Hazer Tv, Ana sayfa©2005

Ana sayfaKapak

 

 

Son Güncelleme:10/05/12

Ana Haber Genel, Bilim ve Özel Dosyalar

Ülkeler Haber ve Genel Bilgileri

Dünya Kurum Haber ve Genel Bilgileri

Türkiye Haber ve Özel Dosyalar

Aktüel Haber, Video, Resim ve Özel Dosyalar

" İran " Güncel Haberleri

Ülkeler Haber ve Bilgileri

İran Güncel Haberleri

İran Genel Bilgileri

İran Resimleri

Ortadoğu Haberleri (önceki)

 

Önceki Sayfalar:

Milletvekili çizen karikatüriste kırbaç ceza

 

Ahmed Lütfi Aştiyani'nin karikatürü

İran'da milletvekilinin karikatürünü çizen karikatüriste mahkeme 25 kırbaç cezası verdi.

Ülkenin orta kesiminde yer alan Arak şehri mahkemesi 'Name-i Emir' adlı yerel gazeteyi şehrin muhafazakâr milletvekili Ahmed Lütfi Aştiyani'nin karikatürünü yayınlamaktan suçlu bularak karikatürü çizen Mahmud Şokrayeh'yi 25 kırbaç cezasına çarptırdı.

Gazetede çıkan karikatürde, söz konusu milletvekili elinde takdirname ile bir futbolcu olarak çizilmiş. Aylık olarak yayınlanan gazetenin eleştirel bir duruşa sahip olduğu belirtildi.

Yurt dışındaki bazı İranlı karikatüristler olaya tepki olarak milletvekilinden çeşitli karikatürler çizerek internet ortamında yayınladılar.

10 Mayıs 2012

Amedinejad'ı Zor Günler Bekliyor

 

Amedinejad'ı Zor Günler Bekliyor

Ahmedinejad yanlısı milletvekili adayları, ikinci turda da varlık gösteremedi.

İran'da geçen Mart ayında yapılan seçimde, 290 üyeli parlamentoda, 65 sandalye ikinci tura kalmıştı.

Dün yapılan oylamada, dini lider Ali Hamaney ile anlaşmazlığa düşen Ahmedinejad yanlısı adaylar yine ciddi varlık gösteremedi.

Belli olan 39 sandalyeden 20'sini Hamaney yanlısı muhafazakârlar, 8'ini Ahmedinejad yanlıları, 11'ini de bağımsızlar kazandı.

Kesin seçim sonucunun bu akşam açıklanması bekleniyor.

Muhafazakârlar, Ahmedinejad'ı, dini lider Hamaney'in yetkilerini elinden almaya çalışmakla suçluyor.

İlk turda da kazanan 225 milletvekilinden çoğunluğunu muhafazakarlar oluşturuyordu.

İran'da iki dönem üst üste cumhurbaşkanlığı yapan Ahmedinejad'ın görev süresi gelecek yıl doluyor. Anayasa uyarınca Ahmedinejad cumhurbaşkanlığı seçimine katılamayacak. Parlamento, onun yerine geçecek adayın belirlenmesinde önemli rol oynayacak.

Ahmedinejad'ın, Cumhurbaşkanlığının son yılında özellikle sübvansiyonların kaldırılması konusunda parlamento ile karşı karşıya gelmesi bekleniyor.

Ahmedinejad gıda ve akaryakıta uygulanan sübvansiyonların süratli bir şekilde kaldırılmasını savunurken, muhafazakârlar enflasyona ve sosyal patlamalara yol açacağı kaygısıyla buna karşı çıkıyor.

5 Mayıs 2012

İran Zor Zamanlara Mı Hazırlanıyor?

 

İran temel gıda maddesi depoluyor

İran hükümeti 2 milyar dolarlık temel gıda maddesi depoluyor.

İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Rahimi, temel gıda maddelerinin stoklanması için 2 milyar dolar ayırdıklarını açıkladı.

İran Endüstri, Maden ve Ticaret Bakanlığı'ndan bir yetkilinin aktardığı bilgilere göre ise temel gıda mallarının depolanması için bakanlık yönetmeliği hazırladı bile.

Aynı yetkili hazırlanan yönetmelikte pirinç, yemeklik yağ, şeker, et, tavuk ve mısır gibi malların stok listesinde yer aldığını belirtti.

Amaç piyasa dengesi

İran hükümeti 2010 yılının sonunda, gıda ve enerji alanında devlet tarafından verilen yardımları azaltılması kararını almıştı.

Bu stok hamlesiyle de alınan bu kararın ardından piyasada oluşturabileceği istikrarsızlıkların önüne geçmesi hedefleniyor.

2 Mayıs 2012

"İhtilaflar Hızla Çözülebilir"

İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi

 

Salihi, ülkenin nükleer programıyla ilgili açıklama yaptı.

İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, ülkenin nükleer programıyla ilgili ihtilafın "hızla" çözülebileceğini söyledi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ve Almanya ile İstanbul'da gerçekleştirdikleri müzakerelerin ilk turunu " başarılı" olarak tanımlayan Salihi, Bağdat'ta yapılacak ikinci turda da çözüm için masaya oturacaklarını belirtti.

Salihi, "Ortada iyi niyet varsa Tahran tüm sorunları çok hızlı ve kolayca çözmeye hazır" dedi.

İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri ve Nükleer Baş Müzakereci Said Celili de, nükleer silahların imhası ve yayılmasının önlenmesi için iş birliğine hazır olduklarını söyledi.

Uzmanlar, Tahran'ın nükleer programıyla ilgili olarak İstanbul'da yapılan toplantıdan sonra daha esnek olma işareti verdiğini belirtiyorlar.

16 Nisan 2012

Sonraki randevu Bağdat'ta

AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, İranlı temsilci Said Celili

İstanbul'da düzenlenen; İran ile ''5 artı 1'' ülkeleri arasındaki nükleer müzakere sona erdi.

Müzakerede bir sonraki toplantının yeri ve tarihi belirlendi: 23 Mayıs, Bağdat.

Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda bugün BM Güvenlik Konseyi üyeleri ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa ile Almanya'nın oluşturduğu "5 artı 1" ülkeleriyle İran nükleer müzakere için masaya oturdu.

AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, müzakerenin sonra ermesinin ardından bir basın toplantısı düzenledi.

Ashton, İran'la nükleer müzakerelerin, 'yapıcı ve yararlı', 'bir süre önce İran'la yapılan mektup teatisinin ruhuna uygun' olduğunu belirterek, 23 Mayıs'ta Bağdat'ta tarafların tekrar toplanacağını bildirdi.

İran ile ''5 artı 1'' ülkeleri arasındaki nükleer müzakere İstanbul'da sürüyor.

ABD İran'dan ikili görüşme isteğinde bulundu, Tahran'ın cevabı bekleniyor. İranlı temsilci Said Celili, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'yla sürpriz bir görüşme yaptıktan sonra ABD'nin ikili görüşme teklifini kabul etti.

İran ile BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri ve Almanya'dan oluşan ''5 artı 1'' ülkeleri arasındaki yeni tur nükleer müzakereler başladı.

İstanbul'daki toplantıyı yerli ve yabancı 500'den fazla gazeteci izliyor.

AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, görüşmelerin olumlu bir havada başladığını söyledi. İstanbul'daki zirvede ABD heyeti, İran'la ikili görüşme talebinde bulundu, Tahran'ın yanıtı bekleniyor.

AB: TOPLANTI OLUMLU ATMOSFERDE GEÇİYOR

AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton'ın sözcüsü Michael Mann, İran'la nükleer müzakerelerde bugün son sözlerin söylenmeyeceğini, bir süreci başlatmak için temel atmayı umduklarını söyledi. Mann toplantının olumlu bir atmosferde geçtiğini belirtti.

"5 artı 1" ülkeleri, İran'dan uranyum zenginleştirmesini en fazla yüzde 20 oranında yapmasını talep ediyor. Ayrıca nükleer faaliyetlerde bulunulduğundan şüphe edilen bazı askeri tesislerin de Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun denetimine açılması isteniyor.

ASHTON VE CELİLİ'Yİ DAVUTOĞLU KARŞILADI

Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda müzakarelerin başlamasından önce Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ilk olarak AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton'ı, kısa bir süre sonra da İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi Sekreteri ve Nükleer Başmüzakereci Said Celili'yi karşıladı.

''5 artı 1'' ülkeleri adına Catherine Ashton ve İran adına Said Celili'nin başkanlığındaki müzakerelere, diğer ülkelerden üst düzey bürokratlar katılıyor.

DAVUTOĞLU MÜZAKERELERE KATILMIYOR

Müzakerelere katılmayan Bakan Davutoğlu, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda kendine tahsis edilen bir bölümde çalışmalarını sürdürüyor.

NÜKLEER FAALİYET ŞAH DÖNEMİNDE BAŞLADI

ABD'nin desteğiyle 55 yıl önce nükleer çalışmalara başlayan İran, 1990'lardan itibaren nükleer programını Rusya'nın kontrollü desteğiyle sürdürdü. 2000'lerin başından itibaren ise Batı kamuoyu İran'ın atom bombası yapacağından kuşkulanarak Tahran'a aşamalı olarak yaptırım uygulamaya ve siyasi baskıya başladı.

Nükleer faaliyetlerine 55 yıl önce başlayan İran, ABD, Batı Almanya ve Fransa'dan yardım aldı. 1979 İslam Devrimi'nden sonra çalışmalar için Avrupa ülkeleriyle işbirliğini sürdürdü. Ancak ABD'nin engellemeleri ve Irak'la süren savaş nedeniyle 1980'li yıllarda bir ilerleme sağlayamadı. Bu nedenle 1990'ların başında Rusya'ya yöneldi.

TÜRKİYE ARABULUCU OLDU

Batı kamuoyunun İran'ın nükleer çalışmalarıyla ilgili endişeleri 2000'lerin başında hızla artmaya başladı. İran ve Batı ülkeleri arasındaki görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine sorun gerginliğe dönüştü. Türkiye bu dönemde taraflar arasında "kolaylaştırıcı" rol üstlenerek diplomatik girişimlerini artırdı. Ancak gerginliğin artması, askeri müdahale seçeneklerinin tartışılması ve meselenin krize dönüşme emareleri göstermesiyle birlikte Türkiye sürece daha fazla müdahil oldu.

Türkiye-Brezilya-İran görüşmelerine öncülük eden Ankara, "arabuluculuk" rolü üstlendi. Bugün farklı platformlarda çözüm arayışları devam ederken, İran üzerindeki baskılar artarak sürüyor.

'NÜKLEER SİLAH' GÜNAH FETVASI

İran yönetimi ise, nükleer silah üretimi peşinde olduğu iddialarını yalanlarken, amacının yüksek teknolojiye ve elektrik enerjisine ulaşmak olduğunu savunuyor. İran dini lideri Ali Hamaney de nükleer silah yapımı, depolaması ve kullanımının dinen büyük bir günah olduğu fetvasını vermişti.

ASKERİ MÜDAHALE VE İSTANBUL'UN ÖNEMİ

Avrupa Birliği'nin aldığı karara göre, 1 Temmuz itibarıyla tüm AB ülkelerinin İran'dan petrol alımını kesin olarak durdurması bekleniyor. İran yönetiminin uygulamaya misillemede bulunmasıyla birlikte gerilimin tırmanmasından endişe ediliyor. Ayrıca ABD yönetimi ve İsrail, İran'a askeri müdahale seçeneğini halen masada tutuyor. Bu nedenle bugün İstanbul'da 5 artı 1 grubu ile İran arasında yapılacak görüşmeler büyük önem taşıyor.

14 Nisan 2012

İran’ın Nükleer Programıyla İlgili Görüşmeler Başladı

 

İran’ın Nükleer Görüşmeleri Başladı. İstanbl

Esas görüşmeler yarın başlayacak

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi daimi üyesi 5 ülkeyle Almanya’nın katıldığı doğrudan görüşmeler ise yarın başlayacak.

P5+1 grubunun İran’la yaptığı görüşmelerin son turu bir yıl önce yapılmıştı.

Grup, Tahran hükümetini, nükleer enerji geliştirme kisvesi altında atom bombası geliştirmeye çalışmakla suçluyor. İran iddiayı reddediyor diğer ülkeler gibi nükleer enerjiden yararlanma hakkı olduğunu savunuyor.

İran’ın görüşmelerdeki temsilcisi Sait Celali hükümetinin İstanbul’da yeni öneriler sunacağını söylemiş ancak ülkesine baskı yapılmasının ters etkisi olacağı uyarısında bulunmuştu.

Önceki görüşmelerde olduğu gibi bundan da somut bir sonuç çıkması beklenmiyor.

Farda uranyum zenginleştirme tesisi Tahran’ın 160 kilometre güneyinde bir dağın içine inşa edildi.

Haberlere göre batılı diplomatlar müzakerelerde bu tesisin derhal kapatılmasını isteyecek. Nükleer silah uzmanı David Cliff anlatıyor: “Bu tesis İranlılar tarafından gizlice inşa edilmişti ve 2009 yılının Eylül ayında batılı ülkeler tarafından keşfedilmişti. Yakın zamanda bu tesis kullanıma açıldı ve zenginleştirilmiş uranyum üretimine başladı.“

İstanbul’daki müzakerelere Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi, Amerika, İngiltere, Çin, Rusya, Fransa ile Almanya ve İran katılıyor.

Tahran nükleer silah geliştirmeye çalıştığı iddialarını reddediyor ve nükleer programının enerji ihtiyacını karşılamak için geliştirdiğini savunuyor. İran, zirveye yeni girişimler getireceğini açıkladı.

Amerika ve Avrupa Birliği İran’a yönelik yaptırımları sıkılaştırdı.

Uzmanlar Tahran’ın Çin ve Rusya’dan gelebilecek sınırlı desteğe sahip olduğunu düşünüyor. Pekin hükümeti P5+1 ülkelerinin “esnek ve pragmatik olmasını istedi.

Bu arada, İran’daki liderin de kendi aralarında bölünmüş olduğu düşünülüyor. Cliff, “Bomba üretmek mi yoksa nükleer silah kapasitesinin geliştirmek mi.

Bu konuda İran içinde bir karar verilmiş değil. Kapasitenin geliştirilmesiyle ileride karar verilecek olursa gerekli malzemenin bulunması, bilimsel ve teknik birikimin sağlanması hedefleniyor,” diyor.

Bu aşamaya gelindiğinde İsrail ve Amerika askeri seçeneğe başvuracaklarını bildirdi. Kraliyet Birleşik Hizmetle Enstitüsü uzmanı Andrea Berger, yine de diplomatik çözüm bulunacağı konusunda iyimser: “Müzakerlere katılan taraflar bu sürecin son girişim olduğunu belirtmiş değiller. Hatta, müzakerelerin takvimine bakarsanız bu taraflar sürecin devam edeceğini umut ediyor.”

İran’ı hedef alan yaptırımlar sıkılaştırıldıkça batıyla İran arasında gerginlik artıyor. Çözüm arayışları devam etse de Amerikan yönetimi bu sürecin sonsuza kadar süremeyeceğini, tüm seçeneklerin masada olduğunu vurguluyor.

13 Nisan 2012

3 Yil Petrol Satmadan idare ederiz

Ahmedinejat

 

İstanbul’da yapılacak nükleer müzakereler öncesi, görüşmelerde yeni öneriler sunacağını belirten İran'dan sert mesajlar gelmeye devam ediyor. İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad ambargoların İran’ı etkilemeyeceğini yineledi ve batılı devletleri çarpıcı bir dille eleştirdi.

14 Nisan'da İstanbul'da İran ve batılı ülkeler arasında yapılacak nükleer müzakereler öncesi Tahran’dan, görüşmeler sırasında yeni öneriler sunacağını açıkladı. İran'ın nükleer müzakerecisi Said Celili, diğer tarafların da İran'ın sunacağı yeni önerilere yapıcı bir tavırla yaklaşmasını umduklarını söyledi.

'BASKI İRANLILARIN AZMİNİ ARTIRIR'

Celili, tehdit ve baskının sonuç vermeyeceğini, aksine İran halkının azmini daha da kuvvetlendireceğini vurguladı. İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad da, hakaret ve zorlamanın işe yaramayacağını yineledi. İstanbul'daki müzakereler; ABD, Çin, İngiltere, Rusya, Fransa ve Almanya'nın yer aldığı 5 artı 1 grubu ile İran arasında cumartesi günü İstanbul'da gerçekleşecek.

'EVLERİNİN YOLUNU BULAMAYACAKLAR'

İstanbul’da yapılacak müzakereler öncesi, İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'dan ambargolara meydan okuyan bir açıklama geldi. Ahmedinejad, "Batılı ülkeler beni dikkatle dinleyin; İran devletinin ulusal haklarını kim çiğnemeye cesaret ederse, Bender, Abbas ve Hürmüzgan eyaletinin gençleri onlara öyle bir şamar atacak ki, evlerinin yollarını dahi bulamayacaklar" dedi.

YUNANİSTAN'A PETROL SATIŞI DURDU

Tahran yönetiminin ayrıca Yunanistan, Almanya ve İspanya’ya olan ham petrol satışının durdurulduğu da açıklandı.

Avrupa Birliği'nin 1 Temmuz'dan geçerli olmak üzere petrol ambargosu uygulama kararını protesto eden İran, daha önce de İngiltere ve Fransa'ya petrol ihracatını kesmişti.

3 Yil Petrol Satmadan idare ederiz

Ahmedinejad,"Nükleer çalışmaları nedeniyle batılı ülkelerin yaptırımlarının ülkesini etkilemeyeceğini de yineledi. Altın ve döviz rezervlerimizin miktarı, tarih boyunca görülmemiş kadar çok. Onlar, bizim petrol ihracatımıza ambargo koymak istiyorlar. Üç yıl tek bir varil bile petrol satmadan ülkeyi iyi idare edecek kadar döviz rezervimiz var. Düşmanlarımızın rüyaları gerçekleşmeyecek” açıklamasını yaptı.

Ahmedinejad'ın ambargolara meydan okuyan açıklamalarının, batılı ülkelerle 14 Nisan'da yapılacak nükleer müzakereler öncesi gelmesi dikkat çekti.

11 Nisan 2012

Hamaney Ahmedinejad'ı gözden çıkarttı

 

Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad

İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ı uzun süre önce gözden çıkardığı iddia edildi.

Hamaney'in 2013'teki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sürpriz bir ismi Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturtacağı belirtildi.

Alman Die Welt gazetesinde yer alan bir habere göre, İran dini lideri Ali Hamaney'in, Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ı iyice gözden çıkarmak için geçtiğimiz ay yapılan parlamento seçimlerini beklediği iddia edildi. Ahmedinejad'ın kız kardeşinin milletvekili seçilemediği hatırlatılan haberde, İran Cumhurbaşkanı'nın meclisteki desteğini kaybettiği vurgulandı. Hamaney'in Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ı güven oylaması tehdidiyle baskı altında tuttuğu belirtildi.

Dini lider Hamaney'in 2013'te yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise adayını şimdiden belirlediği savunuldu. Batı basını Hamaney'in 2013'teki seçimlerde cumhurbaşkanı adayının şimdiki meclis başkanı Ali Laricani olduğunu iddia ediyordu. Ancak Hamaney'in sürpriz bir ismi tercih edeceği belirtildi. Dini lider Hamaney'in kendisine sadık, aynı zamanda akrabası olan felsefe profesörü Gülam Ali Haddad Adel'i cumhurbaşkanı adayı göstereceği belirtildi.

OBAMA'NIN MEKTUBUNU ERDOĞAN İLETTİ

Haberde, İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in, BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri ve Almanya ile İstanbul'da yapacağı nükleer pazarlıkta da Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ı tamamen devre dışı bıraktığı ileri sürüldü. ABD Başkanı Barack Obama'nın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan aracılığıyla, Hamaney'e bir mektup göndererek, İran'la nükleer sorunun siyasi yollardan çözümünü istediği belirtildi.

İRAN: URANYUM ÜRETİMİNE SINIR GETİREBİLİRİZ

İstanbul'da önümüzdeki cumartesi günü yapılacak nükleer müzakere öncesi İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Feridun Abbasi, Tahran’ın zenginleştirilmiş uranyum üretimini sınırlandırabileceğini açıkladı.

İran televizyonuna konuşan Freidun Abbasi, İran’ın sadece tıbbi çalışmalarına yetecek miktarda yüzde 20 oranında zenginleştirilmiş uranyuma ihtiyacı olduğunu söyledi. İran Kum kenti yakınlarında kayalıkların içine inşa edilen Fordo nükleer tesisinin kapatılmasına ise karşı çıktı.

DAVUTOĞLU: MÜZAKERELER İSTANBUL'DA

Suriye'deki sıcak gelişmeler sonrası Çin ziyaretini yarıda keserek Ankara'ya dönme kararı alan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da bugün yaptığı açıklamada, İran ve BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri ABD, İngiltere, Fransa, Çin, Rusya ile Almanya arasındaki görüşmelerin 14 Nisan’da İstanbul’da yapılacağını teyit etti.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, “Bölgemiz her türlü kitle imha silahından arındırılmalıdır” dedi.

10 Nisan 2012

'Acı olan Müslüman parasıyla İsrail'i korumak'

Tuğgeneral Emir Ali Hacızade

 

İsrail'i korumak için Türkiye'den sonra Basra Körfezi'ne de füze savunma sistemleri kurulacağını iddia eden İran, "Acı olan bunun Müslümanların parasıyla yapılıyor olması" dedi.

İranlı Öğrenciler Haber Ajansı'nın (ISNA) haberine göre, Devrim Muhafızları Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Emir Ali Hacızade, bir törende yaptığı konuşmada, bölgedeki füze savunma sistemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Tuğgeneral Hacızade, ''Siyonist rejimi korumaya yönelik işgal topraklarında (İsrail) ve Akdeniz'de birkaç sistem oluşturuldu" diyen Tuğgeneral Hacızade, İsrail'i korumaya yönelik füze savunma sistemlerine karşı gerekli önlemleri önceden aldıklarını da iddia etti.

Basra Körfezi'ne de füze savunma sistemi kurulacağıyla ilgili açıklamayı zaten beklediklerini ifade eden Hacızade, ABD ve İsrail'in erken uyarı, bilgi toplama ve füzelerin yön tayini gibi sistemler kurma planlarının hayata geçirildiğinden haberdar olduklarını belirtti.

'SİYONİST REJİMİ ARAP SERMAYESİ KORUYOR'

''ABD ve İsrail, Arap ülkelerinin sermayesiyle siyonist rejimin güvenliğini sağlama peşindeler'' diyen Tuğgeneral Hacızade, ''Acı olan da bunun Müslümanların parasıyla yapılıyor olması'' şeklinde konuştu.

'TÜRKİYE VE BASRA İÇİN TEDBİR ALDIK'

İranlı komutan Emir Ali Hacızade, ''Hem Basra Körfezi hem de Türkiye'deki füze savunma sistemleri, siyonist rejimin emniyetini temine yöneliktir. Ancak biz bunlar için gerekli hazırlıkları önceden düşünmüşüz'' dedi.

Savunma Bakanı Ahmed Vahidi de Basra Körfezi'ne füze savunma sistemlerinin kurulması planının ABD ve İsrail'in işi olduğunu söyledi.

'DOSTLARIMIZI UYARIYORUZ'

Vahidi, ''Biz, en başından beri bu işi reddettik, bunu bölge güvenliğine karşı bir durum olarak değerlendiriyoruz. Dostlarımıza bu konuya girmemeleri için çaba göstermelerini tavsiye ettik'' şeklinde konuştu.

ABD'nin Basra Körfezi bölgesine füze savunma sistemi yerleştirilmesi için Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkeleri nezdinde girişimlerde bulunduğu basında yer almıştı.

İLK TUR İSTANBUL İKİNCİ TUR BAĞDAT'TA

İran ve BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleriyle Almanya'dan oluşan 5 artı 1 ülkeleri arasındaki nükleer müzakerelerin ikinci turunun Bağdat'ta yapılacağı belirtildi.

İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreterliği'nden yapılan açıklamada, ilk tur müzakerelerin 14 Nisan'da İstanbul'da yapılacağı, buradaki görüşmenin ardından ikinci turun tarihinin belirleneceği belirtildi.

Taraflar en son Ocak 2011'de İstanbul'da müzakerelerde bulunmuş, ancak kayda değer sonuç alınamadığı için müzakerelere ara verilmişti.

9 Nisan 2012

Nükleer Müzakerelerin Adresi İstanbul

İran, Türkiye Bayrak

 

"Nükleer Müzakereler İstanbul'da Yapılacak"

AB ve İran Press TV nükleer müzakerelerin İstanbul'da yapılacağını duyurdu.

İran ile 5+1 ülkeleri olarak anılan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri ve Almanya arasındaki görüşmelerin yeri konusunda yaşanan belirsizlik sona erdi.

Görüşmelere 5 gün kala İran'ın İngilizce yayın yapan televizyon kanalı Press televizyonu nükleer müzakerelerin İstanbul'da yapılacağını duyurdu.

Daha önce İran tarafı görüşmelerin Irak'ta yapılması için bazı girişimlerde bulunmuştu.

Fars haber ajansı İstanbul'da yapılacak 1'inci tur görüşmelerde ilerleme kaydedilirse başlayacak 2'nci tur görüşmelerin Bağdat'ta yapılacağını kaydetti.

AB de "İstanbul" Dedi

Konuya ilişkin bir açıklama da AB'den geldi. Açıklamada, "İran'la müzakereler 14 Nisan'da İstanbul'da yapılacak" denildi.

İran ile 5+1 ülkeleri arasındaki son görüşme, geçen yıl Ocak ayında İstanbul'da yapılmış, görüşmeden bir sonuç alınamamıştı.

Nükleer müzakerelerin yeri konusunda İran'dan gelen farklı açıklamalara, Başbakan Erdoğan; "Dürüst olmak lazım, dürüst olunmadığı için dünyada sürekli olarak itibar kaybına devam etmektedirler. Bu diplomasinin dili değildir." sözleri ile tepki göstermişti.

8 Nisan 2012

İran Çin Gemisini Korsanlardan Kurtardı

 

İran Çin Gemisini Korsanlardan Kurtardı

İran donanması, kaçırılan Çin gemisini korsanların elinden kurtardı.

Devlet televizyonunun haberine göre, Çin'e ait bir geminin Somalili korsanlarca Umman Körfezi'nde kaçırılması üzerine operasyon düzenleyen İran donanması, dün akşam saatlerinde korsanları etkisiz hale getirerek gemiyi kurtardı.

Gemideki 28 mürettebatın da kurtarıldığı operasyonda 9 korsanın göz altına alındığı belirtildi.

Demir yüklü gemi, İran'a doğru hareket halindeyken dün öğlen saatlerinde kaçırılmıştı.

Bu arada Çinli yetkililerin, gemiyi ve mürettebatı kurtardığı için İran donanmasını övdüğü belirtildi.

İran Deniz Kuvvetleri'ne ait unsurlar korsanlarla mücadele kapsamında uluslararası kara sularda görev yapıyor.

7 Nisan 2012

Clinton: "İran'a karşı diplomasi seçeneği sonsuza kadar sürmeyecek"

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton

 

Clinton: "İran'a karşı diplomasi seçeneği sonsuza kadar sürmeyecek"

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, "İran'a karşı diplomasi seçeneği sonsuza kadar sürmeyecek, bütün seçenekler masada." dedi.

Hillary Clinton, İran'a nükleer programıyla ilgili endişelere yanıt vermesi çağrısında bulundu.

Clinton, yaptığı açıklamada, diplomatik çözüm için zamanın sınırlı olduğunu belirterek, Tahran yönetiminden bir an önce nükleer görüşmelere başlamasını istedi.

Tahran'ın tartışmalı nükleer silah programıyla ilgili uluslararası kaygılara yanıt vermeye başlaması gerektiğini, aksi takdirde bu ülkeye yönelik baskı ve izolasyonun devam edeceğini belirten Clinton, ABD'nin İran'ın nükleer silah elde etmesini önlemek için tüm seçenekleri masada tuttuğunu, ancak diplomasi için bir pencerenin açık olduğunu ifade etti.

Batılı yetkililer, İran'ın, nükleer programıyla ilgili dünyanın süper güçleriyle bu ay yapacağı görüşmelerin yeri hakkında pazarlık etmesinden yakınıyor.

Batılıların görüşme için İstanbul'u planlamasına rağmen İranlı yetkililerin Suriye, Irak, Lübnan ve Çin'i alternatif buluşma yeri olarak önerdiği bildiriliyor.

4 Nisan 2012

İran'ı Yaptırımlar da Etkilemedi

 

Ali Asker Sultaniye

İran, nükleer enerji programının olduğu gibi devam edeceğini açıkladı.

İran, nükleer enerji faaliyetlerinin planlandığı gibi devam edeceğini ve uranyum zenginleştirme işleminin askıya alınmasının söz konusu olmadığını bildirdi.

Fars Haber Ajansı'nın haberine göre, İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'ndaki (UAEK) Daimi Temsilcisi Ali Asker Sultaniye bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, ülkesinin nükleer enerji faaliyetleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Sultaniye, "İran, nükleer enerji faaliyetlerine kararlılıkla devam edecek ve uranyum zenginleştirmeyi asla askıya almayacak" ifadelerini kullandı. UAEK ile işbirliği yapmaya devam edeceklerini de belirten Sultaniye, askeri tesislerin denetlenmesi taleplerini kabul etmeyeceklerini söyledi.

BM, ABD ve AB'nin İran'a yönelik yaptırımlarını da değerlendiren Sultaniye, "Yaptırımların hiçbir etkisi olmadı ve biz nükleer enerji faaliyetlerimizi sürdürmeye kararlıyız" dedi.

Sultaniye, İran'a yönelik ABD ve İsrail'in "saldırı tehditleri" ile ilgili olarak da "Hiç kimse İran'a saldırma cüretinde bulunamaz" ifadesini kullandı. Sultaniye, ülkesine karşı bir saldırıya ağır cevap verileceğini söyledi.

Bu arada, BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri ile Almanya'da oluşan "5 + 1" ülkeleriyle İran arasındaki nükleer müzakereler, 13-14 Nisan'da İstanbul'da yapılacak.

01 Nisan 2012

Başbakan Erdoğan, Ahmedinejad'la Görüştü

 

Başbakan Eroğan'ın İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad ile görüşmesi sona erdi.

Tüm dünyanın merakla beklediği görüşme gerçekleşti.

Sadabad Sarayında gerçekleşen görüşmenin öncelikli konuları Suriye ve İran'ın nükleer müzakereleri oldu.

Başbakan Erdoğan Suriye'deki şiddet olaylarına ilişkin Türkiye'nin net tavrını Ahmedinejad'a iletti.

Seul'deki Nükleer Enerji zirvesi'nden Tahran'a geçen Başbakan, zirvede alınan kararları İran Cumhurbaşkanı ile paylaştı.

İran'ın nükleer enerji programı ve batı ile müzakere takvimi de masaya yatırıldı.

Ayrıca İki liderin terörle mücadele konusunu ve bölgesel konuları da ele aldığı belirtiliyor.

Başbakan Erdoğan görüşme öncesinde otelden ayrılırken ziyareti tamamlamadan açıklama yapmanın afaki olacağını söylemişti.

Başbakan'ın İran'daki son görüşmesi, Meşhed kentinde bu ülkenin dini lideri Hamaney ile olacak.

Başbakan, bu görüşmenin ardından beraberindekilerle birlikte İstanbul'a hareket edecek.

29 Mart 2012

İran'da Gündem Erdoğan'la Gelen Yağmur

İran'ın yaşadığı kuraklık Başbakan Erdoğan'ın gelişiyle başlayan yağmurla geride kalınca ülkede gündem konusu oldu.

Erdoğan'la Gelen Yağmur

 

İki aydır bir damla bile yağış düşmediği için yağmur duasının yapıldığı İran'da Erdoğan'ın yağmurla gelişi, ülkede halkın konuştuğu ana konu haline geldi.

Başbakan Erdoğan'ın doğa ile ilişkisinin iyi olduğu söylenir. Bunu söyleyen de kendisi olmadığı gibi yakın çevresinden birileri de değil. İstanbul'un kuraklıktan kırıldığı, yağmur bombalarından yararlanılmaya çalışıldığı ve umutların boşa çıktığı dönemden sonra Recep Tayyip Erdoğan'ın Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesinin ardından sürpriz gelişmeler yaşanmıştı.

Rotahaber.com'da yer alan habere göre Erdoğan, 27 Mart 1994'te başkan seçilmesinden hemen sonra, daha önceden yapacağını açıkladığı barajların inşasına başlandı. Istranca derelerinden su getirilmesi planı devreye alınmak için kollar sıvandı. Ancak bunların daha hiçbiri devreye girmeden beklenmedik gelişmeler oldu.

İstanbul'da Mart sonuna kadar yağmayan bahar yağmurları başladı ve günlerce sürdü. Kuraklık tehlikesinin azaldığı sıralarda Erdoğan'ın halefi Nurettin Sözen, "Onun yukardaki ile arası iyi" açıklamasını yapmıştı.

Benzeri bir gelişme de geçen yıl yapılan 25. Dünya Üniversiteler Kış Olimpiyatları öncesinde yaşandı. Kış olimpiyatları için her türlü hazırlık yapıldı ancak Ocak ayının sonu olmasına rağmen Erzurum'a kar düşmedi.

Her yıl, karla nasıl baş edeceğini düşünen Erzurumlu yöneticiler, bu defa karsızlığın çaresizliği içinde kıvranır oldular. Önlem olarak sun'i kar yapma makineleri getirilip kuruldu. Kar makineleri çalıştı, eksikliği gidermeye çalıştı.

Yarışmaların başladığı gün olan 27 Ocak 2011 günün gecesinde ise büyük bir sürpriz yaşandı. Kışın girmesinden o tarihe kadar yağmayan kar, yağmaya başladı ve oyunlar, sun'i karla değil, geceden yağan doğal kar zeminde yapıldı.

Erdoğan'ın İran ziyareti sırasında da öncekilere benzer bir gelişme yaşandı. Tahran ve çevresinde kış geride bırakılmasına rağmen bahar yağmurları bir türlü düşmemişti. Tahranlılar, kuraklık afetinin ortadan kalkması için günlerdir yağmur duası yapıyordu.

Başbakan Erdoğan'ın Sadabad Havaalanına inişe hazırlanmaya çalıştığı sıralarda Tahran'da yağış başladı. İran Cumhurbaşkanı 1'inci Yardımcısı Muhammed Rıza Rahimi, resmi konuğu olan Erdoğan'ı resmi törenle karşılarken, iki aydır Tahran'da yağmur yağmadığına işaret etti. Rahimi, "Bize bereketle geldiniz" dedi.

Muhammed Rıza Rahimi'nin sözlerinin ekranlarda yayınlanmasından sonra Erdoğan'la gelen bereket, İranlılar'ın gündemi oldu. Sıradan insanların konuştuğu konu, akşam saatlerinden itibaren de sosyal medyada yankılanmaya başladı.

30 Mart 2012

İran buğdaya hücum etti

 

İran buğdaya hücum etti

İran, yaptırımların daha katı hale gelmesi veya askeri bir gerginlik yaşanma ihtimaline karşı stoklama yoluna gidiyor.

İSTANBUL - İran, buğday ithalatına hız verdi. Tahran, yaptırımların daha katı hale gelmesi veya askeri bir gerginlik yaşanma ihtimaline karşı stoklama yoluna gidiyor.

ABD'li Wall Street Journal Gazetesi'nin haberine göre İran, geride kalan birkaç ay boyunca ABD, Avustralya, Brezilya ve Kazakistan'dan buğday satın aldı. Aynı zamanda büyük ölçekte alım yapmak için Hindistan ile görüşüyor.

Georgetown Üniversitesi'nden Paul Sullivan, yağmurların az olması nedeniyle de buğday alımlarının İran için kritik önem taşıdığını ifade etti. İran'da hasat Mayıs'ta yapılacak.

İran'ın buğday alımları bu yıl son dört yılın rekorunu kırabilir.

Uluslararası piyasalarda buğday fiyatları 6.5 dolar düzeyinde seyrediyor. Fiyatlar geçen yıl 9 dolarla rekor düzeye ulaşmıştı.

27 Mart 2012

İran'ın İsrail saldırısına karşı seçenekleri

 

 İran

İran, İsrail ya da ABD'nin olası saldırısına aynı şekilde karşılık vereceğini açık bir şekilde ifade etti.

Peki, İran hedef olursa bir saldırıya nasıl karşılık verebilir?

Peki gerçekten de, İsrail saldırısının potansiyel sonuçlarının ciddiyeti bu seçeneği İran'ın nükleer programını sınırlama stratrejileri içinde en az tercih edilebilir hale getirebilir mi?

Uzun menzilli füzeler

Uluslararası Stratejik Etütler Enstitüsü IISS'in silahsızlanma programının direktörü Mark Fitzpatrick, İran'ın İsrail'e karşı doğrudan saldırma seçeneğinin çok sınırlı olduğu görüşünde.

Fizpatrick'e göre, ''İran'ın yaşlanmış hava kuvvetleri filosu İsrail'le boy ölçüşebilir durumda değil. İsrail'e ulaşabilecek balistik füze envanteri de çok sınırlı.''

Fitzpatrick, İran'ın füze envanterinde tadilattan geçirilmiş Şahab-3 - menzili 1,600 kilometre olan Ghadr-1 füzelerinin olduğunu ancak İran'ın bu füze için sadece altı fırlatma rampası bulunduğunu kaydediyor.

''İran'ın yeni katı yakıtla faaliyet gösteren Sajjil-2 füzeleri İsrail'e ulaşabilecek menzile sahip ancak henüz tamamen operasyonel hale getirilebilmiş değil'' ayrıntısını da aktaran IISS uzmanı, bu füzelerin konvansiyonel silahlar yüklendiğinde askeri hedefler üzerinde etkili olabilmesinin zor olduğunu, ayrıca yine bu füzelerin kimyasal ya da biyolojik silahla donatılmaya elverişli olmadıklarını kaydediyor ve İran'ın nükleer silahı bulunmadığını da anımsatıyor.

Özetle, Fitzpatrick'e göre, İran'ın füze saldırısı ancak sembolik bir anlam taşıyabilir.

Bölgedeki müttefikler

Ama Fitzpatrick'e göre, İran'ın İsrail'e karşı misillemesinin, devreye sokacağı müttefikleri aracılığıyla ''asimetrik'' yöntemlerle olması muhtemel. Müttefiki, Şii İslamcı grup Hizbullah'ın Lübnan'ın güneyinde çoğunu İran'dan tedarik ettiği 10 binden fazla roket rampası var.

 

 İran

Fitzpatrick, Hizbullah'ın envanterini de şöyle sıralıyor:

''Çoğunluğu 25 km menzilli Katyuşa ama ayrıca 45 km menzilli Fahr-3 , 75 km menzilli Fecr-5, 200 km menzilli Zelzal-2 ve potansiyel olarak 200 km menzilli Fatih-110. Bunlara ek olarak 750 kg. taşıma kapasitesi olan 10 adet Scud-D füzesiyle İsrail'i vurabilir.''

Fitzpatrick'e göre, Gazze'yi kontrolü altında tutan Filistinli İslamci hareket Hamas da, İsrail'e daha kısa menzilli roketleriyle saldırabilir.

Orta Doğu'nun sadece Suriye nedeniyle değil, genel olarak yaşadığı istikrarsızlıklar İsrail saldırısının daha geniş bi bölgeye yayılacak çatışmanın fitilini ateşleme riski yüksek.

Donanma kartı

İran donanması, özellikle de Devrim Muhafızları'nın deniz gücü çok iyi donanıma sahip, küçük, büyük gemilere toplu saldırılar düzenleyebilecek ve hızla hedeflediği alanı hızla mayınlayabilecek kapasitede.

İran ayrıca karadan denize saldırı düzenleyebilecek füze kapasitesine de sahip.

Tahran'ın bu askeri olanakları petrol geçişinde kilit önem taşıyan Hürmüz Boğazı'nı da kapatmasını sağlayabilir.

Amerikan donanması, kapatılması durumunda Hürmüz Boğazı'nı yeniden açabileceğinden emin. Ancak bu da ABD ile İran arasında bir deniz savaşı riski taşıyor, dolayısıyla kısa vadede petrol fiyatları üzerinde ciddi bir etkiden söz edilebilir.

Örtülü harekât

Washington merkezli Brookings Enstitüsü'nden terörle mücadele uzmanı Daniel Byman, ayrıca İran'ın ve Hizbullah gibi grupların İsrail'in olası saldırısının ardından 'terör eylemleri'ne girişebilecekleri görüşünde.

İran'ın geçmişte başka araçlarla saldıramayacağını düşündüğü düşmanlarına karşı bu tür eylemlere giriştiğini kaydeden Byman, İranlı nükleer bilimcileri hedef alan suikast eylemlerine gönderme yaparak halihazırda zaten iki ülke arasında ''örtülü bir savaş'' yaşandığını söylüyor.

Byman, İran'ın da Hindistan ve Tayland'da İsrail hedeflerine yönelik saldırı girişiminde bulunduğu iddialarını anımsatırken, Tahran'ın da muhtemelen Hizbullah'ın önde gelen isimlerinden İmad Mugniye ve İranlı nükleer bilimcilerin öldürülmesine misilleme olarak İsrail'e saldırı düzenlemeye kararlı olduğunun görüldüğünü kaydediyor.

 

 İran

Byman, ''Ama bu son saldırılar iyi planlanıp uygulanmış değil, dolayısıyla bu İran servislerinin profesyonelliklerinin dengeli olmadığını gösteriyor'' dedi.

Düşünce kuruluşu Carnegie Endowment fo International Peace'ten İran uzmanı Kerim Sadjadpour da, ''Eğer verecekleri karşılık yetersiz kalırsa, mahçup duruma düşürler, aşırıya kaçarlarsa da kellelerini kaybedebilirler'' diyor.

Sadjadpour, İran'ın vereceği karşılığın bölgesel güvenlik ortamını alevlendirecek ve küresel ekonomiyi olumsuz etkileyecek böylece ABD ve İsrail'in uluslararası düzeyde kınanmasını sağlayacak, ama Amerika Birleşik Devletleri'nden ''dev bir misilleme''ye kışkırtacak büyüklükte olmasına özen göstereceğine dikkat çekiyor.

''Ama bunu nasıl yapacaklarından da emin değilim açıkçası'' diyor Sadjadpour ve şöyle devam ediyor:

''Eğer İran dünya enerji trafiğini istikrarsızlaştırmaya çalışırsa, Suudi Arabistan'ın zengin petrol yataklarına sahip doğu bölgelerine ya da Hürmüz'ü kapatarak- ABD kenarda kılını kıpırdatmadan izlemeyecektir.''

Uluslararası hukuk

İsrail'in İran'a saldırıp saldırmayacağına ilişkin bütün belirsizliklere karşın, uluslararası hukuka göre bir şey çok net, o da bu olası saldırının yasadışı olacağı.

Notre Dame Üniversitesi'nden uluslararası hukuk uzmanı Prof. Mary Ellen O'Connell, saldırının yasal olarak görülebilmesi için ''BM Güvenlik Konseyi'nin böyle bir saldırıya izin vermesi gerekir, çünkü İran İsrail ya da ABD'ye silahlı bir saldırı düzenlemiş değil'' dedi.

BM sözleşmesi, bir ülkenin silahlı saldırıyal karşı meşru müdafaa durumu söz konusu değilse bir başka ülkeye saldırmasını yasaklıyor.

İsrail, kuşkusuz, kendisine yönelik bir nükleer saldırıyı engellemek için önleyici bir hamleye giriştiğini söyleyecektir, ama şu anda kimse İran'ın nükleer silaha sahip olduğuna inanmıyor.

Prof. O'Connell, İsrail'in saldırısının önleyici bir gerekçeyle de olsa yine de yasadışı olacağının altını çiziyor.

''Bir ülkenin hangi noktada silahlı bir saldırıya karşılık vereceği'' konusunda uluslararası hukuk çevrelerinde canlı bir tartışmanın yaşandığına dikkat çekerek, sorunun ''Saldırı başlamış mı yoksa kapıda mı olmalı?'' üzerinde odaklandığına işaret eden Prof. O'Connell, hukuki çerçevede uzmanlar arasında ''gelecekte saldırı olacağı varsayımıyla önleyici bir saldırı'' fikrine destek olmadığının altını çiziyor.

7 Mart 2012

İran'da 2. Tur Seçim Yapılacak

 

İran'da ilk turda belirlenemeyen 65 sandalye için 2. tur seçim yapılacak.

İran'da Cuma günü yapılan dokuzuncu dönem meclis seçimlerinde 65 sandalye için 130 aday ikinci turda yarışacak.

İran İçişleri Bakanı Mustafa Muhammed Neccar, 290 sandalyeli meclisten 225'inin ilk turda belirlendiğini, kalan 65 sandalye için ise ilk turda en çok oy alan 130 adayın ikinci turda yarışacağını söyledi.

Neccar, ikinci tur seçimlerin iki aya kadar yapılmasının planlandığını kaydetti.

Bakan, 30 milletvekili kontenjanı bulunan başkent Tahran'da sadece 5 milletvekilinin ilk turda belirlendiğini ifade etti.

Öte yandan, seçimlerde dini lider Ali Hamaney'in gerisinde kalan Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ı yeni mecliste zor günler bekliyor.

Milletvekilleri, Ahmedinejad hükümetinden petrol satışının ardından hazineye yansımayan 4 milyar doların hesabını istiyor.

Mecliste toplanan bütçe komitesi, ikna olmazsa yargıya gideceğinin sinyalini verdi.

5 Mart 2012

Ahmedinejad'a Sandık Darbesi

İran Parlamento seçimlerinde sandalyelerin yüzde 75’ini dini lider Ayetullah Ali Hamaney yanlıları kazandı.

 

Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejat yanlıları oyların yüzde 90’nının sayıldığı seçimde başarı gösteremedi.

Memleketi Gamstar’dan adaylığını koyan Ahmedinejat’ın kızkardeşi Pervin de seçimi kaybedenler arasında.

290 sandalyeli mecliste, 197 isim belli oldu. Bunların 102'sinin, Ahmedinejad ile dini lider Ali Hamaney arasındaki gerginlikte, Hamaney'in tarafını tutan muhafazakârlar olduğu bildiriliyor.

Bağımsız listeden meclise giren 6 üyenin de Ahmedinejad karşıtı olduklarına dikkat çekiliyor.

Hamaney'in damadı Meclis Başkanı Ali Larijani yeni meclise girecek isimler arasında yeralırken, Ahmedinejad'ın doğum yeri Garmşar'dan aday olan kızkardeşi Pervin kazanamadı.

İran siyasi çevrelerinde, Ahmedinejad devrinin sonuna gelindiği yorumları yapılıyor.

Seçime katılım oranının, reform yanlılarının boykot çağrısına rağmen yüzde 64 olarak gerçekleştiği, bunun 2008 seçimlerine göre yüzde 7 daha yüksek olduğu açıklandı.

Adaylarının büyük bölümü Devrim Konseyi'nce onaylanmayan Reform yanlıları, seçimi boykot çağrısında bulunmuştu. Reformcu liderler Mirhüseyin Musavi ile Mehdi Kerubi, 2009 seçimini protesto gösterilerinden bu yana ev hapsinde tutuluyor.

Seçim sonuçlarının, İran'da gelecek yıl yapılacak devlet başkanlığı seçimini önemli ölçüde etkilemesi bekleniyor.

4 Mart 2012

BM Denetçileri İran'dan Eliboş Döndü

 

İran Nükleer tesisi

BM baş nükleer denetçisi Herman Nackaerts

 

BM baş nükleer denetçisi Herman Nackaerts Viyana'da düzenlediği basın toplantısında

Birleşmiş Milletler’e bağlı nükleer denetçiler, İran’a düzenledikleri iki günlük ziyaret sırasında önemli bir askeri tesisi görmelerine izin verilmediğini açıkladı.

Uluslararası Atom Enerji Dairesi baş denetçisi Herman Nackaerts Viyana’da düzenlediği basın toplantısında, İranlı yetkililerle temaslarının başarısızlıkla sonuçlandığını, bir anlaşma olacağı yönünde işaret almadıklarını söyledi.

Nackaerts, Atom Enerji Dairesi başkanı ve yönetim kurulunun gelecek ay başındaki toplantısında raporlarını sunacaklarını ve ondan sonra atacakları adımı kararlaştıracaklarını belirtti.

Daire denetçilerinin görmek istedikleri Parçin’deki askeri tesiste gizli nükleer faaliyetler yürütüldüğüne inanılıyor. Tahran hükümeti benzeri bir talebi denetçilerin Ocak ayındaki ziyareti sırasında da reddetmişti.

Öte yandan İran’ın ruhani lideri Ayetullah Ali Hamaney, ülkesinin nükleer silah üretmeye çalışmadığını, ancak nükleer faaliyetlerini sürdüreceklerini tekrarladı. Hamaney uluslararası yaptırımların İran’ı etkilemeyeceğini de öne sürdü.

22 Şubat 2012

BM Nükleer Denetçileri İran'da

 

BM denetçileri İran’ın tartışmalı nükleer programı üzerinde iki gün sürecek görüşmelerde bulunmak üzere Tahran’a gitti.

İran devlet radyosu, Uluslararası Atom Enerji Dairesi heyetinin İranlı nükleer fizikçilerle görüşeceğini ayrıca Parchin tesisini, bir askeri üssü ve Tahran dışında bir silah fabrikasını ziyaret edeceğini bildirdi.

Heyet başkanı Herman Nackaerts, en büyük önceliği İran’ın nükleer programının askeri boyutlarını araştırmaya verdiğini söyledi. Nackaerts, heyetin İranlı yetkililerle yapacakları görüşmelerden somut sonuçlar almak istediklerini belirtti ancak ilerleme sağlamanın zaman alacağı uyarısında bulundu.

Batı, İran’ın nükleer programının silah geliştirme amacı taşıdığını öne sürüyor. Tahran ise suçlamayı reddediyor, nükleer programının sivil amaçlı olduğunu savunuyor.

BM denetçilerinin ziyaretinden bir gün önce ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Martin Dempsey, İsrail’in İran’ın nükleer tesislerine saldırmasının “basiretsiz ve erken” bir girişim olacağını açıkladı. Dempsey CNN televizyonuna yaptığı açıklamada askeri bir saldırının” istikrarı bozacağını” ve İsrail’in uzun vadeli hedeflerine hizmet etmeyeceğini belirtti.

Tahran'ı ziyaret eden BM baş nükleer denetçisi Herman Nackaerts

 

Bu arada İran devlet petrol şirketinin başkanı Ahmed Talebani Tahran’a karşı düşmanca eylemlere devam ederlerse İspanya, İtalya, Portekiz ve Hollanda’ya da petrol ihracını durdurabileceklerini bildirdi.

İran, Pazar günü Avrupa Birliği’nin ambargosuna misilleme olarak Fransa ve İngiltere’ye ham petrol satışlarını durdurduğunu açıklamıştı.

Avrupa Birliği, 1 Temmuz’dan itibaren İran’dan petrol ithalini durdurma kararı almış bulunuyor. Ambargo, Batı’nın İran’ın tartışmalı nükleer programına mali desteği azaltma çabalarının bir bölümünü oluşturuyor.

20 Şubat 2012

İran'dan Şok Petrol Kararı !

Tahran, İngiliz ve Fransız şirketlere petrol satışını durdurdu

Tahran Yönetimi, İngiliz ve Fransız şirketlerine petrol satışını durdurma kararı aldı.

İran ve Batı arasındaki nükleer gerilimde son perde...

Batı'nın petrol ambargosuna İran'dan misilleme geldi. Tahran yönetimi, Fransız ve İngiliz şirketlerine petrol satışını durdurduğunu açıkladı.

Müzakereler İstanbul'da

Ambargo kararından saatler önce, İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, nükleer müzakerelerin İstanbul'da yapılacağını duyurdu.

İran daha önce de, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri ve Almanya'dan oluşan '5 artı 1' grubuyla nükleer müzakerelere hazır olduğunu bildirmişti.

Salihi, İstanbul'daki toplantının ne zaman olacağı konusunda ise karşı taraftan haber beklediklerini söyledi.

İran Kara Tatbikatı Yapıyor

Öte yandan, İran kara tatbikatıyla gövde gösterisi yapıyor.

İran Devrim Muhafızları Kara Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Muhammed Pakpur, yıllık tatbikatın amacını savunma gücünü artırmak, yeni taktiklerin icrası, yeni teçhizat ve mühimmatın kullanımı ve caydırıcılık olarak sıraladı.

Tuğgeneral Pakpur, bu tatbikatla tehditlere ve olası saldırılara karşı İran'ın her açıdan hazırlıklı olduğunu dosta ve düşmana göstereceklerini söyledi.

Devrim Muhafızları Kara Kuvvetleri, en son 4-5 Şubat tarihlerinde ülkenin güneyinde kara tatbikatı yapmıştı.

19 Şubat 2012

İran'dan AB'ye yeni tehdit

Fransa ve İngiliz şirketlerine ham petrol satışını kestiğini dün açıklayan İran, bugün de diğer Avrupa Birliği üyesi ülkeleri tehdit etti.

İran Petrol Bakan yardımcısı Ahmed Kalebani, Avrupa Birliği'nin ülkesine karşı düşman tutumunu sürdürmesi halinde İspanya, Hollanda, Yunanistan, Almanya, İtalya ve Portekiz'e petrol ihracatını durduracaklarını söyledi.

Aynı zamanda İran Ulusal Petrol Şirketi Başkanlığını da yapan Ahmed Kalebani, "Avrupa Birliği düşmanca hareketlerini bize karşı sürdürmeye devam ederse, bu ülkelere petrol ihracatımızı durdururuz" dedi.

İran'ın dün İngiliz ve Fransız şirketlerine petrol satışını durdurduğunu açıklamasının ardındandan Asya borsasında petrol fiyatları son dokuz ayın en yüksek seviyesine ulaştı.

İran Petrol Bakanlığı 4 Şubat'ta yaptığı açıklamada Tahran'ın bazı Avrupa ülkelerine petrol ihracatını durduracağını duyurmuştu.

AB: 120 GÜNLÜK PETROL STOKUMUZ VAR

Avrupa Birliği Komisyonu, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, İran'ın ham petrol ihracatını durdurması halinde stoklarda bir sorun yaşamayacaklarını belirtmişti. AB'li yetkililer 120 günlük bir ham petrol stokuna sahip olduklarını vurgulamıştı.

Tahran yönetiminin nükleer programına karşı çıkan Avrupa Birliği 1 Temmuz tarihinden itibaren İran petrolüne ambargo uygulamayı kararlaştırmıştı.

19 Şubat 2012

İran'dan Azerbaycan'a nota

 

İran, Azerbaycan'a Nota Verdi

İran, Azerbaycan'a Nota Verdi

İran, İsrail istihbarat servisiyle olan ilişkisinden dolayı Azerbaycan'ı uyardı.

İran, bölgesel siyasi tutumu nedeniyle Azerbaycan'a nota verdi.

Azerbaycan'ın İran Büyükelçisi Cavanşir Ahundov, İran Dışişleri Bakanlığına çağrılarak sert bir dille uyarıldı.

Görüşmede, Büyükelçi Ahundov'a, İran Dışişleri tarafından bir protesto notası verildi.

Notada, Azerbaycan'ın İsrail istihbarat servisi MOSSAD'la olan ilişkisinden duyulan rahatsızlık dile getirildi.

Azerbaycan, İran'da öldürülen nükleer alanda uzmanlaşmış bilimadamlarının katillerini ülkeye soktuğu gerekçesiyle de uyarıldı.

13 Şubat 2012

İran askerî tatbikata başladı

Avrupa Birliği’nin petrol ambargosu kararına karşı tepkisini sürdüren İran, askerî tatbikata başladı.

İsrail'in İran’ın nükleer tesislerine saldırı düzenleneceği yönündeki endişe de giderek artıyor.

İran askerî tatbikata başladı

İran, Avrupa Birliği’nin petrol ambargosu kararı almasına gösterdiği sert tepkinin dozunu arttırdı. Arap ülkelerinden Batı’ya giden tankerlerin tek geçiş yolu olan Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidinde bulunan İran, bazı Avrupa ülkelerine petrol sevkiyatını durduracağını açıkladı.

İran Petrol Bakanı Rüstüm Kasımi, bazı “düşman” Avrupa ülkelerine petrol ihracatının kesinlikle durdurulacağını kaydederek diğer Avrupa ülkeleri hakkındaki kararlarını ise daha sonra alacaklarını dile getirdi.

Ülke ismi zikretmeyen Kasımi, İran'ın petrol gelirlerine bağımlılığının azaltılacağını ve hükümetin en kötüsüne bile hazırlıkları olduğunu dile getirdi.

İran ekonomisinin AB'nin ambargosundan etkilenmeyeceğini ve şimdiden yeni müşteriler bulduğunu dile getiren Kasımi, “Dünyada dostlarımız var ve onlarla yardımlaşıyoruz” şeklinde sözlerini sürdürdü.

İran bütçesinin yüzde 80'ini petrol gelirlerinden sağlıyor.

Tatbikat başladı

Diğer yandan İran Devrim Muhafızları'nın askerî tatbikata başladıkları bildirildi. Kara tatbikatının başkent Tahran’dan bin kilometre uzaklıktaki Ciroft yakınlarında düzenlendiği belirtiliyor.

Hürmüz Boğazı, Arap petrolünün başlıca geçiş noktası

Geçen ay ülkenin doğusunda başlatılan tatbikatlar zincirinin bir halkasını oluşturan tatbikatta, yeni mühimmat ve donanımların ilk kez kullanılacağı belirtildi. Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nin de bu ay içinde Basra Körfezi ve çevresinde tatbikat yapması bekleniyor.

Operasyon tartışmaları

Bu arada İsrail’in İran’ın nükleer tesislerine saldırı planladığı yönündeki iddialarla ilgili tartışmalar da sürüyor.

İsrail ve ABD’den Tahran yönetimine karşı tehditler artarken, Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu İran’a yönelik askeri bir operasyonun bölgede felakete yol açabileceği uyarısında bulundu.

İran nükleer faaliyetlerine devam ediyor

Alman Parlamentosu Dışişleri Komisyonu Başkanı Ruprecht Polenz de askerî bir operasyonun sonuçları konusunda uyardı.

Anlaşmazlığın savaş boyutuna ulaşacak bir gerginliğe dönüşmesinin kestirilemeyecek sonuçlara yol açabileceğini kaydeden Polenz, Batı’nın yaptırım stratejisini ise “doğru bir yöntem” olarak nitelendirdi.

6 Şubat 2012

Hamaney'den ABD ve İsrail'e Tehdit

 

İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney

Ambargo ve savaş tehditlerine karşı bizim de yapacaklarımız var, diyen Hamaney, misilleme tehdidinde bulundu.

İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, Tahran Üniversitesi bahçesinde verdiği Cuma hutbesinde ABD'nin tehditleri, yeni yaptırımlar, bölgedeki halk hareketleri, İsrail ve Batıdaki ekonomik krizle ilgili de açıklamalarda bulundu.

ABD'nin ''İran'a karşı askeri saldırı da dahil tüm seçeneklerin masada olduğu'' açıklamalarını değerlendiren Hamaney, ''İran'ı savaşla tehdit etmek ABD'nin zararınadır, savaşın kendisi ise on kat daha fazla bu ülkenin zararınadır'' ifadesini kullandı.

''Tehdit, ABD'nin mantık ve söz karşısındaki acizliğini gösteriyor'' diyen Hamaney, ABD'nin kan dökmek ve zorbalıktan başka bir şey bilmediğini söyledi.

ABD'nin bu tür politikalarının onu kendi halkının bile gözünden düşürdüğünü belirten Hamaney, halk nezdinde itibarını yitiren sistemlerin kaderinin belli olduğunu söyledi ve ''siyonist rejimi'' (İsrail) örnek gösterdi.

"Bizim de Tehditlerimiz Var"

Ayetullah Hamaney, ''Amerika ve diğerleri bilsin ki zaten biliyorlar, bizim de tehditler ve petrol ambargosu karşısında tehditlerimiz var ve bunlar gerektiğinde uygulanacak'' diye konuştu.

"Diktatör Rejimler Artık Halk Tarafından Kabul Görmüyor"

Bölgedeki halk hareketlerine de değinen Hamaney, ''halkların İslami uyanışı sayesinde bölgedeki dört tağutun yok olduğunu'' söyledi.

Mısır ve Tunus'ta halkın çoğunluğunun İslami duyarlılığı olan parti ve gruplara oy verdiğini hatırlatan Hamaney, bölgedeki diktatör rejimlerin halk tarafından artık kabul görmediğini bildirdi.

Bahreyn'deki halk hareketine dünyanın kayıtsız kaldığını, medyanın orada olup bitenleri yansıtmadığını söyleyen Hamaney, ''Allah'ın yardımıyla Bahreyn halkı da zafere ulaşacak'' dedi.

Bahreyn yönetiminin, İran'ı bu ülkenin içişlerine karışmakla suçlamasının doğru olmadığını kaydeden Hamaney, ''Bahreyn olayına müdahale etseydik, durum farklı olurdu'' ifadesini kullandı.

Ayetullah Hamaney şunları kaydetti: ''İran, nereye müdahalede bulunuyorsa açıkça ilan ediyor. Örnek olarak, biz siyonist rejim karşıtlığında müdahale ettik ki sonucu da 33 ve 22 gün savaşlarında elde edilen zaferdir. Bundan sonra da siyonist rejime karşı olan herkesin destekçisi ve yardımcısı olacağız.''

"Siyonist Rejim Mutlaka Yok Edilmeli"

Bölgedeki uyanışın en önemli etkilerinden birinin İsrail'i daha da tecrit etmek olduğunu belirten Hamaney, ''Siyonist rejim, gerçek bir kanser hücresidir ve mutlaka yok edilmelidir ki inşallah yok olacak'' ifadesini kullandı.

ABD ve Avrupa ülkelerinin ekonomik ve siyasi kriz içinde olduklarını belirten Hamaney, bu ülkelerdeki halkların mevcut duruma itiraz ettiğini, gösteriler yaptığını hatırlattı.

Hamaney, ABD ve AB'nin bugünkü durumunu Sovyetler Birliği'nin yıkılış sürecindeki durumuna benzetti ve bu ülkelerin de aynı kaderi paylaşacağını söyledi.

İran'da Mart ayında yapılacak milletvekili seçimlerine de değinen Hamaney, dışarıdaki düşmanlar ile içteki gafillerin seçimlere gölge düşürme amacında olduğunu, bu yüzden yetkililerin ve halkın dikkatli olması gerektiğini söyledi.

03 Şubat 2012

İran BM Heyeti'nden Umutlu

 

İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi

İran, nükleer programı nedeniyle tırmanan krizde Birleşmiş Milletler heyetinin yapıcı rol oynayacağından umutlu.

İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, "Bu incelemenin sonuçları konusunda hayli iyimseriz. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu ile işbirliğinde prensibimiz şeffaflık. Ziyaretleri süresince de heyetin tüm soruları cevap bulacak" dedi.

Pazar günü Tahran'a varan heyet, 3 gün boyunca İran'ın nükleer tesislerini inceleyecek.

Heyetin inceleme sonunda hazırlayacağı rapor, Tahran açısından büyük önem taşıyor. Zira, Amerika Birleşik Devletleri, İran'ın nükleer silah üretme niyetinde olduğunu iddia ederek, sadece Avrupa ülkelerini değil, Çin, Hindistan, Kore gibi Asya ülkelerini de ekonomik yaptırımlara destek vermeye çağırıyor.

30 Ocak 2012

Petro-nükleer dans

 

Petro-nükleer dans

UAEK'nin nükleer silah aramaları bugün başlarken, Tahran yönetiminden "petrol fiyatları fırlar" uyarısı geldi.

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’na (UAEK) bağlı müfettişler, üç gün sürecek temasları için bugün İran’a gitti. Heyet, İran’ın nükleer silah geliştirmeyi amaçladığına yönelik şüpheleri destekleyecek delilleri araştıracak.

İRAN: SAKLAYACAK BİR ŞEYİMİZ YOK

Heyet, çalışmalarına başlamadan önce İran'dan olumlu mesajlar geldi. İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, "UAEK delegasyonunun gelişinden çok umutluyuz, tüm sorularına cevap verilecek" diye konuştu. Meclis Başkanı Ali Laricani de "saklayacak bir şeyimiz yok. Eğer, görevlerini profesyonelce yaparlarsa hiçbir engelle karşılaşmayacaklar" dedi.

İran, Ocak 2011’de İstanbul’da düzenlenen ve Çin, Fransa, İngiltere, Almanya ve ABD’nin katıldığı görüşmelerde yer almıştı.

BU KEZ İRAN'DA AMBARGO

Öte yandan, geçtiğimiz hafta nükleer programı nedeniyle İran'a ambargo kararı alan Avrupa Birliği'ne İran'dan karşı adım geldi. Ambargonun uygulamaya geçeceği 1 Temmuz tarihinden çok önce İran'ın Avrupa'ya yönelik ham petrol ihracatını durdurabileceği bildirildi. Reuters'a konuşan bazı İranlı milletvekilleri, petrol musluklarının çarşamba günü kapatılabileceğini söyledi.

PETROL FİYATLARI 150 DOLAR'A FIRLAR

İran'ın resmi haber ajansı IRNA'ya konuşan petrol bakan yardımcı Ahmad Kalabani de, şu anda 95-100 dolar arasında değişen petrol fiyatlarının önümüzdeki dönemde varil fiyatının 120 ile 150 dolar arasına çıkacağını söyledi.

29 Ocak 2012

İran'dan Tedbirli Adım

AB'ye petrol ihracatını durdurma girişimini erteleyen İran milletvekilleri

 

İranlı yetkililer, BM uzmanlarının ziyareti konusunda iyimser konuşurken İran parlamentosu Avrupa Birliğine petrol ihracatını durdurma girişimini erteledi.

Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, Uluslararası Atom Enerji Dairesi heyetinin nükleer denetlemelerinde alacağı sonuçdan son derece iyimser olduğunu, ziyaret sırasında tüm sorularına yanıt verileceğini açıkladı.

Salihi bu açıklamayı yaparken İran parlamentosu Avrupa Birliğine petrol ihracatının durdurulmasını ön gören yasa tasarısıyla ilgili görüşmeleri erteledi. Enerji komisyonu başkanı, tasarıyı parlamentoya sunmadan önce komisyonda tartışacaklarını bildirdi.

Parlamento Başkanı Ali Laricani BM heyetinin ziyaretinin Uluslararası Atom Enerji dairesi açısından bir sınav olacağını, uzmanların görevlerini profesyonelce yapmaları halinde yeni işbirliği yolları açılacağını söyledi.

Tahran ile Batı ülkeleri arasında gerginlik geçen hafta Avrupa Birliğinin İran’ın petrol ihracatına ambargo uygulama kararı almasıyla gerginleşmişti.

Alınan karar uyarınca Avrupa Birliği hükümetleri, ambargo yürürlüğe girdiği andan itibaren Tahran ile yeni petrol anlaşmaları imzalamayacak.

Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe, Avrupa Birliğinin önerdiği diyaloğu reddeden İran hükümetine karşı gerekli kararlılığı göstermesini beklediğini söyledi. Juppe, ambargonun bazı Avrupa Birliği ülkeleri için yaratacağı sorunların çözüleceğini sandığını da belirtti.

27 ülkeden oluşan Avrupa Birliğinin Brüksel’de aldığı karar, İran’ın tartışmalı nükleer programını durdurmayı amaçlıyor.

Petrol ambargosunun önümüzdeki aylarda kademeli olarak uygulamaya sokulması bekleniyor.

29 Ocak 2012

İran'dan Avrupa'ya soğuk duş

 

İran'dan Avrupa'ya ambargo

Nükleer programı dolayısıyla 1 Temmuz 2012 itibarıyla İran'a petrol ambargosu uygulama kararı alan Avrupa ülkelerine Tahran derhal petrol ihracatını durdurmayı planlıyor.

Avrupa Birliği dışişleri bakanları geçtiğimiz pazartesi toplanarak, nükleer programı dolayısıyla İran'a 1 Temmuz 2012 itibarıyla petrol ambargosu uygulama kararı almıştı. AB'nin bu kararı Obama yönetimini memnun ederken, İran'ı kızdırmıştı. İran, Avrupa ülkelerine petrol ihracatını derhal kesmek için bu hafta sonu meclisinde bir yasa tasarısını görüşecek.

İngiliz ekonomi gazetesi Financial Times'a açıklama yapan İran Meclisi Enerji Komisyonu sözcüsü Emad Hüseyni, "Yasa tasarısı İran Meclisi'nden geçerse, Avrupa Birliği'nin petrol ambargosu başlamadan önce Tahran bu ülkelere petrol ihracatını durduracak" dedi. Emad Hüseyni söz konusu yasa tasarısını en geç önümüzdeki pazar günü mecliste görüşeceklerini söyledi.

EN ÇOK YUNANİSTAN VE İTALYA ETKİLENECEK

Financial Times'taki haberde, İran'ın petrol ihracatını durdurma kararının özellikle ekonomik krizle boğuşan Yunanistan, İtalya ve İspanya gibi ülkelerin olumsuz etkileneceğini yazdı.

Ekonomi haberleri ajansı Bloomberg'in bir araştırmasına göre, birçok Avrupa ülkesi İran'dan gelen petrole bağımlı yaşıyor.

Sadece 2011 yılının ilk yarısında günlük 450 bin varil petrol İran'dan Avrupa Birliği ülkelerine aktı. İran'ın petrol ihraç ettiği AB üyesi ülkeler özellikle Yunanistan, İtalya ve İspanya.

Financial Times'taki haberi göre, Yunanistan petrol ithalatının üçte birini İran'dan karşılıyor. İran'ın Yunanistan'a petrol ihracatını derhal durdurması halinde, Atina'nın daha büyük bir ekonomik krize sürükleneceği öngörülüyor.

IMF: PETROL FİYATLARI YÜZDE 30 ARTAR

Uluslararası Para Fonu IMF, dün yaptığı açıklamada AB'nin İran'a karşı planladığı petrol ambargosunun küresel ekonomi üzerinde olumsuz etkisi olacağı uyarısında bulundu. IMF, dünyanın en büyük beşinci petrol ihracatcısı olan İran'a karşı söz konusu ambarbosunun petrol fiyatlarını yüzde 20-30 arasında yükselteceğini açıkladı.

AB'nin İran'a petrol ambargosu kararını açıklamasının ardından uluslararası piyasalarda petrol fiyatları artış eğilimine girdi.

26 Ocak 2012

İran: Petrol ambargosu sonuç vermeyecek

Petrol üretimi

 

İran hükümeti, Avrupa Birliği'nin aldığı petrol ambargosu kararını haksız olarak niteledi ve yaptırımların sonuç vermeyeceğini öne sürdü.

AB dışişleri bakanları, dün Brüksel'de nükleer programı nedeniyle İran'a petrol ambargosu uygulanmasında uzlaşmıştı.

Karar uyarınca İran'la yeni petrol sözleşmesi yapılması yasaklanacak. Daha önce sözleşme imzalamış ülkeler de İran'dan en son 1 Temmuz'a kadar petrol alabilecek.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ramin Mehmanperest, yaptırımların "İran'ı en temel hakkını kullanma yolundan döndüremeyeceğini" söyledi.

Avrupa Birliği, petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 20'sini İran'dan karşılıyor.

Mehmanperest, "Avrupalı yetkililer ve Amerika'nın siyasi baskısı altındaki diğer ülkeler, ulusal çıkarlarını düşünmeliler ve Amerika'nın gizli amaçlarına ulaşmasına yardımcı olmak için kendilerini İran petrolünden mahrum etmemeliler" dedi.

ABD memnun

ABD Başkanı Barack Obama, yaptırım kararını memnunlukla karşıladıklarını belirterek, AB'nin "İran'ın nükleer programının arz ettiği ciddi tehdit karşısında uluslararası birlik örneği sergilediğini" söyledi.

İngiltere Başbakanı David Cameron, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve Almanya Başbakanı Angela Merkel ortak bir açıklama yayımlayarak İran'ın nükleer programının barışçıl olduğu konusunda uluslararası kamuoyunu ikna edemediğini savundu.

Açıklamada, "İran'ın nükleer silaha sahip olmasını kabul etmeyeceğiz. İran uluslararası yükümlülüklerine uymadı ve bölgesine şiddet ihraç ediyor, şiddet tehdidinde bulunuyor" denildi.

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ve Hazine Bakanı Timothy Geithner da ortak açıklamalarında "Yaptırım kararı İran üzerindeki baskının artırılmasına yönelik uluslararası çabada yeni bir güçlü adım" dedi.

İran'a heyet

Bu arada Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu 29-31 Ocak tarihleri arasında Tahran'a bir heyet göndereceğini açıkladı.

Kurum geçen Kasım'da İran'ın nükleer patlayıcı cihaz geliştirilmesine yönelik testler yaptığını açıklamıştı.

Tahran nükleer programının elektrik enerjisi üretmek amaçlı olduğunu söylüyor.

İran'ın nükleer silah geliştirebileceğinden kuşku duyan Avrupa Birliği daha önce de bu ülkeye bir dizi yaptırım kararı almıştı.

Ancak bu son karar AB'nin Tahran'ı hedef alan en sert yaptırım adımı olarak niteleniyor.

İran, petrolünün büyük kısmını Asya'ya satıyor. Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri, Asya ülkelerini İran'dan petrol alımını azaltmaya ikna etmeye çalışıyor.

24 Ocak 2012

İran ile batı arasındaki nükleer krizde sıcak gelişme

 

Meclis Başkanı Ali Laricani, İran Büyükelçiliğinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Batılı diplomatlardan, İran'ın 'nükleer silah' iddialarıyla ilgili müzakerelere yeniden başlamayı kabul ettiği açıklaması geldi. Ankara'da bulunan İran Meclis Başkanı da, müzakerelerin adresinin Türkiye olabileceğini söyledi.

ANKARA / VİYANA - İran ile batı arasında yaşanan nükleer krizde sıcak gelişme.

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun (UAEK) merkezinin bulunduğu Viyana'daki diplomatlardan, İran'ın müzakereleri yeniden başlatmayı kabul ettiği, konunun, UAEK'nın üst düzey yetkililerinin Tahran'a 28 Ocak'ta yapacağı ziyaretteki görüşmelerin odak noktası olacağı açıklaması geldi.

İran'la batı Türkiye'de buluşabilir

Diplomatların konuştuğu AP, yıllardır bu iddiaları yalanlayan İran'ın 3 yıldan uzun süredir ilk kez iddialarla ilgili görüşmelere hazır olduğunu bildirdiğine dikkat çekerken, Ankara'da bulunan İran Meclis Başkanı Ali Laricani, müzakerelerin Türkiye'de yapılabileceğini söyledi.

SURİYE

"Türkiye ile stratejik konularda aynı görüşteyiz'' diyen Laricani, "Suriye konusunda bir ABD-İsrail projesi de mevcut. Reform süreci bilinçli bir şekilde yapılmalıdır. Düşmanın satrancı içinde oynamamak lazım. Dolayısıyla bizim görüşümüz Suriye'de reform yapılmalı ancak akıllı bir şekilde ve direnişe zarar vermeden."

''Düşmanın satrancı içinde oynayanlar'' arasında Türkiye'nin de bulunup bulunmadığının sorulmasına karşılık Laricani, ''Türkiye'nin tutumu ABD ve İsrail'in tutumlarından farklıdır. Türkiye'nin bakışı onlardan farklıdır. Türkiye bölgedeki sorunların iyi şekilde sonuçlanmasından yanadır. Ama ABD ve İsrail bölgedeki olayları kötü hale getirmeye çalışıyorlar. Belki bazı durumlardan dolayı siz böyle bir düşünceye kapılmışsınızdır'' yanıtını verdi.

RADAR SİSTEMİ

Türkiye'ye yerleştirilecek olan radar sistemi ile ilgili soruya karşılık da Laricani, bu konunun aydınlatılması gerektiğini belirterek, ''Ama bizim Türk dostlarımıza güvenimiz var'' dedi.

Laricani, aynı konuyla ilgili bir başka soru üzerine de, ''Bu radar sisteminin Müslümanlardan yana olmadığını gösteren nedenlerimiz var, buna dikkat edilmesi gerekiyor. Ama sonuçta diğer konular da var ve bu konunun görüşmelerle aydınlatılması gerekiyor'' dedi.

12 Ocak 2012

İran'a karşı "kutsal ittifak"

İran'a karşı "kutsal ittifak"

 

İran'ın nükleer bomba geliştirmesine karşı Batı dünyasının İsrail'le beraber "kutsal ittifak" oluşturduğu artık açıkça dile getiriliyor.

Strasbourg - Fransız Le Figaro gazetesi, İran'a karşı "gizli" bir savaşın yürütüldüğünü ve uzmanların bu savaşta İsrail'in en önemli müttefiklerinin ABD, İngiltere ve Fransa olduğunu söylediklerini yazdı.

Gazete, İran'ın nükleer programının ilerlemesiyle birlikte İsrail'in bu ülkeye karşı "gizli operasyonlarını" çoğaltmaya başladığını savundu. Bu operasyonların sadece "nükleer uzman öldürmekle" sınırlı olmadığını belirten Le Figaro, sabotaj, rejim muhaliflerinin ülkeden kaçırılması ve siber-savaş yöntemlerine de başvurulduğunu aktardı.

STUXNET 6 AY GECİKTİRDİ

Gazeteye göre, adı geçen yıl duyulan "Stuxnet" virüsü İran'da 30 bin bilgisayara bulaşarak ülkenin nükleer programını 6 ay geciktirdi. Gazeteye İran'a karşı yürütülen siber-savaş hakkında bilgi veren Tel-Aviv Ulusal Güvenlik Enstitüsü uzmanı Shlomo Brom, İran devletinin bu virüs saldırısının ardından bilgisayarlarındaki USB girişlerini söktüğünü, buna rağmen "Duqu" aldı yeni bir virüsün geçen kasım ayında İran'ın gizli tesislerinde kullanılan bilgisayarlara kadar sızdığını söyledi.

İRAN'A KARŞI OSİRAK TAKTİĞİ

Fransız uzmanlar ise İsrail tarafından İran'ın nükleer programına karşı yürütülen savaşın geçmişte Irak'a karşı da tertiplendiğine işaret ediyor. Fransız Stratejik Araştırma Vakfı (FRS) uzmanı François Heisbourg, tüm bu gizli operasyonların İsrail'de "çimen biçmek" olarak tanımlandığını belirtip, Yahudi devletinin 1979 yılında benzer bir operasyonu Irak'ın Osirak nükleer tesislerine karşı gerçekleştirdiğini hatırlattı.

Heisbourg, konu hakkında yaptığı açıklamada, "İsrailliler Osirak nükleer reaktörünü bombalamadan önce de çimenleri biçmişti. Bazıları yurtdışında yaşayan çok sayıda bilim insanını öldürmüşlerdi. Osirak reaktörünün Fransa'nın Seyne-sur-Mer kentindeki inşasını da sabote etmiş ve programı iki yıl geciktirmişlerdi" şeklinde konuştu.

BİLİM ADAMININ BOĞAZI KESİLDİ

Fransız topraklarında 6 nisan 1979 tarihinde meydana gelen eylemin Mossad tarafından gerçekleştirdiğini kimse inkar etmiyor. Söz konusu eylemden bir yıl sonra Irak atom komisyonunun Mısırlı üyesi Yahya El-Meshad Paris'te bir otel odasında boğazı kesilerek öldürülmüş, Irak'ın nükleer progamına katkıda bulunan Fransız uzmanlar da tehdit mektupları almıştı.

Saddam Hüseyin'in 1980 yılında yaptığı sert üsluplu bir konuşmada "İsrail'i yok etmekle" tehdit etmesinin ardından Yahudi devleti bu ülkenin nükleer kapasitesini ortadan kaldırma kararı almış ve İsrail ordusu 7 haziran 1981 tarihinde 8 F-16 ve 2 F-15 kullanarak Irak'ın Osirak nükleer tesislerini 1,5 saatlik bir hava operasyonuyla tamamen imha etmişti.

12 Ocak 2012

İran'da Nükleer Profesöre Suikast

 

İran Nükleer Fizikçisi Profesör Mustafa Ahmedi Rüchan'a Suikast,

İran'ın başkenti Tahran'da üniversite profesörlerine yönelik saldırılara bir yenisi eklendi.

İran'ın önde gelen nükleer fizikçilerinden Mustafa Ahmedi Rüchan, suikaste uğradı.

Rüchan'ın aracı Tahran'da bir üniversitenin kampüsünde seyir halindeyken infilak etti.

Patlamada Rüchan ve yanındaki kişi öldü, 1 kişi de ağır yaralandı.

Görgü tanıkları, motorsikletli bir kişinin araca mıknatıslı bomba yerleştirerek uzaklaştığını, birkaç saniye sonra da patlama meydana geldiğini söyledi.

Tahran yönetimi, İsrail gizli servisi Mossad, Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA ve İngiliz Gizli Servisi'nin bu saldırının arkasında olduğundan şüpheleniyor.

Rüchan uranyum zenginleştirme programlarından birini yönetiyordu.

Nükleer Fizikçilere Benzer Saldırılar Yaşanmıştı

Bu saldırı, İran'ın nükleer fizikçilerine düzenlenen ilk suikast değil. Mecit Şehriyari ve Feridun Abbasi adlı nükleer fizikçilerin de araçlarına 2010'da bombalı saldırı düzenlenmişti. Şehriyari hayatını kaybederken, Abbasi yaralı olarak kurtulmuştu.

Nükleer Fizikçilere Benzer Saldırılar Yaşanmıştı

 

Öte yandan, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin dışişleri bakanları İran'a yönelik yeni yaptırımları masaya yatıracak. Avrupalı diplomatlar ekonomik krizin pençesindeki İtalya, Yunanistan ve İspanya gibi İran petrolüne bağımlı ülkelerin endişelerini gidermenin yollarını arıyor.

23 Ocak'taki toplantıya Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da katılacak. Davutoğlu, Ortadoğu ve İran konusunda Türkiye'nin pozisyonunu Avrupalı mevkidaşlarına aktaracak.

Geçen ayki toplantıya Türkiye'nin katılımının Rum kesimi tarafından engellenmesi tepkilere neden olmuş, Avrupalı bakanlardan Türkiye'ye destek mesajı gelmişti.

11 Ocak 2012

Ahmedinejat Güney Amerika'da Destek Arıyor

 

Ahmedinejat, Venezuela Cumhurbaşkanı Hugo Chavez ile..

Ahmedinejat, Venezuela Cumhurbaşkanı Hugo Chavez ile..

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejat beş gün sürecek Güney Amerika gezisine çıktı.

Amerikalı yetkililer, geziyi nükleer programı nedeniyle ağır yaptırımlara maruz kalan Tahran’ın yalnızlıktan kurtulma çabası olarak görüyor.

Ahmedinejat önce Venezuella’yı ziyaret edecek ardından Nicaragua, Küba ve Ekvador’a uğrayacak. İran resmi medyası, Ahmedinejat’ın bu dört ülkenin liderini” devrimci ruha” sahip oldukları için övdüğünü bildirdi.

İran cumhurbaşkanı son yıllarda solcu, popülist ve Amerikan karşıtı Latin Amerika liderleriyle, özellikle Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez ile yakın ilişki kurmuş bulunuyor.

Amerikalı yetkililer Latin Amerika ülkelerini İran’la ilişkilerini derinleştirmekten kaçınmaya çağırdı. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Victoria Nuland İran hükümetinin “ şiddetle dosta ihtiyaç duyduğunu” ve yeni müttefikler bulmak için “çırpındığını” söyledi.

Ahmedinejat gezisi sırasında Venezuela Devlet Başkanı Chavez ile görüşecek ve yeni seçilen Nikaragua Cumhurbaşkanı Daniel Ortega’nın yemin törenine katılacak.

08 Ocak 2012

Tahran ABD’nin İranlı Balıkçıları Kurtarmasından Memnun

Amerikan muhribi USS Kidd ve İran'a ait balıkçı gemisi

 

Dışişleri Bakanlığı korsanlar tarafından kaçırılan 15 balıkçının Amerikan donanması tarafından kurtarılmasına memnun kaldığını açıkladı

Bakanlık Sözcüsü Ramin Mihmanperest, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada kurtarma operasyonunu “insani” bir hareket olarak niteledi. İran’ın resmi Fars ajansı ise kurtarmayla ilgili haberlere geniş yer verilmesini eleştirdi, Amerika’yı “rutin bir operasyonu Hollywood-laştırmakla” suçladı.

Amerikan USS Kidd muhribi Umman açıklarında devriye gezerken Somalili korsanların ele geçirdiği İran’a ait el Molay adlı balıkçı gemisine rastladı. İranlı kaptanın, korsanların anlamaması için Urduca yaptığı yardım çağrısı üzerine harekete geçen Amerikan muhribi balıkçı gemisine komanda timi gönderdi.

Korsanların gemi kaçırma operasyonlarında ana gemi olarak kullandıkları balıkçı gemisinde timi, 15 Somalili ile 13 İranlı denizci bulundu.

Yaklaşık 40 gündür rehin tutulan İranlılar kendilerini kurtaran Amerikan askerlerine teşekkür ederken, sevinç içinde onların şapkalarını giyerek kameralara pozlar vermeleri Tahran’da hoş karşılanmadı.

El Molay İran’a dönerken 15 Somalili korsan bölgedeki Amerikan uçak gemisi USS John C. Stennis’e sevk edildi.

İran bir süre önce Hürmüz boğazını deniz taşımacılığına kapatma tehdidinde bulunmuş ve Amerikan donamasından Basra Körfezi’nden ayrılmasını istemişti.

8 Ocak 2011

13 İranlıyı Korsanlardan Amerikalılar Kurtardı!

Korsanlardan Amerikalılar Kurtardı!

İki ülke arasında kriz yaşanırken Amerikan savaş gemisi, Umman Denizi'nde korsanların rehin aldığı 13 İranlı'yı kurtardı.

Amerika ile İran arasında Hürmüz Boğazı nedeniyle gerginlik yaşanırken Amerikan savaş gemisi Umman Denizi'nde 13 İranlı denizciyi Somalili korsanlardan kurtardı.

 

ABD 13 İranlı denizciyi kurtardı.

Deniz tatbikatı yapan İran donanması Amerikan savaş gemisi Stennis'in geçiş yaptığı Hürmüz Boğazı'na dönmemesi uyarısında bulunmuştu.

Amerikalı yetkililer ise bu uyarıya denizlerde seyrüsefer serbestisine atıfta bulunarak cevap vermişlerdi.

Bu gelişmeler yaşanırken Amerikan Savunma Bakanlığı Pentagon'dan yapılan açıklamada, İranlı denizciler ve teknelerinin Somalili korsanlardan kurtarıldığı belirtildi.

Açıklamada 15 deniz korsanının yakalandığı belirtilirken, İranlı denizcilerin ülkelerine dönmek üzere olduğu kaydedildi.

Sözcü Kirby operasyon sırasında 15 deniz korsanının yakalandığını ve hepsinin Somalili olduğunu belirtti.

Deniz korsanları ABD'nin Umman Deniz'nde bulunan USS John C. Stennis uçak gemisine getirildi.

İki ülke nükleer kriz nedeniyle uzun süredir savaşın eşiğinde. Hürmüz Denizi'nde haftalardır iki taraf da birbirine gözdağı vermek için tatbikatlar yapıyor.

6 Ocak 2012

Basra Körfezi'nde tatbikat bitti, gerginlik sürüyor

İran'ın Basra Körfezi'nde 10 gündür süren tatbikatı sona erdi, ancak Amerikan yönetimi ile yaşanan gerginlik, karşılıklı açıklamalarla sürüyor.

İran ordusunun en kıdemli yetkilileri, ABD'yi geçen hafta Körfez'den ayrılan uçak gemisinin dönmemesi konusunda uyardı.

Ordunun başkomutanı Ataullah Salihi, "Herhangi bir tehdit karşısında hazırız. Dönmemelerini tavsiye ediyor, salık veriyor, onları uyarıyoruz... Zira, uyarılarımızı bir kez den fazla tekrarlama adetimiz yok..." dedi.

Amerikalı sözcüler ise İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma ve uçak gemisi Körfez'e dönerse karşılık verme tehditlerini; uygulanan yaptırımların işe yaradığının işareti olarak yorumladı; donanmanın planlarında değişiklik olmayacağını savundu.

Washington yönetimi bu hafta başında onaylanan yeni yaptırımlarla İran'ın merkez bankasını, dolayısıyla da merkez bankası aracılığı ile yapılan petrol ticaretini hedef almaya başlamıştı.

4 Ocak 2012

İran'dan İlk Nükleer Yakıt Çubuğu

 

İran'dan İlk Nükleer Yakıt Çubuğu

İranlı bilim adamlarının, ülkenin ilk nükleer yakıt çubuğunu ürettiği bildirildi.

İran Atom Enerjisi Kurumu’nun internet sitesinde yer alan açıklamada, İran yapımı ilk nükleer yakıt çubuğunun Tahran’ın nükleer araştırma reaktörünün çekirdeğine yerleştirildiği belirtildi.

Açıklamada, nükleer yakıt çubuğunun içinde zenginleştirilmiş uranyum olup olmadığı hakkında bilgi verilmedi.

İran daha önce, uluslararası yaptırımların yakıt çubuklarını yabancı piyasalardan almasına yasak getirmesi nedeniyle yakıt çubuklarını kendisinin üretmek zorunda olduğunu bildirmişti.

Zenginleştirilmiş uranyum içeren nükleer yakıt çubukları nükleer enerji santrallerine yakıt sağlıyor.

İran’ın son mühendislik başarısının, Batı’nın Tahran yönetiminin atom bombası yapma kapasitesi hakkındaki kaygıları artırdığı bildiriliyor.

1 Ocak 2012

İran'dan Hürmüz'de Gövde Gösterisi

 

İran'dan Hürmüz'de Gövde Gösterisi

Batının uyguladığı yeni ekonomik yaptırımlara aldırmayan İran, kendi geliştirdiği uzun menzilli füzeleri test etti.

İran geçen hafta başladığı 10 günlük deniz tatbikatını adeta gövde gösterisine dönüştürdü.

Ordu, tamamen yerli üretim orta ve uzun menzilli füzelerin test edildiğini açıkladı.

Uluslararası ajans ve televizyonlar, tatbikatın tam da Batı'nın Tahran'ı nükleer programından vazgeçirmek için ekonomik yaptırımları yoğunlaştırdığı sırada gerçekleşmesine dikkat çekiyor.

Son olarak Amerika Birleşik Devletleri, İran'la iş yapan mali kurumlara yeni yaptırımlar uygulayacağını açıkladı.

Üstelik hem İsrail hem de Amerikan yönetimi diplomatik yollarla sonuç alınamazsa, İran'a karşı askeri operasyon seçeneğini masada tuttuklarını kaydediyor.

İran ise askeri saldırıya uğraması halinde, Batı'yı petrol taşımacılığında kilit öneme sahip Hürmüz Boğazı'nı kapatmakla tehdit ediyor. Günler süren tatbikatın da Hürmüz Boğazı ve civarındaki uluslararası sularda gerçekleşmesi bu noktada "Tahran'ın ince mesajı" olarak algılanıyor.

Tatbikatın Pazartesi günü sonlandırılırken, İran donanmasına ait denizaltı ve savaş gemilerinin Hürmüz Boğazı'nı temsili olarak geçişe kapatıp kapatmayacağı merakla bekleniyor.

01 Ocak 2012

Hazer Tv, Ana sayfa©2005

Ana sayfaKapak

 

 

 

Ana Haber Genel, Bilim ve Özel Dosyalar

Ülkeler Haber ve Genel Bilgileri

Dünya Kurum Haber ve Genel Bilgileri

Türkiye Haber ve Özel Dosyalar

Aktüel Haber, Video, Resim ve Özel Dosyalar