Ülkeler
Ana Sayfası

" Küba " Genel bilgileri

Ana sayfa

www.Hazer.tv

Guantanamo

 

Küba Bilgileri

Küba Resimleri

Küba Videoları

Küba Haberleri

 

Küba Cumhuriyeti

Küba nerede

Resmi İsmi:

República de Cuba (İspanyolca)

Küba Bayrağı

Küba Arması

İngilizce İsmi:

Republic of Cuba

Başkent:

Havana

Kuruluş Günü:

20 Mayıs 1902

Yönetim:

Üniter cumhuriyet, komünist devlet

Nüfus:

11.452.000

Etnik Grup:

Kübalı

Konumu:

Kuzey Amerika

Yüzölçümü:

109.886 km2  

Resmi Diller:

İspanyolca

Yaygın Dinler:

Hıristiyanlık

Para Birimi:

Küba Pezosu

İnternet:

xxx.cu

Telefon Kodu:

+53

 

cubacuba, Che Guevara

Küba:

Fidel Castro’nun yönettiği, kurucuları arasında ünlü devrimci Che Guevara’nın da olduğu ülke. Başkenti Havana’dır. Puroları ile de tanınır. Küba’da amerikan doları döviz olarak kabul edilmez. IMF’ye borcu olmayan nadir ülkelerden biridir. Eğitim ilkokuldan üniversiteye kadar her yerde ücretsizdir.

 

kuba tarihi resimleri, Fidel Castro  

Tarih

Küba yerlileri; Küba’nın ilk sakinleri Güney Amerika’dan adaya gelen Guanahatabey ve Kiboni Yerlileriydi.

Adaya daha sonra yerleşen Taynolar (Antil Aravakları) çömlek ve alet yapımında belirli bir düzeye ulaşmış tarımcı ve barışçıl bir halktı. İspanyolların adada ilk koloniyi kurduğu sırada çoğunluğunu Taynoların oluşturduğu Yerlilerin sayısı 80-100 bin dolayındaydı.

Kolonyal Küba

Kristof Kolomb’un birinci yolculuğunda keşfederek (Ekim 1492) ispanyol toprağı ilan ettiği Küba’da ilk kalıcı yerleşim 1511′de kuruldu. Kolonicilerin baskı ve sömürüsü, salgın hastalıklar, açlık ve göçler Yerli nüfusunu 5 bine kadar düşürdü.18. yy’ a girilirken bölgede sağlanan barış ve düzenle birlikte koloninin nüfusu 50 bine ulaştı.İspanya’dan düzenli gemi seferlerinin başlaması Havana’nın ticari ve stratejik önemini artırdı. Bu arada hayvancılığın,tütün ve şekerkamışı üretiminin artırılması ve işgücü için Afrika’dan çok sayıda köle getirilmesi adada köklü bir değişim yarattı.

1865′te köle ticaretinin sona ermesiyle ortaya çıkan işgücü açığını kapatmak için adaya sözleşmeli işçi olarak Meksika Yerlileri ve Çinliler getirilmeye başladı.

  Küba, pura içen yaşlı kadın

Bağımsızlık ve sonrası 1901 - 1958

Küba gençleri

 

Her an neşeli ve mutlu insanların ülkesi diyor Walter Salles Küba için. Bu mutluluğun en güzel resmi ise çocuklar…

19. yy’ın sonlarından itibaren İspanya’nın şeker üretimi ve ihracatı için gerekli işgücü, sermaye, makine, teknik beceri, ve pazarları sağlamada yetersiz kalması Küba’yla olan siyasi ve iktisadi bağlarının giderek zayıflamasına yol açtı. Bu ortamda ABD’li işadamları şeker üretiminde ve ticaretinde güç kazanmaya başladı. İspanyolların adada gelişen özerklik talebine ödün vermemesi ve vergileri daha da artırması, On Yıl Savaşı’nın (1868 - 1878) başlamasına neden oldu. Sonunda İspanya Zanjon Sözleşmesi’yle (1878) siyasal ve ekonomik reformlar yapmaya söz verdi.

Adada sağlanan barış ortamı ekonomik bunalımın derinleşmesi yüzünden uzun süreli olamadı.1895′te sürgündeki Kübalı şair ve gazeteci Jose Marti’nin sürgündeki siyasi örgütleri bir araya getirmesiyle gerilla taktiklerine dayanan bir bağımsızlık savaşı başladı. Buna karşı İspanya adaya 200 bin asker çıkardı.Savaş ortamının adadaki şeker üretimini durma noktasına getirmesi üzerine ada ekonomisinde etkin durumda olan ABD’nin Havana limanında demirli Maine Gemisi’nin batırılmasını bahane ederek İspanya’ya savaş açmasına neden oldu.

İspanya’nın İspanyol - Amerikan Savaşı (1898) sonunda yenilmesinin ardından imzalanan Paris Antlaşması çerçevesinde öngörülen Küba‘nın bağımsızlığı 1 Ocak 1899′da ABD işgali altında yürürlüğe girdi.Küba Devleti’nin siyasal ve ekonomik çerçevesini belirleyici önlemler alan ABD, Küba’nın iç ve dış ilişkilerinde söz sahibi olma ve Guantanamo Koyu’nda bir deniz üssü kurma hakkını aldıktan sonra birliklerini adadan çekti. (1901) İkinci ABD müdahalesinden (1909) sonra seçimleri kazanan liberallerin adayı Jose Miguel Gomez döneminde rüşvet, yolsuzluk ve sosyal adaletsizlik üzerine kurulu bir yönetim biçiminin yolunu açtı. Özellikle Afrika kökenli kübalıların siyasal haklar ve daha iyi iş olanakları için giriştiği eylemler sert biçimde bastırıldı.

Gomez’le birlikte örtülü bir diktatörlüğe dönüşen cumhurbaşkanlığı çoğu kez hileli seçimler ve askeri baskı yoluyla ele geçirilen bir makam durumuna geldi. 1933′te ABD’nin desteğiyle Gerardo Machado’yu deviren Fulgencio Batista, en ünlü diktatör olarak uzun yıllar Küba yönetimine damgasını vurdu.Batista zamanında tarım ve hayvancılığın yanı sıra turizm ve kumarhane işletmeciliği de önemli bir gelir kaynağı haline geldi.Buna karşı işsizlik oranın yükselmesi, nüfusun büyük çoğunluğunun yoksulluk içinde kalması ve ekonominin giderek daha da dışa bağlanması Batista yönetimine karşı etkin bir muhalefetin doğmasına yol açtı.

Devrim ve Sonrası Küba

1950′lerde diktatörlüğü hedef alan gruplardan birine liderlik eden Fidel Castro, Moncada Kışlası’na düzenlediği başarısız bir baskından (1953) dolayı bir süre hapis yattı. Daha sonra Meksika’ya giden Castro 1955′te 26 Temmuz Hareketi’ni başlattı. Arjantinli devrimci Che Guevara’nın da yer aldığı örgütün Aralık 1956′da Küba’da başlattığı gerilla hareketi, zamanla öteki gruplardan da destek alarak Batista’ya bağlı birliklere önemli darbeler indirdi.

1 Ocak 1959′da diktatör Fulgencio Batista’nın Küba’yı terk etmesinin ardından Castro’ya bağlı bin kişilik bir kuvvetin Havana’ya girmesiyle yeni bir yönetim başladı. (Küba Devrimi)

 

Küba, pura içen kadınlar

Marksist-Leninist Küba

İktidara geldikten sonra köklü toprak reformu gibi adımlarla geniş bir kesimin desteğini kazanan Fidel Castro, ittifak kurduğu Küba Sosyalist Halk Partisi ile birlikte yönetime ağırlığını koydu.Toprak kamulaştırmalarından zarar gören ABD şirketlerinin baskısıyla ABD yönetiminin uygulamaya başladığı iktisadi ambargo ve bunu izleyen Domuzlar Körfezi Çıkartması, Castro’nun SSCB ile yakın bir ilişkiye girerek sosyalist bir çizgiye yönelmesini hızlandırdı.

Ertesi yıl Küba’ya yerleştirilen Sovyet füzeleri yüzünden patlak veren Ekim Füzeleri Bunalımı’nda Sovyet lideri Nikita Kruşçev’in geri adım atması Küba’nın SSCB ile olan ilişkilerini bir ölçüde bozdu.1960′larda ABD baskısı yüzünden artan askeri harcamalar ekonomide sarsıntıya yol açtı. Aynı dönemde Küba, Latin Amerika’daki devrimci hareketlere verdiği destekten dolayı diplomatik yalnızlığa itildi.

1970′lerde ekonomide başlayan düzelme ile birlikte parti ve devlet istikrarlı bir yapıya kavuşturuldu. Bu arada Castro’nun yönetimdeki etkinliği de pekiştirildi.

1979 - 1982 arasında Bağlantısızlar Hareketi’nın dönem başkanlığını yürüten Küba’nın SSCB ile olan ilişkileri doğrultusunda Angola ve Etiyopya’ya asker göndermesi, bağlantısız bir ülke olan Afganistan’ın SSCB tarafından işgal edilmesine tepkisiz kalması Üçüncü Dünya’da bazı tepkilerle karşılaşmasına yol açtı.

1980′de Kübalı rejim muhaliflerine ABD’ye gitme izninin verilmesinden sonra göç eden 120 bin Kübalı arasında adi suçluların ve akıl hastalarının bulunması ve ABD’nin Grenada’ya müdahalesi iki ülke arasındaki ilişkileri daha da gerginleştirdi. 1990′da Doğu Bloku’nu saran değişim dalgası siyasi olarak Küba’yı etkilemedi.

Soğuk Savaş Sonrası

Soğuk Savaş sonrasında kesilen Sovyet yardımı yüzünden iktisadi bir açmaza sürüklenen Küba, turizm yatırımlarına yöneldi ve kısıtlı da özel yatırımlara izin verildi. Yene bu dönemde ABD ile olan ilişkilerde kısıtlı bir iyileşme görüldü. 1990′ların sonlarından itibaren Çin Halk Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği’ne yakınlaşan Küba, Latin Amerika’da da (özellikle Venezuela ve Bolivya) yeni müttefikler buldu. 31 Temmuz 2006′da Fidel Castro başkanlık görevlerini geçici olarak kardeşi Raul Castro’ya devretti.

Küba haritası

Kültür

Küba kültürü köken bakımından İspanyol ve Afrika etkisinin belirgin izlerini taşır.ABD ile olan tarihi bağları nedeniyle Kuzey Amerika sporları halk arasında yoğun ilgi görmektedir. Başta beyzbol olmak üzere basketbol,voleybol,atletizm ve boks Küba’da yaygın olarak oynanan ve uluslararası müsabakalarda başarılı olunan sporlardandır.

Küba mutfağı; genel olarak ispanyol-karayip karışımıdır. Domuz eti, deniz mahsulleri, mısır ve siyah fasulye çok tüketilir.

Küba edebiyatının özellikle şiir alanında zengin ve nitelikli bir mirası vardır. 19. yy’da yaşamış şair Jose Marti ile 20. yy’da yaşamış olan Nicolás Guillén önemli kübalı edebiyatçılardandır. Ünlü şarkı Guantanamera Küba’nın devrimci kahramanı Jose Marti’nin eseridir.

Küba danscı kadınküba danscı kadın

Yönetsel Koşullar

Küba’nın tek parti egemenliğine dayalı sosyalist bir devlet yapısı vardır.Küba Komünist Partisi’nin (PCC) devlet yönetimindeki ağırlığı 1976 Anayasası’nda açıkça belli edilmiştir. 1965′te hazırlanmaya başlanan ve 1976′da halkoyuna sunularak yürürlüğe giren anayasaya göre yasama yetkisini Halk İktidarı Ulusal Meclisi (Asamblea Nacional de Poder Popular) kullanır. Devlet ve hükümet başkanı konumunda olan Devlet Konseyi başkanı Bakanlar Kurulu’na başkanlık eder.

Küba 15 İdari Bölge

Küba 15 İdari Bölgeye ayrılır.

1- Isla de la Juventud
2- Pinar del Río
3- La Habana (Havana)
4- Havana (Havana City)
5- Matanzas
6- Cienfuegos
7- Villa Clara
8- Sancti Spíritus
9- Ciego de Ávila

10- Camagüey
11- Las Tunas
12- Granma
13- Holguín
14- Santiago de Cuba
15- Guantánamo

Eyaletler

On dört eyaleti ve bir özel belediyesi (the Isla de la Juventud) vardır. Bu eyaletler eskiden 6 geniş eyaletin parçalarıydı: Pinar del Río, Habana, Matanzas, Las Villas, Camagüey and Oriente.

Coğrafya

Yengeç Dönencesi’nin hemen başında ve Meksika Körfezi’nin girişinde yer alır.Aynı adı taşıyan asıl büyük adanın yanı sıra 3,715′ten fazla ada ve adacığı kapsar. Önce doğuya, daha sonra güneye yönelerek bir yay biçiminde Antil Denizi’ni çevreleyen Antiller ada zincirinin önemli bir parçasını oluşturur.

En yakın komşusu olan Haiti’ye 77, Bahamalar’a 140, Jamaika’ya 146, ABD’ye 180, Meksika’ya 210 ve Cayman Adaları’na 240 km uzaklıktadır.Ülkenin ikinci büyük adası Juventud adasıdır.En yüksek noktası Turquino Doruğu’dur (2005 m).

Yıllık ortalama sıcaklık 26 C’dir. İki mevsimle belirlenen yarı tropikal bir iklime sahiptir. Eylül - Ekim ayları arasında görülen kasırgalar bazen büyük yıkımlara yol açmaktadır. Kıyılarının toplam uzunluğu 3735 km olup, Guantanamo Koyu’ndaki ABD deniz üssüyle 29 km’lik kara sınırı vardır.

Nüfus

Küba’nın oldukça karmaşık bir yapı gösteren nüfusu, geçmiş yüzyıllarda adaya değişik etnik toplulukların yerleşmesinin ürünüdür.

Kolomb öncesi dönemde sayıları 80-100 bin arası olan ada yerlilerinden, günümüzde yalnızca adanın doğu ucunda yaşayan birkaç aile kalmıştır.Küba nüfusunun % 51′i mulattolar (avrupalı ve afrikalıların karışımı), % 37’si beyazlar, % 11′i siyahlar ve % 1′i de çinlilerden oluşur. Çinli nüfus 19. yy’da demiryolu ve maden işleri için adaya getirilen çinlilerin torunlarıdır. Doğum oranı 11.6/1000′dir.

Küba tarım ürünleri

 

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 77.41 yıl

Ekonomi

Küba ekonomisi büyük ölçüde sosyalist ilkelere dayanan devlet kontrollü bir planlı ekonomidir. Son yıllarda özel sektör yatırımları artmakla beraber üretim araçlarının büyük bir kısmı devlet tarafından işletilir.

1992′de dış ticaretinin % 80′ini gerçekleştirdiği ve tarım üretimi için gereken sübvansiyonların sağlandığı SSCB’nin çöküşünden sonra oluşan depresif dönemde ABD ambargosu yumuşatılmıştır. Fakat Sovyet yardımı yok olunca ve ticaret ilişkileri bozulunca ekonomi bir süre bozulmuş,sonra tarımdan sanayiye geçmiştir. Aynı zamanda (özellikle Pinar del Rio’dan)iç göçler başlamıştır.

İşgücünün % 21′inin çalıştığı tarım sektöründe şekerkamışı, tütün, turunçgil, kahve ve pirinç önemli üretim ve ihracat kalemlerindendir.

Sosyalist rejimde özellikle önem verilen balıkçılık ve hayvancılık gene önemli üretim kalemlerinden biridir. Turizm son yıllarda yeniden eski canlılığını kazanmıştır. Özellikle Kanada ve Avrupa Birliği’nden gelen turistler sayesinde turizm Küba ekonomisinin itici gücü haline gelmiştir.

Çin Halk Cumhuriyeti, Kanada, İspanya ve Hollanda Küba’nın en büyük dış ticaret partnerleridir. Madencililiğin temelini ihracat kalemleri içinde önemli bir payı olan nikel oluşturur. (Dünya üretiminin % 6.4′ü).

Kişi başına düşen GSMH yaklaşık 3,500 $’dır ve yaşam standardı hala 1990 öncesindeki seviyeye getirilememiştir. Petrol konusunda en büyük destekçisi Çin’dir. Mühendis ve makine yardımı yapmaktadırlar.

Cuba, Che Guevara,  Fidel Castro

Küba Caddeleri

 

Küba otomobil müzesi

Küba’da her an karşınıza çıkabilecek bu eski model Amerikan arabaları,
yaşamın en renkli karelerini oluşturuyor.

Kübalı gelin

Önemli mutluluk unsuru arabalar.
Kübalılar için özel taksilere izin verilmesiyle önemli de bir ekonomik araç haline geldiler.

Küba otomobil, camellos

Karayiplerin develeri.
Camellos’lar Küba’dak en önemli
toplu taşım aracı…

Dünyanın en öksüz yolları Küba caddeleridir diyerek tanımlıyor Ry Cooder Küba yollarını ve ekliyor arabası olmayan ve yalnızlık çeken yollar bunlar. Küba kendi başına bir dünya, 19. yüzyılın koloniyel dünyasında kalmış sanki. Küba, Sovyetler Birliği’nin de tarih sahnesinden çekilmesinin ardından, kapitalizmin başucunda sosyalist bir rejimi sürdürmeye devam ediyor. Castro önderliğindeki bu rejim ülkenin tek karar mercii, tek regulatörü ve tek işvereni…

Tüm bu işlevlerin sonucunda ortaya çıkmasını beklediğimiz tekdüzelik ise Küba halkının yaşamında, sokaklarında ve evlerinde tamamen ikinci planda kalıyor. Her alana hakim olan Afro-Latino geleneği ve Karayiplerin renkliliği, hayatın her alanına olduğu gibi otomobillere, Kübanın otomobillerine ve ulaşıma büyük renk katıyor. Küba 1959 devriminden önce özellikle Amerikalı ve Kanadalı zenginler için çok farklı tatil imkanlarını birlikte sunabilen bir kumar merkeziydi; öyle ki 1950’lilerin başında Kübaya gelen bir Amerikalı milyonerin Las Vegas, Küba’nın ancak soluk tenli çocuğu olabilir dediği rivayet edilir. En lüks 1950 model arabaların sıralandığı Malecon ve 50’lerde kumarhane merkezi olarak gösterilen Trinidad bugün artık çok farklı bir dünyayı temsil ediyor..

59 Devrimi sonunda Küba sosyalist bir rejimi benimseyen Küba, artık Amerikalı zenginlerin tatil merkezi olmaktan çıkmış; nitekim ülkelerine geri dönerken taşınabilir her türlü zenginliği de yanlarında götüren Amerikalı zenginler geriye bugünün Küba fenomenini bırakmışlar: 59 model Amerikan arabalarını. Bugün Küba’nın tüm caddelerinde, ithalatı yasak olduğu için yeni model lüks otomobillerden zayide işte bu 59 model otomobiller ile 1970’ler ve 80’ler boyunca Sovyetler Birliği’nce bağışlanan Lada’lar bulunmakta. Küba’da ithal otomotiv yetkisi sadece Küba’da bulunan yabancılara, özellikle de konsolosluklara tanınmış durumda; ama bu otomotivler azınlıkta. İthal otomotiv ürünlerinin sokulmadığı Küba’da Chavrollet ve Cadillac marka otomobillerin içinden Lada veya Ikarus motoru çıkabiliyor. Şu anda Küba’da ithal arabalara izin verilmesi halinde bile halkın ciddi bir sermaye birikimi olmaması nedeniyle hakimiyetin uzun süre bu ‘‘El Ron’’ larda kalması muhtemel gözüküyor. Kübalılar hayattaki en büyük iki zevklerini rom ve bu arabalar olarak sıralıyorlar ve arabaları içinde yine rom kelimesini kullanıyorlar. Bu kelime Afrika- Küba geleneğinde zevk ve mutluluk anlamında da kullanılıyor. Sadece bu tanımdan bile Kübalılar için arabanın ne ifade ettiğini anlamak mümkün; Kübalılar arabalarına tutku ile bağlılar ve onları aileden biri olarak görerek isim veriyorlar.

Bu arabalar Kübalılar için müziğin tamamlayıcı ritmi olarak görülüyor, nitekim bir boleronun sonunda: ‘‘.. arabam olmadan müzik, müziğim olmadan hayatımın olmayacağı ülke: sevgili Küba’’ dizeleri geçer. Her müzik tarzının bir öyküsünün ve yüzyıllık tarihinin olduğu bu ülkede, arabalar bir Küba rüyasıdır ve o rüyanın en güzel renkleri otomobillerin renkleridir. Bu yüzden Küba caddelerindeki otomobiller bir renk cümbüşü yaratırlar: mavi, pembe, kırmızı..hepsi bir rüyanın parçası gibidirler.

Küba’da 1995 yılına kadar otomobillerin taksi olarak kullanılmasına asla izin verilmiyordu, ancak 90’ların ikinci yarısında ülkeyi etkisi altına alan turizm devletin bazı kısıtlamalarla particulares taxis uygulamasını başlatmasına sebep olmuş. Bu özel taksiler ise birbirinden farklı model ve çeşitlemelerle Küba sokaklarını doldurmakla kalmıyor aynı zamanda Kübalıların yaratıcı fikirlerini de simgeliyor. Kübalılar özellikle turistlere sunulmak üzere ulaşım alanında yeni modeller icat etmiş durumdalar. Örneğin, Bisikletli taksi uygulaması bisikletin yanına monte edilmiş bir koltukla yapıyor. Yine, bisikletlere eklenen bir motor ve pet şişelerden bozularak yapılan benzin depolarıyla motorlu bisikletler Küba sokaklarında turistlere hizmet ediyor.

Bu araçların yanında deve olarak adlandırabileceğimiz camelloslar Küba’nın dışında Jamaika’da görebileceğiniz türden bir farklılık oluşturuyor. Bu araçların ön kısmı otobüs kabini ve tır çekicisinden oluşurken, arka tarafı ise bir vagondan oluşuyor ve özellikle 300 kişilik taşıma kapasitesiyle Havana’da toplu taşıma sistemi bu araçlarla sağlanıyor. Bunların yanında yine rengarenk görünümleriyle üç tekerlekli Bicitaxisler taksi amacıyla kullanılabiliyor. Küba’da ulaşım devletin kontrolünü hissettirdiği en önemli alan olarak karşımıza çıkıyor, taksi olarak kullanılan araçların tümüne 1 Mayıs veya Castro’nun konuşma törenlerine denk gelen günlerde devlet tarafından el konuluyor ve toplu taşı aracı olarak hizmet veriyorlar.

Küba üç tekerlekli taksiler

 

 

Üç tekerli taksiler rengarenk…

Fazla söze gerek yok, burası Küba…

Küba, at arabaları

At arabalarına da bol miktarda
rastlamak mümkün....

Küba’da ulaşım devletin ciddi regülasyonları çerçevesinde yürütülüyor; nitekim particulares taxis uygulaması sadece yabancılar ve turistler için geçerliliğini koruyor, bir başka deyişle herhangi bir Küba vatandaşının özel taksilere binmesi eşitsizlik yaratacağından ciddi bir suç olarak gözüküyor; nitekim Küba caddelerinde özellikle de Havana’da trafik polislerinin dışında bireylerin davranışlarını gözlemleyen asker elbiseli devlet görevlileri bulunuyor ve bu şekilde eşitsizliğin önüne geçilmeye çalışılıyor. Devlet’in kontrolünde olan bir diğer sistem ise şehirlerarası yolculuk. Küba’da şehirlerarası yolculuk yalnızca turistlere ve yabancılara serbest, bunun dışında Küba’da yaşamını sürdüren tüm bireyler şehir değiştirirken mahalle görevlilerden başlamak üzere trafik kurumuna kadar dilekçe vermek zorundalar.

Kübalıların yaşamında ulaşım aracı olarak bisikletler önemli bir yer tutuyor, özelikle tütün plantasyonlarının olduğu bölgelerde en temel ulaşım aracı olan bisikletler, 90’ların ikinci yarısından itibaren şehirlerde de kullanılmaya başlamış. Bisikletler ciddi anlamda araç ve otomobil eksikliği olan bu ülkede bu eksikliği bir derece gidermeye çalışıyor ancak Küba’da her aracın olduğu gibi bisikletlerin de çok ilginç bir geçmişi var. 80’lerin sonunda Sovyet yardımları ciddi ölçülerde azalmaya başlayınca, Küba Çin’e 1 milyon adet bisiklet sipariş eder. Ancak bu bisikletleri Küba’ya ulaştırmaya çalışan gemilerin bir kısmı Küba açıklarında Amerikan gemileri tarafından durdurulur ve adaya girişine izin verilmez. Bunun üzerine Kübalılar küçük kayıklarla gemilerden bisikletlerini alırlar ve bu bisikletlere bakarak tahta parçalarından kendi bisikletlerini yaparlar. Bir süre sonra, ABD’nin bu gemileri serbest bırakmasıyla bisikletler ihtiyaca göre dağıtılır. Bugün Küba’yı baştan sona kat eden otoyolun kenarında bile bisikletli insanlara rastlayabilirsiniz.

Küba’nın en ilginç özelliği ise otostop’un çok yaygın biçimde kullanılıyor olması, nitekim otostop Havana ve Santiago de Cuba gibi şehirlerde bizzat devlet eliyle yürütülüyor. Devlet particulares taxise karışmasa da kendi elinde bulunan tüm araçların boş şekilde gitmesine asla izin vermiyor, yol kenarlarında araçların doluluğu-boşluluğunu saptamaya çalışan görevliler eğer devlete ait bit araç boş ise ( buna bisikletlerde dahil) hemen durdurup oraya gidecek olanları araca bindiriyor.

Bu nedenle şehirlerarası yolculuklar yine devlet eliyle işleyen bir otostop mekanizması aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Özellikle Küba’nın içlerinde bulunan tütün plantasyonlarına giden eski Sovyet askeri kamyonları yolda hemen durup gidecek insanları araçlarına alıyor. Tüm Latin Amerika ülkelerinde mevcut olan otostop geleneği Küba’da devlet eliyle resmileşmiş oluyor. Küba’nın tüm şiirlerine ve şarkılarına otostop teması işlemiş durumda; Ernesto Che Guevera’nın Alberto Granado ile birlikte Latin Amerika’da yaptığı motosiklet yolculuğu ve otostop serüvenleri Küba’nın bir miti haline gelmiş durumda.

 

kübalı şöför

Küba’da devleti her vatandaşa haftalık 3 puroyu ücretsiz olarak dağıtıyor…

Bu rakamın düşüklüğüne bakmayın, birçok kişi kendi evinde puro yapıyor.

Küba, İbrahim Ferrer’inde betimlediği gibi bir salsa ritminde geçiriyor günlerini ve bu ritmin en önemli parçasını renkli ulaşım araçları oluşturuyor. Bisikletten, motosiklete, deve(!)den 59 marka Amerikan otomobillerine kadar tüm araçlar kendi tarihlerini akıtıyorlar yollara. İspanyol koloniyel yapıları, Barok havası ve Art Nouveau gölgesinin altındaki Küba, Afro-Cuban geleneğiyle yoğrulmuş bireylerin Rom ve Puro eşliğinde yaşamlarını sürdükleri bir yer olmaya devam ediyor.

İnsanların aylık en fazla 38 dolar ( devlet bu miktardan fazlasına izin vermiyor) ücretle yaşadığı Küba’da yaşam bir ritmik dans şeklinde akıyor. Bu nehrin en güzel kıvrımını da rengarenk ulaşım araçları oluşturuyor.

Fidel Castro, Amerikan ambargosuna karşı konuşma yaparken; Bir şeyi yapmak için o şeyi çok sevmek gerekir. Bir şeyi tutkuyla sevmek içinse o şeye deliler gibi inanmak gerekir. Galiba Küba yaşamının heterojenliği bu sözler altında yatıyor.

Ana sayfa

Haber Dünya Ülkeler Türkiye Bilim Aktüel Görsel

Son Güncelleme:13/02/15

Ülkeler haber

Ülkeler Bilgi

Ülkeler Resim Dünya Kurumları

Sayfa Başı