Son Güncelleme:09/08/11

Ekonomi Haberleri-6

Ülkeler

KURLAR

Otomobil Haberleri

Dünyanın en zenginleri

Ekonomik Yorumlar

Önceki Sayfalar

Nabucco ve Güney Akım Birarada Zor

 

IEA: Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başekonomisti Fatih Birol;

Avrupa'da 2015 sonrasında beklenen gaz arzı fazlalığından dolayı boru hattıyla bu coğrafyaya taşınan gazın pazar bulmakta zorlanabileceğini ve bu nedenle de bu amaçla planlanan Nabucco ve Güney Akım doğalgaz boru hattı projelerinin aynı anda yapılmalarının önünde bir takım zorluklar bulunduğunu söyledi.

Birol, Reuters ile söyleşisinde, "Avrupa'nın gaz talebi sonsuz değil" diyerek Avrupa'nın gaz talebindeki gelişimi şöyle açıkladı:

"Avrupa'nın karbon emisyonlarını yüzde 20 düşürmek, enerji verimliliğini ve yenilenebilir enerji üretimini yüzde 20 artırmak amacıyla uygulamak istedikleri 20-20-20 ilkesi, ABD'de konvansiyonel olmayan gaz kullanımının artması ve doğalgaza olan talebin azalması beklentisi dolayısıyla mevcut LNG projelerinin, özellikle Avrupa'da yeni müşteriler bulmaya çalışmaları nedeniyle, gazı sadece elektrik enerjisi üretiminde kullanan Avrupa'nın 2015 sonrasında boru hattıyla taşınan gaza olan talebini çok azaltacaktır."

"Böylece LNG ve nükleer, rüzgar gibi yenilenebilir enerjideki üretim artışı nedeniyle boru hattı gazının pazar payı azalacak" diyen Birol, "Nabucco ve Güney Akım'ın aynı anda yürütülmesinin olasılığı son birkaç yıla göre oldukça az, çünkü iki projeye aynı anda gaz arzı ve alıcısı bulma zorlukları olacak. Bu açıdan her iki proje rekabet içinde olacak" dedi.

Mevcut durumda Nabucco'nun gaz kaynakları bulma ve Güney Akım'ın da finansman konusunda sorunlar yaşayabileceğini belirten Birol, "Nabucco projesi finansman ve kaynak çeşitliği açısından diğer projelere göre yapılması daha olası görülüyor, ama diğer faktörler bu durumu değiştirebilir. Nabucco'nun gaz arzı konusu henüz tamamlanmamış bir iş olarak duruyor" dedi.

Birol, piyasada Avrupa'da halen yılda 522 milyar metreküp olan gaz talebinin 2030'da 700 milyar metreküpe ulaşması öngörüsünün aşağı yönlü olarak değişebileceğini belirterek, Aralık'taki Kopenhag iklim konferansından yenilenebilir enerji lehine çıkabilecek sonucun Avrupa'daki yatırımların yönünü ve enerji kaynakları mixinin yapısını değiştirebileceğini söyledi.

'Rusya'ya bağımlılık artar' uyarısı

Birol, Rus şirketler liderliğindeki bir konsorsiyumun tek teklif veren olduğu ancak henüz onaylanmayan Akkuyu nükleer santral projesinde, Türkiye'nin asıl amacının enerji üretim kaynaklarını çeşitlendirmek olması gerektiğini belirtti.

"Mevcut hükümet, enerji üretim mixini doğalgazın ağırlığından ve tek kaynak ülkeden uzaklaştırarak başka kaynaklarla çeşitlendirmeye çalışıyor ve bu kapsamda da nükleeri gündemine aldı. Bu doğru bir yaklaşım. Ancak nükleer enerji mevcut tek kaynağa bağımlılığı artırmak yerine, enerji üretiminde kaynak çeşitlendirme amacını gütmeli. Türkiye nükleere elektrik üretimine çeşitliliği için girmeli, ama bunu da enerjide zaten bağımlı olduğu bir ülkeden alırsa bu çeşitlilik olmaz" diyen Birol, Türkiye'nin doğalgaz ve petrol ithalatı nedeniyle toplam enerji kaynaklarında Rusya'ya yüzde 70'e yaklaşan bağımlılığının daha da artması tehlikesine karşı uyarıda bulundu.

Petrol fiyatlarında ana eğilim yukarı

Birol, IEA olarak petrol fiyatlarının düzeyi konusunda öngörüde bulunmadıklarını hatırlattı, ancak mevcut 70 dolarlık ham petrol varil fiyatının izleyebileceği seyir konusunda, "ABD ve Çin'in ekonomik toparlanmaya devam etmesi petrol fiyatlarını daha da yukarı çıkarabilir" dedi.

Orta ve uzun vadede daha yüksek petrol fiyatları görülebileceğini belirten Birol, "Kısa vadede fiyatlarda zigzaglar olabilir, ancak güçlü ekonomik toparlanma sinyalleri sürerse petrol fiyatlarının ana eğilimi yukarı doğru olacak ve 70 dolar düzeyinin üzerinde olacaktır" dedi ve ekledi: "Petrolün 70 doların üzerinde kalması, petrol ithalatçısı gelişmekte olan ülkelerin ekonomik toparlanmasında sorunlar yaratır."

Birol, 9 Eylül'de toplanacak olan Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı'nın (OPEC) kararlarının global ekonomik toparlanma üzerinde etkisi olacağını belirtti ve "OPEC'in toplantısında inanıyorum ki ekonomik toparlanmayı destekleyecek bir karar çıkacaktır, global ekonomiye zarar verecek bir karar çıkmasını istemeyiz" dedi.

Aralık'taki Kopenhag iklim toplantıları sonrasında yenilenebilir enerjiye yönelme yönünde çıkması beklenen kararların, OPEC dışı ülkelerin petrol üretimlerini daha da azaltmasına neden olabileceğini ve bunun ardından OPEC'in, hem dünya talebini hem de OPEC dışı ülkelerin üretim azaltmalarını karşılamak için üretimini uzun vadede artırabileceğini belirten Birol, "OPEC'in mevcut global pazar payı üçte birden biraz daha yukarıda. Bu durumda OPEC payı 2030'da yüzde 50'ye yaklaşabilir" dedi.

Birol ayrıca, dünyada geleneksel petrol üretiminin 10 yılda zirve noktasına ulaşacağını ve ondan sonra azalacağını söyledi ve bunun karşılanması için kum sahaları gibi alanlardan üretimin artması gerekeceğini belirtti.

12/07/2009

Rusya anlaşmaları zafer olarak görüyor

 

Rusya Başbakanı Vladimir Putin, dünkü Türkiye ziyareti sırasında Rus doğal gazını Avrupa'ya ulaştıracak yeni boru hattı projesi Güney Akım için Ankara'nın desteğini kazanmayı başarmıştı.

Rusya'nın bu hamle ile AB'nin Rus doğal gazına alternatif olarak gördüğü Nabucco projesine de darbe vurduğu yorumları yapılıyor.

Nabucco anlaşmasının imzalanmasından bir ay sonra Güney Akım'ın altına da imzasını atan Türkiye ise enerji koridoru olma rolünü pekiştirmiş oluyor.

Peki ziyaret ve anlaşmalar Rusya'da nasıl algılanıyor? BBC Rusça Bölümü Editörü Andrey Ostalski ile değerlendirdik.

BBC Türkçe: Neler dendi Putin'in Türkiye ziyareti için Rusya'da?

Andrey Ostalski: Türkiye'de olanlar, Rusya'da büyük bir diplomatik zafer olarak görülüyor. Putin'in Türkiye'yi ziyaret edeceği önceden duyurulmuş değildi. Dışişleri Bakanlıkları ve elçilikler çok ciddi çalışma yürütmüş olsa bile, ziyaretten gazeteciler çok geç haberdar oldu.

İmzalanan anlaşmaların çokluğu da, toplantının arkasında ciddi bir çalışma olduğunu gösteriyor. Rus yetkililer, enerji ekseni etrafında oynanan küresel satrançta çok iyi bir hamle yaptıklarını düşünüyor.

BBC Türkçe: Peki bu hamle ile neler elde ettiğini düşünüyor Rusya?

AO: Avrupa'ya enerji ulaştırma konusunda hâlâ Ukrayna'ya bağımlı olmak, Rusya'yı çok rahatsız ediyordu. Dolayısıyla Kuzey Akım ve Güney Akım projelerinin hayata geçirilmesinde diplomatik çözümler bulup, uluslararası destek sağlayarak, jeopolitik düzeyde inisiyatifi eline aldığını ve konumunu güçlendirdiğini düşünüyor.

Bunun karşılığında da, Türkiye gibi kendisine yardımcı olan ülkelerle ikili ilişkilerini geliştirmeye hazır gibi görünüyor.

'Nabucco zayıflatıldı'

BBC Türkçe: Türkiye yakın zaman önce, Orta Asya doğal gazını Avrupa'ya ulaştıracak Nabucco projesine katkıda bulunacak ülke liderlerini davet edip tören düzenleyerek anlaşma imzalamıştı. Projenin geleceğine kötümser bakanlar, boru hattını dolduracak gazın henüz hazır olmadığını söylemişti.

Rusya Başbakanı Putin de, Nabucco anlaşmasının imzaladığı günlerde, "Toprağı kazmak ve boru hattı inşa etmek istiyorlarsa bizim için sorun yok." diyerek, projenin geleceği olmadığını ima etmişti. Dünkü anlaşmadan sonra neler düşünüyor sizce?

AO: Rusya'nın ele almak istediği ikinci unsur, kendi çıkarlarına düşman bir proje olarak gördüğü Nabucco'ydu zaten. Rusya, Avrupa ülkelerinin bu proje ile Rusya'nın arkasından iş çevirip, Orta Asya doğal gazını nakletmenin bir yolunu aradığını düşünüyor.

Şimdi ise Türkiye ve İtalya'nın kendi taraflarında olduğuna ve bu yolla da Nabucco projesinin muhtemelen zayıflatıldığına inanıyor. Teknik olarak proje, boru hattını dolduracak gaz bulamaması nedeniyle zaten zayıftı.

BBC Türkçe: Peki Rusya, Güney Akım projesine destek bularak Nabucco projesini gereksiz hale getirdiğini mi düşünüyor?

AO: Evet, büyük ölçüde böyle. Nabucco projesinin gerekliliği artık sorgulanır durumda. Çünkü şimdi Rusya tarafından önerilen, hayata geçirilmesi çok daha uygun ve olası bir proje söz konusu.

Türkiye'nin Güney Akım boru hattının ülke karasularından geçmesine izin verdiği ve projeyi kabul ettiği de son anda, önceki gün gece yarısına doğru açıklandı. Bence, Türkiye'nin kabulünün bu şekilde, Putin'in Türkiye'ye ulaşmasına saatler kala açıklanarak, son ana bırakılması da anlamlı.

Bu, Türkiye'nin projeye dahil olmaya karar vermeden önce, Güney Akım'a destek vermesinin diğer Nabucco ortağı ülkelerde nasıl bir etki yaratacağını çok düşündüğüne işaret ediyor.

'Türkiye potansiyel düşman görülüyor'

BBC Türkçe: Zaten Ankara'daki toplantıda, Nabucco ortağı ülkelere ve AB'ye de mesaj veren Başbakan Erdoğan, AB ve ABD destekli Nabucco'nun, Rusya'nın Güney Akım projesine alternatif gibi gösterilmemesi gerektiğini söyledi. Peki, ziyaretin Türkiye ile ikili ilişkileri nasıl etkileyeceği düşünülüyor Rusya'da?

AO: Bu ziyaretteki üçüncü unsur da, Rusya ile Türkiye arasındaki ikili ilişkilerdi ve bence bu ziyaret Türk-Rus ilişkilerine önemli bir ivme kazandıracak.

Rusya'da kamuoyunun Türkiye'ye bakışı oldukça muğlak. Bunu yansıtır bir şekilde, Rus devletinin de Türkiye'ye nasıl baktığı muğlaklıklar taşıyor. Türkiye'nin potansiyel bir düşman olduğuna dair, geçmişe dayanan popüler bir mitoloji söz konusu.

Türkiye'nin Çeçen militanlara yardım sağladığı ve Rusya'daki başka ayrılıkçı İslamcı örgütlere de destek verebileceği düşünülüyor. Dolayısıyla Türkiye'nin attığı pek çok adım şüphe ile karşılanıyor. Türkiye ile Rusya'nın öncülü olan devletlerden başlayarak, iki toplumun yüzyıllara yayılan ikili ilişkiler tarihi düşünüldüğünde de anlaşılabilen ve kökleri derinlerde olan bir şüphe bu.

Bütün bunlar göze alındığında, son diplomatik manevralar pek çokları için sürpriz oldu. Son hamleler, Rusya'nın Türkiye'yi kazanması olarak algılanacaktır.

07/08/2009

Türkiye ile Rusya arasında 20 anlaşma

Silvio Berlusconi, Recep Tayyip Erdogan, Vladimir Putin

 

Türkiye'de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Federasyonu Başbakanı Vladimir Putin, iki ülke arasında çoğunluğu enerji alanında olmak üzere 20 iş birliği protokolüne imza attı.

 İmza törenine İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi de katıldı

Putin'in bir günlük Ankara ziyareti sırasında imzalanan protokollerin en önemlisi Rus doğal gazını uluslararası pazarlara taşıyacak ve Türkiye'nin Karadeniz'deki karasularından geçecek olan Güney Akım Doğal Gaz Projesi'ni kapsıyor.

Moskova, Güney Akım porejsinin Avrupa'ya doğal gaz tedariki için yeni bir güzergâh teşkil etmesini umuyor.

Ayrıca, yine Türkiye üzerinden geçecek Nabucco projesinin kendisine alternatif oluşturmasının önüne geçmek için bu projeye büyük önem veriyor.

Türkiye, geçtiğimiz ay dört Avrupa Birliği ülkesiyle birlikte, Orta Asya ve Hazar doğal gazını Avrupa'ya taşıyacak olan ve Rusya'yı dışarıda bırakan Nabucco boru hattının anlaşmasına imza atmıştı.

Güney Akım Doğal Gaz Projesi'nin ortaklarından biri de, İtalyan enerji devi Eni. Bu nedenle Ankara'daki görüşmelere ve imza törenine İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi de katıldı.

İmza töreni ve ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Üç ayrı başlık altında iki ülke arasında iş birliğini geliştirmeye yönelik protokolleri imzaladık. İmzaladığımız gaz protokolü, Rusya'dan doğal gaz alımımıza imkân sağlayan ve süresi 2011 yılında son bulacak olan doğal gaz alım sözleşmesinin süresinin uzatılmasını öngörmektedir." dedi.

Erdoğan, aynı protokol çerçevesinde Güney Akım Boru Hattı'nın Türkiye'nin Karadeniz'deki karasularından geçmesi için gerekli araştırma çalışmalarını yapılmasına izin verildiğini de belirtti.

Nabucco'ya alternatif mi?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Güney Akım projesinin Nabucco'ya alternatif gibi gösterilmemesi gerektiğini söyledi.

Bir gazetecinin sorusuna cevaben, Erdoğan, ''Güney Akım ve Nabucco'yu birbirinin alternatifi olarak, rakibi olarak takdim etmekten öte, bana göre, bir çeşitlilik olarak ifade etmek çok daha isabetli olur. Kaldı ki bunlar yarın zaten Avrupa'ya yetmeyecek ve bugünden alınan bir tedbirdir. Bunu böyle görmek lâzım." diye konuştu.

Putin ise, doğal gaz alanında Güney Akım ve Nabucco'nun birer rakip olduğunu, bunlar arasındaki rekabetin Samsun-Ceyhan ile Burgaz-Dedeağaç arasındaki rekabetten çok daha güçlü olduğunu belirtti.

Rusya Başbakanı, buna karşın Güney Akım'ın yapılacak olmasının Nabucco'nun önünü tamamıyla kesmediğini savundu ve tüketicilerin ihtiyaçlarına göre her iki projenin de ileride gerçekleştirilebileceğini söyledi.

"Güney Akım Rusya'nın önceliğidir." diyen Putin, "Hazar Denizi'nde ve Rusya'da artan petrol üretim miktarına bakarsanız şunu anlayacaksınız ki, üretim hacmi genel olarak bu iki projeye de yeterlidir ve genel olarak ne kadar fazla altyapı projesi varsa o kadar iyidir. Çünkü bu, enerji ve arz güvenliği ile istikrarı sağlar." şeklinde konuştu.

Nabucco boru hattı haritası

Diğer anlaşmalar

İki ülke arasında varılan bir diğer anlaşma da, Rusya'nın Samsun-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı Projesi'ne enerji vermesini öngörüyor.

Başbakan Erdoğan, Samsun-Ceyhan projesine Rusya'nın katılımını çok önemsediğini belirterek, bugün bu anlaşmanın da yapılmasının kendisini ayrıca mutlu ettiğini söyledi.

Böylece bu hatta Türkiye, İtalya ve Rusya Federasyonu'nun birlikte olacağını kaydeden Erdoğan, ''Bundan dolayı Türk boğazları üzerindeki yükü de ciddi manada bu proje hafifletmiş olacaktır.'' dedi.

Erdoğan ve Putin'in bugün imza koyduğu diğer önemli anlaşmalar da, nükleer enerji santrali inşaasında iki ülke arasında iş birliğini içeriyor.

Bu anlaşmaların, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ile Rus karşıtı RUSATOM arasında nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla kullanımı ve nükleer kazaların erken bildirimi ile nükleer tesisler hakkında olduğu belirtildi.

Erdoğan enerji alanındaki iş birliğinin gelecekte, gerçekleştirilecek projelerle daha da ileri götürülmesini öngördüklerini de söyledi.

iki ülke arasındaki ticaret hacminin 40 milyar dolara ulaştığını, bu rakamın Türkiye'yi Rusya'nın en büyük beşinci ticari ortağı haline getirdiğini belirten Başbakan Erdoğan, hükümetlerarası iş birliğini sürdürmek üzere 2010'dan itibaren liderlerin yılda bir kez buluşmalarını kararlaştırdıklarını da söyledi.

BBC Turkish - 06/08/2009

Enerji sorununa 'çöl projesi'

Avrupa'nın enerji ihtiyacını karşılamak için, Kuzey Afrika çöllerine dev bir güneş enerjisi santralı kuruluyor.

Avrupa'nın önde gelen 12 şirketi bu amaçla Desertec Sanayi Girişimi adı altında bir konsorsiyum oluşturdu.

560 milyar dolara mal olması beklenen projeyle, güneş enerjisinden üretilen elektrik Akdenizin altından geçecek kablolarla Avrupa'da 3 bin kilometrelik bir şebekeye dağıtılacak.

24/07/2009

Türk zenginlerinin parası hangi ülkede?

 

Türk işadamlarının önemli miktarda mevduatı olduğunu öğrenen Maliye,
tanıtım çalışmaları için yeni bir rota çizdi

 Yurtdışındaki varlıkların yurda getirilmesini öngören ikinci Varlık Barışı projesi kapsamında yapılan ön çalışmalarda, Türk işadamlarının başta Rusya olmak üzere Orta Asya’daki bankalarda da önemli miktarlarda mevduatları olduğu tespit edildi. Bunun üzerine Maliye Bakanlığı, ikinci Varlık Barışı Projesi ile ilgili tanıtım çalışmalarını Moskova’da da yapmaya karar verdi. Türk işadamlarından gelen yoğun talep üzerine, süresi 30 Eylül tarihine kadar uzatılan Varlık Barışı Projesi’nin tanıtım hazırlıkları sırasında ilginç bir gelişme yaşandı. Türk patronların daha çok İsviçre, Hollanda, Almanya ve Belçika gibi ülkelerdeki bankalarda mevduatı olduğunu tespit eden Maliye Bakanlığı ikinci varlık barışının tanıtım çalışmalarını bu ülkelerde yoğunlaştırma kararı aldı.

 İŞADAMLARI İHBAR ETTİ

Tanıtım çalışmaları için TÜSİAD, TOBB gibi sivil toplum örgütlerinden de destek isteyen Maliye Bakanlığı’na işadamlarından, tanıtım çalışmalarının Moskova’da yapılması konusunda tavsiye geldi. Sivil toplum kuruluşu temsilcileri, başta Rusya olmak üzere Orta Asya ülkelerinde Türk işadamlarının yüklü miktarda mevduatı olduğunu bildirdi. Yapılan araştırmalarda, son dönemde bu ülkelerde yoğun bir şekilde iş yapan Türk işadamlarının, bu ülkelerde  kazandıkları paraları yine bu ülkelerdeki bankalarda  tuttukları tespit edildi. Bunun üzerine, ikinci varlık barışı ile ilgili çalışmaların, Moskova’da da yapılması kararlaştırıldı.

İkinci Varlık Barışı’na henüz kayıt yok

Birinci Varlık Barışı Projesi kapsamında 14.8 milyar liralık beyan yapılmasına rağmen fiili giriş 6 milyar lirada kalmıştı. İşadamlarından gelen  talep üzerine, ikinci Varlık Barışı projesiyle ilgili yasa da bir ay önce yürürlüğe girdi. Bugüne kadar,ikinci Varlık Barışı projesi kapsamında, beyanın olmadığı öğrenildi. Maliye Bakanlığı, ağustos ve eylül aylarında geniş bir tanıtım atağı yapacak. Eğer ihtiyaç duyulursa, 30 Eylül tarihinde dolacak olan ikinci varlık barışının süresi, uzatılabilecek. 

05 Ağustos 2009

Son Güncelleme:09/08/11