|
|
Son Güncelleme:18/05/12 |
|||
| Dünya Kurum Haber ve Genel Bilgileri | Aktüel Haber, Video, Resim ve Özel Dosyalar |
|
" Türkiye " Haber ve Araştırma Bilgileri |
||||||
|
Önceki Sayfalar: |
||||||
|
İstanbul'da bu gece bir başka |
||||||
|
Aşırı yağış nedeniyle D.100 karayolu içmeler mevkiinde İstanbul istikametine trafiğe kapandı. Kentin tümünü etkisi altına alan yoğun yağmur trafiği de kilitledi. Köprüler ve bağlantı yollarında trafik ilerlemiyor. Yağmurda taksi bulmak nerede ise imkansız hale geldi. Ana yollar yağışın etkisi ile göllere dönüştü. Kentte gece sabaha kadar şiddetli yağışın etkisini arttırması bekleniyor. Yağışlar Marmara ve Ege'de de etkili olacak. Su baskınlarına karşı vatandaşların tedbirli olmaları istendi. 18 Mayıs 2012 Meteoroloji 13 il için yağış uyarısında bulundu. Yağış tüm yurtta etkili olacak. İstanbul'da ise saat 19.00 itibariyle gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor.Gebze'de ise başlayan sağanak yağışın ardından hava karardı ve gece görüntüsü yaşandı. Meteoroloji yaptığı uyarıda, Balıkesir ve İstanbul radarları, uydu görüntüleri ve son meteorolojik analizlere göre; Bugün Yalova ile Bursa'nın İnegöl, Yenişehir, İznik ve Orhangazi ilçelerinde kuvvetli olmak üzere yerel gök gürültülü sağanak yağış beklendiğini açıkladı. İstanbul'da trafik tamamen durdu D-100 karayolu trafiğe kapandı İstanbul'da şiddetli yağış etkili oldu. Edinilen bilgiye göre yağış nedeniyle Tuzla D-100 karayolu, Tuzla'da İstanbul yönü trafiğe kapandı. Yağışın etkisini arttırması ile önce köprü bağlantılı yollar tıkandı ardından trafik sıkışıklığı dalga dalga tüm kenti yayıldı.
On binlerce İstanbullu tamamen durmuş trafikte araçlarının içinde bekliyor. TEM'de yaşanan trafik sıkışıklığı had safhaya vardı. Merter, Şirinevler, Ataköy yönünde de büyük yoğunluk var. Köprü trafiği Haliç'ten başlıyor. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yönünde ilerleyen araçlar ise İkitelli'den itibaren duruyor. Beşiktaş, Kabataş yönünde trafik Karaköy'den başlıyor. Boğaziçi Köprüsü - Anadolu'ya geçiş: Anadolu'ya geçişte trafik Okmeydanı'ndan başlıyor. Köprüde de devam eden yoğunluk E-5 Acıbadem köprüsüne kadar devam ediyor. FSM Köprüsü - Avrupa'ya geçiş: İkinci köprüde yoğunluk Ümraniye'de başlıyor. Köprüyü geçtikten sonra rahatlayan trafik TEM Seyrantepe'de yeniden yoğunlaşıyor. FSM Köprüsü - Anadolu'ya geçiş: Anadolu'ya geçişte trafik Mahmutbey gişelerden başlayarak, köprü önüne kadar sürüyor. (Veriler İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Trafik Kontrol Merkezi'nin internet sitesinden alınmaktadır.) İL İL HAVA DURUMU Son meteorolojik analizlere göre ise, İstanbul'da bugün saat 19.00'da başlayacak sağanak ve gökgürültülü sağanak yağışın, il genelinde yer yer kuvvetli olarak gece yarısına kadar etkili olacağı tahmin edildiğinden yaşanabilecek olumsuz şartlara (lokal dolu yağışı, yıldırım, yağış anında anlık kısa süreli fırtına, lokal su bakını) karşı tedbirli olunması gerekmektedir denildi. ÇANAKKALE'Yİ SEL GÖTÜRDÜ Çanakkale’de öğleden sonra havanın gece gibi kararmasının ardından başlayan şiddetli yağmur, hayatı felç etti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün hafta başından uyarı yaptığı Çanakkale, saat 15.30’da şiddetli yağışa teslim oldu. Gökyüzü siyah bulutlarla kaplanarak gece gibi karardı. Ardından gök gürültüsü ve çakan şimşeklerle bardaktan boşanırcasına yağış başladı. Yağmur nedeniyle başta kentin en işlek caddesi olan Demircioğlu Caddesi olmak üzere yollar sular altında kaldı. Sular, yollardan kaldırımlara taştı ve işyerlerine dolmaya başladı. İşyeri sahipleri ellerine aldıkları fırçalarla suların dükkanlarına girmesine engel olmaya çalıştı. Demirciğlu Caddesi’nde seyir halinde bulunan araçlar ise suların farlarına kadar yükselmesi nedeniyle denizde yüzüyormuş gibi görüntü oluşturdu. Kentin hemen hemen her noktasında trafik tamamen felç oldu. Şiddetli yağışa yakalananların ise kapalı mekanlara sığınmaya çalıştığı görüldü. 13 İL İÇİN SAĞANAK YAĞIŞ UYARISI Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden yapılan uyarıda, Türkiye’nin bu akşam saatlerinden itibaren yeni bir yağışlı sistemin etkisine gireceğinin tahmin edildiği belirtildi. Yarın batı bölgelerinde görülecek sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklindeki yağışların, Marmara bölgesinde Edirne, Kırklareli, Çanakkale, Tekirdağ, Balıkesir, Bursa ve İstanbul’da, Ege bölgesinde İzmir, Manisa, Aydın ve Muğla’da, Batı Akdeniz’de ise Antalya ve Burdur’da kuvvetli olması beklendiği kaydedildi. Meteoroloji, kuvvetli yağışın oluşturabileceği sel, su baskını, dolu, yıldırım, yağış anında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı da vatandaşları dikkatli ve tedbirli olmaları yönünde uyardı. 19 Mayıs 2012 |
||||||
|
Özel, ömür boyu emeklilik maaşı geliyor! |
||||||
|
Bireysel emeklilik şirketleri, katılımcılarının emekli olduktan sonraki tüm yaşamı boyunca yani ‘ömür boyu’ emekli aylığı almasını sağlayacak düzenleme için Hazine’ye öneri götürdü. Hazine ömür boyu maaş düzenlemesinin hatlarını belirleyecek, uygulama yakında başlayacak. Bireysel emeklilik sistemine (BES) en büyük eleştirilerden biri ismi ‘emeklilik’ olmasına rağmen katılımcılarına ömür boyu maaş ödememesi olmuştu. Habertürk'ün haberine göre şimdi bireysel emeklilik şirketlerinin girişimi ile sistemden emekli olanlara geri kalam yaşam süreleri boyunca emekli aylığı verilmesini sağlayacak düzenleme Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü’nde hazırlanıyor. BES’te halen emekli olunduğunda birikmiş paranızı toplu olarak alabiliyorsunuz veya planlı geri ödeme adlı yöntem ile aylar itibarıyla para bitene kadar ödemeler devam ediyor. Diğer bir yöntem ise yıllık gelir sigortası. Bu yöntem ömür boyu maaş ödenmesini sağlayabiliyor. Ancak kurallar belirlenmediği için bu seçenek sigorta şirketleri ve katılımcılar tarafından kullanılmıyor. Şimdi Hazine’de hazırlanan çalışmada ise ömür boyu emeklilik maaşı alınmasının tüm kuralları belirlenecek. BES’ten emekli olanlar ömür boyu ve daha kısa süreli (15-20 yıl gibi) seçenekleri benimseyerek emekli olabilecek. Sigortalının yaşı ve sigortalıların birikmiş paralarının değerlendirilmesi sırasında piyasa koşulları nedeniyle oluşan riski ise emeklilik şirketi üstlenecek. Sigortalının hayatını erken kaybetmesi halinde sigorta şirketi, geç kaybetmesi halinde katılımcı daha kazançlı çıkacak. SİSTEMDEN AYRILMA ŞARTLARI KOLAYLAŞIYOR Sisteme yapılan eleştirilerden biri de ayrılma şartlarının ağır olması. 10 yıl katkı payı ödemeden sistemden ayrılan katılımcının birikimi üzerinden % 15, 10 yıl katkı payı ödemekle beraber emeklilik hakkı kazanmadan ayrılan katılımcının birikimleri üzerinden % 10 stopaj kesintisi yapılıyor. Şimdi ise hazırlanan yasa ile sistemden çıkışta önemli hastalık gibi acil durumlarda ve belirli yıllarda çıkış kolaylığı sağlanması hedefleniyor. 18 Mayıs 2012 |
||||||
|
İzmir Saat kulesinin bakır alemleri çalındı |
||||||
|
Konak Meydanı'nda bulunan, İzmir'in simgesi tarihi saat kulesinin kubbelerindeki 3 bakır alem çalındı. İZMİR - Saat kulesinin bakım ve onarımını yapan firma görevlisi, saati kurmak için geldiğinde kubbelerindeki alemlerin yerinde olmadığını görünce belediye yetkililerine haber verdi. İzmir Emniyet Müdürlüğü ekipleri, saat kulesinde parmak izi kontrolü ve inceleme yaptı. Polis, kapıda zorlama olmadığını, bölgedeki güvenlik kameralarının inceleneceğini söyledi. İzmir Saat Kulesi'ndeki 4 kuleden birinin bakır aleminin 2007'den beri yerinde olmadığını belirten yetkililer, diğer 3 kuledeki alemlerin çalındığının, kubbelerde hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini bildirdi. İzmir Saat Kulesi, II. Abdülhamit'in tahta çıkışının 25. yılı dolayısıyla 1901'de Sadrazam Mehmet Said Paşa tarafından Alman Konsolosluk binasını inşa eden mimara yaptırıldı. 25 metre boyundaki kulenin saati Alman İmparatoru II. Wilhelm'in hediyesi. 17 Mayıs 2012 |
||||||
|
Saat ayarı değişecek! |
||||||
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı saatte boylam ayarına geçmeyi planlıyor. Türkiye’nin batısında kış aylarında günlerin kısalacak olması nedeniyle mesai saatlerinin başlangıcı karanlık havaya denk gelecek. Buna göre Ankara’da özellikle aralık, ocak ve şubat aylarında güneş saat 08.00’de doğacak ve 17.30’da batacak. Sunumda yer alan Edirne örneğine göre de aralık, ocak ve şubat aylarında güneş saat 08.30’da doğacak, saat 18.00’de batacak. Cumhuriyet Gazetesi'nden Mahmut Ilıcalı'nın haberine göre Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye’nin saatini ayarladığı GMT+2 olarak tanımlanan 30. boylamdaki referans meridyeninin GMT+3 olarak tanımlanan 45. boylama alınmasına ve yaz saati uygulamasının tamamen kaldırılmasına ilişkin yasa tasarı taslağı hazırladı. Buna göre, Türkiye’nin Avrupa ülkeleriyle saat farkı bir saat artarken, Doğu ülkeleriyle arasındaki fark ise azalmış olacak. Düzenlemeyle özellikle Türkiye’nin batısında kış aylarında günlerin kısalacak olması nedeniyle mesai saatlerinin başlangıcı karanlık havaya denk gelecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan yasa tasarısı taslağına ilişkin Bakanlar Kurulu’na sunum yapıldı. Tasarı taslağına göre 1925 tarihli Günün Yirmi Dört Saate Taksimine İlişkin Yasa’da değişiklik öngörülüyor. Buna göre mevcut yasada yer alan “Grinviç’e göre otuzuncu derecede bulunan boylam dairesi bütün Türkiye Cumhuriyeti’nin saatleri için esas alınır” ifadesi “Grinviç’e göre kırk beşinci derecede bulunan boylam dairesi bütün Türkiye Cumhuriyeti saatleri için esas alınır” diye değiştirilecek. Böylece saat hesaplamasında İzmit’in üzerinden geçen 30. boylam (GMT+2) yerine Iğdır’dan geçen 45. (GMT+3) boylam esas alınacak. Bu durum da 60 dakikalık saat farkının oluşmasına neden olacak. Tasarı taslağına göre Bakanlar Kurulu’nun başlangıç ve bitiş tarihlerini belirlediği yaz saati uygulamasına da son verilecek. Türkiye’nin referans meridyeninin 45. boylama alınmasıyla birlikte daha önce hiç saat farkı olmayan Doğu Avrupa ülkeleriyle Türkiye arasında 1 saat, daha önce 1 saat fark olan Orta Avrupa ülkeleriyle Türkiye arasında iki saat ve daha önce 2 saat fark olan İngiltere’yle saat farkı 3’e çıkacak. Suudi Arabistan, Irak ve İran gibi ülkelerle ise hiçbir saat farkı kalmayacak. Güneş doğmadan Sunumda dünya üzerinde yaz saati uygulaması yapan ve yapmayan ülkelere de yer verilirken, yaz saati uygulamasının gece ve gündüzün eşit olduğu ekvator ülkelerinde hiç uygulanmadığına, Asya ve Doğu ülkelerinde uygulamalardan vazgeçildiğine ve son olarak Avrupa ve Amerika kıtalarında genellikle yaz saati uygulamasının yapıldığına dikkat çekildi. Sunumda değişiklik ile 45. boylam esas alındığında Ankara için mesai saatlerinde gün ışığının durumuna ilişkin bir tabloda yer aldı. Buna göre Ankara’da özellikle aralık, ocak ve şubat aylarında güneş saat 08.00’de doğacak ve 17.30’da batacak. Sunumda yer alan Edirne örneğine göre de aralık, ocak ve şubat aylarında güneş saat 08.30’da doğacak, saat 18.00’de batacak. Böylece yurttaşlar sabah saatlerinde henüz güneş tam doğmadan yola çıkmak zorunda kalacak. 14 Mayıs 2012 |
||||||
|
Anayasada Hedef Yıl Sonu |
||||||
Meclis Başkanı Yeni Anayasa İçin Tarih Verdi Anayasa Uzlaşma Komisyonu, yazım sürecine ilişkin yol haritasını belirledi.
Yeni Anayasa'nın yazımına Perşembe günü
başlanıyor. Anayasa Uzlaşma Komisyonu, yazım sürecine ilişkin yol
haritasını belirledi. 3 Saat Süren Toplantıda Yol Haritası Çizildi
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil
Çiçek başkanlığında yapılan Anayasa Uzlaşma Komisyonu toplantısı 3 saat
sürdü. Çıkışta gazetecilere açıklamalar yapan Çiçek, "Komisyon haftada üç gün çarşamba, perşembe ve cuma günleri çalışacak, ihtiyaç halinde bu süre uzayabilecek. Toplantıda partilerin danışmanları da bulunabilecek. Uzlaşma Komisyonuna gönderilen metinler esas alınacak, toplantıya her partiden en az 1 kişinin katılması yeterli olacak. En az 3 toplantıya mazeretsiz katılmayan parti çekilmiş sayılacak" dedi. Çiçek Yoksa “Dönüşümlü Başkanlık Sistemi” Uygulanacak Çiçek'in katılmadığı toplantılarda dönüşümlü başkanlık sistemi uygulanacak. AK Parti, CHP, MHP ve BDP sıralamasına göre parti üyeleri toplantıya başkanlık edecek, uzlaşılan metinleri de basınla paylaşacak. “Tüm Partilerin Mutabakatıyla Karar Alınacak”
Çiçek, "Bütün partilerin mutabakatı ile
karar alınacak. Karar alınamayan konular tekrar komisyonda yeniden ele
alınacak" diye konuştu. TBMM Başkanı Çiçek, bu konuda şunları söyledi: "Temel hak ve özgürlükler, öncelikle üzerinde duracağımız konudur. Arkasından yasama, yürütme, idare ve kamu hizmetleri, yargı, mali, ekonomik ve sosyal hükümler, başlangıç, genel hükümler ve temel ilkeler, diğer hükümler ve geçici hükümler gelecek. Yeni anayasa yürürlüğe girerken geçici hükümlerin de olması gerekiyor." Yeni Anayasanın İlk Cümlesi Perşembe Günü Yazılacak Yeni anayasanın ilk cümlelerinin perşembe günü yazılacağını ifade eden Çiçek, "Perşembe saat 11.00'de başlayacağız. Birinci basamak, temel hak ve özgürlüklerdi. Yarın siyasi partilerimiz, temel hak ve özgürlüklerle ilgili bir katalog oluşturacak. O katalog perşembe günü komisyonun ana gündem maddesini teşkil edecektir” diye konuştu. Yazım Süreci Ne Zaman Bitecek? “Yazım süreci ne zaman tamamlanacak?” sorusuna Çiçek, şu cevabı verdi: "Anayasayı bu yılın sonunda halkımızın önüne koymayı hedefledik. Birinci açıkladığımız takvimde de var. Ama işin en zor kısmı budur. Bunun için makul süre ifadesini kullandık. Bu süre ne kadar erken olabilirse, bunun için de çaba gösterilecektir." 8 Mayıs 2012 |
||||||
|
İstanbul'da 300 Kişi Tavuklu Pilavdan Zehirlendi |
||||||
Hastaneye kaldırılanların bir kısmı müşahede altına alındı. Maltepe'de katıldıkları düğünde yedikleri yemekten zehirlenen yaklaşık 300 kişi hastaneye kaldırıldı. Düğüne katılan davetliler, yedikleri tavuk ve pilavdan sonra kusma ve baş dönmesi gibi şikayetlerle Anadolu yakasındaki çeşitli hastanelere başvurdu. Müşahede altına alınan yaklaşık 75 çocuktan bir kısmına serum verildi. Kaldırıldıkları hastanelerde tedavileri tamamlanan bazı kişiler, daha sonra taburcu edildi. 7 Mayıs 2012 |
||||||
|
Çamur Yağdı, böyle oldu |
||||||
Gaziantep´te, gökyüzünden adeta çamur yağdı, araçlar tanınmaz hale geldi. Meteoroloji yetkililerine göre, Suriye yönünden esen rüzgar, toz bulutları getirdi. Toz bulutları, bazı Güneydoğu illerini etkisi altına aldı. Gaziantep de bundan nasibini aldı. Şehrin birçok yerinde, sabah saatlerine doğru görüş mesafesi kısaldı. Yağmurla birlikte araçların üzerleri çamurla kaplanırken, birçok araç tanınmaz hale geldi. 3 Mayıs 2012 |
||||||
|
Taksim Meydanı'nda büyük kutlama |
||||||
Türkiye'de 1 Mayıs kutlamalarının merkezi İstanbul Taksim Meydanı oldu. DİSK, KESK, TMMOB ve TTB tarafından düzenlenen kutlamalara katılan gruplar Şişli, Dolmabahçe ve Tarlabaşı üzerinden yürüyerek Taksim'e ulaştı. Meydana, DİSK'in yaptırdığı 800 metrekarelik dev pankart asıldı. Pankartta onlarca kişinin yaşamını yitirdiği 1 Mayıs 1977 kutlamalarının fotoğrafı ve '1 Mayıs 1977 suçluları yargılansın' sloganı yer alıyor. Meydandaki bayrak direkleri ve elektrik direklerinin göstericilerin çıkmasının engellenmesi için polis tarafından yağlandığı dikkat çekti. Kürsüden Taksim'deki en kitlesel kutlamaların gerçekleştirildiği duyuruldu. Önce namaz sonra kutlama Gruplar Taksim Maydanı'nı hınca hınç doldurdu. Kendilerini devrimci İslamcılar olarak tanımlayan bir grupsa Fatih Camii'nde iş kazalarında ölen işçiler için cenaze namazı kıldıktan sonra Taksim Meydanı'na yürüdü. İstanbul Şehir Tiyatroları'ndaki yönetmelik değişikliği ve Başbakan Erdoğan'ın devlet tiyatrolarıyla ilgili özelleştirme açıklamalarına tepkilerin yoğunlaştığı bir dönemde kutlamalara sanatçıların katılımı da önceki yıllara göre yüksek oldu.
Farklı futbol takımlarının taraftar grupları da Taksim'deki kutlamalara katıldı. Türk-İş'in, Kamu-Sen ve Birleşik Kamu-İş'le 1 Mayıs'ı İzmir'de kutlama karar almasına karşın Türk-İş içinden 10 muhalif sendika Sendikal Güç Birliği grubu pankartı arkasında Taksim kutlamalarına katıldı. Kutlamalar sırasında 20 bin polis görev yapıyor. Türkiye'de İstanbul dışındaki en büyük kutlamalar Ankara, İzmir ve Bursa'da gerçekleştiriliyor. 1 Mayıs 2012 |
||||||
|
Türk Mühendis işi Tsunami |
||||||
Sakarya'nın Karasu sahilindeki dalgakıranlar, mühendislik hatası sonucu dikine yapılınca azgın dalgalar yüzlerce evi haritadan sildi Sakarya-Karasu'da 3 yıl önce hatalı yapılan mendirekler yüzünden tsunami gibi dalgalar evleri vurdu. 'Evleri kurtaracak' dalgakıranlar ise dikey yapılınca da dev dalgalar ve kum onlarca evi yuttu, hasar gören onlarcası da yıkılmayı bekliyor. Sakarya'nın Karasu ilçesinde 'doğal' olmayan afet 10 kilometrelik sahil şeridini yuttu. 3 yıl önce yanlış mühendislik hesaplarla yapıldığı iddia edilen mendirek nedeniyle kıyı şeridindeki su sirkülasyonu kesildi, dalgaların şiddeti daha da arttı ve evler su altında kalmaya başladı. Evleri kurtaracak olan dalgakıranlar da yatay değil dikey yapılınca fırtınalı havalarda kıyı şeridini tsunamiyi andıran dev dalgalar vurdu. Sabah gazetesinin haberine göre, 30'a yakın evi dalgaların getirdiği kumlar yuttu. 70'e yakın ev büyük hasar görünce, belediye tarafından yıkıldı, 140'a yakın ev ise halen yıkılmayı bekliyor. SAHİLİN HARİTASI DEĞİŞTİ Geçtiğikiç şubat ayında meydana gelen büyük fırtınada, yatay dalgakıranların olmadığı bölgelerde dalgalar sahil şeridinin haritasını da değiştirdi. Anayol ile sahil arasındaki 500 metrelik bölüm ise 100 metreye indi. Karasu Belediye Başkanlığı Basın Danışmanı Enver Albayrak, "Yıllar önce burada araziler parsellenip satılmış. Vatandaşların tamamının arsa tapusu var. Ancak yapılan binalar imarsız. Dalgalardan dolayı bazı evler yıkıldı. Kalanları ise yıkıyoruz" dedi. 30 Nisan 2012 |
||||||
|
Dul Kadına İlk Maaş Mayısta |
||||||
100 bin kadına ayda 250 liralık ödeme Mayısta başlıyor. Eşi vefat eden, sosyal güvenlik kuruluşlarından aylık almayan 100 bin kadına ayda 250 liralık ödeme mayısta başlıyor. Uygulamanın maliyeti aylık 25 milyonu bulacak Sabah gazetesinde yer alan habere göre hükümet dul kadınlara maaş ödemesine Mayıs ayında başlıyor. Muhtaç durumda olan, sosyal güvenlik kuruluşlarından aylık almayan 100 bin kadına bu ay 250 lira ödeme yapılacak. AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat, kadınlara ayda 250 TL olmak üzere, iki ayda 500 TL ödeme yapılacağını belirterek, "Bu ay, 100 bin kadına yapılacak ödeme 25 milyon TL yapıyor. Toplamda yaklaşık 250 bin başvuru bekliyoruz. Başvuru yapanın ikamet ettiği yerdeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Mütevelli Heyeti kimin yardım alacağına karar verecek" dedi. Oya Eronat, kocası ölen bir kadının hiçbir geliri yoksa ne kadar perişan olduğunun bilindiğini ifade ederek, bu kadınların belli bir yaştan sonra iş bulma imkanı da bulamadıklarını kaydetti. "Bu Yardım Erkekleri de Rahatlatacak" "Ekonomik bağımsızlığını kazanmamışsa, yeterli eğitimi yoksa; kadınlarımızın durumunu düşünmek bile korkutuyordu açıkçası" diyen Eronat, bu yardımın erkekleri de rahatlatacağını söyledi. Eronat, "Bir erkek, eşinin sosyal güvencesi yoksa veya eşi o sosyal güvenceyi hak etmemişse, 'ben ölürsem eşime ne olacak' diye aklı hep eşinde kalır. Bu yardımla kadınlarımız gelecek korkusunu, erkekler de 'ölürsem eşim ne yapacak?' korkusunu yüreğinden atacak" dedi. Eronat, AK Parti olarak bu tip sosyal politikalara parmak basan bir parti olduklarını belirterek, bu ödemelerin toplumda büyük rahatlama sağlayacağını kaydetti. Eronat, "Ancak eşi vefat eden kadının tekrar evlenmesi durumunda aylık kesiliyor. Yılda bir yapılan sosyal sorgulamalarda, muhtaçlık durumunun ortadan kalkması halinde de ödemeler durdurulacak" dedi. 29 Nisan 2012 |
||||||
|
Marmaray'a 18 ay kaldı |
||||||
150 yıllık hayale 18 ay kaldı Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, ”150 yıl gerçekleşmesini beklediğimiz rüyamızın hayata geçmesi için önümüzde sadece 18 ay kaldı. Cumhuriyetimizin 90. yılında 29 Ekim 2013’te çifte bayram yapacağız. Cumhuriyetimizin kuruluş yıl dönümünde büyük rüyamız Marmaray’ın da açılışını yapacağız” dedi. Yıldırım, Marmaray Projesi’nin 150 yıldır gerçekleşmesinin beklendiğini söyledi. ”Marmaray’a olan sevdamız, 1860 yılında Sultan Abdülmecit’in mühendis Preault’ya, proje hazırlatmasıyla başlamıştı” diyen Yıldırım, Mühendis Preault’ın, Sarayburnu ile Üsküdar arasında, ayaklar üstünde tasarladığı batık tünelin, arabalar için değil yayalar için olacağını, ancak o günün teknolojisiyle bu tünelin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını anlattı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla bu projeyi tozlu raflardan indirdiklerini ve çağın gereklerine uygun olarak yeniden tasarladıklarını ifade eden Yıldırım, ”(Bu yol yaya yolu olmayacak, demiryolu olacak) dedik. Adını da Marmaray koyduk. Bu projeyi dünyanın en saygın projelerinden biri haline getirdik ve 9 Mayıs 2004 tarihinde projenin temelini attık” diye konuştu. Kazı sırasında ortaya çıkan Arkeolojik buluntular nedeniyle çalışma takvimini 2013 yılı sonuna uzatmak durumunda kaldıklarını belirten Yıldırım, her iki yönden çalışmalara devam ederek sonunda projenin tüp tünel kısmında son aşamaya geldiklerini söyledi. Yıldırım, şöyle konuştu: ”Arılıkçeşme-Kazlıçeşme bölümünün ilk ray kaynağını attık. 150 yıl gerçekleşmesini beklediğimiz rüyamızın hayata geçmesi için önümüzde sadece 18 ay kaldı. Cumhuriyetimizin 90. yılında 29 Ekim 2013’te çifte bayram yapacağız. Cumhuriyetimizin kuruluş yıldönümünde büyük rüyamız Marmaray’ın da açılışını yapacağız. Ancak şunu unutmamak gerekir. Marmaray Projesi’ni sadece İstanbul’un iki yakasını birleştirmek için yapmadık. Marmaray’ı dünyayı birleştirmek, dünyanın iki yakasını birbirine bağlamak için yaptık. Çünkü Marmaray, Demir İpekyolu Projesinin sadece bir ayağı. Marmaray’ın diğer ayakları olan Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi, İstanbul-Ankara Yüksek Hızlı Tren Projesi ve Ankara-Sivas Hızlı Tren Projelerini de yavaş yavaş tamamlıyoruz. Bu anlamda Marmaray, sadece Bakanlığımın değil, sadece hükümetimizin değil, milletimizin bir projesidir. Pekin’den Londra’ya uzanan güzergahta bulunan ülkelerin projesidir. Dünyanın üzerinde titrediği bir projedir. Adım adım sona yaklaşıyoruz.”
Projenin tarihçesi İstanbul Boğazı’nın altından geçecek bir demiryolu tüneli ile ilgili düşünce, ilk olarak 1860 yılında ortaya atıldı. Tünel, deniz dibi üzerine inşa edilen sütunların üzerine yerleştirilen tünel olarak planlandı. Bu tür fikirler ve düşünceler, izleyen 20-30 yıllık dönem içerisinde daha ileri düzeyde değerlendirildi ve 1902 yılında benzer bir tasarım geliştirildi. Bu tasarımda İstanbul Boğazı’nın altından geçen bir demiryolu tüneli öngörüldü, fakat bu tasarımda, deniz dibi üzerine yerleştirilen bir tünelden bahsedildi. O zamandan bu yana, çok farklı fikir ve düşünceler denendi ve yeni teknolojiler, tasarıma daha çok özgürlük kazandırdı. İstanbul’da doğu ile batı arasında uzanan ve İstanbul Boğazı’nın altından geçen bir demiryolu toplu ulaşım bağlantısının inşa edilmesine yönelik istek, 1980’li yılların başlarında giderek arttı ve bunun sonucunda 1987’de ilk geniş kapsamlı fizibilite etüdü gerçekleştirilerek, raporlandı. Bu çalışma sonucunda, bugün projede belirlenen güzergah, bir dizi güzergah arasından en iyisi olarak seçildi. 1987 yılında ana hatlarıyla belirlenen proje, izleyen yıllar içerisinde tartışıldı ve yaklaşık 1995’te, daha detaylı etüt ve çalışmaların gerçekleştirilmesine ve 1987’deki yolcu talebi tahminleri dahil olmak üzere fizibilite etütlerin güncellenmesine karar verildi. Bu çalışmalar, 1998 yılında tamamlandı, elde edilen sonuçlar, daha önceden elde edilen sonuçların doğruluğunu göstererek, projenin İstanbul’da çalışan ve yaşayan insanlara birçok avantaj sunacağını ve şehirdeki trafik sıkışıklığıyla ilgili olarak hızla artan sorunları azaltacağını ortaya çıkardı. 1999 yılında Türkiye ve Japon Uluslararası İşbirliği Bankası (JBIC) arasında bir finansman anlaşması imzalandı. Bu kredi anlaşması, projenin İstanbul Boğaz Geçişi bölümü için öngörülen finansmanın temelini oluşturdu. Bu kredi anlaşması, rekabete dayanan ihale yöntemiyle seçilecek olan bir uluslararası müşavirler grubunun teminini de kapsıyor. Seçilen müşavir olan Avrasyaconsult, Mart 2002’de proje için İhale Dokümanlarını hazırladı. İhaleler, uluslararası ve ulusal yüklenicilere ve ortak girişimlere açık olarak gerçekleştirildi. 2002 yılında boğaz tüp geçişi ve yaklaşım tünelleri ile 4 istasyon inşaatını kapsayan sözleşme BC1 Demiryolu Boğaz Tüp Geçişi İnşaatı, Tüneller ve İstasyonlar işi ihale edildi, ihaleyi alan ortak girişim ile Mayıs 2004’te sözleşme imzalanarak Ağustos 2004’te işe başlanıldı. Bu sözleşme için 2006 yılında JICA ile ikinci bir kredi anlaşması imzalandı. Ayrıca, projenin önemli bölümlerinin finansman anlaşmalarının düzenlenebilmesi amacıyla, Avrupa Yatırım Bankası (AYB) ile 2004 ve 2006 yıllarında Banliyö Demiryolu Sistemlerinin (CR1) finansmanı için 2006 yılında ise Demiryolu Araçları İmali (CR2) finansmanı için kredi anlaşmaları imzalandı. Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası (CEB) ile de 2008 yılında CR1 sözleşmesinin finansmanı için, 2010 yılında ise CR2 sözleşmesinin finansmanı için kredi anlaşmaları imzalandı. Sözleşme CR1 Banliyö Hatlarının İyileştirilmesi ve Elektro-Mekanik Sistemler işi 2006’da ihale edildi (Önyeterlilik ilahesi 2004) ihaleyi alan ortak girişim ile Mart 2007’de sözleşme imzalanarak Haziran 2007’de işe başlanıldı, Temmuz 2010’da fesh edildi. Fesih süreci ve yüklenicinin başvurusu üzerine başlayan ICC Tahkim süreci devam ediyor. Söz konusu işin Sözleşme CR3 adı altında yeniden ihale süreci, Temmuz 2010’da Uluslararası İhale ilanının yayınlanması ile başlamış olup Ocak 2011’de teknik teklifler açılacak. Sözleşme CR2 Demiryolu Araçları Temini işi 2008 yılında ihale edildi (Önyeterlilik ilahesi 2007) ihaleyi alan ortak girişim ile Kasım 2008’de sözleşme imzalanarak Aralık 2008’de işe başlanıldı. 29 Nisan 2012 |
||||||
|
Minibüsler Kalkıyor, Havaray geliyor |
||||||
İçişleri Bakanı Şahin, İstanbul'da trafiği rahatlatacak yeni projeyi açıkladı. İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin , İstanbul'da ulaşım sistemlerinde yapılacak düzenlemeler doğrultusunda minibüslerin otobüslere dönüştürüleceğini açıkladı. "Minibüs esnafı mağdur edilmeyecek" diyen Şahin, bir saatte 20 bin kişiye kadar yolcu taşıyabilen "havaray" projesinin İstanbul için düşünüldüğünü de açıkladı. Şahin, MHP İstanbul Milletvekili Durmuşali Torlak'ın soru önergesine verdiği yanıtta, minibüslerin ulaşım sistemine entegre edilmesi için yeni düzenlemeler yapıldığını belirtti. Şahin, yolların fiziki durumu, hatların mesafesi, değişen kentsel yapı göz önüne alınarak minibüslerin kademeli olarak otobüslere dönüştürüleceği açıkladı. Türkiyede 3-4 kentin ulaşımla ilgili sorunları için "Ulaşım Ana Planı" çerçevesinde raylı sistem projelerinin geliştirildiğini belirten Şahin, şu bilgileri verdi: "Havaray projeleri raylı sistem bütününde alt proje olarak tasarlanıyor. Ulaşım güzergâhlarında oluşan yolculuk talepleri doğrultusunda bu sistem düşünülüyor. Havaraylar bir saatte aynı yönde 20 bin yolcu taşıyabiliyor. Buna göre İstanbul'un çeşitli bölgelerinin yolculuk talepleri göz önüne alınarak projelendirme çalışmaları sürdürülüyor." 21 Nisan 2012 |
||||||
|
Meteorolojik Toz Uyarısı |
||||||
|
İç Anadolu ve İç Ege başta olmak üzere güney ve iç kesimlerde toz taşınımı bekleniyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, İç Anadolu ve İç Ege başta olmak üzere güney ve iç kesimlerde bugün güneyli yönlerden kuvvetlice (30-50 km/s) esecek rüzgarın, toz taşınımıyla çamur şeklinde yağışa neden olacağı tahmin ediliyor. Hava kalitesinde azalma, görüş mesafesinde düşüş, ulaşımda aksamalar, çamur şeklinde yağış gibi olumsuz durumlara karşı ilgililer ve vatandaşlardan dikkatli ve tedbirli olmaları istendi. 21 Nisan 2012 |
||||||
|
İstanbul Fırtınaya Teslim |
||||||
Fırtınanın yarın da etkili olması bekleniyor. İstanbul'da aniden bastıran fırtına hayatı altüst etti. Öğle saatlerinde etkili olan fırtına tüm şehri esir aldı. Şiddetli rüzgarda sallanan Boğaz köprülerinde araçlar ilerlemekte zorlandı, ağaçlar devrildi. Köprü kısa süreliğine trafiğe kapatıldı. Harbiye'de inşaat iskelesi karakolun üstüne yıkıldı 1 kişi yaralandı. Edirnekapı'da reklam panosu bir aracın üstüne düştü. Kapalıçarşı'nın çatısı ise uçtu. Bu arada meteoroloji fırtınanın saatteki hızının yüz kilometreye ulaşabileceğini bildirdi. İtfaiye'ye toplam 300 çatı uçması 100 çatı devrilmesi ihbarı yapıldı. 18 Nisan 2012 |
||||||
|
Ehliyet Alımında Yeni Uygulama |
||||||
Ehliyet alımlarında yeni bir dönem başlatmak üzere çalışmalar sürüyor. Ehliyet alımları da Avrupa Birliği kriterlerine uygun hale getiriliyor. Üzerinde çalışılan proje hayata geçirilirse, ehliyet sınavını geçenler hemen ehliyetini alamayacak. Kursiyerler önce stajyer sürücü belgesi alacak; sonra takip edilecek. Bu süreçte kural ihlalleri de kayıt sistemine aktarılacak. Sürücü Kursları Birliği Genel Başkanı Süleyman Sert "Aşırı hız, alkollü araç kullanma ve manevra kurallarına uymama gibi hataları değerlendirilecek. Eğer olumsuzluklar çok fazla ise bu kişinin sürücü belgesine dönüştürmeden yeniden eğitime devam ederek belge alması şeklinde ifade edilebilir." dedi. Sürücü adaylarının eğitimlerinde de değişikliklere gidilecek. Direksiyon eğitimleri, trafiğin yoğun olduğu yollarda verilecek. Yeni düzenleme ile araç sayısını fazla olduğu yerlerde ve birden fazla güzergahta sınav yapılacak. Süleyman Sert yeni uygulama ile ilgili şu bilgileri verdi. "Direksiyon sınavına girecek kursiyer 45 dakika süreyle araç kullanacak karşılaşacağı her türlü yol şartları ve trafik yoğunluğu göz önünde bulundurularak adayın değerlendirilmesi yapılacak." Direksiyon sınavlarında bu puanlama devri de sona erecek. Adaylara 100 üzerinden not verilmeyecek; "başarılı" ya da "başarısız" olarak sonuç bildirilecek. 16 Nisan 2012 |
||||||
|
Aczmendilerden 28 Şubat eylemi |
||||||
|
28 Şubat sürecine müdahil olmak isteyen Aczmendiler, yürümelerine izin verilmeyince Hacı Bayram Camisi avlusunda oturma eylem başlattı. Aczmendi lideri Müslüm Gündüz, "Polis izin verene kadar bir hafta burada oturma eylemi yapacağız" dedi. ANKARA - 28 Şubat sürecine müdahil olmak isteyen Aczmendiler Ankara'da bir araya geldi. Aralarında Müslüm Gündüz'ün de olduğu Aczmendiler, Hacıbayram Camisi'nde toplanıp öğlen namazını kıldıktan sonra Ankara Adliyesi'ne yürümek istedi. Polisin izin vermediği Aczmendiler, cami avlusunda oturma eylemi yaptı. Türkiye'nin çeşitli illerinden otobüslerle Ankara'ya gelen ve aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu yaklaşık 300 kişilik Aczmendi grubu, 28 Şubat süreciyle ilgili açılan soruşturmaya müdahil olmak için Ankara Adliyesi'ne yürümek istedi. Hacı Bayram Camisi'nde öğle saatlerinde toplanan grup, burada namaz kıldı. Namazın ardından yürüyüşe geçen grup, polisin cami çevresinde kurduğu barikatla karşılaştı. Yürüyüşleri polis tarafından durdurulan Aczmendi grup, cami avlusunda oturma eylemi başlattı. 28 Şubat sürecinde Fadime Şahin olayı ile Türkiye gündemine oturan Aczimendi lideri Müslüm Gündüz, 28 Şubatın mağdurlarının kendileri olduğunu öne sürdü. Gündüz, "28 Şubat sürecini anlamak için Aczimendi olayını iyi incelemek lazım. O dönemde neler yaşandığını herkes gördü. Biz bu davaya müdahil olmak istiyoruz. Avukatımız aracılığıyla müdahillik dilekçemizi gönderdik. Ancak savcı kabul etmemiş. Kimin savcısı, kimden maaş alıyor. Demek ki 28 Şubat süreci devam ediyor" dedi. Hacı Bayram Camisi'nden adliyeye yürüyerek müdahillik dilekçesini sunmak istediklerini dile getiren Gündüz şöyle devam etti: "Şimdi de polis barikatıyla karşılaştık. Biz bir zorluk çıkartmayacağız. Kendilerine söyledik, ister onların otobüsleriyle, ister bizim kendi araçlarımızla adliyeye gitmemize izin vermelerini istedik. Bizim amacımız burada olay çıkarmak değil, 28 Şubat mağduruyuz. Hakkımızı aramaya geldik. Polis izin verene kadar bir hafta burada cami avlusunda oturma eylemi başlatıyoruz. Eğer yine de izin verilmezse bir hafta sonra değerlendirme yapacağız." 16 Nisan 2012 |
||||||
|
Dış temsilciliklere Adalet Ataşeleri geliyor. |
||||||
Dışişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı'nın işbirliği ile Türkiye'nin dışarıdaki hukuk devleti imajı artık daha da güçlenecek. Dışişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı arasında işbirliği protokolü imzalandı. Bu protokolle birlikte,dış temsilciliklere Adalet ataşeleri geliyor, yurtdışındaki Türk vatandaşları hukuki meselelerde artık kendilerini daha da güvende hissedecek. İşbirliğinin detaylarını Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin, kamuoyuyla paylaştı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Adalet ataşelerinin olması vatandaşlarımızın hakkını koruyacak. Türkiye'nin dışarıdaki hukuk devleti imajına da güç kazandıracak." dedi. Türkiye'nin temsil edildiği Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi gibi uluslararası kuruluşlarda hakim-savcılar görevlendirilecek. Adalet Bakanı Sadullah Ergin, "BM, AGİT gibi uluslararası kuruluşlarda hakim-savcılar görev yapabilecek, vatandaşlarımızın yoğun olduğu Almanya, Fransa, Hollanda, ABD gibi ülkelerdeki temsilciliklerimizde Türkiye'den hakim-savcılarımız görev yapabilecek. Yurtdışındaki siyasi ve hukuki çıkarlarımızı korumamız güçlenecek. " dedi. Yurtdışındaki temsilciliklerimize, Adalet Bakanlığı'ndan şimdilik geçici olarak yapılacak görevlendirmeler Bakanlık'taki düzenlemelerin ardından daimi hale gelecek. İşbirliği protokolü ile iki Bakanlık personeli arasındaki iletişimin ve karşılıklı eğitimin de güçlendirilmesi hedefleniyor. 13 Nisan 2012 |
||||||
|
Türkiye'yi daha sıcak Bir Yaz Bekliyor |
||||||
Bu yaz sıcaklık, 5-6 derece daha yüksek olacak. Sıcaklık ortalamalarının geçen yıla oranla 5-6 derece daha yüksek olacağını belirten uzmanlar 'İstanbul'da hissedilen sıcaklık 40 dereceleri aşabilir' uyarısında bulundu. Bol kar yağışlı bir kış geçiren Türkiye'yi kavurucu bir yaz bekliyor. İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, küresel ısınma 2 derece artması, güneşteki patlamaların maksimum seviyeye çıkması ve Doğu Pasifik'teki sıcak hava akımı El Nino'nun da etkisiyle 2012 yazının oldukça sıcak geçeceğini söyledi. 5-6 DERECE DAHA FAZLA Soğuk hava akımı La Lina nedeniyle geçen yılın oldukça serin geçtiğini anlatan Prof. Dr. Orhan Şen, "Ancak nisan ayından itibaren El Nino'nun etkisine giriyoruz. Bu nedenlerle sıcaklığın fazla olması bekleniyor. Geçen yıla göre 5-6 derece daha sıcak olur" dedi. Haziran, temmuz ve ağustos aylarında Marmara, Akdeniz ve Ege bölgelerinin sıcak hava dalgasından en fazla etkilenen bölgeler olacağını aktaran Şen, özellikle de nemin fazla olduğu İstanbul'a dikkat çekti. ÖLÜMLERİ ARTIRIYOR 2003 yılında Avrupa'da aşırı sıcaklık yüzünden 35 bin kişi öldüğünü hatırlatan Şen sözlerine şöyle devam etti: "Ayrıca yine sıcak geçen 2009 yazı için yaptığımız ve sıcaklığın sağlık üzerinde etkilerini araştırdığımız çalışmada çarpıcı bulgulara rastladık. 2009 yaz aylarında önceki yıllara göre beyin kanaması vakalarının önemli ölçüde arttığını saptadık. Bilhassa iç kesim olduğu için Kartal bölgesi ölüm vakalarında önde gittiğini öğrendik. Prof. Şen, bu dönemlerde kalp, damar ve beyin hastalıkları gibi risk grupları dikkat etmesi ve güneş ışınlarının dik açıyla vurduğu öğlen saatlerinde dışarı çıkmamaları gerektiğine işaret etti. 12 Nisan 2012 |
||||||
|
Elazığ'da Hortum can aldı! |
||||||
Elazığ'da, 6 kişi öldü, 7 kişi yaralandı! Bir şantiyede işçilerin kaldığı konteynırı hedef alan hortumda 6 kişi hayatını kaybederken, 6 kişi de yaralandı. Elazığ'ın Maden ilçesinde akşam saatlerinde etkili olan hortum, bir İnşaat şantiyesinde çalışan işçilerin kaldığı konteynırı vurdu. Hortum nedeniyle bir traktöre çarpan konteynırdaki 12 işçiden 4'ü olay yerinde, 2'si hastane yolunda hayatını kaybetti. 6 işçinin hastanedeki tedavileri sürüyor. Türkiye'de nadir görünen doğal afetle ilgili açıklama, Elazığ Valisi Muammer Erol'dan geldi. Olay yerinde incelemelerde bulunan Vali Erol, ''Yaralılarımızla ilgili umarız vefat haberi almayız, sağlık haberi alırız inşallah'' dedi. Köylerden de evlerde göçük şeklinde ihbarlar geldiğini ancak inceleme sonucunda böyle bir durum olmadığının anlaşıldığını söyleyen Erol, ''Kayıp vatandaşımız yok, maddi hasarımız var.
Göçük gibi bir şey yok'' diye konuştu. Bu arada, olayın ardından yolun kenarındaki dereye 3 aracın düştüğü görüldü. 09 Nisan 2012 |
||||||
|
15 bin hükümlüye tahliye umudu |
||||||
Denetimli serbestliğin kapsamı genişletildi Yasayla, denetimli serbestlik tedbiri kapsamında cezanın infazıyla; hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamaları, aileleriyle bağlarını sürdürmeleri ve güçlendirmeleri amaçlanıyor. Açık cezaevinde cezasının son 6 ayını kesintisiz olarak geçiren, çocuk eğitim evinde toplam cezasının beşte birini tamamlayan koşullu salıverilmesine 1 yıl ve daha az süre kalan iyi halli hükümlüler, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmını denetimli serbestlik tedbiri kapsamında cezaevi dışında geçirebilecek. Buna infaz hakimi karar verilebilecek. Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan ve koşullu salıverilmesine 2 yıl veya daha az süre kalan kadın hükümlüler, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, sakatlık veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine 3 yıl veya daha az süre kalan hükümlüler de aynı kapsama tabi olacak. Ağır hastalık, sakatlık veya kocama hali Adli Tıp Kurumu'ndan alınan veya Adalet Bakanlığı'nca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumu'nca onaylanan bir raporla belgelendirilmesi gerekecek. Adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle, cezası hapse çevrilen hükümlülerin erken tahliye süresi, hak ederek tahliye esas alınmak suretiyle hesaplanacak. Açık cezaevine ayrılma şartları oluşmasına karşın ayrılamayan veya bu nedenle kapalı cezaevine geri gönderilen iyi halli hükümlüler, açık cezaevine ayrılma şartlarının oluşmasından itibaren en az 6 aylık süre geçerse, diğer şartları da taşımaları halinde bu uygulamadan yararlanabilecek. Denetimli serbestlik tedbiri kapsamında cezasının infazına karar verilen hükümlü, koşullu salıverilme tarihine kadar; kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılabilecek, bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulabilecek, belirlenen yer veya bölgelere gitmeyebilecek, belirlenen programlara katılabilecek. Bu yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutulmasına denetimli serbestlik müdürlüğü karar verecek. Hükümlü; cezaevinden ayrıldıktan sonra, denetimli serbestlik müdürlüğüne 3 gün içinde müracaat etmemesi; yükümlülüklere, hazırlanan denetim ve iyileştirme programına, denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerileriyle, hakkında hazırlanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi halinde koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için kapalı cezaevine gönderilecek. Hükümlünün başka bir suçtan dolayı tutuklanması, bu uygulamadan önce işlediği iddia olunan ve cezasının üst sınırı 7 yıldan az olmayan bir suçtan dolayı soruşturmaya tabi tutulması, bu uygulamadan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı 1 yıl veya daha fazla olan suçtan dolayı soruşturmaya uğraması halinde, hükümlünün kapalı cezaevine gönderilmesine karar verilecek. Hükümlünün soruşturma sonunda beraat etmesi, davasının reddi veya düşmesi halinde cezasının infazına, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam edilebilecek. Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle koşullu salıverilmelerine bir yıldan az süre kalan; açık cezaevinde bulunan, kapalı cezaevinden açık cezaevine ayrılma şartlarını taşıyan iyi halli hükümlüler, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmını denetimli serbestlik tedbiri kapsamında çekebilecek. 8 BİN 60 KADRO Şüpheli, sanık ve hükümlülerin toplum içinde izlenmesi, gözetimi ve denetimi elektronik cihazların kullanılması suretiyle de yerine getirilebilecek. Denetimli Serbestlik Müdürlüklerine, en az dört yıllık eğitim veren fakülte ve yüksek okullardan veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulunca kabul edilmiş yurtdışındaki üniversitelerden mezun olanlar arasından yazılı ve mülakat sınav sonucuna göre denetimli serbestlik müdür yardımcısı atanacak. Adalet Bakanlığının boş memur kadrolarından 3 bin 490'ına 2012 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu'ndaki sınırlamalara tabi olmadan atama yapılabilecek. Yasayla 8 bin 60 kadro ihdas, 140 kadro iptal ediliyor. KAÇ KİŞİ TAHLİYE OLACAK? Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in verdiği bilgiye göre, yasayla, yaklaşık 15 bin hükümlünün cezaevlerinden tahliye olması öngörülüyor. Alternatif infaz yöntemleriyle önümüzdeki yıllarda cezaevlerindeki tutukluluk oranının daha da düşeceğini belirten Ergin, ''1,5 ile 2 yıl içinde Türkiye'de uzun yargılanmalarla ilgili şikayetler en alt düzeye inecek'' dedi. 05 Nisan 2012 |
||||||
|
Eskişehir Maden ocağında göçük! |
||||||
Eskişehir'in Mihalıççık ilçesine bağlı Koyunağılı köyündeki bir maden ocağında meydana gelen göçükte 4 kişi hayatını kaybetti Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde özel sektöre ait bir maden ocağındaki göçük sonucu 4 işçi hayatını kaybetti. AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Koyunağılı köyündeki kömür madeninin üretim bölümünde saat 18.00 sıralarında göçük meydana geldi. Göçükte kalan Ramazan Karacan (48), İsa Mırık (38), Hamza Aktürk (45) ve Hüseyin Kök (44) hayatını kaybetti. Göçükten çıkarılan işçilerin cesetleri Beypazarı Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. 02 Nisan 2012 |
||||||
|
'Gölcük Yanardağı her an patlayabilir' |
||||||
|
Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) akademisyeni Prof. Dr. Nevzat Özgür, Gölcük Yanardağı'nın her an patlayabileceği uyarısında bulundu. Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Jeotermal Enerji, Yeraltısuyu ve Mineral Kaynakları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Nevzat Özgür, Gölcük Yanardağı'nın genç ve aktif bir volkan olduğunu belirterek, ''En son 24 bin yıl önce patlayan volkan, her an patlayabilir. Gölcük kraterinin sürekli gözlem altında tutulması için istasyon kurulmalı'' dedi. Prof. Dr. Nevzat Özgür, Gölcük volkanizmasıyla ilgili ikisi ulusal, biri uluslararası 3 araştırma projesi yapıldığını söyledi. Bölgede 1988'den bu yana çalışma yürüttüklerini belirten Prof. Dr. Özgür, hazırlanan çalışmaların ulusal ve uluslararası dergilerde yayınlanarak Isparta ve Gölcük Yanardağı'nın tüm dünyaya tanıtıldığını ifade etti. Gölcük Yanardağı'nın genç ve aktif bir volkanizma olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özgür, bu yüzden volkandaki hareketlerin düzenli olarak izlenmesi gerektiğini belirtti. Gölcük Yanardağı'nda radyojenik yaş tayinleri yaptıklarını ve buna göre, yaklaşık 6 milyon yıl önce başlayan bir volkanizmanın varlığından haberdar olduklarını ifade eden Özgür, ''Daha sonra bu volkanizmanın zamanla sustuğunu ve bir müddet sonra tekrar aktif olduğunu gördük. En son 24 bin yıl önce patlayan volkan, her an patlayabilir. Gölcük kraterinin sürekli gözlem altında tutulması için istasyon kurulmalı'' dedi. “GAZ ÇIKIŞI TESPİT EDİLDİ” Prof. Dr. Nevzat Özgür, volkanizmayı üreten magmanın tabanda hala sıcak ve aktif olduğunu, bu durum nedeniyle Yakaören köyü yakınlarında karbondioksit ve kükürtdioksit gaz çıkışlarının görüldüğünü ifade etti. Gazların büyük olasılıkta derindeki magma odasından kaynaklandığını belirten Özgür, şöyle konuştu: ''Bu gazların magma odasından geldiğini izotop analizleri ile ispatlayabiliriz. Burada görülüyor ki yanardağ şuan suskun, ama ileride tekrar aktif olabilir. 'İleride' değimiz zaman yarın olabilir, 6 ay sonra olabilir, 10 yıl sonra olabilir, hatta 100 yıl sonra da olabilir. 100 yıl jeoloji takviminde oldukça kısa bir zamandır. Bu nedenle yörede yaşayan insanların canlarının korunabilmesi ve can kayıplarının önlenebilmesi için bu volkanların devamlı izlenmesi gerekmektedir.'' İzleme çalışması yapılabilmesi için proje hazırladıklarını ve proje kapsamında gerekli noktalara en az 3 istasyon kuracaklarını söyleyen Özgür, istasyonlar aracılığıyla devamlı ölçüm yapacaklarını ve elde edilen verileri merkezde kayıt altına alacaklarını sözlerine ekledi. 01 Nisan 2012 |
||||||
|
Polise 1 Nisan şakası |
||||||
YGS sınavını protesto eden öğrenci grubunun polisin üstüne koşup açtığı pankart herkesi şaşırttı Zorunlu eğitimi kademeli olarak 12 yıla çıkaran kanunu ve YGS'yi protesto eden grubun polise yaptığı 1 Nisan şakası hem eylemi izleyenleri hem de polisleri güldürdü. ''Devrimci Liseliler'' üyesi bir grup genç, Yüksel Caddesi'nde YGS ve zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran kanunu protesto etti. ''Milli Eğitim Bakanlığı'na yürüyoruz'' yazılı döviz açarak taleplerini içeren sloganlar atan gençler, Milli Eğitim Bakanlığı'na yürüyeceklerini söyledi. Bunun üzerine polis yasa dışı olacağını belirttiği yürüyüşe engel olmak için caddenin çıkışına barikat kurdu. Kendilerine kimsenin engel olamayacağını ifade eden eylemciler, polis barikatını koşarak aşacaklarını belirtti. Sloganlar atarak barikata doğru koşan gençler barikatın önüne geldiklerinde durup ''1 Nisan Şakaaa'' yazılı dövizi açtı. Eylemcilerin bu hareketi hem barikattaki polisleri hem de eylemi izleyen vatandaşları gülümsetti. Eylemin ardından grup adına yapılan açıklamada, ''İnsanların şakalar yaptığı 1 Nisan'da arkadaşlarımız trajikomik bir sınava girdiler'' denilerek YGS protesto edildi. Bu arada, eylem sırasında kendilerine laf atan gençlerle eylemciler arasında kısa süreli arbede yaşandı. Laf atan iki genç, polis tarafından olay yerinden uzaklaştırıldı. 01 Nisan 2012 |
||||||
|
Son 100 yılın en önemli arkeolojik buluşu |
||||||
Son 100 yılın en önemli arkeolojik buluşları arasında gösterilen Muğla'nın Milas ilçesindeki 2 bin 400 yıllık kral mezarında kazı ve çevre düzenlemesi çalışmaları sürüyor. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, çalışmalar tamamlandığında Uzunyuva olarak bilinen alanın dünya çapında bir merkez olacağını söyledi. Tarihi Eser Kaçakçılarına Yapılan Operasyonda Bulunmuştu Muğla'nın Milas ilçesindeki anıt mezar, geçen yıl tarihi eser kaçakçılarına yönelik olarak düzenlenen operasyonda bulundu. Mezar, Karya satrapı Mouzoleus'in babası Kral Hekatomlo'ya ait. Muğla Üniversitesi, dünyanın 8'nci harikası olarak tanımlanan lahiti, gün ışığına çıkarmak için kazı çalışmalarını sürdürüyor. "Dünya Çapında Bir Merkez Ortaya Çıkacak" Kültür ve Turzim Bakanı Ertuğrul Günay, çevre düzenlemesi süren kazı alanında incelemelerde bulundu. Çalışmalar tamamlandığında Uzun yuva olarak bilinen alanın dünya çapında bir merkez olacağını ifade eden Günay, şunları söyledi: "Türkiye'de dünyanın bildiği Efes gibi, Pamukkale, Hierapolis ya da Bergama gibi önemli ören yerleri var ama iddia ediyorum ki onlardan çok daha farklı özellikleri olan çok büyük zenginlikte bir mekan ortaya çıkacak ve biz bunu dünyaya sunacağız." "Bu Yüzyıla Damgasını Vuracak" Günay, Milas'ta her geldiğinde çok heyecanlandığını kaydederek, "Çünkü bu bir-bir buçuk yılı aşkın süreden bu yana bulduğumuz bu lahit ve lahit çevresinde yaptığımız çalışmalar, biraz önce basın mensubu arkadaşlarımıza da söyledim, inanıyorum ki bu yüzyıla damgasını vuracak olan en önemli arkeolojik çalışmaların başında geliyor" diye konuştu. Bakan Günay, gazetecilerin sorusu üzerine, lahitten kaçırılan eserlerin bir kısmının bulunarak müzede sergilenmeye başlandığını söyledi. 31 Mart 2012 |
||||||
|
Memur Sistemi Değişiyor! |
||||||
Memurların çalışmalarını düzenleyen 657 sayılı kanun değişiyor. Kamu çalışanları dikkat! 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu tamamen değişiyor. Maliye Bakanlığı, 657 sayılı Kanun'u değiştirmek için düğmeye bastı. Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nde devam eden çalışmalar sona yaklaştı. KABİNEYE GİDECEK Takvim'in haberine göre 657 sayılı Kanunu değiştirmek isteyen hükümet, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarında düzenleme yapmak amacıyla TBMM'den yaz tatili öncesi kanun hükmünde kararname yetkisi alacak. Devrim niteliğindeki çalışma ile farklı personel kanunları son bulacak, bazı istisnalar dışında tek bir personel kanunu olacak. Kamudaki sözleşmeli, kadrolu gibi ayrımlar yeniden düzenlenecek, haksızlıklar giderilecek. Memurlar arasında tartışmalara neden olan bazı uygulamalar da böylece son bulacak. Çalışma ile kamu görevlilerinin maaş sistemi de sadeleşmiş olacak. Maaşlar belirlenirken dikkate alınan parametreler yeniden belirlenecek ve yaşanan karmaşıklık yok edilecek. Devlet Memurları Kanunu'nda yer alan sınıflar yeniden düzenlenecek. Yetkililer uzun bir süredir devam eden taslak üzerindeki çalışmaların tüm hızıyla sürdüğünü ve kısa sürede tamamlanacağını belirtti. Çalışmaların bitirilmesinin ardından taslakla ilgili memur sendikalarının da görüşü alınacak. Taslak daha sonra Bakanlar Kurulu'nda gündeme gelecek. ÜCRETLER YENİDEN BELİRLENECEK Reform niteliğindeki yeni düzenleme ile kamuda çalışan memurların mali haklarıyla ücret sistemi de değişiyor. Maaşlar temel ücret, görev ücreti, başarı ücretinden oluşacak. Şu anda uygulanmakta olan ek gösterge sistemi de böylece kaldırılmış olacak. Memurların maaşları görev ücret gruplarına göre ödenecek. Yeni sistem sayesinde büyükşehirlerde zor şartlarda görev yapan personele emsali personele göre daha yüksek ücret ödenebilecek. Memurların Doğu'ya ve kalkınmada öncelikli yörelere gitmeleri de teşvik edilecek. Bu amaçla, bu bölgelerde çalışanların ücretlerinde teşvik edici düzenlemelere gidilecek. KAMUDA 2.8 MİLYON KİŞİ ÇALIŞIYOR Türkiye'de 1.9 milyon devlet memuru bulunuyor. Kamu kurum ve kuruluşlarında toplam çalışan sayısı ise 2.8 milyon. En fazla devlet memuru, eğitimde istihdam ediliyor. Eğitim-öğretim hizmetlerinde devlet memurlarının yüzde 39.3'ü istihdam edilirken, bunu yüzde 20.1 ile genel idare , yüzde 13.4 ile sağlık, yüzde 12.4 ile emniyet izliyor. Devlet memurlarının yüzde 62'sini erkekler, yüzde 38'ini kadınlar oluşturuyor. 27 Mart 2012 |
||||||
|
112 Ambulans Adres Sormayacak |
||||||
112 Acil servisi arayanların adresleri ekrana yansıyacak. 112 acil servisleri arayanların yaşadığı en büyük sıkıntılardan birisi, heyecan içerisinde olayın adresini tam verememek. Ambulansın adrese geç ulaşmasına neden olan bu sorun, Bursa Sağlık Müdürlüğü’nün hayata geçirdiği sistem sayesinde tamamen ortadan kalktı. Buna göre, 112’yi arayanların adres bilgileri bilgisayara yansıyor, böylelikle adres sormaya gerek kalmadan, ekipler olay yerine gönderiliyor. Sistemin, 112’yi gereksiz yere arayıp meşgul edenlerin yerini tespit ettiği için rahatsız edici aramaları da bitirmesi bekleniyor. SİSTEM NASIL ÇALIŞIYOR? Bursa Sağlık Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen sistem şöyle çalışıyor: "Sabit telefonlardan 112 komuta kontrol merkezi arandığında Türk Telekom aracılığı ile adres bilgisi 112 ekranına düşüyor. GSM operatörlerinden arama yapıldığında ise uyduya koordinatlar gidiyor. Bu koordinat bilgileri, Armakom sistemi internet yazılımına iletilerek 112’nin bilgisayar sistemine lokasyon bilgisi veriyor. Tüm GSM operatörleri sisteme adapte edilmiş olmasına rağmen, şuan sadece Turkcell’den veri alınabiliyor. Vodafone ve Avea’nın da alt yapı gelişimi ile yakın zamanda sisteme uyumlu hale getirilmesi bekleniyor. Türk Telekom’un güncellenmemiş adres bilgileri için ise vatandaşa sorularak adres teyit ediliyor." ADRESLER NAVİGASYON CİHAZLARINA AKTARILIYOR Arayanın adres bilgileri bilgisayar ekranında göründüğü için yerinin tespit edilmesine uğraşılmıyor. Vatandaş 112’yi aradığında adres sorgulatmayla vakit kaybedilmeden ambulanslara çıkış emri veriliyor. Sistem ambulanslardaki navigasyon cihazlarına da adapte edildiği için, ekrana düşen adresler direkt navigasyon cihazlarına aktarılıyor ve ambulans, navigasyon sayesinde vakaya kısa sürede ulaşıyor. GEREKSİZ ARAMALARA ve KAYBOLMAYA SON Sistemin en önemli faydalarından birisinin ise 112 acil sağlık hizmetlerini amacı dışında kullananların yerinin tespit edilmesi olarak gösteriliyor. Rahatsız edici telefonların yeri belirleneceği için bu tür aramalarda olay yerine polis ve yada jandarma ekipleri sevk ediliyor. Kaybolma vakalarında da arama-kurtarma için önceden mesaj atarak lokasyon bilgisi alınırken, artık nokta atış kaybolan vatandaşın yanına ulaşılabiliyor. “VAKAYA HIZLI ULAŞMAMIZ AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ” Bursa Sağlık Müdürü Dr. Özcan Akan, yeni teknolojilerden faydalanarak 112’yi daha kaliteli hizmet veren bir kurum haline getirmeye çalıştıklarını söyledi. Sistemin önemine işaret eden Dr. Akan, şu bilgileri verdi: “GSM operatörlerinden arama yapıldığı zaman koordinatlar ekrana yansıyor. Hatlı telefonlardan arama yapıldığında da tam olarak adres bilgileri görülüyor. Böylelikle hastanın adresini bulmakta zaman kaybetmemiş oluyoruz. Diğer bir konu da gereksiz aramaların önüne geçilmesi. Bazı vatandaşlarımız 112’yi gereksiz yere işgal ediyorlardı. Aranan adres tam olarak yansıyacağı için onun da önüne geçilmiş olacak.” Gemlik ilçesinden yapılan bir aramanın bilgisayara yansıdığını gösteren Akan, “Şuan gemlik bölgesinden bir vatandaşımız cep telefonuyla arıyor. Aranan bölgeyi şuan net olarak görebiliyoruz. Cumhuriyet Caddesi üzerinde bir vatandaşımız şuan bir ihbarda bulunuyor. Bu da net olarak görülüyor. Bu bizim vakaya hızlı ulaşmamız açısından çok önemli.” diye konuştu. 27 Mart 2012 |
||||||
|
Dul Kadına Çifte Maaş Müjdesi |
||||||
Dul kadına hem eşinin hem ölen babasının maaşı bağlanacak. Ölen eşi üzerinden dul aylığı alan bir kadın, daha önce ölen babasından da yetim aylığı almak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu'na başvurdu. SGK tarafından başvurusu reddedilen kadın Ankara 13. İş Mahkemesi'nde dava açtı. Mahkeme, davacının talebini reddetti. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı görüşen Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, yerel mahkeme kararını bozdu. Bozma kararının ardından dosyayı yeniden görüşen Ankara 13. İş Mahkemesi, ilk kararında direndi. Direnme kararının da temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na geldi. Kurul, yerel mahkemenin direnme kararını bozdu. 26 Mart 2012 |
||||||
|
Gaziantep’teki Hancağız Barajında Patlama |
||||||
|
Gaziantep'de Hancağız Barajında patlama oldu. Nizip İlçesi'ndeki Hancağız Barajı'ndaki patlamanın, su pompalama ünitesinde gaz sıkışması sonucu meydana geldiği tahmin ediliyor. Patlama sırasında, tünel bölümünde bulunan 2 kişi enkaz altında kaldı. Enkaz altındakilerin kurtarılması için Adana'dan uzman ekip çağırıldı. 26 Mart 2012 |
||||||
|
Yaz saati biyolojik saati etkiliyor |
||||||
Cumartesi gecesini pazara bağlayan sabah saatlerinde yaz saati uygulaması başlıyor. Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla yapılan uygulama, biyolojik saatleri etkisi altına alıyor. Kış saati uygulaması sona eriyor. 25 Mart pazar günü saat 02:00'de, Türkiye saatine göre ise 03:00'de saatler, bir saat ileriye alınacak. Yaz saati uygulaması, çalışma saatlerinin günün aydınlık saatlerine alınması sureti ile gün ışığından daha fazla yararlanılarak, elektrik tasarrufu yapılmasını hedefliyor. Yaz saati uygulaması, Avrupa'da ve Türkiye'de eş zamanlı olarak mart ayının son pazar günü başlayıp, ekim ayının son pazar günü bitiyor. Ancak uygulamanın kişilerin biyoritim ve psikolojilerini olumsuz etkilediği yönünde eleştiriler yapılıyor. Gün ışığından yararlanmak ve enerji tasrrufu sağlamak amacıyla yapılan uygulama, insanların biyolojik saatleri üzerinde etkilere sahip. Biyolojik saat, göz hizasında beynin arka kısmında yer alıyor ve Suprakiazmatik çekirdek tarafından düzenleniyor. Sinir hücrelerinden oluşan sistem, gözlerden gelen sinyallere göre fonksiyonunu yerine getiriyor, ışık ve karanlığa göre vücut fonksiyonları arasında denge oluşturuyor. Uzmanlar, geçici de olsa saat uygulamalarının, biyolojik saat üzerinde etkileri olduğunu belirtiyor. İç ve dış saat uymazsa Münster Üniversitesi'nden davranış biyolojisi Profesörü Sylvia Kaiser, saat uygulamasının insanlar ve hayvanlar üzerinde hormonal değişikliklere yol açtığına dikkat çekti. Sylvia, biyolojik saat diğer bir deyişle iç saat ile günlük saat birbirine uymadığında, uykusuzluk, uyku bozuklukları, iştahsızlık ya da depresyon gibi etkilere yol açabildiğine dikkat çekti. Prof. Kaiser, insanlarda ve hayvanlarda değişime ayak uydurmanın farklı şekilleri olduğunu belirtirken, birkaç gün içinde etkilerin geçtiğini söyledi. Almanya, yaz saati uygulamasına enerji tasarrufu yapmak amacıyla 1980 yılında başladı. Türkiye'de, tüm yıl ileri saat (yaz saati ) uygulamasında kalınması konusunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bir çalışma yürütüyor. 24 Mart 2012 25 Mart, Yaz saati uygulamasına Pazar günü geçilecek. Yarın gece (Cumartesi gününü Pazar gününe bağlayan gece), 03.00'de saatler bir saat ileri alınacak. Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla yapılan uygulamaya iliş Bakanlar Kurulu Kararı 13 Mart 2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmıştı. Karar çerçevesinde, bütün yurtta saatler, 25 Mart Pazar günü saat 03.00'de bir saat ileri alınacak. Saatler, 28 Ekim 2012 Pazar günü saat 04.00'de tekrar geri alınacak.
Yaz saati uygulaması, gün ışığından daha fazla yararlanılması, elektrik enerjisinin aydınlatmada kullanılan bölümünden tasarruf sağlanması amacını taşıyor. Ayrıca, yaz saati uygulamasıyla, akşam saatlerinde en yüksek değerine ulaşan enerji talebinin (puant gücü) azaltılması hedefleniyor. Türkiye'de yaz saati uygulaması, AB ülkeleriyle eş zamanlı olarak Mart ayının son Pazar günü başlayıp, Ekim ayının son Pazar günü bitiyor. 24 Mart 2012 25 Mart, yaz saatinin sürekli olması kesinlik kazanmadı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan yasa taslağına göre, saatler 25 Mart’ta 1 saat ileri alınacak ve sürekli geçerli olacak. Başbakan Erdoğan başkanlığında 6.5 saat süren dünkü Bakanlar Kurulu toplantısında Bakan Taner Yıldız, yaz saatinin yılın tamamında uygulanmasını öngören kanun taslağına ilişkin sunum yaptı. Üzerinde çalışma yapılması kararlaştırılan taslağa göre, yaz saati yılın tamamında uygulanacak ve artık geri alınmayacak. Bu düzenlemeyle gün ışığından daha fazla yararlanılarak önemli ölçüde enerji tasarrufu amaçlanıyor. 13 Mart 2012 |
||||||
|
Cudi'de 'operasyon tamam' |
||||||
|
ŞIRNAK - Özel harekat mensubu 6 polisin şehit edildiği Cudi Dağı’ndaki operasyon üçüncü gününde sona erdi. Operasyonun tamamlandığını duyuran Şırnak Valisi Vahdettin Özkan, yaptığı açıklamada 6’sı ölü 8 PKK’lı teröristin ele geçirildiği bildirildi. Operasyonun sona ermesinin ardından ayrıntılar da netleşmeye başladı. Edinilen bilgilere göre 6 polisin şehit olduğu operasyon şu şekilde gerçekleşti: Asker ve polis, Cudi Dağı’nda bir mağarada 50 PKK’lının bulunduğuna yönelik istihbarat üzerine operasyon başlattı. Skorsky helikopterleri bölgeye iki ayrı özel harekat timi indirdi. Mağara önünde 3 PKK’lıyı farkeden birinci tim operasyonu başlattı. Ancak bu sırada büyük bir patlama oldu. Çevrede gizlenen onlarca PKK’lı time ateş açtı. İki tim arasındaki irtibat kesildi. Arkada kalan polisler arkadaşlarına yardım etmek için çatışma bölgesine girmeye çalışırken bölgede konuşlanan PKK’lılar uzun namlulu silahlar ve roketatarlarla bir kez daha ateş açtı. 6 özel harekat polisi bu pusuda şehit oldu. Üçüncü gününde sona eren operasyonun ardından güvenlik güçleri, bölgede arazi arama faaliyeti başlattı. BİTLİS’TE 1 KORUCU ŞEHİT Öte yandan bir çatışma haberi de Bitlis-Siirt sınırından geldi. Baykan ile Hizan ilçeleri sınırındaki Çeltikli Köyü kırsalında çatışma çıktı. Jandarma ve Polis Özel Harekat timlerine geçici köy korucularının da destek verdiği çatışmada, 1 korucu şehit oldu. 5’i ölü 7 PKK’lı terörist de ele geçirildi. 23 Mart 2012 |
||||||
|
Cudi Dağı Abluka Altında
30 kişi oldukları belirlenen terörist grubun etkisiz hale getirilmesi için havadan ve karadan operasyon sürüyor. ŞEHİT SAYISI 7'YE YÜKSELDİ Bugünkü çatışmada, 1 özel harekat polisi şehit olurken, 3 polis de yaralandı. Cudi Dağı'nda 3 gündür süren operasyonlarda şehit olan polis sayısı da 7'ye, yaralanan polis sayısı da 13'e yükseldi. Çatışmada yaralanan 3 polis Şırnak'ın Silopi İlçesi Devlet Hastanesi'nde yapılan ilk tedavilerinin ardından, helikopterle Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne gönderildi. Bölgede, zaman zaman sıcak temas sağlanıyor Özel harekatçı 6 polis memurunun şehit olduğu Şırnak'taki Cudi Dağı'nda başlatılan operasyon sürüyor. Cudi'deki mağaralarda saklanan ve 30 kişi oldukları tespit edilen terörist grubun etkisiz hale getirilmesi için bölgeye takviye birlikler sevk edildi. Şırnak Tümen Komutanlığı ve Çakırsöğüt Tugayı'ndan çok sayıda helikopter, teröristleri ateş altına aldı. Diyarbakır'dan kalkan F-16 uçakları, operasyona destek verdi. Uçakların zaman zaman sınırı geçerek terör örgütünün lojistik alanlarını vurduğu iddia edildi. Grubun Irak'a kaçmaması için geçiş noktalarına komando birlikleri indirildi. Hakim tepelere, zırhlı araçlar yerleştirildi. Güvenlik güçleriyle teröristler arasında zaman zaman sıcak temas sağlandığı belirtildi. Operasyon bölgesine vatandaşlar yaklaştırılmıyor. 23 Mart 2012 Canları pahasına Cudi'ye girdiler Cudi Dağı eteklerinde 6 Özel Harekât polisini şehit eden teröristler, saklandıkları mağarada kıstırıldı. 30 kişi oldukları tahmin edilen teröristleri etkisiz hale getirmek için helikopter destekli harekât yürütülürken, ilk operasyonla ilgili çarpıcı bir iddia ortaya atıldı. Zaman'ın edindiği bilgiye göre, Şırnak Emniyeti, kırsalda 20-25 kişilik bir grubun saldırı hazırlığında olduğunu tespit etti. Aralarında suikast silahı Kanas kullanan 4 kişinin bulunduğunu da belirledi. Bölgedeki askerî yetkililerle temasa geçen ekipler, teröristlerin olduğu noktanın kara harekâtı için elverişli olmadığını, hava saldırısı yapılması gerektiğini bildirdi. Ancak üst komutanlıklar, 'koordinatların hava harekâtına uygun olmadığı' gerekçesiyle talebi reddetti. Bunun üzerine Polis ve Jandarma'nın Özel Harekât birlikleri bölgeye intikal kararı aldı. Polis, teröristlerin saklandığı mağaranın önüne gelirken, Jandarma çevrede güvenliği sağladı. Bu sırada mağarayı karşıdan gören noktalardan 4 Kanas'lı terörist ateşe başladı. Kanas'lı teröristlerin açtığı ilk ateşte 5 polis ağır şekilde yaralandı. Diğerleri ise kayalıklara saklandı. Zayiatın artmaması için uzun süre birlik bu alana kaydırılamadı. Teröristler daha sonra Kobra helikopterlerin bölgeye girmemesi için de hem Kanas hem de uçaksavar silahı Bixi'lerle taciz ateşinde bulundu. Özel Harekâtçı Başpolis Kadir Can, Cihat Akkaya ve Recep Topaloğlu'nun kan kaybından öldüğü, Arif Mamış, Selim Arslan ve Mustafa Erdoğan'ın ise olay yerinde hayatını kaybettiği öğrenildi. İçişleri kaynaklarından alınan bilgiye göre, saldırı öncesi hava harekâtı istenip istenmediği yönündeki iddialar araştırılıyor. Dağlık bir noktaya ekiplerin hava desteği olmadan intikal ettirilmesinin yanlış olduğunu belirten kaynaklar, gerekli incelemelerin de yapılacağını aktarıyor. Bir Emniyet yetkilisi ise Polis Özel Harekât ekiplerinin ellerindeki silahların yetersiz oluşuna dikkat çekiyor. 30 TERÖRİST MAĞARADA KISTIRILDI Şırnak'ın Silopi ilçesi Cudi Dağı eteklerinde 6 Özel Harekât polisini şehit eden teröristler, saklandığı mağarada kıstırıldı. Yaklaşık 30 kişi oldukları tahmin edilen teröristleri etkisiz hale getirmek için geniş çaplı operasyon yürütülüyor. Jandarma ve Polis Özel Harekât timlerinin birlikte gerçekleştirdiği operasyona Kobra helikopterler de hava desteği sağlanıyor. F-16 savaş uçakları da Zap bölgesi başta olmak üzere teröristlerin muhtemel güzergâhına bomba yağdırıyor. 23.03.2012 - Zaman |
||||||
|
Ankara'da mesai sabah 8'de başlayacak |
||||||
Memurun çalışma saatlerine yeni düzenleme geliyor. Ankara Valiliği Ankara'da kamu kurum ve kuruluşlarında çalışma saatleri 26 Mart gününden itibaren yeniden düzenlendi. Başkent'te kamu çalışanları 08:00-17:00 saatleri arasında görev yapacak. Ankara Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada Ankara'da mesai saatlerinin, 26 Mart Pazartesi gününden itibaren sabah 08.00-12.00, öğleden sonra 13.00-17.00 olarak belirlendiği ifade edilerek, Ankara Valiliği tarafından Büyükşehir Belediye Başkanlığı, ilçe kaymakamlıkları ile kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilen genelgede, Ankara'da 30 Ekim 2011 tarihinden itibaren uygulanmakta olan mesai saatlerinin 26 Mart Pazartesi gününden itibaren sabah 08.00-12.00, öğleden sonra da 13.00-17.00 olarak uygulanacağı bildirildi. Açıklamada, bazı kamu kurum ve kuruluşlar için özel kanun, tüzük ve talimatla tespit edilen çalışma saatlerinin uygulanmasına ilişkin esasların ise saklı olduğu belirtildi. 22 Mart 2012 |
||||||
|
'Elektronik kelepçe' Dönemi yolda... |
||||||
İyi halli mahkuma 'elektronik kelepçeli' tahliye Yeni denetimli serbestlik yasa tasarısı Meclis Adalet Komisyonu’ndan geçti. Tasarıya göre cezasının bitimine bir yıl kalan 'iyi halli' mahkumlar bileklerine takılacak elektronik kelepçeyle erken tahliye olabilecekler. Kamuoyunda 'elektronik kelepçe' yasası olarak bilinen Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Meclis Adalet Komisyonu'nda kabul edildi. Tasarı, mahkumların cezalarının son bir yılını elektronik takip cihazlarıyla cezaevi dışında çekmesine olanak sağlıyor. Yasa bu haliyle Genel Kurul'da kabul edilirse, ilk aşamada denetimli serbestlik kapsamına giren 15 bin mahkumun tahliye olmasının önü açılacak. İYİ HAL ŞARTI Tasarı, cezasının son 6 ayını açık cezaevinde geçiren, iyi hali olan, şartlı salıverilme tarihine bir yıl ve daha az zamanı kalan hükümlüleri yakından ilgilendiriyor. Söz konusu özellikleri taşıyan hükümlüler, hakim tarafından onay verilirse denetimli serbestlik yasasından yararlanabilecek. MÜEBBET KAPSAM DIŞI Tasarıda bazı durumlar kapsam dışı bırakıldı. Yeni düzenlemede ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış olanlar, örgüt ve terör suçlarından mahkum olanlar, iki kez hücre cezası alanlar ve cezaevinden firar edenler tasarının kapsamı dışında tutuldu. UYGULAMA NASIL OLACAK? Denetimli serbestlikten yararlanıp cezaevinden çıkanlar belirli bir bölge dahilinde serbest dolaşım hakkı kazanacak. Fakat bu sınırların dışına çıkarsa bileklerindeki elektronik kelepçe merkeze uyarı sinyali verecek. Mahkum ilk önce telefonla aranacak, cevap vermezlerse yeni kurulacak motorize birlikler mahkumu bulmak için harekete geçecek. 8 BİN KİŞİLİK İSTİHDAM Kurulacak denetimli serbestlik bürolarında 8 bin kişinin istihdam etmesi planlanıyor. Bürolarda sosyolog, psikolog, öğretmen ve teknisyenler görev alacak. 22 Mart 2012 |
||||||
|
Cudi'de Şehit sayısı 6'ya çıktı |
||||||
Cudi Dağı’nda iki gündür yaşanan çatışmalarda şehit sayısı 6’ya yükselirken, 10 güvenlik görevlisi yaralandı. Çatışmalarda 7 PKK’lı terörist de öldürüldü. ŞIRNAK - Baharın gelmesiyle birlikte özellikle kırsal kesimlerde terör örgütü PKK’nın faaliyetlerini artırması üzerine operasyonlar hız kazandı. Şırnak'a bağlı Cudi Dağı’nda düzenlenen hava destekli operasyonlarda PKK hedefleri ateş altına alındı. Yaşanan sıcak temasta dün 5 Özel Harekat Polisi şehit oldu. Bölgeden bugün de 1 polisin daha şehit olduğu haberi geldi. Böylece şehit sayısı 6’ya çıktı. Çatışmalarda 10 güvenlik görevlisi de yaralandı. Cudi'deki çatışmalarda 7 teröristin öldürüldüğü, 1 teröristin de sağ olarak ele geçirildiği öğrenildi. Öte yandan, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Jandarma Genel Komutanı Bekir Kalyoncu ve Emniyet Genel Müdürü Mehmet Kılıçlar bu sabah saatlerinde Şırnak'a gitti. Cudi Dağı'ndaki operasyonda şehit olan polisler için bugün tören düzenlenecek. Törenin ardından şehitler memleketlerine uğurlanacak. 22 Mart 2012 Cudi’de çatışma: 5 şehit Şırnak’a bağlı Cudi Dağı’nda yaşanan çatışmada 5 Özel Harekat Polisi’nin şehit olduğu bildirildi.
DHA’nın haberine göre, çatışmalarda 5 Özel Harekat Polisi şehit oldu. Olayın ardından bölgede başlatılan operasyonlar devam ediyor. Konuyla ilgili ilk resmi açıklamayı yapan İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, 5 polisin şehit olduğunu söyledi. 'YARALILAR DA VAR' ''Sabah saat 10:00-10:20 sularında bir temas sağlandı. Jandarmamız, polisimiz ve özel harekat unsurları ile teröristler arasında karşılıklı yaralamalar oldu. Sıcak temas halinde devam ediyor. Yaralılarımız var. Bana intikal eden bilgiye göre maalesef 5 polisimizi kaybettik, özel harekat personeli şehidimiz var. Olay yerindeki temas halen devam ettiği, bir müddet daha devam edeceği anlaşıldığı için nihai duruma ilişkin başka bilgi verme durumumuz yok.'' Şahin, terörist grubun bulunduğu mağara ve çevresinin kuşatma altında olduğu ve operasyonların devam ettiğini söyledi. 21 Mart 2012 |
||||||
|
Eylemci Çocuk KCK'dan şikayetçi oldu. |
||||||
Türkiye'de Bir İlk Daha! Anlattıkları Dehşet Verici İlk kez eylemde kullanılan bir çocuk terör örgütü KCK'dan şikayetçi oldu. Terör örgütünün eylemlerde kullandığı ‘taş atan çocuklar’dan biri ilk kez resmen şikayetçi oldu. 11 Mart’ta Adana Şehit Mehmet Ali Aslan Polis Merkezi önünde bekleyen polis memurlarına atmak istediği bombanın elinde patlaması sonucu parmaklarını kaybeden 14 yaşındaki R.A, terör örgütü KCK yöneticilerinden şikayetçi oldu. R.A, parmaklarının kopmasına neden olan süreci şöyle anlattı: “Oyun oynarken V.T. ve H.A. bana 20 TL verip gofret almaya gönderdi. Ben de bakkala gittim. Bakkal F. telefonla M. isminde birini aradı ve çok acele iki paket gofret getirmesini söyledi. 10 dakika sonra bir adam motosikletle siyah bir poşet getirdi. Poşeti alıp V.T. ve H.A.’nın yanına geldim.
Poşeti açtıklarından patlayıcıları gördüm ve şoka uğradım. V.T. yanında getirdiği barut çivi gibi malzemelerle poşetteki patlayıcıları bantlayıp bomba haline getirdi ve bana verdi. ‘Git bunu karakolda bekleyen polislerin üzerine at’ dedi. Atmazsan ailen sonucuna katlanır Ben korkup atamayacağımı söyleyince bana çok sert iki tokat attı. ‘Eğer atmazsan sonuçlarına sen ve ailen katlanır’ dedi. Ben de mecbur kaldım. Tam bombayı atacakken bomba elimde patladı. Sonra polisler beni alıp hastaneye götürdüler.” Bu arada V.T. ve H.A.’nın örgütün sözde Adana sorumlusu, bomba temin eden bakkal F.’nin ise örgüt üyesi olduğu öğrenildi. R.A. ve ailesi polislere teşekkür ziyaretine gitti. Bu resim de Antalya'dan Bir Anne Polise taş atan çocuğunu ayakkabısı ile kovalıyor. 21 Mart 2012 |
||||||
|
Yüz naklinin Doktorları Köşk’te |
||||||
|
Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin ilk yüz nakli operasyonunu gerçekleştiren Akdeniz Üniversitesi Rektörü İsrafil Kurtcephe ile ameliyatı yapan doktorlar Ömer Özkan ve eşi Özlenen Özkan'ı kabul etti. Gül, “Sizden daha büyük başarılar bekliyorum” dedi. ANKARA - Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan ve eşi Yard. Doç. Dr. Özlenen Özkan'ı Çankaya Köşkü'nde basına kapalı gerçekleşen kabule Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe ile geldi. Rektör Kurtcephe'nin, Özkan'ın yüz nakli operasyonunu eşi Özlenen Özkan ile birlikte yaptığını belirtmesi üzerine Cumhurbaşkanı Gül, ''Televizyonlardan sizi iyice tanıdık. Basın toplantılarınızı takip ettim, haberleri okudum'' dedi.
Özkan'ı başarılı nakil operasyonu dolayısıyla kutlayan Gül, ''Sizin başarınız bizim için de büyük gurur kaynağı oldu'' diye konuştu. Ömer Özkan, Gül'ün sorusu üzerine nakil yapılan Uğur Acar'ın sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi. ‘DAHA BÜYÜK BAŞARILAR BEKLİYORUZ’ Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtcephe, kabulün ardından yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Gül'ün, son nakillerle Türkiye'nin imajına büyük katkıda bulunduklarını söylediğini kaydetti. Kurtcephe, Gül'ün, ''Dünyada Türk halkına yönelik algıya önemli katkı yaptınız. Sağlık alanında Türkiye'yi dünyaya duyurdunuz. Bundan sonra daha başarılı işler yapacaksınız. Sizden daha büyük başarılar bekliyoruz'' dediğini aktardı. Yüz nakli gerçekleştirilen Uğur Acar, çift kol nakli yapılan Atilla Kavdır ve kadavradan alınan rahmin nakledildiği Derya Sert'i Cumhurbaşkanı Gül ile buluşturma projelerini paylaştıklarını dile getiren Kurtcephe, Cumhurbaşkanı Gül'ün öneriyi memnuniyetle karşıladığını vurguladı. ANTALYA’YA GİDECEK Kurtcephe, hem Türkiye'nin sağlıktaki başarısının dünya gündemine taşınması hem de Türkiye'de organ ve uzuv naklinin teşviki bakımından önem taşıyan proje için Gül'ün Antalya'ya gitmeyi planladığını söyledi. ÖZKAN: BİZİ MUTLU ETTİ Prof. Dr. Özkan da, Gül'ün kendilerini 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla ağırladığını ve çalışmalarından dolayı tebrik ettiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Gül'ün, yüz nakli haberini aldığında duyduğu mutluluğu kendileriyle paylaştığını aktaran Özkan, bundan sonraki çalışmaları konusunda da Gül'ün her türlü desteği vereceğini, kendisine düşen ne görev varsa yapacağını belirttiğini dile getirdi. Özkan, ''Cumhurbaşkanı Gül'ün sıcak tavırları bizi mutlu etti. Yaklaşımı geleceğe umutla bakmamızı sağladı. Bizi motive ediyor ve daha iyi şeyler yapmamız gerektiğini düşündürüyor. Ülkemiz için daha iyi şeyler yapmamız gerekiyor'' diye konuştu. 14 Mart 2012 |
||||||
|
P.K.K. ya Ödül kondu |
||||||
İçişleri Bakanlığı'nın hazırladığı ve Başbakanlığa gönderdiği yeni ödül yönetmeliğine göre, PKK'nın 50 kişilik lider kadrosundan birini yakalatanlara 4 milyon Lira üst rakamından ödeme yapılacak İçişleri Bakanlığı’nın Başbakanlığa gönderdiği terörle mücadelede uygulanacak ödül yönetmeliği taslağının ayrıntıları belli oldu. PKK’nın 20’si Avrupa’da bulunan 50 kişilik lider kadrosunun tek tek isimlerinin sayıldığı taslakta, ödül miktarı en yüksek devlet memuru olan Başbakanlık Müsteşarı’nın maaşının katları oranında hesaplanacak. Murat Karayılan, Cemil Bayık, Sabri Ok ve Fehman Hüseyin gibi isimleri yakalatana 4 milyon lira olan üst rakamdan ödeme yapılacak. Star gazetesinin haberine göre, lider kadro listesinde ödül alt sınırı 2 milyon Lira olarak belirlenirken, anlık istihbarat sağlayanlara ödenecek rakam ise İçişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı’nın başkanlığını yapacağı 7 kişilik komisyonda belirlenecek. İhbarın ardından yapılan operasyonda elde edilen başarıyla ödül miktarı doğru orantılı olacak. Bu tür olaylarda verilecek ödül miktarının üst sınırı ise 100 bin TL olacak. CIA benzeri uygulama, taslağın Başbakanlık tarafından onaylanmasının ardından PKK ile mücadelede de kullanılacak. Başbakanlık’ta bekleyen taslağın ekli listesinde İçişleri Bakanlığı tarafından belirlenen 50 terörist liderinin ismi yer alıyor. Taslağa göre 20’si Avrupa’da 30’u kamplarda bulunan teröristlerin yakalanmasını sağlayanlara 4 milyon liraya kadar ödeme yapılacak. Bu rakam listesinin ilk sıralarında; KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan, KCK Yürütme Konseyi Üyesi Cemil Bayık, Duran Kalkan, HPG Anakarargah Komutanı Fehman Hüseyin ile Oslo görüşmelerine katılan Mustafa Karasu, Sabri Ok ve Zübeyir Aydar gibi isimler yer alıyor. Alt sınır olan 2 milyon liralık ödülün ise örgütün bölge sorumluları ile Avrupa’da faaliyet gösteren birim yöneticileri için olduğu belirtiliyor. ANLIK İSTİHBARATA 100 BİN LİRA Taslağa göre, olay bazında gelen anlık istihbarat bilgileri için ise verilecek ödül miktarını operasyonu yapan birim Ödül Komisyonu’na önerecek. İçişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı’nın başkanlığını yapacağı ve 3 emniyet 3 de jandarma personelinden oluşan 7 kişilik komisyonun onayı alındıktan sonra teröristi yakalatana ödeme yapacak. Komisyonun onaylayacağı ödül miktarı ise 100 bin TL ile sınırlandırılacak. İhbarın ardından gerçekleştirilen operasyonlarda elde edilen başarı ödül miktarı ile doğru orantılı olacak. İhbarı yapan vatandaşın kimliğinin gizlenmesi ise ana prensip olarak görülecek. Gerek duyurulursa, farklı bir ilde farklı bir kimlikle yaşayabilme imkanı tanınacak. SADDAM VE BİN LADİN’İ CIA BÖYLE YAKALAMIŞTI Terörle Mücadele Kanunu’nun 19’uncu Maddesi’ne atıf yapılarak hazırlanan ödül yönetmeliği taslağı Amerika’da başarıyla uygulanan suçluyu yakalatan veya kimliğini bildireni ödüllendirme yöntemiyle büyük benzerlik taşıyor. Amerika aynı yöntemi Irak’a girdiğinde Saddam Hüseyin ile oğulları Uday ve Kusay için de kullanmıştı. Uday ve Kusay öldürüldükten sonra Saddam Hüseyin’in için konulan ödül 25 milyon dolara çıkarılmıştı. Bu uygulamayla özellikle terörle mücadelede büyük mesafe kateden CIA, son olarak El Kaide lideri Usame Bin Ladin’in ihbarı karşılığında aile boyu Amerikan vatandaşlığı ve 25 milyon dolar para ödülü verileceğini açıklamıştı. 09 Mart 2012 |
||||||
|
Yaklaşık 15 bin mahkum gündüz çalışıp gece eve gidecek. |
||||||
Yaklaşık 15 bin mahkum gündüz çalışıp gece eve gidecek. Adalet Bakanlığı, açık cezaevinde bulunan veya açık cezaevine çıkma haklarını kazanmış olan mahkumlardan cezalarının son bir yılı kalanlara, gündüzleri kamuya yararlı işlerde çalışıp akşamları evlerine gitmeleri olanağı getiren yasal düzenlemeyi Bakanlar Kurulu'na sevk etti. Düzenlemeye göre; açık cezaevinde bulunan veya açık cezaevinde kalma hakkını kazanan mahkumlardan salıverilmelerine 1 yıl kalanlar, belli şartları taşıma kaydıyla gündüzleri kamuya yararlı işlerde çalışıp, akşamları cezaevine dönmek yerine evlerine giderek cezalarını tamamlayabilecek. Mahkumun çalışma koşullarına denetimli serbestlik büroları karar verecek. Bürolar evden çıkmama veya içkili yerlere gitmeme gibi yaptırım öngörmezse mahkum misafirliğe ya da eğlenceye gidebilecek. Düzenlemeden açık cezaevlerinde bulunan 6 bin, açık cezaevine gitme hakkı kazanan ancak geçiş yapamayıp kapalı cezaevlerinde olan 9 bin hükümlü yararlanacak. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar, örgüt ve terörden hüküm giyenler, iki kez hücre cezası alanlar ve firar edenler ile şartla salıverilmesini yakıp tekrar cezaevine girenler yeni düzenlemeden yararlanamayacak. DÜZENLEME AF DEĞİL Adalet Bakanı Sadullah Ergin, düzenlemenin af anlamına gelmediğini, cezaevlerindeki doluluk nedeniyle hazırlandığını kaydetti. Tasarı yasalaştığında hakimler, hükümlüye elektronik kelepçe takılmasına karar verebilecek. 7 Mart 2012 |
||||||
|
Hangi Emekli Ne Kadar Zam Alacak? |
||||||
|
İntibak kanunuyla emekli maaşlarına yapılacak artış miktarı kesinleşti. 2000 öncesi SSK emeklileriyle 1 Nisan-30 Haziran 2002 döneminde emekli olan Bağ-Kur'lulara zam öngören intibak düzenlemesi, önceki gece Meclis'te kabul edildi. Zamların maaşlara yansıması 2013/Ocak ayı itibariyle gerçekleşecek. Yapılacak zamlardan dul ve yetimler de aylıklarıyla orantılı olarak yararlanacak. Örneğin 1/4 oranında yetim aylığı alan kişi, 100 liralık zammın 25 lirasını alacak. Örnek olması ve emekli okurlarımıza fikir vermesi açısından farklı prim günü ve göstergelere göre alınacak intibak zamları tabloda yer alıyor. Bugün gazetesinin haberine göre, intibak zammında iki kriter mevcut. Emekli olunan prim günü ve gösterge ya da üst gösterge rakamı. Gösterge rakamını belirleyen en önemli unsur ise çalışma hayatında hangi kazanç üzerinden SSK'ya bildirim yapıldığıdır. Bu anlamda 1990-2000 yılları arasındaki kazançlar önem arz ediyor.
3 Mart 2012 |
||||||
"İntibak" Yasası Kabul Edildi TBMM Genel Kurulunda intibak yasası kabul edildi. TBMM Genel Kurulunda, 2000 yılı öncesi emekli aylıklarında yaşanan farklılığı gidermeyi amaçlayan ve kamuoyunda ''intibak'' olarak bilinen tasarı, kabul edilerek yasalaştı. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 2000 yılı sonrası gösterge esaslı sistemden, gelişme hızından pay alınan bir sisteme geçilmesiyle gelişme hızından pay alamayan emeklilerin intibakını düzenliyor. İntibak düzenlemesinden emeklinin yanı sıra malullük ve ölüm aylığı alan kişiler de yararlanacak. 2000 yılı öncesinde gösterge sistemine göre bağlanan malullük, yaşlılık ve ölüm aylıkları ile bu tarihten önce malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken bu tarihten sonra ölen sigortalıların ölüm aylıkları, asgari aylık kontrolü yapılmaksızın, gayrisafi yurt içi hasıla sabit fiyatlarla, gelişme hızı kullanılarak yeniden hesaplanacak. Aylıklar, Aralık 1999'da yürürlükteki gösterge ve üst gösterge tablosundan sigortalı için belirlenen mevcut gösterge rakamı ile aynı dönemde yürürlükte bulunan memur aylık katsayısı esas alınarak hesaplanacak. Malullük aylığında; gösterge tablosundan aylık hesaplanan için yüzde 60, sigortalının, başkasının bakıma muhtaç olması halinde yüzde 70, üst gösterge tablosundan aylık hesaplanan için ise Aralık 1999'da yürürlükte bulunan ve gösterge rakamına göre yüzde 59,9 ile yüzde 50 arasında belirlenen taban aylık bağlama oranı esas alınacak. Yaşlılık ve ölüm aylıklarında; gösterge tablosundan aylık hesaplanan için yüzde 60, üst gösterge tablosundan aylık hesaplanan için ise Aralık 1999'ta yürürlükte bulunan ve gösterge rakamına göre yüzde 59,9 ile yüzde 50 arasında belirlenen taban aylık bağlama oranı baz alınacak. Bu şekilde belirlenen taban aylık bağlama oranları, sigortalının tahsis talep tarihi veya ölüm itibariyle kadın ise 50, erkek ise 55 yaşından sonra doldurduğu her tam yaş için ve 5 bin günden fazla ödediği her 240 günlük malullük, yaşlık ve ölüm sigortaları primi için 1'er artırılacak. Aylık Bağlama Oranı % 85'i Geçmeyecek Malullük, yaşlılık ve ölüm aylığının aylık bağlama oranı yüzde 85'ten fazla olamayacak. Sigortalının, Aralık 1999 ödeme dönemi itibariyle aylığı, belirtilen gösterge rakamı, memur aylık katsayısı ve aylık bağlama oranının çarpımıyla belirlenecek. Hesaplanan aylık tutarı, yüzde 5,9 oranında artırılarak Ocak 2000'e, 2000 yılı Ocak ayı için bu şekilde hesaplanan aylık tutar ise 7,13326594120697 çarpanı kullanılarak Ocak 2008'e taşınacak. Bu şekilde hesaplanan aylık tutarı da Ocak 2008'den başlayarak Ocak 2013 dönemine kadar, sigortalılara ödenen aylıklara uygulanan aylık artışlarıyla yükseltilecek. Hesaplanan aylık tutarın, sigortalı veya hak sahiplerine Ocak 2013 döneminde ödenen aylık tutarın altında kalması halinde mevcut aylıklar ödenmeye devam edecek. Hesaplanan aylıklar için geriye dönük herhangi bir ödeme yapılmayacak. Sözleşme aylıklarını 2000 yılı Ocak ayı başından sonra borçlanma yapmak suretiyle tam aylığa yükseltenler ile devir alınacak sandıklardan aylık alanlara, devir tarihinden sonra intibak hükümleri uygulanmayacak. Yasa, 1 Nisan-30 Haziran 2002 döneminde yürürlükte bulunan gelir basamakları esas alınarak hesaplanan aylıkların, aynı gelir basamakları üzerinden yeniden hesaplanması ve oluşan olumsuzluğun giderilmesini de amaçlıyor. İlaçtan Alınan Katkı Payı % 1-20 Olacak İlaçtan alınan katkı payı yüzde 10-20 yerine, yüzde 1-20 olarak uygulanacak. Halen yüzde 10 olarak uygulanan alt sınır yüzde 1'e çekilerek, esneklik sağlanması hedefleniyor. Vücut dışı protez ve ortezler ile ayakta tedavide sağlanan ilaçlarda alınacak katkı payını yüzde 1'e kadar indirmeye, SGK'nın teklifi üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yetkili olacak. Yasayla, kişilerin sağlık hizmetine gitmediği halde gitmiş gibi gösterilerek SGK tarafından yapılan usulsüz ve yersiz ödemelerin önlenmesi amacıyla ''biyometrik yöntemlerle kimlik doğrulaması'' yapılmasına imkan tanınıyor. İşten çıkardıkları personeli, 10 gün içinde ''sigortalı işten ayrılış bildirgesi'' ile bildirmeyen işverenlere her bir sigortalı için uygulanan ''asgari ücret tutarındaki'' ceza, ''asgari ücretin onda 1'i tutarına'' düşürülüyor. Bu ceza, işverenlerin tutmakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri ibraz etmemesi halinde verilecek ceza tutarını geçmeyecek. SGK'na aktarılmaları daha önceki düzenlemelerde yer alan banka personel sandıklarının 2 yıl olan devir süresi, 4 yıla çıkarılıyor. İntibakla ilgili düzenleme 2013 yılı Ocak ayı ödeme döneminde, diğer düzenlemeler ise yasanın yayımı tarihinde yürürlüğe girecek. 01 Mart 2012
Arınç'ın Sözlerine Açıklık Getirdi Bakan Çelik, Bülent Arınç'ın emeklilere zamla ilgili açıklamalarına değindi. Çelik, "Yüzde 75 gelişme payını 2000 yılı öncesindeki emeklilere veriyoruz. Yüzde 75'lik gelişme hızından 2000 öncesi emeklilere pay verme şeklindeki düzenlemedir" dedi. İntibak bekleyenlere maksimum zam vaadi! Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, intibak yasasıyla ilgili Maliye ve Hazine'den sorumlu bakanların en yüksek zammın yapılması görüşünü desteklediğini bildirdi Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, İntibak Yasasıyla ilgili Bakanlar Kurulu'nda yapılan görüşmede, yüzde 70 zam yapılması seçeneğinin desteklendiğini, Maliye ve Hazine'den sorumlu bakanlarının da en yüksek zammın yapılması görüşünü desteklediğini bildirdi.
İNTİBAK YASASI Arınç, Bakanlar Kurulu'nda emekliler arasındaki maaş adaletsizliğini gidermek üzere hazırlanan İntibak Yasa Tasarısının ele alındığı görüşme hakkında da bilgi verdi. Tasarının bugün Mecliste yasalaşmasının beklendiğini dile getiren Arınç, 8 maddelik tasarının yasalaşmasıyla 2000 yılından önce emekliliklerde ortaya çıkan farklılıklar ve adaletsizliklerin giderilmiş olacağını söyledi. Arınç, geçmişte siyasi iktidarların popülist politikalarla getirdiği farklı emeklilik düzenlemelerinin, ekonomik krizleri hazırlayan en büyük etkenlerden birisi olduğunu ve Hazine'ye zararı olan bu düzenlemelerin çok düşük emekli maaşlarına neden olduğunu belirterek, şunları kaydetti: ''Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız, Bakanlar Kurulu'na üç farklı seçenek getirdi. 'Yüzde 50 zam yaparsak, şu kadar kişi yararlanacak ve yararlanacakları miktarlar da şu oranlarda olacak. Yüzde 60 yaparsak şu kadar farklılık olacak, yüzde 70 yaparsak şu kadar farklılık olacak. Bundan 2 milyona yakın emekli istifade edecek' diye. Şimdi Maliye Bakanımızın, Hazine'den sorumlu bakanımızın halini düşünün. Çünkü her artışa göre vereceğiniz rakamlar çok büyük rakamlar. Şöyle gözlerinizi en yakın komşumuz Yunanistan'a, Avrupa'nın en batısındaki Portekiz'e, İspanya'ya, Fransa, Almanya ve İngiltere'ye uzanın. Yanı başımızdaki Yunanistan'da maaşlar donduruldu, eksi yüzde 10-20'lere işçiler imza atmak için sırada bekliyor. Emekli maaşlarından kesintiler yapılmaya başlandı. AB'den istenen miktarın tamamı verilemiyor. Verilmesi için adeta komiserlik teklif ediyorlar. Çok acı olaylar. Allah hiçbir ülkeyi bu duruma düşürmesin. Biz de komşumuz ve dostumuz Yunanistan'ın elbette ekonomik sıkıntılar içinde olmasını istemeyiz. Kendimize bakarız, biz de aynı duruma düşmemek için neler yapmamak gerektiğini düşünürüz. Biz yüzde 50 mi, 60 mı, 70 mi vermeliyiz, bu adaletsizliği giderebilmek için ne yapmalıyız? İnanın Başbakanımız dahil, tüm bakanlarımız, 'yüzde 70 zam yapalım, daha çok insan istifade etsin ve artış herkesi memnun edecek düzeyde olsun' dedi. İyi de nereden vereceğiz bunu? Bu zammı verdiğiniz zaman, 1 milyon 941 bin kişiye 2,7 milyar lira yıllık getirisi var. Maliye Bakanımız da Hazine bakanımız da 'merak etmeyin veririz, paramız var, en yüksek zammı yapalım' dedi. Benim gördüğüm bu manzara, hepimizin iftihar ettiği bir manzaradır.'' Tüm bunların Türkiye'nin bütçe yönetiminde ve ekonomik anlamdaki gücünü net olarak ortaya koyan unsurlar olduğunu ifade eden Arınç, hükümetin kamu personeli ve işçilerine enflasyon farkını ödeme garantisi getirmesinin de çalışanlar adına çok büyük bir güvence olduğunu, bunun kıymetinin bilinmesi gerektiğini söyledi. Arınç, ''Bazen sokaklarda toplanan 50-100 kişilik gruptaki insanlara, hükümetin bazı politikalarını eleştirmek isteyen insanlara, 'ne olur başınızı çevirip Yunanistan'a, Portekiz'e çevirin bakın' diyorum. Avrupa'da 5 hükümet istifa etti, ayrıldı gitti. Biz bu işi iyi yönetiyoruz'' dedi. 01 Mart 2012 |
||||||
|
Emeklilere 3 Milyar TL Ödenecek |
||||||
Bakan Çelik, intibak yasasıyla, emeklilere 3 milyar TL ödeneceğini söyledi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, intibak yasasıyla, 2 milyon emekliye yaklaşık 3 milyar Türk lirası ödeneceğini söyledi. Bakan Çelik şöyle konuştu: "Sıkıntı çok yönlü... Ama çok şükür Türkiye'de bırakınız maaşların düşmesi, şunu bunu, intibak yasasıyla ikİ milyon emeklimize 3 katrilyon liraya yakın imkan sağlıyoruz şimdi. İnşallah önümüzdeki hafta intibak yasası çıkınca iki milyon emeklimize 3 katrilyon lira vereceğiz inşallah..." 25 Şubat 2012 İntibak Yasası Komisyondan Geçti Yaklaşık 2 milyon emeklinin beklediği İntibak Yasa Tasarısı Meclis Plan Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi. Emekli maaşlarındaki eşitsizliği gidermeyi öngören tasarı, Meclis Plan Bütçe Komisyonun'dan geçti. Görüşmeler yaklaşık 6 saat sürdü.
Komisyon ilk olarak tasarıya ilişkin alt komisyon raporunu ele aldı ardından tasarının geneli üzerinde görüşmelere geçti. Kabul edilen tasarıya göre, 2000 yılından önce emekli olanların maaşları, 2008 yılı ocak ayında emekli olanların maaşlarına eşitlenecek. Tasarı yasalaştığında 1 milyon 913 bin SSK emeklisi ile 12 bin 184 Bağ-Kur emeklisi bu düzenlemeden faydalanacak. Tasarı kapsamındaki emeklilerin maaşlarında 10 ila 350 lira arasında artış olacak. 2000 yılından önce emekli olmuş ancak vefat etmiş olanların, yakınlarına ödenen aylıklar da intibak kapsamına alındı. 22 Şubat 2012 |
||||||
|
Hâkim ve savcıların terfisinde AİHM şartı |
||||||
Hâkim ve savcıların terfilerinde artık 'AİHM kriteri' etkili olacak. Verdiği 'takdir yetkisi' kararlarında, Türkiye'nin AİHM'de mahkum olmasına neden olan hâkim ve savcıların terfisi olumsuz etkilenecek Hâkim ve Savcılar Yüksek Kurulu, (HSYK) hâkim ve savcıların terfisinde ‘AİHM kriterini’ getirdi. Verdiği kararla Türkiye’nin AİHM’de mahkûm olmasına neden olan hâkim ve savcının durumu HSYK tarafından değerlendirilecek. Eğer ihlale konu olan karar, yargı mensubunun mevzuattan değil, ‘takdir yetkisinden’ kaynaklı ise hâkim ve savcının terfisini olumsuz etkileyecek. Radikal gazetesinin haberine göre, HSYK, hâkim ve savcıların yükselmesine ilişkin olarak yayımlandığı “ilke kararlarına” yükselme esaslarına “Kanun yolu incelemesinde geçen işleri” ibaresini de ekledi. HSYK, bu ibarenin, hâkim ve savcıların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nce incelenen işleri de kapsadığına dikkat çekti. AİHM KARARLARININ TAKİP EDİLMESİ SAĞLANACAK Söz konusu yeni düzenlemeye göre, AİHM tarafından incelenen dosyalarda Türkiye’nin aleyhine sonuçlanan karar verilmesi durumunda, ihlale neden eylem tespit edilecek ve eylemi yapan hâkim ve savcının terfisinde göz önünde bulundurulacak. Bu kapsamda HSYK, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’ne bir yazı yazarak, “AİHM kararlarının hâkim ve savcılar tarafından takip edilmesini sağlamak ve ihlalleri azaltabilmek amacıyla AİHM kararlarının terfilerde dikkate alınmasına karar verilmiştir” dedi. AİHM KARARLARI TERCÜME EDİLECEK VE ERİŞİME AÇILACAK HSYK’nın bakanlığa yazdığı yazıda, AİHM kararlarının tercümesinin yapılarak bütün hâkim ve savcıların erişimine açılması istenilerek, şu taleplerde bulunuldu: “Ülkemizi ilgilendiren kararlarda insan hakları ihlaline neden olan eylemlerin belirlenmesi, ihlale neden eylemi gerçekleştiren hâkim ve savcıların tespiti, söz konusu kararın ihlale neden olan hâkim ve savcıya tebliği, ihlale neden olan hâkim ve savcıların kararla birlikte Kurulumuza bildirilmesi talep olunur.” MEVZUATTAN KAYNAKLI İSE TERFİYİ ETKİLEMEYECEK Radikal’e konuşan bir HSYK yetkilisi, uygulamanın HSYK Genel Kurulu kararıyla başlatıldığını, takibinin ise HSYK 2. Dairesi tarafından yapılacağını belirterek, “AİHM’nin tespit ettiği ihlal kararı mevzuattan kaynaklı ise hâkim ve savcının terfisini etkilemeyecek. Ancak AİHM’in takdir ettiği ihlal, hâkimin ‘takdir yetkisinden kaynaklı’ ise bu durum, hâkim ve savcının terfisinde göz önünde tutulacak. Uygulamanın yeni olması nedeniyle nasıl bir yöntemle yürütüleceği zamanla oturtulacak. Bu uygulamayla Türkiye’nin AİHM’deki mahkûmiyetlerinin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır” dedi. 29 Şubat 2012 |
||||||
|
Vatandaşlar, Belediyelere Not verecek |
||||||
Çalışmayan Başkan Sınıfta Kalacak! Vatandaşlar, yaşadıkları kentteki yerel hizmetlere not verecek. Türkiye ile Avrupa Birliği ortak finansmanıyla Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan Stratejik Yerel Yönetimler Projesi kapsamında, projenin uygulandığı 26 belediyede ''vatandaş karnesi'' uygulaması başlatılacak. Uygulama ilk etapta, Mart-Temmuz 2012 döneminde Adana, Antalya, Kocaeli, Mardin, Malatya ve Trabzon'da gerçekleştirilecek. İkinci aşama da Bursa, Erzurum, Gaziantep, Mersin, Kocaeli, Konya, Samsun, Balıkesir, Çorum, Denizli, Diyarbakır/Bağlar, Elazığ, Isparta, Hatay/İskenderun, Kütahya, Manisa, Kahramanmaraş, Siirt, Şanlıurfa, İstanbul/Bahçelievler olmak üzere 20 belediyede, 2013 yılı içinde tamamlanacak. Katılımcılar belirlenen alanlardaki kamu hizmetlerine 1'den 5 puana kadar not verecek. 29 Şubat 2012 |
||||||
|
Baraj faciasında 2 tutuklama |
||||||
|
Adana Kozan'daki Gökdere Barajı'nda meydana gelen olayla ilgili gözaltına alınan şantiye şefi ve proje müdürü çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Adana'da Baraj İnşaatında Kaza: 8 İşçi halen Kayıp Köprü Barajı'nda kaybolan işçileri arama çalışmalarına tekrar başlandı. Kozan yakınlarında, Seyhan'ın kolu olan Gökdere nehri üzerinde yapımı süren Köprü Barajı'nın tünelinde su sızıntısı ardından barajın dip kapakları basınca dayanamayarak patladı. Patlamanın ardından basınçlı bir şekilde baraj inşaat alanına saçılan su, işçiler ve iş makinelerini de önüne kattı. Dün öğle saatlerinde meydana gelen olayda,12 işçi sulara kapıldı. İşçilerden ikisi kısa süre içinde sağ olarak bulundu ve tedavi altına alındı. Kaybolan 10 işçi için ise havadan ve karadan arama kurtarma çalışmaları başlatıldı. Gecenin ilerleyen saatlerinde ara verilen arama-kurtarma çalışmalarına sabahın ilk ışıklarıyla birlikte tekrar başlandı. Arama kurtarma çalışmalarında kayıp işçilerden Eyüp Altıntaş ile Cumali Değirmenci'nin cesedine ulaşıldı. Kayıp 8 işçinin yakınlarının umutlu bekleyişleri ise sürüyor. Eroğlu: "Teknik bir hata sonucu meydana geldi, milletimizin başı sağ olsun" Orman ve Su işleri Bakanı Veysel Eroğlu, Adana Kozan'daki bir barajda yaşanan olayın, ilk belirlemelere göre, baraj kapaklarının açılması sonucunda meydana geldiğini söyledi. 25 Şubat 2012 |
||||||
|
Kozan ilçesi Gökdere Nehri üzerindeki Köprü Barajı'nın kapakları patladı. Adana'da Baraj Kapağı Patladı, Kaybolanlar Var Adana Kozan'daki baraj inşaatının kapağı patladı, işçiler suya kapıldı Adana'nın Kozan ilçesinde Gökdere Barajı inşaatında patlama meydana geldi. Olayla ilgili yapılan açıklamada 10 işçinin kayıp olduğu bildirildi.
Patlama, Kozan ilçesine bağlı Ergenuşağı köyü yakınındaki Göksu Irmağı üzerinde özel bir firma tarafından yürütülen baraj inşaatında oldu. Köprü barajının gövdesinde çatlaklar oluşması nedeniyle suyun boşaltılması için kapaklar açılınca, barajın ana gövdesindeki tünel kapağı aşırı basınca dayanamayarak patladı. Adana Valisi Hüseyin Avni Coş, Kozan ilçesindeki Gökdere Köprü Barajı Derivasyon Tüneli'nin kapağının patlamasının ardından yapılan sayımda 10 işçinin kayıp olduğunun anlaşıldığını bildirdi. Coş, İlçeye bağlı Ergen Uşağı Köyü yakınlarındaki Gökdere Köprü Barajı şantiyesinde işçi sayımı yapıldığını söyledi. Sayımda 10 işçinin kayıp olduğunun belirlendiğini ifade eden Coş, ''Bu işçiler suya mı kapıldılar, yoksa bir yerlere mi sığındılar henüz bir şey söylemek mümkün değil. Adana'dan giden arama kurtarma ekipleri çalışmalarını sürdürüyor'' dedi. Coş, kayıpların bulunması için havadan bir askeri helikopterin de aramalara destek verdiğini sözlerine ekledi. Bölgede kayıp işçileri arama çalışmaları sürerken, çevredeki köyler de sele karşı uyarıldığı bildirildi. 24 Şubat 2012 |
||||||
|
"Elektronik Kimlik Dağıtımı Başlıyor" |
||||||
İçişleri Bakanı Şahin, elektronik kimlik kartlarının bu yıl dağıtılacağını açıkladı İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, e-Dönüşüm Türkiye Projesi kapsamında vatandaşın günlük yaşamını kolaylaştırmaya yönelik çalışmaları anlattı. Bu çalışmalardan birinin Elektronik Kimlik Uygulaması Projesi olduğunu bildiren Şahin, bunun pilot uygulamasının 2012 yılı içerisinde elektronik kimlik kartı dağıtımına başlanacağını açıkladı Bakanlık birimlerinin vatandaşa verdiği hizmetlerde, bürokrasinin azaltılması, zaman tasarrufu, ilişkilerin çok normal ve güven esasında yürütülmesi bakımından önemli ilerleme kaydettiğini anlatan Şahin, bunların başında nüfus hizmetlerinin bilgisayar ortamında kayıt altına alınması, nüfus sayımlarının her an sayılabilir bir duruma getirilerek insanları hiç rahatsız etmeden ve fark ettirmeden tespit edilmesi imkânı sağlayan MERNİS projesinin bulunduğunu söyledi. "Sistem 3 Bin Kuruluşa Hizmet Veriyor" Birçok e-Devlet projesinin temel altyapısını oluşturan MERNİS'in, başarıyla uygulandığını ifade eden Şahin, MERNİS kapsamında çok önemli iki projenin de uygulamaya geçirildiğini, bunlardan birinin Kimlik Paylaşım Sistemi diğerinin ise Adres Kayıt Sistemi olduğunu belirterek, "Artık birden çok numara kullanılması uygulamasına son verilerek vatandaşlardan nüfus cüzdanı sureti ve ikametgâh belgesi istenmesi uygulaması kaldırıldı. Kimlik Paylaşım Sistemi'ne bağlanarak hizmet yürüten kurum ve kuruluş sayısı 3 bin 490'a ulaşmış durumda" diye konuştu. Adres Kayıt Sistemi sayesinde nüfus sayımının evlere kapanmadan her an ve maliyet gerektirmeksizin yapılabildiğini anlatan Şahin, "Böylece, vatandaşlarımızı evlere hapsederek yapılan nüfus sayımları tarih oldu. Bakınız, 2011 yılı nüfus sayımı açıklandı. Devletimize ne maliyeti, ne de vatandaşımıza zahmeti oldu" dedi. "Dağıtımlar Başlıyor" Vatandaşın işlemlerini kolaylaştırıcı bir diğer çalışmanın, Elektronik Kimlik Uygulaması Projesi olduğunu bildiren Şahin, bunun pilot uygulamasının, 2010 yılında, Bolu'da başarıyla gerçekleştirildiğini, 220 bin kişiye kimlik kartı verildiğini, 2012 yılı içerisinde elektronik kimlik kartı dağıtımına başlanacağını ifade etti. Bu yılın, söz konusu uygulamanın alt yapısını hazırlamakla değerlendirileceğini, yıl bitmeden de belli illerde elektronik kimlik dağıtımını başlatmış olacaklarını kaydeden Şahin, 3 yıllık bir periyotta tamamlamayı planladıkları bu projeyi daha erken bir dönemde uygulamayı hedeflediklerini vurguladı. Şahin, Elektronik Kimlik Kartı Projesi'nin bütün vatandaşları kapsayacak şekilde tamamlandığında, hem vatandaş açısından hem de kamu kurum ve kuruluşları açısından önemli yararlar sağlanmış olacağına işaret ederek, şu bilgiyi verdi: "Bu elektronik kimlik kartıyla vatandaşlarımız farklı belge, kart ve benzerlerini taşımak zorunda kalmadan kimlik doğrulaması yapabilecek, TC kimlik numarası uygulamasında olduğu gibi tek kart, tek şifre dönemine geçilecektir. Sahtecilikten kaynaklanan vatandaş mağduriyeti önlenecek, e-Devlet kapsamında sunulan hizmetlere, internetin bulunduğu her yerden, evinden, iş yerinden, bu kimlik kartı ile erişilebilecek ve ayrıca bu Kimlik Kartı seyahat belgesi olarak da kullanılabilecek." "E-Pasaportlarla İşlemler Hızlandı" Bir başka önemli projenin e-Pasaport projesi olduğunu dile getiren Şahin, "Ülkemiz namına verilen pasaportların uluslararası standartlara uygun olarak tanzim edilmesi AB ile uyum sürecinde önemli bir merhaleyi teşkil etmekteydi. Biz bunu değiştirdik ve E-Pasaport ile biyometrik pasaport uygulamasını başlattık" dedi. Başvurudan en geç 3 gün içerisinde, başvuru sahibine yeni düzenlenmiş elektronik özellikli pasaportların ulaştırılabildiğine dikkati çeken Şahin, "Bu hizmette zaman zaman kolaylığa ve zaman kısalığına inanmakta zorlanan insanlarımız bulunmakta ama gerçek budur. 3 gün içerisinde, pasaport belgesi erişmektedir, ulaşmaktadır. Buna benzer değişik kurumlarla bakanlığımızın geliştirdiği, hayatı kolaylaştırıcı çalışmalar da bir tarafta yürütülmektedir, yürümektedir" diye konuştu. Bu güne kadar, 81 il ve 310 ilçe olmak üzere, toplam 391 pasaport biriminde, 1 Haziran 2010 tarihinden bugüne kadar, 3 milyon 655 bin 130 adet okunabilir çipli yeni pasaport tanzim edildiğini bildiren Şahin, e-pasaportlarla vatandaşın seyahatinin bundan böyle daha süratli ve kolay hale geleceğine işaret ederek, sınır geçişlerinde isim benzerliğinden kaynaklanabilen gecikmeler gibi sorunların da artık ortadan kalkacağını söyledi. 22 Şubat 2012 |
||||||
|
Anayasa Komisyonu Bartholomeos'u dinleyecek |
||||||
Fener Rum Patriği Bartholomeos, Meclis'e yeni anayasa konusundaki görüşlerini aktaracak TBMM Anayasa Komisyonu bünyesinde oluşturulan Sivil Toplum Kuruluşları, Dernekler, Vakıflar ve Azınlık Cemaatleri Alt Komisyonu, bugün Fener Rum Patriği Bartholomeos’la bir araya geliyor. Yeni anayasa konusunda azınlıkların sorunlarını dile getirecek olan Bartholomeos, azınlık okullarına destek verilmesi ve Ruhban Okulu’nun açılması talebinde bulunacak. Ders kitaplarından Ermeni ve Rumlar için kullanılanı olumsuz ifadelerin ayıklanmasını da isteyecek olan Bartholomeos’un, azınlık cemaatlerine Diyanet bütçesinden pay aktarılması görüşünü dile getirmesi bekleniyor. 20 Şubat 2012 Bartholomeos'un Ziyareti Yunan Basınında Fener Rum Patriği Bartholomeos'un, TBMM'ye yaptığı ziyaret Yunan basını geniş yer verdi. Fener Rum Patriği Bartholomeos'un, yeni anayasa konusunda önerilerini sunmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa Uzlaşma Alt Komisyonu'na davet edilmesi Yunan basınında geniş yer aldı. Yunan basını, bir patriğin ilk kez Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne giderek kendi tezlerini dile getirdiğine dikkati çekerek, Bartholomeos'un, "Yeni bir Türkiye doğuyor" sözlerine geniş yer verdi. Atina'da yayımlanan Ta Nea gazetesi, Bartholomeos'un, "Patrik, Kemal Atatürk'ün portresinin altında Meclis'in özel komisyonuna yeni anayasayla ilgili azınlıkların tezlerini sundu" ifadesini kullandı. Muhafazakar eğilimli Elefteros Tipos gazetesi, "Bartholomeos ilk defa Türk Parlamentosunda" başlığını kullandı. Elefteros Tipos, Bartholomeos'un, toplantı sonunda yaptığı açıklamada, "Maalesef bugüne kadar azınlıklara karşı haksızlıklar oldu. Bunlar yavaş yavaş düzeltiliyor, değiştiriliyor, yeni bir Türkiye doğuyor" dediğini duyurdu. Bartholomeos'un Anayasa Uzlaşma Alt Komisyonu'na davet edilmesi ulusal yayın yapan Yunan televizyonlarının haber bültenlerinde de ilk sıralarda yer aldı. 21 Şubat 2012 |
||||||
|
Özürlü Memur adaylarına sınav tavsiyeleri |
||||||
Özürlü Memur Adayları Dikkat Özürlü ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Aylin Çiftçi'den, Özürlü Memur Seçme Sınavı'na gireceklere tavsiye geldi. Özürlü ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Aylin Çiftçi, Özürlü Memur Seçme Sınavı'na (ÖMSS) gireceklere gerekli tüm kolaylıkların sağlanacağını, soruların özürlü gruplarına göre belirleneceğini bildirdi. Çiftçi, yaptığı açıklamada,başvurularda dikkat edilmesi gereken konularla ilgili bilgi verdi. 29 Nisan'da 81 ilde yapılacak ÖMSS için başvuruların 20 Şubat-2 Mart tarihleri arasında alınacağını hatırlatan Çiftçi, engelli vatandaşlardan sınavla ilgili çok fazla soru geldiğini belirterek, ''Telefonlarımız kilitleniyor'' dedi. Sınav kılavuzunun ÖSYM'nin internet sitesinde yayımlandığı anlatan Çiftçi, adaylardan kılavuzu dikkatli incelemelerini istedi. ''Sınavda, görme, işitme, zihinsel ve genel engelli grubu olmak 4 grup olacağını'' ifade eden Çiftçi, şöyle devam etti: ''Görmenin içinde az görenler veya daha az görenlere göre sorular farklı puntolarda sunulacak. Hiç görmüyorsa şekilli soru olmayacak. Tabii tüm sorular içerik olarak aynı olacak. Yine engelli hiç görmüyorsa refakatçi veya okuyucu isteyebilecek. Bunlar kişinin beyanı doğrultusunda ÖSYM tarafından temin edilecek.'' BAŞVURULARDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR Çiftçi, ''Sınav için iki başvuru olacak. İlki ön kabul dediğimiz il müdürlüklerimize yapılacak başvuru. İkincisi de ÖSYM'ye yapılacak ve sınav giriş belgesinin de alınacağı başvuru'' diye konuştu. İl müdürlüklerine yapılacak başvurularda engellinin lise diploması ile özürlülük raporuna bakacaklarını ifade eden Çiftçi, şunları kaydetti: ''Rapor mutlaka özürlülük raporu olmalı ve iş göremezlik durumu yüzde 40 ve üzeri olmalı. Bir de özürlülüğün sürekliliği durumu var. Rapor sürekli değilse ve rapor süresi sınav tarihini kapsıyorsa yine sınava girebilirler. Raporda mutlaka 'aslı gibidir' kaşesi bulunmalı. Buna çok dikkat edilmeli. Uzmanlarımızca burada bir de özürlü grupları için hazırlanan soru formlarının kişiye uygunluğuna bakılacak. Burada rapor da dikkate alınarak, adayla birlikte uygunluğa karar verilecek. Aday, bu soru formunun kendisine uygunluğuna dair imza atarak, kendisine uygulanabileceğini kabul edecek. ''KİME, NASIL SORU? İşitme engelli okulundan mezun olanlar için daha sade sorular hazırlanacağını vurgulayan Çiftçi, elini kullanamayan bedensel engelliler için ''yazıcı'' görevlendirileceğini söyledi. Çiftçi, ''Psikiyatrik tanılı engellilere genel soru formu verilecek. Eğer isterse yalnız başlarına sınava girebilecekler. Genel engelli ise yazıcı, okuyucu desteği isteyebilecek'' diye konuştu. Çiftçi, önceliklerinin kamudaki boş 29 bin kadronun doğru şekilde doldurulması olduğunu kaydederek, ''Biz bu sınavda maksimum kolaylığı uygulayacağız. Sınava çok yoğun başvuru bekliyoruz'' dedi. Özürlü Memur Seçme Sınavı (ÖMSS) için başvurular, 20 Şubat-2 Mart tarihleri arasında alınacak. Kura ile atanacak ilkokul mezunları ise 14-25 Mayıs tarihleri arasında başvuru yapacak. ÖMSS, 29 Nisan'da 81 il merkezinde saat 10.00'da başlayacak ve tek oturumda yapılacak. 19 Şubat 2012 |
||||||
|
Laz ve Çerkezler dil birliği yaptı |
||||||
Lazlar ve Çerkezler anadil hakkı için toplandı. Türkiye’deki tüm etnik gruplardan temsilcilerin yer aldığı konferanstan çarpıcı öneriler çıktı: Anadilde eğitim anayasal güvence altına alınmalı. İlkokul'da 'Andımız' okutulmamalı. Diyanet kaldırılmalı. BOLU - Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) ve Laz Kültür Derneği tarafından ocak ayında başlatılan ve 4. kez düzenlenen, 'Türkiye'de kültürel farklılıkların korunması, yaşatılması ve toplumda farklı kültürlere yönelik ayrımcılığın önlenmesinde temel problemler ve çözümleri' adlı arama konferansları pazar günü Bolu'da yapılan toplantıyla sona erdi. Laz ve Çerkezlerin ağırlığını oluşturduğu, yaklaşık 60 kişinin katıldığı toplantıya Ermeni, Süryani, Kürt ve Zazalar başta olmak üzere diğer topluluklar da temsilciler düzeyinde katılıp rapor sundular. Akşam gazetesinin haberine göre, grup raporlarında tespit edilen bazı sorunlar ve çözüm önerileri şöyle: - Sorun: Osmanlı Devleti'nde I. Dünya ve Kurtuluş Savaşları sürecinde gayrimüslim vatandaşların tasfiye edilmesi. Çözüm: Gayrimüslim nesillerinden dileyenlere Türkiye vatandaşlığı ve çifte vatandaşlık hakkı tanınmalı. - Sorun: Ulus devletin tek tip insan yetiştirmeye dönük otoriter, yabancı düşmanı, farklılıkları tehdit olarak resmeden, çok kültürlülükten ve demokratik çoğulculuktan uzak eğitim sistemi. Çözüm: Eğitim öğretim sistemindeki Türklüğe ve Sünni Müslümanlığa vurgu yapan, 'milli eğitim' müfredatı yeniden organize edilmeli. Etnik grupların kültür ve medeniyete yaptığı katkı ortaya konmalı. 'Andımız' gibi, eğitim ve öğretimin resmi ideolojinin tekrarına ve ezberine dayalı otoriter uygulama ve içerikleri tasfiye edilmeli. - Sorun: Ulus devletin resmi ideolojisi olarak Kemalizm; devletin baskı aygıtlarının yanı sıra ideolojik aygıtlarının (Milli Eğitim, üniversiteler, askerlik, Diyanet İşleri vb) etkisi. Çözüm: İdeolojik içeriğinden arındırılmış yeni bir anayasanın hazırlanması; kamu kurumlarının her tür ideolojiye, dine ve kimliğe tarafsız kurumlar olarak işlemesi sağlanmalı. - Sorun: Ulus devletin kuruluş süreci ve sonrasında yaşanan tarihsel travmalarla hala yüzleşilmemiş olması. Çözüm: 1915 Ermeni Tehciri, 1922 Gönen-Manyas Çerkes Sürgünü, 1934 Trakya Pogrumu, 1937-38 Dersim Katliamı, 1942 Varlık Vergisi, 6-7 Eylül 1955 pogromu, 1978 Maraş ve 1980 Çorum Katliamları, 1993 Sivas Katliamı ve benzeri devletin neden olduğu travmalarla ve tarihsel gerçeklerle yüzleşmesi ve özür dilemesi zararların tazmini elzemdir. ‘DERTLERİMİZ AYNI’ Vacit Kadıoğlu (Kafkas Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı): Toplantıdan çıkan sonuçlar toplumun çok değişik kesimlerinden insanların düşünceleri. İlk etapta toplum tarafından kabul edilmesi kolay olmayacaktır. Ancak, bunlar çalışma gruplarının aldığı kararlar. Tartışılan şeylerdir. Mehmet Ali Beşli (Laz Kültür Derneği Başkanı): Aynı dertlerden muzdarip bir örgütle bir araya gelmek bizi mutlu ediyor. Beyin fırtınası yapılmış olması, sorunların belirlenip, ortak bir akılla çözüm önerilerinin üretilmesi çok önemli. Bu toplantı belki önümüzdeki dönemde bir yol haritası belirlememize yarıyor. Turan Sarıtemur (Kürt Aydınları Platformu Sözcüsü): Türkiye'deki tüm etnik ve dinsel azınlıkların tüm sorunlarının kaynağının ulus devlet anlayışı olduğunu gördüm. 14 Şubat 2012 |
||||||
|
THY'nun 13 Şubat Sürprizi |
||||||
THY, Facebook ve Twitter'da 13 Şubat'ta büyük bir sürprize hazırlandığını duyurdu. Şirketin kampanyayla yurtiçinde vergi hariç bilet fiyatını 50 liraya çekeceği belirtiliyor. Türk Hava Yolları (THY), Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde 13 Şubat'ta büyük bir sürprize hazırlandığını açıkladı. Sosyal medyada THY'nin ‘13 Şubat'ta şaşırtıcı fırsatlarla Türkiye'yi çepeçevre dolaşıyoruz. Sürprizlerimize hazırlıklı olun' mesajları dolaşıyor. THY'nin 13 Şubat'ta açıklayacağı sürpriz büyük bir merakla beklenirken bunun özellikle iç hatlarda başlatacağı büyük bir promosyon kampanyası olduğu tahmin ediliyor. Edinilen bilgilere göre kampanyada bilet fiyatlarının vergiler hariç 50 TL civarında olacağı belirtiliyor. Bu vergi ve biletleme ücreti eklendiğinde 90 liraya karşılık geliyor. Öte yandan, Ocak-Aralık 2010 dönemine kıyasla 2011 yılında dıştan dışa uçan yolcu sayısında yüzde 21,2 artış sağlayan THY, daha karlı olan İstanbul'u bağlantı noktası olarak kullanarak dıştan dışa uçan yolcu sayısını bu yıl yüzde 40'a çıkarmayı hedefliyor.Uzun hat uçuşlarında ki transit yolcu sayısının sürekli artması nedeniyle bu hatlarda frekans artışına giden THY yeni uzun hat noktalarına da uçmaya başlayacak. NEW YORK UÇUŞU 3'E ÇIKARILIYOR Haziran ayından itibaren Arjantin'in başkenti Buenos Aires'e de 4 sefer düzenleyecek olan THY, İstanbul New York uçuş sayısını bir süre önce günde 2'ye çıkarmıştı. Bu hattaki transit yolcu sayısından oldukça memnun olan THY'nin İstanbul New York uçuşları bu yaz günde 3 sefere çıkıyor. Uçuşlar Airbus 330-300 tipi uçaklarla gerçekleştirilecek. 28 Mayıs 2012'den itibaren yapılmaya başlanacak olan üçüncü seferler 16 Eylül 2012 tarihine kadar sürecek. Özellikle bu hatta New York'tan İstanbul aktarmalı olarak İsrail'e giden veya İsrail'den gelip İstanbul aktarmalı New York'a giden transit yolcu sayısı da bir hayli fazla. 13 Şubat 2012 |
||||||
|
Vaşakların Türkiye'de Nesilleri Tükenmemiş ! |
||||||
|
Nesli tükenme tehlikesi altında olan vaşaklar, Tunceli'de görüntülendi... Tunceli merkeze bağlı Bardakkale köyü yakınlarında nesilleri tükendiği sanılan 3 vaşak, avladıkları bir yaban domuzunu yediği görüldü. Vaşaklar aslında gece avlanıyor. Ancak ağır kış şartlarında yiyecek bulmakta zorlanan hayvanlar, yerleşim yerlerine inmiş.
Hayvan severler, bu manzarayı görüntüleme telaşına düştü. Orman Mühendisi olan Engin Belli heyecanını şu sözlerle dile getirdi: "Tabi güzel bir olay vaşakları görmek halen var olduklarını bilmek güzel bir şey ben ilk defa denk geliyorum böyle bir şeye." Daha önce 4 vaşak, üreme dönemi olan ocak-mart ayı arasında Tunceli ve Erzurum'da avlanmıştı. Yetkililer nesli tükenmekte olan vaşaklara sahip çıkılması gerektiğini söylüyor. "Özellikle vatandaşlarımızın bu noktada hassas olmasını istiyorum doğamız noktasında yaban hayvanlarımız noktasında onlar bizim bir parçamız onlara sahip çıkıp korumalıyız özellikle kaçak avcıları uyarmalıyız." 12 Şubat 2012 |
||||||
|
Çipli Kimlikler Geliyor |
||||||
Çipli kimlik geliyor, tüm acil hatlar 112 olarak tek numara altında toplanıyor. İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, her iki projenin de kademeli olarak üç yıl içinde tamamlanacağını söyledi. Vatandaşın parmak izinin de bulunacağı 10 yıllık kullanım ömrüne sahip çipli kartlar, nüfus cüzdanının yanı sıra, sağlık karnesi, ehliyet ve vergi kimlik kartı olarak da kullanılabilecek. TÜBİTAK tarafından geliştirilen çipli kimlik kartlarında, 6 haneden oluşan şifreyle işlem yapılacak. Yeni kimlik kartıyla kaçaklar önlenecek, sağlık karnesinin mükerrer kullanımı gibi sıkıntıların önüne geçilmesi sağlanacak. Projenin üç yıl sonra tüm Türkiye'de uygulamaya geçmesi planlanıyor. Öte yandan Bakanlığın 112 Acil Çağrı Merkezleri projesi ile de aralarında 110 İtfaiye, 112 Hızır Acil Yardım, 155 Polis İmdat, 156 Jandarma İmdat gibi acil numaraların tamamı '112' hattında toplanacak. 81 ilde acil çağrı merkezleri kurulacak. 10 Şubat 2012 |
||||||
|
Meteoroloji Bu kez Antalya'nın Doğu ilçelerini uyardı. |
||||||
Antalya'ya Şiddetli Yağış Uyarısı Antalya'nın doğusundaki ilçelerde, sağanak ve gök gürültülü sağanağın etkili olacağı belirtildi. Antalya Meteoroloji Bölge Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, Antalya'nın Serik, Manavgat, Alanya, Gazipaşa, İbradı, Akseki ve Gündoğmuş ilçelerinde bu geceden itibaren sağanak ve gök gürültülü sağanak etkili olacak. Yağış anında rüzgar, güney yönlerden saatte 40-60 kilometre hızla esecek. Denizde ise Kaş-Anamur arasında halen 2-4 kuvvetinde kuzey yönlerden esen rüzgar, gece saatlerinden itibaren güney yönlerden 6-8 kuvvetinde ve saatte 40-75 kilometre hızla fırtına şeklinde etkili olacak. 8 Şubat 2012 |
||||||
|
Kapıkule Sınır Kapısı, otomobillere kapatıldı |
||||||
|
Kapıkule Sınır Kapısı, taşkın tehdidi üzerine otomobillere kapatıldı. Otomobiller Hamzabeyli Sınır Kapısı’na yönlendiriliyor. Bulgaristan'da çöken bir barajdan akan suların karıştığı Tunca ve Meriç nehirlerinin debileri hızla yükselmeye devam ediyor. Taşkın riskini artıran bu durum üzerine Edirne alarma geçti. Edirne Valisi Gökhan Sözer, Bulgaristan tarafının su altında olduğu için Kapıkule Sınır Kapısı’ndan otomobillerin giriş ve çıkışlarının durdurulduğunu söyledi. Sözer, otomobillerin Hamzabeyli Sınır Kapısı’na yönlendirildiğini de kaydetti. 6 Şubat 2012 |
||||||
|
Yeni Taksim Projesi |
||||||
|
Taksim Meydanı’nı yayalaştırma projesinin detayları belli oldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’a ilişkin prestij projeleri arasında açıkladığı yeni Taksim Meydanı’nı hayata geçirmek için düğmeye bastı. 16 Eylül 2011’de İBB Meclisi’nde oybirliğiyle kabul edilen plan 4 Ocak 2012’de Anıtlar Kurulu tarafından aynen onaylandı. Tarlabaşı Talimhane’yle Birleşiyor Projeye göre Tarlabaşı Bulvarı, yayalaştırılan Talimhane ve Taksim Meydanı’yla birleştirilecek. Meydandaki otobüs durakları, otobüs bekleme peronları ve yanındaki yol kaldırılacak. Metro çıkışları ise İstiklal Caddesi kenarlarına çekilecek. Bölgedeki binalar da aslına uygun restore edilecek. Taksim Topçu Kışlası oturum alanı, Cumhuriyet Caddesi tarafında 153, Tak-i Zafer Caddesi tarafında 188, Metehan Caddesi tarafında 152, Asker Ocağı Caddesi tarafında ise 189 metre olacak. Yeşil alan dahil olmak üzere 28 bin 900 metrekarelik bir alanı bulunan kışla 3 katlı projelendirilecek. Dışı Kışla, Altı Otopark Taksim Topçu Kışlası 1806’da III’üncü Selim döneminde inşa edilip, 1939’da İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı Lütfi Kırdar tarafından yıktırılmıştı. Rus-Hint tarzı karışımı kışla, kültür merkezi ve sanat galerisi olarak hizmet verecek. Kışlanın, yıkılmadan önce içinde futbol maçları yapılan ve İnönü Stadı yapıldıktan sonra, Taksim Gezi Parkı olarak düzenlenen bahçesi yeşil alan olarak korunacak. Yeşil alanın altında ise birkaç katlı otopark yer alacak. “İstanbullular’a Meydan Keyfi Yaşatacağız” İSTANBUL Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Taksim Kışlası’nın zemin katındaki kafeler ve dışarıya konulan masa düzeniyle oluşacak yeni yapı çerçevesinde, bugün sadece bir geçiş güzergahı olarak kullanılan Taksim Meydanı’na işlev kazandırıp, İstanbullular’a “meydan keyfi” yaşatacaklarını söyledi. 4 Şubat 2012 |
||||||
|
Ağrı Dağı'nın Güzelliği |
||||||
Efsanelere Konu Olan Dağın Zirvesinde İlginç Görüntü Türkiye’nin en büyük dağı olan Ağrı Dağı’nın 5137 metrelik rakımında, bugün güzel bir görüntü oluştu. Çevresinde kar ve sisin eksik olmadığı, efsanelere konu olan dağın zirvesindeki şapkayı andıran dairsel şekil, objektiflere böyle yansıdı. 30 Ocak 2012 |
||||||
|
Yüz nakli olan Uğur Acar'ın yeni hali |
||||||
Yüz nakli olan Uğur Acar'ın yeni hali en yakınlarını bile şaşırttı. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde Türkiye’nin ilk yüz nakli olan Uğur Acar’ın (19) yeni halinin görüntüleri basına dağıtıldı.
Uğur Acar'ın yeni hali |
||||||
Yüz Nakli Tıraşa başlıyor Türkiye'nin ilk yüz nakli hastası Uğur Acar'ın sakalları belirgin hale geldi. Yakında tıraş olmaya başlayacak Acar'ın tercihi top sakal! Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan, yüz nakli yapılan Uğur Acar'ın sakallarının belirgin hale geldiğini belirterek, ''Artık tıraş olması gerekecek. Ayhan Bey'in sakal tarzını beğendi, ondan yapacağını söyledi'' dedi. Türkiye'nin ilk yüz nakli ve Türkiye'nin ikinci çift kol nakli operasyonuyla ilgili olarak Akdeniz Üniversitesi Senato Salonu'nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe, Türk hekimlerinin önemli işler başarabileceğini tüm dünyaya göstermiş olduğunu kaydetti. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ''Beni Türk hekimlerine emanet edin'' sözünü hatırlatan Kurtcephe, ''Ulu Önder Atatürk'ün ne kadar haklı ve doğru bir söz kullandığını bütün insanlığa göstermenin millet olarak mutluluğunu yaşadık. İnandığımız zaman her şeyi yapabileceğimizi gösterdik. Bu süreç Akdeniz Üniversitesini marka haline getirme süreci olarak yaşandı. Başarılarımız bundan sonra da devam edecektir'' diye konuştu. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Abdullah Erdoğan da Akdeniz Üniversitesinin güzel bir başarıya imza attığını belirterek, üniversitelerin amaçlarının bu olduğunu söyledi. Erdoğan, bu olayın sadece idarecilerin, işi yapan kişilerin değil tüm hastanenin ve ekibin başarısı olduğunu ifade etti. TOP SAKAL İSTİYOR Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan da üniversitede başarılı çalışmalara imza atma yönünde bir misyon olduğunu, kendilerinin de bu misyonu devam ettirdiğini bildirdi. Ülkenin verdiği imkanlarla operasyonu gerçekleştirdiklerini ifade eden Özkan, herkesten gerekli maddi ve manevi desteği aldıklarını söyledi. Türkiye'nin en köklü ve iyi üniversitelerinden birinde hizmet verdiklerini belirten Özkan, organ nakli konusunda çığır açıldığını kaydetti. Özkan, operasyonu 3 cerrahi ekibiyle başardıklarını ifade etti. Prof. Dr. Özkan, yüz nakli yapılan Uğur Acar'ın sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek, ''Yüz nakli olan hastamızda bugün 9'uncu günümüz. Oldukça iyi konumda. Onunla ilgili en ufak bir sorunumuz yok. İnşallah hafta sonu sizin karşınıza sunmayı planlıyoruz. Kendisi gayet motive, aslında şu anda bile sunulabilir. Ama bizim beklediğimizden daha ileriye gidiyor. Ağır ağır gitmeyi planlıyoruz'' diye konuştu. Uğur Acar'ın istediği zaman ayağa kalkabileceğini belirten Özkan, genel anlamda yürütme işlemini bugünden itibaren başlatabileceklerini söyledi. Ani hareketler yapmaması ve damarlarla ilgili oynama olmaması için ağır davrandıklarını belirten Özkan, ''İlk 10 gün çok kritikti. Bugün 9'uncu günümüz. Yarın çok daha rahat olacaktır'' dedi. Acar'ın sakallarının da daha belirgin şekilde çıkmaya başladığını söyleyen Özkan, ''Artık tıraş olması gerekecek. Ayhan Bey'in sakal tarzını (top sakal) beğendi, ondan yapacağını söyledi. Hafta sonu karşınıza çıkar ve o zaman tıraş etmeyi planlıyoruz'' diye konuştu. ''Şu anda yüz nakli için donör çıksa ne zaman ameliyat edersiniz'' sorusu üzerine Özkan, ''Donör çıksa bir saat sonra ameliyata alırız'' dedi. ATİLLA KAVDIR HALA YOĞUN BAKIMDA Çift kol nakli yapılan Atilla Kavdır'ın ise halen yoğun bakımda olduğunu söyleyen Ömer Özkan, Kavdır'ın sağlık durumunun iyiye gittiğini belirtti. Özkan, şöyle konuştu: ''Yoğun bakımdaki her hastaya 'kritik' deriz biz. Hasta yoğun bakımdan çıkmadığı sürece hayati tehlikesi kalkmış diyemeyiz. Esasen yüz nakli olan hastamızın yoğun bakımdan çıkmasını 5'inci gün planlarken 2'nci gün çıktı. O da sürprizdi. Ancak ikinci gün ya da üçüncü gün çıkmasını planladığımız hastamız (Atilla Kavdır) henüz çıkamadı. Önemli olan yoğun bakımda gidişatta hiçbir zaman geriye gitmemektir. Atilla da şu ana kadar geriye gitmedi ama bir süre daha yoğun bakımda kalacak.'' Özkan, kollarla ilgili sorun olmadığını belirtti. Atilla Kavdır'ın sağlığını tehdit etmemesi için bacağını almak zorunda kaldıklarını hatırlatan Özkan, şunları kaydetti: ''Bacağını kurtarmayı ön planda tutmadık. Bacağı hastanın genel durumunun bozulmasına neden oldu, zaten bu nedenle alındı. Ancak o günden bugüne bakıldığında sağlık durumu gayet iyi. Biz bir şekilde normal servise çıkarmadığımız sürece 'tamam' demeyeceğiz. Bu nedenle dünden daha iyiyiz ama hastanın yoğun bakımdaki kritik süreci devam ediyor. Ek sorunlar çıkmasın diye mücadele ediyoruz.'' "BUNDAN SONRAKİ HEDEF EĞİTİM" Akdeniz Üniversitesi Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Ayhan Dinçkan, Akdeniz Üniversitesinin 1982'de ilk böbrek nakli ile organ nakli hizmeti vermeye başladığını söyledi. Üniversitenin son yıllarda yaptığı organ ve doku nakilleriyle önemli başarılara imza attığını kaydeden Dinçkan, bundan sonraki hedeflerinin de hizmet ve eğitim olduğunu bildirdi. Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla Ramazanoğlu da Atilla Kavdar'ın yoğun bakımda tedavisinin devam ettiğini, henüz kritik durumu atlatamadığını, bir süre daha yoğun bakımda kalacağını söyledi. Rektör Danışmanı Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu, 1982'de ilk böbrek naklini yaptıklarında gazetelerden birinin ''Çarşafı olmayan hastanede böbrek nakli yapıldı'' diye başlık attığını kaydetti. Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oktay Dinç de bu başarının üniversiteyi getirdiği noktanın gurur verici olduğunu belirtti. 30 Ocak 2012
Tarihi Operasyon Dünya Basınında Türkiye'de gerçekleştirilen iki kol, bacak ve yüz nakli operasyonu, dünya basınında da geniş yankı buldu. Associated Press, tarihî operasyonu konu eden haberini, "Türkiye, ilk üçlü organ naklini gerçekleştirdi" şeklinde duyurdu. Haberde, Türkiye'de ilk kez yüz nakli operasyonu yapıldığı belirtildi. Ayrıca dünyada ilk kez bir hastaya aynı operasyonda iki kol ve bir bacak nakledildiği kaydedildi. Haberde, dünyada iki kol naklinin ilk kez 2008'de Almanya'da, iki bacak naklinin Temmuz 2011'de İspanya'da yapıldığı hatırlatıldı. Haberde, operasyonu gerçekleştiren ekip ve Akdeniz Üniversitesi Hastanesine ilişkin bilgiler de yer aldı. Haber, Kanada televizyonlarının bültenlerinde geniş yer buldu. 22 Ocak 2012 |
||||||
|
Haydarpaşa'da Son Seferler |
||||||
İstanbul'un tarihi simgelerinden Haydarpaşa Garı, hızlı tren projesi sebebiyle bir süre hizmet veremeyecek. Haydarpaşa tren garı yüzyılı aşkın süre İstanbul ulaşımında çok önemli bir rol oynadı. Anadolu'dan gelenlerin İstanbul'a ilk adım attığı tarihi bina, nice anıya, filme sahne oldu. Şimdi Haydarpaşa dinlenmeye çekiliyor. Çünkü Ankara-İstanbul arası yüksek hızlı tren çalışmaları sebebiyle seferler duracak. Son sefer 31 Ocak'ta gerçekleştirilecek. Bu tarihten sonra yaklaşık 3 yıl şehirlerarası yolculuk yapılamayacak. Gebze-Haydarpaşa hattı arasındaki banliyö trenleri de Haziran ayında sona erecek. Yolcuların mağdur olmaması için Kocaeli İstanbul arasında otobüs seferleri düzenlenecek. Geçen yıl çıkan yangında zarar gören garın restore edilmesi de gündemde. Projeye göre, bir tasarım yarışmasıyla bina, şehre yaraşır bir hale getirilecek. İstanbul-Bağdat Hattının Başlangıç Noktasıydı 2. Abdülhamid'in döneminde yapılan ve 1908 yılında hizmete açılan Haydarpaşa Garı, İstanbul-Bağdat Demiryolu hattının başlangıç istasyonu olarak inşa edildi. Osmanlı'nın son dönemlerinde Hicaz Demiryolu seferleri de buradan yapıldı. 1. Dünya Savaşı sırasında gar deposunda bulunan cephanelere yapılan sabotajla büyük bir bölümü hasar gördü. 29 Ocak 2012 |
||||||
|
Deniz Feneri eski savcılarına hapis istemi |
||||||
Sincan Cumhuriyet Başsavcılığı görevden alınan Deniz Feneri Savcıları hakkında 1 yıldan 11 yıla kadar hapis istemi ile dava açtı. ANKARA - Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun kovuşturma izni verdiği eski Deniz Feneri savcıları Nadi Türkarslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz hakkında Sincan Cumhuriyet Başsavcılığı dava açtı. İddianamede Ankara Cumhuriyet Savcısı Nadi Türkarslan'ın resim evrakta sahtecilik ve görevi kötüye kullanmaktan cezalandırılması istendi. Mehmet Tamöz ve Abdulvahap Yaren hakkında ise görevi kötüye kullanmaktan ceza istendi. İddianame Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi. İddianame kabul edilirse savcılar Yargıtay'da yargılanacak. 28 Ocak 2012 |
||||||
|
''Kimse TÜBİTAK çipini teklif etmedi ki!'' |
||||||
|
Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü'nden Fransız çipi kullanılması eleştirilerine yanıt Hazine Müsteşarlığı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü, ''Pasaport kapağı alımı ihalesi'' ile ilgili olarak, ''İhale dokümanının hazırlanması sürecinde, ilgili taraflardan işin nitelik ve niceliğine ilişkin talepler ile TÜBİTAK'ın teknik desteğinin alındığını'' bildirdi. Genel Müdürlükten yapılan yazılı açıklamada, ihale ile ilgili bazı basın-yayın organlarında ''eksik ya da yanlış'' bilgilere dayanan kimi haber ve yorumlar üzerine açıklama yapılmasının gerekli görüldüğü kaydedildi. Açıklamada, ''pasaport kapağı alımı işinde kullanılacak çiplerin güvensizliği'' iddiası ile ilgili olarak, ''Söz konusu ihale dokümanının hazırlanması sürecinde, ilgili taraflardan işin nitelik ve niceliğine ilişkin talepler ile TÜBİTAK'ın teknik desteğinin alındığı'' belirtildi. TÜBİTAK tarafından hazırlanan ve Genel Müdürlüğe gönderilen teknik şartnamede çip güvenliği için EAL5 sertifikası, işletim sistemi güvenliği için EAL4 sertifikasının güvenlik seviyesi olarak yeterli kabul edildiği ifade edilen açıklamada, ''İhaleye teklif veren bütün istekliler, çipler için EAL5 sertifikasını, işletim sistemi için de EAL4 sertifikasını uluslararası bilişim güvenliği sertifikasyon kurumlarından temin etmiş ve tekliflerinde sunmuşlardır. Kaldı ki muayene ve kabul aşamasında, teknik şartnamede istenilen şartların yerine getirilip getirilmediği ayrıca kontrol edilmektedir'' denildi. "İHALEDE KİMSE TÜBİTAK ÇİPİNİ TEKLİF ETMEDİ" ''İhalede TÜBİTAK'ın çiplerinin tercih edilmediği'' iddiasına da yanıt verilen açıklamada, tabaka yerleştirilmiş pasaport kapağı alımı ihalelerinin tüm isteklilerin katılabileceği, açık ihale usulü ile yapıldığı bildirildi. Söz konusu alım işinin ana bileşenlerinin pasaport kapağı, çip, anten düzeneği, bu üçünün tabaka haline getirilmesi hizmeti ile çipin işletim sistemi olduğu belirtilen açıklamada, ''Bu güne kadar ihaleye katılan hiçbir isteklinin TÜBİTAK tarafından üretildiği iddia edilen bir çipi teklif etmediği'' vurgulandı. Ekim ayında çıkılan ihaleye katılan 5 firmadan 3'ünün (Malezyalı IRIS, ABD'li HID ve Fransız Arjowiggins) TÜBİTAK tarafından geliştirilen işletim sistemini (AKİS) teklif ettikleri iddiasına da ''İsteklilerin hiçbirinin ihale dokümanında istenilen bilgi ve belgelerin tamamını sunamaması nedeniyle iptal edilen ihaleye toplam 7 isteklinin katıldığı, bu isteklilerden yalnızca Arjowiggins'in TÜBİTAK'ın işletim sistemini sunduğu kaydedildi. Açıklamada, ihale sürecinin devam ettiğine de dikkat çekildi. 29 Ocak 2012 |
||||||
E-pasaportlara 'güvensiz' Fransız çipi Elektronik pasaport ihalesinin TÜBİTAK yerine, çipleri güvensiz bulunan Fransız şirketine verildiği iddia edildi. Elektronik pasaport ihalesinin, çipleri dünyada 'güvensiz' bulunmasına rağmen Fransız devlet şirketi Gemalto'ya verilmesinin yankıları devam ediyor. Zaman gazetesinin haberine göre, TÜBİTAK'ın, hem kimlikler hem de pasaportlar için güvenilir çip ürettiği, buna rağmen bu ürünün tercih edilmeyip ihalenin Fransızlara verildiği ortaya çıktı. Çiplerde en kritik unsur, içindeki işletim sistemi. Fransızlara asıl bağımlılığın sebebi de bu. İşletim sistemi üretildikten sonra çipin temin edilmesi çok daha kolay. TÜBİTAK, 2007 yılında Başbakanlık genelgesi ile kalabalık bir Ar-Ge grubu oluşturarak bu sistem üzerinde çalıştı. Toplam 27 milyon lira harcayarak 'güvenilir çip' üretmeyi başardı. Ancak söz konusu ürün şimdilik elinde kaldı. Zaman gazetesi, gelişmeleri dünkü nüshasında, "e-pasaport çipleri ihalesi 'güvensiz' Fransız şirketinin" başlığı ile duyurmuştu. 2007 yılında kurulan Ar-Ge birimi, sadece pasaportlar için değil genel anlamda kullanılacak bütün kimlikler için sistem üretecekti. e-devlet projesinin önemli bir ayağını bu e-kimlikler oluşturacaktı. TÜBİTAK bunun için Nüfus Genel Müdürlüğü, SGK, Sağlık Bakanlığı gibi kurumlarla birlikte çalıştı. Altyapı başarıyla kuruldu. AKİS (Akıllı Kart İşletim Sistemi) testi geçti ve kullanıma hazır hale getirildi. Darphane Genel Müdürlüğü, geçtiğimiz ekim ayında 5 milyon adet çipli pasaport ihalesine çıktı. İhaleye katılan 5 firmadan 3'ü, TÜBİTAK'ın geliştirdiği bu sistemi kullanacağını açıklayarak teklif sundu. Bunlar; Malezyalı IRIS, ABD'li HID ve Fransız Arjowiggins'ti. Diğer iki firma ise Fransa Ulusal Meclisi ile Cumhurbaşkanlığı'nın ana hissedar olduğu Gemalto firması ile Alman-Tayland ortaklığı Smartrec'ti. İhale şartnamesine göre, yerli ürünle katılan firmalara yüzde 10 indirim sağlanacaktı. En düşük teklifi de TÜBİTAK'la birlikte çalışan Arjowiggins sundu. Fakat ihale, 'hiç bir firmanın liyakatli bulunmadığı' gerekçesiyle iptal edildi. İkinci ihaleye 22 Aralık 2011 tarihinde çıkıldı. Ancak bu kez büyük bir değişiklik vardı. İhale şartnamesi değiştirilerek 'yerli ürün indirimi' kaldırılmıştı. Gerekçe olarak, hangi ürünün ne kadar 'yerli' olduğunun tam olarak tespit edilemeyeceği gösterildi. TÜBİTAK'a Sanayi Bakanlığı tarafından verilen 'yerli ürün belgesi' de yeterli görülmedi. Bu ihaleye de aynı firmalar girmesine rağmen bu kez teklifleri kabul edildi. Sonuçlar, 12 Ocak 2012'de açıklandı. Buna göre Gemalto firması, ürün başına 1.54 Euro önererek birinci kabul edildi. 10 yıllık bir süreyi kapsayan ihaleye göre 5 milyon adet pasaport karşılığı, toplamda 7,7 milyon Euro ödeme yapılacak. Ancak Zaman'ın dün duyurduğu bilgilere göre, bu firmanın önerdiği çipler dünya çapında 'güvensiz' bulunan türden. Şifresi kırılmış durumda. Bu nedenle güvenlik sertifikası alamıyor. Oysa teknik şartnamede, önerilecek çipin dışardan müdahaleye karşı koruma sağlaması isteniyor. 2010 yılında Washington'da düzenlenen ve kendi alanında dünyanın en önemli konferanslarından biri olarak kabul edilen 'BlackHat Conference'da Gemalto'nun ürettiği çiplerin 'güvenlik zaafı' taşıdığı açıkça ortaya konmuştu. Fransa devletinin, Gemalto'yu sübvanse ettiği ve yurtdışı ihalelerde şirket lehine lobi yaptığı belirtiliyor. 28 Ocak 2012 |
||||||
|
Tüm yurda kara kış geliyor! |
||||||
|
Tipiden Göz Gözü Görmüyor, Araçlar Yolda Kaldı Cuma günü Türkiye'yi de etkisi altına alması beklenen soğuk hava dalgası, Romanya ve Makedonya gibi Balkan ülkelerinde hayatı felç etti. Romanya'da yoğun kar yağışı, saatteki hızı 90 kilometreye ulaşan rüzgarla birleşince dondurucu soğuk hayatı felce uğrattı. Romanya'nın başkent Bükreş ve 17 vilayette alarm düzeyi turuncuya çıkarıldı. Çok sayıda köy yolu ulaşıma kapandı. Araçlar yollarda kaldı. Elektrik kesintileri sürüyor. Bazı uçak ve tren seferleri iptal edildi. Çok sayıda Türk tır sürücüsü de mağdur oldu. Makedonya'da da kar yağışı hayatı felç etti. Ülkede karın yüksekliği 1.5 metreyi buldu. Yollar kapandı, elektrikler kesildi. Buzlanma nedeniyle çok sayıda trafik kazası yaşandı. Özellikle şehirlerarası yolları açmak için çalışmalar aralıksız sürüyor. Balkanları etkisi altına alan soğuk ve yağışlı hava, cuma gününden itibaren Türkiye'de etkili olmaya başlayacak. 26 Ocak 2012 |
||||||
Tüm yurda kara kış geliyor! İstanbul'da beklenen kar yağışı yarın etkili olacak. Trafik felç olabilir, toplu taşıma araçlarının kullanılması öneriliyor... Yarın tüm Türkiye yeni bir soğuk hava dalgasının içine giriyor. Cuma günü tüm yurtta kar var. İstanbul'da da beklenen yoğun kar etkili olacak. Yarın trafik felç olabilir. Yarın vatandaşların araçlarını çıkarmaması, toplu taşıma araçlarını kullanması önerildi. Yapılan son değerlendirmelere göre ülke genelinde görülecek yağışların; Akdeniz, Güneydoğu Anadolu, Kırklareli, Çorum, Çankırı, Yozgat, Kırıkkale, Kırşehir, Malatya, Elazığ, Bingöl, Bitlis, Tunceli, Şırnak ve Hakkari çevrelerinde kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Yağışların; Kıyılarda yağmur ve sağanak, yağış alan diğer yerlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacağı tahmin ediliyor. İç ve doğu bölgelerde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer sis bekleniyor. İSTANBUL'DA KAR ALARMI! İBB basın danışmanlığından yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi, "İstanbul Meteoroloji Bölge Müdürlüğü'nden alınan bilgiler doğrultusunda, Bu gece Balkanlar üzerinden (İzlanda kökenli) gelmesi beklenen soğuk ve yağışlı hava yağışların bu akşam kara dönüşeceği tahmin ediliyor. Kar yağışının Cuma günü de devam etmesi bekleniyor. Kar yağışının zaman zaman şiddetli ve fırtına şeklinde olacağı belirtildi. Meteorolojinin uyarısıyla birlikte AKOM ekiplerini toplayarak akşam saatlerinde alarma geçiyor. Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte kimsesiz ve sokaklarda yaşamlarını sürdüren vatandaşlar İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından spor salonlarında misafir ediliyor. Sarıyer Metin Oktay Spor salonunda vatandaşın banyo, tıraş, giyim gıda ve konaklama gibi tüm ihtiyaçları karşılanıyor. Karla mücadele toplam 870 araç 2 bin 406 personel İstanbul halkına hizmet edecek. Her bölgenin öncelikli güzergâhları belirlenerek, istasyonlar oluşturularak yağış öncesi ve yağış anında ana arterler, katılım noktaları, kavşaklar ve E-5'e müdahale edilecek şekilde hazırlıklar tamamlandı. 26 Ocak 2012 |
||||||
|
Türkiye'nin İlk Dolgu Havaalanının Yapımı Başladı |
||||||
Ordu ve Giresun illerinin ortak kullanımı için hazırlanan Ordu-Giresun Havaalanı Projesi'nde dolgu çalışmalarına başlandı. Türkiye'de ilk defa denize dolgu yapılarak inşa edilerek Ordu-Giresun Havaalanı'nın inşaat çalışmaları tüm hızıyla devam ediliyor. Havaalanı İnşaatı Proje Müdürü Ömer Işık yaptığı açıklamada, projenin zemin etüdü çalışmaları sonrasında dolgu işlemine başlandığını söyledi. Çalışmaların hedeflenen sürede tamamlanmasının planlandığını belirten Işık, şunları kaydetti: ''Dün itibariyle fiilen havaalanı inşaatına başlamış durumdayız. Hedefimiz 2013 yılı sonuna kadar çalışmaları tamamlamak. Proje hesaplarına göre dolgu çalışmasında yaklaşık 29 milyon ton taş kullanacağız. Şu anda taşları aldığımız ocakta yaklaşık 3 milyon kadar taş rezervi var. Bu taş bitmeden diğer ocaklara da geçiş yapacağız. Şu an itibariyle taş ocağı yolunun fiziki yönden uygun değil. Bu sebepten dolayı 10 kamyon ile işe başladık. Ay sonuna kadar bu kamyon sayısı 60'a yükselecek. Günlük ortalama 50 ile 55 bin ton arasında taşı havaalanı inşaatı deniz dolgusuna getirmeyi hedefliyoruz.'' 23 Ocak 2012 |
||||||
|
TSK'nin Sosyal Tesislerinde Rütbe Farkı Kaldırıldı |
||||||
Orduevleri ve askeri gazinolarda "kast sistemi" sona eriyor... TSK'da bir devir daha sona eriyor... Bir süredir demokratik ülkelerde olduğu gibi sivillerin kontrolüne sokulan, atılan demokratikleşme adımlarıyla siyasete karışmasının önüne geçilen TSK; bu kez kendi içinde çok ciddi bir demokratikleşme adımı atıyor: Yıllardır şikayet edilen ama yine yıllardır değişmeyen "orduevlerinde rütbe ve sınıf ayrımı" uygulaması son buluyor. TSK'ya ait sosyal tesislerdeki yemek salonlarında, kuaförlerde, plajlarda rütbe farkı ortadan kalkıyor. En basite indirgersek, "Subay Kuaförü," "Üstubay Kuaförü," "General Kuaförü" tabelaları iniyor! AMAÇ: DAYANIŞMAYI ARTIRMAK HABERTURK.COM, Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel'in emri ve Genellkurmay II. Başkanı Org. Hulusi Akar imzasıyla ilgili birimlere gönderilen "Sosyal Tesislerin Kullanımı" konulu o yazıyı ele geçirdi. İşte, Genekurmay Başkanlığı'ndan 16 Ocak 2012 tarihinde gönderilen ve "Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları arasındaki dayanışmayı artırmak, moral ve motivasyona katkıda bulunmak" amacıyla orduevleri, askeri gazinolar, sosyal tesisler ile TSK özel, özel/yerel ve kış eğitim merkezlerinde yapıldığı vurgulanan yeni düzenlemeleri içeren o belgede yazanlar: 1. Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları arasındaki dayanışmayı artırmak, moral ve motivasyona katkıda bulunmak maksadıyla; orduevleri, askeri gazinolar, sosyal tesisler ile TSK özel, özel/yerel ve kış eğitim merkezlerinde aşağıdaki düzenlemeler yapılacaktır. a. Tesislerde genel kullanıma açık tüm yerlerde statüleri belirtilen (general, üstsubay, subay) bölümleme yapılmayacaktır. b. Otel, oda, masa, koltuk grubu, asansör, plaj, yemek salonu, berber, kuaför, vb. Yerlerde statüleri gösteren her türlü yazıve işaret kaldırılacaktır. c. Otel, lokanta vb. Kullanım alanlarından istifade etmek isteyen rütbe ve makam sahibi personel için rezervasyon yaptırılabilecektir. ç. Özel misafirler, yabancı konuklar ve resmi toplantılar için ayrılan özel salonlar muhafaza edilecek, rütbe ve makam sahipleri ile yerli/yabancı misafirlere tahsis edilebilecektir. 2. Söz konusu uygulama ile personel arasındaki sevgi, saygı ve bağlılığın artırılmasına katkı sağlayacak sonuçlara ulaşılmasının, bu tesislerin kuruluşlarında oldukları Komutanlıkların ilgi ve yaklaşımına bağlı olduğu, bu konudaki en önemli görev ve sorumluluğun tesis yöneticilerinin üzerine düştüğü göz önünde tutulacaktır. 3. Orduevleri, askeri gazinolar, sosyal tesisler ve TSK özel, özel/yerel, yerel ve kış eğitim merkezlerinde statü farklılıklarının etkisinin en aza indirilerek tesislerden azami ölçüde yararlanılmasında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin gelenek ve göreneklerine uygun tavır ve davranışta bulunmaları hususunda, personel ve aileleri gerekli hassasiyet, gösterecektir. 23 Ocak 2012-haberturk.com |
||||||
|
Kılıçdaroğlu: Hepsinin Temelinde Eğitim var. |
||||||
Kılıçdaroğlu, "Ülke olarak ihtiyaç duyduğumuz ne varsa hepsinin temelinde eğitim var." Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'ndan eğitim vurgusu... İstanbul'da bir etüt merkezinin açılış törenine katılan Kemal Kılıçdaroğlu, "Ülke olarak ihtiyaç duyulan ne varsa temelinde eğitim vardır."dedi. Kılıçdaroğlu, "Bu atılan temel aydınlanmanın temelidir. Geldiğimiz noktada ihtiyaç duyduğumuz ne varsa hepsinin temelinde eğitim vardır. Adalet mi önce eğitim, uygarlık mı önce eğitim, özgürlük mü istiyorsunuz önce eğitim burada bir eğitim kurumunun temelini atıyoruz. Bu eğitim kurumunun amacı karanlıklardan aydınlığa ulaşmaktır. Biz karanlıkları yırtıp aydınlık bir Türkiye'yi el birliği ile kurucağız onun için buradayız mücadelemizin özünde de bu vardır." dedi. 21 Ocak 2012 |
||||||
|
'Köprü bakımında kimse mağdur olmayacak' |
||||||
Bakan Yıldırım, Boğaziçi Köprüsü'nün 40 yıl bakımında kimsenin mağdur olmayacağını söyledi ancak ayrıntı vermedi. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Boğazici Köprüsü'nün 2013 yılında bakıma alınacağını, bu çalışmalar sırasında alınacak tedbirlerle halkın mağdur edilmeyeceğini belirterek, ''2013 yılı itibariyle İstanbul Boğaziçi Köprüsü 40 yaşını doldurmuş olacak. Dolayısıyla büyük bakımı söz konusu. Telaşa gerek yok'' dedi. Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ile birlikte İzmir'deki toplu açılış ve temel atma törenleri için Ege Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezine gelen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binalı Yıldırım, gazetecilerin Boğaz Köprüsü'nün bakım planlaması ile İstanbul trafiğin bu süreçte nasıl düzenleneceğine yönelik sorularını yanıtladı. Köprülerin de yaşlandığını, insanlar ve araçlar gibi bakıma ihtiyacı olduğunu dile getiren Yıldırım, bu kapsamda Boğaziçi Köprüsü'nün gelecek yıl 40. yılında büyük bir bakıma alınacağını belirtti. Yıldırım, köprünün bakıma alınmasının periyodik bir zorunluluk olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
''Araçların nasıl ki bin, 10 bin, 30
bin ve 100 bin kilometre saatlik bakıma ihtiyacı varsa, köprünün de
küçük, büyük bakım periyoduna ihtiyacı var. Bu çerçevede 2013 yılı
itibariyle İstanbul Boğaziçi Köprüsü, yani birinci köprü 40 yaşını
doldurmuş olacak. Dolayısıyla Bakım çalışmaları sırasında İstanbul trafiğine nasıl bir çözüm bulunacağına yönelik soru üzerine de Yıldırım, şunları söyledi: ''Trafik zaten İstanbul'da bir numaralı sorun. Köprü bakıma alınsa da alınmasa da bugün itibariyle birinci köprüden 200 bin, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nden 250 bin araç geçiyor. Kapasitesinin üzerinde çalışıyor. Bakım esnasında mağduriyet yaşanamaması için ona göre planlama yapılacak. Trafiği en az etkiyecek tarzda bir bakım programı gerçekleştirilecek. Endişeye gerek yok.'' 21 Ocak 2012 |
||||||
|
Arınç Fransa Kanunlar Komisyonu'nu Kutladı |
||||||
Fransa'da Ermeni iddialarının reddedilmesini suç sayan yasa teklifinin Senato gündemine alınmasına izin verilmemesi olumlu karşılandı. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, sosyal paylaşım sitesinde "Politik gerekçelerle, apar topar alınan bu karar, şimdilik komisyonun sağduyusuna çarpmıştır" diyerek yorumladı. Fransa Meclisi'nden geçen yasa teklifi Türkiye-Fransa arasında gerginlik yaşanmasına neden olmuştu. Ancak Fransız Senatosu Kanunlar Komisyonu, yasa teklifinin anayasaya aykırı olduğu, ifade ve araştırma özgürlüğünü kısıtladığı için Senato gündemine gelmesine izin vermemişti. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç bu kararı olumlu karşıladı. Bülent Arınç, "Aldıkları karar ile ortadaki akıl almaz bu garabeti tüm açıklığı ile ortaya koyan komisyon üyelerini kutluyorum. Umarım bu karar, bundan sonraki süreçte Fransız siyasetçilerinin bu konuda siyasi kaygılardan uzak hareket etmelerini sağlar." diyerek yorumladı. 18 Ocak 2012 |
||||||
|
Sayaç sıfırlayan TEDAŞ görevlilerine gözaltı |
||||||
Mardin’in Kızıltepe ilçesinde kaçak elektrik kullanımına yönelik operasyonda TEDAŞ çalışanı 12 kişi gözaltına alındı. Zanlıların kaçak kullanıma izin verdiği ortaya çıktı. MARDİN - Kaçak elektrik kullanım oranı yüzde 86 olan Kızıltepe ilçesindeki TEDAŞ şubesinde görev yapan 12 kişi gözaltına alındı. Çalışanların abonelere verdiği uzaktan kumandanın elektrik sayaçlarını bilgisayar bağlantısı üzerinden sıfırladığı ve geriye sardığı belirlendi. Zanlıların arasında kurum yöneticileri, kurum çalışanları ile sayaç okuma memurları ve elektrik tesisatçıları da bulunuyor. Polis ekipleri, operasyonda 110 elektrik sayacına da el koydu. Zanlıların bir yılda yaklaşık 200 milyon liralık vurgun yaptığı belirlendi. 13 Ocak 2013 |