Son Güncelleme:18/11/11

Turizm Haberleri-3

Ülkeler, bilgi, resim ve haberleri

Vizesiz gidilecek ülkeler

Egzotik Yöreler

Anadolu-Turistik Yerler

Önceki Sayfalar

İtalya sahilleri Araplara hazırlandı

 

fransa plaj araplara

Adriyatik sahilleri zengin Arap turistlerin denize girebileceği şekilde hazırlandı.Arap kadınlara rahat edeceği, erkek gözünün girmeyeceği sahiller ayrıldı.

İtalya’nın gözde turistik sahillerinden Adriyatik denizi kenarındaki Riccione Müslüman Arap turist kadınların bikiniyle denize girebileceği sahiller düzenleme kararı aldı.

Suudi Arabistan ve Arap Emirliklerinden kral, prens ve şeyh ailelerinin akınına uğradığı Riccione’nin Belediye Başkanı Daniele İmola yeni pazarlara açılmak zorunda olduklarını ve Arap ülkelerinden gelecek Müslüman turist kadınlara bikinili tatil yapabileceği, erkek gözünün girmeyeceği sahiller ayıracaklarını söyledi. Riccione Belediye Başkanı sözcüsü Andrea Cicchetti de şehirlerine tatile gelen Müslüman kadınların ancak akşam güneş battıktan sonra haşemayla denize girebildiğini, onların gündüz haşemasız rahatça suya girmelerini sağlamak için ayrı sahil düzenleme kararı aldıklarını belirtti.

Belediye Başkanı Daniele İmola sadece kadınlara ayrılacak bu sahillerin gelecek sezondan itibaren hizmete açılacağını açıklarken, Riccione’nin en lüks oteli Grand Hotel eylülden itibaren böyle bir sahili hizmete sokacaklarını duyurdu. Grand Hotel’in sahibi Attilio Cenni Müslüman kadınlara bin metrekarelik bir sahil açacaklarını, gelecek sezon ise Müslüman kadınlara ayrılan sahil sayısını artıracaklarını söyledi.

Cenni, Müslüman kadınların haşemasız ve bikiniyle güneş banyosu yapacağı sahilleri kadın korumaların denizden ve karadan erkek gözüne karşı sıkı koruyacağını açıkladı. Riccione’de Müslüman kadınlara ayrı sahil ayrılması planı ülkede tartışma yarattı. Belediye meclisi üyeleri ayrı sahil düzenlenmesi kararına destek verdi. Belediye Meclis üyesi Loretta Villa, çıplaklar için nasıl sahiller ayrılıyorsa, Müslüman kadınlara da ayrı sahil düzenlemenin doğal olduğunu savundu. Belediye ve otellerin bu kararına ise sağcı, muhafazakar partilerden tepki geldi.

Lega Nord Partisinden Gianluca Pini bunun erkekleri dışlamak anlamına geleceğini belirtti ve olayı "Ters ırkçılık" olarak niteledi. Hıristiyan Demokrat Partinin (UDC) eski bakanlarından Carlo Giovanardi bu uygulamanın İtalyan anayasasına aykırı olduğunu, anayasanın cinsiyet ayrımını yasakladığını söyledi. Eski bakan İtalya’da sahillerin kamuoyuna açık olduğunu, bu nedenle yasaların böyle bir uygulamaya yer vermediğini belirtti.

Riccione’ye bin ile bin 500 arasında Arap turist geldiği, ancak Arap turistlerin Avrupalı turistlerin iki katı daha fazla para harcadığı kaydedildi.

DenizHaber.Com

Meraklı Japon, eli sıkı İngiliz

 

Meraklı Japon, eli sıkı İngiliz

Her yıl milyonlarca turist ağırlayan ülkemizde yapılan bir araştırmada, her milletin karakteristik özellikleri tespit edildi. Güney Marmara Profesyonel Turist Rehberleri Derneği'nden (GÜMRED) yapılan açıklamaya göre, en meraklı Japonlar, pazarlıkta en başarılılar İsrailliler ve eli en sıkılar ise İngilizler.

Bursa- Türkiye'ye gelen turistler içinde en meraklıların Japonlar, en fazla para harcayanların ABD, en pazarlıkçı olanların İsrail ve en cimrilerin ise İngilizler olduğu bildirildi.

Güney Marmara Profesyonel Turist Rehberleri Derneği (GÜMRED) Başkanı Uğur Çelikkol,  yaptığı açıklamada, ''Bacasız sanayi'' olarak nitelendirilen turizmin ülkeye ciddi anlamda döviz girdisi sağlayarak ekonomiye olumlu katkı yaptığını söyledi.

Türkiye'de her yıl milyonlarca turistin ağırlandığını ifade eden Çelikkol, özellikle turlara katılan turistlerin 5 binden fazla kokartlı rehberlerce gezdirildiğini, ülkenin dört bir yanının tanıtımının yapıldığını belirtti.

Çelikkol, her ülke vatandaşının kendisine özgü davranış ve alışkanlıklarının olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

''Türkiye'ye gelen turistler içinde en meraklıları Japonlar. Japonya vatandaşları, kesme şekerin şeklinden masa düzenine, insanların giyimine kadar her türlü detayı sorarlar. Hazır gelmişken ülke hakkında her şeyi öğrenmeye çalışıyorlar. Biz de elimizden geldiğince tarih ve kültür dışında yaşam tarzımız, alışkanlıklarımız, örf ve adetlerimizi anlatıyoruz.

Türkiye'yi en fazla tanıyan turistler ise Yunan ve İsrailliler. Yunanlılar, özellikle İstanbul hayranı. Bu ülkenin belki yarısı İstanbul'a, Türkiye'ye gelmiştir. Türkiye'ye ilk gelen İsrailli bir turist, bir daha gelmek için can atıyor. En az 4-5 kez mutlaka Türkiye'ye gelip geziyorlar. İsrailli turistler ayrıca çok pazarlıkçı. Bir ürün alırken 25 kuruşun hesabını yaparlar. Aynı zamanda Türkiye'ye gelen en zengin turist de İsrailliler. En küçük hesabı yaparlar ama 10 bin dolar verip el dokuma halıyı da alırlar.''

Türkler rehber kitabı taşımıyorlar

Çelikkol, en verimli turistlerin ise ABD'liler olduğunu vurgulayarak, ABD'li turistlerin Türkiye'de çok para harcadığını, esnafı mutlu etmede ilk sırada geldiğini bildirdi.

En cimri turistlerin İngilizler başta olmak üzere Avrupalılar olduğunu anlatan Çelikkol, ''aslında Avro'ya geçişten önce Avrupalı ve ABD'li turistler verimlilikte yarışırdı. Avro ile Avrupalı cimrileşti. Kolay kolay para harcamıyorlar. Bunda Avrupalı turistlerin kötü niyetli esnafa karşı bilinçlenmesi de etkili. Çünkü bazı esnaf, bir ürünü normalin çok üzerinde fiyatla satmaya çalışıyor'' dedi.

Turistlerin gittikleri ülkeler ve gezecekleri yerlerle ilgili yanında mutlaka rehber kitabı taşıdığını ifade eden Çelikkol, ''cebinde rehber kitabı taşımayan tek turist Türkler. Nedense yanlarında taşımıyorlar. Gittikleri yerle ilgili ön bilgi almaları yeterli oluyor. Sanırım, detayını yerinde görmek ve öğrenmek istiyorlar. Tahminimizden fazla bilgiliyiz'' diye konuştu.

Cumhuriyet, 28 Mayıs 2009

Turistlerin Tercihi Doğal Yaşam Oldu

Türkiye'ye tatile gelen yabancı turistlerin tarihi yerlerden sonra en fazla doğal yaşamı tanıyabilecekleri ve yöresel yemekleri tadabilecekleri köyleri tercih ettiği bildirildi.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Kuşadası Yürütme Kurulu Başkanı Bülent İlbahar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilçeye çeşitli turlarla gelen turistlerin tarihi yerlerin yanı sıra Türk insanının samimi yapısını, doğal yaşamını görmek, yemeklerini tatmak istediğini belirterek, özellikle köylere gitmeyi tercih ettiklerini dile getirdi. Bu çerçevede eko turizmin büyük önem kazandığını bildiren İlbahar, şu bilgileri verdi: 31/08/2009

 

''Turizm kavramı artık sadece deniz, güneş, kum konseptinden çıktı. Tarihin yanı sıra insanlar bozulmamış doğaya sahip yerlere gitmeyi, oranın insanlarıyla kaynaşmayı ve yöresel yemeklerini tatmayı istiyor. Alternatif hizmetlerle başlayan turizm çeşitliliğinde özellikle eko turizme ilginin büyük olması sebebiyle köylerimiz de turizmden nasibini almaya başladı. Kuşadası'nda bulunan Güzelçamlı Milli Parkı ve buradaki doğal yaşantı, turistler tarafından büyük ilgi görüyor. İlçenin Kirazlı, Yayla, Soğucak Köyleriyle İzmir'in Selçuk ilçesine bağlı Şirince Köyü, eko turizm kapsamında hazırladıkları köy sofraları ve doğal ürün satışıyla turistlerin ilgi odağı oluyor.''

Turistler özellikle Şirince Köyünde üretilen meyve şaraplarını beğendiklerini belirten İlbahar, doğal ve değişik olan her şeyin turistler tarafında büyük ilgi gördüğünü ifade etti.

MARKA OLAN KÖY

Şirince Köyü Muhtarı Levent Apak, 560 nüfuslu, 200 haneli köyün giderek turizmden aldığı payı artırdığını belirterek, tarihi evleri, doğal ortamı, şarabı ve zeytinyağıyla Şirince'nin artık bir marka köy haline geldiğini ifade etti. Köyde, şeftali, üzüm ve zeytin başta olmak üzere birçok ürün yetiştirildiğini, 12 çeşit meyve şarabı yapıldığını anlatan Apak, turistlerin meyve şaraplarına ve zeytinyağına büyük ilgi gösterdiğini bildirdi. Meyve şaraplarının, köy ekonomisinin adeta bel kemiği olduğunu ifade eden Apak, ''Ürünlerimizin ötesinde insanlarımızın sıcak kanlı, sevecen, misafirperver tavırları da turistlerin köyümüzden memnun ayrılmalarında önemli etken'' dedi.

Kuşadası'na gemiyle turist aktı

 

Kuşadası'na gemiyle turist aktı

Kuşadası'na 8 ayda 367 gemi, 279 yat giriş yaptı.  

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kuşadası Turizm Danışma Müdürlüğü'nden alınan bilgiye göre, 8 ayda günübirlik olarak toplam 354 bin 324 yabancı turist gemilerle Kuşadası'na geldi.

Kuşadası Limanı'na sefer yapan 367 gemi, ilçeye en çok ABD'den turist getirdi.

ABD'li turistleri sırasıyla İngiliz, Kanada, Almanya, İspanya, Fransa, İtalya, Yunanistan, Güney Kore ve Hollandalı turistler izledi.

Kuşadası Setur Marina'ya 8 ayda 279 yat giriş, 289 yat ise çıkış yaptı. Feribotlar, Yunanistan'ın adalarına 8 ayda 495 sefer gerçekleştirdi.

Bu seferlerde Kuşadası'na 30 bin 405 turist giriş yaparken, 32 bin 899 turist ise günü birlik olarak Kuşadası'ndan Yunanistan'ın adalarına gitti.

18/09/2009

Alanya'da Gece Hayatı

 

Alanya'da Gece Hayatı

 

Alanya'da Gece Hayatı Rus Ve İskandinavlarla Dolup Taşıyor.

Antalya'nın Alanya ilçesinde gündüz denizden çıkmayan turistler, gece ise diskolara akın ediyor.

Her türlü çılgın eğlencenin yaşandığı gece hayatında, genç Rus turistler köpük şovla bol bol dans edip, soluğu diskonun havuzunda alıyorlar.

İzmir'e 250 milyon €'luk yatırım geliyor

 

İzmir'de 250 milyon euro yatırımla kurulacak Maxima Park'ta otel daireleri satın alınabilecek. 'Condo' sistemi ile çalışacak olan otelde, daireler kiraya da verilebilecek.

Adını Hollanda prensesi "Maxima"dan alan Maxima Oteller Grubu, İzmir'in tatil beldelerinden Özdere'de ağırlıklı olarak Hollanda ve Belçikalılar'a pazarlanmak üzere bir tatil ve yaşam merkezi kuruyor. İçinde konuttan 5 yıldızlı otele, alışveriş merkezinden marineye, spadan golf sahasına kadar pek çok tesisin bulunacağı "Maxima Park", dairenin kullanılmadığı dönemde kiralanıp para kazanmayı sağlayan "condo" sistemiyle çalışacak. Toplam 250 milyon euroya malolacak komplekse, Türk yatırımcılar da büyük ilgi gösterdi. Fiyatı 120 bin euro ile 1 milyon euro arasında değişen dairelerden şimdiden 2 paşa ve 2 milletvekili de satın aldı.

Maxima Oteller Grubu Direktörü Murat Bilal, Maxima Park ile hem İzmir'in en büyük yatırımına imza atmayı hem de "her şey dahil" sisteme bir alternatif kazandırmayı hedeflediklerini söyledi. Herşey dahil sisteminin Türkiye'ye turist çektiğini, ancak dışarıda para harcanmasını da engellediğini kaydeden Bilal, "ABD'den örnek aldığımız 'condo' sistemi Türkiye'ye sürekli döviz akışı sağlayacak. Bir rezidans konforunda olan daireleri alacak olan ev sahipleri ve onların olmadığı dönemde bu daireleri kiralayan turistler çeşitli ihtiyaçlarını karşılamak için dışarı çıkacak. İnşa ettiğimiz alışveriş merkezlerinde alışveriş yapacak. Turisti hem ev satarak hem de ihtiyaçlarını karşılaması açısından bağlamak istiyoruz" dedi.

Hooijdonk'a ev satacağız

Projenin en büyük avantajının condo sistemi ile evlerin sahiplerine para kazandırması olduğunu vurgulayan Bilal, "Bir yazlığınız varsa birkaç gün temizliğiyle uğraşırsınız ya da bahçe, boya, badana, elektrik veya suyunda yaşadığınız sorunlarla boğuşursunuz. Oysa Condo sisteminde bütün hizmetler otel işletmesi tarafından yapılır" dedi.

Turizmin en değerli sezonu olan 25 Haziran-25 Eylül döneminde evini kiraya verenlere kiranın yüzde 75'inin kalacağını, kendilerinin ise yüzde 25 pay alacağını kaydeden Bilal, sistemde 5 ila 10 yıllık kontratlar yapılacağını ifade etti. Bilal, tesisin 12 ay sürekli çalışmasını da sağlayacaklarını söyledi.
Maxima Oteller Grubu, Fenerbahçe'de bir dönem forma giyen Hollandalı Pierre Van Hooijdonk'a da ev satmayı planlıyor. Murat, Bilal, kompleks içerisinde kuracakları futbol okulunda Hooijdong'un tecrübelerinden yaralanmayı planladıklarını ifade etti.

Maxima Park'ta standart 2 oda, 2 banyo, 1 mutfaktan oluşan condo daireler 120 bin euroya satılıyor. Yüzde 5'lik kısmı tamamlanan bu daireler 18 milyon euroya malolacak. Maxima Grup, projeyi 5 yıl içinde tamamlamayı planlıyor.

CONDO SİSTEMİ NEDİR

Amerika'da yaygın olan "Condo Resort" sistemine, otel müşterisi, otelin istediği dairesini satın alabiliyor, otelde kalmadığı süre içinde de dairesini kiraya verebiliyor. Dolayısıyla dairesini kullanmadığı her gün kendisine gelir olarak geri dönüyor. Böylece, yazlıkların sadece yaz aylarında değil, tüm yıl gelir getirmesi hedefleniyor.

HANS İLE ALİ'YE AYNI ŞARTLARDA TATİL

Maxima Club Otel geçen yıl 2 milyon euroluk bir tadilatla baştan aşağı yenilendi. 49 euroya günlük her şey dahil turist fiyatı ile çalışan Maxima Oteller Grubu, aynı imkânları yerli turistlere de sağlayarak çifte standardı ortadan kaldırmayı hedefliyor. 10 Temmuz-10 Ağustos arasında en az 5 günlük rezervasyon yaptıran tüm yerli misafirlerin yabancılar ile aynı fiyata tatil yapabildiklerini belirten Murat Bilal, "Rusya'dan 58 dolara turist ağırlarken, Türkler 190 dolar ödüyordu. Eskiden tesisimizdeki yerli turist oranı yüzde 10'u zor geçerdi. Şimdi yüzde 40'lara vardı. Ramazan Bayramı'nda da aynı fiyatları uygulayacağız" dedi.

TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SPA'SINI İNŞA EDECEK

İzmir'in en büyük turizm tesislerinden biri olması beklenen Maxima Park içerisinde şu tesisler olacak:

- 39 dönüm arazi üzerine bir spa merkezi

- 24 kortluk tenis akademisi

- 4 futbol sahası

- 27 delikli bir golf sahası

- 1 alışveriş merkezi

- 6 alakart restoran.

Turizmdebusabahcom-03/08/2009

Tarih gün yüzüne çıkıyor.

 

Antalya'nın Manavgat ilçesi Side antik kentinde başlatılan kazı çalışmaları sürüyor.

 Antalya'nın Manavgat ilçesi Side antik kentinde Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hüseyin Alanyalı başkanlığında başlatılan kazı çalışmaları sürüyor. Otuz kişilik ekiple yapılan kazı çalışmalarıyla Roma dönemimin ağır izlerini taşıyan Side'de tarih gün yüzüne çıkartılacak.

Fatih HEPOKUR / MANAVGAT (AHT)

Antalya'nın Manavgat ilçesi Side antik kentinde Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Anadolu Üniversitesi işbirliğinde gerçekleştirilen kazı çalışmaları, Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hüseyin Alanyalı başkanlığında sürdürülüyor.

Kazı çalışmaları ve haritalandırma çalışmalarıyla ilgili gazetecilere bilgi veren Hüseyin Alanyalı, yüzde 70'i kumla kaplı olan Side Antik kentinde tarihi gün yüzüne çıkartacaklarını söyledi.

Haritalandırma çalışmalarını tamamladıklarını belirten Alanyalı, Side Antik Tiyatro'da kazı ve sondaj çalışmalarına başladıklarını söyledi. Alanyalı, "2009 yılında Side adına yaptığımız Side kazılarında bu yıl ağırlığı Side tiyatrosuna verdik. Side tiyatrosunda yaptığımız kazılar çoğunlukla çevresinde ve iç kısmında geçekleştirmiş olduğumuz sondajlardır. Burada da daha çok daha önceden bildiğimiz bilgileri pekiştirmek ve tiyatronun geçirmiş olduğu evreleri anlamak için bu kazılarda çıkacak sonuçları değerlendirerek kesin sonuca varacağımızı düşünmekteyiz. Fakat kazı çalışmalarımız 2009 yılında tiyatro ağırlıklı olmasına rağmen çalışmalarımızı gelecekte önce tiyatro çevresinde ticaret agorası ve devlet agorasında daha sonrada şehrin özellikle günümüzde yerleşim görmeyen büyük fabrikalar mahallesi ve Doğu Nekropolüne kaydırmayı düşünüyoruz. Amacımız yalnız turizmle daha doğrusu gündemde olan Side yi zaman içerisinde arkeolojik açıdan da tanıtarak dünya kültür ve mirasına tanıtmak ve buradaki kazılardan çok daha önceden çıkmış binaları onarım ve korumaya alarak gelecek kuşaklara aktarmayı düşünüyoruz. Kazıyı belirli bir plan ve program çerçevesinde yapıyoruz. Kuyumcu titizliği ile çalışmalarımız sürüyor."

SİDE KENT PLANI ÇIKARTILACAK

Çalışmaların en temel amaçlarından Side kent planının yeniden ele alınarak günümüz teknolojisinden yararlanılarak güncellenmesi ve eksik olan alanların bu yeni plana göre entegre edileceğini ifade eden Alanyalı, "Side kent planı üzerine en son çalışmalar, 1975 yılında aramızdan ayrılmış olan Prof. Dr. Müfid Mansel başkanlığında yapılmıştır. Değerli hocamızın ölümünden sora 1978 yılında yayınlanmış olan "Side" kitabında yer alan plan ise elimizdeki Side antik kentine ait son şehir planıdır. 20. yüzyılın 3. çeyreğinde şehir planlarının halen analog ölçüm aletleriyle yapılması hem de Mansel'in ardından Side Müzesi denetiminde antik kentte bir çok yeni alanın açılması Side antik kenti için yeni bir şehir planının hazırlanmasını zorunlu hale getirmiştir. Mansel'in "Side" kitabındaki plan esas alınacak, bu plan üzerinde poligon noktaları işaretlenerek arazide kaybolmayacak ve oynamayacak şekilde poligon noktaları inşa edilerek bu noktalar ulusal koordinat sistemine bağlanacaktır. Koordinat ağının kurulması ile mevcut bütün yapılar şehir planına aktarılacağı gibi, bu yapıların belgeleme çalışmalarında da büyük kolaylık sağlayacaktır."

TİYATRO KAZI VE SONDAJ ÇALIŞMALARI

Side Tiyatrosu'nda yıllardır sürdürülen kazı ve araştırma çalışmaları ile yapının sahne binası, paradoksları ve cavea kısmının açığa çıkartıldığını belirten Alanyalı, 2009 yılı çalışmalarında orkestra, parados ve sahne binası içinde, tiyatronun agoraya açıldığı alanda, caveanın arka tarafı ile dükkanların içinde açılacak sondajlar ile tiyatro ve çevresinde stratigrafiye yönelik çalışmaların planlandığını söyledi. Yapılacak sondajlar ile tiyatro ve çevresindeki yapıların yapı evreleri tespit edileceğini ifade eden Alanyalı, "Tiyatronun Hellenistik dönemde öncü bir yapıya sahip olup olmadığı, daha önce tiyatronun inşa edildiği alanda bir yapılaşmanın olup olmadığı, eğer varsa nasıl bir yapılaşma olduğu ortaya çıkack ve sondajlarda yapılacak çalışmaların sonuçları başta tiyatro olmak üzere, kentte yapılacak olan daha sonraki çalışmalara da ışık tutacak."

MİMARİ BELGELEME ÇALIŞMALARI

Side tiyatrosu, inşa yapım tekniği, mimari şekillenmesi ve günümüze kadar ayakta kalan şekli ile Anadolu Roma tiyatroları içerisinde önemli bir yer tuttuğunu dile getiren Alanyalı, yapının yıllar içinde yıpranması ve malzeme yorulması nedeni ile acil koruma ve onarım projesine ihtiyaç duyulduğunu söyledi. 2009 yılında birinci hedeflerinin yapının mimari belgeleme çalışmalarının bir başka deyişle röleve çizimlerinin tamamlamak olduğunu belirten Alanyalı, "Restitüsyon, rekonstrüksiyon projeleri ile koruma ve restorasyon projelerini oluşturabilmek için tiyatronun 3D (3 boyutlu) sistem çerçevesinde taranarak görüntülerin sayısal ortama aktarılması bu görüntülerden plan, kesit, cephe ve benzeri çizimlerin üretilmesi planlanmaktadır."

ARKEOLOJİK BULUNTULAR DEĞERLENDİRİLECEK

1983-2008 yılları arasında, tiyatro ve çevresinde Dr. Ülkü İzmirligil tarafından yürütülen arkeolojik çalışmalarda ele geçen mimari, plastik, seramik ve metal eserlerden oluşan arkeolojik malzemenin katalog ve değerlendirme çalışmalarının yapılacağını söyleyen Alanyalı, bu buluntular içinde önemli bir yer tutan sikkelerinde çalışılarak kataloglanarak yayına hazırlanacağını belirtti.

03/08/2009

Son Güncelleme:18/11/11