|
ABD Federal Merkez Bankası'nın
eski başkanı
Alan Greenspan, küresel ekonominin gelecekte de
bir başka kriz yaşayabileceğini söyledi.
Greenspan'e göre mali krizler
'insan doğasının sonucu'
Greenspan, yeniden yaşandığında ise krizin farklı gelişeceğini belirtti.
Nadiren mülakat veren
Greenspan, bu türden bir çöküşün uzun vadeli refah dönemlerine bir tepki
olarak meydana geleceğini tahmin ediyor.
"Tüm mali krizler
birbirinden farklıdır ama hepsinin temelinde tek bir kaynak var" diyen
Greenspan, bu kaynağı da 'insan doğası' olarak açıklıyor.
İnsan doğası
Greenspan, "Bu insan
doğası, birisi çıkıp insan doğasını değiştirecek bir yol bulmadığı müddetçe,
bu tür krizler yaşamaya devam edeceğiz, hiçbiri bu yaşadığımıza
benzemeyecek, çünkü iki kriz arasında insan doğası dışında bir ortak nokta
yoktur" diye konuştu.
Alan Greenspan'e göre
'zaman alsa da ya da zorlu bir süreç olsa da ekonomi, bir şekilde böyle bir
krizi de atlatmayı başaracak.'
Alan Greenspan, ABD
Federal Merkez Bankası'nın başkanı olarak 2006'ya dek yaklaşık yirmi yıl
boyunca ekonomi dünyasının en önemli isimlerinden biriydi.
O dönemde büyük bir
hayran kitlesi olsa da bir çokları, Greenspan'i kredi krizini önceden
farkedemekle suçlamıştı.
Bazı hatalar yaptığını
kabul eden Greenspan, krizin patlak vermesinde sorumluluğu olduğu
suçlamalarını ise reddetti ve son resesyonu ABD'deki emlak krizinin
tetiklediğini ancak bu olmasa bile er ya da geç bir başka sebebin
oluşacağını kaydetti.
Greenspan, krizin
kökeninde bir kaç küresel gelişmenin de etkisi olduğuna inanıyor.
Bunları, Sovyetler
Birliği'nin çöküşü, Çin'in ekonomik güç olarak hızlı yükselişi ve bunun
ardından dünya ticaretindeki yapıda değişiklikler olarak sıraladı.
Son krizi 'yüz yılda bir
yaşanan türden bir olay' olarak niteleyen Greenspan, yine de dünyadaki mali
kuruluşların krizin geldiğini önceden görmüş olması gerektiğini savundu ve
"Bankacılar risk konusunda düşük fiyatlandırma yaptıklarını ve bir aşamada
bir düzeltme olacağını biliyorlardı" dedi.
Greenspan "Korkarım çoğu,
krizin tetikleneceği noktayı göreceklerini ve içine düşmeden son anda
kurtulabileceklerini düşündü" diye ekledi.
Eski merkez bankası
başkanı, böylesi bir durumun bir daha ortaya çıkmaması için finans
sektöründe çalışanların ve hükümetlerin yolsuzlukları önleyip, bankaların
ellerinde tutması gereken sermayenin artırılması gerektiğini söyledi.
Greenspan, ekonominin
iyileşmesi sürecinde korumacılıktan kaçınılması ve küresel ticarette son
dönemde yapılan dğzenlemeleri sekteye uğratacak adımlardan kaçınmak
gerektiğini vurguladı. 09/09/2009
Birisi
çıkıp insan doğasını değiştirecek bir yol bulmadığı müddetçe, bu tür krizler
yaşamaya devam edeceğiz. Hiçbiri bu yaşadığımıza benzemeyecek, çünkü iki
kriz arasında insan doğası dışında bir ortak nokta yoktur.
Alan Greenspan, ABD
Merkez Bankası Eski Başkanı |
|
|
 |
|
İki lider şimdiye dek
çeşitli ortak projelere imza attı |
Venezuela, İran'a petrol
ihraç etmeyi kabul etti.
Venezuela Cumhurbaşkanı Hugo Chavez, İran'a yaptığı iki günlük ziyaretin
sonunda
buraya günde 20 bin varil petrol satacaklarını duyurdu.
İran, zengin petrol yataklarına rağmen petrolü
rafine edecek kapasiteden yoksun.
İranlı liderler, Venezuela liderinin ABD
karşıtı politikalarına desteklerini dile getirdi.
Chavez, ABD'nin Latin Amerika'daki nüfuzuna
direnmek gerekçesiyle Washington'la arası iyi olmayan ülkelerle yakınlaşma
içinde.
Özellikle İran ve Venezuela bir süredir ticari
ilişkilerini geliştiriyor.
Ortak adımlar
İki ülke bugüne kadar çeşitli ortak projelere
imza attı.
Hugo Chavez, İran medyasına yaptığı açıklamada,
ülkesinin 800 milyon ABD doları değerindeki anlaşma kapsamında ekim ayından
itibaren petrol ihracatını başlatacağını belirtirken, bunun İran'dan
teknoloji satın almakta kullanılacağını söyledi.
Güney Amerika'nın siyasi ve
felsefi bir devrimden geçmekte olduğuna inanıyorum
Mahmud Ahmedinejad, İran
Cumhurbaşkanı
Hugo Chavez İran ziyareti sırasında İran'ın
ruhani lideri Ayetullah Ali Hamaney ile de bir araya geldi.
İran devlet medyası, Ayetullah'ın "Amerika'nın
uğradığı bozgunlar ve iktidar kaybı, dünyadaki reddedilemez değişime bir
kanıttır" dediğini yazdı.
İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad da AFP
ajansının haberine göre Güney Amerika'daki ABD politikalarının "yenilgiye
mahkum olduğu" yorumunu yaptı ve "Güney Amerika'nın siyasi ve felsefi bir
devrim yaşamakta olduğunu" söyledi.
İran, nükleer faaliyetlerinden dolayı ABD başta
olmak üzere uluslararası çevrelerin baskısı altında.
Bazı Batılı ülkeler İran'ın gizlice nükleer
silah üretmeyi amaçladığını savunurken, Tahran nükleer programının barışçıl
olduğunda ısrarlı.
07/09/2009 |
ABD Merkez Bankası, son
iki yılda bankalara verdiği yardım paketlerinden 14 milyar dolar kâr
ettiğini söylüyor.

Amerikan hükümeti, nakit sıkıntısı çeken
bankaların çökmesini önlemek için yüzmilyarlarca dolarlık kredi açmıştı.
Financial Times gazetesinin yayınladığı kâr
rakamı, bankanın iç yazışma belgelerinde yapılan gayrıresmi tahminlere
dayanıyor.
Buna göre ABD Merkez Bankası, Ağustos
2007'den beri bankalara açtığı kredilerden 19 milyar dolar faiz ve harç
geliri elde ettiğini söylüyor.
Banka eğer bu parayı üçer aylık hazine
bonosu olarak piyasaya sürseydi, yalnızca 5 milyar dolar kâr edeceğine
inanıyor.
Kriz ve kâr
ABD'de ekonomiye destek
paketlerinin toplamı:
1 trilyon 750 milyar dolar
Merkez Bankası'nın
gayrıresmi kâr tahmini: 14 milyar dolar
Dolayısıyla da 14 milyar dolar kâr ettiğini
düşünüyor.
Ancak bu hesaplamada kullanılan krediler,
ekonomik kriz sırasında yapılan devlet yardımının çok küçük bir bölümünü
oluşturuyor.
Batmak üzere olan bazı bankalara verilen
yüzmilyarlarca dolarlık özel kredileri, konut kredisi güvenceli fonlar
gibi gelecekteki değerinin ne olacağı bilinmeden satın alınan uzun
vadeli aktifleri ve diğer bazı riskli aktifleri kapsamıyor.
ABD'de bazı siyasetçiler, Merkez
Bankası'nın vergi mükelleflerinin parasını piyasayı ve zor durumdaki
şirketleri desteklemek üzere kullanmasını eleştirmişti.
Bu sonuçlar tüm kaygı ve eleştirileri
gidermeye yetmese de, benzer durumdaki diğer merkez bankaları açısından
da olumlu bir mesaj olarak görülecek.
31/08/2009
|
2,3 milyar dolarlık rekor bir ceza ödemeyi
kabul etti.
Pfizer satışları açısından dünyanın en büyük ilaç şirketi.

Pfizer bazı ilaçlarını Amerikan Gıda ve İlaç
İdaresi'nce onaylanan amaçların dışında pazarlıyordu.
Örneğin satış temsilcilerine, bir tür ağrı
kesici olan Bextra'yı ameliyat öncesi ve sonrası için de tavsiye etmeleri
söylenmiş.
Oysa Bextra ameliyat öncesi ve sonrası durumlar için gereken testlerden
geçmemiş.
Durumu yetkililere şikayet eden satış
temsilcilerinden John Kopchinski, "Ben kendim ameliyata giriyor olsaydım, bu
alanda test edilmemiş bir ilacı kullanmak istemezdim." diyor.
Kopchinski ayrıca Bextra'nın günde 10 mg
kullanılmasını tavsiye etmeleri gerekirken, 20, 40 hatta 80 mg yazılmasını
tavsiye etmek için büyük baskı gördüklerini söylüyor.
Kopchinski "O dozda alındığında hastayı, daha
önceden testlerle belirlenmemiş yan etkilere maruz bırakıyorsunuz." diyerek,
vicdanının daha fazla susmasına izin vermediğini anlatıyor.
Eski satış temsilcisi Kopchinski, altı yıl
süren bir mücadelenin sonunda Pfizer'e hatasını kabul ettirmeye yardımcı
olduğu için, federal hükümetten 50 milyon dolar ödül alacak.
Pfizer ise Adalet Bakanlığı ile vardığı anlaşma
sayesinde yargılanmaktan kurtulacak.
2,3 milyar dolarlık ceza, ABD Adalet
Bakanlığı'nın sağlık alanında bir şirketten alacağı en yüksek tazminat.
'Obama yönetimi kararlı'
Soruşturma yetkililerinden Thomas Perelli,
Obama hükümetinin sağlık sistemindeki suistimalleri önlemeye kararlı
olduğunu söyledi.
Pfizer sözcüsü Ray Kerins ise, şirketin
soruşturma dosyasından dersler alacaklarını belirterek, sorunun ürünlerden
değil, pazarlama uygulamalarından kaynaklandığını öne sürdü. |
|
KRİZDEN ÇIKIŞ BAŞLADI! SANAYİ ÜRETİMİ 'BÜYÜK
ÇÖKÜŞ' ÖNCESİNE DÖNDÜ!

Haziranda üretim mayısa göre yüzde 7.3 oranında arttı. Rakam krizin sanayiye
ilk büyük darbeyi vurduğu 2008 yılı aralık ayı başına dönüldüğünü
gösteriyor. Ancak hâlâ 2008 haziran ayındaki üretimin yüzde 9.7 altındayız.
Küresel krizin
etkisiyle geçen yılın ağustos ayından itibaren düşüşe ve aralık ayında da
çöküşe geçen sanayi üretim rakamları mart ayında başlattığı yükselişini
haziran ayında da hızlanarak sürdürdü. Haziran ayı sanayi üretimi mayıs
ayına göre yüzde 7.3 oranında artarak canlanmanın başladığına ilişkin umut
verirken, geçen yılın aynı ayının yüzde 9.7 altında gerçekleşmesi ise
Türkiye’nin alınacak hayli yolu olduğunu gösterdi.
Düşüş
hız kesiyor
Türkiye
İstatistik Kurumu (TÜAİK) ekonominin aynası olan ve büyümeye yüzde 30
carında etki eden toplam sanayi üretiminde haziran ayı gerçekleşmelerini
açıkladı. Sanayi üretimi bu yılın haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre
yüzde 9.7 oranında düşerken, geçen aya göre ise yüzde 7.3 oranında arttı.
Haziran rakamı ekonomideki küçülmenin hız kesmeye başladığını ve her ayın
bir önceki aya göre daha iyiye doğru gittiğini gösteriyor.
Sanayi üretimi
2009 ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21.3, şubat ayında yüzde
23.7, martta yüzde 20.8, nisanda yüzde 18.5, mayısta yüzde 17.3 oranında
gerilemişti. Haziran ayı rakamlarıyla birlikte sanayi üretimi küresel
krizin başlangıcında aralık ayında görülen ‘Büyük Çöküş’ öncesine yaklaştı.
2008 yılı Kasım ayında 109.5 olan üretim endeksi haziran ayında 109.9 olarak
gerçekleşti. 2008 Eylül ayında Lehman Brothers’ın çöküşüyle birlikte
etkisini artıran kriz sanayii aralık ayında vurmuştu. 2008 Eylül ve Ekim
aylarında 110.3 olan sanayi üretim endreks rakamı aralıkta yüzde 17.8’lik
gerilemeyle 93.5’a inmişti. Haziran ayındaki yükselişte hükümetin beyaz
eşya, otomotiv ve mobilya gibi sektörlerde yaptığı vergi indiriminin yanı
sıra, turizm mevsiminin de etkisiyle dayanıksız tüketim malı ve gıda
sektöründeki hareketlenme de rol oynadı. Haziran ayı verileri ekonominin son
10 aylık dönemde dördüncü kez bir önceki aydan daha düşük oranlı küçülmeyle
karşılaşıldığını göstermesi açısından da önemli.
Temmuz
kritik
Ancak sanayi
üretimindeki gelişmenin yönü açısından temmuz ayı kritik bir öneme sahip
bulunuyor. Çünkü mayıstan bu yana ciddi oranda büyüyen otomotiv sektörüne
yönelik vergi indirimi temmuzda daha aşağı çekildi. Haziran ayında
önümüzdeki aylara yönelik potansiyel talebin de satınalma dönmüş olması
temmuzda otomotivde ciddi bir hareket beklenmemesi gerektiğini gösteriyor.
Bu nedenle temmuzda sanayi üretiminde haziran ayına göre artışın hız
kesmesi mümkün. Haziran ayında dayanıklı tüketim malındaki artışın hız
kesmesi , diğer ulaşım araçları imalatının azalması da temmuz ayı sanayi
rakamı için can sıkıcı işaretler.
Sermaye
malı düşüşte
Sanayinin alt
sektörleri incelendiğinde, haziran ayında, geçen yılın aynı ayına göre,
madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi yüzde 7.9 azalarak 138,4’ten
127,4’e, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 10.6 azalarak 120,9’dan
108,1’e, elektrik, gaz ve su sektörü endeksi ise yüzde 3.8 azalarak
122,5’den 117,9’a geriledi. Ana Sanayi Grupları (MIGs) Sınıflaması’na göre,
Haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre en yüksek düşüş yüzde 29.7 ile
Sermaye Malı İmalatında oldu. Ana Sanayi Grupları (MIGs) Sınıflaması’na göre
diğer gruplar incelendiğinde, Haziran ayında aramalı imalatının yüzde 10.8,
Enerjinin ise yüzde 7 oranında düştüğü, dayanıklı tüketim malı imalatının
yüzde 7.2, dayanıksız tüketim malı imalatının ise yüzde 1.8 oranında arttığı
görüldü.
İmalat Sanayi
Üretim Endeksi alt gruplarının 2009 yılı Haziran ayında geçen yılın aynı
ayına göre değişimleri incelendiğinde, en yüksek düşüş yüzde 36.5 ile Diğer
ulaşım araçlarının imalatında oldu. Bunu, yüzde 35.9 ile tıbbi hassas ve
optik aletler ile saat imalatı ve yüzde 33.6 ile motorlu Kara Taşıtı, Römork
ve Yarı Römork İmalatı takip etti.
İSO: Daha fazlasına ihtiyaç var
İstanbul Sanayi
Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük, yüzde 9.7 olarak gerçekleşen
haziran ayı sanayi üretimi düşüş oranının normal koşullarda çok yüksek bir
küçülme oranı olduğunu belirterek, “Bir yıla yaklaşan arka planıyla
düşündüğümüzde bu sonuca ehven-i şer diyor, ümit verici buluyoruz ama bizim
ümitten daha fazlasına ihtiyacımız var” dedi.
Küçük, yaptığı
yazılı açıklamada, 11 aydır aralıksız devam eden ve son yedi ayında da çift
haneli oranlarda seyreden küçülme sürecinde tek haneli orana ulaşmanın, ümit
verici olduğunu ifade etti. Dipten yukarı çıkış grafiğinde önemli sıçrama
gerçekleştiğini vurgulayan Tanıl Küçük, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Marttan bu yana
pozitif seyreden bir önceki aya göre artışın haziranda yüzde 7.3’e çıkması
bir diğer ümit verici gelişmedir. Bunlar ümit vericidir ama bir kez daha
altını çizmeliyiz ki yüzde 9.7 de normal koşullarda çok yüksek bir küçülme
oranıdır. Bir yıla yaklaşan arka planıyla düşündüğümüzde bu sonuca ehven-i
şer diyor, ümit verici buluyoruz ama ümitten daha fazlasına ihtiyacımız var.
Rakamlar moralleri yükseltiyor, olumlu zemin yaratıyor. Bu, mutlaka
tedbirlerle desteklenmelidir.” |
Maliye
Bakanlığı, 2. varlık barışı uygulaması kapsamında
100 bin
vatandaşa davet gönderdi..

Yurt içinde 100 bin kişiye
gönderilen mektuplarla, vatandaşlara, “varlık barışından faydalanmanız
menfaatinize” denilirken, 3 ayrı ülkede düzenlenecek toplantılarla da yurt
dışındaki varlıklara dönüş çağrısı yapılacak.
Edinen bilgiye göre, çeşitli
yasalarda değişiklik öngören Torba Kanunun 10 Temmuz 2009 tarihinde Resmi
Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte 2. kez yürürlüğe giren varlık barışı için
yoğun bir tanıtım kampanyası başlatıldı.
Gelir İdaresi Başkanlığı, varlık
barışı için 10 bin afiş ve binlerce broşür bastırdı. “Yepyeni Bir Başlangıç
İçin Varlık Barışı” başlıklı afişlerde, vatandaşlara “Yurt içinde ve yurt
dışında bulunan varlıklarınızı beyan edin, hem vergisel avantajlardan
yararlanın, hem de ülke ekonomisine katkıda bulunun. Bildirim veya beyan
süresi için son gün 30 Eylül 2009. Kaçırmayın” deniliyor.
VERGİ İNCELEMESİ YAPILMAYACAK TAAHHÜDÜ
Varlık barışı Broşürleriyle de
vatandaşlar, 2. Varlık Barışı uygulaması hakkında bilgilendiriliyor.
Bildirim veya beyana konu edilen varlıklar nedeniyle 1 Ocak 2008 tarihinden
önceki dönemlere ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı
yapılmayacağı belirtilen broşürde, özetle şu açıklamalarda bulunuluyor:
“Bildirim veya beyana konu
edilen varlıklar nedeniyle 1 Ocak 2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin
hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.
Bildirim veya beyan dışındaki
herhangi bir nedenle 19 Haziran 2009 tarihinden sonra, 1 Ocak 2008
tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak vergi incelemesi yapılması
halinde, bu incelemeler sonucu, gelir, kurumlar ve katma değer vergisi
yönünden tespit edilen matrah farklarından, Kanun kapsamında bildirilen veya
beyan edilen tutarlar mahsup edilecektir.
Değişiklik sonrası, indirimi
reddedilen katma değer vergisi nedeniyle önerilen tarhiyatların da mahsuptan
faydalanmasına imkan tanınmıştır.
Mahsup imkanından
yararlanılabilmesi için 10 Temmuz 2009-30 Eylül 2009 tarihleri arasında
yapılan bildirim veya beyanlar nedeniyle tahakkuk eden verginin vadesinde,
22 Kasım 2008-2 Mart 2009 tarihleri arasında yapılan bildirim veya beyanlar
nedeniyle tahakkuk eden ve süresinde ödenmeyen vergilerin de, gecikme
zammıyla birlikte 30 Eylül 2009 tarihine kadar ödenmesi şartı getirilmiştir.
Kanun kapsamında bildirilen veya
beyan edilen taşınmazlar dışındaki yurt dışı varlıkların bildirim veya beyan
tarihinden itibaren 1 ay içinde Türkiye'ye getirilmesi ya da Türkiye'deki
banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi
gerekmektedir.
Kanun kapsamındaki taşınmazlar
dışındaki yurt içi varlıklar, öncelikle banka veya aracı kurumlardaki
hesaplara yatırılacak ve yatırıldıktan sonra beyan edilecektir.”
VATANDAŞA MEKTUP
Gelir İdaresi Başkanlığı afiş ve
broşürlerin ardından dünden itibaren Vergi Dairesi Müdürlükleri kanalıyla
100 bin kişiye varlık barışı mektubu göndermeye de başladı.
Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye
Kazandırılması Hakkında Kanun uyarınca, 1 Haziran 2009 tarihi itibariyle
sahip olunan ve yurt dışında bulunan varlıklar ile yurt içinde bulunan ancak
işletmenin özkaynakları içerisinde yer almayan varlıkların 30 Eylül 2009
tarihine kadar bildirim veya beyana konu edilebileceği belirtilen mektupta,
bildirim veya beyana konu edilen varlıklar nedeniyle 1 Ocak 2008 öncesi
dönemlere ilişkin hiçbir vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı
yineleniyor.
Bildirim veya beyan dışındaki
herhangi bir nedrenle 19 Haziran 2009 tarihinden sonra ve 2004, 2005, 2006
ve 2007 vergilendirme dönemlerine ilişkin vergi incelemesi yapılması
halinde, bu incelemelersonucu, gelir, kurumlar ve KDV yönünden tespit edilen
matrah farklarından, Kanun kapsamında bildirilen ya da beyan edilen
tutarların mahsup edileceği kaydedilen mektupta, daha sonra şöyle deniliyor:
“Yapılan değişiklik sonrası,
indirimi reddedilen KDV nedeniyle önerilen tarhiyatların da mahsup
imkanından faydalanmasına imkan tanınmıştır.
Yurt dışındaki varlıkların
Türkiye'ye getirilerek milli ekonomiye kazandırılması, yurt içinde bulunan
ve işletmelerin kayıtlarında olmayan varlıkların ise işletmelere sermaye
olarak konularak, işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesi amacıyla
getirilen ve mükelleflerin geçmişe yönelik vergisel risklerden korunmasına
da imkan sağlayan bu düzenlemeden faydalanmanızın menfaatinize olacağı ve
son beyan tarihinin de 20 Eylül 2009 olduğu hususlarını bilgilerinize önemle
rica ederim.”
MALİYE BAKANI DA ÇAĞRI YAPACAK
Bu arada Maliye Bakanlığı,
varlık barışının yurt dışında tanıtımı için de hazırlık yapıyor.
Bu çerçevede, Almanya, Belçika
ve Rusya'da “Türkiye'de yatırım olanakları ve teşvikler” konulu toplantılar
düzenlenecek ve toplantılara Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Gelir İdaresi
Başkanı Mehmet Kilci de katılacak.
11-12 Eylül tarihlerinde
Almanya'nın Köln kentinde gerçekleştirilecek ilk toplantı, Türkiye
İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) desteğiyle yapılacak.
Köln'deki toplantıya Almanya'nın yanı sıra Hollanda ve Fransa gibi
ülkelerdeki Türk iş adamları da davet edilecek. TUSKON, Belçika ve
Lüksemburg'u kapsayacak şekilde Belçika'da tertip edilecek toplantının da
koordinasyonunu üstlenecek.
Son toplantı ise Maliye
Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından Rusya'nın
başkenti Moskova'da gerçekleştirilecek.
Maliye Bakanı Şimşek ve Gelir
İdaresi Başkanı Kilci, söz konusu toplantılarda Türkiye'deki yatırım
olanakları ve teşvik sistemi konusunda bilgi verecek. Varlık barışının da
büyük bir fırsat olduğuna dikkat çekecek.
Toplantılarda, gurbetçiler ile
yurt dışında varlığı olan diğer vatandaşlara, “Varlık Barışı ile önünüzde
büyük bir fırsat var. Gelin bundan yararlanın. Yurt dışındaki varlıklarınızı
çok cüzi bir vergi karşılığında Türkiye'ye getirin. Paralarınızı ve diğer
varlıklarınızı kayıt altına alın. İster işletmede kullanın, ister ticaret
yapın, ister diğer şekillerde değerlendirin” denilecek.
İLK UYGULAMANIN SONUÇLARI
Bu arada 1. varlık barışı
uygulaması sırasında yurt içi ve yurt dışından toplam 8 bin 200 beyanname
verildi. Bu beyannamelerde 10 bin 216 varlık için Maliye Bakanlığından
“varlık barışı” istendi. Bazı beyannamelerde hem döviz, hem taşınmaz, hem de
menkul kıymetlere yer verildi.
Başvurularda, 10 milyar 748
milyon 737 bin 982 lirası yurt dışından, 4 milyar 83 milyon 331 bin 276
lirası da yurt içinden olmak üzere 14 milyar 832 milyon 69 bin 258 liralık
kaynak, varlık barışına konu edildi.
31/08/2009 |
|
Almanya'da ihracat hızla artıyor.
Avrupa'nın en büyük
ekonomileri Almanya ve Fransa,
bir yıl sonra resesyondan
çıktı.

Almanya ve Fransa ekonomileri Nisan ve Haziran
aylarını kapsayan üç aylık dönemde binde üç oranında büyüme kaydetti.
Fransa Ekonomi ve Maliye Bakanı Christine
Lagarde, "Rakamlar çok şaşırtıcı. Dört çeyrek küçülmeden sonra büyümeye
geçtik" dedi.
Birçok uzman, iki ülkenin de resesyondan bu
kadar erken çıkmasını beklemiyordu.
Euro kullanan ülkeleri kapsayan euro bölgesi
büyüme rakamlarının da bugün açıklanması bekleniyor.
Fransa ve Almanya ekonomileri en son büyümeyi 2008'in ilk çeyreğinde
kaydetmişti.
Avrupa'nın en büyük ekonomisi olan Almanya'da
bu yılın ilk üç ayında yüzde 3,8 oranında bir daralma yaşandı.
Haziran'da Almanya'nın ihracatı son üç yılın en
hızlı artışını göstererek yüzde 7 oranında arttı.
Alman Federal İstatistik Dairesi, tekrar
büyümeye geçilmesinde kamu harcamaları ve halkın tüketime yönelmesinin
etkili olduğunu duyurdu.
Fransa'da durum
Fransa ekonomisi ise yılın ilk çeyreğinde yüzde
1,1 oranında küçülmüştü.
Ekonomi ve Maliye Bakanı Lagarde, resesyondan
güçlü ihracat performansı ve tüketici harcamaları sayesinde çıktıklarını
söyledi.
Resmi rakamlar, yılın ikinci çeyreğinde tüketici harcamalarının binde dört
oranında arttığına işaret ediyor.
Lagarde, hükümetin halkı arabalarını yenilemeye
özendirme programı ve düşük fiyatların tüketimi artırdığını belirtti.
Christine Lagarde, dış ticaretin gayri safi
yurt içi hasılaya binde 9'la önemli katkıda bulunduğunu vurguladı.
13/08/2009 |
Japonya'dan gelen son veriler, ülke ekonomisinin yılın ikinci çeyreğinde
yüzde 0,9 oranında
büyüme
kaydettiğini gösterdi.
Ülkenin resesyondan çıkmasına karşın, Nikkei endeksinde gerileme
görüldü.
Bu, Japonya'nın resmen
resesyondan çıkması anlamına geliyor.
Japonya ekonomisi bundan
önceki dört çeyrek boyunca sürekli daralma göstermişti.
BBC'nin Tokyo'da bulunan
muhabiri, ikinci çeyrekte büyümenin yakalanmasının kısmen hükümetin tüketici
harcamalarını teşvik eden canlandırma paketinin bir sonucu olduğunu
söylüyor.
Ayrıca Çin'de ekonomik
büyümenin sürmesinin de Japonya'nın resesyondan çıkmasına yardımcı olduğu
ifade ediliyor.
Ancak muhabirlerimiz
Japonya ekonomisindeki bu gidişatın devam edip etmeyeceğinin henüz
bilinmediğini söylüyor.
Geçtiğimiz hafta da
Almanya ve Fransa'dan gelen veriler bu ülkelerin resesyondan çıktığını
göstermişti.
Japonya'nın resesyondan
çıkmasına karşın Nikkei endeksi, büyüme hızının beklenenden düşük olması
nedeniyle geriledi.
Son çeyrekteki büyüme
hızı tüm yıla yayıldığında, ekonominin yüzde 3,7 oranında büyümesi söz
konusu olabilir; ancak piyasanın beklentileri bu oranın yüzde 3,9 civarında
olacağı yönündeydi.
Nikkei endeksi 272 puan
gerileyerek 10.326 puana düştü.
Rapor
Japonya resmen geçtiğimiz
yıl resesyona girmişti.
Dünya genelindeki
ekonomik yavaşlamanın Japonya'nın ihracatını etkilemesi üzerine Ocak-Mart
döneminde ciddi bir daralma yaşanmıştı.
Hükümetin ekonomiyi
canlandırma programı nakit para yardımları yapılması, enerjiyi verimli
kullanan araçlar ya da ev eşyaları satın alacaklara teşvik verilmesi gibi
önlemler içeriyordu.
Japonya Merkez Bankası,
yayımladığı bir raporunda, ekonomide kötüye gidişatın durduğunu ancak
işsizlik oranlarının yüksek ve tüketici harcamalarının düşük kalmaya devam
edeceğini belirtmişti.
Geçtiğimiz ay yayımlanan
raporda, ülke ekonomisinin 31 Mart 2010'a kadar yüzde 3,4 oranında
küçüleceği tahmininde bulunulmuştu.
17/08/2009 |