Son Güncelleme:09/08/11

Ekonomi Haberleri-7

Ülkeler

KURLAR

Otomobil Haberleri

Dünyanın en zenginleri

Ekonomik Yorumlar

Önceki Sayfalar

En Yüksek Benzin Vergisi Türkiyede

 

The Economist, OECD ülkeleri arasında en ağır benzin vergisinin Türkiye’de ödendiğine dikkat çektiği haberindeki grafiğe göre, Türkiye’de vergi yükü, litre başına 70 (euro) senti aşıyor. 10 sentin iyice altındaki düşük vergi ise, ABD’de.

The Economist, OECD ülkeleri arasında en ağır benzin vergisinin Türkiye’de ödendiğine dikkat çektiği haberindeki grafiğe göre, Türkiye’de vergi yükü, litre başına 70 (euro) senti aşıyor. 10 sentin iyice altındaki düşük vergi ise, ABD’de.

-Dergi, “1998 yılından beri en çok Türk araç sürücüleri çekiyor. Litre başına vergiler, hiç denecek kadar az iken 70 euro sentin üzerine çıktı” diye yazdı.

LONDRA– OECD ülkeleri arasında benzine en yüksek verginin Türkiye’de ödendiğine dikkat çekildi. The Economist, OECD ülkeleri arasında euro olarak hesaplanan en büyük vergi yükünün Türkiye’de uygulandığına dikkat çektiği haberindeki grafiğe göre, Türkiye’de litre başına vergi, 70 euro senti aşıyor. 10 sentin iyice altındaki en düşük vergi ise, ABD’de tahsil ediliyor.
Prestijli İngiliz dergisi The Economist, internet sayfasında yer verdiği “Benzinde en yüksek vergi oranı tahsil eden OECD hükümetleri” başlıklı haber ve grafikte OECD ülkelerinde 1 Ocak 2009 itibariyle uygulanan benzin vergilerine dikkat çekildi. 16 OECD ülkesinin değerlendirildiği grafiğe göre, en yüksek vergi Türkiye’de tahsil ediliyor. Türkiye’de litre başına vergi yükünün, 70 senti aştığı vurgulandığı haberde şöyle denildi:

“Arabanızın benzin deposunu doldurduğunuzda sadece petrol şirketleri yararlanmıyor. Birçok hükümet de, araç sürücülerinden benzin vergisi şeklinde önemli miktarda nakit alma yolunu sağlıyor. 1998 yılından beri en çok Türk sürücüleri çekiyor. Litre başına vergiler, hiç denecek kadar az iken 70 euro sentin üzerine çıktı.”

Grafiğe göre, 1 Ocak 2009 itibariyle en yüksek benzin vergilerinin ödendiği ülkeler arasında Hollanda, İngiltere, Almanya ve Norveç de bulunuyor. Vergi yükü, Hollanda’da 70 sent iken İngiltere, Almanya ve Norveç’te 60 senti iyice aşıyor.

Belçika ve Fransa’da 60 sentin biraz üzerinde olan vergi yükü, İtalya’da 50, Güney Kore ve Macaristan’da ise 40 sentin üstünde seydererken İspanya’da 40 sente yakın, Japonya’da ise 30-40 sent arasında bulunuyor. Avustralya’da ise 20 sentin biraz üstünde olan vergiler, Yeni Zelanda’da 20 sent olarak hesaplandı.

Bu arada, en düşük vergi yükünün ise, Kanada ve ABD’de görülüyor. Sürücüler petrol alırken Kanada’da 15 sent civarında ABD’de ise 10 sentin iyice altında vergi ödüyor.

-VERGİ YÜKÜ TÜRKİYE VE MACARİSTAN’DA FIRLADI-

The Economist’teki grafiğin çok çarpıcı diğer unsuru da, 1 Ocak 1998 tarihi ile yapılan karşılaştırmanın sonuçları oldu. Grafik, 1998-2009 döneminde vergi yükünün, Türkiye ve Macaristan’da nasıl fırladığı gözlerin önüne serdi.

Grafik, 1 Ocak 1998 tarihi itibariyle benzine uygulanan vergi tutarının, Türkiye’de 10 sentin altında Macaristan’ta ise sıfır olduğunu gösterdi. Söz konusu dönemde Kanada’da biraz düşen vergi, ABD’de biraz arttı. Japonya’da ise değişiklik olmadı.

1 Ocak 1998 tarihine göre, benzinden alınan vergi 10-15 sent artan ülkeler arasında Hollanda, İngiltere, Almanya, Norveç, Belçika ve Güney Kore bulunuyor.

The Economist haberinde bazı ülkelerde vergi yükünde gözlenen değişikliklerin döviz kurlarındaki değişikliklerten kaynaklandığına da işaret edildi.  

ANKA-27/08/2009

Porsche ile Volkswagen birleşiyor

Almanya'da ihracat artıyor

 

İki firma, karmaşık birleşme sürecini 2011 yılında tamamlayacak.

Alman otomotiv firması Volkswagen uzun süren pazarlıkların sonunda bir başka otomotiv markası Porsche'nin yüzde 42 hissesini satın alma konusunda bu firmayla anlaşmaya vardı.

Uzun süren birleşme görüşmeleri, Porsche firmasında yönetimi değiştirecek kadar tartışmalı geçmişti.

Volkswagen genel müdürü Martin Winterkorn imzalanan anlaşmanın her iki şirket açısından da önemli bir adım olduğunu söylüyor.

"Volkswagen ve Porsche bugün umut vaat eden yeni bir dönem başlıyor." diyen VW genel müdürü Martin Winterkor "İki şirketin yönetim kurulları, Volkswagen'in liderliğinde birleşik bir grup oluşturma yolundaki temel anlaşmayı onaylamıştır." dedi.

İki şirketin gücü

Porsche firmasındaki mevkidaşı Michael Macht ise oluşturulacak yeni grubun her iki şirketin gücünden fayda sağlayacağını söyledi.

Michael Macht ayrıca Porsche'nin sağlıklı ve son derece karlı bir firma olduğunu, güçlü bir marka değerinin bulunduğunu, yeni yapı içinde de bu güçlü yanlarını geliştireceklerini belirtti.

VW gibi bir marka ile Porsche gibi bir diğer güçlü markanın Volkswagen öncülüğünde birleşiyor olması, otomotiv dünyası açısından büyük önem taşıyan bir gelişme...

BBC ekonomi muhabiri Theo Leggett'in aktardığına göre, Volkswagen ve Porsche çok farklı şirketler.

Volkswagen, Avrupa'nın en büyük otomobil üreticisi. Porsche ise üst gelir grubuna spor arabalar üreten görece küçük bir firma.

Ancak her ikisinin ataları ortak.

Çünkü her iki firma da Alman mühendis Ferdinand Porsche tarafından kurulmuştu.

Yani, hafızalara kazınmış Volkswagen kaplumbağa modelinin tasarımcısı.

Porsche büyük kuzenini devralma çabaları kapsamında büyük ve sürdürülemez borçların altına girince, böylesi bir birleşme de kaçınılmaz bir hal almıştı.

Birleşme planı karmaşık.

Ancak Porsche'ye, birleşik bir yapı içinde kendi bağımsızlığını koruma imkanı sağlıyor.

Şu anda Porsche firmasının denetimini eline bulunduran Porsche ve Piech aileleri, beraberce Volkswagen'in en büyük hissedarları olacaklar.

Ancak çoğunluk hissesini elde edip etmeyecekleri henüz netleşmiş değil.

14/08/2009 BBC Turkish

 

Avrupa'nın en büyük ekonomisi olan Almanya'nın ihracatı Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde yedi oranında arttı.

Uzmanlar Alman ekonomisindeki düzelme işaretlerini temkinli ifadelerle yorumluyor.

Haziran ayında görülen artış son üç yılın en yüksek ihracat artış oranını ifade ediyor.

Açıklanan artış rakamı, Alman ekonomisinin eski canlılığına geri döneceğine yönelik umutları da artırdı.

Bu arada Amerika Birleşik Devletleri'nde bugün açıklanacak olan verilerin, şirketlerin hala işçi çıkarmaya devam ettiğini ortaya koyması bekleniyor.

Ancak bu oranın bir önceki döneme göre azalmış olduğu umuluyor.

BBC ekonomi muhabiri Mark Gregory, ihracata dayalı bir ekonomi olan Almanya'nın dünya ticaretindeki gerilemeden fazlasıyla etkilendiğini vurguluyor.

Muhabirimiz, açıklanan son verilerin Avrupa'nın bu en büyük ekonomisinde işlerin yeniden rayına oturmaya başladığını gösterdiğini söylüyor.

BBC muhabiri, ticarete dayalı büyük bir ekonomi olan Almanya'nın toparlanmasının, küresel ekonomide yaşanan bir iyileşmenin habercisi olabileceğini de söylüyor.

Almanya'da iyiye giden veriler sadece ihracatla da sınırlı değil.

İmalat sanayi üretimi de iki ay üstüste hızlı bir şekilde yükseldi.

Haziran ayındaki ihracat düzeyi bir önceki yıla kıyasla beşte bir oranında daha az olsa da, yatırımcı ve tüketici güvenine yönelik anketler ekonominin durumuna ilişkin algılamanın iyiye gittiğini gösteriyor.

ABD verileri

Atlas Okyanusu'nun diğer kıyısında ise aylık verilerin kısa süre içinde açıklanması bekleniyor.

Beklenti ise ABD'de işletmelerin hala işçi çıkarmaya devam etttiği ancak bu oranın bu yılın başına kıyasla yarı yarıya azaldığı yönünde.

ABD'de işsizliğin de biraz artmış olabileceği düşünülüyor. Beklenti ise Temmuz ayına yönelik işsizlik oranının yüzde ona yakın olduğu yönünde.

Muhabirimize göre dünyanın önde gelen ekonomilerinin çoğu son altmış yılın en derin resesyonundan çıkışın geçici işaretlerini vermeye başladı.

Ancak bu iyileşmenin kırılgan olduğu ve siyasi karar alıcıların da temkinli bir duruş sergilemeye devam ettiği vurgulanıyor.

İngiltere'de durum

Bunun kanıtlarından biri de İngiltere Merkez Bankası'nın dün ülke ekonomisine 85 milyon dolarlık daha kaynak aktarma kararı almasıydı.

İngiltere Merkez Bankası, piyasaya kaynak aktarırken de geleneksel olmayan para politikaları izliyor.

Merkez bankaları bu türden kaynak aktarma yollarına sadece istisnai durumlarda başvuruyor.

07/08/2009

Son Güncelleme:09/08/11