|
Son Güncelleme:09/08/11 |
||
|
Aktüel - Yaşam - Din - Sağlık - Rejim - Cinsel sağlık - Sanat - Sinema - Resim Şov - Moda - Fashion- Resim indir! - Video - Pop Dünya |
||
|
Ekonomi Haberleri-5 |
||||
|
Önceki Sayfalar |
||||
|
Petrol fiyatları, nereye? |
|||||
Ham petrol piyasası daima inişli çıkışlıdır. Fakat geçen yıl bunun da ötesinde sürprizler yaşandı. Bir yıl önce ham petrolün varil başına fiyatı 150 dolara yaklaştı. O sırada bir çok petrol üreticisi bile bunun fazlasıyla yüksek bir fiyat olduğunu düşünüyordu. Ne var ki bazı gözlemciler fiyatın çok yakında varil başına 200 dolara ulaşacağını tahmin ediyorlardı. Bu durum petrol üreticiler üzerindeki uluslararası baskıyı iyice artırdı. Ama, petrol üreticisi ülkeler kotalarının tamamına yakınını zaten üretiyordu ve bu nedenle yapabilekleri şeyler çok sınırlıydı. Haziran ayında, Cidde'de dünyanın en büyük petrol üreticisi Suudi Arabistan'ın Kralı Abdullah'ın ev sahipliğinde bir uluslararası konferans toplandı. Aslında Suudi Arabistan kralının yüksek fiyatlardan şikayeti olamazdı. Ama zaten kapıda bekleyen küresel ekonomik daralma nedeniyle enerji talebi dolayısıyla da fiyatlar başaşağı gitmeye başlamıştı. O günden bu yana petrol fiyatları bir ara 40 dolara kadar düştü. Şu anda ise 70 dolar civarında seyrediyor. Petrolün etkisiPetrol fiyatları onlarca yıldır aslında resesyona girişte önemli etkenlerden biri, zaman zaman da en önemlisi oldu. Bu resesyon için de aynı şeyi söyleyebilir miyiz? Petrol fiyatları yükseldiğinde bu hem üretim maliyetini ve diğer fiyatları artırdı, hem de türeticinin elindeki parayı azaltarak, tüketimi etkiledi. Dolayısıyla yüksek petrol fiyatlarının bu resesyonda etkili olduğunu ya da en azından onu hızlandırdığını söyleyebiliriz. Fiyat oynamalarıPetrolün fiyatındaki son kısmı çıkış bir kaç gelişmenin yansıması aslında. Son veriler ekonominin bir miktar istikrar kazandığına, ya da en azından başaşağı gidiş hızının düştüğüne işaret ediyor. Bundan da petrole talebin yakında yeniden artabileceği sonucu çıkarılabilir. Merkez Bankalarının izlediği piyasaya para pompalama politikaları ile büyük miktarlarda devlet borçlanması yakın gelecekte bir yüksek enflasyon sorunu yaşanabileceği kaygılarını artırdı. Dolayısıyla yatırımcılar, petrol ve diğer önemli maddeleri şimdiden satın alarak kendilerini fiyat artışlarından koruma yoluna gidiyor. Petrol ihraç eden ülkeler örgütü OPEC, yakınlarda üretimi düşürdü ve üye ülkeler daha önceki uygulamalardan farklı olarak bu kez kotalardaki indirimlere genellikle uydular. Üye ülkeler genellikle kazançlarını biraz daha artırabilmek için kendilerine verilen kotaların üzerinde üretme yoluna gidebiliyor. OPEC'in bu kez kotalara görece daha sıkı uyum göstermesi, muhtemelen fiyatların aniden düşmesi karşısında duydukları korkuyla açıklanabilir. Global Energy Studie adlı düşünde kuruluşu uzmanlarından Julian Lee "Azıcık korkunun nelere kadir olduğunu bilemezsiniz" diyor. SebepFiyatlardaki ani çalkantıların, piyasalardaki spekülasyonlardan kaynaklanıyor olduğu da bir başka görüş. OPEC'in de daima dile getirdiği bir şikayet bu. Petrol fiyatlarındaki yükselişin üzerlerinde yarattığı baskıyı hafifletmek için, "kabahat bizde değil, spekülatörlerde" diyor olabilirler. Ama bu konuda şikayeti olan sadece OPEC değil. Bazı gözlemciler de bu tez üzerinde duruyor. ve petrol piyasasında spekülasyon yapıldığı da bilinen bir gerçek. Fakat, bu kadar büyük fiyat oynamalarının ardında hakikaten bu spekulüsyonlar olabilir mi? Görüşler burada ayrılıyor. Nereye?OPEC Genel Sekreteri Abdullah Salim el Bedri yakınlarda bir açıklama yaparak, varil başına 70 doların ekonomiye zararlı bir fiyat düzeyi olmadığını, ama aynı zamanda OPEC üyelerine de makul bir gelir sağladığını söyledi. Fakat gözlemciler, bazı üretici ülkelerin, kamu harcamalarını istedikleri düzeyde tutabilmek için, petrol fiyatlarının biraz daha yüksek, örneğin varil başına 80 dolar olmasını istediklerine işaret ediyorlar. Ayrıca düşük fiyatların yeni petrol sahalarında arama ve çıkarma çalışması yapmak isteyen şirketler için yeterince cazip olup olmadığı da bir başka tartışma konusu. Petrol fiyatları hakkında tahmin yürütmek tehlikeli bir iş. Fakat petrol fiyatlarının nereye gideceği konusundaki önemli belirleyicilerden birinin küresel ekonominin içinde bulunduğu durumdan ne zaman ve ne hızla çıkacağı olduğunu söylemek hatalı olmaz. Bir başka önemli faktör ise OPEC'in atacağı adımların yönü olacak kuşkusuz. Andrew Walker-BBC ekonomi muhabiri-28/07/2009 |
|||||
|
Hükümetten para almayan banka kazandı |
|||||
Bankacılık sistemini pekçok ülkede çöküşün eşiğine getiren krizin üzerinden bir yıl geçmeden, İngiltere'nin en büyük bankalarından ikisi milyarlarca dolarlık kâr açıkladı. Barclays Bankası, kârının bu yılın ilk altı ayında %8 arttığını bildirdi. Barclays kârını batan Lehman Brothers'dan aldığı bölümlere borçlu. Barclays vergi öncesi 5 milyar dolara varan kârını, yatırım bankacılığı bölümünün performansına borçlu olduğunu söylüyor. Öte yandan bir diğer uluslararası bankacılık devi, HSBC de yılın ilk yarısındaki kârının yarı yarıya azaldığını duyurdu. HSBC yine de 2009'un ilk altı ayında vergi öncesi 5 milyar dolar kâr açıkladı. Yatırım bankacılığı geri döndü. Eğer fon arayan büyük bir şirketseniz, hükümetten para almayan bankaları tercih etmeniz doğal. Bankacılık uzmanı Ralph Silva Aynı miktarda kâr eden Barclays Bankası ise bunu büyük ölçüde yatırım kolu Barclays Capital'ın kârını ikiye katlayarak 1,6 milyar dolara çıkarmasına borçlu. Barclays Capital geçen yıl Lehman Brothers batarken bu bankanın en başarılı kısımlarını satın almıştı. Barclays'in İngiltere'deki bireysel bankacılık kolunda ise kârlılık, yılın ilk altı ayında yarı yarıya azaldı. BBC'nin Ekonomi Editörü Robert Peston, Barclays'in dünya çapında kendi yatırım ve kredilerini %25 azalttığına dikkat çekiyor. Peston'a göre büyük şirketler ve hükümetlerin kriz sonrasında büyük miktarda taze para arayışına girmesi ise, bankanın bu tür borçlanmalarda aracı kurum olarak görev yapan yatırım bankacılığı koluna büyük kâr getirdi. Eleştiri alabilirBankacılık uzmanı Ralph Silva, Barclays Capital'ın bu başarısını hükümetten para yardımı almamasına borçlu olduğunu söylüyor. Silva'ya göre "Yatırım bankacılığı geri döndü. Eğer fon arayan büyük bir şirketseniz, hükümetten para almayan bankaları tercih etmeniz doğal." Barclays bankası krizden sonra İngiltere hükümetinden doğrudan destek almayı reddetmişti. Ancak yine de kamu sektörü, diğer bankalara olduğu gibi bu bankaya da ciddi miktarda kredi ve güvence verdi. BBC editörü Robert Peston, İngiliz vergi mükelleflerinden yardım aldıktan bu kadar kısa süre sonra bankanın bu kadar büyük kâr etmesinin eleştirilere yol açabileceğini söylüyor. 'HSBC'de büyük başarı'HSBC de hükümetten para almamış; hisse artırımına gitmişti. Banka bu yılın ilk altı ayında ABD, Avrupa ve Asya'da 13,9 milyar dolar kredisinin battığını söylüyor. Bu, 2008'in aynı dönemine göre %39 daha yüksek bir rakam. Özellikle ABD'de geri ödenmeyen konut kredileri yüzünden zarara uğrayan HSBC, bu ülkedeki kişisel kredi faaliyetlerinin çoğuna son veriyor. Editörümüz Robert Peston, HSBC'nin muazzam batık kredilerine rağmen bu kadar kâr elde edebilmesinin büyük bir başarı olduğu görüşünde. Ekonomi haberleri yapan Bloomberg ajansının yaptığı hesaba göre banka, kredi krizinin başladığı 2007'nin üçüncü çeyreğinden beri kredi piyasasında 42,2 milyar dolar kaybetti. Bu, Barclays'in açıkladığı kayıpların iki katı. 03/08/2009 |
|||||
|
Türkiye İthalat Canavarı |
|||||
Dünya Ticaret Örgütü'nün "Dünya Ticaret Raporu 2009 - Ticaret Politikası Taahhütleri ve Olasılıklar" Başlıklı Raporu Yayımlandı. Türkiye genel emtia ticaretinde dünyanın 20'nci büyük ithalatçısı oldu, Türkiye'nin ithalatı 2008'de bir önceki yıla göre yüzde 19 arttı. "27 AB ülkesi içi ticaret hariç" yapılan dünya ihracatçı ülkeler sıralamasında ise Türkiye 22'nci oldu. Dünya Ticaret Örgütü'nün "Dünya Ticaret Raporu 2009 - Ticaret Politikası Taahhütleri ve Olasılıklar" başlıklı raporu yayımlandı. 196 sayfalık raporda dünyanın emtia ticaretinde önde gelen ihracatçı ve ithalatçı ülkeleri 2008 rakamlarına göre sıralandı. Genel emtia ticaretinde Türkiye ihracatçılar sıralamasında ilk 30'un dışında kalırken, ithalatçılar sıralamasında 20'nci oldu. Türkiye 202 milyar dolarlık ithalatı ile dünya ithalatının yüzde 1.2'lik bölümünü aldı, ithalatı 2007'ye göre de yüzde 19 arttı. Önde gelen ihracatçılar listesinin birinci sırasına 1 trilyon 465 milyar dolarlık ihracatıyla Almanya yerleşti. 2008'de Almanya dünyadaki ihracatın yüzde 9.1'ini yaptı. İkinci Çin 1 trilyon 428 milyar dolar, üçüncü ABD ise 1 trilyon 301 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. En büyük ithalatçı ise ABD oldu. ABD'ye dünya ithalatından 2 trilyon 166 milyar dolarlık pay aldı, aldığı payın oranı ise yüzde 13.2 olarak hesaplandı. ABD'yi Almanya, Çin, Japonya ve Fransa izledi. -"AB HARİÇ" İHRACATTA DÜNYA 22'NCİSİ- "27 AB ülkesi içi ticaret" hesaba katılmadan yapılan dünya emtia ihracatı sıralamasına göre ise, Türkiye 22'nci oldu. Türkiye 132 milyar dolarlık ihracat yaptı, bu kategorideki ihracatın yüzde 1.1'ini gerçekleştirdi ve 2007'ye göre ise yüzde 23 artış kaydetti. Rakamlar küresel krizin başlamadığı dönemi temsil ediyor. "AB içi ticaret hariç", ithalatçı ülkeler sıralamasında ise Türkiye genel listeye göre dokuz sıra yukarıda yeraldı, dünya 13'üncüsü oldu. -HİZMET İHRACAT VE İTHALATI- Türkiye 2008'de "Ticari Hizmetlerde Dünya Ticaretinin Önde Gelen İhracatçı ve İthalatçıları" tablosunun sadece "İhracat" bölümünde yer alarak dünyanın en büyük 27'nci hizmet ihracatçısı oldu. 34 milyar dolarlık hizmet ihracatı yapan Türkiye bu alanda dünyada yüzde 0.9 pay aldı, hizmet ihracatı ise 2007'ye göre yüzde 22 artmış oldu. -ANTİ DAMPİNG VERGİLERİ- Raporda, 1980-2005 tarihleri arasında çeşitli ülkelerin uyguladıkları ortalama anti damping vergilerine ilişkin bir de tablo yer aldı. 25 yıllık dönemde gelişmiş ülkelerden Kanada yüzde 12.1, Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 17.6, ABD yüzde 41.4 anti damping vergisi uyguladı. Gelişmekte olan ülkelerde ise 25 yılda uygulanan ortalama anti damping vergileri ise şöyle gerçekleşti: Çin yüzde 21.4, Meksika yüzde 89.5, Endonezya yüzde 21.5, Güney Kore yüzde 27.4, Peru yüzde 30.9, Güney Afrika yüzde 29.1, Türkiye yüzde 29.1. |
|||||
|
ABD otomobil sektörüne destek fonları bir haftada eridi. |
BP'nın kârında büyük düşüş |
||||
|
Amerika
Birleşik Devletleri'nde hükümetin otomobil sektörünün
resesyondan çıkabilmesi için başlattığı takas programının
çok başarılı olması, kaynakların bir hafta içinde
tükenmesine yol açtı. ABD'de fon sayesinde otomobil satışlarında patlama yaşanıyor.
Hükümet, program kapsamında tüketicilerin eski araçlarını yenisiyle değiştirmelerine imkan verecek şekilde bir milyar dolarlık bir fon ayırmıştı. Buna göre otomobil kullanıcılarına yeni bir araç alırken dört bin beş yüz dolara kadar indirim olanağı sunuluyor. Kullanıcılardan bunun karşılığında, eski araçlarını petrolü daha verimli kullanan modellerle değiştirmeleri bekleniyor. Fon aktarımıABD hükümeti uygulamayı Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya'da başarı elde edilen örneklere bakarak hazırladı. Programın Kasım ayı sonuna dek devam etmesi planlanmıştı, ancak ayrılan kaynakların bir hafta içinde tükendiğini belirten Ulaştırma Bakanlığı halihazırda 250 bin başvuruyla karşı karşıya olduğunu bildirdi. Otomobil satış galerileri, araç satın almak isteyen ABD vatandaşlarının akınına uğradı. Beyaz Saray, projenin askıya alındığı haberlerini yalanladı ve başka seçeneklerin görüşüldüğünü söyledi. Yetkililerin söylediğine göre bu seçenekler arasında bu fona, üç milyar dolar daha aktarılması da var. 31/07/2009 |
İngiliz petrol devi BP, yılın ikinci çeyreğinde kârının, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 53 azaldığını duyurdu. BP'nin yılın ikinci çeyreğindeki kârı, 4 milyar 390 milyon dolar oldu. Oysa bu rakam geçen yılın ilk çeyreğinde, 9 milyar 360 milyon dolardı.
Avrupa'nın en büyük ikinci
petrol şirketi olan BP, bu duruma gerekçe olarak, Ham petrol, geçen yıl bu zamanlar varil başına 150 dolardan alıcı bulurken hâlihazırda 70 dolardan işlem görüyordu. Bu düşüş, Avrupa'nın ikinci en büyük petrol şirketi BP'nin altı aylık dönem kârında da 2008'e kıyasla yüzde 57 düşüşe yol açtı. Şirket bu tablo karşısında orta düzeyde yöneticilerin işlerine kısmen son vererek harcamalarında iki milyar dolar kesintiye gitti. BP Yönetim Kurulu Başkanı Tony Hayward, küresel bazda ekonomik toparlanmanın "uzun bir sürece yayılmasını" beklediklerini belirtti. Batılı diğer büyük petrol şirketleri Shell ve Exxon'un da bu hafta kârlarının büyük oranda azaldığını ilan etmeleri bekleniyor. 28/07/2009 |
||||
|
Bank of America'ya ikramiye cezası |
ABD'de kurtarılan bankalarda ikramiye tartışması |
||||
|
ABD'de hükümetin geçen yıl kurtardığı bankalardan biri olan Bank of America, ödediği ikramiyeler yüzünden 33 milyon dolar para cezasına çarptırıldı.
Bank of America ülkenin en büyük bankalarından biri. Bank of America batmaktan kurtardığı Merrill Lynch'i almasını onaylamaları için hissedarlarına "Sizin onayınız olmadan ikramiye ödenmeyecek." sözü vermişti. Oysa daha sonra burada 5,8 milyar dolar ikramiye ödenmesini kabul ettiği ortaya çıktı. Sonuçta Merrill çalışanlarına geçen yıl büyük zararlar açıklamalarına rağmen 3,6 milyar dolar ikramiye ödendi. Bank of America bundan sonra hükümetten daha fazla para istemek zorunda kalmıştı. Bankanın finans krizi sırasında sermaye artırımı için vergi mükelleflerinden toplam 25 milyar dolar aldığı bildiriliyor. ABD'deki bankacılık denetleme kurumunun incelemeye aldığı Bank of America dün 33 milyon dolar ceza ödemeyi kabul etti. Banka sözcüsü Scott Silvestri "Bu anlaşmanın konuya yapıcı bir çözüm getirdiğine inanıyoruz." diye konuştu. Banka hakkındaki iddiaları ne kabul ne de red etmişti. ABD Temsilciler Meclisi geçenlerde bankaların aşırı risk alınmasını teşvik ettiği düşünülen astronomik ikramiyeler ödenmesini engelleyecek bir yasayı onayladı. Wall Street'te devlet tarafından kurtarılan pekçok bankanın geçen yıl ve bu yıl yöneticilerine performanslarına bakmaksızın yüklü ikramiyeler verdiği biliniyor. 04/08/2009 |
Rapor bankaların verdiği ikramiyeleri ortaya koydu
ABD hükümetinin geçen yıl mali destekle kurtardığı bankalardan bazılarının, üst düzey yöneticilere, performanslarına bakmaksızın, 30 milyar dolardan fazla ikramiye ödediği ortaya çıktı. New York Başsavcısı Andrew Cuomo'nun hazırladığı raporda, piyasaların merkezi Wall Street'te geçen yılki küresel mali kriz sonrasında milyarlarca dolar verilerek kurtarılan bankalar incelendi. Cuomo, dokuz aylık bir süre içerisinde hazırlanan raporda, verilen yüklü ikramiyelerin "hiçbir mantığının olmadığı" görüşüne yer verdi. Bu kapsamda bazı bankalarda verilen ikramiyelerin, şirketin tüm karının da üzerine çıktığı anlaşıldı. ABD'de hükümet, ekonomik canlandırma planı kapsamında on bankaya toplam 700 milyar ABD doları mali destekte bulunmuştu.
İkramiyelere kısıtlamaRaporda, 2008 yılında Goldman Sachs'ın ikramiyeler için ödediği 4,8 milyar ABD dolarının, yıllık kazancının iki katına denk düştüğü belirtiliyor. Aynı şekilde Morgan Stanley'in 2008'de 1,7 milyar ABD doları kar elde etmiş olmasına rağmen, dört buçuk milyar kadar ABD doları ikramiye verdiği anlaşılıyor. Rapor ayrıca Citigroup ve Merril Lynch'in önde gelen yöneticilere sırasıyla toplam 5,33 ve 3,6 milyar ABD doları ikramiye verdiklerini, ama her ikisinin de 27'şer milyar ABD dolarından fazla zarar ettiklerini yazıyor. ABD'de Temsilciler Meclisi bugün ilerleyen saatlerde yöneticilere yapılan ödemeleri kısıtlayacak bir yasayı oylamaya hazırlanıyor. Ancak Cumhuriyetçiler, ABD Kongresi'ne sunulan bu öneriye, devletin özel şirketlerin harcamaları üzerinde kontrol yetkisini artırdığı gerekçesiyle karşı çıkıyor. 31/07/2009 |
||||
|
Bugün dünya çapında borsalarda yükseliş gözleniyor. 27/07/2009 |
|||||
Japonya'nın
Tokyo Borsası'nda Nikkei endeksi bugünü de yüzde 1,5'luk bir yükselişle
10,088.66 puandan kapatıp, Endekste 21 yıldır ilk kez üstüste dokuz gün artış gözleniyor. Hong Kong Borsası'nda da, Hang Seng endeksi günü yüzde 1'lik bir artışla 20 bin 251 puandan kapadı. Asya piyasalarındaki iyimserlik kısa sürede Avrupa'ya da yansıdı. Frankfurt ve Paris borsaları güne yüzde 1'den fazla artışla başladılar. Londra Borsası'nda ise bu oran yüzde 0,5'in üzerinde oldu. BBC muhabiri Rodney Smith, uzmanların, hisse değerlerindeki artışı, şirketlerin beklenenden daha fazla kar elde etmesiyle açıkladıklarını söylüyor. Yatırımcıların, gerek Japon gerekse de yabancı şirketlerin geleceğiyle ilgili olarak artık daha iyimser oldukları belirtiliyor. Ham petrolün varil başına fiyatının 70 ABD dolarına çıkması, küresel ekonominin toparlanmaya başladığına işaret olarak yorumlandı. Bununla beraber piyasalar ABD ekonomisinin durumunu yakından takip ediyor. ABD'de bu hafta içinde büyüme rakamları açıklanacak. Çin ve ABD yetkilileri arasında Washington'da yapılacak görüşmelerin olumlu sonuçlanmasının da, ABD Doları'nın değerini artırabileceği şeklinde yorumlar yapılıyor. Zira Çin, ABD dolarının değerinden dolayı kaygılı. Çin'e sadece ABD Hazine Bakanlığı'nın 800 milyar ABD doları borcu bulunuyor. Çin hükümeti, ABD Başkanı Obama'nın canlandırma paketinin ABD'de enflasyonu artırarak doların değerini düşürmesinden ve dolayısıyla ABD'nin borcunun da değer kaybetmesinden endişe ediyor. İşte bu görüşmelerden çıkacak olumlu bir sonuç, döviz piyasalarında ABD dolarının canlanmasını sağlayabilir. |
|||||
|
Çin malı uçak başarılı |
|||||
ARJ21-700 tipi yolcu uçağı 1,300 kilometrelik en uzun deneme uçuşunu başarıyla tamamladı. Çin'in kendi imkanlarıyla geliştirdiği ilk uçağı olan ARJ21-700 tipi yolcu uçağı 1,300 kilometrelik en uzun deneme uçuşunu başarıyla tamamladı. Şinhua ajansının haberine göre, üretim sahası olan Şanghay'dan Şian şehrine 2 saatlik uçuşunu başarıyla yapan jet, askeri uçak ve helikopterlerin de test edildiği kuruluş olan Çin Uçuş Testleri Kurumunda (ÇUTK) son yeterlilik testlerine tabi tutulacak. İlk deneme uçuşunu Kasım 2008'de yapan uçağın ÇUTK'da yapılacak testlerden başarıyla geçmesi bekleniyor. Şanghay'dan yerel saatle 10.34'de ayrılan uçak, Şian şehrine yerel saatle 12.53'de ulaştı. Başarılı bir uçuş olduğunu kaydeden uçağın pilotu Cao Pıng, ARJ21-700 ile 9000 metre irtifada tüm hava şartlarında toplam 19 deneme uçuşu yaptıklarını ifade etti. "21. Yüzyılın Gelişmiş Bölgesel Jeti" isminin kısaltması olan ARJ21-700 tipi yolcu uçağı, Çin'in tamamen kendi imkanlarıyla geliştirdiği bir jet olmasıyla dikkati çekiyor. Maksimum 2,225 kilometrelik yerel uçuşlar için üretilen uçakta 90 koltuk bulunuyor. ARJ21'in ilk yolcularını 2010'da taşıması bekleniyor. 16 Temmuz 2009 |
|||||
|
Çin'de rekor döviz rezervi |
|||||
Dünyada en fazla döviz rezervine sahip ülke olan Çin'de, Merkez Bankası tarafından yapılan açıklamaya göre yabancı para stoku son bir yılda yüzde 18 artarak 2 trilyon doları aştı. Rezervlerin artışı, yabancı yatırımların Çin'e akışına bağlanıyor. Çin Halk Merkez Bankası döviz kurunun yükselmesini önlemek için, ülkeye giren dolarların çoğunu satın alıyor. BBC ekonomi muhabiri Robert Peston, Çin döviz rezervlerindeki patlamanın, bu defa, ülkenin ihracatının, ithalatını aşmasından kaynaklanmadığına dikkat çekiyor. Peston, uluslararası yatırımcıların, Çin'i dünyanın belli başlı ekonomileri içinde en sağlamı olarak görüp, paralarını Çin'de gayri menkul ya da hisse senetlerine yatırmayı tercih ettiklerini söylüyor. Çin'in en önemli hisse senedi endeksi olan Şanghay Birleşik Endeksi bu yıl yüzde 74 değer kazandı. Dolar ikilemi Çin'in elindeki döviz rezervinin önemli bir kısmı Amerikan doları ve bunun da büyük bir kısmını Amerikan hazine bonoları oluşturuyor. Çin liderleri bir süredir Amerikan dolarının istikrarı konusunda kuşkular dile getirerek, rezervleri korumak amacıyla yeni bir uluslararası para birimi yaratılmasını istiyor. Çin yönetimi, doların mali krizin sonucu olarak daha da zayıflaması halinde Çin'in elindeki dev miktarlardaki Amerikan hazine bonolarının değerini tamamen yitirmesinden kaygılanıyor. Bu arada Çin ekonomisi, açıklanan dev kurtarma paketlerinin etkisiyle canlanma işaretleri veriyor. Son rakamlar Çin'de gayri menkul fiyatları, yatırımlar, banka kredileri ve perakende satışların tümünde artışın hızlandığına işaret ediyor. BBC Turkish-15/07/2009 |
|||||