Hazer Tv, Ana sayfa©2005

Ana sayfaKapak

 

 

Son Güncelleme:04/05/12

Ana Haber Genel, Bilim ve Özel Dosyalar

Ülkeler Haber ve Genel Bilgileri

Dünya Kurum Haber ve Genel Bilgileri

Türkiye Haber ve Özel Dosyalar

Aktüel Haber, Video, Resim ve Özel Dosyalar

"Birmanya (Myanmar, Burma)" Güncel Haberleri

Ülkeler Haber ve Bilgileri

Birmanya Güncel Haberleri

Birmanya Genel Bilgiler

Birmanya Resimleri

     
Birmanya Banner

Birmanya'da Etnik çatışma sürüyor: 31 ölü

Birmanya’da hükümet güçleriyle etnik Kaçin militanları arasında çatışmalar sürüyor.

Resmi "The Light of Myanmar" gazetesi, geçen ayın son haftasında taraflar arasında 11 çatışma çıktığını, çatışmalarda 31 kişinin öldüğünü yazdı.

Haberde, ölenlerden 29’unun militan, 2’sinin asker olduğu, 15 askerin de yaralandığı belirtildi.

Birmanya hükümeti, son aylarda bazı etnik isyancı gruplarıyla ateşkes yapmış, ancak Kaçin ile henüz ateşkes anlaşmasına varılamamıştı.

4 Mayıs 2012

Birmanya muhalefeti mecliste

  Birmanya muhalefeti mecliste

Birmanya'da muhalif lider Aung San Suu Kyi, partisinin geçen ay ara seçimlerde kazandığı zaferin ardından parlamentoda milletvekilliği yemini etti.

Suu Kyi ve partisi Ulusal Demokrasi Birliği'ne mensup diğer milletvekilleri yemin metni üzerindeki uzlaşmazlık nedeniyle daha önce törene katılmayı reddediyordu. Parti yeminde eski askeri yönetim döneminde hazırlanan anayasaya atfen "koruma" sözcüğü yerine "saygı gösterme" ifadesinin kullanılmasını istiyordu.

Ama parti, daha sonra bu ısrarından vazgeçti. Anayasada askerin siyasi yaşamdaki rolünü güvenceye alan düzenlemeler bulunuyor.

Ev hapsinden parlamentoya1990'daki seçimleri kazanmasına rağmen Aung San Suu Kyi'nin partisinin iktidara gelmesine izin verilmedi.

Bir yıl sonra Nobel Barış Ödülü alan Suu Kyi 21 yılda toplam 15 yıl ev hapsinde tutuldu.

Ara seçimde Ulusal Demokrasi Birliği ara seçimde büyük başarı göstermesine karşın parlamentoda az sayıda milletvekiliyle temsil edilecek.

Parlamentodaki sandalyelerin dörtte biri askerlere tahsis edilmiş durumda. Diğer sandalyelerin çoğunluğu da askerlerin desteğindeki iktidar partisine ait. Ancak yine de partiye meclise girme izninin verilmesi Birmanya hükümetinin reform yolunda attığı en önemli adımlardan biri olarak görülüyor.

2 Mayıs 2012

Ban, Birmanya'da Suu Kyi ile görüştü

  Ban, Suu Kyi ile görüştü

Ban "Suu Kyi, herkes için insan hakları umutlarımızın sembolü oldu" dedi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon, demokratik reformları teşvik etme amacıyla düzenlediği üç günlük tarihi Birmanya temasları çerçevesinde ilk defa muhalif lider Aung San Suu Kyi ile görüştü.

Ziyaret Suu Kyi'nin bir ay önce seçildiği mecliste, yemin törenine katılma kararı almasının ertesi gününe denk geldi.

1 Nisan'da milletvekili seçilen Suu Kyi ve lideri olduğu Ulusal Demokrasi Birliği Partisi'nin (NLD) 42 üyesinin çarşamba günü mecliste yemin etmesi bekleniyor.

NLD, yemin metnindeki 'anayasayı korumak' ifadesinin 'anayasaya saygı duymak' olarak değiştirilmesini talep ederek geçen hafta yemin törenine katılmayı reddetmişti. Ancak talep karşılık bulmadı.

BBC'nin Nay Pyi Taw muhabiri Rachel Harvey'e göre eski cunta rejiminin hazırladığı ve silahlı kuvvetlerin siyasetteki rolünü güçlü kılan metin, Birmanya'daki siyasi çekişmelerin odağında olmaya devam edecek.

Siyasi geçiş

Suu Kyi ile Rangoon'daki bir araya gelen Ban, muhalif liderin BM'nin New York'taki merkezini ziyaret etmeyi kabul ettiğini dile getirdi.

Ban, Suu Kyi ile görüşmesi öncesinde muhalif liderin 'çıkarlarından ödün verme kararını' saygıyla karşıladığını belirtti.

Ban, "Gerçek bir lider halkının daha büyük gayeleri için esneklik gösterir. Suu Kyi de dün bunu yaptı. Kararına hayranlık ve saygı duyuyorum" ifadesini kullanıp ekledi: "Milletvekili olarak çok yapıcı ve aktif bir rol oynayacağına eminim."

Pazartesi günü meclise seslenen ilk yabancı olan BM Genel Sekreteri, Birmanya'ya yönelik yaptırımların hafifletilmesi çağrısı yaptı.

Ülkedeki reform çabalarının teşvik edici olduğunu dile getiren Ban, değişim sürecinin hassas olduğunu ve beslenmesi gerektiğini vurguladı.

Suu Kyi ise, reformların devam edebilmesi için bazı kısıtlamalar getirilmesini desteklediğini söyledi.

BBC muhabirleri, Ban ve Suu Kyi'nin halkın Birmanya'nın siyasi geçiş sürecinden faydalanması için gerekli olan gelişime destek verilmesi konusunda anlaştığını belirtti.

Ban, geçen yıl göreve gelen ve bir dizi reforma öncülük eden Birmanya Devlet Başkanı Thein Sein ile de bir araya geldi.

Ban'ın son Birmanya ziyareti 2009'da eski cunta lideri General Than Shwe'nin daveti üzerine gerçekleşmiş, BM lideri bu ziyareti 'çok zor bir görev' olarak nitelendirmişti.

Ban'ın son ziyareti sırasında gözaltında bulunan Suu Kyi'yi ziyaret etme talebi de reddedilmişti.

1 MAYIS 2012

Japonya Birmanya'nın 3,7 milyar dolarlık borcunu sildi

Japonya Başbakanı Yoşihiko  

Japonya dostluğunu gösterdi

Japonya, Myanmar’daki ekonomik ve demokratik reformları desteklemek için bu ülkenin 3,7 milyar dolarlık borcunu sileceğini bildirdi.

Japonya Başbakanı Yoşihiko’nun Myanmar Devlet Başkanı Thein Sein ile bir araya gelmesinin ardından yapılan hükümet açıklamasında, Myanmar’ın 2003 yılının Nisanından sonra vadesi dolan 1,57 milyar dolarlık borcunun iptal edileceği, reform sürecinin iki ülke tarafından bir yıl ortak olarak izlenmesinin ardından vadesi geçmiş son 20 yıla ait 2,17 milyar dolarlık borcun silineceği kaydedildi.

Myanmar’da askeri cunta geçen yıl bir dizi ekonomik ve siyasi reform yapan sembolik sivil hükümete iktidarı teslim etmişti.

Japonya, 2003 yılından beri yardımların büyük kısmını kesmesine rağmen Myanmar’a yaptırım uygulamıyor.

21 Nisan 2012

  Birmanya Cumhurbaşkanı Thein Sein

Birmanya lideri Japonya'dan yardım isteyecek

Birmanya Cumhurbaşkanı Thein Sein mali yardımlara odaklanacak temaslar için Japonya'ya gitti.

28 yıldır ilk kez bir Birmanya lideri Japonya'yı ziyaret ediyor. Thein'in temasları Avrupa Birliği'nin Birmanya'ya yaptırımları hafifletmeye hazırlandığı bir dönemde gerçekleşiyor.

Onlarca yıldır devam eden askeri yönetimin ardından Kasım 2010'da işbaşına gelen Thein, bir dizi reformu hayata geçirmeye başladı.

Askerlerin desteğindeki hükümet, siyasi tutsakları serbest bıraktı ve muhalif lider Aung San Suu Kyi'nin partisinin yeniden siyasi sürece dahil olmasını sağlayan bazı tavizlerde bulundu.

Bu ayın başlarında parlamentonun 45 üyesini belirlemek için yapılan ara seçimde Suu Kyi'nin partisi 43 sandalye kazanmıştı.

Yıllarca ev hapsinde tutulan Aung San Suu Kyi de milletvekili seçilmişti.

Thein beş günlük temasları sırasında Japonya Başbakanı Yoşihiko Noda ile de görüşecek. Görüşmede Birmanya'nın Japonya'ya olan borçlarının ele alınacağı belirtiliyor. Japonya, Birmanya'ya en fazla kredi veren ülke.

BBC Tokyo muhabiri Roland Buerk, borçlar konusunda varılacak bir anlaşmanın Birmanya'da altyapı yatırımlarını hızlandırabileceğini söylüyor. Muhabirimiz, Japon şirketlerinin de zengin kaynaklara sahip Birmanya'da yatırım yapmaya istekli olduklarını aktarıyor.

Brüksel'deki diplomatlar dün BBC'ye Avrupa Birliği'nin Birmanya'ya uygulanan yaptırımların büyük bir kısmını kaldıracağını söylemişti.

Yaptırımların hafifletilmesiyle ilgili kararın Pazartesi günü Lüksemburg'da yapılacak AB dışişleri bakanları toplantısında açıklanması bekleniyor.

Diplomatlara göre birçok hükümet yetkilisinin seyahat yasağı sona erecek. Bu kişilerin dondurulan mal varlıkları serbest bırakılacak. Birmanya'ya silah ambargosunun devam edeceği belirtiliyor.

20 Nisan 2012

'Birmanya'ya yaptırımlar askıya alınmalı'

Aung San Suu Kyi ile görüşen Cameron  

Birmanya'yı ziyaret eden İngiltere Başbakanı David Cameron, bu ülkeye uygulanan ekononik yaptırımların askıya alınması çağrısında bulundu.

Başkent Nay Pyi Taw'da Devlet Başkanı Thein Sein ve Rangun'da muhalif lider Aung San Suu Kyi ile görüşen Cameron bu ülkeye giden ilk İngiliz lideri oldu.

Cameron, Nay Pyi Taw'a gelişinde yaptığı açıklamada Birmanya hükümetinin demokrasi yolunda attığı adımların kalıcı olduğunu göstermesi gerektiğini söyledi.

İngiltere Başbakanı, "Şimdi reform sürecine bağlı olduğunu söyleyen bir hükümet var ve bu yönde adımlar atmaya başladı. Biz de bu adımları cesaretlendirmeliyiz" dedi.

David Cameron aynı zamanda yıllarca ev hapsinde tutulduktan sonra milletvekili seçilen Aung San Suu Kyi'nin partisinin parlamento ara seçimlerinde büyük bir başarı elde etmesinden sonra bu ülkeyi ziyaret eden ilk Batılı lider.

Yaklaşık 50 yıl boyunca askeri cunta tarafından yönetilen, muhalefetin baskı altında tutulduğu ülkede son 20 yıl içindeki ilk genel seçimler 2010'da yapıldı.

Mart 2011'de işbaşına gelen, askerlerin desteğindeki sivil hükümet bir dizi reform adımı attı.

Bu çerçevede yüzlerce siyasi tutsak serbest bırakıldı. Bu reformların Birmanya'nın onlarca yıldır devam eden tecridine son verebileceği belirtiliyor. Amerika Birleşik Devletleri geçen hafta yaptırımları hafifletebileceğini açıklamıştı.

Avrupa Birliği yetkilileri de, yaptırımların kaldırılması için hapisteki tüm siyasi tutsakların salıverilmesini şart koştu.

Birmanya, İngiltere Başbakanı David Cameron'un Güney Asya ziyaretinin zon ayağını oluşturuyor. Ziyaret İngiltere'nin bölge ülkeleriyle ticareti bağlarını güçlendirmeyi hedefliyordu.

13 Nisan 2012

Birmanya cumhurbaşkanı isyancı liderle görüştü

Birmanya Cumhurbaşkanı Thein Sein  

Birmanya'da iktidardaki cunta, yönetimi Sein liderliğindeki sivil hükümete devretmişti

Birmanya Cumhurbaşkanı Thein Sein, isyancı Karen savaşçılarının lideri ile görüştü.

BBC'ye bilgi veren Karen savaşçıları, görüşmenin dünyanın en uzun süre devam eden çatışmalarından birine yol açan mücadele boyunca yaşanan bir ilk olduğunu söyledi.

Karen isyancıları, 60 yıldan uzun bir süredir bağımsızlık için mücadele ediyor.

Birmanya'ya baskı yapan Batı'lı devletler, ordu destekli hükümetin, ülkede yaşanan etnik isyanlarda diyalog yoluna başvurmasını istiyorlardı.

Vatana ihanet suçlamasıyla 20 yıl hapse mahkum edilen Karen isyancılarının liderlerinden biri geçen ay Birmanyalı yetkililer tarafından serbest bırakılmıştı.

Karen Ulusal Birliği'nin bir sözcüsü, Birmanya cumhurbaşkanı ile isyancı liderin görüşmesinin dostane bir havada geçtiğini söyledi.

Ateşkes anlaşmaları imzalandı

BBC'nin Güney Asya muhabiri Rachel Harvey, son görüşmelerin Birmanyalı yetkililerin ülkedeki ayrılıkçı gruplarla sorunları müzakere yoluyla çözme çabalarının bir parçası olduğunu söyledi.

Siyasi müzakere sürecine geçmeyi hedefleyen hükümet ile bazı isyancı gruplar, daha şimdiden geçici ateşkes anlaşmaları imzalamaya başladılar.

Askeri liderlerin iktidarı resmen, yine kendi destekledikleri Cumhurbaşkanı Thein Sein liderliğindeki sivil bir hükümete devrettiği 30 Mart 2011 tarihinden bu yana demokratikleşme yönünde bir dizi önemli gelişme yaşanmıştı.

Fakat uzmanlar onlarca yıldır tırmanan güvensizlik ardından, ateşkes imzalayan grupların bile son derece temkinli olduğuna dikkat çekiyorlar.

Ülkenin kuzeyindeki Kaçin bölgesinde çatışmaların durdurulması ise henüz mümkün olmadı. Kaçin bağımsızlık hareketi şu ana kadar hükümetle siyasi sorunlar çözülmeden herhangi bir anlaşma imzalamayı reddetti, ama müzakerelere katılacaklarını bildiriyorlar.

Bu ayın başlarında hükümet ile Kaçin isyancıları arasında ateşkes sağlama hedefiyle görüşmeler yapıldı.

7 Nisan 2012

Yeni bir gelecek umudu

Yeni lider, Aung San Suu Kyi

Myanmar'da muhalefetin Nobel Barış Ödüllü lideri Aung San Suu Çii parlamentoya girmeyi başardı. Seçim sonuçları ülkede yeni bir gelecek umudu doğurdu.

Nobel Barış Ödülü sahibi Aung San Suu Çii'nin lideri olduğu Myanmar'ın muhalefet partisi Ulusal Demokrasi Birliği (NLD) hafta sonu yapılan seçimlerde büyük bir başarı elde etti.

NLD, seçimlere katılan 45 adayından 43'ünün kazandığını açıkladı. Hafta sonu yapılan seçimlerin resmi sonuçlarının bu hafta içinde açıklanması bekleniyor.

Taraftarlarına hitaben yaptığı konuşmada elde ettikleri sonucu “halkın zaferi” olarak niteleyen parti lideri Aung San Suu Çii, “İnsanların ülke politikasında daha aktif olduğu yeni bir dönemin başlamasını umuyoruz” şeklinde konuştu.

Aung San Suu Çii parlamentoya girmeyi başardı

Dönüm noktası

Aung San Suu Çii'nin parlamentoya girmesi ülke tarihi açısından önemli bir dönüm noktası. 1990 – 2010 yılları arasında cezaevinde ya da ev hapsinde tutulan Suu Çii, 20 yıllık bir aradan sonra aktif siyasete dönmüş oluyor.

Ulusal Demokrasi Birliği 1990 yılındaki seçimleri de kazanmış, ancak dönemin iktidarındaki askeri cunta seçim sonuçlarını tanımamıştı. Suu Çii ise 2010 yılındaki tartışmalı seçimlerin ardından serbest bırakılmıştı.

Seçimlerin ardından askeri cunta yönetimi feshedilmiş ve 2011'in mart ayında da iktidar sivil yönetime devredilmişti.

Siyasi dengeler değişmiyor

Ancak Myanmar'da seçimlerden sonra siyasî dengelerin çok fazla değişmesi beklenmiyor.

Parlamentonun alt ve üst kanadındaki toplam bin 160 sandalyenin büyük bir çoğunluğu hâlâ askerî cuntanın desteklediği Dayanışma ve Kalkınma Birliği'ne ayrılmış olduğu için parti parlamentonun yüzde 80'ini kontrolünde bulunduruyor.

6 Nisan 2012

Burma'ya Yaptırımlar Kaldırılıyor

Kamboçya'da düzenlenen Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği zirvesi  

Güneydoğu Asya ülkelerinin liderleri, muhalefet partisinin kazandığı ara seçimlerin ardından Burma’ya uygulanan yaptırımların hemen kaldırılması çağrısında bulundu

Endonezya Dışişleri Bakanı Marty Natalegawa, bu çağrıyı Güneydoğu Asya Ükeleri Birliği ASEAN’ın Kamboçya’nın başkenti Pnom Penh’de düzenlediği zirve sırasında yaptı.

Halen birliğin dönem başkanlığını yürüten Kamboçya’nın Dışişleri Bakanı Hor Namhong da Burma’ya uygulanan yaptırımların kaldırılmasını istedi.

Burma’da Pazar günü yapılan ara seçimlerde partisi büyük zafer kazanan Nobel barış ödülü sahibi Aung San Suu Kyi “yeni bir dönem” başladığını açıkladı.

Devlet medyası Suu Kyi’nin lideri olduğu Demokrasi için Ulusal Birlik partisinin 44 sandalyeden en az 40’ını kazandığını bildiriyor. Geri kalan üç sandalyenin kimi kazandığı henüz açıklanmadı. Demokrasi için Ulusal Birlik partisi 43 milletvekili çıkarttığını öne sürüyor.

Burma’da yıllarca ev hapsinde tutulan demokrasi yanlısı kadın lider Aung San Suu Kyi, Rangoon bölgesinde iki rakip adayı açık farkla yenilgiye uğratarak parlamentoya girdi. Suu Kyi, Rangoon’da partisinin genel merkezinin önünde toplanan kalabalığa hitaben yaptığı konuşmada seçim sonuçlarının hükümeti Burma halkının iradesine boyun eğmeye zorlayacağını umduğunu söyledi.

Suu Kyi diğer siyasi partileri demokrasi ve ülkeye daha iyi yaşam koşulları getirmeye çağırdı.

Askeri yönetimin geçen yıl yapılan genel seçimde iktidardan çekilmeden önce kurduğu Dayanışma ve Kalkınma Partisi halen parlamentoda büyük çoğunluğu elinde tutmaya devam ediyor. Seçimi izleyen yabancı diplomatlar olumlu açıklamalarda bulundu.

Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği gözlemcileri seçimin adil, serbest ve saydam biçimde yapıldığını söylerken Avrupa Birliği heyeti de Burma’daki gelişmeden memnunluk duyduğunu belirtti.

Amerika ve Avrupa Birliği, Pazar günkü seçimlerin adil ve özgür olması halinde yirmi yıldır süren bazı ekonomik yaptırımları kaldıracaklarını bildirmişti. Demokrasi için Ulusal Birlik partisi 1990’da yapılan genel seçimi kazanmış ancak askeri yönetim iktidardan ayrılmayı reddederek milletvekillerini parlamentoya sokmamıştı.

03 Nisan 2012

Burma'da Demokrasiye Dönüş

Burma'da Demokrasiye Dönüş  

Burma’da yıllarca ev hapsinde tutulan demokrasi yanlısı lider Aung San Suu Kyi’nin ara seçimi kazanarak parlamentoya girdiği bildiriliyor.

Nobel barış ödülü sahibi kadın liderin partisi , Suu Kyi’nin Rangoon bölgesinde iki rakip adayı açık farkla yenilgiye uğrattığını açıkladı. Açıklama üzerine başkent Rangoon’da sokaklara dökülen Suu Kyi’nin yandaşları seçim zaferini kutladı.

Suu Kyi’nin zaferi resmen doğrulanırsa yaklaşık yarım yüzyıldır askeri yönetim altında yaşayan Güneydoğu Asya ülkesinde demokrasi yolunda önemli bir adım atılmış olacak.

Amerika ve Avrupa Birliği, Pazar günkü seçimlerin adil ve serbest olması halinde bazı ekonomik yaptırımları kaldıracaklarını bildirmişti.

Seçimi Avrupa Birliği ve komşu ülkelerden az sayıda gözlemciler izledi. Gözlemciler, kendilerine yeterli hazırlanma süresi verilmediğini bu nedenle denetleme görevini tam olarak yerine getiremediklerini söylüyor.

Suu Kyi’nin lideri olduğu Demokrasi için Ulusal Birlik partisi 45 bölgede seçime girdi. Burma hükümetinin seçim sonuçlarını ne zaman resmen açıklayacağı bilinmiyor.

Demokrasi için Ulusal Birlik partisi 1990’da yapılan genel seçimi kazanmış ancak askeri yönetim iktidardan ayrılmayı reddederek milletvekillerini parlamentoya sokmamıştı.

01 Nisan 2012

2. Dünya Savaşı Hala Öldürüyor!

Birmanya, 2. Dünya Savaşı Hala Öldürüyor!  

Myanmar'da 2. Dünya Savaşı'ndan kalma havan topu mermisi patladı: 3 ölü.

Myanmar'ın ikinci büyük kenti Mandalay'da 2. Dünya Savaşı'ndan kalma bir havan topu mermisinin kazara patlaması sonucu biri 12 yaşında erkek çocuğu olmak üzere 3 kişi öldü.

Myammarlı bir güvenlik görevlisi, patlamanın havan topu mermisinin, bir döküm fabrikası için hurda metal temin etmek amacıyla parçalarına ayrılma çalışması sırasında meydana geldiğini belirtti.

2. Dünya Savaşı'ndan kalma bombaların hala can almaya devam ettiği Myammar'da Eylül 2011'de ülkenin batısındaki bir nehirde bulunan savaş zamanından kalma bir ağır silah mermisinin patlaması sonucu 7 kişi hayatını kaybetmişti.

1939'dan 1945'e kadar süren 2. Dünya Savaşı'nda 50 ila 70 milyon insanın hayatını kaybettiği ifade ediliyor.

19 Mart 2012

Obama: Birmanya'daki af büyük bir adım

Birmanya'da reformlar  

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama, Birmanya'nın cezaevindeki çok sayıda muhalifi serbest bırakmasının reform yolunda önemli bir adım olduğunu söyledi.

Obama, Amerikalı yetkililere, Birmanya ile güven artırıcı adımlar atılması talimatı verdiğini de ifade etti.

Birmanya'da sayılarının yüzleri bulduğu bildirilen cezaevindeki tutuklu ve hükümlü siyasi eylemciler bugün serbest bırakıldı.

Düşünce mahkûmlarına af Batı'nın, uluslararası yaptırımları kaldırmak için şart koştuğu kilit önemdeki taleplerden biriydi.

Birmanya hükümetinin reform girişimleri kapsamında serbest bıraktığı çok sayıda muhalif siyasi lider arasında 1988'deki öğrenci eylemlerinin liderlerinden Min Ko Naing da var.

Ayrıca Şan etnik azınlığının siyasi lideri Khun Tun Oo ve 2004 yılında rejimin iç tasfiye harekatı sırasında ev hapsine alınan eski başbakan Khin Nyunt'un da serbest kaldığı bildiriliyor.

BBC bölge muhabiri Rachel Harvey bunun ülkenin reform adımları açısından büyük bir ilerleme olduğunu belirtiyor.

Devlet televizyonu devlet başkanlığınca alınan af kararı kapsamında toplam 651 mahkumun serbest kalacağını belirtti, ancak bunların kaçının siyasi mahkumlar olduğu açıklanmadı.

Min Ko Naing, ülkede hala hapiste bulunan siyasi muhalifler arasında en önde gelen lider olarak görülüyordu.

Naing'i ülkenin kuzeyindeki Thayet'te cezaevinden çıkarken büyük bir kalabalığın karşıladığı bildiriliyor.

Gazeteciler, öğrenciler ve eski başbakan affedildi

Pek çok lideri 20 yılı aşkın zamandır hapiste olan "88 Nesli" olarak adlandırılan demokrasi yanlısı öğrenci hareketinden Nilar Thein de Tharya Wadi cezaevinden çıktığını duyurdu.

BBC'ye açıklama yapan Thein, 1988'de sekiz yıl hapis cezasına çarptırılmış, 2007 yılında ise elektronik medyayı yasadışı olarak kullandığı gerekçesiyle 65 yıl daha hapis cezası almıştı.

Tharya Wadi'den dokuz siyasi mahkumla ayrıldığını söyleyen Thein, ancak bu cezaevinde hala 25 siyasi mahkum olduğunu söyledi.

Ko Jimmy adıyla tanınan eşi Kyaw Min Yu de serbest bırakılırken, 2007'de 65 yıl hapis cezası almış olan bir diğer öğrenci eylemci Htay Kywe de özgürlüğüne kavuştu.

Serbest kalanlar arasında ülke dışından yayın yapan Birmanya'nın Demokratik Sesi radyosundan üç gazeteci de var.

2007'deki gösterilere öncülük eden Budist rahip Shin Gambira'nın da cezaevinden çıktığı açıklandı.

Demokrasi yanlısı muhalif lider Aung San Suu Kyi'nin partisi, kararı 'olumlu bir adım' olarak niteledi.

Ülkede reform ve açılım süreci başlatan hükümet yetkilileri Ekim ayında da 230 siyasi mahkuma af ilan etmişti.

Muhalif gruplar son açıklamalar ardından cezaevlerinde 600 ile 1000 arasında siyasi mahkum kaldığını tahmin ediyor.

Birmanya hükümeti dün de Karen isyancılar ile bir ateşkes anlaşmasına varmıştı.

2010 yılında yapılan seçimlerle iktidara gelen hükümet ayrıca 1 Nisan'da seçime hazırlanıyor. Bu seçimde yıllar süren ev hapsi 2010 Kasım'ında sona eren muhalif lider Aung San Suu Kyi de milletvekilliğine aday olacak.

20 yıl sonra ilk kez 2010 yılında sandığa giden Birmanya'da iktidarda sivil bir yönetimin olmasına rağmen ordunun güçlü nüfuzu devam ediyor.

Ülkede yarım yüzyılı aşkın zamandır devam eden şiddetin son bulup barış sağlanması, ülkeye batılı ülkelerce uygulanan yaptırımların kalkması için bir önkoşul.

13 Ocak 2012

Birmanya'da Karenlerle 60 yılın sonunda ateşkes

Birmanya askeri  

Birmanya'da devletle Karen militanları arasında altmış yıldan fazla süredir devam eden silahlı çatışmanın sona erdirilmesi için çözüme yaklaşıldığı bildirildi.

Birmanya hükümetinde görevli bir yetkili iki taraf arasında ateşkes anlaşması üzerinde uzlaşıldığını açıklandı.

Bir süredir temas halindeki hükümet temsilcileri ile Karen Ulusal Birliği isimli örgüt Birmanya'nın doğusundaki Karen eyaletinde dün masaya oturmuştu.

Anlaşmanın ayrıntıları ve bu adım için tarafların ne gibi tavizlerde bulunacağına ilişkin bilgi verilmedi. Muhabirlerimiz, tarafların nihai bir barış anlaşmasına varmak için görüşmeleri sürdürmeyi planladığını belirtiyor.

Barış arayışı

Karenlerin daha fazla özerklik kazanması için mücadele veren örgüt, Birmanya hükümetiyle barış anlaşmasına varmamış tek büyük örgüt olarak dikkat çekiyordu.

Hükümet 1989'den bu yana 17 silahlı hareketle ateşkes üzerinde anlaşmıştı.

Geçen yıl Tayland ile Birmanya sınır bölgesinde Şan ve Karenlerin de aralarında bulunduğu çeşitli etnik gruplarla görüşmeler yürütülmüştü.

Aralık ayında Şan eyaletinde üslenen Şan Ordusu isimli örgütle barış anlaşmasına varılmış ve ateşkes ilan edilmişti.

Birmanya'da 2010 yılında yapılan seçimler ardından göreve gelen hükümet, ülkedeki silahlı çatışmaları sona erdirme konusunda girişimlerde bulunmuştu.

Şiddetin son bulup barış sağlanması, ülkeye batılı ülkelerce uygulanan yaptırımların kalkması için bir önkoşul.

20 yıl sonra ilk kez 2010 yılında seçim yapılan Birmanya'da iktidarda sivil bir yönetimin olmasına rağmen ordunun güçlü nüfuzu devam ediyor.

Birmanya'nın 1948'de İngiltere'den bağımsızlığını kazanması ardından ülkede silahlı gruplar arasında mücadele başlamış, bulundukları bölgelerde azınlık olan binlerce kişi evlerinden kaçmak zorunda kalmıştı.

Komşu Tayland'daki kamplarda da on binlerce mülteci yaşıyor.

Karenlerin 50 milyonluk ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 7'sini oluşturduğu tahmin ediliyor.

Muhabirlerimiz hükümet ile tüm etnik gruplar ve örgütler arasında uzun vadeli bir barış anlaşmasına varılmasının zaman alabileceğini söylüyor.

12 Ocak 2012

Hillary Clinton, Birmanya ile ilişkileri geliştirmek için söz verdi

Hardeep Singh Kohli

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, mevcut reformların devam etmesi halinde Birmanya ile ilişkilerini geliştirmek için sözü verdi. Ama ABD, şu anda Washington "tersine politikalar hakkındaki endişeler" olduğu gibi yaptırımları kaldırma düşünecektim noktada olmadığını söyledi.

Tüm Assam Öğrenciler Birliği Aktivistler, baraj karşıtı protestocular karşı iddia edilen polis zulümlere karşı kuzey-doğu Hindistan'da bir gösteri sırasında meşaleler kadar tutun. Çeşitli sivil toplum örgütleri, Assam-Arunaçal Pradeş eyaleti sınırında Ulusal Hidroelektrik Power Corporation tarafından Aşağı Subansiri hidroelektrik projesi inşasına karşı.

Aung San Suu Kyi (sağda), o Myanmar, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile görüşmeleri sonrasında demokrasiye taşıyabilirsiniz umutlu olduğunu söylüyor. "Ben, birlikte çalışırlarsa ... demokrasi yolunda geri dönüşü olacağını çok eminim," Bayan Suu Kyi görüşmelerden sonra söyledi.

Siem Reap bölgesindeki Kamboçyalı gece geri dönüşüm çöp geç saatlere kadar çalışır, Siem. Birçok çocuk dökümü gün boyunca okula devam ederken, ailelerine destek olmak için part-time iş. 2011 BM raporuna göre, Kamboçya nüfusunun% 35 'den fazla yoksulluk sınırının altında yaşadığı tahmin ediliyor.

2 Aralık 2011

ABD'nin Myanmar(Birmanya) ilgisi Çin'i rahatsız etti

Birmanyalı Çocuk  

 

ABD Başkanı Barack Obama, Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ı, gelecek ay Myanmar'a göndereceğini açıkladı.

Obama, "Burma'nın (Myanmar) demokratik reform yolunu izlemeyi sürdürmesi halinde ABD ile yeni bir ilişkiye girebileceğini" söyledi.

Clinton'ın gitme gerekçesini, Myanmar'da yıllar süren karanlıktan sonra son haftalarda "gelişim kıpırtılarının" görülmesiyle açıkladı.

ABD'nin Myanmar ile ilişki kurma kararını, kendisini çevreleme girişimi olarak gören Pekin yönetimi ise tepkili.

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Liu Weimin Obama'nın Asya-Pasifik'te etkilerini artırma niyetini açıklamasının ardından yaptığı açıklamada, ABD'nin Doğu Asya'daki haklı çıkarlarına saygı duyduklarını, Washington'ın da Çin'in haklarına saygı göstermesi gerektiğini kaydetti.

Bu arada Myanmar'da demokrasi yanlısı muhalif lider Suu Kyi'nin partisi tekrar politikaya atılıyor.

Parti, liderlerinin aday olmasına izin verilmemesi nedeniyle önceki seçimleri boykot etmişti.

19.11.2011

Suu Kyi siyasete dönüyor

Birmanya'da demokrasi yanlısı lider Aung San Suu Kyi, ülkedeki siyasi reform işaretleri üzerine yeniden siyasete girme kararı aldı.

Suu Kyi, parlamentoda bakan atamaları nedeniyle boşalan 48 sandalye için yapılacak ara seçimlere girecek.

Ara seçimlerin ne zaman yapılayacağıysa henüz belirlenmedi.

Daha önce, Kyi'nin partisi Ulusal Demokrasi Birliği de, siyasi parti olarak yeniden kayıt yaptırıp, ileride yapılabilecek seçimlere gireceklerini duyurmuştu.

Parti, son 20 yıldır ilk kez yapılan Kasım 2010'daki seçimleri boykot etmişti.

Bu arada ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın gelecek ay Birmanya'yı ziyaret edeceği belirtildi.

Clinton'ın temasları, Birmanya'ya Dışişleri Bakanı düzeyinde 50 yıldan bu yana yapılacak ilk ziyaret olacak.

Suu Kyi, geçen yıl ev hapsinden salıverilmişti  

ABD Başkanı Barack Obama'nın, Clinton'ın ziyaretinden önce Suu Kyi'yle bir görüşme yaptığı belirtildi.

BBC Güney Asya Muhabiri Rachel Harvey, bu iki gelişmenin askerlerin desteklediği sivil yönetimin attığı reform adımlarını teşvik olarak görüldüğünü söylüyor.

Oybirliği

Ulusal Demokrasi Birliği'nin siyasi sürece dönme kararı, 100 üst düzey parti liderinin yaptığı toplantıda oybirliğiyle alındı.

Parti, daha önceki seçimleri Suu Kyi'ye getirilen yasak nedeniyle boykot etmişti.

Ancak Suu Kyi'ye konulan yasak kaldırıldı.

Ulusal Demokrasi Birliği, 1990'da seçimleri kazanmış, ancak iktidara gelmesine izin verilmemişti.

Yıllarca ev hapsinde kalan Suu Kyi, geçen yıl özgürlüğüne kavuşmuştu.

Hükümet daha sonra Suu Kyi'yle diyaloğa girdi ve siyasi olmayan bazı mahkumlar serbest bırakıldı.

18 Kasım 2011

Birmanya pitonu sağlıklı kalbin anahtarı

  Sağlıklı Kalp

En büyük yılanlardan Birmanya pitonu kalp hastalıklarının yeni tedavi yöntemlerinin sırrını bünyesinde barındırıyor. Bakın bu korkunç hayvanın insanoğluna neyi faydalı?

ABD'nin Colorado Üniversitesi'nden bilimadamlarının yaptığı araştırma, geyik ya da timsahı yutabilecek güçteki bu yılanın salgıladığı yağ asitlerinin ''kalpte mucizeler yaratabileceğini'' gösterdi.

Bilimadamları, avını yuttuktan bir gün sonra bu yılanların kanında, bitkisel ve hayvansal yağların ana bileşeni olan trigliserit maddesinin miktarının 4 kat fazla olduğunu belirledi.

Bu yağların büyük oranda yükselmesine rağmen, yılanların kalbinde yağ depolarına rastlamayan bilimadamları, ayrıca, bu hayvanların kanında kalp kasını koruduğu bilinen, ''süperoksit dismutaz'' adlı enzimin de arttığını gördü.

Bilimadamları, sindirim halinde, pitonların kan plazmasının (kanın sıvı kısmı) kimyasal yapısını belirledikten sonra, mideleri boşken benzer bir sıvıyı hayvanlara enjekte etti. Bu sıvının verilmesinden sonra yılanların kalp sağlığının gözle görülür şekilde iyileştiği vurgulandı.

Araştırmaya imza atanlardan Cecilia Riquelme, bazı yağ asitlerinin karışımının canlıların kalbine olumlu etkileri olabileceğinin belirlendiğini belirterek, bu sürecin arkasında yatan moleküler mekanizmayı anlamaya çalıştıklarını ifade etti.

Riquelme, araştırma sonuçlarının ileride insanlarda kalp-damar hastalıklarına yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine ışık tutmasını umduklarını belirtti.

Daha önce yapılan araştırmalar Birmanya pitonlarının avı yuttuktan 24-72 saat sonra kalplerinin yüzde 40 büyüdüğünü ve metabolizmalarının 4 kat hızlandığını göstermişti.

Araştırma, Amerikan ''Science'' dergisinde yayımlandı.

28 Ekim 2011

75 yıl önceki bomba 7 can aldı

  2. Dünya Savaşı'ndan kalma bir bomba

Güneydoğu Asya ülkesi Myanmar'da, 2. Dünya Savaşı'ndan kalma bir bombanın patlaması sonucu 7 kişi öldü

Emniyet yetkilileri, bombanın bir nehirde bulunduğunu, halkın bombayı çıkarmaya çalışırken patlama meydana geldiğini belirtti. Ölenlerden ikisinin çocuk olduğu açıklandı.

Myanmar'da hala 2. Dünya Savaşı'ndan kalma bombalar bulunuyor ancak son olay, son yıllarda en fazla can kaybının yaşandığı patlama oldu.

Bombanın bulunduğu bölge, 2. Dünya Savaşı sırasında İngiliz ve Japon askerlerinin şiddetli çatışmalarına sahne olmuştu.

01 Eylül 2011

Birmanyalı muhalif liderle hükümet arasında görüşme

Aung San Suu Kyi  

Birmanyalı demokrasi yanlısı lider Aung San Suu Kyi'nin iktidardaki ordu destekli hükümet ile ilk resmi görüşmesini yapması bekleniyor.

Aung San Suu Kyi'nin, Çalışma Bakanı Aung Kyi ile bir araya geleceği açıklandı fakat başka bir ayrıntı verilmedi.

Muhalif lider, geçen kasım ayında serbest bırakılmadan önce ev hapsinde geçirdiği yıllar sırasında Çalışma Bakanı Aung Kyi ile birkaç defa görüşmede bulunmuştu.

İktidardaki generaller, aynı ay içinde yapılan genel seçimlere Aung San Suu Kyi'nin katılımını engellemişler ve muhalif liderin taraftarları da bunun üzerine seçimleri boykot etmişti.

Birmanya hükümeti bir aydan kısa bir süre önce Aung San Suu Kyi ve partisine her türlü siyasi faaliyete son verme talimatını verdi.

Muhabirler, demokrasi yanlısı muhalif liderin ev hapsinden salıverildikten sonra mabetler kenti Bagan'a yakın zaman içinde özel bir ziyarette bulunarak hareket serbestisinin sınırlarını yokladığını bildiriyor.

BBC'nin Güney Doğu Asya muhabiri Rachel Harvey, Çalışma Bakanı Aung Kyi'nin bugüne kadar Aung San Suu Kyi ile kurulan temaslarda aracı rolünü üstlenmiş olduğunu ve şimdi planlanan görüşmenin muhtemelen hükümetin muhalif liderin siyasi geleceğine nasıl baktığı üzerinde odaklanacağını söylüyor.

Aung San Suu Kyi, taraftarlarıyla bir araya gelmek için Birmanya'nın kırsal bölgelerine gitmeyi düşündüğünü söylemişti.

Fakat devlete bağlı bir gazetede yakın zaman önce yayımlanan uyarıda, böyle bir gezinin ülkede kargaşaya yol açacağı belirtildi.

Aung San Suu Kyi'nin lideri olduğu Ulusal Demokrasi Birliği, Birmanya'da 1990 seçimlerinde sandıklardan ezici bir zaferle çıkmış, fakat askeri cunta iktidara geçmesine izin vermemişti.

25 Temmuz 2011

Birmanya'da 150 siyasi tutukluya tahliye

  komedyen Zarganar

Birmanya'da yeni hükümetin 150'den fazla siyasi tutuklu ve hükümlüyü serbest bıraktığı bildirildi.

Tahliye edilenler arasında rahipler, bir gazeteci ve önde gelen bir komedyen Zarganar da bulunuyor.

Ancak diğer önde gelen bazı muhaliflerin cezaevinde tutulmaya devam edildiği haberleri geliyor.

Birmanyalı bir cezaevi yetkilisi BBC'ye 300'den fazla kişinin serbest bırakıldığını söyledi, ancak bu rakam doğrulanmadı.

Muhalif lideri Aung San Suu Kyi tahliyeleri memnuniyetle karşıladığını duyurdu.

Ancak Uluslararası Af Örgütü reform konusunda ciddiyseler Birmanyalı yetkililerin daha fazla kişiyi serbest bırakması gerektiğini açıkladı.

Serbest bırakılanlar arasında 2007'deki gösterilerde öncü bir rol oynayan rahip Şin Gambira'nın da bulunduğu haberleri geliyor.

Eski askeri rejim 2007'deki gösterileri askeri güç kullanarak bastırmıştı.

Salı günü ilan edilen genel afla tahliye edilenler arasında sevilen komedyen Zarganar da var.

Zarganar da, hükümetin 2008'de 140'tan fazla kişinin hayatını kaybettiği hortum felaketine yeterince hızlı yanıt vermediği eleştirileri ardından tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Hükümet, çarşamba akşamına kadar altı bin kişinin tahliye edileceğini söylüyor.

Ancak bunların kaçının siyasi tutuklu olacağı belirsiz.

'Olağanüstü gelişmeler'

Bir grup akademisyen ve insan hakları komisyonu kamu düzenine tehdit oluşturmayan 'vicdani mahkumların' salıverilmesi çağrısında bulunmuştu.

ABD de, Pazartesi günü, "eğer siyasi mahkumlar konusunda somut bir ilerleme gösterilirse, bu çabaların yanıtsız kalmayacağını" belirtmişti.

Amerikalı diplomat Kurt Campbell, Birmanya'da "olağanüstü gelişmeler" gördüklerini söylemişti.

Siyasi mahkumlar, Batılı ülkelerin Birmanya'ya yaptırım uygulamasının başlıca nedenlerinden biri.

Birmanya'da aralarında gazetecilerin, demokrasi yanlısı eylemcilerin, hükümet karşıtlarının, 2007'deki muhalif gösterilere katılan Budist rahiplerin ve özerklik isteyen azınlıkların bulunduğu 2 binden fazla siyasi mahkum olduğu tahmin ediliyor.

Ülkede geçen sene 20 yıldır ilk kez seçimler yapılmış ve askeri yönetimin yerini asker destekli sivil bir yönetim almıştı.

Yeni yönetim, muhalif lider Aung San Suu Kyi'yi ev hapsinden tahliye ederek kendisiyle diyalog başlattı.

12 EKİM 2011

Birmanya'da 'sivil hükümet' göreve başlıyor

  General Min Aung Hlaing

Birmanya'da yeni hükümetin yemin töreni gerçekleşti, böylece iktidarı uzun süredir elinde bulunduran askeri meclis resmi olarak feshedilmiş oldu.

Devlet televizyonundan yapılan açıklamaya göre, sivil siyasetçilerin liderliğindeki meclisin yeni başbakanı görevine başladı.

Yeni meclis, askeri yönetimden asker-sivil karışık idareye geçişin son adımını oluşturuyor.

Ülkenin askeri liderleri nihai hedefi "disiplinli bir demokrasi" olarak tanımlıyor.

Henüz doğrulanamayan haberlere göre ise, son yirmi yıldır iktidarı elinde bulunduran General Than Shwe son resmi görevini de bıraktı.

Bu haberlere göre, Birmanya ordusunun yeni lideri General Min Aung Hlaing oldu.

Hlaing'in Thein Sein'in yemin törenine Birmanya ordusunun komutanı sıfatıyla katıldığı da henüz doğrulanmayan haberler arasında.

Yirmi yıldan sonra ülkede ilk defa Kasım ayında seçim yapılmıştı.

Seçimler, Batılı hükümetler ve demokrasi yanlısı Birmanyalı gruplar tarafından eleştirilmişti.

30 Mart 2011

Birmanya depreminde 75 ölü

  6,8 büyüklüğündeki deprem

Birmanya'nın kuzeydoğusunda dün meydana gelen Richter ölçeğine göre 6,8 büyüklüğündeki depremde en az 75 kişinin öldüğü, çok sayıda kişinin yaralandığı bildirildi.

Laos ve Tayland sınırı yakınlarında meydana gelen deprem, Tayland'ın başkenti Bangkok ve Vietnam'ın başkenti Hanoi'de de hissedildi.
Depremden en fazla Taçileik kenti ve çevresindeki yerleşim birimlerinin etkilendiği belirtiliyor.

Ölü sayısının artmasından endişe ediliyor.

Bangkok'ta bulunan BBC muhabiri Rachel Harvey, Birmanya'nın doğal felaketlere hazırlıksız bir ülke olduğuna dikkat çekiyor.

Ülkede haberleşme sistemleri ve altyapı yetersiz. Yönetimi sivil idareye devretmeye hazırlanan ordu da bilgi akışını sınırlıyor.

Muhabirimiz bu yüzden, felaketin gerçek bilançosunun ortaya çıkmasının zaman alabileceğini vurguluyor.

Dağlık Taçileik kentinde yüzlerce binanın yıkıldığı haber veriliyor.

Yerin 10 km altında

Bölge sakinleri, BBC'ye, sadece iki köyde 60'dan fazla kişinin öldüğünü, yollar ve köprüler hasar gördüğü için diğer bölgelerle ulaşmanın güçleştiğini söylüyor.

Amerikan Jeololojik Araştırma Dairesi'ne göre, dün Türkiye saatiyle 15.55'te meydana gelen depremin merkez üssü, Tayland'ın Çiang Rai kentinin 110 kilometre kuzeyi.

Depremin yerin 10 kilometre kadar altında meydana geldiği belirtiliyor.

Depremde Tayland'da bir kişi ölürken, Laos'ta ölen ya da yaralanan olmadığı açıklandı.

25 Mart 2011

Birmanya’da meclis 23 yıl aradan sonra toplandı

  Myanmar Parlamentosu

Birmanya’da Kasım ayında yapılan seçimler ardından, 20 yılı aşkın süredir oluşan ilk parlamento çalışmalarına başladı.

Muhalefet lideri Aung San Su Kyi’nin boykot ettiği seçim, batı hükümetleri tarafından sert dille eleştirilmişti.

İki kanatlı parlamento ile bölgesel ve eyalet meclislerinin çalışmalarına başlaması, kağıt üzerinde hazırlanan yeni anayasanın yürürlüğe girmesi ve çok partili düzene geçilmesi ile ordunun neredeyse yarım yüzyıldır süren mutlak iktidarının son bulması demek.

Ancak gözlemciler ülkede bundan sonraki süreçte de söz hakkının büyük ölçüde ordunun elinde olacağına dikkat çekiyor.

Parlamentodaki sandalyelerin büyük bölümü şimdiki askeri idarenin desteklediği Birlik Dayanışması ve Kalkınma Partisi’nin elinde.

Parti Kasım’daki seçimlerde oyların yüzde 77′sini kazanmıştı.

Parlamentodaki üyeliklerin dörtte biri de silahlı kuvvetler mensuplarına ayrılmış durumda.

Özgürlük ve sınırları

Ülkenin iç kesimlerinde 2005′te inşa edilen yeni başkenti Naypyitav’daki ilk oturum için sıkı güvenlik önlemleri alındı.

Açılış oturumuna yabancı diplomatlar ya da basın mensupları davet edilmedi.

Milletvekillerinin meclise fotoğraf makinesi, kamera, cep telefonu, bilgisayar ve diğer elektronik cihazları sokmasına izin verilmiyor.

Meclis içinde ‘ulusal güvenlik ve birliği tehlikeye sokmadığı sürece’ ifade özgürlüğü olacak. Ancak meclis içinde protesto düzenlemek iki yıla kadar hapis ile cezalandırılabilecek.

İlk oturumda 440 sandalyeli alt kanat ve 220 sandalyeli üst kanat için meclis başkanlarının seçilmesi bekleniyor.

Daha sonra da cumhurbaşkanı ve yardımcıları için aday göstermek üzere bir seçiciler kurulu oluşturulacak.

Ordu ve yandaşları milletvekilliklerinin yüzde 80′inden fazlasını elinde tutsa da, mecliste az sayıda muhalif milletvekili de var.

Suu Kyi’nin partisinden kopanlarca oluşturulan Ulusal Demokratik Güç milletvekillerinden Thein Nyunt ise, “Meclisin toplanması ile Birmanya’nın demokratik değişimi yönünde bir adım attık” dedi.

Birmanya’da ordu 1962′de düzenlenen darbeden bu yana yönetim üzerinde hakimiyetini sürdürdü, daha sonra oluşturulan tek partili bir meclis ise 1988′de demokrasi yanlısı bir isyanın bastırılması ardından feshedildi.

1990′da düzenlenen son serbest seçimi Suu Kyi’nin Ulusal Demokrasi Birliği, açık farkla kazandı. Ancak seçim zaferi ordu tarafından kabul edilmedi.

Nobel ödüllü Suu Kyi ve partisi geçen yıl Kasım’daki seçimleri de boykot etmişti. Parti ise daha sonra, yeni seçim yasalarına uymadığı gerekçesiyle feshedildi.

31/01/2011

Birmanya'da askeri cunta BM'yi çıldırttı

  Myanmar’da kasırga

Kasırganın yıktığı Birmanya'da salgın hastalık riski her geçen gün büyüyor.

BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, kasırganın vurduğu Birmanya'da hükümetin yavaş davrandığını söyledi, salgın hastalık uyarısında bulundu

NEW YORK - BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Birmanya hükümetinin, Nergis kasırgası felaketinden etkilenen insanlara yardım ve uluslararası insani yardımlar konusunda "kabul edilmez derecede" yavaş davrandığını ve bundan son derece endişe duyduğunu söyledi.

Ban, gazetecilere yaptığı açıklamada, 1.5 milyon insanı etkilediğine inanılan felaketin sonrasında en önce insani yardımın Birmanya halkına ulaştırılması konusuna yoğunlaştıklarını, konunun siyasal bir sorun olmadığını ve konuya tamamıyla insani endişelerle baktığını vurguladı. "Yitirilecek zaman yok" diye konuşan Ban, "Şu an kritik bir noktadayız, eğer ülkeye daha fazla yardım hemen ulaştırılmazsa, Birmanya’da bulaşıcı hastalık salgını ortaya çıkabilir" dedi.

Ban, bu açıdan Birmanya'daki askeri yönetime çağrıda bulunmak istediğini belirterek, hükümetin öncelikle insan yaşamına önem vermesi gerektiğini ve felaketin daha kötü boyutlara ulaşmaması için elinden geleni yapması gerektiğini kaydetti.Bir soru üzerine Birmanya'nın üst düzey generallerinden Than Shwe’yi birkaç kez telefonla aradığını, ancak onunla bir türlü konuşamadığını, kendisine daha fazla işbirliği isteğinde bulunan bir mektup gönderdiğini de belirten Ban, bu kapsamda Birmanya'nın komşularına da bu ülkeye yardım etmeleri çağrısında bulundu. Ban, BM’nin, 9 Mayıs’ta üye ülkelere Birmanya'ya toplam 187 milyon dolarlık yardımda bulunmaları için çağrıda bulunduğunu da hatırlattı.

34 kişiye vize verildi

Ban’ın insani işlerden sorumlu yardımcısı John Holmes de gazetecilere yaptığı açıklamada, Birmanya hükümetinin BM yetkililerine vize verme konusunda daha olumlu davranmaya başladığını ve şu ana dek 34 kişiye vize verildiğini ya da verileceğini belirtirken, ancak Birmanya’ya daha fazla BM görevlisinin gitmesinin gerektiğini dile getirdi. Kasırga felaketinde Birmanya hükümetinin resmi rakamlarına göre 32 bin insan öldü, 34 bini ise hala kayıp.

14 Mayıs 2008

Birmanya, BM yardımına el koydu

Birmanya, BM yardımı  

BM'nin Dünya Gıda Programı, Birmanya'ya gönderdiği 38 ton yardıma askeri cuntanın el koyması üzerine yardım sevkiyatını önce durdurdu, sonra yeniden başladı. Dünya Gıda Programı, Nergis Kasırgası'nın yüzbinlerce kurbanına yardım amacıyla gönderdiği malzemeleri kendisi dağıtmak istiyor.

Ancak askeri yöneticileri dağıtımı kendileri yapmakta ısrar ediyor.

Örgüt bu sabah sorun çözülene dek yardım sevkiyatını durdurmaktan başka çaresi olmadığını söylemişti.

Ancak ilerleyen saatlerde yarın Birmanya'ya iki uçak dolusu gıda gönderileceğini, bu arada yönetimle dağıtım konusundaki görüşmelerin süreceğini bildirdi.

Gıda Programı ülkeye dün ulaşan yardımlardan yalnızca yedi tonunu yerel çalışanları aracılığıyla güneydeki Irawadi deltasına dek dağıttığını belirtiyor.

Bazı ülke ve kuruluşlara şüpheyle yaklaşan Birmanyalı liderler ise yabancı yardım ve araştırma ekiplerini kabul etmeye hazır olmadıklarını belirtiyor.

Dışişleri Bakanlığı, Birmanya'nın dış yardım istediğini ancak bunların dağıtımını kendi vatandaşlarının yapmasından yana olduğunu kaydetti.

BM kaynaklarına göre Cumartesi günü hızı saate 190 kilometreye varan rüzgarlar ve sonrasındaki sel felaketi 100 bin kişiyi öldürmüş, 1,9 milyon kişiyi evsiz ya da yardıma muhtaç bırakmış olabilir.

 
Myanmar’da Yıkım

Birmanya'dan verilen resmi rakamlara göreyse 22.980 ölü, 41 bin kayıp var.

Ülkede yüz binlerce insanın acilen gıda, temiz su ve barınağa gereksinimi var.

Uluslararası yardım kuruluşları bunlardan yalnızca yüzde 10'una ulaşılabildiğini söylüyor.

BBC muhabirinin izlenimleri;

Kasırgada en büyük darbeyi alan Irawadi Nehri deltasına giden bir BBC muhabiri, can kaybının asıl sebebinin kasırga değil, kasırgayı izleyen 3-4 metre yüksekliğindeki dalgalar olduğunu anlatıyor. Dalgalar bölgede pek çok köyü birbiri ardına yutmuş.

Yerel Kızılhaç çalışanları şimdi en büyük riskin dizanteri türü hastalıklar olduğunu, bunların da yayılmaya başladığını söylüyor.

"Yıkılmış köprülerin, kapanmış yolların ardında mahsur kalan bir milyon kişi, on binlerce cesetle iç içe yaşıyor"

"Onları kurtarabilecek yardım malzemeleri ve uzmanlar ise sınırın öte yanında bekliyor."

BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon, Birmanya'daki askeri hükümete bu hafta sonunda anayasa referandumu düzenlemek yerine, enerjisini Nergis Kasırgası kurbanlarına harcama çağrısı yapmıştı.

Yardım taşıyan askeri uçaklarının ülkeye girmesine izin verilmeyen ABD'den bir yetkili de felaket bölgelerine havadan yardım bırakmayı düşündüklerini söyledi.

Batılı ülkeler ve yardım örgütlerine şüpheyle yaklaşan askeri yönetim, 2004 yılındaki tsunami felaketi sırasında da dış yardımı reddetmişti.

10 Mayıs 2008

Birmanya, BM için 'Hayal kırıklığı'

  Birmanya, BM yardımı

BM, geçen hafta sonunda meydana gelen kasırga sonrasında Birmanya'da kurbanlara ulaşılabilmesi konusunda sağlanan yavaş ilerlemenin ciddi ölçüde hayal kırıklığı yarattığını açıkladı.

İrawadi deltasında yüz binlerce kişi yiyecek, su ve barınağa muhtaç.

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Yetkilisi John Holmes habercilere yaptığı açıklamada Birmanya'nın felakete yönelik müdahalesinin, 'ihtiyaç duyulan karşılık ile ilgisi bile bulunmadığını' söyledi.

Holmes, kasırga sonucunda yaklaşık 23.000 kişinin öldüğünü ve 1.5 milyon kişinin de risk altında olduğunu söyledi.

Bu arada yardım amaçlı askeri uçaklarının ülkeye girmesine izin verilmeyen ABD'den bir yetkili, felaket bölgelerine havadan yardım bırakmayı düşündüklerini söyledi.

Birmanya devlet medyası ise Nergis Kasırgası'nda 22.980 kişinin öldüğünü ancak rakamın 100 bine çıkabileceğinden korkulduğunu bildirdi.

Birmanya'da yaklaşık bir milyon kişiyi evsiz bıraktığı tahmin edilen Nergis Kasırgası'ndan beş gün sonra, ilk BM yardım uçağı ülkeye indi.

Dört günde beş uçak

Bugüne dek yalnızca dost bildiği komşu ülkelerin yardımlarını kabul eden Birmanya'daki askeri cunta, başka ülke ve kuruluşlara da izin vermesi için yoğun uluslararası baskı altındaydı.

Bugün iki BM uçağının daha Birmanya'ya inmesi bekleniyor. Ancak ABD'nin askeri yardım uçağı hala ülkeye giriş izni alamadı.

Yardım örgütlerine göre kasırgadan beş gün sonra Irawadi Nehri deltasında etrafları tuzlu sular ve cesetlerle çevrili halde hala bekleyen yüz binlerce kişiye, Birmanya ordusunun tek başına gıda, su ve tıbbi malzeme ulaştırması imkansız.

Birmanya'ya ilk dört günde yalnızca Çin, Hindistan ve Tayland'dan toplam beş yardım uçağının gelişine izin verilmişti.

Ülkenin askeri yöneticileri yardımları kendileri dağıtmakta ısrar ediyordu.

Yardım örgütleri ise getirdikleri malzemeleri kendi çalışanlarının dağıtmasını istiyor.

Ancak yabancı çalışanlarından çoğu vize başvurularına yanıt alamadı.

BM kaynakları, Pazar gününden beri Bangkok'ta bekleyen dört felaket uzmanına bugün vize verildiğini açıkladı.

Bu uzmanlar şimdi Rangun'dan başlayarak ülkenin yardım gereksinimini değerlendirmeye çalışacak.

Örgütün Cenevre'de toplanan Olağanüstü Durumlara Müdahale Fonu yetkilileri, 10 milyon dolarlık yardım paketini onayladı.

Ancak bu paketi ülkeye ulaştıracak daha fazla sayıda BM uzmanına izin verilip verilmeyeceği belirsiz.

Çin: Saygılı olunsun

Birmanya'nın müttefiki Çin, askeri yönetime sınırlarını uluslararası yardıma açma çağrısı yaptı.

Ancak Çin Dışişleri sözcüsü Kuin Gang, Birmanyalı liderlerin arzularına da saygı gösterilmesi gerektiğini belirterek "Yardımın, eşitlik ve karşılıklı saygı temeline dayanması gerektiğine inanıyoruz" dedi.

"Myanmar'ın egemenliğine saygı duymalı ve sabırla iletişim kurmalıyız."

Myanmar, Birmanya'yı 46 yıldır neredeyse aralıksız yöneten askeri cuntanın ülkeye verdiği isim.

Zorla yardım çağrısı

Ülkeye önceki gün bir milyon dolar yardım sözü veren Çin, şimdi bu yardımı 5,3 milyon dolara çıkaracağını söylüyor.

Nehirdeki insan ve hayvan cesetleri sağlık için büyük tehlike yaratıyor.

Yardımları kabul edilmeyen ülkelerse yüz binlerce kişinin açlık ve salgın hastalık tehdidiyle karşı karşıya olduğunu, bu tür felaketlerde her dakikanın önemli olduğunu söylüyor.

ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Birmanya'ya dağıtılmayı bekleyen milyonlarca dolarlık yardımı kabul etme çağrısı yaptı.

Fransa ise kasırga felaketinde yabancı yardımlara kapısını açmakta gönülsüz davranan Birmanya'ya BM Güvenlik Konseyi'nin baskı yapmasını önerdi.

Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner, Birmanya'yı eğer vatandaşlarını korumakta yetersiz kalırsa sınırlarını açmaya zorlayacak bir karar tasarısının konseyde kabul edilmesi gerektiğini söyledi.

Fransız bakan bu kararın BM sözleşmesindeki "koruma sorumluluğu" maddesine dayanması gerektiğini savundu.

Rusya ve Çin hemen bu çağrıya karşı çıktı.

Ancak Avustralya Başbakanı Kevin Rudd da generallere çağrıda bulunarak "Siyaseti unutun. Askeri diktatörlüğü unutun. Biz burada konuşurken, yardım olmadığı için acı çeken ve ölen insanlara yardım götürelim" dedi.

Uluslararası kuruluşlara da şüpheyle yaklaşan askeri yönetim, 2004 yılındaki tsunami felaketi sırasında da dış yardımı reddetmişti.

8 Mayıs 2008

Myanmar'da 100 bin ölü

 

Birleşmiş Milletler hafta sonunda kasırganın vurduğu Myanmar için uyarıda bulundu.

20 bin dolayında seyreden ölü sayısının 100 bini bulabileceği kaydedildi.

BM, Nargis kasırgasının vurduğu Myanmar'da, 5 bin kilometrekarelik bir bölgenin sular altında kaldığını açıkladı.

BM'nin Bangkok'taki sözcüsü Richard Horsey, büyük bölümü ülkenin güneybatısındaki İrravaddi deltasında olmak üzere toplam 5 bin kilometrekarelik alanı su bastığını, özellikle bu deltanın bulunduğu bölgeye yardımın çok zor ulaştığını söyledi.

Horsey, "Tekne, helikopter ve kamyonlara ihtiyaç var. Suda binlerce ceset yüzüyor" dedi.

Felaketzedelerin hastalık riskiyle karşı karşıya kaldığını kaydeden Horsey, yardımın hemen ulaşmaması halinde ölü sayısının artabileceği uyarısında bulundu.

Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) Genel Sekreteri Surin Pitsuvan da Myanmar'da cuntanın uluslararası insani yardıma, "çok geç olmadan izin vermesini" istedi.

Yardım uçuşlarına izin yok

Tayland'ın başkenti Bangkok'taki BM Gıda Programı (WFP) sözcüsü Paul Risley, Myanmar hükümetinin, felaketzedeler için yüksek enerji içeren bisküvi yüklü yardım uçaklarının uçuşuna hala izin vermediğini bildirdi.

Sözcü, yaklaşık 50 ton bisküvi yüklü 3 yardım uçağının Dubai, Bangladeş ve Tayland'dan havalanmayı beklediğini belirtti.

Acil gıda yardımının bekletilmesinin sinir bozucu olduğunu belirten sözcü, WFP olarak, Myanmar'daki askeri cunta ile uçuş izni için devamlı temasta olduklarını söyledi.

BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'un insani işlerden sorumlu yardımcısı John Holmes, Myanmar'da meydana gelen kasırgada ölenlerin sayısının büyük oranda artabileceğini söyledi.

10 milyon dolarlık acil yardım fonu

Holmes gazetecilere yaptığı açıklamada, Myanmar hükümeti tarafından resmi olarak açıklanan 23 bin civarındaki ölü sayısının daha da fazla olmasından korktuğunu belirtti, ancak bir sayı vermekten kaçındı.

John Holmes, BM'nin Myanmar hükümetine derhal en az 10 milyon dolarlık bir acil yardım fonu aktaracağını ve bu miktarın üye devletlerden gelecek yardımlarla daha da artmasının beklendiğini söyledi.

Holmes, Myanmar hükümetinin BM yardım görevlilerine vize kolaylığı sağlaması gerektiğinin de altını çizdi.

Myanmar'ı hafta sonunda vuran kasırgada en son 23 bin civarında kişinin öldüğü, 41 bin kişinin kaybolduğu, bir milyon kişinin de evsiz kaldığı bildirilmişti.

8 Mayıs 2008

Myanmar’da Yıkım: Nargis Siklonu

  Birmanya, Nargis Siklonu

Myanmar’da üçüncü kategori kasırga (Saatteki hızı 190 kilometreyi aşan siklon meydana geldi).

Bölgeden gelen son haberlere göre, yaklaşık seksen bin insanın öldüğü ve yaklaşık kırk üç bin insanın kaybolduğu belirtiliyor. Ayrıca beş bin metrekarelik alanında sular altında kaldığı belirtiliyor.

Nagris Siklonundan etkilenen 5 bölge, Myanmar Birliği (Eski adları Burma ve Birmanya)

Felaketin ardından beş bölgede yaralananların ve evsiz kalanların sayısı bilinmiyor. Felaketten etkilenenlerin sayısı tam olarak belirlenemiyor. Ülkenin güneyinde meydana gelen Nagris Siklonu (bkz. Şekil 2,3) yüzünden, bazı köylerin, kasabaların ve küçük adaların haritadan neredeyse silindiği belirtiliyor.

5 Mayıs 2008

Dünya genelinde son 20 yıldaki en büyük kasırgalar

29 Kasım 1988: Bangladeş’i vuran kasırgada 1500′den fazla kişi öldü. Kasırga, Hindistan’ın Batı Bengal sahillerini de etkiledi.
5-18 Aralık 1990: Filipinler’deki Mike tayfunu 750 kişinin ölümüne neden oldu. Çok sayıda kişi kayboldu.
29 Nisan 1991: Bangladeş’deki fırtınada 138 binden fazla kişi öldü.
5 Kasım 1991: Thelma fırtınası Filipinler’in Leyte adasını vurdu. 6 binden fazla kişi öldü, çok sayıda kişi kayboldu.
2 Kasım 1995: Filipinler’de Angela kasırgasında bin kadar kişi öldü, çok sayıda kişinin kaybolduğu açıklandı.
9 Haziran 1998: Hindistan’ın Gucarat eyaletinde fırtına nedeniyle binden fazla kişi öldü.
26 Ekim-5 Kasım 1998: Orta Amerika’da, özellikle Honduras ve Nikaragua’yı vuran Mitch kasırgasında 9 binden fazla kişi öldü, 15 bin kişinin kaybolduğu, 2.3 milyon kişinin kasırgadan etkilendiği açıklandı. Nikaragua’da meydana gelen deprem ve Cerro Negro yanardağının patlaması ölü sayısının artmasına neden oldu.
29 Ekim 1999: Hindistan’ın Orissa eyaletini vuran fırtınada en az 10 bin kişi öldü, aynı sayıda kişi kayboldu.
17-19 Eylül 2004: Haiti’yi vuran Jeanne kasırgasında 1890 kişi öldü, yaklaşık 850 kişi kayboldu.
29-30 Ağustos 2005: Katrina kasırgası, ABD’nin güneyinde özellikle Lousiana ve Mississippi’de 1500′den fazla kişinin ölümüne neden oldu.
15 Kasım 2007: Bangladeş’i vuran Sidr kasırgasında en az 4 bin 400 kişi öldü, milyonlarca kişi evsiz kaldı.

Birmanya'nın yeni ve ücra başkenti

  Geçit törenine 12 bin asker katıldı

Birmanya, dün 12 bin askerin katıldığı bir geçit töreniyle yeni başkentini tüm dünyaya ilk kez tanıttı.

Pyinmana yakınlarındaki yeni başkentin resmi ismi dünkü törenin ardından Naypyidaw oldu; yani 'krallların koltuğu'.

Ülkedeki cunta yönetiminin başkenti neden Rangun'dan taşıdıkları ise bilinmiyor.

Haber bugün İngiltere'de yayımlanan gazetelerde geniş yankı buldu.

Daily Telegraph gazetesi, başkentin dört ay önce bir sabah ansızın, tüm memurları ve ailelerini otobüslere bindirerek, tam 6.37'de taşınmasının gözlemcileri şaşkına çevirdiğini, kararın muhtemelen astrologlara danışılarak alındığını hatırlattı.

Guardian gazetesi de, ülkedeki askeri yöneticilerin daha kolay yönetim imkânı vereceğini savunduğu komuta kontrol merkezinde hâlâ doğru düzgün telefon hattı bile olmadığını belirtiyor.

Times da, Birmanya'nın 250 yıllık başkentini, Rangun'dan, cangılın ortasındaki ücra bir yerde kurulan yeni kente taşımasını; 'batıl inançlar ve paranoya'nın yönettiğini söylediği ülke standartlarında bile 'tuhaf' diye niteliyor.

Sivil toplum kuruluşlarına göre, yeni başkentin güvenliğini sağlamak üzere askerler onbinlerce sivili bölgeden sürdü. Birleşmiş Milletler'e göre Tayland'a geçen mülteci sayısı 15 kat arttı.

Disipline edilmiş demokrasi

Dünkü geçit törenleri, İkinci Dünya Savaşı sırasında Birmanya'nın Japonlara karşı ayaklanmasını anmak üzere kutlanan Silahlı Kuvvetler Bayramı dolayısıyla yapıldı.

Devlet Başkanı Than Shwe, birliklere hitaben yaptığı konuşmada, ülkenin 'disipline edilmiş demokrasi' sürecine geçişi için güçlü bir orduya ihtiyacı olduğunu söyledi.

Birmanya'nın, cunta yönetiminin iktidara geldiği 1988 yılından bu yana bir anayasası yok.

Shwe, konuşmasında başkentin neden taşındığı konusuna ise değinmedi.

Than Shwe, başkentin neden taşındığını açıklamadı

 
Devlet Başkanı Than Shwe

Hükümet, başkentin taşınması yönündeki kararı Kasım ayında duyurmuştu.

Taşınma gerekçesi hakkında çeşitli görüşler var.

Bunlardan birine göre, başkentin taşınması 'paranoya'lardan kaynaklanıyor; zira 'üst düzey askeri yetkililer özellikle ABD'den gelecek bir saldırıya maruz kalabilecekleri endişesi taşıyor ve bu nedenle başkenti kıyı şeridinden daha güvenli görülen iç kesimlere taşıyor'.

Bir diğer görüş ise, askeri liderlerin Birmanya'nın eski krallarının alışkanlıklarını tekrar ettikleri yönünde.

Sömürgecilik dönemi öncesinde tahta çıkan krallar, falcıların tavsiyelerine uyarak yeni kent, kasaba ve saraylar inşa ederlermiş.

Yeni başkentte çalışacak kamu görevlileri ise, hafta sonunda aldıkları yüksek maaş farkına rağmen altyapı eksikliğinden ve sıkılmaktan şikayetçi.

Ko Soe Aung adlı bir memur, "Burada kalırsam, muhtemelen para biriktireceğim. Bekarım ve eğlence peşinde değilim" diyor.

Ancak bazı üst düzey yetkililerin maaşlarındaki artış onları eğlendirmeye yetecek gibi görünüyor. Zira bazı maaşların yüzde binin üzerinde arttığı ifade ediliyor.

28 Mart 2006

Hazer Tv, Ana sayfa©2005

Ana sayfaKapak

 

 

 

Ana Haber Genel, Bilim ve Özel Dosyalar

Ülkeler Haber ve Genel Bilgileri

Dünya Kurum Haber ve Genel Bilgileri

Türkiye Haber ve Özel Dosyalar

Aktüel Haber, Video, Resim ve Özel Dosyalar