Hazer Tv, Ana sayfa©2005

Ana sayfaKapak

 

 

Son Güncelleme:09/05/12

Ana Haber Genel, Bilim ve Özel Dosyalar

Ülkeler Haber ve Genel Bilgileri

Dünya Kurum Haber ve Genel Bilgileri

Türkiye Haber ve Özel Dosyalar

Aktüel Haber, Video, Resim ve Özel Dosyalar

" İtalya " Güncel Haberleri

Ülkeler Haber ve Bilgileri

İtalya Güncel Haberleri

İtalya Genel Bilgileri

İtalya Resimleri

 

 

 

İtalya'da İntiharlar hükümeti zora soktu

  İtalya'da İntiharlar

İtalya’da ekonomik kriz, insani boyutta acı bir bilanço ortaya koymaya devam ediyor.

Her gün gelen intihar haberlerine son 24 saatte 3 tane daha eklendi.

Ağır tasarruf paketlerini halkın önüne koyan Monti liderliğindeki teknik hükümet, bunun tek sorumlusu olarak tutulurken, Monti ise görevi devraldığı Berlusconi’yi işaret ederek, “Krize kim neden olduysa bunu o düşünmeli” dedi. Krizin pençesine aldığı Avrupa’da, Fransa, Almanya ile Yunanistan’daki ve siyasi partilere adeta bir tokat indirdiği İtalya’daki yerel seçim sonuçları, büyüme amaçlı tedbirler almaya çalışan Mario Monti liderliğindeki teknik hükümetin elini güçlendirdi gibi görünüyor. Ancak ne var ki hazırlanan tasarruf paketleri, ülkenin Avrupa’daki ortaklarını memnun ederken, orta gelirli halkı maddi çaresizliğe itti, intiharlar çığ gibi büyüdü. Siyasi partiler ve zaman zaman sokaklara dökülen halk, Mario Monti’nin ekonomi politikalarının, intiharlara zemin oluşturduğunu öne sürüyor. Son 24 saat içinde, Salerno’da 2 işsizin ve Milano’da ise borç batağında olan bir yatırımcının intihar haberi yine üzüntü yarattı.

Başbakan Mario Monti, bu konuda hükümetine yöneltilen iddialara, “Krizin insani sonuçları, ekonomiyi bu duruma kim getirdiyse onu düşündürmeli, bu durumdan çıkmaya çalışanı değil. İtalyan ekonomisinin dramatik ve negatif durumu, geçmişte yapısal reformlar için uzun vadeli yetersiz seçimlerden dolayı bu haldedir” diye yanıt verdi.

BERLUSCONI’YI KASTETMEDİM

Bu açıklamanın tepki alması ve Kasım ayında görevi devraldığı Silvio Berlusconi hükümetini işaret ettiği yorumları üzerine Monti, daha sonra bir açıklama daha yapmak zorunda kaldı. Monti, “Aslında hiçbir hükümeti zan altından bırakmamıştım. Sözlerim yanlış anlaşıldıysa özür dilerim. Biz, siyasi polemik yaratmak değil çalışmak için buradayız ” dedi. Monti, büyümeyi desteklemek üzerine uygulamaya geçilmesi gerektiğini de belirtti.

HALK 2 HAZİRAN’DA MEYDANLARA İNECEK

Öte yandan, ülke için en önemli günlerden biri olan Cumhuriyet’in ilanının kutlanacağı 2 Haziran’da halk sokaklara dökülüyor. Tarih, sendikaların ortak kararıyla belirlendi. Ülkedeki en güçlü sendika olan Cgil’nin lideri Susanna Camusso, “O gün, ekonomi politikasını değiştirmesi için Hükümet’e çağrıda bulunacağız” dedi.

9 Mayıs 2012

Erdoğan için alınan güvenlik İtalyanları şaşırttı

  İtalya Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano, Erdoğan

Türkiye-İtalya Hükümetler arası Zirvesi’ne katılmak üzere İtalya’nın başkenti Roma’da bulunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için alınan güvenlik İtalyanları şaşırttı

Türkiye-İtalya Hükümetler arası Zirvesi’ne katılmak üzere İtalya’nın başkenti Roma’da bulunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İtalya Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano tarafından kabul edildi.

İtalya Cumhurbaşkanlığı Quirinale Sarayı’nda basına kapalı gerçekleşen kabul, yaklaşık 1 saat sürdü.

Kabulde, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da hazır bulundu.

Cumhurbaşkanı Napolitano ile görüşmenin ardından Başbakan Erdoğan, Bağış, Davutoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik ve AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş Türkiye’nin Roma Büyükelçiliği’ni ziyaret etti.

Bu arada, zirve dolayısıyla dün gece Roma’ya gelen Başbakan Erdoğan ve beraberindeki heyetin kalacağı otel ve kullanacağı güzergahlarda yoğun güvenlik önlemleri alındı.

Bazı İtalyanlar, bu tarz güvenlik önlemlerinin daha önce ABD Başkanı Barack Obama ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Roma ziyaretinde alındığını ifade etti.

8 Mayıs 2012

Türkiye'ye İhanet Ettik

İtalyan Senatosu Başkan Vekili Emma Bonino  

İtalyan Senatosu Başkan Vekili Emma Bonino, ilginç bir itirafta bulundu.

İtalyan Radikal Partili Bonino, 80’li yıllardan itibaren üç dönem Avrupa Parlamentosu milletvekilliği, Avrupa Komisyon üyeliği ve İtalya’nın AB Politikaları Bakanı olarak görev yaptı.

Emma Bonino, “Türkiye konusunda trajik bir hata yaptık. Bugün AB -Türkiye ilişkilerinde yaşanan tıkanma kaderin sonucu değil. Avrupa olarak iç gündeme bağlı kısa vadeli vizyon ve yanlış hesaplar sonucunda Türkiye’ye karşı yükümlülüklerimize ihanet ettik. Müzakereler çıkmaza girince de elbette Türkiye oturup beklemek yerine kendi bölgesinde özerk bir takım dış politika arayışlarına girdi" diye konuştu.

Bonino, "Avrupalı liderler müzakereleri engellemeye devam ettikçe Türkiye içinde demokrasinin gelişmesine köstek oluyorlar. Tango yapmak için iki kişi gerekir. Ama ne yazık ki biz Türkiye ile tangoya başladıktan kısa süre sonra bazı Avrupalı liderler rock’n roll yapmaya karar verdi. Rock’n roll tek başına yapılır. Oysa biz tango için yola çıkmıştık. Avrupa tarafı dansın türünü değiştirmeye çalışıyor" dedi.

23 Nisan 2012

İtalyan müze, protesto için eser yaktı

Casoria Müze yetkilisi Antonio Manfredi  

İtalya'da bir müze,

kesintileri protesto amacıyla sanat eserlerini yakmaya başladı.

Müze yetkilileri, bütçe kesintileri nedeniyle kültür kurumlarının zor duruma sokulduğunu ifade ediyor. Napoli'deki Casoria Çağdaş Sanat Müzesi yetkilisi Antonio Manfredi, Salı günü ilk tabloyu ateşe verdi.

Manfredi, "elimizdeki 1000 tablo zaten hükümetin kayıtsızlığı yüzünden tahribat yolunda" diyerek kesintilere karşı tepkisini ifade etti.

Sanatçılar protestoyu destekliyor

Yakılan ilk sanat eseri, bu protesto girişimini destekleyen ve olayı internetten izleyen Fransız ressam Severine Bourguignon'a aitti. Müze yetkilisi Manfredi, "Sanat Savaşı" adını verdiği bu eylemde haftada üç tablo yakmayı planlıyor.

Avrupa çapında sanatçılar bu protesto eylemine desteklerini açıkladı.

Gallerli heykeltraş John Brown, dayanışma amcıyla Pazartesi günü 'Manifesto' adını taşıyan kendi eserlerinden birini ateşe verdi.

  İtalyan müze, protesto için eser yaktı

Brown, BBC'ye yaptığı açıklamada, daha önce Casoria müzesinde eserlerini sergilediğini belirterek, sanat eserini yakma sonucu kaybetmenin kendisi için fazla üzücü olmadığını söyledi.

Brown, "Oldukça çağdaş bir anlayışla çalışıyor ve sanatı icra süreci ile insanlarla etkileşimi, sanat eserini değerli bir nesne olarak saklamaktan daha önemli buluyoruz" dedi.

Brown, yakma işlemini "ekonomik krizin ele alınış şeklini protesto için sembolik bir eylem" olarak gördüğünü söylüyor ve ekliyor:

"Bu kesintiler görsel sanatın sınırlarını aşarak dünya çapında milyonlarca insanın bir bütün olarak yaşamını etkiliyor."

Kesintilerden etkilenen kültür İtalya'nın borç krizi geçen yıl başbakan Silvio Berlusconi'nin istifasına neden olmuştu.

Yeni hükümet sert reformlar ve kemer sıkma önlemlerini hayata geçirmeye başladı.

Sanat kurumları, ülkenin ekonomik sıkıntılarından fazlasıyla etkilendiklerini ve devlet desteğinin ve hayırseverlerin yaptığı bağışların kesildiğini belirtiyor.

İtalya'nın önde gelen galerilerinden Maxxi Çağdaş Sanat Müzesi, 2011'de fonlarında yüzde 43 oranında kesinti olduğunu açıklıyor.

Dünyanın en önemli arkeolojik kalıntılarından biri olan Pompeii'nin de ihmale uğraması yüzünden geçen yıl uluslararası alanda kaygılar dile getirilmişti.

Antik kentin bazı yapıları tamamen ya da kısmen yıkıldı; bunlar arasında 18 ay önce çöken "Gladyatörler Evi" de bulunuyor.

Başbakan Mario Monti bu ay başlarında yaptığı açıklamada, 105 milyon euro tutarında bir proje ile tarihi kalıntıların yeniden inşa edileceğini söylemişti.

'Ters koşullar'

Tablo yakma eylemini gerçekleştiren Manfredi sözünü sakınmayan, radikal bir müze yöneticisi olarak biliniyor.

Napoli yakınlarındaki Casoria galerisini 2005'te açmış, sergilerinin büyük bölümü yerel mafyanın öfkesini kazanmıştı.

2009'da Afrikalı bir temsili kukla kazığa geçirilmiş olarak müze kapısına bırakılmış halde bulundu.

Bunun nedeni müzede fuhuşla ilgili bir serginin düzenlenmiş olmasıydı.

Fuhuş, bölgede organize mafyanın denetiminde, Afrikalı göçmenler tarafından yapılan bir iş olarak biliniyor.

Manfredi, İtalyan hükümetinin ülkenin kültürel mirasını korumadaki başarısızlığı nedeniyle geçen yıl da Almanya Başbakanı Angela Merkel'e bir mektup yazarak Almanya'ya iltica talebinde bulunduğunu söylüyor.

Talebi kabul edilmiş olsaydı müzesini de kendisiyle birlikte götüreceğini ifade eden Manfredi, Merkel'den yanıt gelmediğini anlatıyor.

Manfredi, finansman sorunu çözülünceye kadar protesto eylemlerine devam edeceğini bildiriyor.

Müzeden yapılan açıklamada, ilk yakma eylemi için "bu ters koşullarda siyasi, gerekli ve zorunlu bir eylem" tanımlaması yapıldı.

19 Nisan 2012

İtalyan erkeklerin 'Babalık' şüpheleri

İtalyan erkeklerin 'Babalık' şüpheleri  

İtalyan erkekleri 'Babalık'larına güvenemedi

İtalya'da erkekler internet üzerinden satılan babalık testine büyük ilgi gösteriyor. Babalık şüpheleri olan erkekler DNA testi kitleri alarak meraklarını gideriyor. Sonuçlar, test yaptıran her 5 İtalyan erkekten birinin, çocuğunun gerçek babası olmadığını ortaya koyuyor.

SONUÇ İNTERNETTE AÇIKLANIYOR

Tükürük yerine çiğnenmiş sakız, kullanılmış mendil ve saç örneği de kullanılabiliyor. Beş gün süren bekleyişin ardından babalık testinin sonucu yine internet üzerinden açıklanıyor. Resmi rakamlara göre İtalya'da geçen yıl, 3 bin 600 baba DNA testi yaptırdı. Sonuçlar, testi yaptıran her beş İtalyan erkekten birinin çocuğunun biyolojik babası olmadığını ortaya koydu.

3 Nisan 2012

Venedik hızla batıyor

Venedik, gondol  

Bilim insanları, İtalya’nın Venedik kentinin sanıldığından daha hızlı suya battığını, hatta batışının doğu yönünde daha hızlı olduğunu belirtti. Venedik'in etrafı bariyerlerle çevrilmezse, 2032’de 80 mm daha suya batacak.

Venedik’in batışının azaldığını öne süren geçmişteki araştırmaların aksine, uydu ölçümlerine dayanan yeni çalışmalar kentin doğu kısmının her yıl bir ile iki milimetre arasında denize gömüldüğünü gösterdi.

California Üniversitesi Okyanusya Enstitüsü’nden Yehuda Bock, “Bu küçük bir miktar gibi görülse de önemli” ifadesini kullandı. Bock, Adriyatik denizindeki yükselme oranının, 117 ada üzerinde kurulu olan Venedik’in bulunduğu göldeki yükselme seviyesiyle aynı olduğuna dikkat çekerek, ortaya çıkan toplam etkinin yılda dört mm olduğunu belirtti. Bu veri, Venedik’in 2032 yılına kadar 80 mm sulara gömülebileceğini gösteriyor.

“Geochemistry, Geophysics, Geosystems” dergisinde yarın yayımlanacak olan araştırmada, Venedik’in doğu yakasına kıyasla, batı tarafının daha yüksek olduğunu ortaya çıkardı. Bock, geçmişte yapılan uydu ölçümlerinde bu tespitin fark edilmediğini söyledi.

10 YILLIK HARİTA ÇIKARILDI

ABD’nin Miami Üniversitesi ve İtalya’nın yeryüzündeki jeolojik bozuklukları inceleyen Tele-Rilevamento Europa şirketinin de destek verdiği çalışmada, GPS ve uydu ölçümleri kullanılarak, Venedik’in 2000-2010 yıllarına ait 10 yıllık haritası çıkarıldı. Miami Üniversitesi’nden Shimon Wdowinski, “Yaptığımız analizde, sadece GPS ve uydu radarıyla tespit edilemeyecek jeolojik hareketleri fark ettik” dedi.

  Venedik su haritası

Çalışmada, Venedik’in kuzeyindeki adaların her yıl iki ile üç milimetre, güneyindeki adaların ise üç ile dört milimetre suya battığı ortaya çıktı.

Venedik’in deniz seviyesine ait ölçümlerin 1872 yılından itibaren yapıldığı biliniyor. Ancak bilim insanları, 18’inci yüzyılda yaşamış olan İtalyan sanatçı Giovanni Antonio Canal’ın (Canaletto) çizdiği resimlerden, 1727’den 19’uncu yüzyılın sonuna kadar Venedik’teki su seviyesinin 60 santimetreden daha fazla yükseldiği sonucuna vardı.

SELLERE KARŞI YENİ ÖNLEM

Venedik’te her yıl yaşanan sellere karşı, araştırmacılar milyonlarca euroluk MOSE sel koruma sistemini inşa etmeyi planlıyor. 2014’te bitirilebileceği tahmin edilen sistemin, Venedik’i sadece sellere karşı değil, batmaya karşı da koruyabileceği öne sürülüyor. Öte yandan, İtalyan araştırmacılar, her yıl yaşanan batışın önemi konusunda ikiye bölünmüş durumda.

Padova Üniversitesi’nden Pietro Teatini, “Venedik’in 20-30 yıllık tecrübesine bakıldığında yılda bir milimetre büyük bir sorun teşkil etmiyor” derken, İtalya’nın Deniz Bilimleri Enstitüsü’nden jeolog Luigi Tosi, Venedik’in ayarlanabilir MOSE bariyerleriyle çevrilmesi gerektiğine inanıyor. Tosi, sadece Venedik’in suya gömülmesinin değil, su seviyesinin de yükseldiğine dikkat çekti ve 21’inci yüzyılın sonunda su seviyesinin 50 santimetre yükselebileceğini belirtti.

Tosi, “MOSE boyu 110 santimi geçen dalgaları engelleyebilecek. Dalgaların bu seviyeyi yılda 200-300 defa aşma riski var. MOSE ile gerektiği zaman bariyerin kapıları kapanacak ve dalgalara karşı kenti koruyacak” dedi. İtalyan bilim insanları aynı sistemin Venedik’i deniz seviyesinden 3.92 santim yükseltebileceğine de inanıyor.

Venedik’in 20’inci yüzyılda yaklaşık 120 mm suya gömüldüğü tahmin ediliyor. Aynı dönemde yaşanan ve deniz seviyesinde yaşanan artış ise 110 mm oldu.

27 Mart 2012

Etna bu yıl 4.Kez faaliyette

Etna bu yıl 4.Kez faaliyette

Etna Yanardağı bu yıl 4.kez faaliyet gösterdi.

İtalya’nın güneyindeki Katanya’da bulunan Etna Yanardağı korkutmaya devam ediyor. Yanardağdan yükselen lav ve kül bulutlarının yüksekliği, 7 kilometre irtifaya kadar ulaştı.

Geçen yıl 18 kez faaliyete geçen, Avrupa’nın en aktif yanardağlarından Etna, bu yıl 4’üncü kez uyandı.

Yanardağın Güneydoğu krateri, dün gece lav püskürtürken, lav ve kül bulutları sabah saatlerinde yükselmeye devam etti.

Katanya Havalimanı’nın kapatılmasına gerek görülmedi ancak bazı uçuşlarda aksama olduğu belirtildi.

18 Mart 2012

Etna Yanardağı Faaliyetini Artırdı!

Etna Yanardağı Faaliyette

Dünyanın en riskli yanardağı faaliyetini artırdı...

Etna yanardağında yükselen duman bulutları, yüzlerce metre yüksekliğe ulaştı.

Etna faaliyetini arttırdı.

İtalya'nın güneyindeki, Sicilya bölgesinde bulunan Etna yanardağından yükselen yoğun duman, çevre sakinleri için endişe yaratsa da yetkililer henüz tehlikeli bir durum olmadığını belirtiyor.

Etna, dünyanın en riskli yanardağlarından biri.

Geçmişi 1 milyon yıl öncesine kadar uzanan Etna'nın, son 100 yılda değişim dönemine girdiği ve faaliyetlerinin şiddetlenerek süreceği belirtiliyor.

5 Mart 2012

İtalya’da Hızlı Tren Öfkesi

İtalya’da Hızlı Tren Öfkesi  

İtalya'da yüksek hızlı tren projesi halkı sokağa döktü.

İtalya'nın Torino kentiyle Fransa'nın Lyon kentleri arasında inşa edilmesi gündemde olan yüksek hızlı tren hattı İtalyanları kızdırdı.

Başkent Roma ile Torino, Milano ve Perugia kentlerinde düzenlenen gösterilerde yüzlerce kişi projeyi protesto etti.

Dans gösterileriyle başlayan kortej sırasında zaman zaman ses bombaları patlatıldı, meşaleler yakıldı.

Gösteriler sırasında zaman zaman tansiyon yükseldi.

Göstericiler, yüksek hızlı tren tünelinin, dağın derinliklerinde daha önce tespit edilen uranyum ve amyant gibi insan sağlığını ve doğayı olumsuz etkileyebilecek materyallerin yakınından geçeceği ve bunların yayılmasına yol açacağını savunuyor.

4 Mart 2012

Aynı şirket, yine Gemi kazası

Costa Allegra

Costa Concordia gemisinin İtalya kıyılarında batmasının ardından aynı şirkete ait bir başka gemide de yangın çıktı. Motorları çalışmadığı için Hint Okyanusu'nda sürüklenen gemiyi bir balıkçı teknesi kıyıya çekti.

Hint Okyanusu'nda seyretmekte olan “Costa Allegra” adlı yolcu gemisinin makine dairesinde yangın çıktı. Madagaskar’dan Seyşeller’e giden İtalyan "Costa Crociere" şirketine ait gemide çıkan yangın geminin başka bölümlerine sıçramadan söndürüldü.

Ancak motorları çalışmayan kruvaziyer gemisi, akıntıya kapılarak sürüklenmeye başladı. İtalyan yetkililer motorları çalışmadığı için geminin elektriksiz kaldığını, havalandırmanın çalışmadığını ve sadece dış aydınlatmanın yapılabildiğini açıkladı.

Balıkçı teknesi çekti

636 yolcu ve 413 kişilik mürettebatın bulunduğu gemiye yardım amacıyla İtalya’dan uçakla 14 kişilik bir uzman ekip gönderildi. Ardından bir Fransız balıkçı teknesi, yardım için İtalyan kruvaziyer gemisine yaklaşarak gemiyi Seyşeller kıyılarına çekti.

Yetkililer 29 bin tonluk gemideki yolcuları Descroches adasına tahliye etmek için düzenlemelerin yapıldığını, gemide bulunanların Seyşeller'in en büyük adası Mahe'ye nakledileceğini belirtti. Kazada ölen ya da yaralanan bulunmuyor.

Aynı şirkete ait Costa Concordia gemisi 13 Ocak tarihinde İtalya kıyılarında batmış ve kazada en az 25 kişi hayatını kaybetmiş, 7 kişi de kaybolmuştu.

28 Şubat 2012

İtalya Moena Türk Köyü

Bir kac hafta dan beri tanistigim arkadasin eklemis oldugu Osmanli tarihinden kalan hatiralarimizi hepinize bildirmek istiyorum. İtalya Avusturya sınırında bir kayak merkezinin bağlı olduğu bir İtalyan köyü MOENA… Alp dağlarının en ücra köşesinde, Avusturya sınırındaki İtalyan köyü MOENA’nın diğer adı ise TURCHIA, yani Türkiye…Türkçe bilmiyorlar, Türkiye’yi görmemişler, ama 323 yıldır Türk gibi yaşıyorlar. İtalya’nın Moena Köyü’ne bir yeniçerinin gelmesiyle ‘Türkleşen La Turchia’ köyünün şaşırtıcı öyküsü… Ağustos’un ikinci hafta sonunda bir Türk karnavalı yapılıyor. Moena belediye başkanı padişah oluyor, Osmanlı kıyafetleri giyiyor, herkes bir şekilde Türkleşiyor. Kimse Türkiye’yi görmemiş ama oradan buradan gördükleriyle, duyduklarıyla Türk gibi gözükmeye çalışıyorlar. Bıyık yapıyorlar, fes giyiyorlar, kendi diktikleri ay yıldızlı bayrakları takıyorlar evlerine. İtalya’nın Moena Köyü’ne sığınan bir Yeniçeri oraya yerleşip, bir de kahraman olunca köyün adı ‘La Turchia’ diye anılmaya başlamış. Beldedeki bir sokağın adı da Türkiye sokağı. Moenalıların en büyük isteği ise İtalya’daki Türk köyünden davet var!… İtalya’nın Manzori Dağları’nın eteğindeki ‘La Turchia’ adıyla da bilinen Moena Köyü, 323 yıldır hoşgörü örneği sergiliyor. Türkçe bilmeyen ama kendilerini Türk olarak tanıtan Moenalılar, Türkleri bekliyor. İtalya’nın Moena Köyü’ne sığınan bir Yeniçeri oraya yerleşip, bir de kahraman olunca köyün adı ‘La Turchia’ diye anılmaya başlamış. Beldedeki bir sokağın adı da Türkiye sokağı. Moenalıların en büyük isteği ise İtalya’daki Türk köyünden davet var!… İtalya’nın Manzori Dağları’nın eteğindeki ‘La Turchia’ adıyla da bilinen Moena Köyü, 323 yıldır hoşgörü örneği sergiliyor. Türkçe bilmeyen ama kendilerini Türk olarak tanıtan Moenalılar, Türkleri bekliyor. Bu şaşırtıcı öykü tam 323 yıl önce başlar. 2. Viyana kuşatması sonrası bir Osmanlı askeri, İtalya’da küçük bir kasabaya sığınır. Ölmek üzere olan bu Yeniçeri askeri, köylüler tarafından tedavi edilir. İyileşince de köyden bir kızla evlenir. Kasaba halkının ‘Il Turco’ adını verdiği asker, o dönem dükalığın halktan istediği haksız vergilere karşı köyü ayaklandırır ve korur. Kendini ve Türk adetlerini bu yörenin insanlarına öyle sevdirir ki ölümünden sonra bile bu Türk gelenekleri yaşatılır.

Italya/Moena türk köyü

İtalya’nın Manzori Dağları’nın eteğindeki tek Türk köyü olan Moena (diğer adıyla La Turchia)’da köylüler, hiç Türkçe bilmedikleri halde 323 yıldır Türk gibi yaşıyor, düğünlerde başlık parası alıyor.

La Turchia köyünde, her yıl geleneksel olarak Ağustos ayında yapılan ‘La Festa Della Turchia- Türk Günü Festivali’, 2 gün sürüyor.

İtalya’nın Manzori Dağları’nın eteğindeki ‘La Turchia’ adıyla da bilinen Moena Köyü’nde, festival sırasında Türk Bayraklarının dalgalandığını anlatan Seyahat Tur Yönetim Kurulu Başkanı Melba Biçer, şunları söylüyor:

“Bilindiği üzere, 2. Viyana kuşatması sonrası, bir Osmanlı askeri, İtalya’da küçük bir kasabaya sığınıyor. Ölmek üzere olan bu Yeniçeri askeri, köylüler tarafından tedavi ediliyor. İyileşince de, köyden bir kızla evleniyor. Kasaba halkının `Il Turco` adını verdiği Osmanlı askeri; o dönem dükalığın halktan istediği haksız vergilere karşı köyü ayaklandırıyor ve koruyor. Kendisini ve Türk adetlerini bu yörenin insanlarına öyle sevdiriyor ki, ölümünden sonra bile, bu Türk gelenekleri yaşatılıyor. Özetle, halk arasında kahraman ilan edilen Yeniçeri askerinin büstünün de bulunduğu Moena’ya, halk ‘La Turchia’ adını veriyor. Sokaklarında Türk bayrakları dalgalanan, Türkiye’yi kitaplardan takip eden Moenalılar, her yıl ağustos ayında, ‘Moena Türk Festivali’ni düzenliyorlar. 2 gün süren, bu eşsiz festivali de, İtalya’yı baştan başa keşfedeceğimiz tur programımızın içerisine aldık. 20 Ağustos tarihinde, festivalde olacağız.”

Firmanın kişi başı 949 euro olarak belirlediği "La Festa Della Turchia" kapsamında 2 gün Roma, 1 gün Floransa, 2 gün Venedik ve 2 gün Moena gezilecek. Tur, 14-22 Ağustos tarihleri arasında yapılacak.

Moena'da yaşanmış gerçek Türk hikayesi

Alert icon
You need Adobe Flash Player to watch this video.
Download it from Adobe.

Costa Concordia'nın kaptanında kokain

  Costa Concordia'nın kaptanında kokain

İtalya açıklarında batan Costa Concordia gemisinin kaptanı Schettino'nun saç analizinde kokain çıktı. Kaptanın savunması ise 'uyuşturucu kullanan biriyle temas etmiş olabilirim' oldu.

''Costa Concordia''nın kayalıklara çarpmasının ardından 17 kişinin cesedine ulaşılmıştı.

ROMA - İtalya'nın batısındaki Giglio Adası açıklarında 13 Ocak'ta kayalıklara çarpan ''Costa Concordia'' gemisinin kaptanı Francesco Schettino'nun saç analizinde kokaine rastlandığı bildirildi.

Roma Katolik Üniversitesi'nin yaptığı analizlerde, kaptan Schettino'nun saçında kokaine rastlandığı ifade edildi.

Kaza öncesi alkol ya da uyuşturucu madde almadığını söyleyen kaptanın saçına kokainin, bu uyuşturucuyu kullanan birinin temas etmesiyle bulaşmış olabileceği de dile getirildi.

Bu arada, çevre felaketine neden olmasından korkulan geminin yakıt tanklarını boşaltma işlemi de sürüyor. 12 Şubat'ta başlanan çalışmalar kapsamında şu ana kadar bin 528 metreküp yakıtın boşaltıldığı öğrenildi.

18 Şubat 2012

6 Trilyon Dolarlık Tahvil Sahtekarlığı

6 Trilyon Dolarlık Tahvil Sahtekarlığı  

İtalyan polisi, İsviçre'de 6 trilyon dolarlık sahte Amerikan hazine tahvili ele geçirdiğini açıkladı. Olayla ilgili olarak 8 kişi aranıyor.

İtalyan polisi tarafından yapılan açıklamaya göre, operasyon, 1 yıl süren araştırmanın ardından İsviçre polisi ile ortaklaşa düzenlendi.

Operasyonda 6 trilyon dolarlık, yani Amerikan bütçe açığının üçte biri tutarında sahte Amerikan tahvili, sahte kredi kartları bulundu.Çetenin İtalya'nın bazı yörelerinde tefecilik de yaptığı belirlendi. Polis, 8 kişilik çete üyeleri için tutuklama emri çıkarttı.

İsviçre polisi de İtalyan polisinin isteği üzerine yardımcı olduğunu, elindeki bilgileri geçen Temmuz ayında Roma'ya ilettiğini bildirdi.

İtalyan polisi 3 yıl önce de 742 milyar dolarlık sahte Amerikan hazine bonosu ele geçirmişti.

17 Şubat 2012

Koca Gemi Aşk İçin mi Battı?

  Moldovalı Domnica Cemortan

İtalya'daki gemi kazası sonrası adı sıkça gündeme gelen olay kadın Moldovalı Domnica Cemortan, "Kaptana aşıktım. Onun için gemideydim" dedi.

İtalya'nın Toskana bölgesi açıklarındaki Giglio adası yakınlarında, 13 Ocak akşamı kayalıklara çarparak yan yatan kruvaziyer gemisi ''Costa Concordia''nın kaptanı Francesco Schettino ile olay anında yanında olduğu söylenen Moldovalı kadın Domnica Cemortan, bu iddiayı doğruladı.

Kruvaziyer gemisinin geçirdiği kaza sırasında yanında olduğu ortaya çıkan ve İtalyan basını tarafından kilit kadın olarak anılan 25 yaşındaki Moldovalı Domnica Cemortan, Grosseto'taki sahil güvenlik komutanlığına gelerek, olayla ilgili yaklaşık 6 saat ifade verdi.

"Kaptan Schettino'ya Aşıktım" Dedi ve Kaptanı Savundu

''Il Messaggero'' gazetesindeki haberde, gemiye nasıl bindiği, Costa şirketi için çalışıp çalışmadığı, gemideki görevinin ne olduğuna yönelik pek çok soruya muhatap olduğu belirtilen Cemortan'ın, "Kaptan Schettino'ya aşıktım" dediği ve kaptan için gemide bulunduğunu söylediği yer aldı.

Moldovalı kadının sorgusunda, kaptanı savunduğu kaydedildi.

Bu arada, Giglio adası açıklarında yan yatık bir şekilde duran geminin son 7 saatte yaklaşık 7,5 santimetre yerinden oynadığı tespit edildi.

Hava koşullarının elverişsizliği nedeniyle geminin yakıt tankından bulunan 2 bin 300 ton mazotun boşaltılma işlemine de bir türlü başlanamıyor.

Öte yandan, 19 Alman yolcunun da geminin kaptanı Schettino ve ''Costa Crociere'' şirketi hakkında suç duyurusunda bulunduğu bildirildi.

02 Şubat 2012

"Sürekli Tuhaf Sesler Duyuluyor"

Lüks yolcu gemisi Costa Concordia  

Lüks yolcu gemisi Costa Concordia'ya dalışlar gerçekleştiren İtalyan Danilo Del Carro, su altında gördüklerini ve yaşadıklarını anlattı.

Danilo Del Carro,"Suyun altında her şey çok farklı. Gemi sanki canlı gibi. İnanılmaz. Sürekli tuhaf sesler, iç karartıcı gıcırtılar duyuluyor.

Denizin dibinde her ses, olduğundan çok daha yüksek olarak işitiliyor" cümleleriyle anlattı.

Diğer bir dalgıç Fabio Paoletti ise yıkıntılar arasında ilerlemenin "zor ve yorucu" olduğunu belirtti.

Fabio Paoletti, "Görüş mesafemiz 10 ile 80 cm arasında değişiyor. Cesetleri bulmak için, masa örtülerinden kıyafetlere kadar her şeyi kontrol etmemiz gerekiyor. Suda yüzen elektrik kabloları tehlikeli. Bunlara dolanma riski yüksek" diye konuştu.

26 Ocak 2012

Batan İtalyan Gemisinde Hala 17 Kişi Kayıp

 

 

Akdeniz’de Giglio adası yakınlarında karaya oturan lüks yolcu gemisinden bir kişi daha sağ kurtarılırken kayıp sayısı 40’dan 17’e düştü.

Helikopterle kurtarılan gemi personeli, kırık bacakla hastaneye kaldırıldı.

Kazada ölü sayısı iki yaşlı erkeğin cesedinin bulunmasıyla beşe yükseldi. Daha önce ikisi Fransız yolcu, biri Perulu gemi personeli üç kişinin öldüğü, otuzu aşkın kişinin de yaralandığı bildirilmişti.

Gemisini terk eden İtalyan kaptan tutuklandı ve ölüme sebebiyet verme suçundan mahkemeye verildi.

İtalya’nın batı kıyısındaki Civitavecchia’dan kuzey batıdaki Savona’ya gitmekte olan Costa Concordia Cuma gecesi Giglio adası yakınlarında karaya oturmuştu.

Geminin kısa bir süre içinde su almaya başlayarak 20 derece yana yatması yolcular arasında panik yarattı. Bir görgü tanığı gemideki karışıklığı Titanik’in son anlarına benzetti, birçok yolcunun yüzerek karaya ulaşmak için buz gibi sulara atladığını söyledi.

Geminin 3 bin 200 yolcusu arasında İtalyan, Alman, Fransız ve İngilizlerin yanı sıra 10 kadar Türkün de olduğu öğrenildi.

Binlerce kişiden bazıları Giglio adasına bazıları ise karadaki Porto Santo Stefano’ya nakledildi.

290 metre uzunluğundaki 13 katlı lüks gemide 13 bar, 5 lokanta, 4 yüzme havuzu ve 500 balkonlu kabin bulunuyor.

16 Ocak 2012

  Costa Concardia adlı dev yolcu gemisi

Zamana karşı yarış

İtalya’nın Toskana kıyılarında batan yolcu gemisinden sağ kalanları kurtarmak için yardım ekipleri zamana karşı yarışıyor.

Gemiyi tahliyeler sona ermeden terk eden kaptan ise tutuklandı.

İtalya'nın Toskana bölgesine bağlı Giglio Adası yakınlarında kayalıklara çarparak batan “Costa Concardia” adlı dev yolcu gemisinin enkazında kurtarma ekipleri çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Yetkililerin verdiği bilgiye göre, yolculardan 39'u hâlâ kayıp ve özel eğitimli dalgıçlar kayıpları bulmaya çalışıyor.

Kurtarma ekiplerinin pazar sabahı sağ kalanlardan biriyle temas kurabildiği, ancak kilitli kapılar nedeniyle içeriye giremedikleri belirtildi. Sahil koruma görevlileri, yürütülen çalışmanın çok zor olduğunu belirterek yolculara ulaşmak için imkânsızı başarmaya çalıştıklarını söylüyor. Ekiplerin kamaraların tümünü tek tek aramaya çalıştığı belirtiliyor.

Kaptan, Francesco Schettino  

Arama ve kurtarma ekiplerinin çalışmalarını kilitli kapılar, kırık merdivenler ve hasar görmüş mekanların olumsuz etkilediğini kaydeden yetkililer, 80 derece yan yatmış ve yarı batmış durumdaki gemideki eğimin, çalışmaları daha da güçleştirdiğini ifade ediyor. Ekipler, geminin su altındaki bölümünü kontrol için özel sualtı kameraları kullanıyor.

Kaptan tutuklandı

Bu arada yolcuların tahliye edilmesini beklemeden gemiyi terk eden kaptan Francesco Schettino ise tutuklandı.

İhmal sonucu ölüme sebebiyet vermek ve geminin batmasına yol açmak suçlamalarıyla tutuklanan kaptan, İtalyan televizyonlarında yer alan haberlere göre, navigasyonun seyir halinde oldukları yolda kayalıkları göstermediğini dile getirdi.

Savcılık, Giglio Adası'na doğru manevra yapan geminin kesinlikle doğru rota üzerinde olmadığını iddia ediyor.

Geminin kayalıklara çarpma nedeni ise hâlâ kesin olarak bilinmiyor. Kaptanın vereceği bilgiler ve uzmanların incelemeleri sonucunda geminin nasıl battığı tespit edilebilecek.

  Zamana karşı yarış

Yaklaşık 3 bin 200 kişinin bulunduğu gemi cuma akşamı sualtı kayalıklarına çarpmış ve geminin gövdesinde şiddetli çarpma sonucu yarıklar oluşmuştu. Su almaya başlayan gemi daha sonra yan yatarak batmaya başlamıştı. Bu süreç içinde geminin tahliye edilmesinde tam anlamıyla kaos yaşandığı belirtiliyor.

Tahliyede kaos

Gemideki ilk uyarının kazadan ancak bir saat sonra verildiği, mürettebatın hazırlıksız ve deneyimsiz olduğu ve bu nedenle yolcuların tahliyesinde yönlendirmenin yapılamadığı belirtiliyor. Kaptan da gemiyi erken terk ederken, yaşanan karmaşa sırasında 3 yolcu hayatını kaybetmişti.

15 Ocak 2012

İtalya’da Turist Gemisi Kazası

Dün gece Akdeniz’de karaya oturan lüks yolcu gemisinden yolcu ve mürettebat 4,000 kişi tahliye edildi

İtalya’nın batı kıyısındaki Civitavecchia’dan kuzey batıdaki Savona’ya gitmekte olan Costa Concordia dün gece Giglio adası yakınlarında karaya oturdu.

Geminin kısa bir süre içinde su almaya başlayarak 20 derece yana yatması yolcular arasında panik yarattı. Bir görgü tanığı gemideki karışıklığı Titanik’in son anlarına benzetti, birçok yolcunun yüzerek karaya ulaşmak için buz gibi sulara atladığını söyledi.

Geminin 3200 yolcusu arasında İtalyan, Alman, Fransız ve İngilizlerin yanı sıra 10 kadar Türkün de olduğu öğrenildi.

Binlerce kişiden bazıları Giglio adasına bazıları ise karadaki Porto Santo Stefano’ya nakledildi.

SELAMLAMAK İSTERKEN

Bu arada, kazanın nedeninin belirlenmesi için başlatılan soruşturma da devam ediyor. Bulunan kara kutunun kazanın sırrını çözmesi bekleniyor.

Geminin ada sakinlerini selamlamak için karaya çok fazla yaklaştığı , bu sırada da hatalı manevra yaparak kayalıklara çarptığı öne sürüldü.

İtalya’da Turist Gemisi Kazası  

290 metre uzunluğundaki 13 katlı lüks gemide 13 bar, 5 lokanta, 4 yüzme havuzu ve 500 balkonlu kabin bulunuyor.

14 Ocak 2012
  İtalya’nın batı kıyısı

İtalya'da Önlemler paketi yürürlükte

  Acı reçete Kervanına İtalya'da Katıldı

İtalyan Senatosu Mario Monti hükümetinin tasarruf önlemlerini onayladı. İtalyan kemer sıkma önlemleri kamu harcamalarında kesinti, vergi artışı ve emeklilik sisteminde reform öngörüyor.

Başbakan Monti, teknokratlardan oluşan hükümetinin en kısa zamanda bu olağanüstü bütçeyi geçirmek zorunda kaldığını kaydetti ve 30 milyar euro'luk tasarruf sağlaması amaçlanan önlemler paketinin, "İtalya'yı kurtaracak bir plan olduğunu" kaydetti.

İtalyan borsasında yeniden güven duygusunu inşa etmeyi hedefleyen önlemler paketi, Senato'da 41 olumsuz oya karşılık 257 'evet' oyuyla kabul edildi.

Tasarruf paketi geçen Cuma günü de büyük çoğunlukla Meclis'in onayını almıştı.

Önlemler paketinin birkaç gün içinde yürürlüğe sokulması bekleniyor.

Kasım ayında hükümeti kurmakla görevlendirilen Monti, ülkenin dev boyutlardaki borçlarına bir çözüm bulmak amacıyla teknokratlardan oluşan bir hükümet kurmuştu.

Eskiden AB komisyonunda görev yapmış olan Monti, parlamentoda geniş bir desteğe sahip. Ülkenin en büyük iki partisi olan Özgürlükçü Halk Partisi ve ortanın solundaki Demokratik Parti'nin, tasarruf önlemlerinin kimi unsurları hakkında çekincelerini dile getirmiş olsalar da, bir ekonomik felaket yaşanması korkusuyla, yasayı sabote etmeye yanaşmadılar.

Eski Başbakan Silvio Berlusconi de, partisinin, İtalyan halkından istenen fedakarlıkları onayladığı için değil, taşıdığı sorumluluk duygusuyla, hükümete destek vereceğini söylemişti.

22 Aralık2011

 

Acı reçete Kervanına İtalya'da Katıldı

Avrupa Birliği'nin en büyük iki ekonomisinin liderleri mali siyasetlerinde eşgüdümü hangi düzeye çekeceğini tartışırken, borç krizinden en fazla etkilenen ülkelerden İtalya ve İrlanda'da yeni ve daha sıkı kemer sıkma önlemleri konusunda uzlaşıldı.

İtalya Başbakanı Mario Monti, önlemlere destek almak için parlamentoda bir konuşma yapacak.

Plan uyarınca vergi kaçırılmasını önlemek için de yeni bir girişim başlatılacak, zenginlere uygulanan vergiler ve emeklilik yaşı arttırılacak.

Sosyal güvenlikten sorumlu bakan Elsa Fornero dün emeklilik reformu için önerilen değişiklikleri anlatırken gözyaşlarını tutamadı, değişikliklerin kendisine 'psikolojik bir bedel ödettiğini' söyledi.

Risklerin yüksek olduğuna dikkat çeken Sarkozy, "Euro ortadan kalkarsa Avrupa'dan geriye ne kalır?" diye sorarak, "Hiç bir şey" dedi.

Fransız lider bu nedenle euro'nun istikrarı konusunda şüphe duyanlara tam bir dayanışma içinde karşı durulmasını istiyor.

Merkel ve Sarkozy son haftalarda sık sık ikili zirveler ile kriz karşısında ortak tutum arıyor.

Bu yakın işbirliği basının ikiliye 'Merkozy' adını takmasına yol açtı.

6 Aralık 2011

İtalya’da yeni hükümet güvenoylarını aldı

İtalya parlamentosu  

Dün Senato’daki güvenoyu yoklamasını kazanan Başbakan Monti, bugün de milletvekillerinden güvenoyu aldı.

Milletvekilleri 61’e karşı 556 oyla Başbakan Mario Monti’nin kurduğu teknokratlar hükümetine güvenoyu verdi.

Eski Başbakan Silvio Berlusconi'nin istifasından sonra görevi üstlenen Monti, uygulamayı planladığı kemerleri sıkma politikasının adil olacağını, ekonomik gelişmeyi önlemeyeceğini ancak özveri gerektireceğini söylüyor. Başbakan Monti ayrıca vergi sisteminde kökten değişiklikler yapmayı da planlıyor,

Avrupa Komisyonu eski Başkanı ve ekonomi profesörü Monti, gelecek hafta Strasburg’da, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ile görüşeceğini açıkladı.

Avrupa Birliği şimdiye kadar Yunanistan, İrlanda ve Portekiz olmak üzere üç ülkeyi bataktan kurtardı. Euro bölgesinin üçüncü büyük ekonomisine sahip olan İtalya’nın kurtarılması ise o kadar kolay değil.

Uzmanlara göre İtalya’nın borçlarını ödeyemez duruma gelmesi sadece Avrupa’yı değil tüm dünya ekonomisini etkileyebilir.

Dün binlerce öğrenci ve işçi Roma ve Milano’da "bankacılar yönetimi" diye niteledikleri yeni hükümete karşı protesto gösterisi yaptı.

18 Kasım 2011

  Italya Başbakanı, Mario Monti

Yeni hükümet kuruldu.

Ekonomik krizle boğuşan İtalya'da Mario Monti başkanlığındaki yeni hükümet kuruldu.

Avrupa Birliği çevrelerinde "Super Mario" adı takılan Monti, yoğun görüşme maratonu sonrasında kabinesini oluşturdu. Monti, Cumhurbaşkanı Napolitano'ya çıkarak hükümetini sundu.

Monti yaptığı açıklamada, yeni kabinede başbakanlığın yanı sıra ekonomi bakanlığını üstlendiğini de söyledi.

PİYASALAR KAYGILI

İtalya'nın borçlanma faizinin tehlikeli seviye olarak kabul edilen yüzde 7'nin üzerine çıkması endişe yaratıyor. Piyasalar, İtalyan hükümetinin borçlarını ödeyemeyeceğinden kaygılanıyor.

16 Kasım 2011

İtalya'nın Yeni Başbakanı "Mario Monti"

İtalya'da Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano, dün başbakanlıktan istifa eden Silvio Berlusconi'nin yerine hükümeti kurmak için Mario Monti'yi görevlendirdi.

"HİZMETE HAZIRIM"

Görevi kabul ettiğini açıklayan Mario Monti, Cumhurbaşkanı Napolitano'ya kendisine güvendiği için teşekkür ederek, "Ülkem için hizmete hazırım" dedi.

'Mario Monti kimdir?

1943 yılında İtalya'nın kuzeyinde yer alan Varese kentinde doğan Mario Monti, Milano'daki Bocconi Üniversitesi, ABD'deki Yale Üniversitesi'nde ekonomi bilimleri üzerine eğitim gördü.

Halen Bocconi Üniversitesi rektörlüğünü yürüten Monti, 1994-2004 yılları arasında Avrupa Komisyonu İç Pazar, Gümrük ve Rekabet Komiserliği görevleri nedeniyle Brüksel'de bulundu.

2004 yılında rekabet komiserliği görevindeyken biriminin, Amerikalı bilişim hizmetleri devi Microsoft'a kestiği 497 milyon Avroluk ceza ile adından söz ettiren Mario Monti, mali politikalarda disipline verdiği önemle tanınıyor.

Monti, son olarak 4 gün önce Cumhurbaşkanı Napolitano tarafından hayat boyu senatör ilan edilmişti.

13 Kasım 2011

Ekonomik Paket tamam; Berlusconi İSTİFA etti

Silvio Berlusconi  

Berlusconi dönemi sona erdi, İtalya'da kemer sıkma paketinin Temsilciler Meclisi’nde onaylanmasının ardından Başbakan Silvio Berlusconi istifa etti.

ROMA - Cumhuriyet Senatosu tarafından dün onaylanan bugün de Temsilciler Meclisi'nden geçen finansal istikrar yasasının ardından istifa edeceğini daha önce açıklayan Başbakan Silvio Berlusconi, cumhurbaşkanlığı sarayı Quirinale'de kendisinin ve hükümetinin istifasını Cumhurbaşkanı Napolitano'ya sundu.

İtalya'da kemer sıkma paketi Temsilciler Meclisi tarafından da onaylandı.

ROMA - Başbakan Berlusconi'nin istifasının önündeki tek engel olarak görülen finansal istikrar yasasındaki değişiklikler, Temsilciler Meclisi'nde 380 ''Evet'' oyu alarak onaylandı. Oylamada, ana muhalefet Demokrat Parti (PD) oy kullanmadı.

Meclisteki oylamanın ardından Başbakan Berlusconi'nin Cumhurbaşkanlığı sarayı Quirinale'ye giderek, resmi olarak, istifasını sunması bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano'nun da istifayı kabul edip, erken seçimlere kadar ülkeyi idare etmesi için kısa bir süre önce hayat boyu senatör ilan ettiği Mario Monti'yi başbakanlığa getireceği ifade ediliyor.

Bu yasa Berlusconi hükümetinin, meclisten geçirdiği son yasa olma özelliğini de taşıyor. Dün Senato'da onaylanan bugün de Temsilciler Meclisi'nden geçen finansal istikrar yasası, devletin sahip olduğu gayrimenkullerin satışa çıkarılması, emeklilik yaşının yükseltilmesi ve akaryakıta ek vergi gibi önlemleri kapsayacak.

Başbakan Berlusconi, geçen salı günü mecliste yapılan 2010 yılına ilişkin devlet harcamaları bilançosunun oylamasını, iktidar milletvekillerinin oylarıyla meclisten geçirmesine karşın, oylamada meclisteki çoğunluğunu, partisinden ayrılan milletvekilleri nedeniyle kaybetmişti.

75 yaşındaki Berlusconi, AB'nin istediği ekonomik reformların, Senato ve Temsilciler Meclisi'nde onaylanmasını takip eden süreçte, istifa edeceğini açıklamıştı.

12 Kasım 2011

İtalya Avrupa borsalarını sarstı

İtalya'da Başbakan Berlusconi'nin istifası sonrası yaşanan belirsizlik borsalarda büyük kayıplara neden oldu.

LONDRA - Avrupa'da borsalar günü büyük düşüşle tamamladı.

Borsaların değer kaybetmesinde İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi istifa ettikten sonra ağır borç yükü altındaki ülkeyi kimin yöneteceğine ilişkin belirsizliklerin yanı sıra İtalya'nın 10 yıllık borçlanma maliyetinin piyasa uzmanlarının sürdürülemez olarak gördüğü yüzde 7 seviyesini geçmesi etkili oldu.

İtalya'nın bugün 10 yıllık tahvillerinde faiz oranı yüzde 7,46'ya kadar çıktı.

Londra Borsası'nda FTSE-100 Endeksi yüzde 1,92 değer kaybederek 5,460,38 puana, Frankfurt Borsası'nda Dax Endeksi yüzde 2,21 azalarak 5,829,54 puana ve Paris Borsası'nda Cac 40 Endeksi yüzde 2,17 düşerek 3,075,16 points puana geriledi.

Avrupa'da ayrıca, İspanya'da Madrid Borsası'nda IBEX 35 Endeksi yüzde 2,09, Hollanda'da Amsterdam Borsası'nda AEX Endeksi yüzde 3,10, İsviçre'de Zürih Borsası yüzde 1,32, İsveç Borsası'nda OMX 30 Endeksi yüzde 2,45 ve İtalya'da Milano Borsası yüzde 3,78 değer kaybetti.

9 Kasım 2011

İtalya Cenova'da Sel Felaketi

Cenova Sel Felaketi  

Sağanak yağışlar İtalya'nın kuzeybatısını teslim aldı.

Yağışlardan en çok etkilenen Cenova'da 6 kişi hayatını kaybetti.

ROMA - İtalya'nın kuzeybatısını son 10 gündür aralıklarla etkisi altına alan kuvvetli sağanak yağış bu kez de Cenova kentinde sele ve can kayıplarına neden olurken, kentte halen alarm seviyesi en üst düzeyde tutuluyor.

İtalyan yarımadasının kuzeybatı sahillerinde, yaklaşık 10 gündür aralıklarla etkisini gösteren kötü hava koşulları, bu sefer Liguria bölgesinin baş şehri olan Cenova'yı vurdu. Dün gece başlayan yağışın ardından Cenova kent merkezindeki sokakların büyük kısmının sel sularıyla dolup taştığı görüntülere yansıdı. Kentte ilk belirlemelere göre 2'si çocuk, 6 kişi sel felaketinde yaşamını yitirirken, 300 milyon avroluk hasarın oluştuğu bildiriliyor.

Uzmanlar, yağışların pazar öğleden sonraya kadar aralıklarla devam edeceği uyarısında bulunurken, şehre bir senede yağan yağışın 3'te 1'inin son 12 saatte düştüğünü belirtiyor. Kentte halen alarm seviyesi en üst düzeyde tutulurken polislerin, vatandaşları yüksek yerlere çıkması konusunda uyardıkları ifade ediliyor.

Cenova Belediyesi kentte bugün araba kullanılmasını yasakladı. İtalya'da cumartesi günü de yarım gün açık olan okullar, Cenova'da sel felaketi yüzünden tatil edildi ancak halk, yağışın cuma günü başlayacağı bilindiği halde, okulların cuma gününden tatil edilmemesine isyan etti. Halkın tepkisini çeken olayın ise okula iki çocuğunu almayan giden bir Arnavut annenin, çocuklarıyla birlikte sel sularında hayatlarını kaybetmesi olduğu dile getiriliyor.

HALK TEPKİLİ

Hava koşullarının düzelmediği Cenova'da bugün kurmaylarıyla sokaklarda incelemelerde bulunan Cenova Belediye Başkanı Marta Vicenzi, halkın "Utanın, utanın" ve "İstifa, istifa" tepkisiyle karşılaştı.

Başbakan Silvio Berlusconi, felaketle ilgili yayımladığı notta, "Çaresiz bir şekilde Cenova'daki dramı izlemek korkunç" ifadelerini kullanırken, böyle zamanlarda kelimelerin kifayetsiz kaldığını, bir daha bu tür felaketler yaşamamak adına neler yapılacağına bakılacağını kaydetti. Berlusconi, inşaat yapılmaması gereken yerlerde inşaat yapıldığına da dikkati çekti.

Olayla ilgili Papa 16. Benediktus'un da Cenova Başpiskopos'u Kardinal Angelo Bagnasco ile bir telefon görüşmesi yaparak olaydan etkilenen kurbanlara yakınlık gösterilmesini ve onlar için dua edilmesini istediği bildirildi.

Sel felaketi dolayısıyla hafta sonu oynanması gereken, Serie A'nın 11. hafta maçlarından Genoa-FC Inter karşılaşması da 14 Aralık 2011 tarihine ertelendi.

Kuvvetli yağış, geçen hafta da Toscana bölgesiyle Liguria bölgesinin sınırındaki turistik sahil kasabalarından olan ve ''Cinqueterra'' olarak anılan Monterosso ile Vernazza'da milyonlarca avroluk hasara yol açmış, felakette 10 kişi hayatını kaybetmişti.

05 Kasım 2011

Berlusconi güvenoyu aldı

  Berlusconi güvenoyu aldı

Euro bölgesi borç krizinin şiddetli vurduğu ülkelerden İtalya'da Başbakan Silvio Berlusconi, bugün parlamentoda yapılan güven oylamasını kazandı.

Berlusconi'nin başbakanlıkta görevini sürdürme olanağı sağlayan oylama sonucuna göre, 316 milletvekili olumlu, 301 milletvekili ise olumsuz oy kullandı.

Berlusconi dün parlamentoda yaptığı konuşmada 2013'te görev süresinin dolmasından önce istifa etmek zorunda bırakılmasının İtalya için felaket olacağını öne sürmüştü.

Berlusconi, hükümetine başka bir alternatif bulunmadığını savunarak, erken seçimin de sorunları çözmeyeceğini öne sürmüştü.

İtalya'nın kredi notu yakınlarda aşağı çekilmiş ve parlamento bu hafta içinde, bütçenin kilit önem taşıyan kısmına destek vermemişti.

Başbakan Berlusconi, ayrıca seks skandalları, rüşvet ve yetkilerini kötüye kullanma suçlamalarıyla da yüz yüze.

Bununla birlikte Roma'daki BBC muhabiri David Willey, güven oylamasının Berlusconi lehine sonuçlanmasına rağmen, İtalyanların büyük bölümünün gelecek bahar aylarında genel seçim yapılacağını düşündüklerini aktarıyor.

BBC Muhabiri, Başbakanın, güven oylamasından önce iktidarı koruyacağı konusunda, her zamanki gibi kendinden emin konuştuğunu ama kendi partisi içinde de bazı üyelerin kuşkular dile getirmeye başladıklarını kaydediyor.

Örneğin Çevre Bakanı, yeni kemer sıkma önlemleri bağlamında kendi bakanlığının lağvedileceğini öğrendikten sonra Berlusconi'ye destek vermesinin söz konusu olmayacağını vurguladı.

14 EKİM 2011

İtalya'da milyonlarca işçi genel greve gidiyor

  İtalya genel grevde

İtalyan işçiler bu yaz başında da eylem düzenlemişti.

İtalya'da bugün milyonlarca işçinin ülkenin en büyük işçi sendikası federasyonu CGIL'in ilan ettiği bir günlük genel greve katılması bekleniyor.

Grev nedeniyle uçak seferleri iptal edilirken, tren ve otobüs seferlerinin durması ve resmi dairelerin çoğunun kapalı olması planlanıyor.

İşten çıkarmaları kolaylaştıran yeni bir yasa teklifine öfkeyle tepki veren CGIL, hükümetin son kemer sıkma planlarını protesto ederek Başbakan Berlusconi'yi vergi kaçıranlara karşı daha sert önlemler almaya çağırdı.

Sol kanat CGIL'in ilan etttiği genel greve, daha küçük ve ılımlı sendika federasyonlarından destek gelmedi.

Bu sendikalar herkesin iş güvencesinin tehlikede olduğu bir dönemde işverenlere karşı greve gitmenin bir anlamı olmadığını savunuyorlar.

İtalya'nın euro bölgesindeki ortakları, Başbakan Silvio Berlusconi liderliğindeki sağ kanat koalisyona kamu harcamalarının kısılması ve vergilerin artırılması için baskı uyguluyor.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, İtalya'nın ekonomik sorunları ile Yunanistan'ın durumu arasında benzerlik kurdu.

Dün piyasalarda İtalya'nın borçlanma maliyetinin biraz daha arttığı görüldü.

Berlusconi hükümeti, Avrupa Merkez Bankası'nın ısrarı üzerine normalde tatil dönemi olan Ağustos ayında çalışarak, yeni bir dizi kemer sıkma önlemini içeren yasa teklifi hazırladı.

Bu öneriler bu hafta parlamentonun onayına sunulacak.

Anketler, Başbakan Berlusconi'ye verilen kamuoyu desteğinin daha önce görülmedik seviyede düştüğüne işaret ediyor.

6 EYLÜL 2011

Roma'da 'Gladyatör Avı'

Roma'da 'Gladyatör Avı'  

İtalya'nın başkentinde turistik yerleri antik Roma kıyafetleri içinde dolaşarak turistlerle fotoğraf çektiren bir grup ''gladyatör'', kostümlerine aşırı uyumlu davranmakla suçlanıyor.

İtalyan polisi, rakiplerini sokaklardan kovmak için şiddete başvuran ve sindirme taktikleri uygulamakla suçlanan 20 gladyatörü gizli bir operasyon düzenleyerek Colosseum önünde tutukladı.

Gladyatör kıyafetleri içinde fotoğraf çektirmek -özellikle ekonomik sıkıntıların yaşandığı şu günlerde- iyi para getiren bir iş olarak görülüyor. Gladyatörler, fotoğraf başına 10 Euro'ya varan miktarlarda para kazanıyor.

İtalyan polisi, gladyatörlük sektöründe boy gösteren mafyalaşmayı çökertmek amacıyla, uzun bir planlama gerektiren gizli bir operasyona başvurdu.

Polis memurlarından bazıları gladyatör, bazısı çöpçü, bazıları ise turist kılığında sokağa karıştı.

20 gladyatör, rakiplerine saldırdıkları anda suç üstü yakalandı.

Polis, tutuklananların gladyatörlük pazarına başkalarının girmesini engellemek amacıyla işbirliği yapmış yedi ailenin adamları olduğunu söylüyor.

Roma'daki belli başlı tarihi noktaları aralarında paylaşan ailelerin kendi alanlarını şiddete başvurarak korudukları ileri sürülüyor.

Gladyatörler fotoğraf çektirmenin yanı sıra, turist gruplarını rehberli turlara katılmaya ikna ederlerse acentelerden komisyon alarak da para kazanıyor.

12 Ağustos 2011

İtalya’da kebap yasağı

  İtalya’da kebap yasağı

İtalya’nın Cittadella kenti yetkilileri kebap ve diğer geleneksel olmayan yiyeceklerin satışına yasak getirdi. Bu karar, göçmen kökenliler arasında tepkiye yol açtı.

Cittadella Kent Konseyi, cuma günü, kebap satmak isteyenlere lisans verilmesini durdurmayı içeren bir yasayı kabul etti. Göçmenlik karşıtı Kuzey Birliği Partisi üyesi Belediye Başkanı Massimo Bitonci, “Bu yiyecek kesinlikle geleneğimizin ya da kimliğimizin bir parçası değil“ açıklamasını yaptı. Bitonci ayrıca, “kebapların, bu yiyeceğin yeniliş biçimi ve yaydıkları koku nedeniyle tarihi merkezlerine uygun olmadığını“ kaydetti.

Belediye Başkanı, yasanın pişirilip uzun süre dışarıda bekletilen yiyecekleri hedef aldığını söyleyerek, kararı sağlık açısından da gerekçelendirdi.

İtalya’da kebap  

Göçmenler tepkili

İtalyan kentinde alınan bu karar, göçmenlerin tepkisini çekti. İtalya'nın Veneto bölgesinde bulunan Bölgesel Göç Danışmanlığı'ndan Abdullah Kezrayi, “Cittadella'da kebabı yasaklamak, Paris ya da New York'ta pizzayı yasaklamak gibi bir şey“ şeklinde konuştu.

07.08.2011

Borç krizinin Başrolünde artık İtalya var

  italya'da ekonomik kriz

Avrupa borç krizinde başrolde bu kez İtalya var. Piyasaların odak noktası haline gelen ülkede kamu borcunun milli gelire oranı Yunanistan'ın ardından AB ikincisi. İşte piyasaların ateş altına aldığı italya'nın bozuk ekonomik tablosu...

Euro Bölgesi borç krizinin İtalya ekonomisine yayılacağı endişesi, 331 şirketlik İtalyan borsa endeksini 27 ayın dip seviyesine taşıdı.

Ülkenin en büyük 5 bankası yılbaşından bu yana yüzde 27 değer kaybetti. Ülkenin 10 yıllık tahvil faizleri yüzde 6'yı geçerek rekor kırdı. Peki piyasanın İtalya'ya karşı sergilediği tavır ne kadar gerçekçi? İşte rakamlarla İtalya...

İtalya'nın büyümesi 1988'den bu yana yüzde 4'ün altında. Kamu borcu/milli gelir oranı yüzde 120 olan ülkede borcun yüzde 65'i yerli kurumlar ve bireylere. Halen kamu borcu 2,2 trilyon dolar düzeyindeki İtalya'nın yıl sonuna kadar 176 milyar Euro, gelecek 3 yılda 500 milyar Euro'luk geri ödemesi bulunuyor. Yılda 100 milyar Euro da vergi kaçağı var.

Mikro ekonomik tablo da bir o kadar bozuk. AB'de en yüksek enerji maliyetine sahip İtalya'da iş yapmak Namibya'dan bile zor. İş yapılması en kolay ülkeler arasında İtalya 80'inci sırada. Ülkede yargı sisteminin de çok yavaş olması işi zora koşuyor. Halen 15-24 yaş arası gençlerin yüzde 28.8'inin işsiz olduğu ülkede kadın istihdamı ise yüzde 51.6 ile OECD ülkelerinde sondan 3. sırada.

İtalya'nın küresel arenada geri planda kalmaya başlaması piyasaların yanı sıra turizm gelirleriyle de teyit edilebilir. 1980'lerde yüzde 9 pazar payıyla en çok tercih edilen turizm destinasyonu olan İtalya tahtını İspanya ve Fransa'ya kaptırdı. Turizmde pazar payı da yüzde 5'e geriledi..

Peki İtalya borçlarını çeviremezse, kimin uykusu kaçar? Avrupa'nın en büyük ekonomisi Almanya, milli gelirinin yüzde 2'sine denk gelen miktarda ihracatını İtalya ile yapıyor. Libya, Arnavutluk, Romanya ve İsviçre de ihracatının büyük bölümünü İtalya ile yapıyor.

Bankalar tarafında ise, en yüksek İtalya riski 511 milyar dolarla Fransa'da. Bu meblağ, Fransız ekonomisinin 5'te birine eşdeğer. Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin İtalya borç krizini başlamadan çözmek istemesinin nedeni de bu rakamlarla netleşmiş oluyor.

03 Ağustos 2011

İtalya Senatosu 'acı reçete'yi kabul etti

 

İtalyan Senatosu, 135'e karşı 162 oyla, kamu harcamalarında üç yıllık içinde 48 milyar euroya yakın kesinti yapılmasını amaçlayan tasarruf programını onayladı. Parlamentonun alt kanadındaki oylama ise yarın yapılacak.

Avrupa Euro bölgesi içinde en büyük borca sahip ülkelerden biri olan İtalya, bu programla uluslararası kaynaklardan borç isteme durumuna düşmeyeceğini umuyor.

Başbakan Silvio Berlusconi, Avrupa'da ekonomik zorluk yaşayan ülkeler arasında, İtalya'nın ön cephede yer aldığını söylemişti.

Kemer sıkma önlemlerine karşı oy kullanan muhalefet partileri, bununla birlikte, piyasalardaki belirsizliğin uzamaması için programın geciktirilmemesini kabul etti.

BBC'nin Avrupa uzmanı Gavin Hewitt, "İtalya hükümeti ve muhalefeti, dev boyutlardaki borçlar yüzünden piyasanın yakın takibi altında olduklarının farkında." diyor.

İtalya, bugün satışa çıkarılan 15 yıllık devlet tahvillerinden 2,97 milyar euro elde etti, ama bu tahvillere yüzde 5,9 faiz vermeyi de taahhüt etmek zorunda kaldı.

Uluslararası kaygılar

Yunanistan'ın borç krizinin İtalya'ya da sıçradığı kaygısı giderek daha yüksek sesle dile getirilirken, Avrupa Birliği liderlerinin konuyu yarın olağanüstü bir toplantıda ele alacağı haberleri yayıldı.

Ancak toplantının gerçekleşip gerçekleşmeyeceği henüz doğrulanmadı.

Uluslararası Para Fonu IMF de, İtalya'ya kemer sıkma önlemlerini kararlı şekilde uygulaması uyarısında bulunmuştu. IMF, İtalya'nın kamu borçlarını azaltmak, finans sektöründeki istikrarı korumak ve büyümeyi desteklemek için yapısal reformlar uygulamak için çaba göstermesini istemişti.

IMF, ayrıca İtalyan vergi reformu planının ayrıntıdan yoksun olmasını da eleştirmişti.

İtalya'nın borç krizinin pençesine düşme olasılığı son bir kaç gündür mali piyasalarda keskin düşüşlere neden oldu.

İtalya, euro bölgesinde Yunanistan'ın ardından kamu borç yükü en yüksek ikinci ülke.

İtalya'nın kamu borç yükü, gayri safi yurtiçi hasılasının yüzde 120'sine ulaşmış durumda.

14 Temmuz 2011

IMF'den İtalya'ya 'kemer sıkma' uyarısı

 

Uluslararası Para Fonu IMF, İtalya'ya kemer sıkma önlemlerini kararlı şekilde uygulaması uyarısında bulundu.

Avrupa İtalya'nın euro bölgesinde borç krizinin vurduğu yeni ülke olmasından endişe ediliyor.

İtalyan hükümeti kemer sıkma önlemlerini parlamento gündemine taşımaya hazırlanırken, IMF İtalyan hükümetinin ekonomik büyümöe tahminleri konusunda iyimser olduğunu öne sürdü.

IMF hükümete ayrıca vergi reformu planının ayrıntılardan yoksun olduğu eleştirisini de yöneltti.

İtalya'nın borç krizinin pençesine düşme olasılığı son bir kaç gündür mali piyasalarda keskin düşüşlere neden oldu.

İtalya Maliye Bakanı Giulio Tremonti, önümüzdeki üç yıllık dönemde 48 milyar euro tutarında bütçe kesintisi hedefliyor.

İtalyan bakan, kesinti planları hazırlıkları nedeniyle Avrupa Birliği Maliye Bakanları'nın Brüksel'de dün yaptıkları toplantıdan erken ayrıldı.

AB ve IMF'den kurtarma paketi istemek zorunda kalan Yunanistan, Portekiz ve İrlanda'yı İtalya ve İspanya'nın izleyebileceği kaygıları hakim.

Bu arada Euro bölgesi maliye bakanları, krizin İtalya ve İspanya gibi ülkelere yayılmasını önlemek için yeni mekanizmaları devreye sokmaya hazırlanıyor.

Brüksel'de dün toplanan bakanlar, Euro Bölgesi'nin mali istikrarı için zordaki ülkelerde borç vadelerinin uzatılması ve faiz oranlarının düşürülmesi yanında 440 milyar Euroluk Avrupa Finansal İstikrar Mekanizması'nın (EFSF) yetki kapsamı ve esnekliğinin artırılması gibi yeni tedbirlerin alınacağını vurguladı.

İtalya, Euro Bölgesi'nde Yunanistan'ın ardından kamu borç yükü en yüksek ikinci ülke.

İtalya'nın kamu borç yükü, gayri safi yurtiçi hasılasının yüzde 120'sine ulaşmış durumda.

Avrupalı maliye bakanları ilerleyen saatlerde, AB içinde Euro kullanmayan ülkelerden meslektaşlarıyla bir araya gelecek.

'Atina'nın çabaları yetersiz' Uluslararası Para Fonu IMF Başkanı Christine Lagarde, Yunanistan'ın bütçe açığını azaltma çabalarının hala yeterli olmadığını bildirdi.

Lagarde, Atina'nın borç problemleri ile başa çıkmak için daha fazlasını yapması gerektiğini söyledi.

Yunanistan'a yapılması planlanan ikinci yardım paketine ilişkin Lagarde, ''Benim görüşüme göre, IMF ve Avrupalı ortakları Yunanistan'a ikinci bir yardım paketinin şartlarını, süresini ve büyüklüğünü müzakere etme aşamasında değil'' dedi.

13/07/2011

İtalya neden korkutuyor?

 

Borç krizinin Euro Bölgesi'nin üçüncü büyük ekonomisi İtalya'ya sıçrayacağı endişesi, cuma gününden bu yana piyasalarda yoğun bir satış dalgasına yol açtı. Peki piyasalar neden krizin İtalya'ya sıçrayacağından korkuyor? İşte yanıtı...

Dünyanın gözü kulağı şimdi de İtalya'ya çevrildi. Avrupa'yı saran borç krizinin İtalya'ya sıçramasından endişe ediliyor.

Krizin İtalya'ya yayılacağı endişesinin altındaki ana neden İtalya'nın Euro Bölgesi'nde Yunanistan'dan sonra en yüksek borç/milli gelir oranına sahip olması.

Borç/milli gelir oranı geçen yıl yüzde 118,1 olan İtalya'da bu oranın bu yıl ise yüzde 119,2 olması bekleniyor.

İtalya, bütçe açığı açısından ise sorunlu diğer ülkelere kıyasla çok daha iyi durumda. İtalya'nın geçen yıl yüzde 4.6 olan bütçe açığı/milli gelir oranının bu yıl yüzde 3.9'a gerilemesi bekleniyor. Yani İtalya, bütçe açığından çok yüksek borcu nedeniyle endişeye yol açıyor.

EN BÜYÜK TAHVİL PİYASASI İTALYA'DA

İtalya'yla ilgili endişelerin önemli bir diğer nedeni de, İtalya'nın Avrupa'nın en büyük tahvil piyasasına sahip olması. İtalya, toplam 1 trilyon 570 milyar dolarlık devlet tahviliyle, sorunlu diğer ülkeler olan Yunanistan, İrlanda, Portekiz ve İspanya'nın devlet tahvillerinin toplamından daha fazla ülke borcuna sahip. Yunanistan, İrlanda, Portekiz ve İspanya'nın devlet tahvillerinin toplamı 1 trilyon 340 milyar dolar düzeyinde. İtalya'nın tahvillerinin Euro Bölgesi'nin en büyük ülkesi olan Almanya'nın 1 trilyon 100 milyar dolarlık tahvillerinin bile çok üzerinde olması dikkat çekiyor.

ÜLKE BANKALARI İÇİN DE RİSK

İtalya'nın devasa bir tahvil piyasasına sahip olması, hem İtalyan bankaları, hem de İtalya tahvili taşıyan diğer ülke bankaları için büyük risk yaratıyor. İtalyan tahvillerinin yarısı İtalyan bankalarının elinde, diğer yarısı ise diğer ülke bankalarında bulunuyor. Avrupa'da en çok İtalyan tahvili taşıyan ülkeler, Fransa, Almanya ve İngiltere olarak sıralanıyor.

İtalyan bankalarının elinde yüklü miktarda diğer sorunlu ülkelere ait tahviller olduğunun da altını çizmek gerekiyor.

GOLDMAN: EURO BÖLGESİ OLASI KALDIRAMAYABİLİR

Goldman Sachs varlık yönetimi başkanı Jim O'Neill,, hafta sonu yayımladığı bir araştırma notunda, Euro Bölgesi'nin, İtalya tahvil piyasasında yaşanabilecek bir krizi kaldıramayacağına dikkat çekti.

12 Temmuz 2011

Berlusconi: 2013 seçimlerinde aday değilim

 

İtalya Başbakanı, 2013'te yılında yapılacak seçimlerde "kesinlikle aday olmayacağını" açıkladı.

ROMA - Başbakan Berlusconi Silvio Berlusconi, ''La Repubblica'' gazetesine verdiği demeçte, siyasi kariyerinin sonlarına geldiğinin sinyalini verirken, halefinin de Adalet Bakanlığı görevinden Özgürlükçü Halk Partisi (ÖHP) Genel Sekreterliği'ne getirilen Angelino Alfano olduğunu ifade etti.

Berlusconi, 2013'teki seçimlerde tekrar aday olup olmayacağı sorusuna, "Kesinlikle aday değilim. İmkan olsa şimdi de bırakabilirim. Merkez sağın başbakan adayı Angelino Alfano'dur" yanıtını verdi.

‘AKİL ADAM OLACAĞIM’

Seçimlerde aday olmayıp, 'akil adam' rolünü üstlenebileceğini belirten 74 yaşındaki politikacı, ''er ya da geç'' yeni jenerasyonun, bir şekilde koalisyon ortağı Kuzey Birliği Partisi (KBP) lideri Umberto Bossi ile kendisinin yerini almaya hazır olduğunu kaydetti.

Berlusconi, gelecek seçimlerde aday olmayacağını ilk olarak, İtalya'da görev yapan bazı yabancı basın mensuplarıyla Nisan ayında buluştuğu bir toplantıda dile getirmişti.

08 Temmuz 2011

Avrupa'ya kaçak girişin kapısı İtalya oldu

 

Yasadışı göçmenlerin Avrupa Birliği'ne giriş kapısı artık Yunanistan değil, İtalya.

Avrupa Birliği'nin sınırlarının güvenliğinden sorumlu Frontex adlı kurum, 2011'in ilk üç ayında, AB'ye giriş yapan yaklaşık 33 bin göçmenin üçte ikisinin İtalya'nın Lampedusa adasına geldiğini söyledi.

Geçen yıl İtalya ve İspanya'nın sınır kontrollerini artırmasıyla, Türkiye-Yunanistan sınırı kaçak göçmenlerin kapısı haline gelmişti.

Ancak Libya ve Tunus'taki ayaklanmalarla bu durum değişti.

2011'in Mart ayından itibaren, Lampedusa adasına ulaşmaya çalışan göçmen sayısı düzenli bir biçimde artıyor.

Cumartesi günü, 1500'ü aşkın Afrikalı göçmeni taşıyan bir geminin adaya ulaştığı sahil güvenlik yetkilileri tarafından açıklandı.

Geçen aylar boyunca, yüzlerce göçmen kötü durumdaki gemilerle İtalya'ya ulaşmaya çalışırken boğularak öldü.

2010'un ilk üç ayında İtalya'ya girmeye çalışırken yakalanan yasadışı göçmenlerin sayısı ise, Frontex'in AP haber ajansına verdiği bilgiye göre yalnızca 147.

Ajans, aynı dönemde Yunanistan sınırını geçmeye çalışan göçmen sayısının ise 13 bin olduğunu belirtiyor.

İtalya'nın Lampedusa adasının göçmen sayısıyla baş edemediği, 6 binin altındaki ada nüfusunun öfkesinin artığı da ifade ediliyor.

14 Haziran 2011

Alitalia, Paris-Roma Sefer Uçağı Libya'ya Kaçırılmak istendi.

 

İtalya'ya ait bir yolcu uçağını kaçırıp Libya'nın başkenti Trablus'a yönlendirmeye çalışan hava korsanının girişimi önlendi.

Alitalia Havayolları'na ait Paris-Roma seferi yapan uçaktaki bir yolcu, sefer sırasında kabin ekibini tehdit ederek uçağın yönünün Trablus'a çevrilmesini istedi.

Saldırganın küçük bir bıçak ya da törpü kullanarak hosteslerden birini rehin almaya çalıştığı belirtiliyor.

Ancak kabin ekibinden dört kişi, yolcuların da yardımıyla saldırganı etkisiz hale getirmeyi başardı.

Olay sırasında boğazına bıçak dayanan hostes ise hafif sıyrıklarla kurtuldu.

 

Uçakta bulunan bir doktor ise saldırgana sakinleştirici iğne yaptı.

Saldırganın çok gergin olduğu ve dengesiz davranışlar sergilediği belirtiliyor.

Uçak daha sonra akşam saatlerinde (TSİ 23.05) sorunsuz şekilde Roma Fiumicino Havalimanı'na indi.

Kazakistan'dan olduğu açıklanan hava korsanı gözaltına alındı. Saldırganın neden bu girişimde bulunduğu ise bilinmiyor.

Olay sırasında uçakta 131 kişi vardı.

Ancak arkadaki yolcuların çoğunun çok hızlı gelişen olayın farkına bile varmadığı belirtiliyor.

İtalyan polisi saldırganın kimliğini Valeri Tolmaçev olarak açıkladı. 48 yaşındaki saldırganın Paris'teki UNESCO merkezindeki Kazak delegasyonu bünyesinde çalıştığı belirtiliyor.

25/04/2011

Kuzey Afrikalı göçmenler İtalya'nın Lampedusa Adasına 'akıyor'

 

Libya'daki şiddetten kaçan tekneler dolusu Afrikalı, İtalya'nın güneyindeki Lampedusa Adası'na varmaya başladı.

Son 24 saat içinde çoğu Eritre ve Somali'den olmak üzere iki bin Afrikalı göçmen daha İtalya kıyılarına ulaştı.

Bu Lampedusa'nın yaşadığı en büyük göçmen dalgalarından biri.

Bu sabah dördüncü bir tekne daha ada sahillerine vardı.

Yetkililer, adada Libya, Tunus, Eritre ve Somali'den gelen yedi bine yakın mülteci bulunduğunu bildirdi.

Bu sayı adanın kendi nüfusunun üzerinde.

Yetkililer bu boyutlarda bir göçmen akışının kamu sağlığı açısından risk yaratır boyutlara geldiğine dikkat çekiyor.

Pazar günü sabaha karşı çatışmaların sürdüğü Libya'dan da ilk kez tekneler dolusu göçmen Lampedusa'ya vardı.

Diğer teknelerin ise Tunus'tan yola çıktığı bildiriliyor.

BM sözcüsü Laura Boldrini, "şimdiye dek sadece Tunus'tan göçmen geliyordu. Bu çatışmalardan kaçanları Libya'dan getiren ilk tekne" dedi.

300 kadar göçmeni taşıyan bir tekne, İtalyan sahil koruma ekiplerince Lampedusa'nın kuzeyindeki Linosa adasına yönlendirildi.

Teknedekilerin büyük bölümünün Somali, Eritre ve Etiyopyalı olduğu açıklandı. Teknedekiler arasında bulunan ve kısa süre önce doğum yapan bir kadın ise tıbbi yardım alması için bebeğiyle Lampedusa'ya nakledildi.

Lampedusa'ya sene başından bu yana çoğu Tunuslu 19 bin kişi ulaştı. Ada Tunus'a sadece 113 kilometre mesafede.

Lampedusa'daki göç merkezleri sadece 800 kişiye hizmet verebildiği için, çoğu buradan ülkenin başka yerlerindeki merkezlere makledildi.

İtalya hükümeti, Avrupa Birliği'nden kendisine yardım edilmesini istiyor.

Bir savaştan kaçtıklarını kanıtlayan göçmenler, Avrupa Birliği ülkelerinde kalıp mültecilik başvurusunda bulunabiliyor.

Avrupa Komisyonu üye ülkelerin Kuzey Afrika'daki istikrarsızlığın yol açtığı göç dalgasına karşı önlem almasını istiyor.

Komisyonun içişleri sorumlusu Cecilia Malmstrom de "coğrafi olarak en yakın olan ülkelerin tüm sorumluluğu yüklenmesini beklemek makul değil" diyor.

28/03/2011

150'nci yıldönümünde İtalya

 

İtalya, bugün siyasi birliğini sağlayışının 150'nci yıldönümünü kutluyor.

Her yer bayrağın renkleri olan yeşil, beyaz ve kırmızıyla kaplı.

Bu önemli gün nedeniyle ülkenin hemen her yerinde bir dizi konser ve etkinlik düzenleniyor.

Ancak başbakanın adının seks skandalına karıştığı, Kuzey'den bağımsızlık çağrılarının yükseldiği, ülkenin hemen her konuda bölündüğü bir dönemde yıldönümü kutlamalarını yersiz bulanlar da yok değil.

İtalya parti için frak giymiş olabilir ama şampanyanın tadı biraz yavan sanki.

İtalya zengin güzellikleri, sanatı, yemekleri ve mimarisiyle gurur duyuyor ama İtalyanların başbakanları mahkemede, sokaklarda hükümet karşıtı göstericiler var ve ülke ekonomisi de ite kaka ilerliyor.

150'nci yıldönümünün resmi tatil olması konusunda dahi tartışma yarattı, maliyeti ve ne kadar uygun olduğu gibi çamur atmaların ardından işe başlanabildi.

Siyasi birlikte geç kalanlardan

Antikçağ mirasının zenginliklerine rağmen, İtalya ulus inşa etme sürecine nispeten geç başladı.

Parçalar halinde yönetilen ülkenin bir bütün halini alması ise 1861 senesini buldu.

O zamana dek, İtalya krallıklardan, site devletlerden, Papa'ya bağlı yerleşimlerden ya da zaptedilmiş sömürgelerden oluşuyordu.

Örneğin İtalya'nın kuzeyinin büyük bölümünü 1796'dan 1814'e dek Fransızlar yönetti.

Tüm İtalya yarımadasını kucaklayan bu ülkenin kurulmasında ise Monarşistlerin, milliyetçilerin ve idealistler ayrı ayrı rolü olmuştur.

Torino, siyasi birliğin sağlanmasının ardından İtalya'nın ilk başkentiydi ve en azından burada büyük günün kutlanması için çaba sarfediliyor.

İtalyan Senatosu, başkent Floransa ve sonra da Roma'ya taşınmadan önce beş yıl süreyle buradaydı.

İşte burada tarihi Senato'yu aynı şekilde yeniden kurmuşlar, gözalıcı pirinçten lambalar, mürekkep hazneleri ve kırmızı koltuk bölgesi boyunca uzanan tahta pervazlarıyla...

 

Restorasyonun ardından tarihçi Enrica Pagella, 150'nci yıl kutlamalarına herkesin katılmadığının farkında ama "ülkemizi nasıl inşa ettiğimizi görebilmek için geçmişimizi yeniden canlandırmanın önemli olduğunu düşünüyorum" diyor.

Torino'da yeniden açılan bir de Birlik Müzesi bulunuyor.

Buradaki büstler, tablolar ve arşiv belgelerinin yanında atı üzerinde Giuseppe Garibaldi'nin bir de gerçek boyutlarda bir heykeli var.

Garibaldi, ülkede birliği sağlamak için Sicilya olmak üzere savaşan generaldi.

'Benzersiz İtalyanlar'

Torino'nun merkezinde bir de üniversite bulunuyor.

Öğrencileri mezun olduklarında, zorlu bir iş arama süreci bekliyor olsa da pek çoğu kutlama coşkusu içinde.

Öğrencilerden biri Gabriele, "Evet sorunlarımız var ama biz İtalyan olmaktan memnunuz diyor."

"Avrupa'nın geri kalanından farklıyız. İtalyanlar benzersizdir."

Ancak bu İtalyan kimliği duygusunu herkes paylaşmıyor.

Farklı bölgeleri, kentleri, lehçeleri, kültürleriyle İtalya hiç bir zaman doğal bir birlik sergilemedi.

Bu birliği bir arada tutmaya çalışanlardan biri de Benito Mussolini'ydi. Ancak Mussolini'nin diktatörlüğe dayalı berbat milliyetçilik anlayışı çöktü.

Birliği isteyen bir diğer güç olan İtalyan monarşisi de Mussolini'yi desteklemekle çok büyük bir hata yaptı ve o da ortadan kalktı. 1946'da cumhuriyet ilan edildi.

Ayrılıklar

Farklılıklar bir süreliğine de olsa, İtalya'nın daha büyük yararına diye düşünülüp bir kenara bırakıldı. Ama bugün devletin rolü ve nüfuzu bir kez daha sorgulanıyor.

Bu kez Başbakan Berlusconi üzerinde Kuzey'e daha fazla özerklik tanıması yolunda baskıyı artıranlar, ayrılıkçı düşüncedeki Kuzey İttifakı.

Berlusconi'yi iktidarda tutan da Kuzey İttifakı. Onlar olmadan parlamento matematiği kendisine karşı dönüp sonunu getirebilir.

Kuzey İttifakı'nın desteğini aldığında ise bazı tavizler vermesi gerek: bedeli de federalizm.

Dolayısıyla Roma azar azar da olsa güç kaybediyor.

Bu göçmen karşıtı, ülkenin güneyine tepkili bu parti şimdilik Padanya adını verdikleri devleti kurmak için tam bağımsızlık iddiasından vazgeçtiğini söylese de parti içinde daha fazla özgürlükten yana olanları bulmak güç değil.

Kuzey İttifakı'ndan milletvekili Stefano Allasia, "Ben önce Torino'luyum, sonra Piedmontlu, Padanyalı, İtalyan ve en son Avrupalı" diyor.

"150'nci yıldönümü bir tarihi olaydan ibaret. İtalya'da ekonominin nabzı Kuzey'de atıyor. Güney sadece alıyor ama geri bir şey vermiyor. Yıldönümünü kutlamıyorum. Büyük olasılıklar ailemle deniz kıyısında olurum."

Birliğin kurulması ardından bir devlet adamı önemli bir tespit yapmıştı: "İtalya'yı inşa ettik şimdi sıra İtalyanları inşa etmekte."

150 yıl sonra bile onun bu amacına ulaşılması için çabalar sürüyor.

17 MART 2011-Duncan Kennedy, BBC muhabiri, Torino

Tunus'tan kaçan bin göçmen İtalya'ya ulaştı

 

Adaya, Ocak ayından beri en az 6 bin Tunuslu göçmen ulaştı

Kuzey Afrikalı yaklaşık 1000 göçmenin dün gece saatlerinde İtalya'nın Lampedusa adasına ulaştığı bildiriliyor.

Göçmenlerin çoğunun Tunus'tan gelen, Tunus ve Libyalı göçmenler olduğu açıklandı.

Şubat ortasından beri adaya binlerce göçmenin ulaştığı, şu anda da Tunus kıyılarından İtalya'ya doğru yola çıkmış olan başka gemiler olduğu belirtiliyor.

Göçmen kabul merkezinin yalnızca 850 kişilik kapasitesinin olduğu adanın imkanları yetersiz kalıyor.

Yetkililer, göçmenleri uçak ve gemilerle anakaraya tahliye ediyor.

Kuzey Afrika ülkelerinden gelecek daha kitlesel bir göçten endişelenen İtalya hükümeti, Avrupa Birliği'nden de yardım istedi.

Adaya dün gece ulaşan 1000 kişiden önce gelen yaklaşık 6 bin Tunuslu göçmen olduğu tahmin ediliyor.

Bin kişilik grubun ise Ocak ayı ortasında başlayan ve Tunus cumhurbaşkanı Zeynelabidin bin Ali'nin düşmesine neden olan ayaklanmaların başından beri adaya ulaşan en kalabalık göçmen gruplarından olduğu belirtiliyor.

Libya lideri Muammer Kaddafi, Fransız Journal du Dimanche gazetesine yaptığı açıklamada, rejiminin devrilmesi durumunda olabilecekleri söylemiş, "binlerce Libyalı Avrupa'yı işgal edecek. Onları durduracak kimse olmayacak" demişti.

7 Mart 2011

En tehlikeli mafya lideri yakalandı

Mafya lideri Domenico Raccuglia yakalandı.  

Mafya lideri Domenico Raccuglia yakalandı.

Hayvan sevgisi nedeniyle "veteriner" olarak adlandırılan ve beş cinayetten suçlu bulunan mafya örgütü lideri Domenico Raccuglia, 15 yıl sonra yakalandı. Raccuglia, Cosa Nostra mafya örgütünün liderliğine oynuyordu.

İtalya’nın Sicilya bölgesindeki Cosa Nostra mafya örgütünün iki numaralı ismi olan Domenico Raccuglia, özel polis timlerinin operasyonu ile yakalandı. Raccuglia, 15 yıldır aranıyordu. 45 yaşındaki mafya lideri hakkında üç ayrı ömür boyu hapis cezası bulunuyor.

Veteriner olarak adlandırılıyordu

Hayvanlara olan sevgisi nedeniyle “veteriner” olarak adlandırılan Raccuglia, bir çocuğun kaçırılıp öldürülmesi olayı da dâhil beş cinayetten suçlu bulunmuştu. Öldürülen çocuk, mafyadan ayrılan birinin oğluydu. 14 yaşındaki çocuk 1993 yılında kaçırılmış, iki yıl rehin tutulduktan sonra öldürülmüştü. Cesedi ise asit kuyusuna atılmıştı. Domenico Raccuglia, İtalya’nın en tehlikeli 30 firarisi arasında sayılıyordu.

Balkondan kaçmaya çalıştı

Yakalandığı sırada da kaçma girişiminde bulunan Raccuglia, balkondan atlayarak kaçmaya çalıştı ancak başarılı olamadı. İtalya İçişleri Bakanı Roberto Maroni, Raccauglia’nın yakalanmasını, son yıllarda mafya örgütlerine vurulmuş en büyük darbe olarak nitelendirdi.

Maroni, son 18 ay içinde 3 bin 600'den fazla mafya örgütü üyesinin yakalandığını belirtti. 

16/11/2009

İtalya'da Dokunulmazlık Yasası

“İtalyan Anayasa Mahkemesi'nin Dokunulmazlık Yasası ile ilgili verdiği karar en nihayetinde bir noktaya daha açıklık getirdi:

Ülkenin en zengin medya patronu da olsa, kimse yasalara karşı gelemez. Bu kararla birlikte aynı zamanda, Avrupa Birliği ülkelerinin ‘İtalya'da post modern bir diktatörlük mü oluşuyor?” endişeleri de giderilmiş oldu.

İtalyan siyasetinde bir mihenk taşı niteliği taşıyan Anayasa Mahkemesi'nin kararı, geçmişte yasalarla sorunları olan başbakanları zor bir duruma düşürecek. Bu da büyük bir olasılıkla kargaşaya neden olacak.”

08/10/2009

Hazer Tv, Ana sayfa©2005

Ana sayfaKapak

 

 

 

Ana Haber Genel, Bilim ve Özel Dosyalar

Ülkeler Haber ve Genel Bilgileri

Dünya Kurum Haber ve Genel Bilgileri

Türkiye Haber ve Özel Dosyalar

Aktüel Haber, Video, Resim ve Özel Dosyalar