©2006

 

Son Güncelleme:22/08/11

Ana sayfaKapak - Ana Haber - Ülkeler(Dünya) - Türkiye - Araştırma - Siyaset - Ekonomi - Emlak Yatırım - Bilim - Spor - Turizm - İnternet

 Aktüel - Yaşam - Din - Sağlık - Rejim - Cinsel sağlık - Sanat - Sinema - Resim Şov - Moda - Fashion- Resim indir! - Video - Pop Dünya

Spor Haberleri-3

Ülkeler Haber ve Bilgileri

   

2010 Vancouver

Bosna Hersek Türkiye maçını bir de  Arap spiker den dinleyin

Messi dünyanın en iyisi

 

 

Lionel Messi bu yıl birçok ödüle layık görüldü

Messi 2007'de Kaka,
2008'de Cristiano Ronaldo'nun ardında kalmıştı

Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği'nin (FIFA) 1991 yılından beri düzenlediği ''Yılın Futbolcusu'' ödülü, bu yıl İspanya'nın FC Barcelona takımında top koşturan Arjantinli Lionel Messi'nin oldu.

FIFA'nın İsviçre'deki merkezinde yapılan gala gecesinde, teknik adamlar ve milli takım kaptanlarının verdiği oylarla, FC Barcelonalı 22 yaşındaki forvet Messi, ödüle layık görüldü.

Messi, takımı FC Barcelona'nın 2009 yılında kazandığı 6 kupada da önemli katkı yapmıştı. 2004 yılından bu yana FC Barcelona'da forma giyen Messi, Katalan ekibinde 168 maçta 78 gol atma başarısını gösterdi.

Galada, yılın futbolcusu ödülünün yanı sıra, dünya genelinde 50 bin profesyonel futbolcunun oylarıyla yılın en iyi 11'i de belirlendi.

Marta'nın ödül rekoru

Gecede yılın en iyi bayan futbolcusu ödülü de Brezilyalı Marta Vieira da Silva'ya verildi. Halen ABD'nin Los Angeles Sol kulübü için top koşturan bayan krampon, böylece 4 yıldır üst üste dünyanın en iyi futbolcusu ünvanına layık görüldü.

Ayrıca FIFA Fair-Play ödülü, FIFA Başkanlık Özel Ödülü ile FIFA Gelişim ödülü de sahiplerini buldu.

France Football Magazine'in her yıl geleneksel olarak verdiği ''Altın Top (Ballon d'Or)'' ödülü de bu yıl Lionel Messi'ye verilmişti. Messi, 240 daha fazla oy aldığı Cristiano Ronaldo'yu geride bırakarak, ''Altın Top” ödülünü alan ilk Arjantinli futbolcu olmuştu.

Lionel Messi, ekim ayında da  İspanya Birinci Futbol Ligi (La Liga)'nin en iyi futbolcusu ödülüne layık görülmüştü. Messi, La Liga'da geçen sezon 23 gol atmış, Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde kaydettiği 9 golle de takımının kupayı kaldırmasına katkı sağlamıştı.

22/12/2009

FİFA'da hangi oyuncu ne kadar oy aldı?

Bayan futbolcular sıralaması:

  • Lionel Messi (FC Barcelona/Arjantin) 1073 puan

  • Cristiano Ronaldo (Real Madrid/Portekiz) 352 puan

  • Xavi (FC Barcelona/İspanya) 196 puan

  • Kaká (Real Madrid/ Brezilya) 190 puan

  • Andrés Iniesta (FC Barcelona/ İspanya) 134 puan

  • Marta (Los Angeles Sol/Brezilya) 833 puan

  • Birgit Prinz (1. FFC Frankfurt/Almanya) 290 puan

  • Kelly Smith (FC Arsenal/İngiltere) 252 puan

  • Cristiane (FC Santos/ Brezilya) 239 puan

  • Inka Grings (FCR Duisburg/ Almanya) 216 puan

Kendi kalesine üç gol birden attı

Kendi kalesine üç gol birden attı

Bir takım bir maçta kendi kalesine kaç gol atabilir? Eğer bu takım Hannover ise sorunun cevabı: 1 değil... 2 değil... tam 3 kez!

Hannover takımı ne kadar golcü bir takım olduğunu ispatladı. Bir maçta 6 gol attı ama 5-3 yenildi.

Bundesliga'da son haftaların en ilginç maçı Monchengladbach ile Hannover arasında oynandı! Ev sahibi ekip maçı 5-3 kazandı ama 5 golün 3 tanesi rakip futbolculardan geldi! Karim Haggui kendi filelerini 2 kez havalandırırken, Constant Djakpa da ona eşlik etti ve Hannover, futbolcularının kendi kalesine 3 gol attığı maçı 5-3 kaybetti!..

Karim Haggui 15. dakikada kendi kalesine ilk golü attı ve Monchengladbach 1-0 öne geçti. Ardından 22. dakikada Rob Friend durumu 2-0'a getirdi. Hannover 36. dakikada Didier Ya Konan ile bir gol buldu ve ilk yarı 2-1 sona erdi.

Ancak 2. yarıda da Hannover'in intiharı sürdü! 58. dakikada Constant Djakpa kendi kalesine attığı golle M'Gladbach'ın 3-1 öne geçmesine neden oldu. 68. dakikada Michael Bradley durumu 4-1'e getirdi. Hannover buna rağmen pes etmedi ve önce 69'da Ya Konan ardından da 87'de Christian Schulz ile maçı 4-3'e getirdi.

Ama kader yine oyununu oynadı Hannover'e. Beraberlik golünü arayan Hannover'de Karim Haggui maçtaki 2. golünü attı 2. kez kendi filelerini sarsarak! Bu golle Monchengladbach maçı 5-3 kazandı.

14/12/2009

Sporda skandallar yılı

 

 

2009 yılına, başta bahis manipülasyonu olmak üzere sporda pek çok skandal damga vurdu

Geride bırakmaya hazırlandığımız 2009 yılı, spor dünyasında "skandallar yılı" olarak hatırlanacak. İşte bahis skandalından dopinge sporda yılın en çarpıcı skandalları...

2009'un en büyük skandalı, önümüzdeki yıl da spor gündemini meşgul edecek gibi görünüyor. Almanya'nın Bochum kentindeki savcılık, uluslararası bahis mafyasının, aralarında Almanya ve Türkiye liglerindeki maçların da bulunduğu 200'den fazla karşılaşmanın manipüle edildiğini ve UEFA yetkilileriyle ortaklaşa konunun soruşturulduğunu açıklamıştı. Buna göre Almanya'da 32, Türkiye'de de Süper Lig dâhil en az 29 maçta şike yapıldığından şüphe ediliyor.

Alman Profesyonel Kulüpler Birliği Başkanı Reinhard Rauball

 

Alman Profesyonel Kulüpler Birliği Başkanı Reinhard Rauball

 

Bahis konusunda yasal düzenleme eksikliği

Alman Profesyonel Kulüpler Birliği (DFL) Başkanı Reinhard Rauball, 2005 yılında yaşanan "Şikeci hakem Robert Hoyzer" skandalının ardından yaşanan ikinci depremin çok daha büyük bir şoka neden olduğunu belirtiyor.

Rauball, "Hoyzer skandalından sonra buna benzer olayların tekerrür etme tehlikesinden uzaklaştığımızı sanıyorduk. Meğer yanılmışız. Aynı zamanda spordan da sorumlu olan yeni Federal İçişleri Bakanı'na yakın zamanda bir nezaket ziyaretinde bulunacağım. Bahis manipülasyonlarının ceza hukukunda başlı başına bir yer edinmesini sağlayacak acil bir yasal düzenleme yapılması yönünde kendisine tavsiyede bulunacağım" diyor.

 

 

Formula 1 ekiplerinden Renault, büyük bir skandala
 imza atmıştı

2005'deki skandalın da başrol oyuncularından olan ve Berlin'de ikamet eden Hırvat Ante ve Milan Sapina kardeşler, son bahis skandalının da elebaşlarından oldukları gerekçesiyle gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında en az iki Türk kökenlinin bulunduğuna yönelik haberler de basına yansıdı.

Skandalın patlak vermesinin ardından bazı kulüpler, şikeye adı karışan futbolcularıyla yollarını ayırdı, Almanya'da bir hakem, tedbir amaçlı olarak açığa alındı. Futbol tarihinin en büyük bahis skandalıyla ilgili soruşturma çok yönlü bir şekilde devam ediyor.

Danışıklı döğüş!

Dünyanın bir numaralı otomobil sporu Formula 1 de skandallardan nasibini aldı. Formula 1 tarihine bakıldığında, hemen hemen her yarışta kazaların yaşındığını görüyoruz. Ancak bugüne kadar hiç kimsenin aklında, bu kazalardan birinin bilinçli olarak yapılmış olabileceği şüphesi uyanmamıştı. Ta ki geçen yıl meydana gelen bir kazayla ilgili ayrıntıların, bu yıl ortaya çıkmasına kadar...

Eylül 2008'de koşulan Singapur GP'sini, o dönem Renault takımının başında bulunan Flavio Briatore'nın manipüle ettiği saptandı. Briatore'nin, ekibin genç pilotlarından Nelson Piquet'ye talimat vererek, yarışın belli bir diliminde, önceden belirlenmiş bir noktada otomobilini duvara çarptırdığı, güvenlik aracının hemen kazaya müdahale edip yarışı geçici olarak durdurduğu; daha sonra kaldığı yerden devam eden yarışı, kazadan önce pit-stop yaparak yakıt tankını fulleyen Renault'nun diğer pilotu Fernando Alonso'nun kazanmasını sağladığı iddia edildi.

Renault'nun eski F1 patronu Flavio Briatore'nin foyası meydana çıktı

 

Renault'nun eski F1 patronu Flavio Briatore'nin foyası meydana çıktı

 

F1'in en büyük skandalı

Bu şeytanî plan aslında çok zekîce hazırlanmıştı ve kolay kolay da ortaya çıkamazdı. Ancak patronunun talimatıyla kaza yapan Nelson Piquet, daha sonra Renault ekibinden kovulunca, tüm olup biteni Dünya Motor Sporları Konseyi FIA yetkililerine anlattı. Böylece Formula 1 tarihinin en büyük skandalı da gün yüzüne çıkmış oldu.

Renault, ihtar cezasıyla olaydan sıyrılırken, skandalın elebaşı Flavio Briatore'ye ömür boyu hak mahrumiyeti cezası verildi. FIA tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Flavio Briatore'nin doğrudan ya da dolaylı olarak iştirakçisi olduğu tüm takımları FIA şampiyonalarının dışında bırakmayı düşünüyoruz. Yine doğrudan ya da dolaylı olarak Briatore'nin bağlantılı olduğu tüm uluslararası yarışları FIA yarış takvimine almayı reddedeceğiz. Takımlarla bütün bağlantısını keseceğiz ve Briatore'nin menajerliğini yaptığı hiçbir pilota lisans vermeyeceğiz. Bu ömür boyu devam edecek bir ceza.“

Kadın mı, erkek mi?

Güney Afrikalı atlet Caster Semenya

Güney Afrikalı atlet Caster Semenya

Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen Dünya Atletizm Şampiyonası'nda rakiplerini ezip geçerek 800 metre bayanlarda altın madalya kazanan Güney Afrikalı Caster Semenya hakkında, erkeksi görüntüsünden dolayı hummalı bir tartışma yaşandı. Kimileri onun aslında kadın olmadığını, kimileriyse çift cinsiyetli olduğunu iddia etti ve bu nedenle madalyasının geri alınması gerektiğini savundu.

Uzun süren tartışmaların ardından Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği, Caster Semenya'nın Berlin'de kazandığı altın madalya ve para ödülünün geri alınmasının söz konusu olmadığını açıkladı. Ortalık şimdilik duruldu, ancak Semenya'nın bundan sonra katılacağı ilk şampiyonada da benzer tartışmaların yaşanması kuvvetle muhtemel görünüyor.

Patenciye doping şoku

Son zamanlarda sporun çeşitli dallarındaki doping vakalarında gözle görülür bir artış söz konusu. Ancak bazı doping iddialarının da hayli tartışmalı olduğunu da görüyoruz. Buna en son örnek, Almanların başarılı sürat patencisi Claudia Pechstein'ın yaşadıkları. Olimpiyat şampiyonu Pechstein, dopingle mücadele kapsamında yeni uygulamaya sokulan “biyolojik pasaport programı” kapsamında, hiçbir doping testi pozitif çıkmamasına karşın ceza alan ilk yıldız sporcu oldu. Dünya Anti-Doping Ajansı'nın (WADA) 2009 yılı başında yürürlüğe giren yeni kurallarına göre sporcular, yalnızca doping testlerinin pozitif çıkması durumunda değil, kan profildeki değerlerinde anormallik olması halinde de ceza alabiliyor. Şubat ayında Norveç'te yapılan dünya şampiyonası döneminde, kan profilinde yüksek miktarda retikülosit (genç, olgunlaşmamış alyuvar hücreleri) bulunması gerekçesiyle 2 yıl boyunca müsabakalardan men cezasına çarptırılmıştı. Lozan'daki Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) de bu yasağı onadı.

Sürat patenci Claudia Pechstein'ın kariyeri başarılarla dolu
Sürat patenci Claudia Pechstein'ın kariyeri başarılarla dolu

Claudia Pechstein, "Pozitif numunelerim yok ve hiçbir zaman da olmadı. Ve belirleyici olan da bu. Yüksek değer içeren tek bir numune yüzünden bir sporcuya 'dopingçi' damgası vurulamaz. Tüm yıl boyunca belirli aralıklarla test edilen numunelerimin hepsi temizdi ve hiçbir sorun yoktu. Bu nedenle işin içinde başka faktörlerin olması muhtemel. İşin aslını hemen ve bizzat ortaya çıkarmak istiyorum" diyerek hukuk mücadelesini sonuna kadar devam edeceğini duyurdu.

Pechstein'e İsviçre'den müjdeli bir haber geldi. İsviçre Federal Mahkemesi, 2010 Vencouver Kış Olimpiyatları'nın ön elemesi niteliğinde olan Salt Lake City'deki Sürat Pateni Dünya Kupası yarışlarında geçici olarak yarışmasına izin verdi. Böylece Pechstein'ın suçsuz olduğunun anlaşılması durumunda, şubat ayındaki Kış Olimpiyatları'na katılmasına da imkan sağlanmış olacak. Konuyla ilgili nihaî kararın Ocak ayı içinde verilmesi bekleniyor.

10/12/2009 DW

En zengin sporcular

 

Zengin ve yakışıklı: David Beckham

 

Zengin ve yakışıklı: David Beckham

Tiger Woods bu yıl da liderliği kimselere bırakmadı

 

Tiger Woods bu yıl da liderliği kimselere bırakmadı

 

Amerikan Forbes Dergisi 2009 yılının en çok kazanan sporcularını açıkladı. Zirvede 67 milyon euroluk yıllık geliri ile ünlü golf oyuncusu Tiger Woods yer alıyor. İkinci sırada ise ünlü İngiliz futbolcu David Beckham var.

Forbes Dergisi'nin haberine göre, son zamanda özel hayatında yaşadığı krizlere rağmen Woods, 2009 da daha önce hiç bir sporcuya kısmet olmayan bir şey gerçekleştirdi.

Eylül sonunda Atlantanta'da düzenlenen Dünya Golf Şampiyonası'nı da kazanan Woods, bu yılki kazancını 67 milyon euroya yükseltti. Böylece servetine servet katan Woods, spor tarihinin ilk milyarderi oldu.

Beckham ikinci sırada

Yılın en çok kazanan sporcuları listesinde Tiger Woods'u açık ara ünlü futbolcu David Beckham takip ediyor. 34 yaşındaki İngiliz futbolcunun, halen top koşturduğu Los Angeles Galaksi kulübü ve reklamlardan elde ettiği yıllık kazanç 43 milyon euro.

Dünyanının en çok kazanan 3'üncü sporcusu da bir golf oyuncusu. 35 milyon euroluk geliriyle Phil Mickelson, Forbes Dergisi'nin listesinde David Beckham'ın ardından geliyor.

 

Ronaldo bayanların da gözdesi

 

Ronaldo bayanların da gözdesi

Ronaldo sadece 17 milyon kazanıyor!

Real Madrid'in 94 milyon euro bonservis bedeli ödeyerek transfer ettiği Portekzli Cristiano Ronaldo ise diğer sporcularla mukayese edildiğinde oldukça mütevazı bir gelirle yılı kapatıyor. Futbolculuğunun yanı yakışıklılığıyla da adından sık sık söz ettiren Cristiano Ronaldo, 17 milyon euroluk yıllık geliriyle Forbes'ın en çok kazananlar listesinde ilk 10'a giremiyor bile.

 Güzelliğini paraya dönüştürüyor

Maria Şarapova para basıyor

 

  Maria Şarapova para basıyor

 

Tenisin seksi kraliçesi 22 yaşındaki Maria Şarapova, dünyanın en iyi tenisçisi olmasa da en çok kazanan bayan tenisçisi olmayı başardı. Bu yıl 20,5 milyon euro kazanan Rus raket, ayrıca dünyanın en çok kazanan kadın sporcusu da sayılıyor.

Formula 1'in yakışıklı İspanyol pilotu Fernando Alonso 2009'da 21 milyon euro kazanırken, yılın futbolcusu seçilen Barcelona futbol takımının oyuncusu Lionel Messi 12 milyon euro gelir elde etmiş.

Dünyanın en hızlı adamı Jameikalı atlet Usian Bolt 10 milyon euroluk geliriyle Forbes Dergisi'nin listesinde, 'balık adam' olarak da bilinen ünlü yüzücü Michael Phelps'i geride bırakıyor. Pekin Olimpiyatları'nda 14 altın madalya kazanan, bugüne kadar 37 dünya rekoruna imza atan Pehlps 2009'da 8 milyon euro gelir elde etti.

 

Dirk Nowitzki en zengin Alman sporcu

 

Dirk Nowitzki en zengin Alman sporcu

Almanların gururu Nowitzki

Dünyanın en çok kazanan Alman sporcusu ise 14,5 milyon euro ile ünlü basketbolcu Dirk Nowitzki. Dallas Mavericks'in oyuncusu Nowitzki, geçtiğimiz yıl özel hayatıyla da gündemi uzun süre meşgul etmişti. Dev adamın evlenmeyi planladığı sevgilisinin, sahte isimlerle Amerika'da çeşitli dolandırıcılık olaylarına karıştığı ortaya çıkmıştı.

Ünlü NBA yıldızı Nowitzki'yi, 10 milyon euroluk yıllık geliriyle Chelsea'nın ünlü orta saha oyuncusu, Alman Milli Takımı'nın kaptanı Michael Ballack takip ediyor.

 Forbes Dergisi'nin 2009 yılının en çok kazanan sporcular listesinde ilk 10 şöyle:

1. Tiger Woods - Golf                    67 milyon euro

2. David Beckham - Futbol            43 milyon euro

3. Phil Mickelson - Golf                  35 milyon euro    

4. Valentino Rossi - Motor yarışı    32 milyon euro

5. LeBron James - Basketbol         28 milyon euro

6. Roger Federer - Tenis               27 milyon euro

7. Alex Rodrigez - Beyzbol            26 milyon euro

8. Lewis Hamilton - Folmula 1       25 milyon euro

9. Kimi Räikkönen - Formula 1       24 milyon euro

10. Shaquälle O`Neal - Basketbol  23 milyon euro 

09/12/2009 dw

Futbolda mafya baskısı

Futbolda şike skandalıyla ilgili araştırmalar derinleştikçe bahisler ve mafya ilişkisi de daha belirgin bir şekilde ortaya çıkıyor.

Maçlara gitmek, toplanıp arkadaşlarla dev ekranda tuttuğu takımın tezahüratını yapmak ya da takımı gol atınca alt komşusuna deprem oluyor korkusu yaşatmak... Acaba futbolun tüm dünyada bu denli sevilmesinin tek nedeni, saydıklarımız mı?

Geçtiğimiz günlerde patlak veren şike skandalı bunun tam olarak böyle olmadığını gösteriyor. Zira futbol, ucu bucağı olmayan bir bahis potansiyelini bünyesinde barındırıyor. Bahis tutkunları sadece maçı kimin kazanacağı üzerine değil; taç atışlarından, penaltılara, kimin sarı kart göreceğinden bir sonraki hamlenin ne olacağına kadar akla hayâle gelebilecek her konuda bahse tutuşuyor.

İnternette bahis

Üstelik bunun için tek gereksinim bir internet bağlantısı. Çünkü her ne kadar ülkelerin kumar ve bahisle ilgili yasaları birbirinden farklılık gösterse de internet, hâlâ bu kısıtlamalardan çok büyük ölçüde muaf.
İnternet bahisleri çok büyük bir pazar oluşturuyor. Bu pazarın başlıca malzemesi de futbol. Üstelik milyarlarca euroluk bir pazar söz konusu olduğundan, bununla tek ilgilenen haliyle bahis tutkunları değil. Futbol bahisleri, mafyanın da en sevdiği alanlardan biri…
"Futbolcuların da parmağı olabiliyor"

17 yıl boyunca New York'un en azılı gangsterlerinden biri olarak korku salan ancak daha sonra "iyilerin" tarafına geçip rüşvet ve yolsuzlukluklarla mücadele uzmanı olarak "sahtekârlara" savaş açan Michael Franzese, manipülasyon olaylarının ardında sıklıkla futbolcuların da parmağı olabildiğini belirtiyor:

 "Çoğu zaman sporcular kendileri ediyor, kendileri buluyor. Yani bahis oynuyor ve giderek derinleşen bir borç batağına saplanıyor. Sonra da borçlarını ya ödemek istemiyor ya da ödeyecek imkânı bulamıyor. Bu durumda şöyle bir teklifle karşılaşıyor: 'Ya bize her hafta, her ay belli bir miktar ödersin ya da borcunu şike yaparak karşılarsın. Göz korkutma bu işin bir parçası mı? Pek tabii ki... Futbolcular yetkili makamlara gitmekten bahsederse cevap gayet nettir: 'Saklanabilirsin ama bizden kaçamazsın.'"

Avrupa'da en büyük bahis skandalı

Diğer yandan geçtiğimiz günlerde oraya çıkan şike skandalının kapsamı da giderek büyüyor. Uzmanlar skandalı Avrupa futbolunun en büyük skandalı olarak değerlendiriyor. Adidas ve Puma gibi büyük sponsorlardan da takımlara ültimatom üzerine ültimatom yağmaya başladı. İki dev sponsor, takımların ya da sponsorluğunu yaptıkları oyuncuların şike skandalına karıştıklarının ortaya çıkması halinde, anlaşmaların feshedileceğini belirtti.

Alman Futbol Federasyonu başkanı Theo Zwanziger ise böyle bir durumun tekrardan yaşanmaması için çalışmalarının sürdüğünü ve şikeyle mücadele edebilmek için el ele vermekten başka çarelerinin olmadığını kaydetti. Zwanziger, "Eğer savcılar bizim tarafımızda olmasa, durum tam bir facia olurdu. Tamamıyla güçsüz ve çaresiz bir konumda olurduk." şeklinde konuştu.

24/11/2009

Avrupa'yı sarsan şike skandalı

 

 

UEFA'dan Peter Limacher

Alman savcılar, Avrupa çapında 200 kadar maçta,

bahislerde haksız kazanç elde etmek için şike yapıldığı iddiasıyla soruşturma açtı.

UEFA'dan Peter Limacher'e göre bu, Avrupa'nın en büyük skandalı.

Bunlar arasında Türkiye'den de 29 maçın bulunduğu bildiriliyor.

Bochum Savcılığı'ndan yapılan açıklamaya göre incelemeye alınan yüzlerce maçtan en az üçü Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde, 12'si de eskiden UEFA Kupası olarak anılan Avrupa Ligi'nde oynandı.

Soruşturmada Alman savcılarla birlikte çalışan UEFA'nın temsilcisi Peter Limacher bunun "Avrupa'daki en büyük şike skandalı" olduğunu söyledi.

UEFA, Türkiye Futbol Federasyonu yetkililerini de 25 Kasım'da yapılacak toplantıya çağırdı.

Almanya, İngiltere, İsviçre ve Avusturya'da baskınlar yapan polis, 1 milyon değerinde nakit para ve mülke el koydu.

Ayrıca Almanya'da 15, İsviçre'de iki kişi tutuklandı.

Bu kişiler maçlarda şike yapmak ve sonra da Avrupa ve Asya'daki bahislere katılarak büyük miktarda para kazanmakla suçlanıyor.

Bu kazancın 10 milyon euro civarında olduğu tahmin ediliyor.

Şike için oyunculara, teknik direktörlere, hakemlere ve yetkililere rüşvet verildiği belirtiliyor.

Şikeli maçların oynandığı ülkeler ise Almanya, Avusturya, Belçika, Bosna-Hersek, Hırvatistan, İsviçre, Macaristan, Slovenya ve Türkiye olarak açıklandı.

Şaibeli maçların tümünün bu yıl oynandığı sanılıyor.

Uefa Genel Sekreteri Gianni Infantino bahis skandalına karışan tüm takım ve kişilere en sert cezaların verilmesine çalışacaklarını söyledi.

Fenerbahçe öfkeli

Savcılar soruşturma tamamlanana dek takım ve oyuncu adının açıklanmayacağını belirtti.

Ancak Alman basınında yer alan bazı haberlerde Fenerbahçe'nin de adının geçmesi üzerine, klüp bir açıklama yaptı.

Alman gazeteleri 14 Temmuz'da Fenerbahçe ile ULM 1846 takımları arasında oynanan ve 5-0 Fenerbahçe'nin kazandığı hazırlık maçında, ULM takımından bazı oyuncuların bahis çetesinden para aldığını iddia etti.

Bu haberlerde Bochum savcılığının, ULM takımı oyuncuları hakkında soruşturma başlattığı bildirildi.

Fenerbahçe'nin internet sitesinde yayınlanan açıklamada Alman gazetelerinin maçla ilgili haberlerde ULM'un, Christoph Daum'un çalıştırdığı Fenerbahçe ile oynadığını hatırlatmak amacıyla Daum'un adını ve fotoğrafını kullandığı dile getirildi.

Açıklamada ''Haberin içinde Daum adının geçtiğini gören internet siteleri, Alman basınının bu şekilde kullandığı haberleri akıl almaz bir şekilde Türk kamuoyuna 'Daum manipüle etti iddiası', 'Skandalın ucu Fenerbahçe'ye dokundu', 'Fenerbahçe'de bahis skandalı' gibi kasıtlı başlıklarla ve futbolcularımızın maçtaki fotoğraflarını da kullanarak yansıtmışlardır." denildi ve şöyle devam edildi:

"Söz konusu internet sitelerinin, Alman basınından aldıkları haberleri çarpıtarak ve haberlerine kulübümüzün ismini ve futbolcularımızın fotoğraflarını da ekleyerek kullanmaları, tek kelime ile ahlaksızlıktır. Bu ahlaksızlığa karşı her türlü cezai ve hukuki haklarımızı kullanacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız.''

20/11/2009

Şike soruşturmasında 5 yeni takım

Avrupa’nın en büyük şike skandalını masaya yatıran UEFA, soruşturma kapsamında bu yaz oynanan Şampiyonlar Ligi maçlarının da olduğunu bildirdi. UEFA, şike yaptığından şüphelenilen 5 takımın ismini açıkladı:

 Avrupa'nın en büyük şike skandalını bugün masaya yatıran UEFA, Arnavutluk, Letonya. Slovenya ve Macaristan'dan 5 futbol takımın şike soruşturması kapsamında incelendiğini açıkladı. Bu 5 takım, KF Tirana, FC Dinaburg, KS Vilaznia, NK IB Llubljana ve Honved olarak sıralandı.

Almanya'da ortaya çıkarılan şike skandalının ardından aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 9 ülkenin futbol federasyonu temsilcileri ile olağanüstü toplantıda bir araya gelen UEFA yöneticileri, toplantının ardından çarpıcı açıklamalarda bulundular.

Özellikle 5 ülke takımının mercek altında olduğunu belirten UEFA yöneticileri, bu yıl 16 Temmuz ve 6 Ağustos tarihleri arasında oynanan Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi maçlarında da şike yapıldığı iddialarının incelenmekte olduğunu kaydettiler. Bu maçlardan biri de 30 Temmuz 2009'da oynanan Fenerbahçe-Honved karşılaşması.

 Şaibeli 7 maç

  (21.07.2009): Stabæk IF-KF Tirana

 (16.07.2009): Bnei Yehuda Tel-Aviv FC-FC Dinaburg

 (23.07.2009): FC Dinaburg-Bnei Yehuda Tel-Aviv FC

 (23.07.2009): KS Vllaznia-SK Rapid Wien

 (16.07.2009): SK Rapid Wien-KS Vllaznia

 (06.08.2009): NK IB Ljubljana-FC Metalurh Donetsk

 (30.07.2009): Fenerbahçe SK-Budapest Honvéd FC

 

 Şike iddialarına 3 hakem ve UEFA ile bağlantı bir yetkilinin adının da karıştığını belirten yöneticiler, UEFA'nın da 7 maç ve ilgili hakemler hakkında soruşturma başlattığını açıkladı.

“Şüpheli takım Fenerbahçe değil”

 UEFA toplantısına katılan Türkiye Futbol Federasyonu’nun hukuktan sorumlu üyesi Yunus Egemenoğlu, 5 takım üzerinde durulduğunu ve Fenerbahçe'nin, bu takımlar arasında olmadığını söyledi.

 ''Biz de buradaki toplantıda bilgilerimizi aldık, notlarımızı aldık, gözlemlerimizi yaptık. Federasyon başkanımız Mahmut Özgener ve üyelere gerekli bilgilendirmeyi yapacağız'' diyen Egemenoğlu, ''Gizlilik kararı gereğince izin verildiği kadarıyla bir şeyler konuşulabiliyor. Bütün bilgileri derledik, topladık. Bochum savcılığının gizlilik kararı olduğu için bütün bilgileri Mahmut Özgener'e aktaracağız. Değerlendirmeden sonra başkanımız tarafından gerekli açıklamalar ve gerekli adımlar atılacak'' bilgisini verdi.

 26/11/2009

GS BONUS GELİYOR

Galatasaraylılar

Galatasaray Kulübü'nün, Denizbank ve Garanti Bankası işbirliği ile gerçekleştirdiği GS Bonus Taraftar kartı faaliyete geçti.Bu karttan olmayan taraftarlar yeni açılacak Türk Telekom Arena'ya giremeyecek.

Taraftarlara, Türk Telekom Arena'da (TT Arena) girebilme imkanı da tanıyacak olan kartın tanıtımı, kulüp başkanı Adnan Polat, başkan yardımcısı Yiğit Şardan, Denizbank Finansal Hizmetler Grubu Başkanı Hakan Ateş, Garanti Bankası Ödeme Sistemleri Genel Müdürü Mehmet Sezgin, teknik direktör Frank Rijkaard, antrenör Johan Neeskens ile futbolculardan Servet, Leo Franco, Nonda, Emre Aşık ve Emre Güngör'ün katılımıyla Four Seasons Otel'de yapıldı.

Başkan Adnan Polat, 6 aydır bu proje üzerinde çalıştıklarını belirterek, işbirliği nedeniyle Denizbank ve Garanti Bankası'na teşekkür ederek başladığı konuşmasında, ''Türkiye'de toplumun yüzde 86'sının futbolla ilgilendi söyleniyor. Galatasaray'ı tutan taraftarların, son yıllarda kamuoyu araştırmalarında yüzde 35 ile 40 arasında gözüküyor. Bu da 25 milyon taraftarımız olduğunu gösterir'' dedi.

Taraftardan kendilerine destek vermelerini isteyen Polat, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bizden beklentiler çok yüksek. Bugün, UEFA Avrupa Ligi'nde veya Şampiyonlar Ligi'nde Türk takımlarından başarı bekleniyor. Ama bakıldığında bu kulvardaki rakiplerimizin 200-250 milyon dolar bütçeleri var. Biz de futbola 50-60 milyon dolar harcıyoruz. Bu bütçe rakiplerin 6'da 1'i kadar. Bu oranı düşürmeliyiz. Taraftarın bu hizmetlerden yararlanarak bize destek olması lazım. Tüm taraftarlarımızdan beklentim; biz pası atıyoruz, onların gol yapması. Pası atıyoruz, golü atsınlar. Bu taraftar kartımızı edinmelerini istiyoruz. İnşallah hep birlikte daha güzel günler göreceğiz.''

Başkan Polat, bir soru üzerine, Galatasaray'da kayıt dışı bir iş olmadığını belirterek, ''Bizim kulübümüzde kayıt dışı bir şey yok. Her türlü faaliyetimiz kayıtlı'' ifadesini konuştu.

Polat, kuşak olarak krizlerin içinde büyümeleri nedeniyle, ''Bu nedenle kriz yönetimi için danışmanlık ihtiyacını duymadık. Giderleri azaltıp, gelirleri artırmaya çalıştık. Nakit akışımızı düzenlemeye çalıştık. TT Arena'nın yıllık geliri 60 milyon dolar olarak görüyoruz. Konsolide gelirimiz ise şu an 100 milyon dolar civarında'' şeklinde konuştu.

18/11/2009

Euro 2012 için büyük seferberlik

2012 Avrupa Futbol Şampiyonası’na birlikte ev sahipliği yapacak

Polonya ve Ukrayna’da hazırlıklar sürüyor.

1 milyon 300 bin futbolseverin ziyaret etmesi beklenen iki ülkede

altyapı sorunları aşılmaya çalışılıyor.

 

Polonya'da inşaat çalışmaları tüm hızıyla sürüyor

 

Polonya'da inşaat çalışmaları tüm hızıyla sürüyor

Polonya, başlangıçtaki finansman sıkıntısı, otel eksikliği, yolların yetersizliği gibi zorlukları aşmış görünüyor. Polonya Spor Bakanı Adam Giersz, 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası için yaptıkları hazırlıkların, UEFA tarafından da olumlu değerlendirildiğini belirtiyor:

 “Statlar, oteller, havaalanları, caddeler inşa ediyoruz. 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası için anahtar rol oynayan tüm yatırımlar planlandığı gibi hayata geçirilecektir. Projelerin yaklaşık yüzde 20’sinde gecikmeler var, hatta yüzde 10’unda gecikme bariz durumda. Ama bu projelerin hiçbiri kilit öneme sahip değil.”

Polonya’daki maçlar, Varşova, Gdansk, Poznan ve Wroclaw’da (Breslau) oynanacak. Bu dört kentte mevcut statlar tadilattan geçirilip yenileri inşa edildi. Şu anki en büyük sorun ise eski sokak ve caddeler. Varşova ile Gdansk şehirleri arasında sadece iki şeritli engebeli bir asfalt yol bulunuyor. Ayrıca Ukrayna’ya girişler için iki yeni sınır geçişinin açılması gerekiyor.

 

Kiev Olimpiyat Stadı

 

Kiev Olimpiyat Stadı

Ukrayna'da belirsizlik sürüyor

2012 Avrupa Futbol Şampiyonası’nın diğer evsahibi Ukrayna’da ise durum daha karışık. Ukrayna’da maçların oynanacağı kesinlik kazanan tek kent şimdilik başkent Kiev. UEFA Başkanı Michel Platini, Ukrayna’da milli takımların konaklamasına uygun otel sıkıntısı bulunduğunu, ayrıca ulaşım altyapısının yeterli olmadığını açıklamıştı. UEFA, Ukrayna’ya planlandığı gibi üç stat daha verilip verilmeyeceğine Aralık ayı başında karar verecek. Plan, Polonya ve Ukrayna’nın maçları dörder statla paylaşması yönünde. Ukrayna’nın kendi payına düşen diğer üç stadı çıkaramaması durumunda Polonya’nın Krakov ve Chorzow kentleri devreye girecek. Polonya Futbol Federasyonu Başkan Yardımcısı Adam Olkowicz, bu aşamaya gelinmemesini umduklarını vurguluyor:

 “Ukrayna şu an gerçekten de zor bir dönem geçiriyor. Bunu başarmalarını umuyoruz. Hazırlıklara birlikte başladık, birlikte yürütüyoruz ve 4’e 4 yani her iki ülkeye dörder kent planına bağlı kalınmasını istiyoruz.”

Almanya gündemden düştü

 

Michel Platini

 

  Michel Platini

4:4, 6:2 ya da 5:3… Sonuçta ortaya çıkan formül ne olursa olsun, Almanya’nın devreye girmesine gerek kalmayacak. Birkaç ay öncesine kadar, oyun planlarında Almanya’dan iki stadın da yer alabileceğini belirten UEFA Başkanı Michel Platini, kısa süre öncesinde verdiği bir mülakatta buna gerek kalmayacağını açıkladı.

2012 Avrupa Futbol Şampiyonası, komünist dönem sonrasında Ukrayna’da düzenlenecek en büyük organizasyon.

Ukraynalılar için “milli dava”

 Kiev Belediye Başkanı Anatoli Holubçenko, bu boyutta altyapı projelerinin ilk kez hayata geçirildiğine dikkat çekerek, Ukrayna’da son büyük spor olayının, 1980 yılında Sovyetler Birliği’nin evsahipliğinde Moskova’da düzenlenen Olimpiyat Oyunları’na katılım olduğunu belirtiyor. 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası Hazırlık Komitesi Başkanı Markiyan Lubkiwski, özel sektör, iş dünyası, devlet ve halkın hazırlık sürecinde Ukrayna’da alışılmadık bir işbirliği örneği sergilediğini belirterek, Şampiyona’nın Ukraynalılar için bütünleştirici bir milli davaya dönüştüğüne dikkat çekiyor.

 “Avrupa Futbol Şampiyonası, Avusturya ve İsviçre’de futbol geleneğinin gelişmesine katkı sağladı. Ukrayna’da ise kimlik sorunlarını aşma, Avrupa topluluğu ile bütünleşme ve Polonya ile ilişkileri derinleştirmede yardımcı rol oynuyor.”

13/11/2009

©2006

   

Ana sayfaKapak - Ana Haber - Ülkeler(Dünya) - Türkiye - Araştırma - Siyaset - Ekonomi - Emlak Yatırım - Bilim - Spor - Turizm - İnternet

 Aktüel - Yaşam - Din - Sağlık - Rejim - Cinsel sağlık - Sanat - Sinema - Resim Şov - Moda - Fashion- Resim indir! - Video - Pop Dünya