Ülkeler
Ana Sayfası

" Güney Afrika " Genel bilgileri

Ana sayfa

www.Hazer.tv

 

Güney Afrika Bilgileri

Güney Afrika Resimleri

Güney Afrika Haberleri

 

Güney Afrika Cumhuriyeti

 

DEVLETİN ADI: Güney Afrika Cumhuriyeti

BAŞŞEHRİ: Cape Town (Yaşama) Pretoria (Yürütme) Bloem Fontein (Yargı)

NÜFUSU: 44.188.000

YÜZÖLÇÜMÜ: 1.221.037 km2

RESMİ DİLİ: Afrikaner İngilizce

DİNİ: Hıristiyanlık %80v ve İslâmiyet

PARA BİRİMİ: Rand (zar)

Telefon kodu: 27

Güney Afrika armasıGüney Afrika haritasiGüney Afrika nerede

Güney Afrika Cumhuriyeti (bilinen adıyla Güney Afrika), Afrika'nın en güney ucunda yer alan bir ülkedir.
Güney Afrika Cumhuriyetinin sınırları içerisinde topraklarının Ortadoğu kesiminde Küçük bir krallık olan Lesotho Devleti bulunmaktadır.
Afrika kıtasının güney kesiminin hemen hemen yarısını kaplamaktadır.

Güney Afrika'da yürütme başkenti Pretoria, yasama başkenti Cape Town, yargı başkenti Bloemfontein'dir.
Cape Town (Kap), Güney Afrika Cumhuriyeti'nin başkenti Nüfusu yaklaşık 2000000'dur.

Afrika'nın ikinci yerleşme bölgesi olan Capetown, Afrika kıtasının Avrupa'ya en uzak ucunda olmasına rağmen, tarihte Avrupalıların en eski sömürgesidir.

Hluhluwe Umfolozi swazi lady

 

1488'de Portekizli keşifçi Bartelemeu Dias tarafından keşfedilen Cape Town, sırasıyla Boerler ve İngilizlerin eline geçti Güney Afrika Birliği kurulduktan sonra ülkenin yasama başkenti oldu 1945'ten sonra olan Apartheid rejimi zencilerin kendi halinde bırakılmasına neden oldu 1990'da ırk ayrımcılığı bittikten sonra zenciler daha çok topluma çıktı ve resmi görevlere girdi.

Şehrin bir bölümü çağdaş gökdelenlerle dolu iken diğer kesimleri gecekondu mahallelerinden oluşur.

Tarihi

On beşinci asır öncesinde Avrupalılar için meçhul olan ülke 1488’de Bartholomeu Dias’ın Ümit Burnunu geçmesi ile tanındı. Avrupalılar için yeni bir Hindistan yolu olan Ümit Burnu stratejik bir önem kazandı. Güney Afrika hakkında târihî bilgiler bu târihten sonra başlar. Avrupa ile Hindistan arasında seferler yapan İspanyol Hollandalı Portekizli ve İngiliz gemiciler için Güney Afrika sâhilleri bir uğrak noktası olmuştur. Hollandalı Jan Von Riebeek isimli bir doktor 1652 senesinde çalışmakta olduğu Hollanda-Doğu Hindistan Şirketi adına Güney Afrika sâhilerindeki şimdiki Cape Town şehrinin bulunduğu Tavola Körfezinde ticâret gemileri için depo ve levâzım istasyonu kurdu. On yedinci yüzyılın ortasında kurulan bu ticârî üs aynı yüzyılın sonlarında koloni (sömürge) hâline getirildi. Bu ülke topraklarını sömürge yapmak isteyen İngilizler Fransızların bölgeyi işgâl etmelerini engellemek perdesi arkasında bölgeyi işgâl ettiler ve kendi sömürgeleri arasına kattılar. Bu işgâl sözkonusu Avrupa devletleri arasında 1815 senesinde yapılan bir anlaşma ile kabul edildi.

Avrupalıların buralarda ilk sömürge kurmaları esnâsında yerli halka karşı yapılan ırk ayrımı politikası 1807’de İngilizlerin çıkarttığı kânunla kaldırıldı. Fakat azınlıkta olan Boer adı verilen çiftçiler tarafından ırk ayrımı şiddetle tatbik edildi. Bu kânunun kalkmaması karşısında Boerler 1836’da sömürge topraklarından ayrılarak iç kısımlara doğru göç ettiler ve ırkçılıklarını buralarda sürdürdüler.

İngiltere sömürgesinden sırasıyla 1852 ve 1854 senesinde Orange ve Transvaal adı ile iç işlerinde bağımsız yeni iki sömürge kuruldu. İç kesimlere yerleşen Boerlerle İngilizler arasında ilk zamanlar mevcut olan ılımlılık gün geçtikçe soğuk harbe ve nihâyet iki Boer Devletinin İngiltere’ye savaş îlânı ile sıcak harbe dönüştü. Sömürgeci İngiltere ile ırkçı Boerler arasındaki kanlı savaşlar 1902 senesinde İngilizlerin kesin gâlibiyeti ile nihâyet buldu. İngiltere buraları iç işlerinde bağımsız birer sömürge olarak îlân ve savaş tazminatı ödemeğe mahkûm etti. İki İngiliz sömürgesine (Orange ve Transvaal) iki de Boer devleti katılınca (bunlar iç işlerinde bağımsız) Güney Afrika dört devletten müteşekkil bir federasyon oldu.

Birinci Dünyâ Savaşından sonra her geçen gün ağırlık kazanan ırkçılık 1924’te başa geçen General Herzog’un zamânında çıkarılan kânunlarla meşru hale getirildi. General Herzog 1934 senesinde çıkarttığı kânunlarla zencilerin yurttaşlık ve siyâsî haklarını ellerinden aldı. İkinci Dünyâ Savaşından sonra bu ırkçı politika şiddetini artırarak devâm etmiştir. 1948’de Dr. Molan’ın iktidara gelmesi ile mevcut ırkçı politika had safhaya vardı. Çeşitli dünyâ ülkelerinden yapılan baskılara rağmen Güney Afrika Cumhûriyeti iktidarları ırkçı politikadan vazgeçmediler. Ülke bu politikalarını terk etmemek pahasına Milletlerarası bâzı teşkilâtlardan ayrıldı. 1961’de ayrıldığı Commonwealth İngiliz Milletler Topluluğu teşkilâtı da bunlardandır.

1968’de öğrencilerin düzenledikleri ırk ayırımına karşı gösterileri din yetkililerince de desteklendi. Bunun üzerine hükûmet askerleri en yeni silâhlarla donattı. Güvenlik kuvvetlerini ve istihbârat teşkilâtını kuvvetlendirdi. Böylece Afrika’daki diğer devletlere karşı da üstünlük sağladı.

Güney Afrikalı çocuk

 

1969’da Birleşmiş Milletlerin Namibya’dan çekilmesi isteğini reddetti. Namibya Güney Afrika Cumhûriyetinin fiîlen bir eyâleti oldu. Irk ayrımını burada da uyguladı. Dünyâ devletleri arasında yalnız kalan Güney Afrika Cumhûriyeti 1970’ten sonra Afrika Devletleri arasında taraftar kazanmak için bâzıları ile ilişkiler kurmaya çalıştı.

1976’daki zenci hareketlerinde yüzlerce zenci öldürüldü. Devâm eden baskı ve öldürmeler üzerine BM Güvenlik Konseyi Güney Afrika Cumhûriyetine silâh satışını yasakladı (1977).

Milletlerarası ilişkileri hemen hemen kopma noktasına gelen yönetim sert ırkçı yönetiminden tâvizler vermeye başladı. Zencilere sendika kurma hakkı tanındı (1979).

1982’de Namibya’nın sömürgelikten kurtulmak için başlattığı hareket ülkeyi yeniden karıştırdı. Sorgusuz yargısız öldürmeler başladı. Yeni anayasa yapılarak başkanlık sistemine geçildi. Buna rağmen ülkedeki çatışmalar durmadı. Cumhurbaşkanı P.W. Botha ülkesini milletlerarası yalnızlıktan kurtarmak için çeşitli ülkeleri ziyâret etti ve bunda başarı sağladı. Zenci çoğunluğun sesi baskı ve zulümle susturuldu. Komşu devletlere saldırılar başladı.

Cumhurbaşkanı Botha lideri bulunduğu Ulusal Parti içinde meydana gelen muhâlefetin de tesiriyle 1989 Ağustosunda istifâ etmek mecburiyetinde kaldı. Yerine Frederik W de Klerk geçti. Eylül 1989 seçimlerinde seçme hakkı bulunmayan zenciler ülke çapında büyük grev yaptılar. Zencilere karşı yumuşama politikası uygulayan Cumhurbaşkanı de Klerk Şubat 1990’da meclisi açarken yaptığı konuşmada Afrika Millî Konseyi Afrika Komünist Partisi ve 33 muhâlefet örgütü hakkında bulunan yasağın kaldırıldığını açıkladı. Ayrıca 1962’den beri hapiste bulunan zenci lider Nelson Mandela serbest bırakıldı. Afrika Millî Konseyi 1991 senesi “İktidârın halka devredilmesi için doplu eylem yılı” îlân etti. Aynı sene yapılan Afrika Millî Konseyi toplantısında Nelson Mandela başkanlığa seçildi.

Irk ayrımı politikasındaki bu yumuşama sebebiyle birçok ülke Güney Afrika’ya uyguladığı ekonomik müeyyideleri kaldırdı. Komşularıyla arasındaki gerginlik de yumuşadı. Zenciler arasındaki şiddet olayları zaman zaman önemli boyutlara ulaşmaktadır.

Fizikî Yapı

 

Güney Afrika fiziki haritası

Fizikî yapı olarak Güney Afrika Cumhûriyeti sâde bir görünüşe sâhiptir. Ortalama yüksekliği 1200 m’yi bulan geniş yayla fizikî görünüşün ana hatlarını çizer. Ülkenin üzerinde bulunduğu 1.123.226 km2lik toprak parçasında göze çarpan tek dağ silsilesi güneyde Ümit Burnu bölgesinde yer almaktadır. Denizlerdeki kıyı şeridi oldukça dar bir yapıya sâhiptir. Kıyı şeridi dik yamaçlarla dağ ve yayla bölgesine bağlanır. Bu dik yamaçlı fizikî yapıya bol miktarda teras ve kayalıklar iştirak ederler. Güneydeki Cape Town bölgesinin kuzeyindeki dağlar kuzey-güney doğrultusunda uzanır. Bu bölgedeki yükseltilerin eski çağlarda yer tabakalarının kırılmaları netîcesinde ortaya çıktığı tahmin edilmektedir. Dağların en önemlileri Nuweveld Dağları Sneeub Dağları ve Draken Dağlarıdır. Draken Dağları en fazla yüksekliğe sâhib olan dağlar olup en yüksek noktası Sources Dağıdır (3299 m). İç bölgelerde arâzi yumuşak bir eğime sâhiptir. Orta bölgelerde yer alan geniş yaylalar çoğu bölgelerde akarsuların meydana getirdiği derin vâdilerle bölünür. Bâzı küçük dağ sıraları küçük ve büyük Karau ovalarını çevreler. 1200 m yükseklikteki yayla çok büyük bir tabak şeklindedir. Kuzeybatıda Kalahari Çölünün güney ucu ile batı bölgelerinde Namib Çölünün bir kısmı yer alır.

Akarsular bakımından oldukça zengindir. Denize yakın dağların dış yamaçlarından doğan akarsular kısa bir yatağa sahiptirler. Fakat bu ırmaklar su bakımından daha zengin hızlı ve düzensiz bir akışa sâhiptir. Ülkedeki akarsulardan en önemlisi olan Orange ülkenin belli başlı ırmaklarından Karai, Caledon ve Vaal’i de alarak Atlas Okyanusuna dökülür. Hint Okyanusuna dökülen en önemli akarsu Limpoopo Nehridir. Bunlardan başka Krokodilrivier, Komati, Pongola, Umfolazı, Tugela, Umzimkulu, Umzimvulu, Ker, Groot Visrivier, Sondağ, Grootrivior ve Gourits nehirleri Hint Okyanusuna dökülen önemli akarsulardır. Ülkenin en büyük akarsuyu Atlas Okyanusuna dökülmektedir. Akarsuları ulaşıma elverişli bir yapıya sâhip değildir. Kıyılarda körfez ve burun miktarı çok az olup, bu sebepten tabiî liman olabilecek yerleri hemen hemen yok denecek kadar azdır.

Tabiî gölleri oldukça azdır. Bunlar arasında önemli bir büyüklüğe sâhib olanı ise yoktur.

İklim

 

Güney Afrika yerlileri

Umumiyetle tropik ve subtropik (ılıman) bir iklim ülkeye hâkimdir. Afrika’nın diğer bölgelerine nazaran iklim daha yumuşaktır. Bu sebepten dolayı Avrupalılar buraya yerleşmişler ve bu bölgeye uzun zaman hâkim olmuşlardır. İklimin mûtedil olmasındaki en büyük tesir bulunduğu yer ve etrâfındaki denizlerdir. Güney Afrika’da hiçbir yer denizden 800 km uzak değildir. Ortalama sıcaklık kuzey ve güneyde dikkati çekecek kadar düzgündür. Batı kıyısı Benguela soğuk su akıntısının Doğu kıyısı ise Mozambik sıcak su akıntısının etkisindedir. Batı kıyılarındaki Port Nolloth’da senelik sıcaklık ortalaması 13°C civârındayken doğudaki Durban’da bu ortalama 20°C’dir. Ümit Burnunda Akdeniz iklimi özellikleri görülür. Bu bölgede yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise ılık ve yağışlı geçmektedir. Kış mevsimi ancak 150 gün kadar sürer. Yaz mevsimi altı ay gibi uzun bir süre devâm eder. Yağışlar umûmiyetle yaz mevsimlerinde görülür.

Bölgelere göre senelik yağış ortalaması büyük farklılık gösterir. Doğu bölgelerinde 1143-1270 mm olan yağış ortalaması batı bölgelerinde 127 milimetreye düşer. Buharlaşmanın yüksek seviyede olması ülkede her zaman kuraklık tehlikesinin bulunmasına sebeb teşkil eder. İç kesimlerde yağışlar umûmiyetle fırtınalı ve dolu şeklinde meydana gelir.Kış mevsimlerinde Antarktika’dan gelen soğuk hava akımları ülke üzerinde bâzan geçici de olsa soğuk ve yağışlı mevsimler hâsıl eder.

Tabiî Kaynaklar

Güney Afrika’da bitki örtüsü; ormanlar, savanlar, otlaklar, yarı çöller, çöller ve makiler olmak üzere beş bölümde toplanır. Genel olarak tropik ve subtropik olmak üzere iki tip orman mevcuttur. Ormanlar yağışların en fazla olduğu doğudaki dağ yamaçlarında yer alır. Akdeniz ikliminin hâkim olduğu güney bölgelerinde Akdeniz bitki örtüsü olan makiler yer alır. İç bölgelere gidildikçe ormanlık bölgeler yerlerini savanlara bırakır. Savanlar ise yağışların az olduğu batı bölgelerinde otlaklar hâline döner. Ülkenin kuzeyinde yer alan Kalahari Çölünün güneyi ile batıdaki Namib Çölü, çöl bitkilerinin bulunduğu bölgelerdir. Batıdaki Namib Çölünde bol bulunan Cape maunu ve Cape abanozu gibi mobilyacılıkta kullanılan kıymetli ağaçlar artık kalmamıştır.

Düzensiz avlanma yabânî hayvanların neslinin tükenmesine sebeb olmaktadır. Bu durum karşısında ülkenin çeşitli bölgeleri Millî Park îlân edilerek bu bölgelerde mevcut hayvan nesli korunmaya çalışılmaktadır. Yabânî hayvanlardan aslan, antilop, suaygırı, gergedan, zürâfa, leopar, Afrika filleri, zebralar, geyik, ceylan, pars, yaban kedisi, vaşak, tilki, çakal başta gelenleridir. Kokarca, su samuru, sansar, yabânî tavşan ve binlerce yılan çeşidi ülkenin yabânî hayvanlarındandır. Güney Afrika’nın bu tabiat zenginliğini ağaçlardaki binlerce kuş ile denizlerdeki balık ve kuş türleri tamamlar. Tropik karakterli kuşlardan muhabbet kuşu, papağan, kırlangıç, incir kuşu, bahçe öteğengili, çeşitleri ile penguen, albatros, yelkovan kuşuna benzer deniz kuşları bol miktarda mevcuttur. Ülkenin güney sâhillerinde çıkan fok balıkları da bu tabiî güzelliklerin tamamlayıcı unsurlarındandır.

Tabiî kaynaklarından olan maddelerin en kıymetlileri Güney Afrika’da bol miktarda bulunmaktadır. En önemli mâdenleri altın, vanadyum, elmas, platin, uranyum, manganez, krom, demir cevheri, asbest, antimon, kömür, kalay, bakır, tungsten, mika ve nikeldir. Bunların hâricinde otuz beş değişik mâden de bulunmaktadır.

Nüfus ve Sosyal Hayat

Güney Afrika yerlileri

44.188.000 olan Güney Afrika nüfûsu dört farklı etnik gruptan meydana gelmektedir. Siyahlar ve Bantular % 70 ile en kalabalık grubunu teşkil ederler. Beyazlar % 17, melezler % 10 ve Asyalılar ise % 3 ile nüfûsun kalan bölümünü meydana getirirler. Beyazlar Hollanda, İngiliz, Fransız ve Alman menşelidir. Beyaz halkın hayat şartları ve kültür yapıları Batı Avrupa halkı gibidir. Beyazlar had safhada tatbik ettikleri ırkçılık sebebiyle ülke nüfûsunun çoğunluğunu teşkil eden siyahlara son derece ucuz fiyatlarla ve ağır şartlarda iş yaptırmaktadırlar. Siyahlar ve Bantular umûmiyetle Hotantolar ve diğer Afrika yerlilerinin karışımından meydana gelmişlerdir. Bunlar Cape Town bölgesinde yoğundurlar. Hint menşeili olan Asyalılar; on dokuzuncu asırda Güney Afrika’daki şekerkamışı çiftliklerinde çalıştırılmak üzere getirilmişlerdir.

Irkçılık politikasının bir netîcesi olarak beyazlar, zenciler ve Bantular, melezler ile Asyalılar için birbirinden farklı yerleşim bölgeleri, siyâsî ve iktisâdî haklar mevcuttur.

Candice Swanepoel  

Güney Afrika Cumhûriyetinde her etnik grubun ayrı okulları vardır. Beyazlar için büyük bir serbestlik olmasına rağmen diğer grupların okulları hükûmet kontrolündedir. Ülkede mevcut olan 16 üniversiteden 11’i beyazlar, 5’i ise diğer gruplara âittir. Okuma yazma bilenlerin oranı % 80’dir. Fakat bu rakam ülke nüfûsunun tamâmına göredir. Nüfûsu meydana getiren gruplarda bu rakam çok düşük seviyededir. Meselâ Bantularda okuma yazma bilenlerin oranı % 50’dir. Resmî dil olarak Afrikaner ve İngilizce kullanılır. Afrikaner dili, Holanda lisanı ile Afrika yerlilerinin lisanlarının karışımından Hollanda lisanı ağırlıklı beyazlar tarafından türetilmiş bir lisandır. Beyazlar, zenciler, melezler ve Asyalılar dâimâ Afrikaner lisanını kullanırlar. Bantular ise kendi dillerini kullanmaya devâm etmektedirler.

Beyazların Avrupaî bir hayat tarzına sâhib olmalarına karşılık, diğer etnik gruplar sefil ve yoksul bir hayat sürmektedirler. Güney Afrika halkından dînî inanış olarak Bantuların % 32’si Anemist, kalan % 68’i ise Hıristiyan dır. Hıristiyan olanlar ise Methodist (bir Protestan mezhebi) Anglikan, Roma Katolik ve Protestan mezheplerine bağlıdır. Beyazların bir kısmı özellikle Hollanda asıllılar Protestan, kalanları ise İngiliz Anglikan mezhebine tâbidirler. Melezlerin ise % 90’ı Hıristiyandır. Umûmiyetle Hintlilerin meydana getirdiği Asyalıların ise yaklaşık % 73’ü Hindu, % 20’si Müslümandır.

Siyâsî Hayat

Cumhûriyetle yönetilir. Yönetime zencilerin, melezlerin ve Asyalıların katılma hakları yoktur. İdârî bakımdan dört büyük eyâlete ayrılmıştır. Bunlar Ümit Burnu, Natal, Transvaal ve Orange eyâletidir. Bantuların dokuz yerleşme bölgelerinden birisi olan Transkei, Ümit Burnu eyâleti içersindedir. Bu bölge bağımsız bir yönetime 1963’te kavuşmuştur. Bantu bölgeleri için 1959’da verilen bağımsız olma hakkı üzerine Transkei bölgesini tâkiben Xhosa, Zula, Tswana, Bapedi ve Sotho bölgeleri de bağımsızlığa kavuşmuştur.

Güney Afrika Cumhûriyetinde, ülkenin yasama başşehri Cape Town, yargı başşehri Bloem Fontein, idârî (yürütme) başşehri ise Pretoria’dır. Komşusu olan Nambiya’nın Caprivi Strip bölgesi, yönetim olarak Güney Afrika Cumhûriyetine, Güney Afrika Cumhûriyetinin bir bölgesi olan Walvis Bay ise Nambiya’ya bağlıdır. Cape Town şehrine güney-doğu istikâmetinde 1900 km mesâfede, Hint Okyanusundaki Marian ve Prince Edward adaları da Güney Afrika Cumhûriyetine bağlıdır.

 

Güney Afrika banknot para

Parlamento, Millet Meclisi ve Senatodan müteşekkildir. Cumhurbaşkanı parlamento tarafından seçilir. Cumhurbaşkanı parlamentodan başbakanı seçer.

Ekonomi

Güney Afrika Cumhuriyeti ekonomik olarak gelişmiş ülkeler arasındadır. Ekonomik gelişmenin sağladığı refah dağılımı etnik gruplara göre çok farklılık gösterir.

Dünyada önceleri bir tarım ve hayvancılık ülkesi olarak tanınan Güney Afrika, 19. asrın sonlarında zengin mâden yataklarının bulunmasıyla gelişmiş ülkeler arasında yer almaya başladı.Zirâate elverişli toprakların hemen hemen tamâmına yakın bir kısmı beyazların elindedir. Ülke topraklarının ancak % 10’u zirâate elverişlidir. Temel zirâat ürünlerini mısır, yerfıstığı, patates ve buğday teşkil eder. Tropikal meyveler ve turunçgiller de yetiştirilir. Tâze ve konserve meyve, en önemli zirâî ihraç ürünleridir. Ayrıca önemli ölçüde üzüm yetiştirilir. Zirâî ürünlerden şeker, tütün ve çiçek ihraç edilebilecek bir seviyede üretilir.

Hayvancılıkta dünyâ ülkeleri arasında söz sâhibidir. Güney Afrika, topraklarının % 70’ini otlak olarak kullanır. Yetiştirdiği koyun sayısı ile dünyâda yedinci sırada bulunan ülkede sığır üretimi de önemli bir seviyededir. Yün üretiminde dünyâda beşinci sırada bulunmaktadır. Ülkede yün üretiminin % 60’ı Cape Pravince bölgesinde yapılır. Bu bölgedeki karakul koyunlarının derileri makbuldür. Ülkedeki Angora keçileri ise en güneyde beslenir. Tiftik keçisi üretiminde dünyâda üçüncü sırayı almaktadır. Daha ziyâde kuzey ve batıda beslenen sığırların et ve sütlerinden istifâde edilir.

Balıkçılık önemli bir seviyededir. Balıkçılığın % 90’ı batı sâhillerinin soğuk sularında yapılır. Cape Town, ülkenin en büyük balıkçılık limanıdır. Sardalya, morino, istakoz ve yengeç en çok avlanan su ürünlerindendir. Açık deniz balıkçılığı, özellikle balina avcılığı her geçen gün gelişmektedir. Balık ürünleri sanâyii kurulmuştur.

Mâden rezervlerinin zenginliği ve işletilmesi ekonominin çehresini değiştirmiştir. Dünyâ altın üretiminin % 70’ini, elmas üretiminin % 65’ini, vanadyum üretiminin % 45’ini Güney Afrika yapmaktadır. Ülkedeki mevcut yedi altın yatağı 500 kilometrelik bir yay meydana getirir. Doğudan batıya uzanan başlıca elmas yatakları, Kumberley, Jagersfantain, Finsch, Pratoria’dadır. Transvaal ve Natal’da büyük kömür yatakları vardır. Ülkede büyük miktarlarda platin, uranyum, manganez, krom, demir cevheri, asbest ve antimon üretilir. Bunların hâricinde 40 değişik mâden daha üretilmektedir. Gümüş ve Uranyum işleyen 30 kadar tesis vardır.

Güney Afrika limanı  

Sanayi, tabiî zenginliklerin değerlendirilmesine paralel olarak bir ilerleme kaydetmiştir. Afrika’nın sanâyide en gelişmiş ülkesidir. Yılda beş milyon ton üretim yapan demirçelik tesisleri, modern kimyâ sanâyii, gıdâ sanâyii (konservecilik, şeker, et ve balık), yünlü ve pamuklu dokumacılık sanâyii bu yöndeki en önemli tesisleridir. Îmâlât sektörü dört yerde yoğunlaşmıştır. Transvaal (üretimin % 47’si buradan elde edilir), Durban/Piretown (% 14 üretim oranı), Batı Cape (% 11 üretim oranı) ve Part Elizabeth/Vitenhage (% 8 üretim oranı) sözkonusu bölgelerdir. Azınlık beyazlar, ülke ekonomisinin her sâhasında diğer etnik grupları ucuz işgücü olarak kullanmaktadırlar.Zengin olmasına rağmen, adâletsiz gelir dağılımı, azınlığın çoğunluğa tahakkümü, insanları köle gibi kullanma (Haçlı zihniyeti) sebepleri insanlarını devamlı huzursuz etmektedir.

Afrika kıtasında üretilen toplam elektriğin % 57’si bu ülkede elde edilmektedir. Kömürlü termik santrallerinin yoğunlukta olduğu Güney Afrika’da son zamanlarda hidroelektrik santraller önem kazanmaktadır.

2000 yılında tamamlanacak bir projeye göre, ülke 20 yeni hidroelektrik santrale kavuşacaktır. Ülkede ayrıca kendi çıkardığı uranyumla çalışan bir nükleer santral vardır.

Turizm son senelerde büyük bir gelişme göstermiştir. Son on yılda gelen turistlerin sayısı iki katına çıkarak bir milyona ulaşmıştır. En çok turist çeken yerler temiz ve güneşli plajlar, av için tahsis edilen yerler ve göz alıcı manzaralara sâhip millî parklardır.

Güney Afrika Cumhûriyeti modern ve randımanlı bir ulaşıma sâhiptir. Kaplanmış yollar, ülkenin her yerine girmiştir. 31.500 km’lik demiryolu ağı da yük taşımacılığının büyük bir kısmını üstlenir. Dört büyük liman vardır. Bunlar Durban (yükün % 60’ını); Cape Town, Port Elizabeth ve East London’dır. Güney Afrika havayolları iç ve dış hatlarda çalışır. Johannesburg, en büyük havaalanıdır.

Ticâretini umûmiyetle gelişmiş ülkelerle yapar. Bunlardan ABD, Japonya, İngiltere ve Almanya en başta gelenleridir. Komşu ülkeleri ile olan gümrük birliği sâyesinde bu ülkeler Güney Afrika Cumhûriyetinin pazarıdır. Altın, elmas, bakır ve diğer mâdenler ile meyve, demirçelik, tahıl, yün, şeker, deri ve deri mâmülleri ülkenin ihrâç ürünlerinin başında gelir. İthal ettiği ürünler ise makina ve ulaşım techizâtı, bâzı kimyevî maddeler, petrol ve çeşitli gıdâ maddeleridir.

PORTRE: Efsanevi lider Nelson Mandela'nın yaşamı

  Efsanevi lider Nelson Mandela

Hapiste, zamanla yüz yüze gelirsiniz. Hayatta bundan daha korkutucu bir şey yoktur."

Nelson Mandela

Eğer onları affetmezsek, kırgınlık ve intikam duyguları hep var olacaktır. Biz ise geçmişi unutalım, şimdiye ve geleceğe bakalım ama geçmişteki acımasızlıkların bir daha yaşanmasına asla izin vermeyelim, diyoruz."

Nelson Mandela

MANDELA'NIN YAŞAMI:

1918 - Güney Afrika'nın Doğu Cape eyaletinde doğdu

1944 Afrika Ulusal Kongresi'ne katıldı

1956 - Vatan hainliğiyle suçlandı ancak daha sonra suçlamalar düşürüldü

1962 - Tutuklandı, beş yıl hapse mahkum edildi

1964 - Bir kez daha suçlandı bu kez ömür boyu hapis cezası aldı

1990 - Hapisten serbest bırakıldı

1993 - Nobel Barış Ödülü'nü kazandı

1994 - Seçimi kazanarak ilk siyah cumhurbaşkanı oldu

1999 - Liderlikten çekildiğini açıkladı

2001 - Prostat kanseri teşhisi konuldu

2004 - Faal kamu hayatından çekildi

2005 - Oğlunun HIV/AIDS'e bağlı nedenlerle öldüğünü açıkladı

2007 - Akil Adamlar grubunu oluşturdu

2010 - Dünya Kupası'nın kapanış töreninde yer aldı
 

Nelson Mandela'nın hayatı, çağımızın en sıra dışı ve en etkileyici öykülerinden biri ve tanıklığıdır.

Dünyanın en saygı duyulan devlet adamlarından biri olan Mandela, Güney Afrika'da ırk ayrımcılığına dayalı rejimi (apartheid) yıkarak yerine tüm ırkların eşit şekilde temsil edildiği bir demokrasi getirmek için verilen mücadeleye önderlik etti.

27 yıl hapis yattıktan sonra Güney Afrika'nın seçimle iktidara gelen ilk siyah başkanı oldu, dünyanın çatışma yaşayan başka bölgelerine barış getirilmesine öncülük etti.

1993 yılında Nobel Barış Ödülü'ne layık görüldü.

Mandela'nın çekici kişiliği, alçak gönüllüğünden gelen mizah gücü ve maruz kaldığı şiddete rağmen kin ve kırgınlık taşımaması, niçin tüm dünyanın hayranlık duyduğu bir lider olduğunu da açıklıyor şüphesiz.

1999 yılında başkanlık görevinden çekilen Mandela, o tarihten sonra Güney Afrika'nın en üst düzey elçisi olarak görev yaptı, HIV/Aids'e karşı kampanyalarda yer aldı, ayrıca ülkesinin 2010 Dünya Futbol Kupası'na ev sahipliği hakkını kazanması için de özel çaba sarf etti.

2001 yılında prostat kanseri teşhisi konulsa da faaliyetlerine ara vermedi, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde, Burundi'de ve diğer Afrika ülkelerinde barış müzakerelerinde yer aldı.

Mandela, 2004'te 85 yaşındayken, ailesine ve dostlarına daha fazla zaman ayırabilmek için faal kamu yaşamından çekildiğini açıkladı.

2010 yılının Kasım ayında ABD ve Güney Afrika milli futbol takımlarının üyeleriyle katıldığı bir toplantının fotoğrafları basına dağıtıldı.

"Madiba"nın yaşamı

Nelson Mandela, 1918 yılında, Güney Afrika'nın Doğu Cape eyaletinde küçük bir köyde doğdu. Dedesi Thembu aşiretinin kralı, babası ise kabile şefiydi. Güney Afrika'da aşirette çağrıldığı takma adla "Madiba" diye bilinir.

Rolihlahla Dalibhunga adıyla doğdu; ancak öğretmeni kendisine, İngilizce "Nelson" ismini verdi.

Annesi Hıristiyan Metodist mezhebine bağlı olduğundan, Metodist yatılı okullarda okuduktan sonra Güney Afrika'da siyahların öğrenim görebildiği tek üniversitede hukuk eğitimi gördü.

Yerli halkın beyazlara karşı hak mücadelesini savunan Afrika Ulusal Kongresi'ne (ANC) ilk kez 25 yaşındayken ve eylemci olarak 1943 senesinde katıldı. Daha sonra ANC Gençlik Kolu'nu kurdu ve başkanlığını üstlendi.

İlk eşi Evelyn Mase ile 1944 yılında evlendi, üç çocuk sahibi olan çift 1957 yılında boşandı.

Öğrenimini tamamladıktan sonra ilk avukatlık bürosunu, ortağı Oliver Tambo ile beraber 1952 yılında Johannesburg'da açtı.

1950'li yıllara gelindiğinde ırk ayrımcılığı etkisini göstermeye başlamıştı. Nelson Mandela, Afrika Ulusal Kongresi'nde etkin rol almaya başladı. Daha militanca bir örgütlenmeyi savunan Mandela, defalarca tutuklandı, siyasi faaliyetlerde bulunması yasaklandı.

Beyazların ve siyahların beraber yaşadığı bir Güney Afrika hayalini paylaşan Güney Afrikalı komünist beyazlarla yakınlaştı.

Mandela ve Tambo, birlikte, siyah çoğunluğu baskı altında tutan, beyazların kurduğu Ulusal Parti'nin uygulamaya başladığı ırk ayrımcılığı (apartheid) sistemine karşı kampanya yürüttüler.

Güney Afrika yasta  

Mandela, 1956 yılında 155 eylemciyle beraber en ağır düzeyde vatana ihanetle suçlandı ama hakkındaki suçlamalar, dört yıl süren duruşmaların ardından düşürüldü.

Irk ayrımcılığına karşı direniş, her geçen gün büyüdü; özellikle de siyahların nerede yaşayıp nerede çalışacaklarını sınırlayan yasalara karşı tepkiler güçlendi.

Mandela, 1958 yılında Winnie Madikizela'yla evlendi, ancak ANC'nin 1960 senesinde yasa dışı ilan edilmesiyle, diğer parti üyeleriyle beraber saklanmak zorunda kaldı.

Irk ayrımcılığı giderek daha fazla hissedilmeye başlandı; 1960 senesinde 69 siyahın polis tarafından öldürüldüğü Sharpeville katliamı, bir dönüm noktası oldu.

Ömür boyu hapis cezası

Bu olay, barışçı direnişin de sonunu getirdi. O sırada ANC'nin başkan yardımcısı olan Mandela, ordu ve hükümet hedeflerine karşı silahlı mücadele başlattı, ANC'nin silahlı kanadını kurdu.

Bir süre sonra hükümeti devirmeye ve halkı kışkırtmaya çalışmakla suçlanarak tutuklandı ve hapse atıldı.

Mandela, Afrika Ulusal Konseyi'nin on üyesinin ırk ayrımı güden rejimi yıkmak amacıyla yaptıkları eylemlerden dolayı yargılandıkları meşhur Rivonia davası sırasında, kendi savunmasını yaparken, demokrasi, özgürlük ve eşitlik konusundaki görüşlerini şu sözlerle dile getirecekti:

"Ben, tüm insanların uyum ve eşit fırsatlara sahip şekilde beraberce yaşadığı, demokratik ve özgür bir toplum idealini benimsedim. Bu, uğrunda yaşamak ve ulaşmak istediğim bir idealdir. Ama gerektiğinde bunun uğrunda ölürüm de."

Nelson Mandela, 1964 yılının kışında, 46 yaşındayken ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

"Eğer onları affetmezsek, kırgınlık ve intikam duyguları hep var olacaktır. Biz ise geçmişi unutalım, şimdiye ve geleceğe bakalım ama geçmişteki acımasızlıkların bir daha yaşanmasına asla izin vermeyelim, diyoruz."

Nelson Mandela

1982 yılında Pollsmoor Hapishanesine nakledilinceye dek, Cape Town'ın açıklarındaki Robben (Fok) adasında tam 18 yıl yaşadı.

Nelson Mandela  

Mandela ve diğer ANC liderleri ya hapiste ya da sürgündeyken, Güney Afrika'da direniş son bulmadı; yüzlerce insan öldürüldü, binlerce kişi yaralandı. Ancak Mandela, hapiste olmasına rağmen direnişin sembolü olarak öne çıktı.

Hapsedildiği Robben Adası, adeta bir eğitim merkezi oldu. Mandela mahkumların oluşturduğu politik eğitim sınıflarının başında yer alıyordu. Bu arada sürgünde olan eski ortağı Tambo, 1980 yılında Mandela'nın serbest bırakılması için uluslararası bir kampanya başlatmıştı.

Uluslararası toplum Güney Afrika'da ırk ayrımcılığı güden rejime karşı ilk kez 1967 yılında yaptırım uyguladı.

Baskılar 1990 yılında sonuç verdi, Güney Afrika hükümeti, sonuçta işbirliği yapabileceği tek siyah liderin Nelson Mandela olduğunu idrak etti.

Dönemin Güney Afrika devlet başkanı FW de Klerk, ANC'ye konan siyaset yasağını kaldırdı, Mandela serbest bırakıldı ve Güney Afrika'da tüm ırkları temsil eden bir demokrasi kurulması için görüşmeler başladı.

Mandela ve ANC liderleri, silahlı mücadeleyi askıya aldıklarını açıkladı.

O dönemde Mandela, 1992 yılında adam kaçırma ve ikinci derece fiili saldırıda bulunmakla suçlanan ikinci eşi Winnie'den boşandı.

1993 yılının Aralık ayında Mandela ve de Klerk, Nobel Barış Ödülü'ne layık görüldü.

Bundan beş ay sonra Güney Afrika tarihinde ilk kez tüm ırklardan adayların katıldığı demokratik seçimler düzenlendi ve Mandela ezici çoğunlukla cumhurbaşkanlığına seçildi.

Nelson Mandela'yı özel kılan, birçoklarının kendisini ayrı bir yerde görmesine yol açan yanı, ırk ayrımı güden eski yönetime karşı kırgın, buruk ifadeler kullanmamasıydı.

Mandela, BBC'ye verdiği bir mülakatta böylesi bir bağışlayıcı tutuma nasıl vakıf olduğunu şu sözlerle anlatıyordu.

"Eğer onları affetmezsek, kırgınlık ve intikam duyguları hep var olacaktır. Biz ise, geçmişi unutalım, şimdiye ve geleceğe bakalım ama geçmişte yaşanan acımasızlıkların da bir daha yaşanmasına asla izin vermeyelim, diyoruz."

Son yıllar

  Güney Afrika yasta

Nelson Mandela'nın cumhurbaşkanlığı döneminde en büyük sorun, yoksullar için konut yetersizliği ve büyük şehirlerde yaygın olan gecekondu mahalleleriyle baş edilememesiydi.

Mandela, 80. doğum gününde Graca Machel'le üçüncü evliliğini yaptı.

Hükümet işlerinde sorumluluğu yardımcısı Thabo Mbeki'ye bırakırken, kendisi daha sembolik roller üstlenmeye başladı; uluslararası ortamda Güney Afrika'nın yeni imajının inşasına ağırlık verdi.

Bu bağlamda ülkedeki çokuluslu dev şirketleri, yatırımlarını sürdürmeye ikna etti.

89. doğum gününde dünyanın en zor sorunlarının çözümünde danışmanlık yapacak "Akil Adamlar" grubunu oluşturdu.

Son yıllardaki belki de en dikkate değer kampanyası, oğlu Makgatho'nun 1995'te ölümünden sonra oldu.

Mandela, AIDS salgını konusundaki tabuların hala hakim olduğu ülkede oğlunun AIDS'den öldüğünü açıkladı ve Güney Afrikalıları AIDS'in "normal bir hastalık olduğunu kabullenmeye, bu hastalığı konuşabilmeye" çağırdı.

Nelson Mandela son olarak 2010 Dünya Kupası'nın kapanışında halkıyla buluştu.

2011 Ocak'ında ciddi bir göğüs enfeksiyonu geçiren Mandela, bir yıl sonra da karın bölgesindeki rahatsızlıkla bağlantılı olarak kontrolden geçmişti.

2012'nin sonlarında yine hastaneye kaldırıldı Mandela ve safra kesesi ameliyatı olduğu açıklandı.

Mandela, zamanının hemen tamamını doğduğu yerin yakınlarındaki Qunu köyünde geçiriyordu.

Mandela'nın vücutça zayıf olmasına, belleğinin de zayıflamasına karşın, ziyaretçileri kendisini çok keyifli bir havada bulduklarını anlatıyorlardı.

6 Aralık 2013

SOUTH AFRİCA - 2010

SOUTH AFRİCA - 2010 Hostesleri

SOUTH AFRİCA - 2010
2010 Dünya Kupası ev sahibi

2010 DÜNYA KUPASINA EV SAHİPLİĞİ YAPTI

Milli Parkları

 

kruger national park

 

Kruger Milli Parkı

 

Dünyanın en iyi vahşi yaşam alanlarından biri olan ruger Milli Parkı Güney Afrika’da bulunmaktadır.

18,989 km2’lik alan genişliğinde olan park dünyadaki en büyük milli parklardan biri olma özelliğini sahiptir.

Safari düşkünleri için çok iyi bir mekan olarn Kruger parkında leopar, zürefa, fil, aslan, bizon ve gergedan gibi büyük beş lakabıyla bilinen hayvanlar yaşamaktadır.

karoo national park

Karoo Milli Parkı

Yarı çöl alanlardan oluşan milli parkta bir çok çöl hayvanlarıyla karşılaşmak mümkün.

Bunların yanında KAroo Milli parkında siyah kartal, değişik kaplumbağa türleri ve bir çok kuş çeşidi bulunmaktadır.
 

karoo national parkkaroo national park

 

Hluhluwe Umfolozi Parkı

 

Hluhluwe Umfolozi Parkı

 

KwaZulu Natal eyaletinde yer alan Hluhluwe Umfolozi parkı Güney Afrika’nın en eski safari parklarından biridir. Bir çok vahşi hayvanla karşılaşacağınız parkta gözlem altında tutulan beyaz gergedanlar bulunmaktadır.

Parkta büyük beş dışında çita ve vahşi köpekleri de görmeniz mümkündür.

Pilanesberg Milli Parkı

 

 

 

Pilanesberg Milli Parkı

Sun City’nin yanıdan bulunan milli parka birçok hediyelik eşya dükkanı ve kamp alanları bulunmaktadır.

Güney Afrika Mutfağı

 

Güney Afrika Mutfağı

Güney Afrika mutfağı bölgeler arasında farklılıklar göstermekle birlikte bir çok Avrupa mutfağındanda çeşitler sunmaktadır. Cape Town’da kırsal alanlarda kahvaltıya çok önem verilmektedir besleyici tahıl ve yulaf ezmelerinden yapılan yemekler yenilmektedir,öğle yemekleri ise en önemli öğünlerden biridir bu öğünde et ve sebzelerden oluşan yemekler yenmektedir. Şehirlerde ise sabah kahvaltılar gevrek,portakal suyu , kahve ile yapılmaktadır. En önemli öğün akşam yemekleridir tamamı ile et yemeklerinde oluşurlar öğlen yemeğine fazla önem verilmez.

Bir çok Avrupa ülkesinin etkisiyle değişik tadlar katılan Güney Afrika mutfağına kuzu eti ve krem gibi malzemler Fransızlar tarafından, “Burevers” adı verilen sosis Almanlar tarafından getirilmiştir.Yemeklerde göreceğiniz baharatlar ise çiftliklere işçi olarak Hintliler tarafında getirilmiştir.Bir çok değişik mutfağı bulacağınız ülkede bir bölgede yapılan yemeği bir diğer bölgede bulmak zor olabilir. Kıyı bölgelerinde deniz mahsulleri çok tüketilmektedir zaten dünyada en iyi deniz mahsullerine sahip olan ülkede denizin içinde yetişen herşey tüketilmektedir. Mesela Katır çiçeği çorbası suda yetişen bir çiçekten yapılmaktadır. Bazı bölgelerde ise genellikle özel günlerde devekuşu ve timsah etide tüketilmekterdir. Güney Afrika’da genellikle hafif tatlılar tüketilmektedir ama halk tatlı yerine ülkede yetişen birçok tropik meyve yemeyi tercih etmektedir.

Hazırlayan: Ahmet Emre Kırğıl

SARDUNYALAR

 

Sardunyalar

 

 

Anavatanı Güney Afrika olan sardunyalar hoş kokulu gür yeşilliği, parlak renkli demet demet çiçekleriyle şüphesiz dünyada en sevilen çiçeklerin başında gelir.

Yetiştirilmesi, çoğaltılması kolay,çeşitleri zengin, çiçek açma zamanı çok uzundur.

Öyle ki uygun şartlar altında o zarif çiçeklerini yıl boyunca bizden esirgemez.

Ana sayfa

Haber Dünya Ülkeler Türkiye Bilim Aktüel Görsel

Son Güncelleme:13/02/15

Ülkeler haber

Ülkeler Bilgi

Ülkeler Resim Dünya Kurumları

Sayfa Başı