|
Son Güncelleme:16/09/11 |
||
|
Aktüel - Yaşam - Din - Sağlık - Rejim - Cinsel sağlık - Sanat - Sinema - Resim Şov - Moda - Fashion- Resim indir! - Video - Pop Dünya |
||
|
Ekonomi Haberleri |
||||
|
Önceki Sayfala: |
||||
|
Yunanistan iflas söylentisi borsaları salladı |
||
Yunanistan'ın hafta sonu iflasını açıklayacağı yönündeki söylentiler borsaları salladı. Avrupa borsalarında kayıp yüzde 2'yi aştı, İMKB haftayı yüzde 1.39 düşüşle kapadı. İSTANBUL - Yunanistan'a ilişkin artan kaygılar ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başekonomisti Jürgen Stark'ın görevinden ayrılacağı haberinin ardından yurtdışı borsalarında artan satışlara paralel İMKB haftayı yüzde 1.39 kayıpla tamamladı. Avrupa borsalarında kayıplar yüzde 2'nin üzerine çıkarken, ABD borsalarında da düşüşler yüzde 1'i aştı. Yunanistan'ın hafta sonu iflasını açıklayacağı yönünde söylentilerin borsalarda satışa neden olduğu belirtiliyor. Garanti Yatırım Araştırma Yönetmeni Özgür Yurtdaşseven Yunanistan'a dair iflas söylentilerinin olduğunu belirterek, "Bu da endeksteki satışı yurtdışına paralel artırdı" dedi. Piyasaları tedirgin eden bir diğer haber de ECB'den geldi. ECB, Yönetim Kurulu Üyesi Jürgen Stark'ın kişisel nedenlerle görevinden ayrılacağını, fakat yerine birisi atanana kadar görevini sürdüreceğini açıkladı. Açıklamada, Stark'ın yerine gelecek kişinin atamasının yürürlükteki kurallara göre yıl sonuna kadar yapılacağı ifade edildi. Reuters'a bilgi veren kaynaklar, Stark'ın görevinden ECB'nin tahvil alım programına yönelik görüş ayrılıkları nedeniyle ayrılacağını belirtmişlerdi. Euro dolar kuru, açıklamanın ardından 1,37'nin altına inerek altı buçuk ayın en düşük seviyesine geriledi. 09 Eylül. 2011 |
||
|
Asya ve Avrupa Borsaları Çöktü |
||
Amerika'nın yeniden ekonomik durgunluğa gireceği korkusu Asya ve Avrupa borsalarında büyük kayıplara yol açtı. Asya'da Tokyo borsası yüzde 1,9, Güney Kore borsası yüzde 4,4, Hong Kong borsası yüzde 3, Avustralya borsası ise yüzde 2,3 düşüş kaydetti. Avrupa'da Londra borsası yüzde 3,4; Paris yüzde 4,5 ve Frankurt borsası da yüzde 5,3 kayıpla kapandı Uzmanlar düşüşte Amerika’da Cuma günü alınan olumsuz istihdam verilerinin etkili olduğuna işaret ediyor. Amerika’ya ihracat yapan Asya şirketlerinin hisseleri, dün en çok kaybedenler oldu. Elektronik devleri, Sony, Panasonic ve Sharp’ın hisse değerlerinde yüzde 3’ün üzerinde kayıplar yaşanırken, tüm bölgeyi kapsayan MSCI Asya Pasifik Endeksi de yüzde 2 değer kaybetti. Cuma günü de Amerikan Dow Jones endeksi haftayı yüzde 2,2 kayıpla kapatmıştı. Yeni iş sahalarının açılması konusunda yaşanan olumsuzluklar yeni ekonomik kriz beklentileri yaratmış durumda. Amerikan borsaları bugün resmi tatil olan İşçi Bayramı dolayısıyla kapalı. 05 Eylül 2011 |
||
|
Dev Bankadan Dev Personel Azaltımı |
||
ABD'nin en büyük bankası Bank of America'nın, 25-30 bin arasında çalışanını işten çıkarabileceği belirtildi. Charlotte Observer gazetesinin internet sitesi, bankanın işten çıkaracağı personel sayısının 30 bini bulabileceğini duyurdu. Bank of America Ağustos ayında bu çeyrekte 3 bin 500 çalışanını işten çıkaracağını ve Eylül ayına kadar tamamlanması öngörülen işten çıkarmaların, bankanın faaliyetlerinin bulunduğu tüm ülkeleri kapsayacağını açıklamıştı. Bankanın yeniden yapılanma çerçevesinde işten çıkaracağı personel sayısının ise 10 bini bulabileceği konuşuluyordu. 04 Eylül 2011 |
||
|
Uzan ailesi Davayı kaybetti! |
||
Uzan ailesinin Türkiye aleyhine açtığı 10.1 milyar dolarlık dava sonuçlandı. ANKARA - Uluslararası Anlaşmazlıkları Çözüm Merkezi, Türkiye Cumhuriyeti ile Uzan ailesi arasındaki Libananco davasını Türkiye lehine sonuçlandırdı. Dava sonucu her iki tarafın avukatlarına iletilirken, konuyla ilgili açıklama Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'dan geldi. 10,1 milyar dolar tazminat talebiyle Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük tahkim davasının Türkiye lehine sonuçlandığını belirten Yıldız, ''Uzan ailesinin tazminat talebi reddedilmiştir'' dedi. Uzanlar, Kıbrıs Rum Kesimi merkezli Libananco şirketinin, Enerji Bakanlığı’nın imtiyaz sözleşmelerini iptal ettiği ÇEAŞ ve Kepez elektriğin yüzde 60 hissesine sahip olduğunu savunmuş ve sözleşme iptalinden doğan zararın karşılanmasını talep etmişti. Türkiye ise, Libananco'nun tabela şirket olduğunu kanıtlamaya çalışmıştı. Paris'te bulunan Dünya Bankası Binası'nda Uluslararası Tahkim Mahkemesi tarafından görülen ve yaklaşık 5 yıl süren davada, uzun süredir kırmızı bültenle aranan Hakan Uzan ile Cem Uzan da dinlenmişti. 03 Eylül 2011 |
||
|
İhracat 130 milyar dolara yaklaştı |
||
İhracat Ağustos ayında yüzde 29 artışla 11.07 milyar dolar oldu. Yıllık ihracat yüzde 17 artarak 129.6 milyar dolara ulaştı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Ağustos ayında ihracat, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 29,89 artışla 11 milyar 78 milyon dolar olurken, yılın sekiz ayında yüzde 21,63 artışla 88 milyar 550 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. TİM verilerine göre, Ağustos ayında, Türkiye'nin ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 29,89 artışla 11 milyar 78 milyon dolar oldu. Yılın ilk sekiz ayında ihracat, yüzde 21,63 artışla 88 milyar 550 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Son 12 aylık dönemde ise bir önceki 12 aylık döneme oranla yüzde 17,48 artışla 129 milyar 628 milyon dolarlık ihracat yapıldı. Ağustos ayında en fazla ihracat yapan sektör, 1 milyar 508 milyon 31 bin dolarla hazır giyim ve konfeksiyon oldu. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörünü, 1 milyar 507 milyon 235 bin dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri, 1 milyar 318 milyon 445 bin dolarla otomotiv endüstrisi, 1 milyar 236 milyon 583 bin dolarla çelik takip etti. Türkiye'nin, Ağustos ayında toplam ihracatının yüzde 83,97'sini gerçekleştiren sanayi grubunda yüzde 31,99 artışla 9 milyar 302 milyon 200 bin dolarlık, yüzde 12,85'ini oluşturan tarım grubunda yüzde 23,31 artışla 1 milyar 423 milyon 940 bin dolarlık ve yüzde 3,18'ini oluşturan madencilik grubunda yüzde 7,70 artışla 352 milyon 6 bin dolarlık ihracat yapıldı. Sanayi sektörü alt başlığı altında yüzde 62,08 payla ilk sırada yer alan sanayi mamulleri içinde en büyük payı, yüzde 13,61 ile hazır giyim ve konfeksiyon alırken, bunu yüzde 11,90 ile otomotiv endüstrisi, yüzde 11,16 ile çelik izledi. En yüksek ihracat artışı, yüzde 61,17 ile fındık ve mamullerinde gerçekleşirken, bu sektörü yüzde 55,92 ile su ürünleri ve hayvansal mamuller, yüzde 51,37 ile hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri, yüzde 49,99 ile makine ve aksamları takip etti. Yaş meyve ve sebzede yüzde 32,25'lik, tütün ve mamullerinde yüzde 23,01'lik, gemi ve yat sektöründe yüzde 14,90'lık gerileme oldu. ÇAĞLAYAN: AĞUSTOS REKORU Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, 2011 Ağustos ayındaki ihracatın, bütün ağustos aylarına göre rekor kırdığını bildirdi. 01 Eylül. 2011 |
||
|
HTC'yle Apple'ın patent savaşı |
||
Tayvan merkezli akıllı telefon markası HTC, patent haklarını ihlal ettiği iddiasıyla Apple hakkında ABD'de dava açtı. HTC, iPhone, iPad, iPod cihazlarıyla Mac bilgisayarların ABD'ye ithalini durdurmaya çalışıyor. Dava iki şirket arasında son dönemde yaşanan hukuk savaşlarının son halkasını oluşturdu. Akıllı telefon satışlarıyla ilgili rekabet pazartesi günü Google'ın Motorola'nın cep telefon şirketini 12.5 milyar dolar ödeyerek satın almasıyla yeni bir aşamaya girmişti. HTC ile Apple arasında ise yoğun bir satış rekabeti yaşanıyor. HTC yöneticilerinden Grace Lei, ''Fikri mülkiyet haklarımızı, sektörde işbirliği yaptığımız şirketleri ve daha da önemlisi HTC ürünlerinmi kullanan tüketicilerimizi korumak için Apple'a karşı yasal mücadele başlattık'' dedi. Apple ise BBC'nin yorum talebini yanıtsız bıraktı. Akıllı telefon sektöründeki hukuk mücadelesi sadece HTC ile Apple arasında yaşanmıyor. Motorola, Nokia, Google ve Samsung da, bir ya da birden fazla patent davalarıyla mahkemelik olmuş durumda. 17 Ağustos 2011 |
||
|
Dört euro üyesi daha açığa satışı yasakladı |
||
Fransa, İtalya, İspanya ve Belçika açığa satış olarak bilinen borsa işlemlerinin banka hisseleri ve diğer finans şirketleri üzerinde yapılmasını yasakladı. Karar, piyasalarda son günlerde özellikle Fransa'da banka hisseleri üzerindeki ani artış ve düşüşler üzerine alındı. Bazı bankaların euro bölgesindeki devlet tahvillerine yaptıkları yatırımlar nedeniyle alacaklarını tahsil edemeyebilecekleri endişesi yaygın. Piyasalardaki dalgalanmalardan en fazla etkilenen ise Fransız bankası Societe Generale oldu. Banka yönetimi Çarşamba günü mali istikrarının risk altında olmadığını açıklamak zorunda kaldı. Açığa satış işlemi yapanlar genellikle, ödünç aldıkları tahvil ya da hisseleri satıp, sonra fiyatlar düşünce geri alıp, sahibine iade edip aradaki farkı da kâr olarak elde etmiş oluyorlar. Hisselerin düşüşe geçeceğine inanan yatırımcılar bu spekülatif yönteme başvuruyor. Euro bölgesinin dört ülkesi bütün açığa satış işlem türlerinin yasaklandığını açıkladı. Açıklama, Avrupa Birliği piyasalarını denetlemekle görevli kurum ESMA tarafından yapıldı. Perşembe günü Fransa piyasalarını denetleme kurulu, 11 banka ve sigorta hissesinde açığa satış işlemlerini 15 gün süreyle yasakladığını duyurdu. Bu bankalar arasında Fransa'nın en büyük üç bankası Societe Generale, BNP Paribas ve Credit Agricole de var. İspanya da, işlemleri 15 gün süreyle yasakladı ve gerekirse bu süreyi uzatacağını da duyurdu. İspanya'nın işlemlerinde açığa satış yapılmasını yasakladığı bankalar arasında Santander, BBVA, Sabadell, Bankinter, Banco Popular ve Banca Civica var. Yunanistan da pazartesi günü benzer bir yasağı açıklamıştı. Euro bölgesinin bazı bankaları, borç verdikleri ülkelerde yaşanan ekonomik ve mali krizler nedeniyle alacaklarını tahsil edememe riskleriyle karşı karşıya. SPK da inceleme başlattı Türkiye'de de Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) son günlerde İstanbul borsasında yaşanan dalgalanmalara ilişkin olarak, sermaye piyasası suçlarına ilişkin yürütülen gözetim ve denetim faaliyetlerinin yanı sıra kurul tarafından mevzuat hükümlerine uyulmaksızın gerçekleştirilen açığa satış işlemleri ile ilgili incelemeler başlatıldığı bildirildi. SPK açıklamasında, ''Bu çerçevede gün içerisinde sahip olunmayan kıymetlerin satışı ile yeterli öz kaynak oranına sahip olunmadan, açığa satış tuşu kullanılmadan ve mevzuattaki diğer hükümlere uyulmadan yapılan işlemlerin tespit edilmesi durumunda, bu işlemlerin taraflarının ağır bir şekilde cezalandırılması söz konusu olacaktır'' denildi. 12 Ağustos 2011 |
||
|
Dövizi frenlemek için bir hamle daha |
||
Merkez Bankası döviz satım ihalesinde tutarı 100 milyon dolar olarak belirledi. Merkez Bankası bugün düzenleyeceği döviz satım ihalesinde ihale tutarını 100 milyon dolar olarak belirledi. Merkez Bankası, 5 Ağustos'tan itibaren gerek gördüğü günlerde döviz satım ihaleleri yoluyla piyasaya döviz likiditesi sağlayacağını bildirmişti. Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, bugün yaptığı yazılı açıklamada ise "Önümüzdeki günlerde gerekli görülmesi halinde günlük döviz satış ihale tutarları kademeli olarak artırılabilecektir" dedi. Merkez Bankası 5 Ağustos'taki ilk döviz satım ihalesinde tutarı 50 milyon dolar, bu hafta her gün açılan ihalelerde ise sırasıyla 60 milyon dolar, 70 milyon dolar, 60 milyon dolar ve 50 milyon dolar olarak belirlemişti. Merkez Bankası'nin dün itibarıyla döviz satım ihaleleri ile sattığı tutar 290 milyon dolar oldu. Merkez Bankası'nın açıklaması sonrası dolar 1,78'in altına geriledi. 12 Ağustos 2011 |
||
|
Babacan'a Kulak Verin! |
||
Babacan: 10 günde 1.5 milyar dolar çıktı Başbakan Yardımcısı Babacan, piyasalarda dalgalanmanın yaşandığı son 10 günde Türkiye'den 1.5 milyar dolarlık çıkış yaşandığını söyledi. Babacan, vatandaşları gelirlerinden fazla harcamamaları konusunda uyardı. Babacan, CNBC-e Genel Yayın Yönetmeni Servet Yıldırım'ın sorularını yanıtladı. Babacan şunları söyledi: "Cari açığa ilişkin açıklamalar beklentilere uygun. Cari açık bir süre yüksek devam edecek. Kasım ayından itibaren alınan tedbirlerin etkisi gecikmeyle görülüyor. Dördüncü çeyrekte cari açığın trendi daha makul bir noktaya ulaşacak. 70 milyar dolarlık bir açığın ilk altı ayda 45 milyar dolarlık kısmını gördük. Cari açığın bu yıl 70 milyar doların biraz üzerinde rakam olacağını tahmin ediyoruz. Avrupa'da oldukça enteresan aslında beklenen ama çözüm üretilemeyen sorunlar var. Bizim alacağımız tedbirler, orta vadeli program içerisindeki unsurlar cari açığın seyrinde belirleyici olacak. Seçim dönemini atlattıktan sonra şunu gördük. ABD ve Avrupa'nın önünde önemli kararlar bulunuyor. Avrupa'da büyük ülkelerde de er ya da geç sorgulanacak bütçe açığı ve kamu borcunu nereye götüreceği önemliydi. Hem ABD hem de Avrupa'da çözüm siyasi karar alma mekanizmalarından geçiyor. Karar alma mekanizmalarının her iki tarafta da iyi çalışmayacağını görüyordum. ABD'de cumhuriyetçilerle demokatlar arasında çekişme var. İç siyasi çekişmelerinin dünya ekonomisini riskli boyuta çıkarması herkesin başını iki elinin arasına alıp düşünmesi gereken konu. Biz adım atarken sadece Türkiye'yi düşünmüyoruz. Siyasi liderlerin Avrupa ve ABD için kendilerini yakma pahasına ekonomi açısından doğru kararlar almalı. Öncelikle ülkesinin geleceğini ve sonra da dünyanın geleceğini düşünecek. FRANSA BÖYLE DEVAM EDEMEZ ABD'yle ilgili benzer sorun 6 ay sonra yine yaşanırsa çözüm bulunabilecek mi? Bundan sonra işlerin çok kolay olmayacağı görülüyor. Artık ABD Merkez Bankası'nın (Fed) atacağı adımları izlemek lazım. Bir sonraki başkanlık seçimiyle siyaset tablosu daha istikrarlı bir döneme girebilir. Dalgalanmanın boyutunun nasıl yönetileceği Fed'in sırtında olacak. Böylesine bir ortamda piyasa oyuncuları çok fululuk istemiyor. Avrupa'da durum daha farklı. Yunanistan'la ilgili sorunlar biraz daha ertelendi. Yunanistan sorunu her yıl gündemimizde olacak. İrlanda ve Portekiz biraz daha yönetilebilir gibi görünüyor. En büyük sorun İspanya ve İtalya. Bu ülkelerin borçlanma kağıtlarının faizini belli seviyenin üzerine çıkarmak istemiyor Avrupa Merkez Bankası. Fransa'nın bugün borcu milli gelirine oranı oldukça yüksek. Bu kadar yüksek borçla Fransa'nın uzun süre devam etmesini zor görüyorum. Böyle bir tabloda Fransa'nın ne yapacağı da önemli. Risk primine bakıyorsunuz, AAA notu içindeki en yüksek risk taşıyan ülke. Sarkozy hemen tedbir paketi hazırlayın dedi. Berlusconi paket geçirdi ama ağırlıklı olarak üçüncü yıl uygulanacak tedbirler. YÜK MERKEZ BANKALARINDA OLACAK Önümüzdeki dönemde ağırlıklı olarak yükün Fed ve Avrupa Merkez Bankası'nda olacağını düşünüyorum. Karar alıcılar büyük tedbirlerle hızlı hareket etmeli. İtalya ve İspanya'yı bırakalım temerrüde düşsün diyecek halleri yok. Avrupa Merkez Bankası prensiplerinin hepsini bir yere koyup yapılması gerekeni yapıyor. Siyasi karar alma mekanizması geç kalınca yük merkez bankasına kalıyor. Fransa'nın tedbir paketinin içeriği ve zamanlaması önemli. Kimse hak ettiğinden daha fazla refah yaşamayacak. Suni bir refahı uzun süre devam ettirmek gerçekçi değil, eninde sonunda duvara çarpıyor. CARİ AÇIĞIN ORANI YÜZDE 10'U BULMAZ Cari açıktan bakınca bize biraz daha zaman penceresi oluşturuyor likidite bolluğu. Biz açığın gelire oranının yüzde 10'u bulacağını tahmin etmiyoruz. Çünkü Türkiye'de alınan tedbirler artık kendini daha hissettirecek ve şu andaki ABD ve Avrupa'daki büyüme eğilimine bakınca iki ay öncesine göre tahminler aşağı revize ediliyor. IMF'nin Türkiye çalışmaları eskisi kadar özenli değil. ORTA VADELİ PROGRAM EN GEÇ EKİM BAŞI Orta vadeli program Eylül sonu en geç Ekim başı gibi tamamlanır. Geniş bir çalışma başlattık. Yeni yatırım teşviklerini 5-6 ay geriye dönük uygulayabiliriz. ALINACAK TEDBİRLER BÜYÜMEYİ ÖLDÜRMEMELİ Bir iki yıl bol likidite bizim için iyi diyebiliriz. Ama kısa vadeli hareketlere dikkat etmeliyiz. Orta ve uzun vadede bu bol likiditenin sürekli olacağını varsayarak program yapamayız. Akan nehrin suları azalmaya başladığında taşlar tümsekler ortaya çıkmaya başlayacak. Sürdürülebilir cari açık oranı nedir sorusu kolay bir cevap değli. Artık tedricen aşağı düşen bir cari açık eğilimi görmek istiyoruz. Yüzde 9-10'a ulaşmış bir cari açık devam etsin diyemeyiz. Çok iyimser olur. Bugünden programı yapıp basamak basamak azaltan çizgi izlememiz lazım. Alacağımız tedbirleri büyümeyi öldürmeden, işsizlik trendine sokmadan yapmamız gerekiyor. Ticarette para peşin ne zaman dersiniz size güvenmiyorsa. Biz hükümet programı ortaya koyduk. YABANCILAR BONOYA GİRİYOR, GÜVEN KAYBI YOK Öyle bir dönemdeyiz ki artık kur bir şeylerin iyi ya da kötü gittiğinin işareti değil. Dolar arttıyla işler kötü düştüyse iyiydi eskiden. Bütün bu gürültü, bütün bu patırtı bir hafta 10 günde Türkiye'de ne olmuş. Toplamda 1.5-1.6 milyar dolarlık bir çıkış oldu. Ağustos'un başından bu yana. Borsada yabancılar yabancılara satıyor. Yabancılar bono piyasasına giriyor, Türkiye'ye karşı bir güven kaybı yok. ABD ve Avrupa'daki olaylar sonrası piyasalar denge kurmaya çalışıyor. Borcun milli gelire oranı Türkiye'de yüzde 40'ın da altına inebilir. HER TÜRLÜ SENARYOYA HAZIR OLMALIYIZ Bölgesel konularda atılan adımlar uluslararası siyasi meşruiyete sahip mi, değil mi önemli olan bu. Libya'da hukuki ve siyasi meşruiyet zemini oluştu, çok da büyük sıkıntılara neden olmadı. Suriye benzer bir konuda. Umut ediyoruz ki işler daha iyiye gider. İnşallah Esad son görüşmelerden sonra hızlı adım atar. Başka senaryolara da hazır olmak zorundayız. Her türlü senaryoya hazırlıklı olmak lazım. Önemli konu petrol üreten ülkeler ve taşıma hakları. Bu ülkelerdeki sorunun etkisi önemli. Örneğin Bahreyn petrol taşıma hattındaki stratejik bir ülke. BÜYÜME YÜZDE 6 CİVARINDA OLUR Büyümede bu yıl için yüzde 6'lı rakamlar olabilir. Bundan sonraki dönemde hızlı büyüme diye bir derdimiz olmayacak. Temel öncelik istikrar olacak. GELİRDEN FAZLA HARCAMAYIN Başbakan tasarruf diyor ama harcamaları durdurmayın diyor. 2 bin lira geliriniz varsa 3 bin lira harcıyorsanız bu sağlıklı değil. Herkesin gelirine göre harcama yapması gerekiyor. Normal harcamayı yapalım. Kirada oturanlar yeni ev alsın. Bunlar normal harcamalar. Ancak borçlanmaya dayanan ve ödeme kapasitesinin üzerinde bir harcama doğru değil. Böyle bir ortamda doğru değil. KREDİLER İÇİN BİRKAÇ ŞEY SÖYLEYEBİLİRİZ Kredilerde bir yavaşlama olacak yüzde 25'e doğru gidiyoruz. Önümüzdeki bir iki ay içinde ilave birkaç şey söyleyebiliriz. Avrupa'da hala tatil havası var. Eylül sonuna kadar bütün kararları vermiş olacağız. Ekonomi Koordinasyon Kurulu artık her pazartesi düzenli olarak bir araya gelecek. ÖZELLEŞTİRME TAKVİMİ YENİLENECEK Oturacağız bir özelleştirme takvimini yenileyeceğiz. Önümüzdeki dönem Meclis'in hızlı çalışacağı bir dönem. Bundan sonra hızlı gideceğimizi düşünüyoruz. DERECELENDİRME ŞİRKETLERİNE ÖNEM VERİLMİYOR Kredi derecelendirme kuruluşları çok ciddi bir güven erezyonuna sebep oldular. Eskisi kadar onların değerlendirmesine önem verildiğini düşünmüyorum. Bazı fonlar hala kredi notuna göre yatırım yapıp yapmama kararını kurallarına yazmışlar. Ülkelerin kredi notu düştüğünde ya da yükseldiğinde fon ona göre hareket ediyor. Şu anda etkili olması hala o sebepten. Gerçekten analiz yapan yatırımcılar eskisi kadar kredi notlarına bakmıyorlar. EKONOMİDE AB HİÇ ÖLÇÜ DEĞİL Biz illa Avrupa'nın parçası olalım demiyoruz. AB süreci bizim için hala önemli çapa. Daha iyiyi yakalamak için devam etmemiz lazım siyasi olarak. Ekonomik kriterlerde ise AB artık bizim için hiç ölçü değil. Yarın Türkiye olmazsa biz yapamayız denilen noktaya gidiyoruz. O çapayı elden bırakmamamız gerekiyor." 11 Ağustos 2011 NTVMSNBC |
||
|
Piyasalara Fransa'nın da kredi notunun düşeceği darbesi |
||
Fed'in açıklamasıyla yükselen borsalar, Fransa'nın notunun düşeceği söylentisiyle düşüşe geçti. İMKB günü yüzde 5 kayıpla tamamladı. ABD'nin kredi notunun kırılmasıyla iki gündür dalgalı seyir yaşanan piyasalarda kara bulutlar dağılmak bilmiyor. Piyasaları bu kez 'Fransa'nın notu düşecek' söylentisi sarstı. Piyasalar güne olumlu bir havada başladı. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) politika faizinin en az iki yıl daha çok düşük seviyede tutulacağını açıklamasının ardından ABD ve Asya'daki görülen toparlanma sabah saatlerinde İMKB'ye de yansıdı. İMKB'de ilk seansta yüzde 0.73'lük artış yaşandı ve İMKB 100 Endeksi 385 puan artışla 53 bin 346'ya yükseldi. Ancak ikinci seansta Avrupa borsalarının düşüşe geçmesiyle İMKB'deki kayıplar da hızlandı. Endeks günü yüzde 5 düşüşle 50 bin 307 puandan tamamladı. Avrupa ve ABD borsalarında da yüzde 2'nin üzerinde kayıplar görülüyor. Fransa'da borsanın kaybı yüzde 4'ün üzerinde. FRANSA SÖYLENTİSİ Borsalardaki harekette Fransa'nın notunun düşürüleceği söylentisi etkili oldu. Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Fransa'nın kredi notunu AAA, not görünümünün durağan olduğu değerlendirmesinin geçerli olduğunu açıkladı. Ancak Moody's, açıklamayı Fransa'nın notunun indirileceği yönünde Fransız bankalarının hisselerinde düşüşe yol açan söylentinin ardından yaptı. Bir diğer kredi derecelendirme kuruluşu Fitch de, Fransa'nın kredi notunun AAA olduğunu, not görünümünün de durağan olduğunu açıkladı. FRANSA NİYE KORKUTUYOR? Fransa AAA notuna sahip olanlar arasında ekonomisi en sorunlu ülke olarak gösteriliyor. Bu yüzden piyasalarda çıkan 'not düşecek' söylentisi hisselere satış getirdi. DOLAR YENİDEN 1,77 Dün 1,79'u aşan dolar Fed'in açıklaması sonrası güne düşüşle başladı. Bankalar arası piyasada dolar 1,75'in altına geriledi. Ancak öğleden sonra piyasalardaki hareket doların da yeniden 1,77'ye çıkmasına neden oldu. ALTINDA YENİ REKOR Piyasalarda değişen hava 'güvenli liman' olan altına yeni rekor getirdi. Altının ons fiyatı 1779 dolarla tüm zamanların en yüksek düzeyine çıktı. PETROL YÜKSELDİ Brent ham petrolünün varil fiyatı Fed'in açıklamasının dolar üzerinde baskı oluşturmasının ardından bugün 3 dolar değer kazandı. Brent petrolü 104 dolar, ABD ham petrolü ise 81 dolara çıktı. 10 Ağustos 2011 |
||
|
ABD, Dünyayı salladı, en çok İMKB'yi vurdu |
||
ABD'nin notunun ilk kez kırılmasıyla piyasalarda deprem yaşandı. Asya ve Avrupa borsalarındaki düşüş sonrasında İMKB'de yüzde 7'yi aşan kayıp görüldü. Euro rekor kırdı, dolar 1,76'yı aştı; altın zirveyi yeniledi. İSTANBUL - ABD'nin kredi notunun ilk kez kırılması sonrasında piyasalarda adeta deprem yaşandı. Piyasalar güne Asya borsalarındaki kayıplarla başladı. Asya borsaları küresel yetkililerin yatırımcı güvenindeki çöküşü engelleme çabalarına rağmen geriledi. Japonya'da Tokyo Borsası'nın temel göstergesi Nikkei 225 Endeksi haftanın ilk işlem gününde yüzde 2.18 (202.32 puan) azalarak 9 bin 97 puandan kapandı. Asya'da ayrıca Çin'de Şanghay Borsası'nda SE Composite Endeksi yüzde 3.38 ve SE Endeksi yüzde 3.38, Tayland Borsası yüzde 2.89, Hindistan Borsası yüzde 2.63, Avustralya Borsası yüzde 2.69, Singapur Borsası yüzde 4.60, Güney Kore Borsası yüzde 4.06, Endonezya Borsası yüzde 4.99, Hong Kong Borsası yüzde 3.76 ve Tayvan Borsası yüzde 3.82 değer kaybetti. İMKB'DE TARİHİ DÜŞÜŞ ABD'nin kredi notunun düşürülmesinin ardından ilk işlemlerde yurtdışına paralel yüzde 2 düşüşle açılan, ancak daha sonra bankalar öncülüğünde kayıplarının bir kısmını telafi eden İMKB'de düşüşler, yurtdışı piyasalarda satışların hızlanmasının ardından artarak yüzde 3'ü geçti. İlk yarının sonunda satışların hızlanması sonrasında endeks yüzde 4.74 düşüşle 53 bin 600 puanla gün ortasını tamamladı. İkinci seansta İMKB'deki kayıplar, endeksteki teknik desteklerin kırılmasının yanı sıra, ABD'nin kredi notunun tekrar indirilmesi ihtimaline yönelik açıklamaların da etkisiyle hızlanarak devam etti. Borsada son yarım saatte yüzde 8'i aşan düşüşler görüldü. Endeks gün sonunda yüzde 7.08 düşüşle kapandı. EN ÇOK İMKB ERİDİ İMKB 3 bin 982 puan düştü ve 52 bin 283'le Mart 2010'dan bu yana en düşük seviyeden kapandı. İMKB önde gelen borsalara bakıldığında en çok düşüş gören borsa oldu. Ziraat Yatırım Araştırma Yönetmeni Onur Öztekin, endekste bugün önce 54 bin 450 ardından da 53 bin 675 desteklerinin kırıldığını belirterek, "Bundan sonra haftalık ana desteğimiz 51 bin 100 olacak. Endekste bugün bu noktalara kadar çekilme olmasa da, satışlar sürecek görünüyor. Çünkü yurtdışındaki teknik görüntüler de aşağı işaret ediyor. Özellikle ABD piyasalarında teknik görüntü aşağı yönlü. İMKB'de hızlanan satışlarda ABD'nin kredi notuna yönelik açıklamaların da etkisi var." AVRUPA VE ABD EKSİDE Avrupa Merkez Bankası'nın Euro Bölgesi'ndeki sorunlu ülkelerin hazine tahvillerini satın alacağını açıklamasının ardından kısmen yükselen Avrupa borsalarında kayıp sürüyor. Avrupa borsalarında yüzde 2'nin üzerinde kayıplar var. Bir işlemci Avrupa borsalarındaki hızlı düşüşü, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Euro Bölgesi borç krizinin çözümü yönündeki politikasına ülke içinde gösterilen muhalefetin artması konusundaki endişelerin tetiklediğini söyledi. S&P'nin kredi notunu düşürmesi sonrasında açılan ABD hisse senedi piyasalarında da yüzde 3'ün üzerinde düşüş yaşanıyor. BORSALAR NEDEN DÜŞÜYOR? Borsalardaki düşüşün arkasında temel birkaç neden var. ABD'nin kredi notunun düşürülmesi Kredi notunun yeniden düşürülebileceği ihtimali ABD ekonomisine yönelik resesyon endişeleri İtalya ve İspanya başta olmak üzere Avrupa ülkeleriyle ilgili kaygılar G7'DEN YATIŞTIRMA MESAJI G7 ülkelerinden yetkililer yaptıkları açıklamada piyasalarda istikrarın sağlanması için gereken bütün girişimlerde bulunulacağını belirttiler. EURO REKORDA, DOLAR 1,76'YI AŞTI Döviz piyasasında yükseliş görüldü. Euro 2,5 lirayı aşarak Türk Lirası karşısında tüm zamanların rekorunu kırdı. Geçen haftayı 1,73-1,74 düzeyinde tamamlayan dolar bankalar arası piyasada güne 1,75'in üzerinde başladı. Dolar açılışta 1,7560'a kadar yükseldi ancak kur daha sonra 1,75 sınırına geriledi. Gün sonuna doğru yeniden yükselişe geçen dolar 1,7640'a kadar çıktı. PETROL 2 DOLAR GERİLEDİ Ham petrol fiyatları kredi derecelendirme kuruluşu S&P'nin ABD'nin notunu düşürmesinin ardından artan talepteki görünüme dair endişelerle varil başına 2 dolardan fazla değer kaybetti. Brent petrolü 106 dolara, ABD ham petrolü 83 dolara geriledi. ALTIN REKOR YENİLEDİ Piyasalardaki gerilim 'güvenli liman' olarak görülen altını ateşledi. Altının ons fiyatı ABD'nin notunun düşürülmesinin ardından yatırımcıların riskli varlıklardan çıkmalarıyla 1715 doların üzerine çıkarak rekor kırdı. 08 Ağustos. 2011 |
||
|
Putin: Asalak ABD |
||
Rusya Başbakanı Vladimir Putin, ''ABD'nin, borçları nedeniyle dünya ekonomisinin asalağı olduğunu'' söyledi. Rusya Başbakanı Putin'den, olası bir borç kriziyle karşı karşıya kalan ancak anlaşmanın sağlandığı ABD'ye ilişkin bir değerlendirme geldi. Putin, ABD'nin imkanlarının ötesinde krediyle yaşayan bir ülke olduğunu ve borcunun bir kısmını dünya ekonomisinde dinlendirdiğini belirtti. Rusya Başbakanı, ABD'nin doların monopol durumunu kullanarak, dünya ekonomisinde asalak gibi yaşadığını savundu. ABD'nin borç tavanının yükseltilmesi konusunda dün varılan ancak Kongre tarafından henüz oylanmayan uzlaşmanın, sorunun kökten çözümü için karar alınmasını ertelemekten başka bir işe yaramayacağını söyleyen Putin, Amerikan ekonomisinin dünya ekonomisinin lokomotiflerinden birisi olduğunu ve sorun olmasının kimse için iyi olmayacağını kaydetti. Rusya Başbakanı Putin, ayrıca Rusya ve Belarus'un tek bir devlet olarak birleşmesinden yana olduğunu söyledi. Bu arada, Amerikan Senatosu'ndaki demokrat çoğunluğun lideri Harry Reid, borçlanma tavanı sorununun aşılması konusunda sürenin sonuna yaklaşılırken, bugün içinde Senato'da bir oylama yapılmasını umduğunu söyledi. Amerikalı milletvekilleri, ABD'nin 14,3 trilyon dolar tutarındaki borçlanma tavanını artırmak ve ABD'nin temerrüde düşmeyeceği konusunda finansal piyasaları rahatlatacak nihai anlaşmaya varmak için zamana karşı yarışlarını 2 Ağustos Salı gününe kadar sürdürecekler. 01 Ağustos 2011 |
|
Aktüel - Yaşam - Din - Sağlık - Rejim - Cinsel sağlık - Sanat - Sinema - Resim Şov - Moda - Fashion- Resim indir! - Video - Pop Dünya |
||