|
Birleşmiş Milletler'e bağlı
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu,
İran'ın varlığını Eylül
ayında açıkladığı nükleer tesise ilişkin yanıtlaması gereken sorular
bulunduğunu duyurdu.

Kurum, bugün açıklanan raporunda, Tahran
yönetiminin tesisten kendilerini daha önce haberdar etmemiş olmasının
İran'da başka gizli nükleer tesisler bulunduğuna ilişkin soru işaretleri
yarattığını savundu.
Kurum, raporunda İranlı yetkililerin Kum
kenti yakınlarındaki tesiste eksiksiz inceleme yapmalarına izin
verdiklerini; denetçilere tesisin 2011 yılında faaliyete geçeceğini
söylediklerini kaydetti.
Raporda, binanın İran'ın sunduğu planlarla
uyumlu olduğuna dikkat çekilirken, ''Ancak İran'ın tesisin amacı ve inşa
takvimine ilişkin aydınlığa kavuşturması gereken noktalar bulunmaktadır''
görüşü de dile getirildi.
Kurum, İran'ın tesisin varlığından BM'ya
bağlı kurumu bu denli geç haberdar etmesinin güven inşaası çabalarına
olumlu katkı yapmadığının da altını çizdi.
Rapor, bildirimde yaşanan gecikmenin
Tahran'ın yükümlülükleriyle çeliştiğini kaydetti.
Bu tesiste uranyum zenginleştirme amacıyla üç
bin kadar santrifüj tutulabileceği tahmin ediliyor.
İran bu tesisi, elindeki nükleer teknolojiyi
olası saldırılara karşı korumak üzere inşa ettiğini bildirmişti.
Tahran yönetiminin buradaki çalışmaların
2007'de başladığı beyanının ise tesiste 2002'den bu yana çalışmalar
yapıldığına ilişkin verilerle çeliştiği kaydediliyor.
İran'ın nükleer program konusundaki baş
müzakerecisi Ali Asker Sultaniye, raporu 'rutin' olarak ifade etti;
raporun İran'ın tam olarak işbirliği yaptığını gösterdiğini söyledi.
'Ruslar Buşehr'i geciktiriyor'
Öte yandan Rusya, İran'ın Buşehr kentinde
inşa etmekte olduğu nükleer santralin daha önce planlandığının aksine, bu
yıl bitirilemeyeceğini açıkladı.
Enerji Bakanı Sergey Şmatko, nükleer silah
üretiminde kullanılması mümkün olmayan tesisin faaliyete geçirilmesinde
yaşanan gecikmenin teknik nedenlerden kaynaklandığını söyledi.
Rus bakan, ülkesinin yayın organlarında yer
alan açıklamasında yıl sonuna kadar önemli ilerlemeler kaydedileceğini,
ama tesisin faaliyete geçemeyeceğini açıkladı.
Rusya'nın yalanlamasına rağmen bazı
diplomatlar Rusya'nın Buşehr ve silah sözleşmelerini diplomatik baskı için
koz olarak kullandığına inanıyor.
Rusya, iki yıl önce de İran'la karadan havaya
S-300 füzeleri satışıyla ilgili sözleşme imzalamıştı, ancak şimdiye kadar
İran'a sevk yapılmadı.
Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri
haftasonu yaptıkları açıklamada İran'ın nükleer programına ilişkin
müzakerelerde ''zamanın tükenmekte'' olduğunu duyurmuşlardı.
Aralarında Amerika Birleşik Devletleri'nin de
bulunduğu Batı'da çok sayıda ülke İran'ın nükleer silah üretmek
istediğinden kuşkulanıyor.
İran ise iddiaların doğru olmadığını
savunuyor ve nükleer programının tamamen barışçıl olduğunu öne sürüyor.
35 yıllık proje
BUŞEHR NÜKLEER TESİSİ
-
1974'te Almanya'nın yardımıyla
başladı.
-
1979'daki İslam Devrimi sonrasında
çalışmalar askıya alındı.
-
Rusların yardımıyla inşaat 1992'de
yeniden başladı.
-
Çeşitli gecikmelerin ardından Rusya
ve İran 2007'de bu kez 2009 sonunda bitirmek için anlaştı.
-
İki basınçlı su reaktörüne sahip
olacak.
-
Maliyeti ise 1 milyar dolar
civarında hesaplandı.
Rusların İran'da inşa etmekte oldukları
Buşehr nükleer santrali ise ilk olarak 1974 yılında Almanların yardımıyla
planlanmış, ama İslam devriminin ardından rafa kaldırılmıştı.
Daha sonra Ruslar tarafından yeniden ele
alınan projede, iki yıl önce tesisin inşaatı için yeni bir takvim
belirlenmişti.
Buna göre tesis, bu yıl sonunda hizmete
açılabilecekti.
Plan, burada iki basınçlı su reaktörü inşa
edilmesini, nükleer yakıtın ise Rusya'da üretilmesini öngörüyor.
Pazar günü Rusya lideri Dimitri Medvedev'le
görüşmesinden sonra bir açıklama yapan ABD Başkanı Obama, İran'ın nükleer
programına ilişkin görüşmelerin gidişatından memnun olmadığını söyledi.
IAEA'nın önerdiği plan, İran'ın bir tondan
fazla düşük oranda zenginleştirilmiş uranyumu işlenmek üzere Rusya'ya
göndermesini öngörüyor.
Daha sonra da Fransa devreye girecek ve
zenginleştirilmiş uranyumu nükleer yakıta dönüştürecek.
Böylece İran'ın ihtiyacı olan
zenginleştirilmiş uranyuma sahip olması, ama zenginleştirilmiş uranyumun
nükleer silah üretiminde kullanmaması garantiye alınmış olacak.
İran ise plan konusunda teknik ve ekonomik
tereddütleri bulunduğunu belirterek, yanıt vermesi için kendisine tanınan
mühleti aşmıştı.
16/11/2009 |