandır süren krizin bir günde ya da bir haftada çözülemeyeceğini söyledi.

Bununla birlikte 12 Nisan'da uygulamaya sokulan ateşkese uyulmadığını da kabul eden sözcü, BM gözlemcilerinin sadece bulunmasının bile, büyük şiddet olaylarını önlediğini kaydederek uluslararası topluluğun barış girişimini desteklemesi gerektiğini bildirdi.

Ahmed Fevzi, "Ülkede ateşkese büyük çapta uyulduğunu gösteren işaretler alınmıyor, doğru. Ama yine de ufak çapta bazı işaretler alınıyor. Bazı ağır silahlar geri çekildi; bazılarıysa duruyor. Kimi şiddet olayları azaldı; bazı şiddet olaylarıysa sürüyor. Durumun tatminkar olduğunu söyleyemem." dedi.

Sözcü, Kofi Annan'ın arabuluculuk girişimlerinin kapalı kapılar ardında yürütülmesi dolayısıyla, dıştan hemen göze çarpmayan başka işaretler de alınmakta olduğunu kaydetti.

Fevzi, "Tatminkar ilerleme kaydedildiğini düşündüğümüz günlerde bile, bu, metreler, kilometrelerle değil, santimetrelerle ölçülebilecek boyutlarda oluyor. Böyle günlerde, ülkede tanık olduğumuz şiddetin boyutları bizi dehşete düşürüyor." dedi.

Suriye yönetimine muhalif gruplar, bugünkü çatışmalarda en az 10 kişinin öldüğünü belirtiyorlar.

Kuzeydeki Halep kentinde çocuklu bir çift, ateş altında kalarak öldü. Muhalifleri bünyesinde toplayan Yerel Eşgüdüm Komitesi, açılan ateşten hükümet yanlısı Şabiha milislerini sorumlu tuttu.

Hama vilayetinde de, bir yol kavşağında güvenlik güçlerinin ateş açması sonucu 3 kişinin öldüğü öğrenildi.

Şiddet olayları, Kofi Annan'ın barış girişimine bağlı kalınıp kalınmadığını izleyen BM Suriye Denetim Gücü'ne bağlı 50 dolayında silahsız gözlemcinin ülkede konuşlandırılmış olmasına rağmen sürüyor.

Mayıs sonuna dek 300 kadar gözlemcinin ülkede görevlendirilmesi bekleniyor.

Amerikan yönetimi Salı günü Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ı, Annan planını uygulama konusunda hiçbir çaba göstermemekle suçlamış; plan başarısızlığa uğrarsa yeni bir uluslararası yaklaşım gerekebileceğini bildirmişti.

06 Mayıs 2012

Halep Üniversitesi'ne Baskın

 

Halep Üniversiteli gösterici

Halep üniversitesine düzenlenen gece baskını

Suriyeli muhalifler hükümet kuvvetlerinin Halep’te üniversite lojmanlarına saldırarak en az altı kişiyi öldürdüğünü bildiriyor.

İnsan hakları gruplarına göre göz yaşartıcı bomba ve hakiki mermi kullanan hükümet kuvvetleri gece yarısı Halep Üniversitesini bastı.

Hükümet kuvvetlerinin en az 200 öğrenciyi gözaltına aldığını öne sürülüyor.

Baskın, üniversitede hükümet karşıtı bir gösteri düzenlenmesinden sonra meydana geldi.

Fransız haber ajansı Şam’da da en az iki baskın düzenlendiğini bildiriyor.

Öte yandan BM gözlemcileri kanlı çatışmalara sahne Hama ve Humus kentlerini gezerek tarafların ateşkese uymasıyla ilgili durum değerlendirmesi yaptı.

Gözlemcilerle birlikte iki kenti dolaşan Amerika’nın sesi muhabiri Elizabeth Arrott çatışmaların büyük hasara yol açtığını, evlerin duvarlarının delik deşik olduğunu, bazılarını tümüyle yıkıldığını söylüyor.

BM gözlemcilerine komuta eden Norveçli Tümgeneral Robert Mood Hama’da yaptığı açıklamada gözlemcilerin varlığının şiddeti sona erdirme çabalarında “yatıştırıcı etki” yapacağını ve siyasi diyalog yolunu açacağını belirtti.

BM gözlemcileri Suriye ordusunun kentler çevresindeki ağır silahlarını hala geri çekmediğini bildiriyor. Şu anda sayıları 31’e çıkan gözlemciler iki tarafı da ateşkesi ihlal etmekle suçluyor.

Halep Üniversitesi




 

 

 

 

Halep Üniversitesi'ne Baskın

BM’in tahminlerine göre Suriye’de geçen yılın Mart ayında başlayan ayaklanmada bugüne kadar en az 9 bin kişi hayatını kaybetti.

03 Mayıs 2012

BM'den Gözlemci Uyarısı

 

Norveçli Tümgeneral Robert Moo

BM, Suriye’de hızla çok daha fazla sayıda gözlemciye ihtiyaç duyulduğunu bildirdi.

Güvenlik Konseyinin 300 gözlemciyi onaylamasına rağmen şu ana kadar Suriye’de halen sadece bir düzine silahsız BM askeri görev yapıyor.

BM sözcüsü Neeraj Singh Şam’da yaptığı açıklamada çok sayıda gözlemcinin hızla Suriye’de görev yapar hale gelmesi için her çabanın gösterilmesi gerektiğini belirtti.

Singh bu açıklamayı BM gözlemcilerine komuta edecek Norveçli Tümgeneral Robert Moo’un Şam’a varışından birkaç saat önce yaptı.

General Mood Şam hava alanında gazetecilere yaptığı açıklamada gözlemcilerin tüm sorunları çözemeyeceğini savunarak tarafları çatışmaları durdurmaya ve ateşkesin çökmesini önlemeye çağırdı.

BM'den Gözlemci Uyarısı

 

Halen Humus, Hama, Daraa ve İdlib görev yapan gözlemciler hükümetle isyancılar arasında diyalog sürecini başlatacak ateşkesi sağlamakta güçlük çekiyor.

Çatışmalar Lazkiye ve Şam’ın banliyölerinde devam ederken en az 10 kişinin öldüğü haber veriliyor.

Suriye resmi haber ajansı SANA, hükümet kuvvetlerinin Lazkiye’ye denizden sızmaya çalışan silahlı bir grubu önlediğini bildirdi.

Öte yandan Lübnan donanması Libya’dan Suriyeli isyancılara silah götüren bir gemiye el koydu. Lübnanlı yetkililer, gemiden içi roket, el bombası ve otomatik silah dolu üç konteynır çıkarıldığını açıkladı.

30 Nisan 2012

'Muhaliflere silah taşıyan' gemiye el kondu

 "Lütfullah 2"

 

Lübnan donanması çok miktarda silah ve cephane taşıyan Sierra Leone bandıralı bir gemiye el koydu.

Üç konteyner silah taşıdığı belirtilen "Lütfullah 2" adlı geminin 11 kişilik mürettebatı göz altına alındı.

BBC Beyrut muhabiri Jim Muir, silahların Suriye'deki muhaliflere gitmekte olduğuna inanıldığını söylüyor.

Bir kasanın üzerinde 42 yıllık Kaddafi iktidarında Lübya'nın resmi adı olan Libya Arap Sosyalist Halk Cemahiriyesi'nin İngilizce kısaltmasını içeren "Tripoli/Benghazi SPLAJ" yazdığı belirtiliyor.

Rusya Mart ayında, Libya'yı Suriyeli muhaliflere silah vermekle suçlamıştı.

Lübnan'daki geçici BM gücü UNIFIL'in sözcüsü Milos Strugar, BBC'ye geminin Lübnan'daki bir limana demirlemeyi planladığını doğruladı.

Lübnan medyası el konulan gemide hafif ve ağır silahların bulunduğunu bildirdi.

 

"Lütfullah 2" nin güzergahı

Geminin Libya'dan yola çıktığı, Mısır'ın İskenderiye limanına uğradığı ve Lübnan'ın ikinci büyük limanı olan kuzeydeki Trablus limanına gelirken Lübnan donanmasınca durdurulduğu belirtiliyor.

Gemi Selaata limanında bekletilirken, silahlar boşaltıldı.

Lütfullah 2'nin sahibi Reuters ajansına açıklamasında geminin motor yağı taşıdığını ve silahtan haberleri olmadığını belirterek "Yasalar bana konteynerleri açıp içine bakma izni vermiyor" dedi.

Aynı kişi, gemiden önce Libya'dan Lübnan'a 12 konteyner "genel yük" taşınmasının istendiğini ancak üç günlük gecikme nedeniyle bu sayının üçe düştüğünü söyledi.

29 Nisan 2012

'Suriye'deki durum kabul edilemez'

BM Özel Temsilcisi Annan

 

Suriye’deki BM gözlemcilerinin verilerine göre ülkedeki çatışmalar hız kesmiyor. Devlet Başkanı Esad’ın verdiği sözü tutmadığını belirten Suriye Özel Temsilcisi Annan, durumun endişe verici olduğu açıklamasını yaptı.

BM ve Arap Birliği'nin Suriye Özel Temsilcisi Annan, BM Güvenlik Konseyi'nden yayımlanan video mesajında, Suriye'deki durumun kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Annan, Suriye'de görevli BM gözlemcileri ile yaptığı görüşme sonrasında güvenlik görevlilerinin sivillere ateş açmaya devam ettiği ve özellikle Hama kentinde çatışmaların hız kesmediği bilgisini aldıklarını açıkladı.

BM Güvenlik Konseyi'nde düzenlenen Suriye özel oturumu öncesinde, Annan'ın bir sözcüsü Şam yönetiminin söz verdiği gibi kentlerden çekilmediğini açıkladı. Sözcü, bu bilginin uydu görüntüleri üzerinden teyit edildiğini belirtti.

 

Suriye'de şehirlere göre ölümler

Ülkede patlama ve silah sesleri kesilmiyor

BM Güvenlik Konseyi'nde basına kapalı yapılan Suriye özel oturumunda, Kofi Annan'ın karar alındığı üzere tüm BM gözlemcilerinin en kısa sürede Suriye'de konuşlandırılmasını istediği bildiriliyor. Ülkede halihazırda 12 Nisan'da sağlanması beklenen ateşkes den bu yana 11 gözlemci bulunuyor.

BM barışı koruma operasyonları sorumlusu Herve Ladsous, ilk yüz gözlemcinin ülkeye gitmesinin en az bir ay süreceğini kaydetti. Ladsous, aynı zamanda Şam yönetiminin Suriye Halkının Dostları'na bağlı ülkelerin temsilcilerini ülkede istemediklerini de ifade etti. Bu ülkeler arasında ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Suudi Arabistan ve Katar yer alıyor.

Gıda yardımı yapılıyor

12 Nisan'da sağlaması beklenen ateşkesin üzerinden iki hafta geçti. Ancak ülkenin farklı kentlerindeki çatışmalar devam ediyor. Amerikan CNN televizyonu geçen salı günü Şam kentinde patlatılan bir bomba sonucu en az 35 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. BM'ye bağlı Dünya Gıda Programı (WFP), Suriye'de yaklaşık 100 bin kişiye gıda malzemesi dağıtıldığını ve gelecek haftalarda 500 bin kişiye ulaşma hedefinde olduklarını bildirdi.

26 Nisan 2012

BM ve Suriye Ateşkesin Ayrıntıları Konusunda Anlaştı

 

BM gözlemcileri

BM ve Arap Birliği'nin Suriye özel temsilcisi Kofi Annan'ın sözcüsü, Suriye Dışişleri Bakan yardımcısı Faysal Mekdat’ın imzaladığı anlaşmanın ateşkesin nasıl denetleneceğine de açıklık getirdiğini söyledi.

BM Genel Sekreteri Ban ki Moon, Şam hükümetinin, geçen hafta yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının yükümlülüklerine uymadığını açıklamıştı. Suriye’de 10 ayrı kente en az 3 ay süreyle 300 gözlemci göndermek isteyen Genel Sekreter yeni anlaşmayı yeni bir fırsat olarak niteledi.

Almanya’nın BM Büyükelçisi Peter Wittig ise, Suriye’ye yüzlerce gözlemci göndermeden önce Güvenlik Konseyi’nin koşulların uygun olduğuna ikna olması gerektiği görüşünde.

Paris’te Suriye’nin Dostları grubu da bu ülkedeki gelişmeleri değerlendirirken Suriye’de şiddet eylemleri sürüyor. İnsan hakları dernekleri Deyirelzur’da en az bir kişinin öldüğünü, Humus’ta ise top ateşi ve patlama sesleri duyulduğunu bildirdi.

19 Nisan 2012

Suriye, BM gözlemcileriyle işbirliğine yanaşmıyor

 

BM gözlemcileri

Kofi Annan’ın barış planını kabul eden Şam yönetiminin ateşkese uyup uymadığını denetlemek üzere Birleşmiş Milletler tarafından Suriye’ye gönderilen gözlemci heyetin bu ülkedeki çalışmaları sürüyor. Fakat BM kaynakları, heyetin güvenliğini sağlama gibi konularda Esad hükümetinin halen üzerine düşeni yapmadığını bildiriyor. Önümüzdeki günlerde gözlemcilerin sayısının artırılması ve heyete uçak ile helikopter temini planlanıyor.

Bu arada Katar Başbakanı Şeyh Hamad Bin Casim El Tani, dün Arap Birliği’nin Doha’daki bir toplantısı sonrasında basına açıklamalarda bulundu. El Tani, euronews muhabirinin, Suriyeli muhaliflerin silahlandırılması konusundaki sorusunu şöyle yanıtladı: “Çok iyi biliyoruz ki kendini savunmak meşru bir hak. Fakat, Katar’ın muhalifleri silahlandırmasına ilişkin soruları cevaplamak adına şunu söyleyebilirim; biz Suriye muhalefetini silahlandırmadık. Ancak durum kısa sürede bir çözüme kavuşmaz ise kendilerini savunmak için Suriye halkına yardım etmek zorundayız.”

Muhalif kaynaklar, Suriye’de ateşkese uyulmadığını ve özel temsilci Annan’ın Barış Planı’nın da işe yaramayacağını öne sürüyor. Esad yönetiminin ateşkesi kabulü üzerinden bir hafta geçmesine rağmen Suriye ordusunun halen Humus’ta operasyonlarını sürdürdüğü bildiriliyor.

Öte yandan, kentte silahların sustuğunu ve sivillere insani yardım ulaştırıldığını duyuran Suriye devlet televizyonu, yardımların dağıtımı için bizzat Humus’a giden Devlet Başkanı Beşar Esad ile eşi Esma Esad’ın görüntülerini yayınladı.

18 Nisan 2012

Suriye'de ateşkes yürürlükte

Suriye'de ateşkes

 

Suriye'de bir yılı aşkın süredir devam eden şiddeti son vermeye yönelik ateşkes yürürlüğe girdi.

Ateşkesin ilk saatlerinde durumun sakin olduğu, haftalardır Humus, Hama, İdlib kentlerini sarsan silah seslerinin sustuğu bildiriliyor.

Suriye hükümeti, dün ateşkese uyacağını ilan etmiş, ancak 'silahlı terör örgütleri'nin saldırılarına karşılık verme hakkını saklı tuttuğunu kaydetmişti.

Hükümet aleyhtarı gruplar Esad yönetiminin sözlerinde ne derece samimi olduğunu sorguluyor.

Suriye Ulusal Konseyi yönetimi zaman kazanmaya çalışmakla suçluyor.

Ancak muhalif gruplar hükümet kent ve kasabalardan ağır silah ve tanklarını çekerse, kendilerinin de silah bırakacağını söylüyor.

Gece boyu durum değerlendirmesini sürdüren Batılı ülkeler de Suriye'nin ateşkese uyup uymayacağı konusunda şüpheciydi.

Suriye'nin müttefikleri ise isyancı grupların da saldırılarını durdurması gerektiğinin altını çiziyor.

Annan iyimser

Ateşkes anlaşmasının mimarı olan BM ve Arap Birliği'nin özel elçisi Kofi Annan, dün Şam yönetiminden ateşkese uyacağına dair yeni güvenceler aldığını açıklamıştı.

Annan, dün Suriye'nin bölgedeki müttefiklerinden İran'daki temasları sırasında Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi ile görüştü ve destek istedi.

Bölgenin "bir şoka daha dayanamayacağını" söyleyen Annan, Suriye'de yapılacak yanlış hesap ve hataların "tahayyül edilemez sonuçları" olacağını belirtti.

Salihi ise "Barış planı bu yaklaşımı sürdürdükçe, İran da destek verecektir" dedi.

Kofi Annan'ın altı maddelik planı ateşkesin iki gün önce başlamasını ve bugünden itibaren tam olarak uygulanmasını öngörüyordu.

Ancak ilk aşama geçildiğinde Suriye ordusunun operasyonlarını sürdürmesi ateşkes girişimlerinin başarısı konusunda karamsarlık yarattı.

Planın sonraki aşamaları ise muhaliflerle masaya oturulmasını öngörüyor.

Suriye'deki şiddetin hafta başında Lübnan ve Türkiye sınırına da yayılması kaygıları şiddetlendirmişti.

Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan Çin ziyareti sırasında bu konuda ne yapacağını soran gazetecilere "Şimdi başka ülkeler uluslararası siyasette, hukukta ne yaptıysalar tabii ki Türkiye de sonunda onu yapacaktır. Bu bize uluslararası hukukun da tanıdığı haktır." diye yanıt verdi.

Erdoğan "Türkiye bir yerlere zorlanıyor, taşınıyor kaygısı taşıyor musunuz?" sorusunu ise şöyle yanıtladı:

"Bunu taşınıyor şeklinde mi değerlendirelim yoksa sınırımızda olan olay sebebiyle bize düşen insani bir görevin yerine getirilmesi olarak mı değerlendirelim. Bazen öyle şeyler olur ki planda yoktur, hesapta yoktur ama bu sizin başınıza kalabilir. Bunu elinizde bulabilirsiniz. Yani Suriye'de bu olayı ben böyle görmek istiyorum."

Başbakan, sınırda tampon bölge ilan edilip edilmeyeceği şeklinde bir soruyu ise "Şudur, budur kesin bir şey söyleyemem. Dedik ya masaya yatıracağız. En isabetli, en uygun olanı neyse oradan farklı olanına gitme gibi bir adımımız olacaktır. Farklıdan kastım da düşünmek istemediğimizdir, oraya gitmektir. Ama bizi buna zorlarsa Suriye rejimi zorlar." diye yanıtladı.

12 Nisan 2012

Çin'den Suriye'ye Çağrı

Çin, Esed hükümeti ve muhalifleri ateşekese uymaya çağırdı.

Suriye Sınırında Çatışma

Suriye'de şiddet Türkiye sınırına dayandı.

Kilis'teki kamplara açılan ateş sonucu bir tercümanla, iki Suriyeli yaralandı.

Suriye'deki çatışmalar Kilis'teki sınır bölgesine kadar yayıldı.

Suriye tarafından açılan ateş sonucu konteyner kentteki Türk kadın görevli kolundan yaralandı.

Görevli hastanede tedavi altına alınırken, bölgedeki çatışmalarda 2 muhalif de yaralandı.

Yaralılar Kilis Devlet Hastanesi'ne getirildi.

Güvenlik güçleri, Suriye askerleri ile muhalif güçler arasındaki çatışmanın halen devam ettiği sınır bölgesinde yoğun güvenlik önlemi aldı.

Dışişleri kaynakları, Suriye tarafından açılan ateşin bir an önce sonlandırılması için girişimde bulundu.

9 Nisan 2012

Suriyeli isyancılar yazılı güvence vermiyor

Suriye'de çatışmalı kentler

 

Suriyeli muhalif gruplar hükümetin ateşkes planının uygulanması için silah bırakacaklarına ilişkin yazılı güvence verme talebini reddetti.

Birleşmiş Milletler ve Arap Birliği özel elçisi Kofi Annan'ın barış planı, 10 Nisan itibariyle ateşkes ilanını hedefliyordu.

Ancak tanınan sürenin dolmasına 48 saat kala, hükümet yazılı güvenceler talep etti. Ayrıca Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan'dan isyancılara yardım sağlamaya son verme sözü istedi.

Suriye Dışişleri Bakanlığı isyancıların, askerlerin çekilmesinden yararlanarak toparlanıp silahlanmayacaklarından emin olmak istediklerini kaydetti.

Açıklamada "Kofi Annan henüz silahlı terör örgütlerinin her türlü şiddete son vermeyi kabul ettiklerine dair yazılı teminatlar sunmadığından, Suriye'nin 10 Nisan'da kuvvetlerini kentlerden çekeceğini söylemek doğru değil." denildi.

Hükümete karşı silahlı mücadele yürüten Özgür Suriye Ordusu'nun lideri Riyad el-Esad Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ı ateşkes anlaşmasını sabote etmekle suçladı.

Albay Esad, bununla birlikte kendilerinin ateşkese uyacağını söyledi. Ancak bu koşullar altında Şam yönetimi ile masaya oturmayacaklarını kaydetti.

Muhalif eylemciler Pazar günü hükümet kuvvetlerinin ülkenin çeşitli bölgelerinde düzenlediği saldırılar sonucu yaklaşık 70 kişinin öldüğünü söylüyor. Bu haberlere göre, hafta sonunda ölenlerin sayısı 180'i aştı.

Suriyeli eylemciler, Suriye birliklerinin tank ve helikopterlerin desteğinde Halep, İdlib ve Hama'ya saldırılarının sürdüğünü söylüyor.

 

Suriyeli muhalif gruplar

Kofi Annan, şiddetin yeniden tırmanmasını 'kabul edilemez' diye niteledi ve hükümetten tüm taahhütlerini yerine getirmesini istedi.

Ancak bu koşullar altında ateşkes girişimlerinin başarısızlığa uğrayacağı görüşü yaygın.

13 ay önce Esad yönetimi aleyhinde başlayan eylemler sırasında dokuz binden fazla kişinin öldüğü tahmin ediliyor.

Şiddeti dindirmek için yapılan uluslararası girişimler şimdiye dek sonuç getirmedi. BM nezdinde gündeme getirilen karar tasarılarına ise Rusya ve Çin, rejim değişikliğine yol açılmaması kaygısı doğrultusunda destek vermedi. Arap ülkelerinin ateşkes planı ve gözlemci göndermesi de şiddeti dindirmedi.

Suriye Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Cihad Makdisi, "Suriye Arap gözlemcilerin geldiği dönemde, silahlı kuvvetler kentlerden çekildiğinde yaşananların tekrarına göz yummayacaktır" dedi.

Makdisi "Suriye'nin çekilme için bir planı var ve bu uygulanıyor, ancak bunu tamamlamak ve asıl hedefe ulaşmak için kesinlikle diğer taraftan ve onları destekleyenlerden teminatlar gerekiyor" dedi.

Eski BM genel sekreteri Kofi Annan tarafından hazırlanan altı maddelik barış planı, 10 Nisan'dan itibaren ülkedeki tüm silahlı güçler ateş kesmeye başlamasını öngörüyor. Ateşkes 12 Nisan tarihinden itibaren tam olarak uygulanmaya başlanacak.

9 Nisan 2012

Şam yan çizdi, Çekilmiyor!

Şam çekilmiyor!

 

Şam: Yazılı güvence yoksa çekilme de yok

Suriye hükümeti, kent ve kasabalardaki askeri gücünü çekmeden önce muhaliflerin "yazılı güvence" vermesini istiyor.

Dışişleri Bakanlığı'nın yazılı açıklaması, Annan barış planının uygulanması için verilen sürenin dolmasına iki gün kala geldi.

Açıklamada, "BM ve Arap Birliği'nin Suriye özel temsilcisi Kofi Annan'ın henüz, silahlı grupların her türlü şiddetin sona erdiğini kabul ettiğine ilişkin yazılı güvence sunmadığı" belirtildi.

Cumartesi günü Suriyeli isyancılar, hükümet güçlerinin bir gün içinde 160'dan fazla kişiyi öldürdüğünü bildirdi.

Suriyeli eylemciler, Suriye birliklerinin tank ve helikopterlerin desteğinde Halep, İdlib ve Hama'ya saldırılarının bugün de sürdüğünü söylüyor.

Eski BM genel sekreteri Kofi Annan tarafından hazırlanan altı maddelik barış planına göre, 10 Nisan'dan itibaren ülkedeki tüm silahlı güçler ateş kesmeye başlayacak.

Ateşkes 12 Nisan tarihinden itibaren tam olarak uygulanmaya başlanacak.

Ancak, Suriye muhalefeti, Türkiye, Körfez ülkeleri ve Batılı devletler Suriye'nin planı uygulayacağına kuşkuyla bakıyor.

Suriye hükümeti, gelecek hafta yürürlüğe girecek ateşkes anlaşmasından önce bazı kent ve kasabalardan askerlerini ve tanklarını çektiğini iddia etmişti.

Bölgedeki BBC muhabiri, Suriye hükümetinin, muhaliflerin topyekun teslim olmasını istediğinin açık olduğunu söylüyor.

Öte yandan Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre ülkelerindeki olaylardan kaçarak Türkiye'ye sığınan bin 500 Suriye vatandaşı, Ceylanpınar'daki çadır kente yerleştirildi.

8 Nisan 2012

Suriye'de ateşkes öncesinde operasyonlar yoğunlaştı

Suriyeliler artık canından bezdi

 

Suriyeli isyancılar, hükümet güçlerinin bir gün içinde 130'dan fazla kişiyi öldürdüğünü iddia etti.

Çatışmaların, Birleşmiş Milletler aracılığıyla belirlenen 10 Nisan ateşkes tarihi öncesinde yoğunluk kazandığı belirtiliyor.

Uluslararası toplum ölü sayısının onbine yaklaştığı ülkedeki şiddet sarmalının durması için 12 Nisan'ı bekliyor.

Suriye'ye gizli olarak giren gözlemciler Hama kentinin bazı mahallelerindeki çatışmalarda 30'dan fazla kişinin öldüğünü belirtiyor.

Suriye hükümeti ise silahlı isyancıları, rejim yanlısı sivilleri öldürmekle suçluyor.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-mun, ateşkes öncesinde saldırıları artırmaması konusunda uyardı.

Türk yetkililer, Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ın BM ve Arap Birliği'nin barış planına onay vermesinin ardından ülkeden kaçan sığınmacıların sayısında artış olduğunu söylüyor.

Eski BM genel sekreteri Kofi Annan tarafından hazırlanan altı maddelik barış planına göre, 10 Nisan'dan itibaren ülkedeki tüm silahlı güçler ateş kesmeye başlayacak.

Ateşkes 12 Nisan tarihinden itibaren tam olarak uygulanmaya başlanacak.

Ancak, Suriye muhalefeti, Türkiye, körfez ülkeleri ve Batılı devletler Suriye'nin planı uygulayacağına kuşkuyla bakıyor.

Sabah saatlerinden itibaren Hama kentinde ağır silahlarla düzenlenen operasyonlar düzenlendiği, Humus'ta, Halep'te ve Dera kentlerinde ise güvenlik güçleriyle çatışmalar yaşandığı bildiriliyor.

Silahlı muhalifler Hama, Humus, Dera ve İdlib'te operasyonların tüm şiddetiyle devam ettiğini ve kentlerden kaçışların arttığını da dile getiriyor.

Güvenlik Konseyi'nden yeni çağrı

Bu arada BM Güvenlik Konseyi, Suriye'yi ateşkes konusunda verdiği sözleri tutmaya çağırdı.

Konsey bildirisinde Esad yönetiminden 10 Nisan'a kadar kent ve kasabalardan askerî birlikleri ve ağır silahları çekmesi istendi. Bildiride, bu adımların yerine getirilmesinden sonraki 48 saat içinde ateşkesin başlaması çağrısı yer alıyor.

Şam yönetimi, 1 Nisan'da Birleşmiş Milletler ve Arap Birliği'nin Suriye temsilcisi Kofi Annan'ın altı maddelik barış planını kabul etmişti. Konsey şimdi Suriye'den verdiği sözü "acil ve görünür şekilde" yerine getirmesini istediğini açıkladı.

 

Yıldönümünde, ölü sayısı onbine yaklaştı

Kofi Annan, BM Genel Kurulu'nu bilgilendirken, Suriye'deki tarafları şiddet son verip siyasi diyaloğa girmeye çağırdı.

Annan ateşkesin 12 Nisan'da yerel saatle 06.00'da yürürlüğe girmesini umduğunu söyledi.

'Türkiye muhaliflere silah veriyor'

Suriye'nin BM temsilcisi Beşar Caferi ise ateşkese en büyük tehdidin silahlı muhalefetten geldiğini söyledi.

Caferi, Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar'ın muhalifleri silahlandırdığını öne sürdü ve "İçişlerimize müdahalelerin durmasını istiyoruz. Bu ülkeler silahlı gruplara silah veriyor. Bu uluslararası hukukun ihlalidir" dedi.

Suriye'nin BM temsilcisi, plan uyarınca Suriye askerlerinin kentlerden çekileceğini ancak sivillerin korunması için polis gücünün kalacağını kaydetti.

Eski BM Genel Sekreteri olan Kofi Annan'ın barış planına bölgesel destek için 11 Nisan'da İran'ı ziyaret etmesi bekleniyor. BM Güvenlik Konseyi, sunulan raporların sonuçlarına bağlı olarak yeni adımları değerlendirebileceğini açıkladı.

7 Nisan 2012

Rusya: Suriyeli muhalifleri silahlandırmayın

 

Suriyeli muhalifler

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Suriye muhalefetinin "tepeden tırnağa silahlansa bile Suriye ordusunu hiç bir zaman yenilgiye uğratamayacağını" söyledi.

Lavrov Batı ve Arap ülkeleri askeri müdahelede bulunur ve muhalifleri silahlandırırsa yıllarca katliam yaşanacağını da kaydetti.

Körfez ülkeleri Pazar günü İstanbul'da yapılan toplantıda Özgür Suriye Ordusu adlı grubun savaşçılarına maaş ödemeyi kabul etmişlerdi.

Bu arada ABD Suriye hükümetini 10 Nisan'da yapılacağı söylenen ateşkes öncesinde şiddeti tırmandırmamaya çağırdı.

Amerika Birleşik Devletleri'nin BM'deki daimi büyükelçisi Susan Rice, 1 Nisan'dan bu yana yaşananların Suriye'nin, BM ve Arap Birliği temsilcisi Kofi Annan tarafından sunulan altı maddelik barış planına uyacağı konusunda umut vermediğini söyledi.

Rice, ABD'nin Suriye hükümetinin aniden yükümlülüklerini yerine getirmeye başlayacağından kuşku duyduğunu ve bu konuda kaygılı olduğunu söyledi ve Suriye yükümlülüklerini yerine getirmez ise Birleşmiş Milletlerin buna "hızla, ciddi bir yanıt" vermesi gerektiğini kaydetti.

Suriye hükümeti verilen takvime uyacağını söylemişti, ama muhalifler hükümeti BM gözlemcileri gelmeden ayaklanmayı bastırabilmek için zaman kazanmaya çalışmakla suçluyor.

Ülke dışındaki Suriye İnsan Hakları Gözlemevi adlı muhalif kuruluş Salı günü yaşanan çatışmalarda 58 sivilin öldüğünü, can kayıplarından 20'sinin kuzeydeki İdlib eyaletindeki Taftanaz'da ordu birlikleri ile isyancılar arasındaki çatışmalarda meydana geldiğini duyurdu.

Aynı örgüt Humus, İdlib ve Dera bölgelerinde 18 de Suriye askeri öldüğünü söylüyor.

Bu açıklamalar başka kaynaklardan doğrulanamıyor.

Bugün Humus da dahil çeşitli bölgelerden silah ve patlama sesleri duyulduğu haber veriliyor.

4 Nisan 2012

Annan'dan Yeni Hamle

 

Norveçli Orgeneral Robert Mood Suriye'ye gidiyor.

Norveçli Orgeneral Robert Mood Suriye'ye gidiyor.

Birleşmiş Milletler ve Arap Birliği Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan, gözlemciler konusunda ön görüşmelerde bulunmak üzere Norveçli Orgeneral Robert Mood'u Suriye'ye gönderiyor.

Ön görüşme ekibine başkanlık edecek olan Orgeneral Mood, muhtemel Birleşmiş Milletler gözlemci misyonunun detayları konusunda Suriyeli yetkililerle görüş alışverişinde bulunacak.

Özel Temsilci Annan, Beşşar Esed rejimine altı maddelik bir barış planı önermiş ve Esed de planı kabul etmişti.

Esed rejiminin Annan'ın planını uygulamaya başlaması durumunda Suriye'ye yaklaşık 250 kişilik bir Birleşmiş Milletler uluslararası gözlemci ekibinin gönderilmesi bekleniyor.

Kofi Annan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na Suriye konusunda detaylı bir brifing verecek.

Yeni Bir Karar Tasarısı Hazırlandı

Güvenlik Konseyi de, Suriye rejiminin 10 Nisan'a kadar silahlarını susturması konusunda bir karar tasarısı üzerinde çalışıyor.

Amerika Birleşik Devletleri, Güvenlik Konseyi üyelerine, Suriye rejimine, saldırılarına son vermesi ve kentlerden askerlerini çekmesi için 10 Nisan'a kadar süre tanınmasını öngören bir karar tasarısı dağıttı.

Annan, Suriye'nin bu süreyi kabul ettiğini belirtti, "Suriye askerlerini çektikten sonra 48 saat içinde muhaliflerin de çatışmalara son vermesi için girişimde bulunacağım" dedi.

Tasarı üzerindeki pazarlıkların devam ettiği bildiriliyor.

Şiddetli Çatışmalar Sürüyor

Ülkede çatışmalar da devam ediyor.

Suriye Genel Devrim Konseyi, birçok kentte yönetim karşıtlarına düzenlenen askeri operasyonlarda ve çıkan çatışmalarda ölenlerin sayısının 96'ya yükseldiğini açıkladı.

4 Nisan 2012

 

10 Nisan'a kadar

Suriye'de, askerlerin bazı kentlerden çekilerek üslerine dönmeye başladığı iddia edildi.

Adının açıklanmasını istemeyen bir hükümet yetkilisi, Associated Press'e (AP) yaptığı açıklamada, askerlerin nispeten sakin olan kentlerden çekilmeye başladığını, gerilimin yüksek olduğu kentlerde ise takviye edilen güvenlik güçlerinin dış mahallelerde konuşlandıklarını ileri sürdü.

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed, askerlerin ülkedeki kasaba ve kent merkezlerinden 10 Nisan'a kadar çekilmesini öngören BM ve Arap Birliği'nin Suriye özel temsilcisi Kofi Annan'ın planını kabul etmişti.

3 Nisan 2012

Esad 10 Nisan'a kadar askerlerini geri çekecek

Suriye hükümetinin, BM-Arap Birliği Özel Temsilcisi Kofi Annan'a 10 Nisan'a kadar askerlerini geri çekmeye söz verdiği bildirildi.

BM-Arap Birliği Özel Temsilcisi Kofi Annan, Suriye'ye ilişkin 6 maddelik barış planının uygulanmasıyla ilgili olarak BMGK'ya video konferans yoluyla bilgi verdi.

BM Güvenlik Konseyi (BMGK) Dönem Başkanı ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Susan Rice, basına kapalı yapılan toplantının ardından basına bilgi verdi.

Rice toplantıda, Annan'ın BMGK'ya, Suriye'deki kriz konusunda kabul ettiği başkanlık açıklaması ve kendi içinde gösterdiği birlik nedeniyle teşekkür ettiğini bildirdi.

Annan'ın Suriye yönetimiyle olan görüşmelerinde, durumun aciliyetini vurgulayarak Suriye yönetiminin halkın yaşadığı yerlerden askerlerini geri çekmesini, ağır silah kullanmayı bırakmasını istediğini bildirdiğini belirten Rice, Annan'ın, Suriye dışişleri bakanının dün kendisine bir mektup gönderdiğini ve mektupta ''Suriye ordusunun 1 Nisan'dan itibaren askerlerini çekmeye başlayacağını, ağır silah kullanmayı bırakacağını ve 10 Nisan'da da halkın yaşadığı yerlerden askerlerini çekmeyi tamamlamış olacağını bildirildiğini'' söylediğini kaydetti.

Rice şöyle konuştu:

''Sayın Annan, ideal olarak bu tarihin 10 Nisan'dan önce olmasını istediğini belirtmiştir. Sayın Annan, Suriye hükümetinden artık halkın yaşadığı yerlere girmeyip buralardan derhal çekilmesini istediğini, Suriye hükümetinin de bu sözü kendisine verdiğini bildirdi. Sayın Annan bu konu dışında 6 maddelik planın diğer kısımlarının uygulanmasıyla ilgili detaylı bilgiyi çok yakında Suriye hükümetinden almayı beklemektedir.''

Rice, Annan'ın yardımcısı Nasır El Kidva'nın da Suriyeli muhalif gruplarla görüştüğünü ve onlardan da, Suriye yönetiminin ateşkesi uygulamasının ardından 48 saat içinde kendi faaliyetlerini durdurmalarının istendiğini bildirdi.

2 Nisan 2012

Suriyeli isyancılara maaş bağlanacak

 

Suriyeli isyancılar

Suriye'de Beşar Esad yönetimine karşı savaşan isyancılara maaş bağlanacağı açıklandı.

Suriye Ulusal Konseyi (SUK) İstanbul'da düzenlenen "Suriye'nin Dostları" toplantısında saf değiştiren Suriyeli askerlere de para ödeneceğini bildirdi.

Delegeler, bu paranın zengin Körfez ülkelerinden geleceğini söyledi. Bu amaçla Suriye Ulusal Konseyi'ne her ay milyonlarca dolar gönderileceği belirtiliyor.

Toplantıda Suriye Ulusal Konseyi, Suriyelilerin 'meşru temsilcisi' olarak tanındı.

Şam, 70 kadar Batılı ve Arap dışişleri bakanının katıldığı toplantıyı "Suriye'nin düşmanları toplantısı" diye niteledi.

Rusya, Çin ve İran zirveye katılmadı.

'Annan planı açık uçlu değil'

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Şam'ın kabul ettiği, altı maddelik barış planının açık uçlu olmadığını söyledi.

Arap Birliği ve BM’nin Suriye özel temsilcisi Kofi Annan’ın hazırladığı plan, BM gözetiminde tüm tarafların şiddete son vermelerini öngörüyor. Plan, askerlerin ve ağır silahların kentlerden çekilmesini, mahkumların serbest bırakılmasını, insani yardımlara izin verilmesini ve gazetecilere yönelik sınırlamaların kaldırılmasını içeriyor. ABD Dışişleri Bakanı da Esad yönetimini uyararak "bahane ve oyalamaları" kabul etmeyeceklerini belirterek "Artık karar zamanı" dedi.

SUK Başkanı Burhan Galiyun, "Konsey, Özgür Suriye Ordusu mensubu tüm subay, asker ve diğer kişilere düzenli bir maaş bağlayacak." dedi.

Suriye Ulusal Konseyi'nin bir temsilcisi BBC'ye, daha fazla parasal kaynağın, dağınık haldeki Özgür Suriye Ordusu'nun kontrollü bir güce dönüşmesini sağlayabileceğini ve Suriye ordusundan kopmaları teşvik edebileceğini umduğunu söyledi.

Toplantıda, özellikle Suudi Arabistan gibi bazı ülkeler, Suriye'deki isyancıların silahlandırılması çağrısında bulundu. Ancak aralarında Türkiye ve ABD'nin de bulunduğu bazı ülkeler, topyekûn bir iç savaşa yol açabileceği kaygısıyla buna karşı çıkıyor.

BM, Esad rejimine karşı bir yıl önce başlayan ayaklanmada en az 9000 kişinin hayatını kaybettiğini tahmin ediyor.

2 Nisan 2012

Esad’a karşı 4 yeni adım

Suriye'nin Dostları, İstanbul Toplantısı

İstanbul’da toplanan ülkeler Esad rejimini köşeye sıkıştıracak yeni önlemler üzerinde anlaştı.

Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen Suriye Halkının Dostları zirvesinden Esad rejimini köşeye sıkıştıracak yeni kararlar çıktı.

Yaklaşık 83 ülke ve uluslararası kuruluşun katıldığı toplantıda görüş ayrılıklarını aşan temsilciler, sonuç bildirisi üzerinde anlaştı. Bildiri, atılacak yeni adımlarla Esad üzerinde uluslararası baskının daha da artırılmasını, muhaliflerin güçlendirilmesini öngörüyor.

Muhaliflerin çatı örgütü tanındı

Zirveden çıkan en dikkat çekici karar, muhaliflerin oluşturduğu Suriye Ulusal Konseyi’nin (SUK) itibarının güçlendirilmesi oldu.

SUK, ”muhaliflerin bir araya geldiği tek çatı örgütü” olarak, tüm Suriye halkının meşru temsilcilerinden biri olarak tanındı. SUK'un uluslararası toplumun muhalefetle temaslarında önde gelen muhatap olduğu vurgulandı.

İstanbul’da geçtiğimiz günlerde bir araya gelerek “Yeni Suriye’nin Ulusal Sözleşmesi’ni” ilan eden muhalifler, Suriye Ulusal Konseyi’nin “tek temsilci” olarak tanınmasını bekliyordu. Ancak konseyin henüz Suriye’deki tüm kesimleri temsil etmediğini düşünen ülkeler, dengeli bir kararla tüm muhalefete mesaj gönderdi.

SUK gelecek iki hafta içinde kendisini yeniden yapılandırmayı, tüm muhalif grupları çatısı altında toplamayı hedefliyor. Suriye Ulusal Konseyi’nin temsil tabanını genişletmesi ve Suriye halkının tek temsilcisi olarak kabul edilmesi durumunda, Esad rejimi uluslararası alanda meşruiyetini kaybetmiş olacak.

‘Annan planı takvime bağlanmalı’

Zirveden çıkan ikinci önemli karar, Suriye’de krize son vermeyi amaçlayan Annan Planı için bir takvim belirlenmesi talebi oldu. Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu birçok lider, Esad rejiminin Annan planını zaman kazanma amacıyla kullandığı eleştirisini getirmişti.

Zirve sonuç bildirisinde BM’nin Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan’ın çabalarına destek açıklandı, Annan’dan Esad rejiminin atacağı adımlar için bir “takvim” belirlemesi istendi. Bu takvim uyarınca, katliamların sürmesi durumunda, Suriye konusunun yeniden BM Güvenlik Konseyi gündemine taşınması gerektiği vurgulandı.

Diplomatik kaynaklar, takvim konusunda kararın Annan tarafından verileceğini dile getirdiler. Eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan, İstanbul’daki toplantıya davet edilmiş, ancak Annan 2 Nisan’da BM’ye rapor sunacağı gerekçesiyle mazeret bildirmişti.

Muhalifler silahlandırılacak mı?

Zirvede en çok tartışılan konulardan biri, Suriyeli muhaliflere silah desteği verilip verilmeyeceği oldu. Diplomatik kaynaklar Suudi Arabistan, Katar ve Körfez ülkelerinin muhaliflerin silahlandırılmasını istediğini ancak birçok ülkenin bu konuda çekinceleri olduğunu kaydediyor.

Zirve sonuç bildirisinde ülkeler, “Suriye halkının kendisini korumak için aldığı tüm meşru önlemlere” desteklerini açıkladı. Bu ifade, bazı gözlemciler tarafından, Suriye halkının “meşru müdafaa” hakkına vurgu olarak görülüyor.

Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, zirvenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, Suriyeli muhaliflerin bir yıl önce barışçıl olarak başlayan gösterilerinin, ordu birlikleri tarafından ağır silahlar kullanılarak bastırılmaya çalışıldığına işaret etti. Davutoğlu, “Bu koşullar altında Suriyelilerin yapabilecekleri her şeyi yapma hakları vardır” dedi, ancak ayrıntılı bilgi vermedi.

Muhaliflere mali ve teknik destek

Suriye Halkının Dostları grubu ülkeleri, muhalifleri mali ve teknik açıdan daha güçlü bir şekilde destekleme konusunda da anlaşmaya vardı.

Mali destekler ve Esad rejimine karşı ek yaptırımlar konularında “çalışma grupları” oluşturma kararı alan ülkelerin temsilcileri, Nisan ayında Paris’te bir araya gelecek.

İstanbul'da Esad yandaşları ve karşıtları çatıştı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye'nin Dostları Konferansı'nda konuştuğu sırada İstanbul Kongre Merkezi'nin önünde toplanan bir grup, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'a destek gösterisi yaptı. Esad yandaşları ve karşıtları arasında arbede çıkınca, polis biberli gazla müdahale etti.

İstanbul'da başlayan Suriye'nin Dostları Konferansı'nı Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad posterleri taşıyan kalabalık bir grup protesto etti.

Konferansın yapıldığı Harbiye'deki İstanbul Kongre Merkezi önünde toplanan ve yaklaşık 300 kişiden oluşan kalabalık Arapça, "Kanımız, canımız Esad'a feda" sloganları attı. BİBER GAZLI MÜDAHALE

Tamamına yakını Suriye vatandaşı olan protestocular Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın posterlerinin yanı sıra Rusya ve Çin bayrakları taşıdı.

Daha sonra Esad karşıtı bir grup da İstanbul Kongre Merkezi'nin önünde toplanınca iki taraf arasında çatışma yaşandı. Polis grupları dağıtmak için biber gazı kullanmak zorunda kaldı.

02 Nisan 2012

Suriyeli muhalifler tatmin olmadı

 

Suriye Ulusal Konseyi Başkanı Burhan Galyun

Suriye muhalefetinin önde gelen isimleri İstanbul'da toplandı. Muhalifler, Esad yönetiminin 'Annan planını kabul etme kararını' "zaman kazanma" olarak değerlendirdi.

İSTANBUL - Şam Yönetimi BM Özel Temsilcisi Annan'ın Suriye'deki şiddeti bitirmeye yönelik 6 maddelik planını kabul etti.

Ancak bu karar Suriyeli muhalifleri tatmin etmedi.

İstanbul’da düzenlenen Suriyeli Muhalifler Toplantısı’na katılan Suriye Ulusal Konseyi Başkanı Burhan Galyun, esad yönetiminin aldığı kararı değerlendirdi.

Suriye yönetiminin Annan Planı’nı kabul ettiğini açıklamasının burada yaşanmakta olan şiddeti örtme ve göz ardı etme yönünde bir zaman kazanma çabası olduğuna dikkati çeken Galyun, "Bu açıklama Suriye’deki şiddeti gölgelemek ve yeni şiddet olaylarını perdelemek için atılmış bir adım olabilir" dedi.

Galyun açıklamasında "Suriye’nin Dostları Konferansı yapılırken Annan Planı’nın kabul edildiğine dair yapılan duyuru, akıl karışıklığı oluşturmak için yapılan bir girişimdir. Şiddet olaylarının durdurulacağı yönünde yapılan açıklamaların hiçbiri bugüne kadar hayata geçirilmemiştir“ ifadelerine yer verdi.

GEÇİCİ HÜKÜMET İÇİN KOMİSYON

Toplantı sonrası Suriyeli muhalifler, Esad yönetiminin devrilmesi halinde kurulacak geçici hükümetin kurulması için bir komisyon oluşturmasına karar verdi. Buna göre komisyonun yapacağı çalışmalar daha sonra halk oylamasına sunulacak.

28 Mart 2012

Suriye Annan'ın planını kabul etti

Suriye Annan planı

 

 

Kofi Annan

Şam yönetimi, Kofi Annan’ın ülkede akan kanın durdurulması için sunduğu altı maddelik öneriler paketini kabul etti. Rusya, pazar günü İstanbul’da düzenlenecek " Suriye’nin Dostları" toplantısına katılmayacak.

Suriye yönetimi, BM ve Arap Birliği'nin özel temsilcisi Kofi Annan'ın, ülkede akan kanı durdurmak amacıyla sunduğu altı maddelik öneriler paketini kabul etti

Kofi Annan, Moskova'da ve Pekin'de yaptığı görüşmelerde planına destek almayı başarmıştı.

Rusya, bu planın Suriye'deki iç savaşı bitirmek için son şans olabileceğini ifade ederken Çin Suriye'deki tüm tarafları Annan'ın arabuluculuk çabalarına destek olmaya çağırdı.

Annan'ın sözcüsü Ahmed Fevzi, Suriye hükümetinin BM Güvenlik Konseyi'nin de onayladığı altı maddelik planı kabul ettiğini yazılı olarak bildirdiğini açıklayarak, “Bay Annan bunu, şiddet ve akan kanı durdurabilecek, çekilen acıya karşı yardım sağlayacak ve Suriye halkının meşru istekleri doğrultusunda bir siyasi diyaloğa zemin hazırlayabilecek önemli bir adım olarak görmektedir” dedi.

Fevzi, Annan'ın Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'a yazdığı mektupta, Şam yönetimini üstlendiği yükümlülükleri hemen uygulamaya geçirmeye çağırdığını ve geçtiğimiz yıl ayaklanma sırasında tutuklananların serbest bırakılmasını istediğini de vurguladı.

Annan'ın Barış Planı

1. Suriye halkının istek ve endişelerine yanıt sunacak Suriye öncülüğünde bir siyasi süreç

2. Sivillerin korunması için BM gözetiminde her tür silahlı şiddete son verilmesi

a) Hükümet meskun alanlara asker sevkini ve silah kullanımını durdurup buralarda bulunan askerleri çekecek

b) Muhalefet çatışmalara son verme taahhüdünde bulunacak

3. Tüm taraflar çatışma yaşanan bölgelere insani yardım sevkini sağlayacak ve insani amaçlarla her gün iki saatlik sükunet dönemleri sağlanacak

4. Yetkililer keyfi şekilde tutuklanmış kişilerin serbest bırakılması sürecinin hızını ve kapsamını artıracak

5. Yetkililer ülkede gazeteciler için hareket serbestisi temin edecek

6. Yetkililer toplanma ve barışçı şekilde gösteri yapma hakkına saygı gösterecek.

Paketin içeriği, BM eski genel sekreteri Kofi Annan'ın Güvenlik Konseyi'ne de sunulan öneriler paketi, Şam yönetiminin şu yükümlülükler altına girmesini içeriyordu:

Suriye halkının meşru istek ve endişelerini dikkate alan, Suriye öncülüğündeki siyasi bir süreçte BM özel temsilcisi ile işbirliği; sivillerin korunması ve ülkenin istikrara kavuşturulması için tüm tarafların BM gözetiminde etkin bir ateşkes sağlayarak çatışmalara son vermesi; çatışmalardan etkilenen tüm bölgelerde insanî yardımın sağlanması; keyfî olarak tutuklanan kişilerin serbest bırakılması; ülke çapında gazetecilerin seyahat özgürlüğünün sağlanması ve gazetecilere ayrımcılık içermeyen bir vize politikası uygulanması; barışçıl toplanma ve gösteri özgürlüğüne saygı duyulması.

Kofi Annan, Moskova'da ve Pekin'den destek aldı  

Rusya: Esad'ın gitmesi bir şey değiştirmez

Bu arada Suriye yönetimine karşı BM Güvenlik Konseyi'nde bir karar çıkarılmasını Çin ile birlikte veto eden Rusya'dan da Suriye konusunda mesajlar geldi. Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev, Beşar Esad'ın istifa etmesinin ülkede akan kanı durdurmayacağını belirterek, “Esad'dan kurtulmanın tüm sorunları çözeceği düşüncesi, çok dar görüşlü. Eğer Esad gidecek olursa çatışmanın devam etmesi ihtimali de artacaktır” dedi.

Rusya lideri Medvedev, Beşar Esad'ın istifa etmesinin ülkede akan kanı durdurmayacağını belirtti.

Rusya İstanbul toplantısına katılmıyor

Bu arada Rusya, pazar günü İstanbul'da başlayacak "Suriye'nin Dostları" toplantısına katılmayacağını açıkladı. Tunus'ta 24 Şubat'ta düzenlenen ilk toplantıya da katılmayan Rusya, bu girişimin, Annan'ın barış misyonunu zayıflatacağı görüşünde. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'un da katılacağı İstanbul toplantısında, Suriyeli muhaliflere iletişim donanımı ve tıbbî malzeme gibi "öldürücü olmayan" yardımın sağlanması konusundaki Türk-Amerikan girişiminin onaylanması bekleniyor.

Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Aleksander Lukaşeviç, bu tür bir girişimin Annan'ın Esad karşısında şansını azaltacağını belirterek, “Bu tür grupların, uluslararası toplum için konsolide bir pozisyon geliştirme yetisine sahip olmadığını düşünüyoruz. Daha ziyade, yapıcı değil bozucu bir tarzla hareket etme eğilimine sahipler. Bu da Bay Annan'ın misyonuyla bağlantılı olumlu değişiklikler sürecine zarar vermektedir” şeklinde konuştu.

27 Mart 2012

Şam Büyükelçiliği Kapatıldı

Büyükelçi Ömer Önhon

 

Büyükelçi Ömer Önhon İle personeli taşıyan gemi Beyrut Limanı'ndan ayrıldı.

Türkiye, Suriye'de akan kanın durması için devrede...

Başbakan Erdoğan'ın ABD Başkanı Obama ile görüşmesinden işbirliği kararı çıkmıştı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Helikopterlerle bombalamak suretiyle ölümler her geçen gün artıyor. Buna seyirci kalmak, müdahale etmemek mümkün değil" demişti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İran ziyaretinde de ağırlıklı konu Suriye olacak.

Ankara, her an felaket haberleri gelen Suriye için farklı politikalar da geliştiriyor.

Konsolosluk hizmetleri 22 Mart'ta durdurulan Şam büyükelçiliği kapatıldı.

Büyükelçiliğin internet sitesinden yapılan açıklamada; "Büyükelçiliğimiz 26 Mart 2012 tarihinden itibaren tüm faaliyetler geçici olarak askıya alacaktır. " denildi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı ile geri çağrılan Şam Büyükelçisi Ömer Önhon Suriye'den ayrıldı, büyükelçilik boşaltıldı.

Büyükelçi Önhon'un Türkiye'ye dönüşü, güvenlik nedeni ile, Lübnan üzerinden planlandı.

Halep Başkonsolosluğu ise faaliyetlerini sürdürecek.

Türkiye, bundan sonra sıradan açıklamalar yerine, net ve somut adımlar atılmasını istiyor.

Bunun için de 1 Nisan'da İstanbul'da toplanacak Suriye'nin Dostları Toplantısı, kritik öneme sahip...

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu; "Buradan hem güçlü bir mesaj, hem de bu insani trajediyi durdurmak ve Suriye halkına yardım ve destek ifade edecek uygulanabilir somut adımlar atmayı düşünüyoruz, bekliyoruz" dedi.

26 Mart 2012

Suriyeli Komutandan Gerçekler

Suriyeli Komutan

 

''Esed'in Ordusunu Rusya ve İran'ın Komutanları Eğitiyor.''

Suriye’de Beşar Esed’in ordusunda görev yaparken, verilen talimata uymadığı için ülkesini terk etmek zorunda kalan üst düzey askeri bir komutan, Suriye ordusunu Rusya ve İran’dan gelen komutanların yönettiğini söyledi.

Aslen İdlip’li olduğunu belirten subay, eğitimini Rusya’da tamamladığını ve ardından 6 aylık eğitimden sonra Suriye ordusuna girdiğini söyledi.

Suriye’nin Dera kentinde çok sayıda tankı yönetmek için görevlendirilen genç subay, burada sivil halkı bombalamadığı için ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Bir haftalık kaçış macerasının ardından Türkiye’ye sığınan genç subay, ülkesinde rejim karşıtı olan herkesin hastalandığı bahanesiyle götürülüp, iğne ile zehirlenerek öldürüldüğünü aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un yakın bir zamanda Suriye’yi ziyaret ettiğini ifade eden komutan, ziyaretin ardından Esed’in savaş stratejisini değiştirdiğini anlattı.

‘’Sergio Lavrov'un ziyaretinde, Suriye güvenlik güçlerinin göstericilere nasıl davranacağı ve onları nasıl durduracağı noktasında bilgiler paylaşıldığını biliyoruz. Ziyaretten sonra Suriye'de kontrol noktalarına daha fazla asker konuşlandırıldı. Yani güvenlik güçlerine taktiksel anlamda bilgiler verildi.” dedi.

Rusya’nın Kofi Annan planını onaylamasına rağmen hala Suriye güvenlik güçlerini silahlandırdığı ifade eden Komutan konuşmasını söyle sürdürdü: “Rusya Suriye’ye zaman kazanmaya yönelik taktikler ve uluslar arası çözümden nasıl kaçılabileceğini öğretiyor. Askeri Rus uzmanları Suriye’nin operasyon ofislerinde çalışıyor. Rus uzmanlar, gösterilerin nasıl bastırılacağını öğretiyor. Rus subaylarının hala Suriye’de olduklarını rahatlıkla söyleyebilirim.”

Kendisi, ordudayken üstü düzey askeri toplantılara Rusya’dan gelen generallerin de katıldığına şahit olduğunu ifade eden genç komutan, Rus ve İranlı subayların Suriyeli askerlere eğitim verdiklerini kaydetti.

Subay, Beşar Esed’in askeri bir yetenek olmadığını, savaştan anlamadığını düşündüğünü dile getirdi

İran’dan Suriye ordusuna, hem silah hem de asker gönderme yönünden destek var, diyen komutan şunları söyledi: “Bazı muhaliflerden İran askerlerinin Suriye'de sahada olduklarını duyuyoruz. İran devrim muhafızlarından çok sayıda asker yakalandı. Esed askerleriyle beraber hareket ediyor. Özgür Suriye Ordusu İran’dan gelen birçok aracı yakaladı. Bunların içinde çok sayıda silah ve mühimmat vardı. İran'dan Suriye’ye gelen bir uçakta silah ve mühimmat yakalanmıştı.”

Özellikle Rusya’nın silah ve mühimmat noktasında Suriye’ye destek verdiğini anlatan komutan, İran’ın ise hem silah hem mühimmat hem de asker noktasında yardımcı olduğunu ifade etti.

26 Mart 2012

İlginç Pilot iddiası!

İlginç Pilot iddiası!

 

 

Suriye'de ordudan ayrılan helikopter pilotunun, Halep'in kırsalında bulunan Azez bölgesindeki bir askeri birliği bombaladığı, ardından uçağıyla Türkiye'ye sığındığı iddia ediliyor

El Arabiya televizyonu; Suriye Milli Meclis üyesi Muhammed Anad'ın açıklamalarına dayandırdığı haberde, bir helikopter pilotuna Halep'in Azez bölgesindeki bir gösteriye ateş açması emri verildiği ve pilotun bu emre karşı çıktığı belirtildi. İsmi verilmeyen pilotun daha sonra Azez'de askeri bir binayı hedef alarak ateş açtığı kaydedildi. Pilotun şu an ise Türkiye'de olduğu iddia ediliyor.

SURİYE YALANLADI

Suriyeli yetkililer ise haberi kesin bir dille reddetti.

Kuveyt Haber Ajansı'nın SANA'dan aktardığına göre, Suriyeli resmi bir kaynak, yaptığı açıklamada bu haberlerin herhangi bir dayanağı olmadığını söyledi.

24 Mart 2012

Şam’da İki Bombalı Saldırı: 27 Ölü

 

Şam’da İki Bombalı Saldırı

Emniyet ve istihbarat binasının hedef alındığı saldırılarda 97 kişi de yaralandı

Suriye'nin başkenti Şam, güne 2 şiddetli patlamayla uyandı. Bombalı saldırılarda 27 kişi öldü. 97 yaralı var.

Bomba yüklü araçla yapılan saldırıların hedefinde emniyet müdürlüğü ve istihbarat servisine bağlı bir bina vardı.

Şam yönetimi, saldırıları "Suriye'nin terörist bir eylemlerin hedefinde" olduğunun bir kanıtı olduğunu kaydediyor.

Ancak muhalifler saldırının arkasında Beşşar Esed yönetiminin olduğunu ve bu tip eylemlerle rejim karşıtı ayaklanmaların gölgelenmek istendiğini savunuyor. Şam, Aralık ve Ocak ayında da bombalı saldırılara hedef olmuş ve onlarca kişi hayatını kaybetmişti.

17 Mart 2012

İran'dan 'Esad'ı kurtarma hamlesi

 

İran ve Suriye

İran ve Suriye'nin iki ülke arasında güvenli bir ticaret koridoru oluşturmak için masaya oturduğu iddia edildi. Projenin amacının iki ülkeyi Irak üzerinden kara, hava ve demir yoluyla birbirine bağlamak olduğu belirtildi.

Batı'nın İran ile Suriye'ye olan ambargo ve yaptırımları sürerken, iki ülkenin ulaştırma ve enerji konusunda ekonomik işbirliğine hazırlandığı haberleri geldi. İngiliz Daily Telegraph gazetesinin, Suriyeli yetkililerden ele geçirdiği belgelere göre İran ve Suriye, iki ülke arasında kara, demir ve havayolu ile elektrik hattı inşa etmeyi planlıyor. Buna ek olarak İran, Suriye'nin Şam ve Halep kentlerinde 12 bin 500 ev inşa edecek.

Amaç, Suriye ve İran arasında, Kuzey Irak üzerinden geçecek güvenli bir ticaret koridoru oluşturmak. Ancak bunun için önce Irak yönetiminin onayı gerekiyor.

Belgeler, Suriyeli ve İranlı bakanların geçen yıldan bu yana konu ile ilgili en az 9 görüşme gerçekleştirdiğini, bunlardan birine, İran'a yakınlığıyla bilinen Irak Ulaştırma Bakanı'nın da katıldığını ortaya çıkardı.

Buna göre üst düzey yetkililer, Irak'ın Esad'a olan sessiz desteğinin altını çiziyor. Ancak uzmanlara göre, henüz planlama devresinde olan bu proje, Suriye lideri Esad'ın devrilmesi durumunda İran'ı zor durumda bırakabilir.

Suriye göçmen tablosu

 

250 SURİYELİ DAHA TÜRKİYE'YE SIĞINDI

Suriye'den kaçışlar dün gece de sürdü. 250 Suriyeli daha Türkiye'ye sığındı. Katliam endişesiyle köylerini terk ederek Hatay'a gelen 250 Suriyeli, gece çadırkente yerleştirildi. Son göçle birlikte Türkiye'ye sığınan suriyelilerin sayısı 14 bin 750'ye ulaştı. Aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 511 kişi ise otobüslerle Gaziantep'in İslahiye ilçesine götürüldü. Olası yeni göçlerle yığılma yaşanmaması için nakiller devam edecek. Suriye'den kaçanların sayısı gün geçtikçe artıyor.

SURİYE'DEN 30 BİN KİŞİ KAÇTI

BM'nin açıkladığı rakamlara göre şu ana kadar ülke dışına en az 30 bin kişi kaçtı. Ülke içinde yaklaşık 200 bin kişi evlerinden oldu. Özellikle İdlib'den kaçan 13 bin kişinin Türkiye'deki 7 çadır kampına yerleştirildiği, iki yeni kampın açılmasıyla birlikte kampların kapasitesinin 45 bini bulacağı belirtildi.

KÖRFEZ ÜLKELERİ ŞAM BÜYÜKELÇİLİKLERİNİ KAPATIYOR

Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin, Suriye'deki baskının sürmesini reddettiklerinin bir işareti olarak Şam Büyükelçiliklerini kapatma kararı aldıkları bildirildi. Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Abdüllatif el Zeyani yayımladığı bildiride, bu kararlarına gerekçe olarak "Suriye rejiminin kendi halkını katletmeyi sürdürmesi, askeri seçeneği tercih etmesi ve krize çözüm bulmaya yönelik tüm girişimleri reddetmesini" gösterdi.

Zeyani, uluslararası toplumdan "Suriye'deki bu katliam ile Suriyelilerin yasal hakları ve onurlarının açıkça ihlal edilmesine son vermek için acilen ve kararlı bir şekilde harekete geçmesini" istedi. Bu ortak karardan önce, Suudi Arabistan ile Bahreyn Şam Büyükelçiliklerini kapatma kararı almıştı.

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), Bahreyn, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden oluşuyor.

16 Mart 2012

Suriyeli 5 Asker Daha Türkiye'de

 

Suriyeliler

Suriyeli, 1'i binbaşı, 1'i yüzbaşı 5 asker daha Türkiye'ye geçti.

Suriye'deki olaylardan kaçan Suriyelilerin, Hatay'ın Reyhanlı İlçesi yakınlarından Türkiye'ye geçişleri sürüyor.

Suriye ordusundan ayrılan bir binbaşı ile bir yüzbaşının aralarında bulunduğu 5 asker, Türkiye'ye geçti.

Askerler, Reyhanlı Hac Konaklama Tesislerindeki çadır kente götürüldü.

12 Mart 2012

Annan'dan Karamsar Açıklama

BM-Arap Birliği Temsilcisi Annan: "Şiddet olaylarını sona erdirecek bir anlaşmaya varılması bu şartlarda zor..."

Kofi Annan’ın Suriye’deki temaslarından somut sonuç çıkmadı. Suriye’de akan kanı durdurma misyonunun zorlu ve çetin olacağını belirten Annan, iyimserliğini koruduğunu vurguladı.

BM eski genel sekreteri ve BM’nin Suriye özel temsilcisi Kofi Annan, haftasonunda Şam’da Suriye yönetimiyle temaslarda bulundu. Cumartesi günkü görüşmenin ardından pazar günü Devlet Başkanı Beşar Esad ile ikinci bir görüşme yapan Annan, durumun ciddiyetine dikkat çekerek, “Durum o kadar kötü ve tehlikeli ki, başarısız olma lüksümüz yok” diye konuştu. Annan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Evet çetin olacak, zor olacak ama umuda sahip olmalıyız. Ben iyimserim. Çeşitli nedenlerden ötürü iyimserim. Öncelikle, kısa bir süreliğine buradaydım. Görüştüğüm hemen her Suriyeli barış istiyor. Şiddetin durmasını istiyorlar, yeniden normal yaşamlarına dönmek istiyorlar.”

11 Mart 2011

Annan'ın Esad'ı ateşkese ikna çabası

 

Annan'ın Esad'ı ateşkese ikna çabası

Birleşmiş Miletler ve Arap Birliği temsilcisi Kofi Annan, şiddeti durdurmaya yönelik diplomatik çabalar çerçevesinde Şam'da Suriye lideri Beşar Esad'la görüşüyor.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Kofi Annan'ın orduya ve muhalif güçlere ateşkes çağrısında bulunacağını açıkladı.

Suriyeli muhalifler, Cuma günü ülke genelinde güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu 77 kişinin öldüğünü söyledi.

Birleşmiş Milletler'in insani yardım koordinatörü Valerie Amos, çatışmalardan en fazla etkilenen bölgelere yardım ulaştırılması konusunda bir miktar ilerleme sağlandığını belirtmiş, ancak daha fazla şeyin yapılması gerektiğini vurgulamıştı.

Amos, bu bölgerin tamamına ulaşmayı amaçladıklarını ancak hükümetin zaman istediğini söyledi.

Suriye'de bir yıl önce reform çağrısıyla başlayan protestolar çatışmalara dönüşmüştü.

İç savaşın eşiğinde olan ülkede Birleşmiş Milletler'e göre şimdiye kadar 7500'ten fazla kişi öldü.

Suriye Hükümeti, "silahlı çeteler ve ülkeyi bölmek isteyen teröristler"e karşı savaştığını söylüyor.

'Derhal ateşkes'

Eski Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri olan Kofi Annan'ı, Şam havaalanında Suriye Dışişleri Bakanı Faisal Mikdad karşıladı.

Annan'ın Esad'la görüşeceği BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun tarafından açıklandı.

Annan ve Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil el-Arabi'yle telekonferans görüşmesi yapan Ban, "Üçümüzün de kaygıları, öncelikleri ve yaklaşımı aynı" dedi.

Genel Sekreter, "Önceliğimiz ordu ve muhalelet güçleri kaynaklı şiddeti durdurmak. Kofi Annan'dan tarafları acilen ateşkese çağırmalarını istedim." dedi.

10 Mart 2012

Türkiye'ye sığınan Generaller Altıya yükseldi

Generaller Altıya yükseldi

Muhaliflere uygulanan şiddet Suriye ordusunda kopmaları hızlandırdı.

Esed rejiminin muhaliflere uyguladığı şiddet, Suriye ordusundan ayrılmaları da beraberinde getiriyor. Dün sığınan dört generalle birlikte Türkiye'deki üst düzey asker sayısı 6 oldu.

Sabah gazetesinin haberine göre Suriye Devlet Başkanı Beşar Esed'ın emriyle muhaliflere yönelik olarak sürdürülen operasyonların şiddeti her geçen gün artarken, Suriye ordusu içinde de kopmalar yaşanmaya devam ediyor. Dün 4 general, 2 albay, 1 yarbay ve bazı subayların dün ordudan firar ederek Türkiye'ye sığındıkları bildirilirken, güvenlik gerekçesiyle hiçbirinin kimliği açıklanmadı. Daha önce sığınan iki generalle birlikte Türkiye'deki üst düzey Suriyeli asker sayısı 6 oldu.

Askerler Hatay'da

Daha önce Suriye ordusundan ayrılarak Türkiye'ye sığınan Tuğgeneral Mustafa el Şeyh'in ülkesinde kalan ailesine Esed rejimi tarafından çeşitli tacizlerde bulunulması üzerine, yeni gelen hiçbir askerin kimliğinin açıklanmaması kararına varıldığı bildirildi. Türkiye'ye sığınan askerlerin, Hatay'da kendilerini Yüksek Askeri Konsey olarak tanımlayan askeri oluşum bünyesine katılarak Esed rejimine karşı mücadeleye başladıkları kaydedildi. Yine ismi açıklanmayan üst düzey bir askerin de Suriye'de kalarak, ordu içindeki irtibatı sağlayacağı vurgulandı.

10 Mart 2012

İki General ile bir Albay da Türkiye'ye sığındı.

Reyhanlı Kaymakamı açıkladı; "Türkiye'ye gelenler arasında iki general ve bir albay da var"

Suriye'deki karışıklıktan kaçan ve aralarında iki general ile bir albay, bir astsubay ve bir başçavuşun da bulunduğu 234 kişinin Reyhanlı'ya geldiğini belirtti.

Kaymakam Yusuf Güler, yaptığı açıklamada, Suriye'de yaşanan iç karışıklık nedeniyle Türkiye'ye sığınmak isteyen Suriyeli sayısında son günlerde artış yaşandığını söyledi.

"ARALARINDA İKİ GENERAL DE VAR"

İlçeye bağlı Bükülmez, Kuşaklı ve Kavalcık köyleri sınırından Türkiye'ye giriş yapan Suriyelilerin ilçedeki çadır kentlere yerleştirildiğini vurgulayan Güler, ''Ülkelerindeki karışıklıktan kaçan ve aralarında iki general ile bir albay, bir astsubay ve bir başçavuşun da bulunduğu 234 kişi Reyhanlı'ya geldi'' dedi.

Güler, Türkiye'ye sığınma talebinde bulunan Suriyelilerin, güvenlik güçlerinin yaptığı kontrollerin ardından servislerle Hac Konaklama Tesislerindeki çadır kente yerleştirildiğini bildirdi.

09 Mart 2012

Suriye'de bakan yardımcısı direnişçilere katıldı

 

Bakan yardımcısı direnişçilere katıldı

Suriye Petrol ve Madeni Zenginlikler Bakan Yardımcısı Abdo Hüsamettin, hükümetten ayrılıp direnişçi güçlere katıldığını açıkladı.

YouTube'da yayınlanan bir videoyla taraf değiştirdiğini açıklayan Hüsamettin, Beşar Esad rejimini terk eden en üst düzey sivil yetkili oldu.

Yayınlanan videoda Abdo Hüsamettin, "Bu rejimden ayrılışımı, Petrol ve Madeni Zenginlikler Bakan Yardımcılığından istifamı ve Baas Partisi'nde ayrılışımı ilan ediyorum. Bu ülkenin devrimine katıldığımı bildiriyorum" dedi.

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'a hitaben Hüsamettin, "Bu ülkeye, halkım dediğin insanlara üzüntü ve ızdırap getirdin. Onları en temel ihtiyaçlarından mahrum bıraktın.

İnatçılığın ve kibrinle ülkeyi felaketin eşiğine getirdin." dedi.

2009 yılında Esad'ın imzaladığı bir kararnameyle göreve getirilen Abdo Hüsamettin "33 yıldır hükümetteyim. Görevimi bu rejimin suçlarına hizmet ederek tamamlamak istemiyorum. Evimi yakacaklarını, ailemi hedef alacaklarını, hakkımda yalanlar uyduracaklarını bilsem de adaletin sesine kulak veriyorum" dedi.

Abdo Hüsamettin

 

Orduda görev yapan askerler ve bazı üst rütbeli subaylar daha önce saf değiştirdiklerini açıklamış olsa da hükümette görev yapan siviller arasında bu tür değişiklikler çok alışılmış değil.

Esad muhalifleri, buna gerekçe olarak gizli polis teşkilatının hükümet görevlileri üzerindeki sıkı kontrolünü ve saf değiştiren kişilerin ailelerine yapılan misilleme saldırılarını gösteriyor.

Muhalifler, taraf değiştiren üst düzey ordu yetkililerinin ailelerinden çok sayıda kişinin Esad'a bağlı birlikler tarafından öldürüldüğünü savunuyor.

8 Mart 2012

Humus yerle bir olmuş

 

Humus yerle bir

Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinatörü Valerie Amos, Kızılay ekipleriyle birlikte Suriye'nin Humus kentinde haftalardır saldırı altındaki Bab-ı Amr semtine gitti.

Bab-ı Amr'da yaklaşık bir saat kalan Amos, bölgenin tamamen yerle bir olduğunu söyledi.

Yardım ekipleri geçen cuma gününden bu yana bölgeye girmek için bekliyor ve girişimlerde bulunuyordu.

Ancak Suriyeli yetkililer, bölgedeki patlamamış mühimmatın tehlike yaratabileceğini söyleyerek şimdiye dek buna izin vermemişti.

Muhalif eylemcilerin kalesi olarak nitelenen Bab-ı Amr bir ayı aşkın süredir hükümet güçlerinin bombardımanına hedef oluyordu. Bombardımanda yüzlerce kişinin öldüğü öne sürülüyor.

Suriye ordusu bir ay süren abluka ardından, isyancıları bölgeden püskürttüğünü, çok miktarda silah ve mühimmat ele geçirdiğini kaydediyor.

Devlet medyası da sivillerin kente dönmeye başladıklarını bildiriyor.

Kızılay ekibinin kentte nasıl bir tabloyla karşılaştığı ve bölgeye ne kadar gıda ve ilaç ulaştırabildiği henüz belli değil.

BM İnsan Hakları Amos, günlerdir Suriye hükümetine çatışmalara sahne olan yerleşimleri erişime açma çağrısında bulunuyordu.

Humus yerle bir olmuş

 

Muhalif eylemciler, hükümeti kente girişi erteleyerek insan hakları ihlalleri ve şiddetin izlerini silmek için zaman kazanmaya çalışmakla suçluyordu.

Suriye resmi haber ajansı SANA'ya göre Dışişleri Bakanı Velid Muallim, Şam'da görüştüğü Amos'a sivillere yardım ulaştırmayı kendilerinin de istediğini ve hükümetinin Amos ve beraberindeki ekiple işbirliği yapacağını söyledi.

Amos, bugün de Suriye Kızılayı'nın başkanı Abdulrahman Attar ile görüşecek.

Valerie Amos, Suriye'yi geçen hafta ziyaret etmek istemiş, ancak isteği kabul görmemişti.

Bölgedeki gazeteciler, tank ve askerlerin şimdi isyancıların destek gördüğü bir diğer nokta olan Türkiye sınırındaki İdlib'e doğru yöneldiğini bildiriyor.

Muhalif grupların temsilcileri İdlib'den şiddetli patlama ve bombardıman sesleri geldiğini bildiriyor.

Birleşmiş Milletler tahminlerine göre, Suriye'de bir yıldır devam eden şiddet olayları 7500'ü aşkın kişinin ölümüne yol açtı. Birleşmiş Milletler bu hafta çatışmalar nedeniyle bir kaç gün içinde iki bin kişinin de Lübnan'a kaçtığını açıkladı.

8 Mart 2012

Suriyeli babanın dramı

 

İsyanın devam ettiği Suriye, dünya basını için hala kapalı bir kutu. Arap medyasının ele geçirdiği son video ise vahşetin boyutlarını göz önüne seriyor. Keskin nişancılara hedef olan bir çocuk ve çaresiz babası...

Suriyeli babanın dramı

Kanlı olayların devam ettiği Suriye'de keskin nişancıların savunmasız halkı hedef aldığı iddiaları her geçen gün artıyor. Arap basınında yayınlanan bir video kaydı, Filistinli çocuk Muhammed Durra ve babasının dramını hatırlattı.

Görüntülerin en çarpıcı yeri öldüğü tahmin edilen oğlunun yanında duran şoka girmiş bir baba. Ne yapacağını bilemediği anlaşılan baba, sokak ortasında çaresizce etrafına bakınırken keskin nişancıların ateş etmeye devam ettiği görülüyor.

Görüntülerin Suriye'de isyanın ilk başladığı Dera kentinde şubat başında çekildiği belirtildi. İddiaya göre video cenaze törenine katılan savunmasız sivillerin, Suriye ordusunun keskin nişancıları tarafından hedef alındığı sırada çekildi.

Videonun devamında kurşunlara aldırış etmeden etrafına boş gözlerle bakan baba, çevredekiler tarafından kenara alınıyor. Ancak o noktada da keskin nişancılardan korunmaya çalışan kadın ve çocuklar göze çarpıyor.

7 Mart 2012

Suriye Ordusu Rastan'ı Bombalıyor

 

Rastan Bombalanıyor

Esad'a bağlı güçler, Rastan kentini bombalamaya başladı.

Suriye ordusu Humus'a 20 kilometre mesafede bulunan Rastan kentini bombalıyor.

İlk gelen bilgilere göre kentteki saldırılarda 4'ü çocuk 7 kişi öldü.

Humus'takine benzer bir katliamdan korkan halk kentten kaçmaya başladı.

Bombardıman yüzünden 2 binden fazla Suriyelinin Lübnan'a sığındığı bildirildi.

Öte yandan günlerce bombalanan Humus'un Baba Amr semtinde yaşanan insanlık dramı sürüyor.

Ordu birliklerinin, silahlı muhaliflerin çekildiği bölgede katliam yaptığı iddia ediliyor.

Muhalifler, ev ev baskınlar düzenleyen Esad'a bağlı güçlerin, 11 yaş üstü erkek çocuklarını tutuklayarak, bazılarını öldürdüğünü iddia ediyor.

Baba Amr'da iki gazetecinin öldüğü saldırıdan yaralı olarak kurtulan İngiliz gazeteci Paul Conroy'ın anlattıkları katliam iddialarını doğrular nitelikte.

Paul Conroy ‘’Suriyeli güvenlik güçleri Baba Amr'ı bombalarken hiç bir ayrım gözetmediler. Oradaki binaları içinde yaşayan insanlarla birlikte yok etmek istiyorlardı. Biz orada sivillerin sistematik şekilde katledildiğine tanık olduk’’ dedi.

Kente ilaç ve gıda yardımı götürmeye çalışan Kızılhaç'ın bölgeye girişine ise henüz izin verilmedi.

Şam yönetimi 'şehirde can güvenliği olmadığı' gerekçesiyle yardım konvoyuna izin verilmediğini iddia ediyor.

Muhalifler ise Esad yönetiminin semtte yapılan katliamı gizlemek için Kızılhaç'ı bölgeye sokmadığını öne sürüyor.

4 Mart 2012

Humus yeni Srebrenitsa mı?

Humus'ta ev

Suriye güçlerinin bombaladığı Humus'un Baba Amr semtinden yaralı halde çıkarılan İngiliz fotoğrafçı Paul Conroy, bombardımanın tarihe Srebrenitsa ya da Ruanda'da yaşananlarla kıyaslanacak bir katliam olarak geçeceğini söyledi.

Paul Conroy

 

47 yaşındaki Conroy'un yaralandığı bombardımanda İngiliz gazeteci Marie Colvin ile Fransız foto muhabir Rémi Olchik hayatını kaybetmişti.

Bu arada Suriye Kızılayı, geçen ay öldürülen İngiliz gazeteci Marie Colvin ile Fransız fotomuhabir Rémi Olchik'in cesetlerini Şam'daki Fransız ve Polonyalı diplomatlara teslim etti.

Paul Conroy, dün gece BBC'de yayımlanan Newsnight programında Baba Amr'da "sivil nüfusun sistematik şekilde katledildiğine tanık olduğunu" anlattı.

Bulunduğu savaş ortamlarından hiçbirinde bu seviyede bir tecrübe yaşamadığını anlatan Conroy, on yıl içinde tüm dünyanın bu olaydan dolayı utanç duyacağını söyledi.

Conroy, "10 yıl içinde bir soruşturma yapacağız ve insanlar bunlar nasıl yaşandı diyecek?" ifadesini kullandı.

Suriyeli güvenlik güçlerinin Baba Amr'a yönelik bombardıman sırasında ayrım gözetmediğini anlatan Conroy, burada yaşayan insanların ve binaların yok edilmeye çalışıldığını savundu.

Conroy, "Askeri hedef yok. Apaçık ve sistematik şekilde sivil nüfus katlediliyor." diye konuştu.

 

Humus

Paul Conroy, şarapnel yarası aldıktan sonra günlerce Baba Amr'da mahsur kalmıştı.

Londra'da kaldırıldığı hastanedeki odasında görüşülen Conroy, Humus'ta yaşayanların ölmeyi bekler halde olduklarını söyledi.

Uluslararası toplumu harekete geçmeye çağıran Conroy, Baba Amr düştüğünde, rejimin dikkatini başka bölgelere çevireceğini belirtti.

Suriye'de ayaklanma bundan bir sene önce barışçı gösterilerle başladı.

BM o zamandan bu yana 7500'ü aşkın kişinin öldürüldüğünü tahmin ediyor.

Suriye, güvenlik güçlerine mensup 1345 kişinin öldürüldüğünü söylüyor, ölen sivilleri sayısını ise 2493 olarak veriyor.

3 Mart 2012

AB, Esad rejimiyle ipleri koparttı

 

Suriye’de çatışmalar

AB liderleri Suriye’de sivil halka yönelik şiddeti sert dille kınayarak resmî makamları şiddet ve insan hakları ihlallerine derhal son vermeye çağırdı. Esad’a da "istifa et" mesajı gönderildi.

AB liderler zirvesinden Suriye'deki Esad rejimine yönelik sert mesajlar çıktı. Brüksel'de toplanan 27 AB ülkesinin devlet ve hükümet başkanları, Suriye'de elini kana bulayanlardan hesap sorulacağı mesajını verdi. Ortak bildiriyi açıklayan AB Konseyi Başkanı Herman van Rompuy, Suriye'de işlenen dehşet verici suçları rapor edenlerle yakın işbirliğini sürdüreceklerini ve sorumlulardan hesap sorulmasını sağlamakta kararlı olduklarını vurguladı.

AB liderleri ayrıca Esad rejimi üzerindeki baskıyı artırmak üzere yeni yaptırımları da yürürlüğe sokmaya hazırlanıyor. İngiltere Başbakanı David Cameron, Esad rejimi üzerinde baskıyı artırmak için mümkün olan en güçlü siyasi ve diplomatik ittifakı oluşturmaya odaklanmaları gerektiğini belirtti.

Miloşeviç benzetmesi

İngiltere Başbakanı David Cameron, Suriye'de Esad yönetimi yetkililerine rejime sırt çevirmeleri çağrısında bulunarak, aksi takdirde ellerindeki kanın hesabını vereceklerini söyledi. Cameron, Slobodan Miloşeviç'in savaş suçları mahkemesinde yargılanmasına atıfta bulunarak, “Sırbistan'da yaptığımız gibi, sorumluların hesap vereceği gün gelecektir” diye konuştu.

Suriye’de sivil halkHumus’un sürekli top ateşi altında olduğuna, elektrik, gıda ve ilaç bulunmadığına dikkat çeken Cameron, Humus'taki durumu "tam anlamıyla dehşet verici" olarak nitelendirdi ve kentte "Ortaçağ’dan kalma bir barbarlık" sahnelendiğini belirtti. Cameron, Esad rejimine karşı BM Güvenlik Konseyi’nde bir karar çıkarılmasını veto eden Rusya ve Çin’e de sert mesaj gönderdi ve Suriye’de çekilen acıya daha yakından bakmalarını ve "bu suçlu rejimi" destekleme konusunu yeniden düşünmelerini istedi.

Rusya'dan Batı'ya yanıt

Rusya Başbakanı Vladimir Putin ise Batı'yı Suriye'deki muhalefete destek vererek ülkedeki çatışmayı kızıştırmakla suçladı. Akan kanı durdurmak için hem Suriye hükümetini hem de muhalif güçleri işgal altındaki kentlerden çekilmeye çağıran Putin, Batı'nın muhaliflere silah bırakma talebinde bulunmayı reddetmesinin muhalifleri çatışmaları sürdürmeye cesaretlendirdiğini belirtti. Putin, “Esad'dan muhalifler girebilsin diye kentlerden askerlerini çekmesini mi istiyorlar? Bu dengeli bir yaklaşım mıdır?” sorusunu yöneltti.

Suriye’de çatışmalarFransa, Büyükelçiliğini kapatıyor

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy de, Suriye'de yaşananları "skandal" diye nitelendirerek, Humus'un haritadan silinme tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu belirtti. Ülkede yaşananların kabul edilemeyeceğini söyleyen Sarkozy, Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe ile birlikte Suriye'deki Fransız Büyükelçiliği'ni kapatma kararı aldıklarını açıkladı.

2 Mart 2012

Suriye'de Çatışmaların en şiddetlisi yaşandı

 

Suriye'de Çatışmalar

Sabah Esed güçlerini püskürtmeyi başaran Özgür Suriye Ordusu, öğlen geri çekildi

Suriye ordusunun, 27 gündür kuşatma altında tuttuğu Humus'un Baba Amr bölgesi şiddetli çatışmalara sahne oluyor. İnanılmaz bir direnişle Esed'e bağlı Suriye birliklerini püskürtmeyi başaran muhalifler, ordunun yeniden taarruza geçmesiyle kentten çekilmek zorunda kaldı.

Çok Sayıda Ev Ateşe Verildi

Humus'un Baba Amr bölgesinde Suriye ordusuna bağlı yaklaşık 7 bin asker, tankların desteğinde Baba Amr'da kontrolü ele geçirmek için taarruza geçti. Devlet Başkanı Beşşar Esed'in kardeşi Mahir Esed'in komutasındaki zırhlı tümenin de destek verdiği operasyonda çok sayıda ev ateşe verildi.

Esed Birlikleri Ağır Darbe Sonrası Çekildi

Sabah saatlerinde Özgür Suriye Ordusu'na bağlı askerler siperlerinden çıkarak Esed güçlerine ağır bir darbe vurdu. Beklenmedik bir direnişle karşılaşan Mahir Esed'in komutasındaki birlikler kenttten çekilmek zorunda kaldı.

Öğleden Sonra Karşı Taarruz

Öğleden sonra bir kez daha taarruza geçen Suriye ordusu, saatler süren sert çatışmaların ardından bölgede denetimi sağladı. Özgür Suriye Ordusu Humus'tan çekilmek zorunda kaldı.

Humus Hayalet Şehir

Son bir aydır çatışmaların ön cephesi konumundaki Humus, artık tamamen bir hayalet şehri andırıyor. Kentte sadece Şubat ayı içinde yüzlerce kişi öldü.

Ülke genelinde de çatışma ve operasyonlar sürüyor. Son olaylarda 25 kişi hayatını kaybetti.

Muhalifler, yaklaşık bir yıl önce başlayan Esed rejimi karşıtı gösterilerde ölenlerin sayısının 8 binden fazla olduğunu belirtiyor.

1 Mart 2012

Kuveyt, Hür Suriye Ordusu'nu destekleyecek

 

 

Esad'a karşı ilk adım Körfez'den geldi

Kuveyt Parlamentosu Hür Suriye Ordusu'nu destekleme kararı aldı.

Beşar Esad'ın halkına yönelik işlediği suçlar nedeniyle hakim karşına çıkarılması çağrısı yapan Kuveyt Parlamentosu kendi hükümetine, Şam yönetimi ile bütün ilişkilerin kesilmesi çağrısında da bulundu.

KÖRFEZ ÜLKELERİ RUSYA İLE SURİYE'Yİ KONUŞACAK

Diğer yandan Kuveyt Dışişleri Bakanı Şeyh Sabah Halid El Sabah milletvekilleri önünde yaptığı konuşmada, "Rusya Dışişleri Bakanı ile Körfez İşbirliği Konseyi bakanları arasında 7 Mart'ta Riyad'da bir toplantı düzenleneceğini" belirterek, "6 Körfez ülkesinin, Suriye'deki krizle ilgili Rusya'nın tutumundan duydukları hayal kırıklığını dile getireceklerini" kaydetti.

Bakan, Körfez ülkelerinin, Suriye halkının isteklerine cevap verecek bir tutum alması yönünde Rusya'ya çağrıda bulunacaklarını belirtti.

1 Mart 2012

Humus'ta kara harekatı

 

Humus'ta kara harekatı

Suriye'de ordu birliklerinin, üç haftadır kuşatma altında olan Humus'un bir semtine doğru ilerlediği haberleri geliyor.

Bu haberlere göre askeri birlikler, Özgür Suriye Ordusu'na bağlı yüzlerce isyancının bulunduğu Baba Amr semtine girmeye başladı.

Ancak operasyonun kapsamı henüz kesinleşmedi.

Reuters ajansına bilgi veren muhalif eylemci Muhammed el Homsi, kara harekatının başladığını söyledi.

El Homsi askerlerin el Basil futbol stadyumuna doğru ilerlediğini, "otomatik ve ağır silahların kullanıldığı yoğun çatışmalar yaşandığını" belirtti.

Şam'daki bir hükümet yetkilisi de Associated Press ajansına saldırının başladığını, bütün bölgenin birkaç saatte "temizleneceğini" belirtti.

AFP ajansına bilgi veren bir güvenlik kaynağı ise Baba Amr'ın ele geçtiğini, bölgenin "bina bina, ev ev tarandığını, bodrumlar ve tünellerde silah ve terörist arandığını" öne sürdü.

Muhalif kaynaklar, ülkenin üçüncü büyük kenti Humus'u kuşatan ordunun tank, top ve roketatarlarla sürdürdüğü bombardımanı bugün daha da yoğunlaştırdığını bildirmişti.

Kentte dün 100 kişinin öldüğü bildirilen bombardıman ardından, bugün elektriklerin kesik olduğu belirtiliyor.

BBC'nin Beyrut'taki muhabiri Jim Muir, bunun hükümetin haftalardır sözünü verdiği büyük operasyon olup olmadığının henüz belli olmadığını söylüyor.

Muhabirimiz geçmişte de yanlış alarmlar verildiğine ve sınırlı operasyonlar yapıldığına dikkat çekiyor.

Humus ve Baba Amr ile iletişimin neredeyse tamamen kesildiğini, bu nedenle sağlıklı haber almanın imkansız olduğunu kaydeden muhabirimiz, Baba Amr'da mahsur kalan sivil sayısı hakkında da tam bir bilgi olmadığını belirtiyor.

Yeni tasarının hedefi yardım

Öte yandan ABD ve Fransa, Suriye'ye insani yardımı gündeme getiren bir karar tasarısını BM'ye sunmayı planlıyor.

ABD ve müttefikleri, bundan önceki tasarıları yabancı müdahaleye zemin oluşturmasın diye reddettiklerini açıklayan Rusya ve Çin'in karşısına veto etmeleri daha zor bir metinle çıkmaya çalışıyor.

Çin Dışişleri Bakanı Yang Jiechi, ülkesinin Suriye'ye yardım gönderilmesi için uygun koşulların yaratılmasından yana olduğunu söylemişti.

Dün yapılan bir BM toplantısında, Suriye'deki ayaklanmada ölenlerin sayısının 7500'ü aştığı belirtildi.

Suriye ordusu Humus kentinde ve ülkenin başka yerlerinde operasyonlarına devam ediyor.

Edith Bouvier, William Daniels ve Javier Espinosa adlı gazetecilerin hala Humus'ta oldukları düşünülüyor.

Dün Sunday Times gazetesi fotoğrafçısı Paul Conroy'un Lübnan'a kaçırıldığı operasyonda 13 Suriyeli isyancı ölmüştü.

29 Şubat 2012

Tunus'tan Esad'a sığınma önerisi

Tunus'tan Esad'a sığınma önerisi

 

Tunus Cumhurbaşkanı Monsef Marzuki, ülkesinin Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'a sığınma hakkı vermeye hazır olduğunu bildirdi.

Marzuki, Tunus'ta Fransızca basılan La Presse gazetesine verdiği ve yarın yayımlanacak demeçte, "Tunus, Suriye'deki anlaşmazlığın müzakere edilerek sona erdirilmesi çerçevesinde Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad ve yakınlarına sığınma hakkı tanımaya hazır" diye konuştu.

Monsef Marzuki, geçen Cuma Tunus'ta 60 ülkenin katılımıyla yapılan "Suriye'nin dostları" uluslararası konferansında, Beşşar Esad ve ailesine "adil dokunulmazlık" verilmesini istemiş ve Suriye liderinin Rusya'ya olası sığınmasını gündeme getirmişti.

Humus Mahir Esad'a teslim edildi

Suriye ordusunun, muhaliflerin kalesi Humus kentindeki operasyonları üç haftadır devam ediyor. Kentteki direnişi kıramayan Devlet Başkanı Beşşar Esad, Humus'taki direnişi kırmak için kardeşi Mahir Esad'ı görevlendirdi.

Suriye'deki muhalifler, Mahir Esad'a bağlı 4. Bölük bünyesindeki özel birliklerin Humus'a gönderildiğini ve kente şiddetli bir saldırının başlatıldığını iddia etti. Mahir Esad'a bağlı birliklerin gece yarısı tanklar eşliğinde kent merkezinden Baba Amr semtine doğru ilerleyerek operasyonlarına başladığı belirtildi.

Suriye Ordusu'nun özel birlikleri olarak bilinen 4. Bölüğün komutanlığını Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın kardeşi Mahir Esad yapıyor. Mahir Esad ayrıca 12 bin kişiden oluşan Cumhuriyet Muhafızları'nın da komutanlığını üstlenmiş durumda. Bu özel birlik daha çok Alevi kökenli askerlerden oluşuyor.

TAHLİYE GİRİŞİMİ BAŞARISIZ OLDU

Uluslarası Kızılhaç Örgütü ise, Suriye ordusunun bombardımanı altındaki Humus'tan yaralı iki Batılı gazeteciyi tahliye etme girişiminin başarısızlıkla sonuçlandığını açıkladı.

Uluslararası Kızılhaç Örgütü kardeş kuruluşu, Suriye Kızılayı'ndan bazı ambulansların, kentte isyancıların mevzilendiği Baba Amr mahallesine gittiklerini ancak gazetecileri alamadan geri döndüklerini belirtti.

 

yaralı İngiliz gazeteci, Paul Conroy

Suriye'deki yaralı İngiliz gazeteci kurtarıldı

Suriye'nin Humus kentinde yaralı olarak günlerdir kurtarılmayı bekleyen İngiliz gazeteci Paul Conroy Lübnan'a kaçırıldı. Suriyeli muhaliflerin Lübnan'a kaçırdığını iddia ettiği Fransız gazetecinin ise hala Suriye'de olduğu belirtildi.

Amerikan gazeteci Marie Colvin ve Fransız foto muhabiri Remi Ochlik'in öldürüldüğü saldırıda yaralanan İngiliz gazeteci Paul Conroy, Lübnan'a kaçırıldı. Muhaliflerin, Lübnan'a kaçırdığını iddia ettiği yaralı Fransız gazeteci Edith Bouvier'in ise hala Suriye'e olduğu belirtildi.

Fransız gazeteci Bouvier ve İngiliz meslektaşı Paul Conroy, 22 Şubat'ta Suriye ordusunun bombardımanında öldürülen Amerikan Marie Colvin ve Fransız foto muhabiri Remi Ochlik'le birlikte yaralanmıştı.

FRANSIZ GAZETECİ AMBULANSA BİNMEDİ

Fransız gazeteci Edith Bouvier'nin ambulansa binmeyi reddettiği, tahliye edilecek diğer kişilerin de dayanışma için Baba Amr'ı terk etmedikleri açıklanmıştı.

Suriyeli muhalifler, dünkü çatışmalarda çoğu Humus'ta bir kontrol noktasında olmak üzere en az 125 kişinin öldüğünü açıkladı.

28 Şubat 2012

Suriye’de yaralanan Fransız gazeteci: Kurtarın bizi

Suriye ordusunun tankları 20 gündür bombardıman altındaki Humus kentinde, Sünni muhaliflerin yoğun olduğu Bab-ı Amr mahallesine girdi. Kentte son ölü sayısı, dün 80 olarak verildi.

 

Edith Bouvier, tahliye talebi

Birleşmiş Milletler Suriye Komisyonu, ordunun insanlığa karşı suç işlediğini belirtiyor.

Humus kentinde İngiliz fotoğrafçı Paul Conroy ile birlikte yaralanan Fransız Le Figaro Gazetesi’nde çalışan Edith Bouvier bir an önce tahliye edilmeleri talebinde bulunuyor:

“Geçtiğimiz çarşamba sabahı Marie Colvin ve Remi Ochlik’in de aramızda bulunduğu bir grup gazeteci olarak saldırıya uğradık. Tahliye edilmek ve tedavi görmek için bir an önce ateşkes sağlanması gerekli.”

İnsan hakları örgütleri de sivillere yardım ulaştırabilmek ve yaralıların tahliyesi için günde en az iki saatlik bir ateşkes yapılmasını istemişti.

Humus’ta hayatını kaybeden İngiliz Sunday Times gazetesi muhabiri Amerikalı Marie Colvin ve Fransız foto muhabiri Remi Ochlik ise Humus ve Şam’da yapılan muhalif gösterilerde anıldı.

Bir göstericinin pankartındaki yazı muhaliflerin düşüncelerini özetliyordu: “Humus’ta bir saatte 60 kişi öldü. Buna seyirci kalan tüm Arap liderler de bu işten sorumludur.”

Suriye Enformasyon Bakanlığı ise ne Colvin’in de de Ochlik’in ülkeye girdiklerinden haberleri olmadığını belirterek, Suriye’deki yabancı gazetecilerin en yakın göçmenlik bürsouna giderek kendilerini kayıt ettirmeleri ve ülkeye izinsiz giriş yapmamaları tavsiyesinde bulundu.

Suriye’ye haber yapmak için giden ancak hayatın kaybeden gazetecilerin hikayelerini ise kimi Suriyeli siviller haber yapıyor. İnternete yüklenen bu amatör videoda bir Suriyeli, Colvin ve Ochlik’in öldüğü yerleri göstererek son yaptıkları haberin ölen bir bebek hakkında olduğunu bildiriyor.

24 Şubat 2012

Esad referandumu Kazandı

Yeni Anayasa % 89,4 ile kabul edildi.

Suriye'de Referandum Sonucu...

Suriye'de şiddetin gölgesinde yapılan referandumda oylanan yeni anayasa kabul edildi.

Ülke genelinde çatışma ve operasyonlar ise devam ediyor. Son şiddet olaylarında ölenlerin sayısı 68'e yükseldi.

Suriye'de Baas partisinin iktidar tekeline son vermeyi ve çok partili sisteme geçilmesini öngören anayasa %89,4 ile kabul edildi. Katılım oranı ise % 57,4 olarak açıklandı.

Ülke genelinde operasyon ve çatışmalar ise devam ediyor.

Uzun süredir ilk kez Hama'ya girmeyi başaran Kızılhaç, 12 bin kişiye yardım malzemesi ulaştırdı.

Kızılhaç'ın Humus'taki yaralıların tahliyesi için girişimleri de sürüyor.

Uluslararası toplum da Suriye'deki gelişmeleri yakından takip ediyor.

Katar Başbakanı Hamid Bin Casım el Tani, Suriyeli muhaliflere silah yardımından yana olduklarını söyledi.

Rusya Başbakanı Vladimir Putin, Batının Arap Baharı'nı kendi çıkarları için desteklediğini belirterek, Suriye'ye karşı askeri güç kullanılmaması uyarısında bulundu.

27 Şubat 2012

Suriye'de Referandum neleri içeriyor?

Suriye'de Referandum

 

Suriye’de halk, Beşar Esad rejiminin Anayasa reform taslağını oylamak üzere pazar günü sandık başındaydı.

On dört milyon 600 bin Suriyelinin sandık başına çağrıldığı referandum, muhalefet tarafından boykot edildi.

Anayasa taslağı elli yıllık Baas partisinin iktidar tekeline son veriyor, ancak Devlet Başkanı Beşar Esad'ın neredeyse sınırsız yetkilerine dokunmuyor. Esad'ın kendi deyimiyle ‘temkinli' reform süreci, Rusya ve Çin tarafından da destekleniyor.

"Esad'a gerçek destek yüzde 35'i geçmez"

Başkent Şam’dan siyasî yorumcu Sabit Selim ise insanların oylarını serbestçe kullanabilmeleri durumunda tüm bu yaşananların ardından Esad'ın çoğunluğu sağlayamayacağını ve kendisine desteğin yüzde 30-35’i geçmeyeceğini savundu.

Esad tarafından atanan 29 üyeli bir komitenin hazırladığı taslak, ‘Baas Partisi başkanının devlet ve toplumun başkanı olduğu' yönündeki tartışmalı sekizinci maddeyi feshediyor ve yeni siyasî sistemin ‘çoğulculuk' üzerine kurulmasını öngörüyor. Bununla birlikte din ve mezhebe dayalı parti kurulmasına izin verilmiyor. Gözlemciler bu istisnayla özellikle Kürtler ve Müslüman Kardeşler'in hedef alındığı görüşünde.

Esad 16 yıl daha koltuğunu koruyabilir

Muhalefetin eleştirdiği en önemli noktalardan biri ise devlet başkanının geniş yetkilerine dokunulmaması. Taslağa göre devlet başkanı, başbakan ve hükümeti atamaya devam edecek, parlamentoyu feshedip yasaları veto edebilecek. Taslaktaki 88'inci maddede, devlet başkanının en fazla yedişer yıllık iki görev dönemi için seçilebileceği belirtilse de 155'inci maddede bu koşulların sadece 2014 yılındaki devlet başkanlığı seçimlerinin ardından yürürlüğe gireceği belirtiliyor. Bu da Esad'ın 16 yıl daha koltuğunu korumasına olanak tanıyor.

Suriye uzmanı Robert Fisk, Anayasa referandumundan bağımsız olarak Esad rejiminin yıkılmasının kolay olmayacağı uyarısında bulunuyor. Fisk, “Esad çıkmaz sokakta gerçi ama kendisi de Baas Partisi de buna dayanabilir. Günlerinin sayılı olduğu beklentisi yanlış” şeklinde konuştu.

 

Suriye'de Referandum neleri içeriyor?

"Referandum komedi"

Suriye muhalefeti gibi Batılı ülkeler de Anayasa referandumunun içtenliğine inanmıyor. Beyaz Saray Sözcüsü Jay Carney referandumun gülünç olduğunu ve devrim hareketini alaya aldığını belirtti. Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle de, Suriye'deki referandumu ‘komedi' diye nitelendirerek, göstermelik halk oylamalarının krizin çözümüne katkıda bulunamayacağını kaydetti. Westerwelle Esad'ın nihayet şiddete son verip siyasî dönüşüm yolunu açması gerektiğini vurguladı.

Amerikan Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ise Suriye'de bir iç savaş uyarısında bulunarak, bir askerî müdahalenin bunu engellemeyip, tam tersine patlama noktasına getireceğini söyledi.

"Türkiye askerî müdahaleye yanaşmaz"

Berlin merkezli Bilim ve Politika Vakfı’ndan Ortadoğu uzmanı siyaset bilimci Heiko Wimmen de, askerî müdahale söyleminin gerçekçi olmadığı görüşünde:

“Askerî bir müdahale beklemiyorum. Gerçi Amerika ve Fransa’da bu yönde söylemler var. Ama soğukkanlı bir şekilde bakacak olursak: Amerika’da sonbaharda seçimler yapılacak. Barack Obama’nın böyle bir maceraya atılacağını tahayyül edemiyorum. Durum Libya’dakinden tamamen farklı. Askerî olarak çok daha güçlü bir varlık gösterilmesi gerekiyor. Kurtarılmış bölgeler ya da tüm kontrol ve komuta yapılarıyla karşı tarafa geçmiş askerî birlikler yok. Suriye’de Amerikan birliklerinin devreye girmesi gerekiyor. Ya da Türkler’i müdahaleye teşvik etmek. Ama Türklerin de başkası için kendini ateşe atacağını sanmıyorum. Kaldı ki bunu kendileri için yapmaya bile kalkışmayacakken... Şu an için benim düşüncem, askerî bir müdahalenin yanlış yol olduğu.”

26 Şubat 2012

Suriye'de yeni anayasa referandumu

 

Suriye'de yeni anayasa referandumu

Suriye'de üç ay içinde çok partili seçimlerin önünü açacak olan yeni anayasa bugün referanduma sunuluyor.

Cumhurbaşkanı Beşar Esad'a karşı yasal muhalefetin alanını genişletecek yeni anayasa silahlı mücadeleyi savunan muhalif gruplar tarafından boykot ediliyor.

Cumhurbaşkanının görevi bırakmasını isteyen muhalif grupların gösterilerinde sık sık Esad'ın idam edilmesini talep eden sloganlar atılıyor.

Referandum, ülkede özellikle Humus kentinin bazı mahallelerinde çatışmaların ve operasyonların devam ettiği bir sırada yapılıyor.

Suriyeli muhaliflere göre dün yaşanan çatışma ve operasyonlarda 89 kişi hayatını kaybetti. Ancak muhaliflerin verdiği bilgilere dayanan bu rakamları teyit etmek mümkün değil.

İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, bugün yaşanan çatışmalarda ise iki kişinin öldürüldüğünü iddia etti.

14,6 milyon kişinin oy kullanabileceği referandum için ülke çapında 13 bin oy kullanma merkezi açıldı.

Başkentte durum sakin

Yerel saatle yedide başlayan oy kullanma işlemi 12 saat boyunca sürecek.

Suriye devlet televizyonunda, referandumun içeriğiyle ilgili tartışmalar yapılıyor ve insanlara nasıl oy kullanabilecekleri anlatılıyor.

Referandumu izlemek üzere Suriye'de bulunan CNN Türk muhabirleri, kentte durumun "Krizin ortasındaki bir ülkenin başkenti değilmişçesine hayli sakin" olduğunu söylüyor.

Referandumu boykot eden bazı muhalif gruplar, rejimin, eski anayasaya uymadığını, yenisine de uymayacağını savunuyor.

Yeni anayasa referandumu dış güçlerin de tepkisini çekiyor. Amerika Birleşik Devletleri, referandumu gülünç olarak nitelerken, Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise hükümetin bir yandan referanduma giderken, diğer yandan ise sivillerin olduğu bölgelere tanklarla saldırdığını ifade etti.

Suriye'deki referandumu Beyrut'tan izleyen BBC muhabiri Jim Muir, oylamanın güvenli bir şekilde yapılıp yapılamayacağının günün sonunda belli olacağını söylüyor.

26 Şubat 2012

Rus istihbaratı Türkiye'yi suçladı!

 

Rus istihbaratı Türkiye'yi suçladı!

Rus istihbaratı, muhaliflere Türkiye'den silah sevkiyatı yapıldığını iddia etti

Resmi Itar-Tass ajansına konuşan bir Rus istihbarat kaynağı, Suriyeli muhalif güçlere en fazla silah sevkiyatının komşu ülkelerden yapıldığını öne sürdü. Rus yetkili, "Suriyeli muhalif güçlere yönelik çok sayıda çeşitli silah ve mühimmat sevkiyatı Lübnan, Irak ve Türkiye'den yapılıyor. Bu gayri resmi bir durum, söz konusu ülkeler hata ediyorlar. Giden silahların içinde makineli tüfekler, keskin nişancı tüfekleri ve tanklara yönelik roketatarlar var" iddiasında bulundu.

İddiayla ilgili İtar-Tass'a yorum yapan Rus askeri uzmanı emekli General Leonid Sajin, Suriye'de yaşanan gelişmelerin daha önceden başta ABD olmak üzere NATO müttefikleri tarafından tasarlandığını öne sürerek, "Öncelikle bu ülkeler Fransa, İngiltere ve Türkiye, ayrıca da Suudi Arabistan ve Arap Emirlikleri dahil Basra Körfezi'ndeki bazı Arap devletleri" dedi.

NATO'ya üye ülkelerin fiiliyatta Suriye'ye yönelik ilan edilmeyen askeri müdahalede bulunduğunu, Şam'ın içişlerine karıştığını öne süren emekli General, Suriyeli göçmen ve asker firarilerinin Türkiye'de Yüksek Devrim Konseyi isimliyle bir grup oluşturduklarını belirtti.
Rus uzmanın iddiasına göre, konseyin amacı Suriye lideri Beşşar Esed'i silah yoluyla koltuğundan indirmek.

25 Şubat 2012

Clinton'dan Suriye'ye Sert Uyarı

 

"Uluslararası toplumu tanımazlıktan gelmeyi sürdürürse bedelini ağır ödeyecek."

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Suriye rejiminin, uluslararası toplumu tanımazlıktan gelmeyi sürdürmesi durumunda bunun "bedelini ağır ödeyeceğini" belirtti.

Clinton, Suriye'nin Dostları Grubu Uluslararası Konferansında yaptığı konuşmada, "Suriye rejiminin, uluslararası toplumun fikirlerini tanımazlıktan gelmeyi sürdürmesi ve Suriye halkının insan haklarını ihlal etmeye devam etmesi durumunda bunun bedelini ağır ödeyeceği" uyarısında bulundu.

Clinton, uluslararası topluma, Şam'a "baskıyı arttırmak" için ne yapabileceğini "dikkatlice düşünmesi" çağrısında bulunarak, rejimin üst düzey yetkililerine seyahat yasağı getirmek, mal varlıklarını dondurmak, Suriye petrolünü boykot etmek, ülkedeki tüm yeni yatırımları askıya almak, büyükelçilik ve konsoloslukları kapatmayı tasarlama zamanının geldiğini belirtti.

Bu arada, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Suud El Faysal, Suriye'deki krizin, iktidarın "gönüllü veya zorla" değişmesinden başka bir çözüm yolunun olmadığını belirtti.

İnsani yardımların yeterli olmadığını vurgulayan bakan, ülkesinin, hızlı ve etkili bir şekilde Suriye halkının korunmasıyla sonuçlanmayacak bir eyleme katılamayacağını belirtti.

Bakan Suud El Faysal, "Suriye'de olup bitenin tehlikeli bir trajedi olduğunu, Suriye rejiminin tüm meşruiyetini kaybettiğini ve bir işgal rejimi olduğunu" belirtti.

24 Şubat 2012

Muhaliflerden Kürtlere özerklik sözü

Suriye Muhalifleri

Tunus'ta toplanan Suriyeli muhalifler, ülkedeki Kürtlerin tüm haklarının korunacağına dair uluslararası toplumun önünde söz verdi.

Suriye'nin en büyük azınlığını oluşturan Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgeler.

Suriye lideri Beşşar Esad'ın muhalifi Suriye Ulusal Konseyi'nin Başkanı Burhan Galyun, Tunus'ta yapılan toplantıda Kürtlere seslendi. Galyun, Esad rejimi sonrası dönemde Kürtlerin kendi iç işlerini yönetebileceğini söyledi.

 

Suriye, diğer Diller haritası

Tüm etnik gruplara seslenen Galyun, yeni Suriye yönetiminin adem-i merkeziyetçi olacağını ve yerel yönetimlerin kendi içlerinde özgür olacağını duyurdu. Tunus'ta bugün düzenlenen "Suriye'nin Dostları Grubu Uluslararası Konferansı"nda konuşan Suriye Ulusal Konseyi'nin Başkanı Burhan Galyun, Esad sonrasında Kürt kimliğinin devlet tarafından tanınacağını dile getirdi. Galyun, Esad sonrası yönetimin Kürtlerin haklarına saygılı olacağını vatandaş olarak kabul edileceklerini söyledi.

KATAR'DAN BARIŞ GÜCÜ ÖNERİSİ

Katar Suriye'ye Arap barış gücü gönderilmesini önerdi. Katar Dışişleri Bakanı, Suriye'de artan şiddet olayları karşısında ülkede insani yardım kolidoru oluşturulması gerektiğini belirterek, Suriye'ye barış gücü gönderilmesini önerdi.

İKİNCİ KONFERANS İSTANBUL'DA

Tunus'taki toplantıda Esad sonrası ara yönetim için ulusal bir konsey kurulmasına da karar verdi. Konferansa 80 Batı ve Arap ülkesi katılıyor. Bir sonraki Suriye'nin Dostları Konferansı’nın mart ayında İstanbul’da gerçekleşeceği belirtildi. Konferansta ayrıca Suriye için insani yardım fonu oluşturulması kararlaştırıldı.

SALONA BASKIN GİRİŞİMİ

Konferasın yapılığı Tunus'ta, protesto gösterileri gerçekleşti. Suriyeli ve Tunuslulardan oluşan göstericilere polis copla müdahale etti. Bölgede, yaklaşık 200 göstericinin konferansın yapıldığı otele girmeye çalıştığını belirtildi.

Protestolar yüzünden ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın bir ara oteline dönmek zorunda kaldığı ve konferansa katılımının geciktiği bildiriliyor. Suriye ve Tunus bayrakları taşıyan protestocuların polisle çatıştığı ve Clinton ile ABD Başkanı Barack Obama'yı eleştiren pankartlar taşıdıkları belirtiliyor.

24 Şubat 2012

Suriye Din ve Mezhep haritasıSuriye Arapça lehçeleri haritası

Humus’ta İkisi Gazeteci 13 Kişi Daha Öldürüldü

 

Humus’ta İkisi Gazeteci

Suriye Ordusunun kan gölüne çevirdiği Humus’ta iki batılı gazeteci hayatını kaybetti

Beşar Esat’a bağlık askeri birlikler günlerdir kenti tank ve topçu ateşi altında tutuyor. Yoğun saldırı kentin Babı Emir ve Halidiye mahallelerine odaklanmış durumda.

Görgü tanıklarına göre gazetecilerin medya merkezi olarak kullandığı eve dün bomba isabet etti. Çöken binadan kaçmaya çalışanlar da tank ateşine maruz kaldı. Aralarında başka yabancı gazetecilerin de bulunduğu 13 kişi hayatını kaybetti, birçok kişi yaralandı.

Ölen gazetecilerden biri İngiliz Sunday Times gazetesi muhabiri Amerikalı Marie Colvin, diğeri ise Fransız foto muhabiri Remi Ochlik.

Colvin, 10 yıl önce Sri Lanka'daki gerilla savaşını izlerken ateş altında kalarak bir gözünü kaybetmişti.

Fransa Dışişleri Bakanı French Alain Juppe ölümleri “cinayet” olarak niteledi ve gazetecilerdin yakınlarına başsağlığı diledi.

Rejim karşıtlarına göre son günlerde Humus ve çevresinde en az 63 kişi asker ve polisler tarafından öldürüldü. İki haftadır askeri kuşatma altında bulunan Humus rejim karşıtı hareketin merkezi haline gelmiş durumda. Kentin bazı semtleri enkaz yığınına dönmüş durumda. Can kaybının çok yüksek olduğu illerden birdi de İdlib. Demokrasi eylemcilerinin internete yüklediği filmlerde başlarından vurulmuş elleri bağlı cesetler görülüyor.

Uluslararası Kızıl Haç, dün, Şam hükümeti ve rejim karşıtlarından insani yardım ve yaralıların tahliyesi için günde iki saat ateşkes ilan etmelerini istedi.

Bu arada Obama yönetiminin rejim karşıtlarına silah sağlamayı düşündüğü yolunda haberler var. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Victoria Nuland, dünkü basın toplantısında Amerika’nın siyasi çözüm istediğini ancak Beşar Esat diplomatik baskıya boyun eğmezse başka seçenekler de bulunduğunu söyledi.

22 Şubat 2012

Humus'ta isyancılar yoğun bombardıman altında

Humus bombardıman altında

 

Suriye ordusunun kuşatması altında olan Humus kentinin Baba Amr mahallesi çok yoğun bombardımana hedef oldu.

Esad muhalifi isyancılar aralarında iki çocuğun da bulunduğu en az 16 kişinin öldüğünü ve çok sayıda yaralı olduğunu söylüyor.

Uluslararası Kızıl Haç Komitesi, tarafların ateşkes ilan ederek Baba Amr'a insani yardım sevkine olanak tanımalarını talep ediyor.

Baba Amr'da Özgür Suriye Ordusu'na bağlı birkaç yüz savaşçının mevzilendiği düşünülüyor.

Görgü tanıkları, sabah saatlerinde başlayan bombardımanın aralıksız yoğun şekilde sürdüğünü, mahallenin roket ve top ateşi yağmuruna tutulduğunu anlatıyor.

Esad muhalifi aktivistler, kimi binaların tamamen enkaz yığınına döndüğünü söylüyor.

Bir sahra hastanesinin de bombardımanda vurulduğu, fakat içerideki personelin zarar görmediği bildirildi.

YouTube'a konan bir video klipte, şarapnel yarasıyla öldüğü düşünülen bir çocuğun cesedi yanında yas tutan bir annenin görüntüleri yayınlandı.

Kuşatma esnasında tanık olunan en yoğun bombardımanlardan biri ardından Suriye ordusunun Baba Amr'a kara harekatı hazırlığı içinde olduğu şüphesi daha da arttı.

Son günlerde Baba Amr dışında konuşlanan askerlere tank ve zırhlı araç takviyesi yapıldığı yönünde haberler geliyor.

Aktivistler ve insan hakları örgütleri, kara harekatının bir katliamla sonuçlanacağı korkusunu dile getirerek, dış ülkelerin duruma müdahale etmesini istediler.

Suriye ordusu ve isyancılarla görüştüğünü söyleyen Uluslararası Kızıl Haç Komitesi'nin ateşkes sağlayabileceği yönünde henüz olumlu bir işaret alınmadı.

21 Şubat 2012

'Büyük Bir Katliama Hazırlanıyor' İddiası

Suriye ordusunun, rejim karşıtı direnişin kalesi olarak bilinen Humus'ta, büyük bir operasyona hazırlandığı iddia ediliyor.

Mevlit Kandili'ndeki katliamın ardından günlerdir devam eden top ateşi sebebiyle harabeye dönen şehre Beşşar Esed rejiminin takviye birlikler gönderdiği belirtiliyor. Amerikan Associated Press ajansına konuşan Mustafa Osso adlı bir Humuslu muhalif, tankların da yer aldığı birliklerin 3 koldan şehre doğru ilerlediğini ifade etti. Muhaliflere göre Esed, 26 Şubat'taki anayasa referandumu öncesi Humus'un kontrolünü ele geçirmeyi planlıyor. Esed'in, 7 Şubat'ta Şam'a gelen Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'a, "Humus'ta çatışmalara son verecek bir operasyona ihtiyaç var." dediği öne sürülmüştü.

Suriye ordusunun Mevlid Kandili gecesi başlattığı Humus bombardımanında şimdiye dek 400'den fazla kişinin hayatını kaybettiği kaydediliyor. Ülkede Esed'e bağlı birliklerle firar ederek muhalif saflarına geçen askerler arasındaki çatışmalar da devam ediyor. Dünkü çatışmalarda en az 5 kişinin öldüğü bildirildi. Firarilerden oluşan Özgür Suriye Ordusu'na katılımın gün geçtikçe arttığı ifade edilirken, Suriye ordusundan ayrılan 2 bin 500 askerin rejime karşı mücadele edeceklerine dair toplu yemin ettiğini gösteren bir görüntü internete düştü. Video paylaşım sitelerine yüklenen görüntülerde, askerlerin, 'kanlarını ve ruhlarını Beşşar Esed rejiminin yıkılması için feda edeceklerini ve gösterilerde bulunan halkı koruyacaklarını' söyleyerek yemin ettikleri görülüyor.

21 Şubat 2012

CNN yasak şehir Humus'a girdi

 

CNN Humus'da

Amerikan televizyonu adına Suriye'deki isyanın merkezine giren muhabir ve ekibi izlenimlerini aktardı.

CNN Muhabiri Arwa Damon, Humus sokaklarını dolaştı.

Amerikan CNN televizyonu, Suriye'de Beşşar Esad karşıtı isyanın merkezi konumundaki Humus'a girdi.

Esad rejimi tarafından basına yasaklanan kente giren muhabir Arwa Damon ve ekibi oldu.

Bab-ı Amr semtini dolaşan ekibin keydettiği görüntülerde, Humus'un hayalet şehir haline geldiği görülüyor.

Humus’u dolaşan ekibin aktardığı notlar şöyle:

- Halkın büyük çoğunluğu şehri terk etmiş durumda ya da evden çıkmamayı tercih ediyor. Bab-ı Amr'daki herkesin öldürülen veya tutuklanan bir yakını var.

- Yıkık kentte yaşayanlar gıda ve ilaç sıkıntısı çekiyor. Sokaklardan patlama ve silah sesleri eksik olmuyor.

- Özgür Suriye Ordusu mensupları, Esad rejiminin keskin nişancılarından sakınarak kentte hareket ediyor.

21 Şubat 2012

2 Bin 500 Asker Muhaliflere Katıldı

 

2 Bin 500 Asker Muhaliflere Katıldı

Suriye ordusundan ayrılan 2 bin 500 asker, Devlet Başkanı Beşşar Esed rejimine karşı mücadele edeceklerine dair toplu yemin etti.

Video paylaşım sitelerine yüklenen görüntülerde, Suriyeli muhaliflerin, "kanlarını ve ruhlarını Beşşar Esed rejiminin yıkılması için feda edeceklerini ve gösterilerde bulunan halkı koruyacaklarını" söyleyerek yemin etmeleri yer alıyor.

Askerler, "Canımız ve ruhumuz pahasına Esed yönetimini yıkacağımıza, sivil halkı koruyacağımıza, karada, havada ve denizde ülkemizi koruyacağımıza, çoğulcu demokratik bir sistemin kurulması için çalışacağımıza, uluslararası tüm anlaşmalara saygı göstereceğimize yemin ederiz" sözlerini sarf ediyor.

Yemin töreninin ardından bölük sözcüsü, Suriye ordusundan kopan bu askerlerin kendilerine "Muaviye Bölüğü" ismini verdiklerini ve Özgür Suriye Ordusu'na tabi olduklarını açıkladı.

20 Şubat 2012

Mısır da Suriye büyükelçisini çekiyor

Mısır da Suriye büyükelçisini çekiyor

 

Şimdi de Mısır

ABD, Avrupa ülkeleri ve Körfez ülkelerinden sonra Mısır da Suriye büyükelçisini çekme kararı aldı

Mısır devlet televizyonu, Kahire yönetiminin Suriye büyükelçisini geri çekme kararı aldığını duyurdu.

Geri çekme kararı, Şam Büyükelçisi Şevki İsmail'in Kahire'de bulunduğu bir dönemde alındı. Mısır Dışişleri Bakanlığı, ileride alınacak yeni bir karara kadar büyükelçinin Mısır'da kalacağını duyurdu. Kararın, Suriye'deki şiddet olaylarının son bulması isteği ile Mısır'ın Arap Birliği ve BM'de yürüttüğü çalışmaların bir parçası olarak alındığı kaydedildi.

Mısır Dışişleri Bakanı Muhammed Kamil Amr, geçen hafta yaptığı açıklamada Suriye'de değişim istemişti.

BATI VE KÖRFEZ ÜLKELERİ DE ÇEKMİŞTİ

Geçtiğimiz günlerde de ABD, bazı Avrupa ülkeleri ve Körfez ülkeleri de büyükelçilerini çekme kararı almıştı.

Tunus ve Libya da daha önce Şam'daki büyükelçilerini geri çekmişler ve Suriye büyükelçilerini sınır dışı etmişlerdi.

19 Şubat 2012

‘ABD uçakları Suriye’yi izliyor’

ABD uçakları Suriye’yi izliyor

Protesto ve çatışmalar Şam’a ulaşırken, ABD insansız hava araçlarının istihbarat amaçlı olarak Suriye üzerinde uçmaya başladığı bildirildi.

Amerikan NBC televizyon kanalı, Suriye'deki muhalefet ve sivillere karşı askeri operasyonları izlemek için bu ülkenin hava sahası üzerinde Amerikan insansız hava araçlarının görev yaptığını bildirdi.

NBC, isminin açıklanmasını istemeyen Amerikan savunma yetkililerine dayanarak verdiği haberinde, insansız hava araçlarının bu uçuşlarının bir Amerikan askeri müdahalesine hazırlık anlamı taşımadığını belirtti.

Amerikan hükümetinin, insansız uçaklarla hava denetimi sağlayarak ve Suriye hükümeti ile askerlerinin haberleşmesini izleyerek, bu ülkeye karşı bir uluslararası yanıtın verilmesi için elindeki kanıtları güçlendirmeye çalıştığını belirten NBC, Suriye'ye insani yardım sağlanması olasılığını değerlendirmek üzere Beyaz Saray, Dışişleri ve Savunma Bakanlıkları düzeyinde görüşmeler yapıldığını duyurdu.

Amerikan televizyon kanalı, ancak Amerikalı yetkililerin, bu insani yardım operasyonlarının katılımcıları için tehlikeli olabileceği ve ABD'nin Suriye'de bir askeri rol oynamasına yol açabileceğinden endişe ettiklerini bildirdi.

Ordu birlikleri protestoculara saldırdı

Suriye Genel Devrim Konseyi, Cumartesi günü ülkenin çeşitli kentlerinde Suriye güvenlik güçleri ve ordu birliklerinin düzenlediği operasyonlarda 7 kişinin öldüğünü ve bir çok kişinin yaralandığını duyurdu.

Konsey, başkent Şam'ın Mezze semtinde düzenlenen ve 15 bin kişinin katıldığı gösteriye yapılan müdahale sonucunda 1 kişinin öldüğünü ve 5 kişinin de yaralandığını kaydetti.

Bugün ölenlerin çoğunun ise şiddetli askeri operasyonların ve yer yer çatışmaların devam ettiği Humus kentinden olduğunu aktaran konsey, ülkenin güneyinde yer alan Dera kentine bağlı Busra El Harir bölgesinde düzenlenen operasyonlarda onlarca kişinin tutuklandığını belirtti.

Cuma namazı sonrasında çıkan gösterilerde ve aynı gün ülkede devam eden askeri operasyonlarda 68 kişinin öldüğü ifade ediliyor.

19 Şubat 2012

'Yaptırımlar Suriye'yi yavaş yavaş parçalıyor'

 

Yaptırımlar Suriye'yi parçalıyor

Suriyeli önde gelen işadamlarından Faysal el Kudsi, uluslararası yaptırımların Suriye ekonomisine sekte vurduğunu ve yönetimin yavaş yavaş parçalanmaya başladığını söyledi.

1961-63 yıllarında cumhurbaşkanlığı yapan Nazım el Kudsi'nin oğlu olan Faysal El Kudsi, BBC'ye Esad yönetiminin muhaliflere karşı askeri operasyonlara en fazla altı ay devam edebileceğini, sonra milyonlarca kişinin meydanlara çıkacağını savundu.

El-Kudsi, ancak Esad yönetiminin sonuna kadar savaşacağını söyledi.

İnsan hakları gruplarına göre, Beşar Esad'a karşı 11 ay önce başlayan ayaklanmada en az yedi bin kişi öldü.

Hükümet de çatışmalarda "silahlı çeteler ve teröristlerle" savaşan en az 2 bin güvenlik görevlisinin öldüğünü söylüyor.

Suriye'de şiddet dün de sürdü. Şam'da rejimi protesto gösterisine dönüşen bir cenaze töreninde kalabalığa ateş ateş açılması sonucu en az bir kişi öldü. Ülke genelindeki çatışmalarda da 20 kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

'Hükümeti ekonomik kriz düşürecek'

Beyrut'ta bulunan BBC muhabiri Jim Muir'e göre krizi yakından izleyen, aralarında Amerikalıların da bulunduğu bazı gözlemciler, rejimin devrilmesinde ekonomik faktörlerin belirleyici olacağına inanıyor.

BBC'ye konuşan Faysal el Kudsi de iş çevrelerinin Esad yönetiminden desteğini çekmeye başladığını söyledi.

Londra merkezli bir yatırım bankasının yönetim kurulu başkanı olan ve Suriye'de yatırımları bulunan El Kudsi, yaptırımlar nedeniyle ekonominin felç olduğunu, İran'ın para gönderdiğini ancak bunun da yetersiz kaldığını belirtti.

Ayaklanmanın turizmi bitirdiğini, petrol ve diğer ürünlere getirilen ihraç yasağının gayri safi yurt içi hasılayı önemli ölçüde azalttığını belirten El Kudsi, "Merkez bankasının 22 milyar dolardan 10 milyar dolara inen rezervi hızla eriyor" dedi.

Protestoculara karşı operasyonların altı aydan daha fazla süremeyeceğini savunan Faysal el Kudsi şöyle devam etti:

"Çünkü ordu yoruldu ve gidecek bir yeri yok. Oturup konuşacaklar ya da en azından insanları öldürmekten vazgeçecekler. Buna karar verdikleri andan itibaren de milyonlarca insan sokaklara çıkacak. Bu yüzden bir çıkmazla karşı karşıyalar."

19 Şubat 2012

Suriye Arap Birliği'ne Meydan Okuyor

 

Suriye güvenlik güçleri Şam hükümetinin Arap Birliği planını reddetmesinden bir gün sonra Humus kentinde saldırılarına devam etti.

Suriye tank ve topları Humus’ta iki mahalleyi döverken Hama güneydeki Daraa ilinde de hükümet kuvvetleriyle isyancı askerler arasında çatışmalar çıktığı bildiriliyor.

Arap Birliği BM Güvenlik Konseyinden Suriye’de ateşkes uygulayacak bir Arap-BM ortak barış gücü kurulması kararı almasını istedi.

22 üyeli birlik Kahire’deki toplantısında eleştirilere yol açan Suriye’ye gözlemci gönderme girişimine son verdiğini açıkladı. Birlik Suriye muhalefetiyle iletişim kanalları açacağını , siyasi ve mali destek önereceğini de bildirdi.

Toplantıda ayrıca Amerika ile Avrupalı ve Arap müttefiklerinden “Suriye’nin Dostları” adlı grubun ilk toplantısını 24 Şubat’ta Tunus’ta yapması kararlaştırıldı.

Arap Birliği yetkilileri, Suriye elçilerinin Arap Ülkelerinden sınır dışı edilmesi önerisinin ise incelendiğini açıkladı.

Avrupa Birliği planı destekledi ve BM Güvenlik Konseyini şiddeti durdurmak için harekete geçmeye çağırdı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, ülkesinin Arap Birliği planını incelediğini ancak ateşkesin yabancı barış gücü birlikleri Suriye’ye gitmeden sağlanması gerektiğini söyledi.

13 Şubat 2012

Esma Esad 'muhaliflerle' görüştü

 

Esma Esad

Suriye’de yönetim karşıtı gösterilerin başlamasından bu yana ilk kez konuşan Esma Esad, Devlet Başkanı bir grubun değil, tüm Suriye'nin Devlet Başkanı’dır dedi.

Esad’ın şiddet kurbanı aileleri dinleyerek ülkede diyalog için çaba harcadığı belirtildi.

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın eşi Esma Esad, ülkesinde yönetim karşıtı gösterilerin başladığı 11 aydan bu yana ilk kez olaylarla ilgili görüş bildirdi. El Arabiya'nın İngiltere'de yayımlanan Times gazetesine dayanarak verdiği habere göre, Esma Esad, bir aracı vasıtasıyla gönderdiği elektronik postada, "Devlet Başkanı bir grup Suriyeli'nin değil, Suriye'nin Devlet Başkanı'dır" diyerek Esad'a desteğini belirtti.

FIRST LADY'DEN DİYALOG ÇABASI

Times gazetesi, e-postanın Esma Esad'ın eşine karşı gösterilerin başlamasından bu yana uluslararası medyayla ilk irtibatı olduğunu yazdı.

Esma Esad'ın, çeşitli hayır kuruluşlarını desteklemeyi ve kırsal kesimin kalkınmasıyla ilgili çalışmalarını sürdürdüğü, gerektiğinde de Devlet Başkanı'na destek verdiği ifade edildi.

"First Lady"nin ayrıca görüş ayrılıklarını gidermek ve diyaloğu teşvik etmek için çalıştığı, şiddet kurbanlarının ailelerini dinlediği kaydedildi.

Esma Esad, Beşar Esad geçen ay rejim yanlısı bir gösteride konuşma yaparken iki çocuğuyla birlikte eşinin yanında yer almış, ancak kendisi konuşmamıştı.

07 Şubat 2012

Humus'taki operasyon genişletiliyor

 

Ordu ilk kez roket kullanıyor

Kentteki BBC muhabiri Wood, sürekli patlamaların duyulduğunu söylüyor

Suriye ordusunun, Humus kentindeki isyancılara karşı düzenlediği operasyonda kentin bazı bölgelerinin top atışına tutulduğu bildiriliyor.

Kentteki bir BBC muhabiri, operasyonun muhtemelen 11 aylık isyan süresince düzenlenenlerin en şiddetlisi olduğunu ve sürekli patlama sesleri duyulduğunu belirtiyor.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama, çatışmaların dış askeri müdahale olmaksızın çözülmesinin önemli olduğunu söyledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı ise yaptığı açıklamada, Suriye'nin başkenti Şam'daki Amerikan büyükelçiliğinin kapatıldığını ve Suriye'de kalan görevlilerin, güvenlik nedeniyle ülkeden ayrıldıklarını belirtti.

ABD'nin büyükelçiliğini kapatma kararı ardından İngiltere de Suriye'deki büyükelçisini geri çağırdığını açıkladı.

Bu arada, Rusya ve Çin, Suriye'yi kınayan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi karar taslağını veto etmeleri kararını savundu.

Çin: Amacımız şiddetli bir savaşı engellemek

 

Çin: Amacımız şiddetli bir savaşı engellemek

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Liu Veimin, Çin'in uluslararası toplumdan, Suriye'deki kriz konusunda yapıcı rol oynamalarını beklediğini söyledi.

Liu ayrıca, amaçlarının Suriyelileri şiddetli bir savaştan uzak tutmak olduğunu da belirtti.

Çin ve Rusya, BM Güvenlik Konseyi taslağını veto etmişlerdi

Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov ise, karar taslağında Suriye hükümeti kınanırken, silahlı isyancılara karşı sessiz kalınması nedeniyle taslak metnin dengesiz olduğunu belirtti.

Suriye'de Cumhurbaşkanı Beşar Esad karşıtı muhalefetin merkezi sayılan Humus kentindeki operasyon birkaç gündür sürüyor.

BM Güvenlik Konseyi oturumu sırasında Suriyeli muhaliflerin verdiği bilgiler doğrultusunda, operasyonda yüzlerce sivilin öldüğü duyurulmuştu. Daha sonra ise bu rakam 50'lere düşürüldü.

Şu anda ise ölü ve yaralı sayısına dair söylenenleri doğrulamak mümkün değil.

 

Suriye, Damascus

"Ordu ilk kez roket kullanıyor"

Suriye'de bağımsız medya kuruluşların karşı karşıya kaldığı sınırlamalar nedeniyle, ülkeden gelen haberler çoğunlukla doğrulanamıyor.

Humus kentindeki görgü tanığı Dani Abduldayim, BBC'ye yaptığı açıklamada, ordunun ilk kez operasyonlarda roket kullandığını ve şafaktan bu yana kente yaklaşık 300 roket düştüğünü söyledi.

Kente girmeyi başaran BBC muhabiri Paul Wood da, sabah saatlerinden itibaren yüzlerce patlama sesi duyulduğunu belirtiyor.

İsyancılar, bombardıman sırasında bir hastanenin de isabet aldığını iddia ediyor. Muhabirimiz Wood ise bu iddiayı doğrulamanın mümkün olmadığını söylüyor.

6 Şubat 2012 - BBC Türkçe

Hazer Tv, Ana sayfa©2005

Ana sayfaKapak

 

 

 

Ana Haber Genel, Bilim ve Özel Dosyalar

Ülkeler Haber ve Genel Bilgileri

Dünya Kurum Haber ve Genel Bilgileri

Türkiye Haber ve Özel Dosyalar

Aktüel Haber, Video, Resim ve Özel Dosyalar