Son Güncelleme:07/08/11

İnternet Haber ve Araştırma Konuları-12

 

Önceki Sayfalar:

Google: Çinli korsanlar saldırdı

 

google logo

Google kişisel elektronik posta hesaplarının hedef alındığını açıkladı.

Google, Çin'deki bilgisayar korsanlarının yüzlerce Amerikalı üst düzey yetkili, askeri personel ve gazetecinin kişisel elektronik postalarına girdiğini açıkladı.

Şirket, elektronik posta şifrelerinin ele geçirilmesini amaçlayan saldırının Jinan'dan yapıldığını ve elektronik postaları izlemeyi amaçladığını belirtti.

Google, şirketin güvenliğinin aşılamadığını, ancak bazı şahıslara ait şifrelerin ele geçirildiğini bildirdi.

Çinli siyasi eylemciler ve diğer Asya ülkelerindeki yetkililerin hesaplarının da hedef alındığı belirtildi.

Şirketin açılamasında, "Google kullanıcıların şifrelerini ele geçirmeyi ve elektronik postalarını gözlemlemeyi amaçlayan bir saldırı fark etti ve boşa çıkardı. Saldırı kurbanlarına haber verdik ve hesaplarını güven altına aldık. Ayrıca ilgili hükümet kurumlarına da bilgi verildi' denildi.

Korsanların, Google'ın elektronik posta hizmeti Gmail'e benzeyen sahte sayfalar yaparak şifreleri ele geçirmeye çalıştığı açıklandı.

Elektronik posta adresleri ve şifreleri ele geçiren korsanların daha sonra Gmail sunucusuna, ilgili hesaba gelen elektronik postaları, kendi kurdukları bir elektronik posta hesabına iletmeleri talimatı verdikleri belirtildi.

Washington'daki BBC Muhabiri Adam Brookes, bu tür saldırılardan hükümetlerin mi, bireylerin mi sorumlu olduğunu bulmanın çok zor olduğunu söylüyor.

Ancak Brookes, hassas bilgilere sahip olabilecek bireylerin hedef alınmasının, bunun bir siber saldırıdan çok, siber casusluk girişimi olması ihtimalini yükselttiğini belirtiyor.

Beyaz Saray ise hükümete ait elekronik posta hesaplarına girildiği yönünde bir işaret bulunmadığını duyurdu.

02/06/2011

Korsanlar Sony'nin dört ülkedeki sitelerini çökertti

 

Japonn elektronik devi Sony bilgisayar korsanlarının bir dizi yerel sitesine daha saldırı düzenlediğini açıkladı.

Şirket, Kanada'daki Sony Ericsson sitesine düzenlenen saldırı sonucu iki bin kadar kullanıcının kişisel bilgilerine ulaşıldığını duyurdu.

Bu bilgiler daha sonra bir başka internet sitesinde yayınlandı.

Yunanistan'da faaliyet gösteren eğlence ağırlıklı Sony Music Entertainment sitesinden ise 8.500 kullanıcının bilgileri çalındı.

Sony, elde edilen bilgiler arasında e-posta adresleri, şifreler ve telefon numaralarının olduğunu duyurdu.

Pek çok site, giriş yapabilmeleri için kullanıcılardan isim, adres, erişim telefonu gibi bilgiler istiyor.

Bununla birlikte, şirket ulaşılan veriler arasında kredi kartı bilgilerinin olmadığını söyledi.

Şirket her iki sitenin de üçüncü taraflara ait hizmet sunuculardan faydalandığını ve Sony'nin ana şebekesine bağlı olmadıklarını söyledi.

Geçen ay, korsanların Sony şebekelerine düzenlediği saldırılar sonucu ise 100 milyon kadar Sony kullanıcısının bilgilerine ulaşılmıştı.

İki site daha çöktü, bilgilere ulaşılmadı
Şirketin sözcüsü George Boyd, BBC'ye korsanların ayrıca Endonezya'daki Sony Music Entertainment sitesi ile Tayland'daki internet sitesine de girdiğini söyledi; ancak buradaki verilerin çalınmadığını kaydetti.

Sony saldırılar ardından dört siteyi de geçici olarak erişime kapattı.

Daha önce faaliyeti askıya alınan PlayStation Network ve Qriocity hizmetlerinin ise ay sonunda yeniden devreye alınması bekleniyor.

Şirket son saldırılar öncesinde, saldırıların operasyon gelirine 170 milyon dolarlık zarar olarak yansıyacağını duyurmuştu.

Hafta başında açıklanan verilere göre Japonya'daki deprem ve tsunaminin de etkisiyle Sony mali yıl için 3,2 milyar dolar net zarar bekliyor.

Son gelişmeler ardından Tokyo borsasında Sony'nin hisse fiyatı yüzde 1,49 oranında geriledi.

Güvenliğine yönelen saldırılar, Sony'nin marka imajına ve ürünlerini "bulut bilişim" ağlarına dayandırma planlarına darbe indiriyor.

25/05/2011

İnternetin Korsan Paylaşımının Piyasasını On Milyar €

Pekin'de internet kafe  

Pekin'de internetkafe

Korsan paylaşım nedeniyle müzik, film ve yazılım sektörleri büyük zarara uğruyor.

AB Komisyonu bu sektörlerde on binlerce kişinin işinden olmasını da göz önünde tutarak korsanla mücadelede strateji değişikliğine gidiyor.

AB Komisyonu'nun verilerine göre taklit ürün kullanımı ve internette korsan paylaşım son yıllarda büyük artış gösterdi. Bu durum ekonomik anlamda ciddi bir sıkıntı oluşturmaya başladı. Çok ucuza mal edilen korsan ürünlerle yarışamayan birçok firmanın kepenk indirmek zorunda kalması, Avrupa çapında işsizliğin artmasında da rol oynuyor.

AB Komisyonu'nun İç Pazardan Sorumlu Üyesi Michel Barnier biran önce adım atılması gerektiğine dikkat çekti. Barnier "Avrupa’da ürettiğimiz, tasarladığımız, icat ettiğimiz ürünlerin değerini bilemez ve Avrupalılar olarak onları koruyamazsak, bunu kimse bizim adımıza gelip de yapmayacaktır" şeklinde konuştu.

Kayıp çok büyük

  Pekin'de cd, dvd

2008 yılının resmi rakamlarına göre Avrupa’da korsan paylaşım nedeniyle müzik, film ve yazılım sektörleri yaklaşık 10 milyar euro kaybetti. Bu sektörlerde yaklaşık 200 bin kişilik istihdam kaybı yaşandı.

AB Komisyonu üyesi Michel Barnier tüketicilerin mümkün olan her ürünü bedava elde etmek istediğine dikkat çekiyor. Barnier'e göre birçok kişiyse marka olduğunu düşünerek aldıkları ürünlerin taklit olduğundan habersiz. AB yetkilisi sorunun çözümünün kapsamlı bir strateji gerektirdiğini vurguladı. Barnier "Ben bu noktada tüketicilerin birer suçlu haline getirilmesine karşıyım. Ancak tüketiciler yaptıklarının bazı sonuçları olduğunu da bilmeli. Taklit ürün kullanımı istihdam piyasasını olumsuz etkiliyor. Bu ürünlerin kullanımı sağlık ve hatta güvenlik tehdidi oluşturuyor. Sanatçılar ve şarkıcılar maddi zarar görüyor. Yani korsan kullanımının birçok olumsuz etkisi var" açıklamasını yaptı.

Konu ister internet üzerinden yasadışı paylaşılan bir film, ister marka bir ürünün taklidi olsun, korsan ve taklit ürünler üzerinden kâr sağlayanlara ulaşmak hiç de kolay değil. Bu nedenle AB Komisyonu tüketicileri ve internet servis sağlayıcılarını resmi makamlarla işbirliğine çağırdı.

Fikri mülkiyet hakları, Avrupa Birliği’nde yaratıcılık ve ileri teknolojilerin ön planda olduğu sektörleri doğrudan ilgilendiriyor. Bu sektörlerde, bilgisayar yazılımcılarından sinema sanatçılarına, müzisyenlerden ilaç şirketlerinde çalışan uzmanlara, yaklaşık 8,5 milyon kişi çalışıyor.

AB'nin işi zor

Avrupa Birliği yeni strateji için düğmeye basarken, pratikte ne gibi adımların atılacağı henüz netlik kazanmış değil. AB’nin şimdiden Hindistan ve Brezilya'da jenerik ilaç üreten ve Avrupa’ya gönderen firmaları takip altına almış olması, bu firmalar arasında endişeye yol açtı.

AB Komisyonu'nun Gümrük Birliği ve Vergilerden Sorumlu Üyesi Algirdas Semata, "Eğer jenerik ilaçlar, gelişmekte olan ülkelere gönderilmek üzere AB toprakları üzerinden geçiyorsa, gümrük kontrolleri yalnızca, bu ilaçların AB pazarına sürülebileceği ihtimali olduğunda devreye girecek" dedi.

AB korsan ve taklit ürünlerle mücadele kapsamında gümrüklerde her yıl yaklaşık 40 bin sevkiyatı engelliyor. Ancak posta yoluyla gönderilen milyonlarca ürünün tek tek kontrol edilmesi de mümkün değil.

Korsanla mücadelede yeni bir strateji için düğmeye basan AB’yi zor bir görev bekliyor. Önümüzdeki haftalarda ayrıntıları netleşecek plan, yeni işbirliği modellerini, Avrupa çapında geçerli olacak ticari marka koruma yasaları ve uygulamalarını gündeme getirebilecek.

25/05/2011

BBC Türkçe Servisi 72 yıldır yaptığı radyo yayınlarına son verdi.

 

Yayın hayatına İkinci Dünya Savaşı yıllarında kısa dalgadan başlayan, ilerleyen yıllarda Türkiye'deki ortakları ile FM bandına geçen BBC Türkçe, 27 Mayıs TSİ 18.00'deki yayını ile son kez dinleyicilerine seslendi.

Servis, internet ve televizyon yayınlarına ise devam edecek.

Yayınların son bulması kararı İngiltere genelinde hükümetin sağlık sektöründen savunmaya hemen her alanda yaptığı bütçe kesintilerinin bir uzantısı olarak alındı.

Türkçe dahil toplam 32 farklı dilde yayın yapan BBC Dünya Servisi'nin bütçesi, yaklaşık yüzde 25 oranında kesintiye uğradı.

BBC yönetimi bu kapsamda, internetin giderek artan önemini ve potansiyelini gözeterek bu alana yönelme kararı aldı.

27/05/2011

Dolandırıcıların yeni hedefi Facebook

 

İnternet güvenliği ile ilgili bir uluslararası araştırmaya göre, son yıllarda Facebook gibi sosyal paylaşım sitelerinin kullanıcılarına yönelik dolandırıcılık girişimlerinde artış var.

Microsoft'un araştırması, kullanıcıların kişisel bilgilerini edinmeye yönelik dolandırıcılık girişimlerinin 12 kat arttığını gösteriyor.

BBC'nin teknoloji muhabiri, sanal sosyal paylaşım sitelerinin ne kadar popüler olduğu düşünüldüğünde, dolandırıcılık girişimleri için bu mecranın seçilmesinin şaşırtıcı olmadığını söylüyor.

Araştırmanın sonuçlarını içeren raporda da "Sosyal paylaşım sitelerinin popülerliği suçlular için yeni fırsatlar doğurdu. Suçlular bu şekilde yalnızca kullanıcılara değil, aynı zamanda kullanıcıları taklit ederek arkadaşlarına, ailelerine ve iş arkadaşlarına da ulaşabiliyor" dendi.

Araştırma, 600 milyon bilgisayardan alınan verilere dayanıyor.

Dolandırıcılık girişimlerinin çoğunda, kişilere içeriği önemli gibi görünen mesajlar gönderiliyor.

Mesajların içindeki internet bağlantıları ise alıcıları sahte sitelere yönlendiriyor.

Kişiler, bu sitelerde sahte yazılım programları satın alıyor ya da önemli kişisel bilgilerini veriyor.

Araştırma, dolandırıcılık girişimlerinin yaygın pazarlama yöntemlerini kullandığını da tespit ediyor.

Microsoft, bilgisayar kullanıcılarına dolandırıcılara karşı kullandıkları programları güncellemeleri ve güvendikleri anti-virüs programlarını kullanmaları çağrısı yapıyor.

12 MAYIS 2011

Beklenen oldu. Nokia Dört bin kişiyi işten çıkartıyor.

 

Dünyanın en büyük cep telefonu üreticisi Nokia, yeniden yapılanma planları kapsamında dört bin personeli işten çıkaracağını açıkladı.

Plan doğrultusunda şirketin akıllı telefon üretimine daha fazla odaklanması öngörülüyor.

Nokia, Apple'ın iPhone ürünü liderliğinde hızla büyüyen bu pazarda rakiplerine göre geride kalmıştı.

Nokia'nın bu sektörde pazar payı, geçen yıl yüzde 38'den yüzde 28'e gerilemişti.

Bu durum şirketin yatırımcılarını da kaygılandırıyordu.

İşten çıkarmaların büyük bölümünün Danimarka, Finlandiya ve İngiltere'deki üretim tesislerini etkilemesi bekleniyor.

İşten çıkarma kararı 2012'den itibaren uygulamaya girecek.

Şirket, bu şekilde Windows'un teknolojisi üzerine kurulan akıllı telefonları geliştirmeye yöneleceğini söyledi.

Bu amaçla Şubat ayında Microsoft ile anlaşma yapılmıştı.

Nokia'nın başkanı Stephen Elop, "Bu yeni odağımızla, işgücümüzde azalmaya gideceğiz" dedi.

Elop "Bu yüzleşmemiz gereken zor bir gerçek. Nokia'nın yetenekli çalışanlarının uzun vadede başka yerlerde istihdam edilmesi için olanaklar belirlemek üzere çalışanlarımız ve ortaklarımızla yakın bir işbirliği içindeyiz." diye konuştu.

27/04/2011

PlayStation Oyun Konsolunda Kredi Kartları da tehlikede

 

Sony, PlayStation oyun konsolu kullanıcılarını, kredi kartı bilgileri de dahil olmak üzere şahsi bilgilerinin çalınmış olabileceği konusunda uyardı.

Şirket bugün yaptığı açıklamayla PlayStation'ın internet sitesine bir korsan saldırı düzenlendiğini duyurdu.

Bu sırada, sitede kullanılan verilerin saldırganlar eline geçmiş olabileceği kaydedildi.

PlayStation sitesinde işlemler geçen hafta Çarşamba günü askıya alınmıştı; yetkililer bunun nedenini ancak şimdi açıkladı.

Kullanıcılara uyarı: Dikkatli olun

Kullanıcıların şimdi telefon ve e-posta ile dolandırıcılık girişimlerine karşı dikkatli olması isteniyor.

PlayStation'ın resmi bloguna gönderilen yazıda; şirketin iletişim müdürü Nick Caplin, 17-19 Nisan arasında PlayStation Network ve Qriocity hizmetlerinde güvenlik önlemlerinin aşıldığını belirlediklerini söyledi.

Korsan saldırı sonucu kullanıcıların şu gibi bilgilerine ulaşılmış olabilir:

Caplin, bununla birlikte siteden neler alındığının dökümü ve fatura adresi gibi bilgilerin de çalınmış olabileceğini kaydediyor.

Daha da önemlisi Sony, siteden oyun, müzik ve film alımında kullanılan kredi kartı bilgilerine ulaşılmış olabileceğini itiraf etti.

Sony'den yapılan açıklamada, "PlayStation Network ve Qriocity üzerinden işlemleriniz için kredi kartınızı kullandıysanız, kart numaranız ve güvenlik kodunuz başka ellere geçmiş olabilir" denildi.

Sony bu durumdan kaç kişinin etkilenmiş olabileceğine açıklık getirmedi

Ancak PlayStation Network'ün dünya genelinde 70 milyon üyesi var.

Dijital güvenlik şirketi Sophos'tan Graham Cluley, bu tür bir hırsızlığın şirket için bir "halkla ilişkiler felaketi" olduğunu söylüyor.

Şirketin saldırıyı duyurmak için bir hafta beklemiş olması da tepki çekti.

Sony'nin PlayStation Network hizmetleri geçen haftadan bu yana hala askıda. Şirket hizmetlerinin ne zaman normale dönebileceğine açıklık getirmedi.

PlayStation uzun zamandır bilgisayar korsanlarının hedefiydi. Sene başında da ABD'de bir bilgisayar korsanı, Playstation 3 oyun konsolunun güvenlik sistemini geçmeyi başardığını açıklamıştı.

PS3 o zamana dek oyun konsollarının en güvenlisi olarak kabul ediliyordu ve şifreleri kırılmamış olan tek sistem de buydu.

27/04/2011

Apple'a karşı Nokia-Microsoft ittifakı

 

Nokia'nın akıllı telefon sektöründe pazar payı gerilemişti

Dünyanın en büyük cep telefonu üreticisi Nokia, bilgisayar yazılım devi Microsoft'la uzun vadeli stratejik işbirliği yapacağını açıkladı.

İki şirket de, ürünü iPhone'la akıllı telefon sektörünün bir numarası olan Apple şirketiyle rekabet etmeye çalışıyor.

Nokia-Microsoft işbirliği kapsamında gelecekte Nokia ürünü tüm akıllı telefonlar Microsoft'un Windows Phone işletim sistemini kullanacak.

Bu da Nokia'nın mevcut işletim sistemlerinin yavaş yavaş kullanımdan kalkacağı anlamına geliyor.

Microsoft ve Nokia ayrıca stratejik işbirliği kapsamında yeni bir ürün geliştirmek için birlikte çalışacak, servislerini birleştirecek ve pazarlama alanında da ortak bazı girişimlerde bulunacak.

Nokia'nın akıllı telefon sektöründe pazar payı, geçen yıl yüzde 38'den yüzde 28'e gerilemişti.

Yatırımcılar ise Nokia-Microsoft işbirliğine şüpheyle bakıyor.

Nokia hisseleri işbirliği haberi sonrası yüzde 11 değer yitirdi.

'Birçok kişi işsiz kalacak'
Nokia ve Microsoft'un stratejik işbirliğine gittiği, Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de kamuoyuna açıklandı.

Finlandiya şirketi Nokia'nın Yönetim Kurulu Başkanı Stephen Elop, stratejik işbirliği sonucu 'önemli miktarda' kişinin işine son vereceklerini, bunun kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Stephen Elop, "Nokia yine de herşeyden önce bir Finlandiya şirketidir. Finlandiya bizim evimizdir ve öyle kalacaktır" dedi.

Elop, geçen yıl Eylül ayında Nokia Yönetim Kurulu Başkanı olmadan önce Microsoft'ta çalışmıştı.

BBC Teknoloji muhabiri Rory Cellan-Jones, Nokia'nın işletim sistemi olarak Google ürünü Android'i seçmemesinde, Stephen Elop'un daha önce Microsoft'ta çalışmasının ve bu şirketin kültürüne aşina olmasının payı olabileceğini söylüyor.

11 ŞUBAT 2011

Sony Playstation'ın Şifresi de kırıldı

 

Korsanlara göre Sony'in cihazı tamamen yenilemesi gerekebilir

Amerika Birleşik Devletleri'nde bir bilgisayar korsanı, Sony'nin Playstation 3 oyun konsolunun güvenlik sistemini geçmeyi başardığını açıkladı.

Bu sadece Sony'nin ürettiklerinin değil her tür yazılımın konsola yüklenebilmesinin önünü açıyor.

Daha önce de Apple iPhone'un güvenlik şifrelerini kırarak adını duyuran George Hotz, Sony konsolların tescilli ürünlerini tanımasını sağlayan özel kodları yayınladı. Bu kodlar diğer tüm yazılımların da 'tescilli' imiş gibi kullanılmasıın sağlayacak.

Sony henüz konu hakkında açıklama yapmadı.

Bilgisayar korsanlarını bir araya getiren fail0verflow adlı grubun pytey kod adlı üyesi, "Konsolun tüm gizliliği ihlal edildi. Bundan dönüş yok." dedi.

Bu adımı yıl sonunda Berlin'deki Kaos İletişim Kongresi'nde duyuran pytey, "Bu olabiecek en kötü şey- Sony'de birilerinin başı şimdi fena halde belada" diye konuştu.

Daha önce de Nintendo'nun Wii konsolunun şifrelerini kıran grup, amaçlarının korsan oyunları desteklemek olmadığının altını özellikle çiziyor.

Ancak sistemi kırarak, cihazın büyük işletim gücünü kendi yazdıkları programları çalıştırmak için kullanabileceklerini söylüyor.

"Elde ettiğimiz bilgiler ve açıkladığımız veri ve yöntemler sisteme Linux yüklemeye yeterli" diyor.

Konsolun bazı birimlerinde şifreleri daha önce kırmış olan George Hotz bu sunum sonrasında, ana kodlara da olaşmayı başardı. Bu kodları blogunda yayınladı.

Hotz, Sony'nin kendi ürünlerindeki imzası niteliğinde olan kod rakamlarının Sony'nin daha küçük olan PlayStation Portable konsolunda da çalıştığını söylüyor.

En güvenli kaleydi

PS3 oyun konsollarının en güvenlisi olarak kabul ediliyordu, şimdiye dek şifreleri kırılmamış olan tek sistem de buydu.

Ancak son 12 ayda korsanlar gayretlerini bu ürüne yoğunlaştırdı.

Hotz'un geçen yıl başında bu yoldaki ilk adımları sonrası, Sony bir güncelleme yaparak Linux'un bir sürümünü kullanmaya olanak veren bazı işlevleri devre dışı bırakmıştı.

Korsanlar bunun ardından çabalarını yoğunlaştırdıklarını, sisteme girmelerini ise bir şifreleme hatasının sağladığını söylüyor.

Korsanlardan pytey'e göre Sony için sorunun çözülmesi pek o kadar kolay olmayacak:

"Bunun tek yolu donanımı yenilemek. Sony'nin bunu kabul etmesi gerekecek."

Pytey, gruplarının hukuki olarak sağlam konumda olduğuna inanıyor.

"Birşey çalmadım. Kendi cihazım. Üzerinde istediğim yazılımı çalıştırırım" diyor.

Hotz da "dava edilmekten korktuğunu" söylemekle birlikte, yaptıklarını savunuyor.

"Ben sadece satın aldığım bir PS3 üzerinde yazılım kurarak ulaştığım bir rakamı yayınladım" diyor.

6/01/2011

Siber savaş tehdidi

 

Güvenlik sorunlarının Davos’u olarak bilinen Münih Güvenlik Konferansının ana konularından biri de internet kaynaklı güvenlik tehditleri ve siber savaş.

  Amerikan Ulusal Güvenlik Teşkilatı'nın İnternet Güvenliği Merkezi'nin müdürü Sean McGurk

  Amerikan Ulusal Güvenlik Teşkilatı'nın İnternet Güvenliği Merkezi'nin müdürü Sean McGurk

Geçtiğimiz yıl tespit edilen Stuxnet virüsünün ardından siber saldırıların ne gibi yıkıcı etkileri olabileceği bir kez daha ortaya çıktı. Stuxnet bilindik virüsler gibi banka hesap bilgilerini ele geçirmeyi veya adres defterindeki tüm isimlere spam mail atmayı hedeflemiyordu. Stuxnet'in hedefleri çok daha can alıcıydı. Su kaynakları, petrol platformları, enerji santralleri ve diğer sanayi tesislerinin kontrolü için kullanılan SCADA yani Veri Tabanlı Kontrol ve Gözetleme Sistemlerini ele geçirip bu sistemler üzerinde fiziksel kontrol sağlamayı amaçlıyordu.

Her ne kadar elde kesin kanıt olmasa da Stuxnet'in ana hedefinin İran'daki nükleer tesisler olduğu biliniyor. Amerikan Ulusal Güvenlik Teşkilatı'nın İnternet Güvenliği Merkezi'nin müdürü Sean McGurk kaynağı henüz tespit edilememiş olan Stuxnet'in siber tehditlere karşı işbirliği konusunda yeni bir boyut açtığını kaydediyor. Ancak McGurk bunun öncesinde de siber güvenlik konusunda işbirliği yapıldığını belirtiyor. McGurk "Geçtiğimiz yıllarda aralarında Cyberstorm projesinin de bulunduğu çeşitli ortak alıştırmalar düzenledik. Bilgi alışverişi yapıyor, birlikte riskleri azaltmak için siber güvenlikle ilgili ürünler geliştiriyoruz" açıklamasını yapıyor.

Endişeler yersiz değil

 

Tüm bu çalışmalar boş bir endişenin ürünü değil. Dünya çapında 160 milyon bilgisayar ve ağın güvenliğini sağlayan bilgisayar güvenlik firması McAfee'nin teknik departmanının müdürü Phyllis Schneck her gün yaklaşık 30 ila 50 milyon cihaza virüs bulaştığı uyarısını yapıyor.

Bu nedenle siber tehdide karşı uluslararası bir işbirliğinin önemi büyük… Ancak bu sanıldığı kadar kolay değil. Çünkü birçok ülke daha siber güvenliğin ne olduğunu bile bilmiyor.

Amerikan Ulusal Güvenlik Teşkilatı'nın İnternet Güvenliği Merkezi müdürü Sean McGurk virüslerin çok büyük bir hızla yayıldığına, buna karşılık yürürlükteki yasa ve düzenlemelerin çoğu zaman kısa sürede harekete geçilmesine mani olduğuna dikkat çekiyor. McGurk örneğin bir tehdit tespit ettiklerinde, sadece önceden mevcut yazılı bir anlaşma varsa bununla ilgili bilgi verebildiklerini kaydediyor.

"Avrupa'yla işbirliği zor"

  CSIS uzmanı James Andrew Lewis

CSIS uzmanı James Andrew Lewis

Bilgisayar güvenlik firması McAfee'de uluslararası işbirliği alanında çalışan Tom Gann bu noktada özellikle Avrupa ülkeleriyle işbirliğinde sorunlar yaşadıklarını belirtiyor. Gann AB'nin önümüzdeki iki yıl içinde 1995 tarihli Veri Güvenliği Yönetmeliği üzerinde değişiklikler yapmayı hedeflediğini kaydediyor. Gann "AB'de kişisel veri kavramı bir süredir çok daha kapsamlı olarak ele alınıyor. Artık internet ve IP adresleri de kişisel veri sayılıyor. Bu da internet üzerinde tehditleri ortaya çıkarmak için yapılan araştırmaları kısıtlıyor" şeklinde konuşuyor.

Özellikle 2007 yılında Estonya'ya karşı yürütülen siber saldırının ardından NATO bünyesinde de internet kaynaklı tehditlere karşı ortak çalışmalar yürütülüyor. 2008 yılından bu yana üye devletlerin yasa ve prosedürleri arasında uyum sağlamak için bir anlaşma sağlanmış durumda. Tallin'de bulunan Siber Savunma Merkezi'nde çalışan Eneken Tikk 2011 yılı ortasına kadar söz konusu anlaşmanın yeniden gözden geçirileceğini kaydediyor. Tikk'e göre olası bir siber saldırı halinde de aynı konvansiyonel saldırılar karşısında olduğu gibi Kuzey Atlantik Antlaşması'nın 5'inci maddesi uyarınca hareket edilmesi gerekli. Yani NATO üyelerinden birine yapılmış saldırının, diğerlerine de yapılmış sayılması ve üyelerin bu saldırıya karşı birlikte müdafaada bulunması.

Ancak anlaşmanın 5'inci maddesi otomatik olarak işleyen bir süreç değil. Merkezi Amerika Birleşik Devletleri’nin Washington kentinde bulunan Stratejik ve Uluslararası Etüdler Merkezi’nin (CSIS) uzmanlarından James Lewis, bunun için öncelikle 4'üncü maddenin uygulanması, yani Kuzey Atlantik Konseyi'nin toplanması ve bu konuda bir karar vermesi gerektiğini kaydediyor.

DW Christina Bergmann'ın notları. 05.02.2011

Cep telefonu şarjları artık standart oluyor

 

Kısa bir süre içinde Avrupa genelindeki tüm cep telefonlarının tek bir standart şarj aletiyle şarj edilmesi mümkün olacak. Cep telefonları bir mikro USB kablosu aracılığıyla şarj olacak.

Cep telefonu kullanıcıları tarafından merakla beklenen küresel şarj aleti yolda. Bu müjdeli haberi veren ise AB Komisyonu’nun sanayiden sorumlu üyesi Antonio Tajani oldu. Tajani, Brüksel’de düzenlediği basın toplantısında 14 farklı firmaya ait cep telefonlarında kullanılabilen şarj aletinin bir prototipini katılımcılara tanıttı. Antonoio Tajani için bu değişim büyük bir öneme sahip: "Bugün yeni bir dönemin, bir devrimin başlangıcıdır.”

2011 yılının kasım ayından itibaren Avrupa’daki tüketicilerin cep telefonlarını sadece mikro USB kablolarıyla şarj etmesi planlanıyor. Ayrıca önümüzdeki haftalarda, AB genelinde söz konusu teknolojiyle uyumlu ilk cep telefonlarının da piyasaya sürülmesi hedefleniyor. Şu anda piyasada mevcut olan cep telefonları için 30 farklı şarj aleti bulunuyor. Dolayısıyla yeni bir cep telefonu alan kişi sıklıkla yeni bir şarj aletine ihtiyaç duyuyor, eski şarj aletleri elektronik çöplüğü boyluyor. AB Komisyonu’nun sanayiden sorumlu üyesi Tajani, yeni sistemin uygulamaya geçmesinin çevre üzerinde de olumlu etkileri olacağına vurgu yaptı. Tajani, "Bu yeni kablo sadece hayatımızı kolaylaştırmıyor, bunun aynı zamanda çevreyle ilgili de iyi sonuçları olacaktır" dedi.

Yılda 50 bin ton elektronik atık

Eski şarj aletleri yen cep telefonlarıyla uyumlu olmadığı için yılda 50 bin ton elektronik atık ortaya çıkıyor. AB Komisyonu daha 2009 yılında teknoloji değişikliği konusunda ilgili endüstri kolları üzerindeki baskıyı artırmaya başlamış ve 14 üreticiyle anlaşma sağlanmıştı. Avrupalı yetkililer AB genelinde kullanılmaya başlanacak olan mikro USB kabloların tüm dünyada yer bulmasını istiyor. Dijital Avrupa Sanayi Birliği'nin yöneticisi Bridget Cosgrave, yeni sistemin hem tüketici hem de üretici için cazip olduğunu kaydetti. Cosgrave, "Tüketiciler için makul olduğundan diğerlerinin de izleyeceği konusunda umutluyuz. Bu, cazip ve aynı zamanda üreticiler için de mantıklı" şeklinde konuştu.

Yeni şarj aletleri 10 yıl boyunca kullanılabilecek. Ancak yeni standart uygulamanın, bir direktif değil, AB ve 14 üretici arasında gönüllü bir anlaşmanın ürünü olduğu belirtildi. Söz konusu firmalar arasında Apple, Nokia, Motorola ve Sony Ericsson da bulunuyor. Öte yandan gelecekte cep telefonu paketinin şarj aletiyle birlikte verilip verilmeyeceği ya da ayrı satılıp satılmayacağı konusunda ise karar firmalara bırakılıyor. Cosgrave, ürünün nasıl sunulacağı konusunda bir kural koymadıklarını belirtti.

MP3 çalarlara da standart gelebilir

AB Komisyonu’nun sanayiden sorumlu üyesi Tajani, bir başka müjde daha verdi. Tajani gelecekte, fotoğraf makinesi ve MP3 çalarlar için de benzer standart şarj aleti uygulaması getirilebileceğini açıkladı. Cosgrave de ilgili endüstri kollarının bu yönde tasarı hazırlıklarına başladığını vurguladı.

Avrupa Komisyonu’nun verilerine göre, Avrupa genelinde şu anda 500 milyon cep telefonunun kullanıldığı tahmin ediliyor. Ve tüm bu cep telefonları için 30 farklı şarj aleti piyasada. Komisyon'un hesaplarına göre, her yeni cep telefonu satın alındığında yeni bir şarj aletinin de alınması durumunda yılda 51 bin tondan fazla elektronik çöp ortaya çıkıyor.

09/02/2010

Google’dan yılın son sürprizi

Art arda çıkardığı hizmetlerle adını gündemden düşürmeyen Google, 2010’u etkileyici bir uygulamayla noktalıyor. Bilişim devi, üç boyut teknolojisini hiç beklenmedik bir alanda tarayıcı ekranına taşıyor.

Google Earth programıyla daha önce okyanusların derinliklerinden dünyanın en ücra noktasındaki dağların doruklarına tırmanmış, Samanyolu’nda yıldızları gözlemiş, Ay ve Mars’ın kraterlerinde dolaşmıştık. Google şimdi kullanıcılarını benzer ama daha gelişmiş bir teknolojiyle insan bedeninde bir yolculuğa davet ediyor.  

Google'ın dijital anatomi atlasıyla insan vücudunu üç boyutlu keşfe çıkıyorsunuz. İç organlardan kemik ve kas yapısına, sinir sistemi ve kılcal damarlara her bir ayrıntıyı farklı yönlerden gözleyerek ve dilediğinizce yakınlaşıp uzaklaşarak inceleyebiliyorsunuz.

Katman katman soyulabilen sanal model

http://bodybrowser.googlelabs.com/ adresinde yer alan uygulama bir görev çubuğu ve sayfanın merkezinde yer alan bir sanal modelden oluşuyor. Görev çubuğunda toplam 6 düğme yer alıyor.

Düğmelerin sağdan sola ya da soldan sağa çekiştirilmesi, modelin anatomik ayrıntılarına daha yakından göz atılmasını, vücudu ya da belli bir organı istediğimiz yöne doğru çevirebilmemizi sağlıyor.

Modelden dilediğimiz katmanı atabiliyoruz. İstersek yalnızca iskelet ve kalp-damar sistemine ya da yalnızca kas yapısına yoğunlaşabiliyoruz. 

Kilit teknoloji: WebGL

ABD merkezli Khronos Group tarafından geliştirilen WebGL standardı, üç boyutlu tarayıcı oyunları için temel teknoloji olarak görülüyordu. Google’ın dijital anatomi atlası, bu standardın bilgi ve öğretim amaçlı uygulamalara da temel olabileceğini ortaya koydu. 

WebGL standardı halen beta aşamasında olan Firefox’ın 4 ve ve Google Chrome'un 9'ncu sürümleri tarafından destekleniyor.

18/12/2010