©2006

 

Son Güncelleme:22/08/11

Ana sayfaKapak - Ana Haber - Ülkeler(Dünya) - Türkiye - Araştırma - Siyaset - Ekonomi - Emlak Yatırım - Bilim - Spor - Turizm - İnternet

 Aktüel - Yaşam - Din - Sağlık - Rejim - Cinsel sağlık - Sanat - Sinema - Resim Şov - Moda - Fashion- Resim indir! - Video - Pop Dünya

Spor Haberleri-5

Ülkeler Haber ve Bilgileri

   

2010 Vancouver

Avrupalılar spor yapmayı seviyor

İskandinav ülkelerinde spor yapma oranı yüzde 70’lere çıkarken,
Akdeniz ülkeleri İtalya ve Yunanistan, en az spor yapılan ülkeler.

Çalışan kasların, zihnin açılmasına ve zinde bir gün geçirmeye vesile olduğunu artık herkes biliyor. Spor, birçok kişi için bir yaşam tarzına dönüşmüş durumda. Son yıllarda kadınlar, pilates ve yoga gibi sporlara merak duyarken, erkekler ise futboldan pek vazgeçmiyor.

 

Sağlıklı yaşamın en önemli koşullarından biri ise spor yapmak. Bununla birlikte formda kalmak ve aşırı kilolarından kurtulmak isteyenler de genellikle spor salonlarının
yolunu tutuyor

Avrupa ülkelerinde de spor yapanların sayısı giderek artıyor. Ancak spor yapan kişilerin sayısı ülkelere göre değişiyor. Avrupa Birliği'nin istatistik kurumu EUROSTAT, Avrupalıların spor alışkanlıklarını araştırdı.

Avrupa Birliği'nin eski sağlıktan sorumlu komiseri Androulla Vassiliou, Avrupalıların spor yapma alışkanlıklarını inceleyen bu araştırmanın sonuçlarını şöyle açıkladı:

“Çıkan sonuç, Avrupalıların yüzde 40’ının haftada en az bir kere spor yaptığını gösteriyor” diyen Vassiliou, Avrupalıların sportif olmalarının sevindirici bir haber olduğunu dile getirdi.

 

İskandinav ülkeleri fark atıyor

Avrupa Birliği'nin istatistik kurumu EUROSTAT'ın araştırmasına göre, Avrupa ülkelerinde her üç kişiden ikisi yürüyüş yapmak ve bahçe işleriyle uğraşmak gibi yollarla hayatına hareket katıyor.

Avrupalılar arasında en sportif olanlar ise İsveçliler ve İrlandalılar. Araştırma sonucuna göre bu ülkelerde her beş kişiden biri, haftanın beş günü spor yapıyor. İskandinav ülkelerinde spor yapma oranının yüzde 70 olduğunu belirten Vasiliou, bu sonucun Avrupa genelindeki yüzde 40’lık orana göre çok iyi olduğuna dikkat çekti. Tabii ki Avrupalıların aktif spor  yapmaları ya da hayatlarında hareket olması rahatlatıcı" diyen Vassiliou, düzenli olarak spor yapmayanların teşvik edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Güneyliler daha az spor yapıyor

Düzenli spor yapmayanların teşvik edilmesi ise en fazla güney Avrupa ülkelerini ilgilendiriyor. Yunanistan’da her üç kişiden ikisi, hiç spor yapmıyor. Spor yapmayanların en yoğun olduğu ülkeler ise İspanya ve Portekiz. Bulgaristan, Yunanistan ve İtalya’da sadece yüzde 3'lük bir kesim, haftada bir kez spor yapıyor.

 

Michel Platini

Michel Platini

Spor yapanların sayısının bu denli az olduğu İtalya’dan başarılı futbolcuların nasıl çıktığı sorusuna Avrupa Futbol Federasyonu Başkanı Michel Platini yanıtı ilginç. "İtalyanlar spor yapmaktan ziyade spor hakkında bolca konuşmayı tercih ediyorlar. Belki de İtalyanların başarılı olmalarının sırrı, spor yapmak değil, sporla ilgili konuşmaktır" diyen Platini özellikle de futbol hakkında yapılan sohbetlerin İtalyanların sergilediği futbol için yararlı olduğunu söylüyor.

Erkekler daha sportif

EUROSTAT'ın verilerine göre, Avrupa'da kadınlar, erkeklerden daha az spor yapıyor. Özellikle 24 yaş grubuna kadar erkeklerin kadınlardan daha aktif olduğu da elde edilen sonuçlardan biri. Yaşın yanı sıra eğitim düzeyi de spor yapma yüzdesi üzerinde belirleyici bir etken. Sonuçlara göre, 15 yaşın altında okulu bırakanlar, neredeyse hiç spor yapmazken, 20 yaşında okuldan ayrılanların daha fazla spor yapıyor. AB yetkilisi  Vassiliou, yaşlı insanların da daha fazla spor yapmaya teşvik edilmesi gerektiğini dile getiriyor.

02/04/2010

Türk futbolundaki şike skandalı ve Bochum savcılığı belgeleri
 

Futbol

Türkiye'deki şike skandalı nedeniyle aralarında eski milli futbolcuların da bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı

Türkiye'de polis ve savcılık yetkililerinin hafta ortasında başlattıkları şike ve bahis skandalı soruşturmasında ilk tutuklamalar perşembe akşamı gerçekleştirildi.

Aralarında eski milli futbolcu Fatih Akyel'in de bulunduğu bazı kişiler şu anda Metris cezaevinde, 40'a yakın zanlının sorgusu da İstanbul emniyetinde sürüyor.

Türkiye Futbol Federasyonu, Türkiye'de 2009 ağustosunda başlayan şike soruşturmasının Almanya'da kasım ayında Bochum savcılığının soruşturmasında elde edilen kanıtlarla genişletildiğini söylüyor.

BBC, Bochum savcılığının dosyasındaki belgelerden Türkiye'ye ilişkin olan bazılarını inceledi.

Alman polisi geçen yılın kasım ayında 200 maçta şike olaylarının yaşandığı iddiasıyla 15 kişinin tutuklandığını duyurduğunda çok sayıda yorumcu karamsar bir şekilde bu açıklamanın ''buzdağının görünen kısmı'' olduğu görüşünü dile getiriyordu.

Türkiye'de polisin şike olaylarına karıştıkları kuşkusuyla 40'tan fazla kişiyi gözaltına almasıyla buzdağı biraz daha şekillenmeye başladı.

Gözaltına alınanlar arasında eski milli futbolcu, şimdi İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde teknik direktör yardımcılığı görevini yürüten Arif Erdem de yer alıyordu.

Erdem, suçlamaları reddetti, çıkarıldığı savcılıkça da serbest bırakıldı.

Yine eski milli futbolculardan Fatih Akyel ile Konyaspor kalecisi Recep Öztürk'ün de bulunduğu bazı kişiler ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Türkiye'de yetkililer, daha önce başlamış olan bir soruşturmanın Almanya'da Bochum Savcılığı'nın belgeleri ve bulgularını da içerecek şekilde genişletildiğini açıklarken, BBC'nin gördüğü Alman polisine ait soruşturma belgeleri de Almanya ile Türkiye'de yürütülen soruşturmalar arasındaki kesin bağlantıyı gözler önüne seriyor.

Telefon dökümlerinde şike skandalı

 

Arif erdem

Arif Erdem geçmişte iddiaları reddetmişti

Alman polisinin soruşturması ağırlıklı olarak yetkililerin Almanya'da şike çetesi olarak nitelediği grubun üyelerinin birbirleri arasındaki telefon görüşmelerinin dökümüne dayanıyor.

Bu belgelere göre, çete liderlerinden biri olduğuna inanılan kişi 2005 yılında polisin ve Robert Hoyzer adlı bir hakeme şike yapması için rüşvet verdiği gerekçesiyle Berlin'de mahkumiyetiyle kamuoyu gündemine gelen Ante Sapina.

Sapina, kasım ayında tutuklananlar arasında.

Alman polisinin soruşturması sırasında üzerinde durduğu maçlardan biri de İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Gençlerbirliği arasında geçen mayıs ayında oynanan karşılaşma.

BBC'nin incelediği telefon görüşme dökümleri çete üyelerinin maçtan bir kaç saat önce bahis stratejisini tartıştıklarını ortaya koyuyor.

Bu belgelere göre, çete üyeleri hafta başında maçın skoru konusunda bir anlaşmadan haberdar olmuşlar.

Kendilerine bu maçla birlikte bir başka karşılaşmanın sonucunun da ''yüzde 200 garantili'' olduğu şeklinde bir tüyo iletiliyor.

İlk anda bilginin geçerliliği konusunda tereddüt yaşadıkları, hatta içlerinden birinin de bir önceki yıl yine Türkiye liginde bir maçta benzer bir durumda oynadığı bahiste büyük miktarda para kaybettiği anlaşılıyor.

'Takımın mağlubiyetine bahis'

Ama sonunda harekete geçmeye ikna oluyorlar ve polise göre, bu olaydan para kazananlar arasında Gençlerbirliği'nin o dönemde kalesini koruyan Recep Öztürk de var.

Öztürk, takımının maçı kaybedeceği olasılığına yatırmış parasını.

Almanya'da tutuklananlardan bazıları Türkiye kökenli. Operasyondan kısa bir süre sonra zanlılardan birinin avukatı müvekkiline yönelik suçlamalar konusunda Alman basınını bilgilendirdi.

Bu bilgiler arasında Nisan 2009'da Süper Lig'de bir maçın ayarlandığından haberdar olduğunu, bu bilgiyle oynadığı bahisten de 18 bin 500 Euro kazandığı ayrıntısı da var.

Zanlılardan bir başkası da BBC'nin gördüğü polis ifadesinde, kız arkadaşının hamile olduğunu ve kefaletle serbest bırakılmayı umut ettiğini söylüyor.

Aynı ifadede zanlı, Ante Sapina tarafından bir ceketin içine saklanmış 100 bin euro nakit parayla Türkiye'ye kurye olarak gönderildiğini, kendisinden parayı oradaki bağlantılarına iletmesinin istendiğini itiraf ediyor.

Kasım ayında tutuklananlar hakkında henüz iddianame hazırlanmış değil.

Bochum Savcılığı, soruşturma konusunda pek fazla bir ayrıntı vermezken, söz konusu 15 zanlıdan bazılarının kefaletle serbest bırakıldığını söylüyor.

BBC'nin iddianamenin ne zaman hazırlanacağı sorusuna ise savcılık yetkilileri, 2 ay sonra yeniden arayın yanıtını verdiler.

Ancak soruşturmanın en az dokuz ülkeyi kapsadığı ve Türkiye'de bu hafta yaşananlar dikkate alındığında buzdağının gövdesinin hala yüzeyin çok altında, derinlerde olduğu anlaşılıyor.

26/03/2010

Fatih Akyel tutuklandı
 

Fatih Akyel

Akyel, Türkiye milli futbol takımının yanısıra Galatasaray ve Febnerbahçe'de de forma giymişti

Şike soruşturmasında mahkemeye sevk edilen eski milli futbolcu Fatih Akyel,
çete üyeliği suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Yasadışı bahis ve şike soruşturması kapsamında, Türkiye genelinde düzenlenen operasyonlar sırasında gözaltına alınan Tepecikspor

oyuncusu Fatih Akyel tutuklandı.

Fatih Akyel'e

  • 30 Mart 2008'deki Kasımpaşa-Sivasspor ve

  • 19 Nisan 2008'de oynanan Bursaspor-Kasımpaşa ve

  • 8 Ekim 2007'de oynanan Ankaragücü-Kasımpaşa

Maçlarının sorulduğu öğrenildi. Fakat Fatih Akyel'in kendisine yöneltilen suçlamaları reddettiği ifade edildi.

Tutuklama talebiyle savcılık tarafından mahkemeye sevk edilen eski milli futbolcu, çete üyeliği suçundan tutuklandı.

25/03/2010

Engel tanımıyorlar, ilgi bekliyorlar

Son 15 yıl içinde engelli sporu profesyonelleşti.
Kırılan rekorlar başarının göstergesi. Ancak medyanın ve toplumun ilgisizliği engelli sporcuları üzüyor.

Her gün düzenli olarak antrenman yapıyor, rekor kırmak için bedenlerinin sınırlarını belki de kimi zaman herhangi bir engele sahip olmayan atletlerden çok daha fazla zorluyorlar.

Köln Üniversitesi'nde hareket terapisi üzerine çalışmalar yapan Doç. Dr. Horst Strohkendl engelli sporcuların kırdıkları rekorların giderek diğer atletlere daha da yaklaştığına dikkat çekiyor. Strohkendl şöyle konuşuyor: "Engelli sporu çok yaygın olmamasına rağmen, bu alanda çok kısa sürede birçok başarı elde edildiğini teslim etmemiz gerekiyor. Son 15 yıl içinde engelli sporu profesyonelleşti. Öyle ki engelliler tarafından kırılan rekorlar diğer rekorlarla karşılaştırılabilir hale geldi."

Almanya'da her on kişiden biri fiziksel ya da zihinsel bir engele sahip. Bu oran göz önünde bulundurulduğunda engelli sporunun yeterince destek gördüğünü söylemek mümkün değil. Bunun en büyük nedeni belki de zihinlerdeki kusursuz atlet imajında yatıyor. Strohkendl'e göre bir diğer önemli problem, engelli sporunun karmaşık klasman sisteminde yatıyor. Strohkendl şu açıklamyı yapıyor: "Öncelikli hedef, âdil bir organizasyon yapmak suretiyle mümkün olduğunca fazla insanın spor müsabakalarına katılımını sağlamak. Bacaklarımı hareket ettirebilmem ya da tekerlekli sandalyeye bağlı olmam arasında çok büyük bir fark var. Yine aynı şekilde tekerlekli sandalyedeyken kollarımı kullanabiliyor muyum ya da bu konuda da kısıtlamam mı var?"

 

Kategori belirleme tartışması

Peki, bu kategorileri kim belirliyor? Toplamda kaç farklı kategori var? Kategoriler arasındaki kesin sınır nasıl tespit ediliyor? Köln Üniversitesi hareket terapisi uzmanı Doç. Dr. Horst Strohkendl, bu soruların kesin bir yanıtı olmadığını ve sürekli tartışma konusu olarak gündeme geldiğini belirtiyor.

Uluslararası Paralimpik Komitesi, şu an için altı kategoriden oluşan bir sistemi benimsemiş durumda. Bu kategorilerden ilkine bir uzvunda en az bir ana eklemi eksik olan atletler, ikincisine merkezî sinir sisteminin zarar görmesi sonucu hareket kabiliyetleri kısıtlanmış olanlar, üçüncüsüne ise görme kaybına sahip ya da göreme engelli atletler giriyor. Dördüncü kategoriyi tekerlekli sandalye kullanan atletler oluştururken, beşinci kategoriye boyu 1 metre 45 santimetrenin altında olan atletler giriyor. Son olarak altıncı kategori de diğer tüm bu 5 kategoride gruplandırılamayan atletleri kapsıyor.

Ayrıca alt kategoriler de var

Bunun dışında spor dalına göre farklı alt kategoriler de bulunabiliyor. Örneğin birçok spor dalında âdil müsabaka ortamının sağlanabilmesi için ayakta yarışabilen, bacaklarını kullanamadığı için oturarak yarışan ve görme engelli sporcular farklı alt kategorilerde mücadele ediyor.

Bu kadar farklı alt kategori olması nedeniyle birçok kişi engelli müsabakalarını fazlasıyla komplike buluyor. Bazı yayın kuruluşlarıysa aynı nedenden ötürü bu konuda haber yapmaktan kaçınıyor. Almanya'nın en başarılı engelli sporcusu Marianne Buggenhagen'a göre ise bu durum biraz abartılıyor. Buggenhagen şunları kaydediyor: "Bu altından kalkılamayacak bir durum değil. Boksta ve halterde de farklı sıkletler var ancak basın bu spor dallarına yine de ilgi gösteriyor." 19/03/2010

Real Madrid zenginler listesinin zirvesinde

Readl Madrid futbolcuları

 

Real Madrid, dünyanın en zengin futbol kulüpleri listesinde beşinci yılda da ilk sırada yer aldı.

2008-2009 verileri esas alınarak hazırlanan Futbol'un Para Ligi listesinde Real Madrid ayrıca küresel takım gelirlerinde de 400 milyon euronun üzerine çıkarak ilk sırada yer alıyor.

Real'in ezeli rakibi Barcelona ise, ikinci sırada.

İngiltere Prömiyer Ligi şampiyonu Manchester United ise listenin üçüncü sırasında.

Arsenal, Chelsea ve Liverpool, beşinci, altıncı ve yedinci sırada.

Raporu hazırlayan uzmanlar, eğer İngiliz para birimi sterlin 2007'deki düzeyinde kalmış olsaydı Manchester United'in listenin ilk sırasında yer alacağını söylüyor.

Ancak döviz hareketliliğinin yarattığı dezavantajlara karşın listenin ilk 20 sırasında yedi prömiyer ligi takımının -Tottenham (15), Manchester City (19) ve küme düşmüş olan News Castle United (20) yer alması da dikkat çekici.

Listenin ilk 20 sırasında yer alan kulüplerin tamamı Avrupa'nın en büyük beş ligi olarak görülen Almanya, İtalya, Fransa, İngiltere ve İspanya'dan.

Almanlar listeye beş, İtalyanlar dört İspanya ve Fransa da ikişer kulüple katkıda bulunuyor.

Real Madrid, İspanya Ligi ve Şampiyonlar Ligi'nin pek de başarılı olarak sayılmayan sonuçlarla kapatmış olmasına karşın listenin zirvesinde.

Ancak kulübün Mediapro'yla imzaladığı yeni yayın hakları sözleşmesinin kulübün gelirlerine büyük katkı sağladığı anlaşılıyor.

DÜNYANIN GELİR ZENGİNLERİ

1- Real Madrid: 401.4m euro.

2- Barcelona: 365.9m euro.

3- Man Utd: 327m euro.

4- Bayern Munich: 289.5m euro.

5- Arsenal: 263m euro.

6- Chelsea: 242.3m euro.

7- Liverpool: 217m euro.

8- Juventus: 202.3m euro.

9- Inter Milan 196.5m euro.

10- AC Milan: 196.5.m euro.

Sözleşmenin büyüklüğü yedi yıllığına 1 milyar euronun üzerinde.

Barcelona ise çok başarılı bir sezon geçirdi ve hem La Liga'yı hem de Şampiyonlar Ligi'ni zirvede bitirdi.

Raporun yazarı Deloitte uzmanlarından Dan Jones, ''futbolun zirvesindeki kulüplerin zorlu ekonomik iklimde ortaya çıkan sorunların üstesinden gelebilecek durumda olduklarını'' kaydederken, bu kulüplerin ''Özellikle sahip oldukları büyük ve sadık taraftar kitlesi ile televizyonların başına milyonları çekebilme kapasiteleri ve dev sponsorluk sözleşmeler için taşıdıkları cazibe gelirleri için güçlü bir dayanak oluşturuyor'' dedi.

Jones, zirvedeki 20 kulübün gelirlerinin toplamının 3 milyar 900 milyon euro düzeyine çıktığını, bunun bir önceki yıla göre 26 milyon euro artış anlamına geldiğini söyledi.

Yine zirvedeki kulüplerin maçlara gelen seyirci sayısında da 2008-2009 yılında bir önceki yıla göre büyük bir farklılık yaşanmadığı anlaşılıyor.

En zengin 20 listesinde büyük bir hareketlilik de yaşanmaması dikkat çekiyor.

Sadece Stutgart ve Fenerbahçe'nin gerileyerek ilk 20'nin dışında kalmasıyla yerlerini Werder Bremen ve Manchester City aldı.

Şirket, içinde bulunulan 2009-2010 sezonunun küresel resesyonun futbol üzerindeki etkilerinin ölçülmesinde önemli katkı yapacağına dikkat çekiyor.

Deloitte'in incelemesi, transfer ücretleri ile futbolculara ödenen maaşları ya da katma değer vergisi ya da diğer satış vergilerini kapsamıyor.

Asıl olarak kulüplerin günlük gelirleri üzerine odaklanan bu çalışmada, bilet satışı, sponsorluklar, kulüp ürünlerinin satışı, televizyon gelirleri ve stadyumların maç günü dışındaki etkinliklerde kullanılmasının yarattığı gelirler ele alındı.

Listenin ilk sırasında Real Madrid tarafından zirveden uzaklaştırılana kadar Manchester United sekiz yıl boyunca kalmıştı.

02/03/2010 BBC Türkçe

Ukraynalı futbolculara Harrods yasağı

Harrods

 

Harrods Londra'nın en şık ve ünlü mağazalarından biri

Ukrayna'nın önde gelen futbol takımlarından Şaktar Donetsk'in oyuncularının
Londra'nın lüks mağazalarından Harrods'a girişi yasaklandı.
 

Hepsi bir örnek eşofmanlar giymiş olan grubun mağazaya girişi, grubun çok büyük olduğu ve şüpheli göründüğü söylenerek engellendi.

Londra'nın en ünlü ve en şık mağazalarından Harrods varlıklı futbolcuların her türlü alışverişlerini yapabilecekleri bir dükkan.

Şaktar Donetsk oyuncuları da Harrods'a tam bu amaçla, yüklüce bir para harcamaya gelmişlerdi.

Fakat kuzey Londra'da yaptıkları antrenmandan çıkıp bir örnek eşofmanlarıyla dükkanın kapısına dayanan grubu Harrod'un güvenlik ekibinin gözü tutmadı.

Ukraynalı futbolcuların alışverişe gitmeden önce gidip en şık giysilerini giymek gibi bir adetleri olmadığını anlatmaları da bir işe yaramadı.

Harrods mağazası yetkilileri müşterileri üzmek ya da incitmek istemediklerini ama sağlık ve güvenlik kurallarının bazen bu tür büyük grupların dükkana kabulünü engellediğini söylediler.

İlginç olan ise Harrods mağazasının sahibinin, aynı zamanda İngiliz futbol klübü Fulham'ın da sahibi olan Muhammed el Fayed olması ve Fulham'ın yarın Avrupa Ligi Fikstürü'nde Şaktar Donetsk ile karşı karşıya gelecek olması. 17/02/2010

Türk Milli Takımının yeni patronu Hiddink

 

63 yaşındaki Hollandalı teknik adamla 2 yılı opsiyonlu 4 yıllık anlaşmaya varıldı.

Fatih Terim'den boşalan Türk Futbol Milli Takımı teknik direktörlüğü görevi için Hollandalı teknik adam Guus Hiddink ile anlaşmaya varıldı.

Hiddink 1 Ağustos'ta göreve başlayacak.

Türk Milli Futbol Takımı'nın yeni teknik direktörü Hollandalı Guus Hiddink oldu. Böylece Almanya- Hiddink düellosunda yeni bir perde daha açılıyor. Guus Hiddink son olarak, Dünya Şampiyonası eleme grubunda Almanya’ya iki kez yenilen Rus milli takımını çalıştırmıştı. Polonya ve Ukrayna’da yapılacak olan 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası eleme grupları kuraları sonrası Almanya ile Türkiye A grubunda yer aldı.

2008'deki elemelerden sonra 2012 yılı eleme maçlarında Almanya Milli Takımı teknik direktörü Löw ve Türk Milli Takımı ile anlaşmaya varan Hiddink bir kez daha karşı karşıya gelecek.

4 yıllık anlaşma

Türkiye Futbol Federasyonu'nun internet sitesinde yer alan habere göre, Amsterdam'da dün Hollandalı teknik adam ile bir araya gelen Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener’in, Hiddink ile 2 yılı opsiyonlu toplam 4 yıllık görev süresi konusunda anlaşmaya vardığı bildirildi. Hiddink'in sözleşmesinin 1 Ağustos 2010 tarihinden itibaren geçerli olacağı kaydedildi.

Hiddink'in yardımcılıklarını Türk milli takımının eski kaptanı ve yardımcı antrenörlerinden Oğuz Çetin ile ve eski milli kaleci ve kaleci antrenörü Engin İpekoğlu ve ismi henüz açıklanmayan Hollandalı bir antrenör yapacak.

 

 

Hiddink son olarak Rusya Milli Takımı'na 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda yarı final oynatma başarısı göstermişti.

Türk medyasında yer alan haberlerde Guus Hiddink’e yılda dört milyon Euro ödeneceği belirtiliyor. Rus milli takımı teknik direktörlüğü sırasında yılda altı milyon euro kazanan Hiddink, Rusya Futbol Federasyonu’nun ücretin düşürülmesini istemesi üzerine Rusya’dan ayrılmaya karar vermişti.

Guus Hiddink kimdir?  

Teknik direktörlüğe 1982 yılında Hollanda'da başlayan 63 yaşındaki Guus Hiddink  klüp takımlarının yanı sıra Hollanda, Güney Kore, Avustralya ve Rusya Milli Takımlarının teknik direktör olarak görev yaptı. 1998'de Hollanda, 2002'de de Güney Kore milli takımlarına Dünya Kupası'nda yarı final oynatma başarısı gösteren Hiddink'in çalıştırdığı son takım olan Rusya Milli Takımı, 2008 yılındaki Avrupa Şampiyonası'nda yarı finale kadar yükselmişti.

Fenerbahçe’yi de çalıştırmıştı

Türkiye tecrübeside bulunan deneyimli hoca 1990-91 sezonunda Fenerbahçe takımında teknik direktörlük yaptı. 29 yıllık antrenörlük mesleğinde PSV Eindhoven’i altı kez Hollanda şampiyonu yapan Hiddink 1988 yılında Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nı kucaklamış, Almanya’daki 2006 Dünya Futbol Şampiyonası’nın ikinci turunda, sonradan şampiyon olan İtalya’ya yenilerek elenen Hollanda milli takımını da çalıştırmıştı.

17/02/2010 DW

İngiltere'de üç boyutlu maç yayını başlıyor

 

Futbolseverler maçları özel gözlüklerle izleyecek

İngiltere'de Sky televizyonu, bu haftasonu ilk kez İngiltere Premiere Ligi'ndeki bir maçı beş kentteki dokuz pubda 3 boyutlu yayınlayacak.

Şampiyonluk mücadelesi veren Arsenal ve Manchester United arasındaki maç, Londra, Manchester, Cardiff, Edinburgh ve Dublin kentlerindeki publarda pilot uygulamayı başlatacak.

Sky'ın üç boyutlu futbol yayını Nisan ayında diğer yüzlerce pubda da izlenebilecek.

Daha sonra da Sky+HD abonelerine üç boyutlu futbol yayını hizmeti sunulacak.

Sky aboneleri, özel gözlükler takarak maçları üç boyutlu izleyebilecek.

Üç boyutlu filmlerin sinema salonlarında kullanılması büyük bir ilgiyi beraberinde getirdi.

Üç boyutlu teknolojiyle çekilen Avatar'ın dünyanın en büyük gişe hasılatı yapan filmi oldu.

Üç boyutlu teknolojiye uygun televizyonların da bu yıl piyasaya çıkması bekleniyor.

Sky'ın Stratejik Ürün Geliştirme Müdürü Gerry O'Sullivan 'Üç boyutlu teknoloji sinemalarda büyük ilgi gördü. Sky da aynı üç aynı teknolojiyi kullandığından üç boyutlu spor, film, konser ve dizi yayınına büyük bir talep olacağını düşünüyoruz' dedi.

Gelecek ayki bir rugby karşılaşması da üç boyutlu filme çekilecek ve İngiltere'deki sinemalarda gösterilecek.
Güney Afrika'daki Dünya Futbol Şampiyonası da aynı formatta filme alınacak.

BBC, 2008 yılında İskoçya ve ingiltere arasındaki rugby maçını üç boyutlu göstererek, bir spor karşılaşmasını bu teknolojiyle yayınlayan ilk kanal olmuştu. 28/01/2010

Süper Lig ve 1.Lig yayın haklarının ihalesi DIGITURK'ün

Süper Lig ve 1.Lig yayın haklarının ihalesinde

Türk Telekom ihaleden çekildi, en yüksek teklif 321 milyon dolarla Digiturk'ün oldu.

Türk Telekom'un teklifi 215 milyon dolar oldu. Muhammel bedel 214.3 milyon dolardı.

Digital Platform'un (Digiturk) kapalı zarfla teklif ettiği bedel ise 220 milyon dolar oldu.

Ardından açık arttırmaya geçildi.

18/01/2010

Alex de Souza, Türk vatandaşı oluyor

Alex de Souza, Türk vatandaşı oluyor

 

 

Fenerbahçe'nin son 5 sezonda elde ettiği 2 şampiyonluğun baş mimarı Alex de Souza, Türk oluyor.

Brezilyalı yıldızın, "Seni Türk yapalım" önerisini kabul ettiği ve işlemlere başlandığı öğrenildi.

Takvim'in haberine göre, Brezilyalı yıldızın, sarı-lacivertli yönetimden gelen, "Seni Türk yapalım. Yerli statüsünde oyna. Futbolu bıraktıktan sonra da seninle çalışmak istiyoruz" teklifine olumlu yanıt verdiği öğrenildi.

ONUN GİBİSİ GELMEDİ

Alex'in vatandaşlık işlemleri idari menajer Hasan Çetinkaya tarafından yürütülecek. Sambacının daha önce de Türk vatandaşlığına geçmesi gündeme gelmiş ancak gerçekleşmemişti. Kanarya'da 238 maçta 116 gol atan Alex, Türkiye'ye gelmiş en iyi yabancı olarak gösteriliyor.

02/01/2010

Schumacher'in dönüşü muhteşem olamadı

Formula 1'de sezonun ilk yarışı Bahreyn’de Alman pilot Schumacher ancak 6'ncı olabildi.
Yarışı uzun süre önde götüren Sebastian Vettel talihsiz bir arızayla 4’ncülüğe düşerken,
Ferrari duble zaferle ağırlığını koydu.

 

Bahreyn Grand Prix'si başkent Manama'daki 6.299 kilometre uzunluğundaki Sakhir Pisti'nde 49 tur üzerinden yapıldı.

İki dünya şampiyonluğu bulunan Fernando Alonso, yarışı 1 saat 39 dakika 20.396 saniyede tamamladı ve böylece yeni takımıyla ilk zaferini elde etmiş oldu. Alonso'nun takım arkadaşı Brezilyalı Felipe Massa da yarışı ikinci olarak tamamladı. Massa,

2009 sezonunda Macaristan'da geçirdiği kaza yüzünden 8 grand prix'de yarışamamıştı.

Üçüncülük McLaren'ın İngiliz pilotu, 2008 sezonu şampiyonu Lewis Hamilton'ın oldu.

Vettel'in talihsizliği

Yarışa ilk sırada başlayan Renault'nun Alman pilotu Sebastian Vettel ise büyük talihsizlik yaşadı. Yarışa iyi başlayan Vettel, uzun süre ilk sıradaki yerini korudu. Ancak mücadelenin tamamlanmasına 12 tur kala aracının egzoz sorunu yaşadı. Vettel arıza nedeniyle geriye düşerken yarışı dördüncü sırada tamamladı.

Mercedes GP'nin Alman pilotu Nico Rosberg'in yarışta 5. oldu. 3 yıllık aradan sonra pistlere dönen 41 yaşındaki Michael Schumacher ise 6'ncılıkla yetinmek zorunda kaldı. Schumacher, “Sezon sonuna kadar daha çok var. Ben kolay pes etmem” dedi.

Bahreyn Grand Prix'si ile birlikte markalar klasmanında 2 pilotu da kürsüye çıkan Ferrari takımı, 43 puanla birincilik koltuğuna yerleşti.

 

 

Fernando Alonso,
yeni takımı Ferrari ile ilk zaferini elde etti

 

 

Schumacher Bahreyn'de 6'ncılıkta kaldı

Pilotlar ve markalar klasmanında puan durumu şöyle:

     Markalar Klasmanı:

  1. Ferrari-43 puan

  2. McLaren-Mercedes-21

  3. Mercedes-18

  4. RedBull - Renault-16

  5. Force India - Mercedes-2

  6. Williams - Cosworth-1

  7. Renault-0

  8. Toro Rosso - Ferrari - 0

  9. Lotus - Cosworth-0

 Pilotlar Klasmanı:

  1. Fernando Alonso (İspanya) Ferrari, 25 puan

  2. Felipe Massa (Brezilya) Ferrari, 18

  3. Lewis Hamilton (İngiltere) McLaren, 15

  4. Sebastian Vettel (Almanya) Red Bull, 12

  5. Nico Rosberg (Almanya) Mercedes GP, 10

  6. Michael Schumacher (Almanya) Mercedes GP, 8

  7. Jenson Button (İngiltere) McLaren, 6

  8. Mark Webber (Avustralya) Red Bull, 4

  9. Vitantonio Liuzzi (İtalya) Force India, 2

  10. Rubens Barrichello (Brezilya) Williams, 1

  11. Nico Huelkenberg (Almanya) Williams, 0

  12. Robert Kubica (Polonya) Renault, 0

  13. Adrian Sutil (Almanya) Force India, 0

  14. Sebastien Buemi (İsviçre) Toro Rosso, 0

  15. Jaime Alguersuari (İspanya) Toro Rosso, 0

  16. Jarno Trulli (İtalya) Lotus, 0

  17. Heikki Kovalainen (Finlandiya) Lotus, 0

 

Michael Schumacher Mercedes'le pistlere döndü.

 

Schumacher'ın yarışlara dönme kararı büyük
yankı bulmuştu

Formula 1 heyecanı 14 Mart’ta başlıyor.
Mercedes amacına ulaştı.
Michael Schumacher beş yıl sonra döndüğü pistlerde bu sezon Mercedes için yarışacak.
Mercedes’in büyük umut bağladığı yarışlar bu sezon oldukça iddialı geçeceğe benziyor.

Formula 1'de 2010 sezonu pazar günü yapılacak Bahreyn Büyük Ödül yarışıyla start alıyor. Formula 1 takipçilerini ve otomobil sektörünü yepyeni ve geçen yılkinden çok daha renkli bir yarış sezonu bekliyor.

Ve tabii ki Schumi hayranlarını... Beş yıldır yarış pistlerinden uzak kalan ancak gönüllerden ırak kalmayan Michael Schumacher pistlere geri dönüyor. Schumacher, Formula 1 Yarışları'nda otomobil sektörünün öncü isimlerinden Mercedes’in yeni takımı “Mercedes Grand Prix Team “de yarışacak.

Schumacher kariyerine yeni bir başlangıç yapma hayali içindeyken, bazı firma yetkililerinin finansal şüpheleri bulunuyor. Akıllara takılan  soru, önümüzdeki yıllarda dört milyar Euro tasarruf etmeyi kararlaştıran Mercedes'in neden Formula 1 için milyonlar harcadığı.

Özellikle Almanya'da 19 yarışlık Formula 1 maratonuna büyük ilgi gösterilmesinin tek nedeni Schumacher'in yeniden pistlere dönüp yüzde yüz Alman markası olan Mercedes takımında yarışacak olması değil. Motor sporları tarihinde ilk kez beş Alman pilotun start alacağı 2010 sezonu bu spora gönül verenleri ekran başına mıhlayacak.

Beklenti büyük, hedef şampiyonluk...

Formula1'den yüksek beklentileri olan Daimler Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Dieter Zetsche birkaç yarışın kaybedilmesinin normal olduğunu ancak Schumacher'ın mutlaka kazanmak için yarışacağını belirtiyor. Hedeflerinin kısa ve açık olduğunu belirten Zetsche, "Dünya şampiyonu olmak istiyoruz" dedi.

Mercedes yetkilileri yarışları heyeceanla bekliyorlar. Yapılan yatırımın önemi büyük. Mercedes'in sahibi Daimler geçen yıl 2,5 milyar euro zarar etmişti. Mercedes'in Sindelfingen tesislerinde işçi temsilciliği yapan Norbert Gürtler ekonomik krizde yarış sporuna bu kadar para harcanmasını doğru bulmuyor.

Mercedes'in motor sporları sorumlusu Şefi Norbert Haug için bunlar her yarış sezonunda konuşulan alışagelmiş konular. Her dört yarıştan birini kazanan Mercedes takımına güveni sonsuz.

Alınan tüm tasarruf önlemlerine karşın Mercedes çalışanları da yeni takıma tam destek veriyor. 25 Ocak’ta Mercedes Müzesi’nde gerçekleştirilen tanıtım davetindeki ilgi üzerine tüm biletler 21 saniyede tükendi.


Schumacher, Formula 1 yarışlarının efsanevi ismi

Şampiyonluk? Prestij? Para? Hüsran?...

Formula 1'in Mercedes'e prestij kazandıracağı kesin. Ancak ekonomik getiri de bir o kadar önem arz ediyor. 2008 yılında Honda, Toyota ve BMW gibi firmaların ekonomik sebeplerden dolayı yarışlardan çekilmesine karşın, Norbert Haug kazanılacak  şampiyonluğun paraya dönüşeceğinden emin görünüyor.

Formula 1’in getireceği prestij sayesinde kendilerinden daha fazla bahsedileceğini belirten Haug "Yıldızımızı parlatıp, daha fazla araba satmak hedefindeyiz” dedi.

Spor ekonomistleri, firmaların Formula 1 ile hedefledikleri gelir stratejilerini olumlu buluyorlar. Ancak hedeflenen kazanca ulaşmak o kadar da kolay değil. Şampiyonluğun firmaya kazandıracakları, zamana ve sabra bağlı. Tabii bunun da bir garantisi yok.

Spor sponsorluklarının risklerine dikkat çeken ekonomistler, kazanma olasılığı kadar kaybetme olasılığı üzerinde de duruyorlar. Schumacher ve ekip arkadaşı Nico Rosberg'in 2010 sezonunundan boynu bükük ayrılmaları durumunda, Mercedes sadece para kaybekle kalmayıp aynı zamanda imajına gölge düşürmüş de olacak. 11/03/2010 DW

Dakar Rallisi ölümle başladı

 
Ölümlü kazada 4 kişi de yaralandı

 

Alman pilot Mirco Schultis yarıştan çekildi

Alman pilot Mirco Schultis yarıştan çekildi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

32. Dakar Rallisi'nin ilk ayağını izleyen kadın yarışsever Natalia Sonia Gallardo,
bir aracın çarpması sonucu hayatını kaybetti.

Kaza yapan aracı kullanan Alman pilot Mirco Schultis

yarışmadan çekildi.

Arjantin ve Şili'nin ev sahipliğinde 1 Ocak'ta başlayan ve 17 Ocak'ta sona erecek olan 32. Dakar Rallisi, 28 yaşındaki bir bayan izleyicinin ölümüne sahne oldu.

Yarışın ilk ayağı olan Arjantin ve Şili etabında, Alman yarışçı Mirco Schultis'in, virajı dönerken kontrolünü kaybettiği aracının altında kalan Natalia Sonia Gallardo, yaşamını yitirdi.

Dakar'da ölü sayısı 59'a yükseldi

Yarışın güvenlik koordinatörü Leonardo Botto, yarışı izinsiz bölgeden izleyen Natalia Sonia Gallardo'nun beraberindeki 4 kişinin ise yaralandığını ifade etti.

Böylece ilki 1978'de düzenlenen Dakar Rallisi'nde ölenlerin sayısı  59'a yükseldi.

Kaza yapan aracı kullanan Mirco Schultis'in yarışmadan çekildiği belirtildi.

Dakar Rallisi'ne geçen yıl Fransız motosikletçi Pascal Terry'nin ölümü damga vurmuştu. Yarışmanın 2. etabından bu yana kendisinden haber alınamayan Fransız motosikletçinin cesedi çalılıklar arasında bulunmuştu. 49 yaşındaki Terry'nin ölümüne kalp krizinin yol açtığı belirlenmişti.

Dakar Rallisi'ne 33 ülkeden 161 motosiklet, 29 ATV, 140 otomobil ve 52 kamyon katılıyor
Dakar Rallisi'ne 33 ülkeden 161 motosiklet, 29 ATV, 140 otomobil ve 52 kamyon katılıyor

9 bin 30 kilometrelik yarışma hattı

Arjantin ile Şili'deki toplam 15 etaptan oluşacak yarışa, 33 ülkeden 161 motosiklet, 29 ATV, 140 otomobil ve 52 kamyon katılıyor.

Motosiklet ile ATV kategorilerinde yarışçılar 8 bin 837 kilometre, otomobil ile kamyon kategorilerinde ise yarışçılar 9 bin 30 kilometreyi tamamlayarak finişe ulaşmak için mücadele edecek.

Buenos Aires'ten başlayan yarışta, sırasıyla Colon, Cordoba, La Rioja, Fiambala, Copiapo, Antofagasta, Iquique, Antofagasta, Copiapo, La Serena, Santiago, San Juan, San Rafael ve Santa Rosa etaplarını geçecek yarışmacılar, yine Buenos Aires'de finişe ulaşacak. 03/01/2010 DW

Schumacher Mercedes ile pistlere dönüyor

Michael Schumacher

 

Mercedes formula1

Formula 1’de yedi kez dünya şampiyonu olan Alman pilot Michael Schumacher,
Mercedes ile birlikte yeniden yarışma kararı aldı.
Schumacher, bir yıllık sözleşme karşılığında astronomik bir ücret alacak.

Haftalardır süren spekülasyonların ardından Formula 1 dünya şampiyonluğu rekortmeni Alman pilot Michael Schumacher’in pistlere dönmesi kesinlik kazandı. 22 Ekim 2006 yılında katıldığı son yarışa kadar 7 kez Formula 1 dünya şampiyonu olan Schumacher 2010 sezonundaki 19 yarışlık maratona kırmızı Ferrari’yle değil, Mercedes Grand Prix ekibinin gümüşi renkteki yarış otosuyla katılacak.

Üç yıllık bir aradan sonra Mercedes tarafından yarış pistlerine dönmeye ikna edilen Michael Schumacher Bahreyn’deki sezonun ilk yarışı için start aldığında 41 yaşında olacak. Bu yıl kurulan Mercedes Grand Prix ekibinde Nico Rossberg’in takım arkadaşı olan Schumacher’in yedi milyon Euro’luk kontratı Salı günü imzaladığı açıklandı. Mercedes’in aynı meblağı dünya şampiyonu Jenson Button’a da önerdiği ancak Button’un McLaren takımına geçmeyi tercih ettiği öğrenildi.

Formula 1’de 250 kez yarışan ve 2006’da bu sporu bıraktıktan sonra beş kez şampiyon olduğu Ferrari ekibine danışmanlık yapan Michael Schumacher Mercedes ekibine katıldığının resmen açıklanmasının ardından, ‘yeni ekibiyle üç yıl yarışmayı planladığını’ belirterek, bir Alman ekibinin iki Alman pilotla yarışacağı günün hayalini kuran hayranlarını sevince boğdu.

1239 günlük mola Bahreyn’de bitiyor

Schumacher 14 Mart’ta Bahreyn’de yapılacak olan 2010 sezonunun ilk yarışında 1.239 günlük bir aradan sonra yeniden puan mücadelesi verecek. Şimdiye kadar katıldığı 250 yarıştan 91’ini kazanan ve 68 kez ilk sıradan start alan Alman pilot, toplam 1.369 puan toplamış, 74 kez en hızlı yarış turuna imza atmış, yarışlarda toplam 23.219 kilometreyi ilk sırada götürmüş, tek bir sezonda 14 yarış kazanıp toplam 154 kez de ilk üç arasına girerek erişilmesi güç rekorlar kırmıştı.

1991 yılında başlayan kariyerinde kazandığı başarılarla Formula 1 tarihini baştan yazan Alman yarışçının maddi servetinin 500 milyon Euro’yu bulduğu tahmin ediliyor. Yıllar önce daha az vergi ödemek için ikametgahını İsviçre’ye nakleden Schumacher muhteşem villası, özel jeti, lüks yatı ve milyonlarca Euro değerindeki otomobilleriyle de göz kamaştırıyor. Mutlu ve mazbut bir aile hayatı sürdüren bütün zamanların en büyük otomobil yarışçısının iki çocuğu var.

Michael Schumacher 1995 yılında, iki kez dünya şampiyonu olduğu Benetton ekibinden ayrılıp Ferrari’ye transfer olduğunda ‘Benetton ekibiyle Formula 1’de erişilebilecek bütün başarılara eriştim. Şimdi yeni bir serüven arıyorum’, demişti.

Parayı çarçur etmeyi sevmiyor

Mülti milyoner yarışçı şöhret sarhoşluğuna kapılmayıp köklerine hep bağlı kaldı. 1989 yılında çıraklık eğitimini tamamladığında ayda 300 Mark maaş alıyordu. İlk Formula 1 yarışında 1.000 Mark harçlık almıştı. UNESCO özel temsilciliği yapan ve servetinin önemli bir bölümüyle hayır yapan Schumacher, ‘para benim için her şeyden önce güvenlik demektir. Ama çarçur etmeyi de sevmem’, der.

Schumacher, öğle saatlerinde Mercedes’in şirket merkezinde düzenlenen basın toplantısında pistlerden üç yıl uzak kalmanın kendisine yüksek enerji kazandırdığını ve dünya şampiyonluğunu kazanmak için yarışacaklarını söyledi. Ferrari’li yıllarındaki başarısında en büyük payı olan Mercedes’in yeni ekip şefi Ross Brawn tarafından ikna edildiğini belirten Michael Schumacher, ‘doğal olarak kürsüye çıkmak istiyorum, ama şimdiye kadar olduğu gibi bundan böyle de ekibin bir numarası olma iddiam yok’, şeklinde konuştu.

23/12/2009

Mercedes Schumacher'de ısrarlı

 

Michael Schumacher

 

Schumacher bu kez farklı bir takım için zaferi kovalayabilir

Formula 1'in yeni takımlarından Mercedes eski dünya şampiyonu sürücülerden Michael Schumacher'in yeniden pistlere dönüşünü sağlamakta kararlı.

Mercedes geçen sezonun şampiyonu Brawn GP'yi satın alarak daha önce yalnızca motor sağlayıcısı olduğu Formula 1'de takım olarak yarışmaya karar vermişti.

Schumacher Mercedes için yarışmaya karar verirse takım arkadaşı Nico Rosberg olacak.

Mercedes takımının direktörü Nick Fry, yedi kez dünya şampiyonu, 40 yaşındaki sürücünün listelerinin ilk sırasında olduğunu doğruladı.

Fry'a göre, yalnızca Mercedes içinde değil, Formula 1 yarış dünyasındaki genel umut da Schumacher'in geri dönmesi yönünde.

Ferrari: Engel olmayız

Schumacher, emekliye ayrılmasından bu yana Ferrari'de danışmanlık görevini yürütüyor.

Ancak İtalyan ekibi eğer isterse Alman sürücünün Mercedes'e geçmesine engel olmayacaklarını açıkladı.

Schumacher Mercedes için yarışacağına ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı, ancak Formula 1 dünyasında yayılan söylenti anlaşmanın tamamlandığı yönünde.

 

Brawn GP

 

Mercedes Brawn'ı satın almıştı

Nick Fry ise, şu aşamada söylentileri doğrulamasının mümkün olmadığını vurguladı.

Fry, ''Michael'ın yarışmamaya karar vermesi durumunda, uygun durumda olan sürücüler de var'' dedi.

Schumacher'in pistlere dönüşüne ilişkin gelişmeler aslında yalnızca Mercedes'le ilintili değil.

Felipe Massa'nın Macaristan'daki kazanın ardından yarışmaya ara vermesinden sonra Alman sürücünün yarışması gündeme gelmiş, ancak daha önce geçirdiği bir motorsiklet kazası nedeniyle boynundaki ağrıların geçmemesi üzerine Schumacher'in geri dönmesi planları rafa kaldırılmıştı.

Şimdi gelen haberlere göre, boynu tamamen iyileşmiş durumda, dolayısıyla da dönüşünün önünde herhangi bir sağlık engeli bulunmuyor.

Schumacher'in sözcüsü Sabin Kehm, yorum yapmamayı tercih ettiklerini söyledi.

Ancak Virgin ekibi sürücülerinden Timo Glock, Schumacher'in geri dönüşünün kesin olduğu görüşünde.

Ferrari'deki eski takım arkadaşlarından Eddie Irvine, Alman sürücünün yarışmayı bıraktıktan sonra sıkıldığını ve geri dönmek istediğini söyledi.

Irvine de Schumacher'in geri döneceği umudu taşıyanlardan.

16/12/2009

Mercedes Brawn'ı satın aldı

Alman otomotiv devi Mercedes, Formula 1'de geçen yılın şampiyonu olan Brawn'ı satın aldı.

Brawn GP

Bu gelişmenin ardından Brawn'la şampiyonluğa ulaşan Jenson Button'ın gelecek yıl McLaren'e katılarak Lews Hamilton'ın takım arkadaşı olması bekleniyor.

Anlaşmaya göre, Mercedes Brawn'ın yüzde 75'ine, Abu Dabi'li bir firmayla ortak oldu, ancak Alman devi McLaren'e motor sağlamaya da devam edecek.

Yeni takımda sürücülerden birinin Nico Rosberg olması bekleniyor.

Diğer sürücü koltuğu için en güçlü aday ise Nick Heidfeld; düşük bir olasılık da olsa Timo Glock'un da adı geçiyor.

Ross Brawn'ın takımın patronu kalmaya devam edeceği ve icra direktörü Nick Fry'la birlikte şirketin yüzde 24,9'luk hissesini paylaşacakları bildirildi.

Kalan yüzde 75.1'lik hisse ise yüzde 45.1'i Mercedes, yüzde 30'u ise Abu Dabi şirketi Aabar yatırımcılık arasında paylaşılacak.

Yeni isim

Brawn adını Mercedes GP olarak değiştirecek, McLaren'in adı ise ''Vodafone McLaren Mercedes'' olarak kalmaya devam edecek.

McLaren'in başkanı Ron Dennis, anlaşmayı hem McLaren hem de Daimler-Mercedes grubu için ''kazan-kazan'' olarak niteledi.

Jenson Button ise 3.5 milyon sterlin civarındaki yıllık gelirinde artış sağlamaya çalışıyordu, ancak takımın yeni patronlarıyla anlaşmazlığın yalnızca paranın miktarından ibaret olmadığı anlaşılıyor.

Button'ın, McLaren'in gelecek yıl daha güçlü bir otomobile sahip olacağını düşündüğü söyleniyor.

Button ve danışmanı Richard Goddard cuma günü McLaren'in ziyaret etmişlerdi. Şimdi söylentiler, Button'ın Brawn'ın 2010'da sahip olacağından daha güçlü bir otomobille yarışacağını düşündüğüne işaret ediyor.

McLaren için güçlü adaylardan biri de, Fernando Alonso'nun Ferrari'yle anlaşması ardından boşta kalan Finli Kimi Raikkonen.

16/11/2009

©2006

   

Ana sayfaKapak - Ana Haber - Ülkeler(Dünya) - Türkiye - Araştırma - Siyaset - Ekonomi - Emlak Yatırım - Bilim - Spor - Turizm - İnternet

 Aktüel - Yaşam - Din - Sağlık - Rejim - Cinsel sağlık - Sanat - Sinema - Resim Şov - Moda - Fashion- Resim indir! - Video - Pop Dünya