Son Güncelleme:09/08/11

Ekonomi Haberleri-1

Ülkeler

KURLAR

Otomobil Haberleri

Dünyanın en zenginleri

Ekonomik Yorumlar

Önceki Sayfalar

THY bizim yıldızımız olacak

 

Star Alliance havayolu ittifakına girmek için 21 şirketle ön anlaşma imzalayan THY, yolcularına tek biletle 162 ülkede 927 şehre uçma olanağı sunacak. Star Alliance CEO’su Jaan Albrect, "THY Star Alliance’ın yükselen yıldızı olacak" derken, 2007’de imzalanması beklenen anlaşmanın THY’ye 2 milyon yolcu kazandırması bekleniyor.

TÜRK Hava Yolları (THY), Star Alliance havayolu ittifakına girmek için ön imzayı 21 şirketin CEO’sunun katıldığı törenle attı. Kesin üyeliğe 2007 sonunda geçecek THY, bu anlaşma ile yolcularına tek biletle 162 ülkede 927 şehre uçma olanağı sunacak. Star Alliance CEO’su Jaan Albrect, THY’nin katılımının ittifaka büyük bir güç verdiğini anlattı. Star Alliance’ın özelliğinin üyelerinin işbirliği yaparak birlikte büyümeleri olduğunu belirten Albrect, "Şimdi ittifaka çok önemli bir üye katılıyor. THY, Star Alliance’ın yükselen yıldızı olacak. THY logosu, dünyanın 841 havalimanında Star Alliance logosuyla birlikte yer alacak" diye konuştu.

İSTANBUL MERKEZ OLACAK: THY Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin de, İstanbul Atatürk Havalimanı’nın dünyanın en önemli merkezlerinden biri haline geleceğini açıklarken, bölgeye aktarmanın İstanbul üzerinden yapılacağına dikkat çekti. Karlıtekin, anlaşmayı 2007 yılı sonuna kadar anlaşmayı imzalamayı hedeflediklerini belirtti.

YOLCUYA YENİ AVANTAJLAR: THY Genel Müdürü Temel Kotil ise, Star Alliance’ın yolcularına büyük avantaj sunacağını anlatırken, "Yolcularımız, tek biletle, uygun fiyatla dünyanın dört bir tarafına uçacak. Tüm havayollarından mil toplayacak, özel yolcu salonlarından yararlanacak" dedi. Kotil, ayrıca üyelik görüşmeleri sırasında kendilerine büyük yakınlık gösteren ve destekleyen Alman Lufthansa Havayolları CEO’su Wolfgan Mayrhuber’e özel olarak teşekkür etti.

2 MİLYON YOLCU GELECEK: Star Alliance ittifakının THY’ye yılda ek 2 milyon yolcu getirmesi bekleniyor. Verilen bilgilere göre, THY mevcut tarifesini ortak havayollarıyla birlikte hazırlayacak. Seferler çakışmayacak. Yolculara farklı saatlerde alternatifler sunulacak. THY, üye havayolları adına bilet satabilecek. İstanbul veya başka bir noktadan THY uçağına binen yolcu, ortak havayolları ile normalde THY’nin uçmadığı çok farklı noktalara tek biletle seyahat edebilecek. Bu uçuşlardan mil toplayıp istediği üye havayolundan ödül bilet alabilecek. Yolcu bavulu kaybolduğunda tek muhatabı olacak.

MALİYETLER DÜŞECEK: Star Alliance üyeleri, uçak, yakıt, hizmet alımlarında ortak hareket ediyor. Ciddi indirimler alınarak havayolları maliyetlerini düşürüyor. Bu durum bilet fiyatlarına yansıtılıyor. Üyeler havayolları, havalimanlarında özel yolcu salonlarını ortak kullanıyor. Hizmet kalitesi standart hale getiriliyor. Tolga ÖZBEK

Havada en çok yolcu taşıyan ittifak

Star Alliance, Lufthansa ve United Havayolları’nın öncülüğünde 1997’de kuruldu.

Üye sayısını hızla artıran Star Alliance, yüzde 23 pazar payıyla en çok yolcu taşıyan ve çok bağlantı noktası sunan ittifak özelliğini koruyor.

Üye havayolları arasında Air Canada, Air New Zealand, ANA, Asiana Airlines, Austrian, BMI, LOT, Lufthansa, SAS, Singapur, SAA, Spanair, Swiss, TAP Portugal, Thai, United, US Airways ve VARIG yer alıyor. Adaylar arasında THY ile birlikte Air China ve Shangai bulunuyor.

 


Rakamlarla Star Alliance
Yıllık taşınan yolcu sayısı: 425 milyon
Dünya pazar payı: Yüzde 23
Günlük uçuş sayısı: 17 bin 500
Toplam çalışan: 360 bin kişi
Uçulan ülke sayısı: 162
Uçulan şehir: 927
Toplam uçak: 2 bin 800

Hızlı büyüme devam edecek

MALİYE Bakanı Kemal Unakıtan, küreselleşen dünyada birlikteliklerin önemine dikkat çekerek bunu en iyi başaran sektörün havacılık olduğunu söyledi. Türkiye havacılık sektörü için 2012 yılı için hedefler yapıldığını belirten Unakıtan, uygulanan politikalar sayesinde Türkiye’nin 2012 yılında geleceği noktaya 2005-2006 yılında gelindiğini savundu. THY filosunda 2002’de 65 uçak olduğunu hatırlatan Unakıtan, "Şimdi filo 103 uçak. Bu sayılara THY’nin 2012’de ulaşması bekleniyordu. Hızlı büyüme devam edecek, THY bizim gözbebeğimiz" dedi.

Besmele çekerek başlıyoruz

THY Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin, Star Alliance CEO’su Jaan Albrect’e üzerinde besmele yazan özel el yapımı vazo hediye etti. "Zorlu bir işe giriyoruz. Besmele çekerek başlıyoruz" diyen Karlıtekin, vazo üzerindeki sembolleri anlattı. Yeşil halkanın kalbi, çiçeklerin ise onu besleyen canlılar olduğunu söyleyen Karlıtekin, "THY de Star Alliance’a canlılık verecek, büyütecek" dedi. Daha sonra Karlıtekin, Kotil ve Albrect Star Alliance internet sitesine THY’nin girişini birlikte düğmeye basarak başlattı.

Türkiye’ye yatırımları artırmayı planlıyoruz

Wolfgan Mayrhuber (Lufthansa CEO’su): "Türkiye ve THY çok önemli bir potansiyele sahip. Almanya ve Türkiye arasında hem işçi, hem turistik hem de iş adamı trafiği çok yoğun. Star Alliance bu pazarı daha da büyütecek. İki havayolunun da uçuşları artacak. THY son yıllarda inanılmaz bir büyüme yakaladı. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Türkiye’ye yatırımlarımızı artırmayı planlıyoruz."

THY ile bölgeye gireriz

Chew Choon Seng (Singapur Airlines CEO’su): "THY’nin uçakları yeni, kabin kalitesi iyi. Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya’da iyi bir pazarı var. İstanbul’a getireceğimiz yolcular THY ile bölgeye dağılacak. İki şirket de Singapur’a uçuyor. Tarifemizi beraber belirleyip daha iyi uçuş imkanı sunacağız."

Hürriyet-10/12/06

Coca-Cola’nın zirvesinde bir Türk

 

Türk işadamı Muhtar Kent’in yükselişi devam ediyor. Şubat ayında Coca-Cola International’ın başkanlığına atanan Kent, bugün itibariyle Coca-Cola Dünya’nın İcra Başkanlığı’na getirildi.

1978 yılında Coca-Cola’da çalışmaya başlayan Muhtar Kent, çeşitli görevlerde bulunduktan sonra, 1999 yılında Türkiye’de Efes İçecek Grubu’nda başkanlık görevini üstlendi.

2005’te Coca-Cola’ya, “Kuzey Asya, Avrasya ve Ortadoğu başkanı” olarak dönen Kent, 2006’nın şubat ayında da Coca-Cola International’ın başkanlığına getirildi.

Muhtar Kent bugün de Coca-Cola yönetim kurulu kararıyla, “Coca-Cola Dünya”nın İcra Başkanlığı’na getirdi.

Böylelikle Kent, Coca-Cola Ceo’su Neville Isdell’in ardından, şirketin ikinci adamı oldu.

Muhtar Kent yeni görevi çerçevesinde, büyüme stratejilerinin yanısıra, “Bütün Coca-Cola operasyonunu doğrudan yönetecek”.

Ayrıca, 200’den fazla ülkedeki şişeleyici faaliyetleri, tedarik zincirleri ve stratejik müşterilerle ilişkileri yöneten birimlerinden de doğrudan sorumlu olacak.

NTV-MSNBC, 07/12/06

Buffett'tan büyük bağış

Warren Buffett, Gates'in briç arkadaşı

 

Amerikalı yatırımcı Warren Buffett, Microsoft'un sahibi Bill Gates'in eşiyle birlikte kurduğu yardım vakfına 37 milyar dolar bağışlayacağını açıkladı

Forbes dergisine göre Buffett, 44 milyar dolarlık servetiyle, Bill Gates'in ardından dünyanın en zengin ikinci kişisi.

75 yaşındaki Buffett, Berkshire Hathaway adlı yatırım şirketindeki 10 milyon adet hissesini Bill ve Melinda Gates vakfına devredeceğini açıkladı.

Bunun şimdiye kadar Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan en büyük bağış olduğu belirtiliyor.

Bill Gates iki hafta önce hayır işlerine daha fazla zaman ayırabilmek için 2008'e kadar Microsoft yönetimindeki aktif görevinden çekileceğini açıklamıştı.

Bill ve Melinda Gates vakfından yapılan açıklamada, kararın büyük bir sürpriz olduğu belirtildi.

30 milyar dolarlık varlığı bulunan vakıf, AIDS, verem ve sıtma gibi hastalıklara karşı mücadeleyle eğitim seferberliği için dünya çapında faaliyet yürütüyor.

Buffett'ın yardım için en önemli koşullarından biri, Bill Gates ya da eşi Melinda Gates'in doğrudan kendilerini vakıf işlerine adaması.

Bill Gates'ın briç arkadaşı olan Warren Buffett, bu kararı Gates vakfının çalışmalarından etkilendiği için aldığını belirtti.

Warren Buffett kişisel servetinin kalan bölümünü ise 3 çocuğuna ve bir süre önce kaybettiği eşi Susan Thompson Buffett adına kurulan vakfa bırakacak.

26/06/2006

Çalışan emekliye yüksek prim barışı bozar

 

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), yılbaşından itibaren emeklilerin priminin yükseltilmesi uygulamasının, "toplumsal barışa zarar verecek bir yanlış" olduğunu belirterek, Türkiye’nin önüne set çekecek bu yanlıştan bir an önce dönülmesini istedi.

TOBB’dan yapılan yazılı açıklamada, 01 Ocak 2007’de yürürlüğe girecek "5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu"yla emeklilik aylığı alan sosyal güvenlik kapsamındaki mevcut işlerini devam ettirmek isteyen ticari kazanç veya serbest meslek kazancı elde eden gelir vergisi mükellefleriyle anonim şirketlerin kurucu ve yönetim üyesi, limited şirket, diğer şirket ve donatım iştirakinin ortaklarının yüksek oran tutarında sosyal güvenlik destek pirimi ödemek zorunda kalacağı kaydedildi.

NELER OLACAK: Açıklamada, mevcut Bağ-Kur Kanunu’na göre çalışan Bağ-Kur’luların yüzde 10 oranında sosyal güvenlik destek primi öderken, yeni düzenlemeye göre yüzde 33.5 ile yüzde 39 oranları arasında değişen tutarda prim ödemeleri gerekeceği anımsatıldı. Açıklamada, "Bugünkü rakamlar üzerinden SSK’lılar için prime esas aylık kazanç tutarının alt sınırı 531 YTL, üst sınırı ise bunun 6.5 katı olan 3451 YTL’dir. Bu Bağ-Kur’lular için bugün uygulanmayan bir sistemdir ve 1 Ocak 2007 tarihinden itibaren Sosyal Güvenlik Yasası’ndaki tek çatı uygulaması nedeniyle uygulamaya konulacaktır. Ancak, yeni dönemde sigortalıların aylık kazanç tutarları, yeni asgari ücrete göre oluşacağından alt ve üst sınırlar arasında kendileri tarafından belirlenecektir" denildi.

İŞVEREN EMEKLİLER: Açıklamada, yeni düzenlemeyle işveren konumundaki emeklilerin, çalıştırdıkları sigortalılardan en yüksek ücret alan personel için ödenen sigorta primine eşit tutarda sosyal güvenlik destek primi ödemek zorunda kalacakları ifade edilirken, mevcut düzenlemeye göre en az 53 YTL, en çok 345 YTL arasında değişen prim tutarlarının, yeni düzenlemeyle en az 179 YTL, en çok 1346 YTL seviyelerine çıkacağına dikkat çekildi. Düşük basamaklardan aylık alanların ödeyecekleri yeni primin emekli maaşlarından daha yüksek olacağının belirtildiği açıklamada, bu primi ödemekte zorlananların emekli maaşlarından vazgeçmek zorunda kalacağı anlatıldı.

SOSYAL ÇATIŞMALAR: Türkiye’nin son 5 yıldır büyük çalkantıların ve çıkış arayışlarının içerisinde, ciddi sıkıntılara katlanarak biraz rahatlayacağı günlere geldiğinin ifade edildiği açıklamada, şöyle denildi: "Bugün işlerin iyileşmesi için birçok şartın oluştuğunu görüyoruz. Ama bu yasa, ciddi anlamda ülkemizin sosyal barışında çatlamalara neden olabilir. Toplumsal barışa zarar verebilecek böyle bir yanlıştan bir an önce dönülmesinin, 5 yılda yüzde 36 büyümeyi üst üste sağlamış bir Türkiye için önemli olduğunu bir kez daha işaret etmekteyiz."

Yasa uygulanamaz yanlıştan dönülsün

DÜRÜST kurum ve insanların daha fazla cezalandırılmasının hiç kimseye yarar sağlamayacağının vurgulandığı açıklamada, yeni yasanın uygulanabilirliğinin mümkün görülmediği belirtildi. TOBB’un yasanın toplumda yeni kayıt dışı uçurumların olmasına sebep olacağı kaygısını taşıdığının ifade edildiği açıklamada, "Türkiye’nin gelişiminin önüne set çekeceğini düşündüğümüz bu yanlıştan bir an evvel dönülmesini temenni ediyoruz" denildi.

Hürriyet-9/12/06

IMF Çalışan Emeklileri Can evinden vurdu. NTV-01/12/06

 

Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı’nda yapılan düzenlemelerle, çalışan emeklileri 1 Ocak’tan itibaren yeni bir uygulama bekliyor.

ANKARA - Düzenleme sonucu çalışan emeklilerin çoğu ya iş yerlerini kapatmak zorunda kalacak ya da emekli aylığı almaktan vazgeçip, işyerlerini çalıştırmaya ve normal prim ödemeye devam edecekler.

Ancak milletvekilleri bu uygulamanın dışında kalacak. Emekli milletvekilleri vatandaşların aksine hem emekli maaşını alacak, hem de çalışmaya devam edebilecek.

NTV’ye sorun programında soruları yanıtlayan Prof. Dr. Şükrü Kızılot, 1 Ocak’tan itibaren emeklilerin çalışmasının zorlaşacağını söyledi. Kızılot, “Emekli olup esnaf olarak devam edecek olanlar emekli aylıklarını almaktan vazgeçerlerse hiç bir prim ödemeyecekler ama hem emekli aylıklarını alıp hem de çalışmaya devam ederlerse o zaman asgari ücretin 33.5’i kadar bir prim ödeyecekler. Bu minumum düzeyde o tarihte yürürlükte olan asgari ücretin % 33.5’i... Ancak ödeyecekleri tutar asgari ücretin 6.5 katının priminden fazla olmayacak. Bugünkü asgari ücrete göre en az 178 lira ödeyecekler” dedi.

Yeni düzenlemede sadece milletvekillerine önemli bir ayrıcalık tanınacak.

Sıradan vatandaşın aksine emekli milletvekillerinin gelirlerinde bir azalma olmayacak.

Başından itibaren yeni bir uygulama gelidiğini dile getiren Kızılot, “Bütün çalışan emeklilere uygulanıyor, milletin aslına kendisine uygulanıyor ama bir tek gruba uygulanmıyor. O da milletvekillerine... Çünkü Anayasa’nın 86. maddesinin 2. fıkrasına bu konuda hüküm konmuş. Buna dikkat çekiyorum, bunu da ilk kez burada söylüyorum” görüşünü savundu.

Bu düzenlemenin IMF’nin talebi doğrultusunda yapıldığını belirten Kızılot, uygulamanın kayıt dışılığı artıracağına dikkat çekti.

Gelir Vergisi tasarısı Meclis’te

İşçi ve memurların vergi iadesi uygulamasına son veren, vergi kaçağı ile mücadelede vergi güvenlik müessesesini devreye sokan Gelir Vergisi Kanun Tasarısı, TBMM Başkanlığı’na sunuldu.

ANKARA - Gelir Vergisi Kanunu’nda Değişiklik Öngören Tasarı ile vergi iadesinin yerini “asgari geçim indirimi” alacak.

Asgari geçim indiriminin, brüt asgari ücretin yarısı olarak belirlendiği tasarıyla eşi çalışmayan işçi ve memurlara ayrıca brüt asgari ücretin yüzde 10’u, 2 çocukla sınırlı olmak üzere de çocuk başına yüzde 7,5 oranında indirim sağlanıyor.

Bugünkü asgari ücret üzerinden yıllık 380 YTL vergi iadesi alan bir asgari ücretliye, asgari geçim indirimi ile yıllık 477 YTL katkıda bulunulacak.

Tasarı ile getirilen Vergi Kontrol Müessesesi ile de düşük beyanda bulunanlara gider sorgulaması geliyor.

Kredi kartı, tapu ve motorlu taşıt bilgileri ile sektörlerin beyan ortalamalarına bakarak, harcama ve beyanlar karşılaştırılacak.

Harcama ve beyanları arasında uyumsuzluk bulunanlardan gider bildirimi istenecek.

Söz konusu bildirimde, mükelleflerin gıda, kira, eğlence ve diğer bazı harcama bilgileri yer alacak. Gider bildiriminde, beyanı ile harcamaları arasındaki farkı izah edemeyenler, doğrudan denetim elemanlarının vergi incelemesine tabi tutulacak. NTV-28/11/06

Piyasa Kıbrıs’ı yakından izliyor

Devlet Bakanı Babacan piyasanın Kıbrıs konusundaki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek, “Çünkü işin içinde kar ve zarar durumu var” diye konuştu.

ANKARA - Kıbrıs konusunun ekonomik yönünün farklı olduğuna dikkat çeken Ali Babacan, Kıbrıs’da korkularla ve ekonomik kaygılarla hareket etmeyeceklerinin altını çizdi.

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan Kıbrıs konusu çerçevesindeki AB ilişkilerinin ekonomiye muhtemel yansımalarını değerlendirdi.

Şu anda fiyatların içine olası risklerin belirli ölçüde yansıdığını düşündüklerini belirten Babacan, “Piyasaların beklentisi herhalde, çözüm ihtimali zayıf, ancak çözüm olmadığında da çok kötü bir sonuç olmaz yönündedir. Kıbrıs konusundaki gelişmelerin beklenenden daha farklı, iyi ya da olumsuz yönde olması halinde belirli bir miktar hareket olacaktır” diye konuştu.

Kıbrıs konusunun ekonomik yönünün farklı olduğuna dikkat çeken Ali Babacan, Kıbrıs’da korkularla ve ekonomik kaygılarla hareket etmeyeceklerinin altını çizdi. Babacan, “Biz burada siyah bir sonuç beklemiyoruz. Hatta koyu gri bir sonucu bile olası görmüyoruz” ifadelerini kullandı.

NTV-MSNBC, 26/11/06 

SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı tarih oluyor

SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığının yerini alacak olan Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) olağanüstü genel kurulu 24 Kasım'da yapılacak. Genel kurulla birlikte SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı yönetim kurullarının yetkileri ve bu kurumların tüzel kişilikleri sona erecek.

Genel kurulda oy kullanacak 66 delege, SGK'nın 5 yönetim kurulu asil ve yedek üyelerini seçecek. Toplam 10 kişiden oluşan yönetim kurulunun diğer üyeleri ise atama yoluyla belirleniyor. Devamı sayfanın sonunda

İşsizlik maaşı 1000 YTL oluyor

İş-Kur Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan yasa taslağında köklü değişikliklere gidiliyor

İş-Kur Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve 2007 yılının ilk yarısında Meclis'ten geçirilmesi planlanan yasa taslağıyla işsizlik maaşı almak kolaylaştırılıyor. Taslakta, işsizlik maaşı alabilmek için son 4 ay kesintisiz prim ödeme şartı kaldırılıyor. Son üç yılda en az 600 gün sigortalı çalışma koşulu da 450 güne indiriliyor.

Hükümetin seçim yılı olan 2007'de uygulamaya koyacağı diğer kararlar şöyle:

KEY ÖDEMELERİ:

Yaklaşık 6 milyon vatandaşı ilgilendiren Konut Edindirme Yardımı (KEY) ödemelerinin 2007 yılı başında yapılması planlanıyordu. KEY ödemelerine ilişkin yasa tasarısı, halen yürürlüğe girmediği için, kayıt işlemleri de başlamadı. Tasarının yasalaşmasının ardından ödemeler en erken 9 ay sonra yapılabilecek. Bu da, ödemelerin 2007 yılının eylül-ekim aylarında yapılması anlamına geliyor.

İSTİHDAM YÜKLERİ DÜŞÜYOR:

Hükümet, işsizlikle mücadele kapsamında, istihdam yüklerinin aşağıya çekilmesine yönelik bir komisyon oluşturdu. Komisyon, çalışmalarını son aşamaya getirdi. Ancak uygulama, 2007 yılına kaldı. Komisyonun yaptığı çalışmalar çerçevesinde, istihdamın artırılması için, işverenlerin zorunlu istihdam şartları düşürülüyor. Kıdem tazminatı ödemeleri yeniden düzenleniyor. İstihdam yaratan büyük projelere vergi ve prim avantajı getiriliyor.

ASGARİ ÜCRET ARTIYOR:

Maliye Bakanlığı, 2007 yılından itibaren, çalışanların da vergi iadesini kaldıracak. Vergi iadesinin yerine asgari geçim indirimi getirilecek. Söz konusu düzenleme en çok, asgari ücretli çalışanların maaşlarında artış sağlayacak. Geçim indiriminin uygulamaya konulmasıyla, asgari ücretliler her ay 40 YTL daha az vergi ödeyecek. Bu da, asgari ücretin yükselmesini sağlayacak.

Yeni stand-by düşünülmüyor

IMF ile imzalanan üç yıllık stand-by anlaşması ise hükümetin seçime yönelik karar almasında en büyük sıkıntılarından birisini oluşturuyor. Ancak bunun için de formül aranıyor. 2005 yılı başında uygulamaya konulan stand-by anlaşması 2008 başında sona erecek. Yeniden stand-by anlaşması yapılması düşünülmüyor. Stand-by yerine, yakın izleme anlaşması gibi daha yumuşak bir formül üzerinde duruluyor. Ancak buna, seçimlerden sonra kurulacak hükümet karar verecek.

Akşam-26/11/06

Prof.Dr.Garelli: Türkiye geleceğin ülkesi

 

Prof. Dr. Stephane Garelli, Türkiye’nin Brezilya ile birlikte geleceğin ülkesi olacağını söyledi.

Lozan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Stephane Garelli, Türkiye’nin Brezilya gibi geleceğin ülkesi olduğunu, bulunduğu konum itibariyle ekonomik anlamda önemli fırsatları barındırdığını söyledi.

TÜSİAD ve KalDer işbirliğiyle düzenlenen 15'inci Kalite Kongresi özel oturumunda konuşan Lozan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Stephane Garelli, konuşmasında, birinci sınıf rekabetçilerin profilini çizdi ve dünya ekonomisindeki rekabeti anlattı. Dünyada eskiden olduğu gibi iyi bir performansın bulunmadığını, ortaya yeni rekabet unsurlarının ve manzarasının çıktığını belirten Garelli, 20 yıl önce kimse tarafından bilinmeyen rekabet kelimesinin Google’da arama yapıldığında 48 milyon tanımının çıktığını kaydetti. Garelli, rekabetin bir takım yetenekleri bir araya getirdiğini artık küresel dünyada çok önemli hale geldiğini vurgulayarak, ülkelerin, şirketlerin ve insanların artık değişen dünyaya adapte olması ve bütçelerini bu varsayım üzerine kurması gerektiğine dikkat çekti.

TÜRKİYE GELECEĞİN ÜLKESİ

Stephane Garelli, dünya ekonomisinde hassasiyetlerin, zayıflıkların gittikçe arttığına değinirken, artık herkesin açıkta olduğunu, ülke ve birey olarak saklanacak yerin kalmadığını söyledi ve “Artık kimse sayılara inanmıyor” dedi. Türkiye’nin 2006’nın ikinci yarısında yüzde 7.2 büyüme gösterdiğini, Avrupa’nın ilk altı ayda 2.6, İngiltere, İsveç ve Almanya’nın da iyi büyüme trendinde olduğunu belirten Garelli, “Rusya 7.4, Venezüella 9.2, Brezilya 1.2 büyüme büyüdü. Brezilya’dan ‘geleceğin toprakları’ diye bahsedilir. Bu büyüme Brezilya için düşük. İşte Türkiye’de Brezilya gibi geleceğin ülkesi” diye konuştu. Garelli, dünyanın yıllardan bu yana Amerikan ekonomisine bağlı kaldığını, bu yıl ilk kez yüzde 3 düzeyinde büyüme gösterdiğini anlattı.

İNŞAAT VE KONUTTA FİYAT ARTIŞINDAN ENDİŞELENMEYİN

Dünyanın her yerinde inşaat ve konutta gelişme yaşandığını ve bu sektörlerde fiyatların arttığına dikkat çeken Garelli, konut ve inşaat fiyatlarında artış yaşayan Türkiye’nin de dünyayı göz önünde bulundurarak, endişelenmemesi gerektiğini söyledi.

Önümüzdeki yıl ABD’nin aşırı para tüketmeye, Çin’in de aşırı hammadde tüketmeye devam edeceğini anlatan Garelli, iki hafta önceki rakamlara göre, en büyük yabancı döviz sahibi Çin’in 100 bin milyar dolarlık parası olduğunu, bunun 330 milyar dolarını ABD hazine bonosuna yatırdığını kaydetti. “Bush’un aylığının bir kısmını Pekin ödüyor” esprisi yapan Garelli, Amerika’nın ve Avrupa’nın faizlerini yükseltmesiyle doların da giderek zayıflayacağı öngörüsünü dile getirdi.

“ÇİN YAPIYOR, ÇİN TÜKETİYOR”

Körfez ülkelerinin parası olduğu zaman bunu ABD’de emlak, bonoya yatırdığını ya da şirket satın aldığını vurgulayan Garelli, “Körfez ülkelerinin çevresinde bulunan Türkiye de bu ülkelerden pay alabilir” dedi. Stephane Garelli, bugün meteryal dünyada yaşandığını, her şeyin maddeye dayandığını belirterek, şöyle konuştu:

“Her şeyin maddeye dayandığı bir dünyadayız. Çin’in hammadde açlığı var. Yüzde 19 alimünyum, yüzde 20 bakır, yüzde 27 çelik, yüzde 31 kömür, yüzde 47 çimento, yüzde 33 balık tüketimini Çin yapıyor. Dünya petrolünün ise yüzde 7.7’sini tüketiyor. Çin eğer yüzde 15 petrol kullanmaya başlarsa hammadde ve petrol fiyatları artacak. Artık büyüme kaynakları da değişiyor. İş yapmayan kapalı ülke çok az. 100 milyondan az insan dünya ekonomisine entegre değil. 6.3 milyar insan ekonomiye entegre, hayatın içinde. Artık büyüme hızlarına bakmak gerekiyor. Dünyada, çok fazla rekabet ve fırsatlar var. Türkiye ise çevresindeki tüm pazarlara yakın, rakipleri de var ama bunları değerlendirebilir. Hindistan çok iyi, rekabet gücü yüksek, Çin ise yatırımcı ve ihracatçı. Türkiye ise tam bu ülkelerin ortasında, büyük piyasalardan pay alma imkanı da var.”

Önümüzdeki yıllarda 600 milyon kadar insanın paralanacağını 400 milyar doları dolaşarak kullanacağını anlatan Garelli, birkaç yıl sonra dünyada orta sınıfın ortaya çıkacağını söyledi.

Türkiye’de genç nüfusun fazlalığına dikkat çeken Garelli, önümüzdeki yıllarda her 3 kişiden birinin 60 yaşını aşacağını belirten Garelli, şirketlerin yaşlı insanlarla ilgili pazarlar oluşturabileceği, artık yaşlı kuşak için de üretim yapılması gerektiğini ve hatta onlara uygun 4 tuşlu cup telefonları bile üretebileceklerini anlattı.

Artık rekabetin her yerden geldiğini, yeni oyuncuların da ortaya çıktığını dile getiren Prof. Dr. Garelli, yeni markaların eski markaları sollayacağı bir dönemin önümüzde beklediğini ifade etti. Garelli, şirketlerin çok karmaşık olmadan, basit iş modelleriyle, müşteri odaklı üretim yapmasının da rekabet için önemli olduğunu vurgulayarak, ”Rekabet için daha iyi düşünmek gerekir” diye konuştu.

ANKA-habertürk-21/11/06

Türkiye IMF’nin gözünde büyüdü

 

 

Rato, Türkiye’nin uyguladığı doğru politikalar nedeniyle IMF’nin desteğini hak ettiğini vurguladı.

IMF Başkanı Rato, Türkiye’nin ekonomik büyüme performansının çok iyi durumda olduğunu söyledi. Rato, serbest kur ve enflasyon hedefleme sisteminin dış şoklara karşı dayanıklılık sağladığını kaydetti.

 

TÜRKİYE IMF’NİN DESTEĞİNİ HAK ETTİ’
Sıkı para ve maliye politikası ile yapısal reformların sürdürülmesinin, yatırımcıların güvenini de artırarak, Türkiye’ye daha çok yatırım gelmesini sağlayacağını belirten Rato, Türkiye’nin uyguladığı doğru politikalar nedeniyle IMF’nin desteğini hak ettiğini vurguladı. Rato, kotaları arttırılan Türkiye ve diğer üç ülkenin, dünya ekonomisinde aktif olduklarını da vurguladı.

NTV-MSNBC, 19/09/06

Yabancı sermayeli 13.600 şirket var, Hürriyet-28/09/06

Türkiye’deki yabancı sermayeli şirket, şube ve iştirak sayısı temmuz sonu itibariyle 13 bin 599’a ulaştı. Yabancı sermayeli şirketlerin çoğu toptan ve perakende ticaret sektöründe faaliyet gösteriyor.

Hazine Müsteşarlığı'nın verilerine göre, ocakta 205, şubatta 228, martta 324, nisanda 288, mayısta 311, haziranda 312, temmuzda ise 236 olmak üzere bu yılın ilk yedi aylık döneminde toplam 1904 yabancı sermayeli firma kuruldu. Yılın ilk yedi aylık dönemindeki yabancı sermayeli firmaların 1495’ini yeni kurulanlar, 376’sını iştirakler, 33’ünü de yabancı şirketlerin şubeleri oluşturdu.

Temmuz sonu itibariyle Türkiye’deki yabancı sermayeli firma sayısı 13 bin 599’a ulaştı. Bunların 10 bin 807’ini yabancı sermayenin Türkiye'de kurduğu şirketler, 2 bin 391’ini iştirakler ve 401’ini de yabancı şirketlerin şubelerinin oluşturduğu belirlendi.

Türkiye'de 1954-1999 yılları arasında toplam 4 bin 159 yabancı sermayeli şirket kuruldu. Yabancı sermayeli şirket sayısı 2000 yılında 447, 2001 yılında 484, 2002 yılında 498, 2003 yılında 1108, 2004 yılında 2 bin 120 ve 2005 yılında 22 bin 879 olarak gerçekleşti.

ÇOĞU TOPTAN VE PERAKENDE TİCARET SEKTÖRÜNDE

Türkiye'de bulunan yabancı sermayeli şirketlerin 4 bin 666’yla büyük bölümünün toptan ve perakende ticaret sektöründe bulunduğu belirlendi. Bunun da 4 bin 20’sini motorlu taşıtlar sektöründeki şirketler oluşturdu.

Toptan ve perakende ticaret sektörünü 2 bin 774’le imalat sanayi, 1633’le gayrimenkul kiralama ve iş faaliyetleri, 1163’le ulaştırma, haberleşme ve depolama hizmetleri ve 1061’le oteller ve lokantalar sektörü izledi.

En az yabancı sermayeli şirketin ise 3’le uluslararası örgütler ve temsilcilikler ve 4’le de evlerde yaptırılan hizmet işlerinde bulunduğu belirlendi.

ALMANYA BİRİNCİ SIRADA

Yabancı sermayeli firma sayısında 7 bin 318’le AB ülkeleri ortaklı girişim sayısı ilk sırada yer aldı. AB ortaklı yabancı sermayeli şirketlerin içinde Almanya 2 bin 384 firmayla birinci sırayı alırken, onu 1179’la İngiltere, 1073’le Hollanda izledi. Yabancı sermayeli şirketlerin 1663’ünün AB hariç diğer Avrupa ülkelerinden, 179’unun Kuzey Afrika, 76’sının diğer Afrika, 763’ünün Kuzey Amerika, 72’sinin orta Amerika ve Karayipler, 16’sının Güney Amerika, 2 bin 422’sinin Yakın ve Orta Doğu ülkeleri, 897’sinin diğer Asya, 63’ünün Avustralya ve Yeni Zelanda ve 106’sının da diğer Okyanusya ve Kutup bölgesi ülkelerinden olduğu belirlendi.

Ocak-temmuz döneminde kurulan toplam 1904 yabancı sermayeli şirketin 1180’inin sermayesi 50 bin doların altında, 497’sininki 50 binle 200 bin dolar, 131’ininki 200 bin dolarla 500 bin dolar, 96’sınınki ise 500 bin doların üzerinde bulunuyor.

YABANCILAR YATIRIMLARIN YÜZDE 33.1'İNİ KARŞILAYACAK

Yabancı sermayeli şirketlerce gerçekleştirilecek yatırımlar için, 2006 yılının ocak-haziran döneminde 105 adet teşvik belgesi düzenlendi. Bu yatırımların toplam tutarı ise 1 milyar 494.8 milyon dolar olarak belirlendi. Söz konusu yatırım teşvikleri belgelerinde öngörülen toplam yatırım tutarının yüzde 33.1'inin ise yabancı ortaklar tarafından karşılanması öngörüldü.

105 adet yatırım teşvik belgesinin 81’i imalat, 3 tarım ve ormancılık, 1’i madencilik ve taş ocakları ve 20’si de hizmetler sektöründe düzenlendi.

FİİLİ GİRİŞ 1.4 MİLYON DOLARA YÜKSELDİ

Merkez Bankası'nın yayımladığı ödemeler dengesi istatistiklerine göre ise 2005 yılı ocak-temmuz döneminde 2 milyar 365 milyon dolar olan fiili doğrudan yabancı sermaye girişi bu yıl aynı dönemde yüzde 285.8 oranında artarak 9 milyar 124 milyon dolara ulaştı. Bu girişlerin 7 milyar 287 milyon doları doğrudan yabancı sermaye, 1 milyar 837 milyon doları ise gayrimenkul alımı yoluyla geldi.

SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı tarih oluyor

 

SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığının yerini alacak olan Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) olağanüstü genel kurulu 24 Kasım'da yapılacak. Genel kurulla birlikte SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı yönetim kurullarının yetkileri ve bu kurumların tüzel kişilikleri sona erecek.

Genel kurulda oy kullanacak 66 delege, SGK'nın 5 yönetim kurulu asil ve yedek üyelerini seçecek. Toplam 10 kişiden oluşan yönetim kurulunun diğer üyeleri ise atama yoluyla belirleniyor. Genel kurulda temsil edilecek kurum ve kuruluşlar ile temsilci sayıları şöyle:

“Sayıştay Başkanlığı 1, Milli Savunma Bakanlığı 1, İçişleri Bakanlığı 1, Maliye Bakanlığı 1, Sağlık Bakanlığı 1, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı 1, DPT Müsteşarlığı 1, Hazine Müsteşarlığı 1, Özürlüler İdaresi Başkanlığı 1, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü 1, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü 1, YÖK Başkanlığı 1, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu 9, Türk-İş 7, DİSK 1, Hak-İş 1, Türkiye Kamu-Sen 4, KESK 3, Memur-Sen 2, TZOB 5, TOBB 2, TESK 2, Türkiye İşçi Emeklileri Derneği 7, Tüm İşçi Emeklileri Derneği 1; İşçi, Memur, Bağ-Kur Emeklileri Derneği 1, Türkiye Barolar Birliği 1, Türkiye Noterler Birliği 1, Türk Tabipler Birliği 1, Türk Diş Hekimleri Birliği 1, Türk Eczacılar Birliği 1, Türk Veteriner Hekimler Birliği 1, TMMOB 1, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği 1, Türkiye Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Birliği 1.”

YÖNETİM KURULUNUN YAPISI

5502 Sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'na göre, SGK'nın yönetim kurulu 10 üyeden oluşacak. Kurumun en yüksek karar, yetki ve sorumluluğunu taşıyacak olan yönetim kurulundaki başkan, başkan yardımcısı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından gelecek 5 temsilci müşterek kararname ile atanacak.

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına vekaleten atanan Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşar Yardımcısı Birol Aydemir halen bu görevini sürdürüyor.

Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulu üyeliklerine şu ana kadar Maliye Bakanlığını temsilen Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Hayati Gökçe ve Hazine Müsteşarlığını temsilen Selahattin Şahin getirilmişti.

Genel kuruldaki işveren, işçi, kamu görevlisi, emekli ile esnafları temsil edecek 5 üye ise genel kurulda belirlenecek.

SSK

SSK, 1 Ocak 1946'da İşçi Sigortaları Kurumu adıyla kuruldu. İşçi Sigortaları Kurumunun adı, 1964 yılında yürürlüğe giren 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 136. maddesi ile Sosyal Sigortalar Kurumu olarak değiştirildi.

Çalışma Bakanlığına bağlı olarak kurulan Kurum, 18 Aralık 1974 tarihinde Sosyal Güvenlik Bakanlığına, daha sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlandı.

Ülkenin en büyük sosyal güvenlik kuruluşu olan Sosyal Sigortalar Kurumu, ülke nüfusunun yarısından fazlasına sigorta ve sağlık hizmeti sunuyor.

Ağustos ayı itibariyle 44 kurum kapsamındaki nüfus 44 milyon 655 bin 813'ü buluyor.

EMEKLİ SANDIĞI

Farklı kurumlarda çalışan kamu personelinin ayrı sandıklarda farklı emekli mevzuatına tabi tutulması zaman içerisinde önemli sakıncalar yaratması nedeniyle 1 Ocak 1950 tarihinde Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü kuruldu.

Emekli Sandığı, kamu kesiminde çalışan memurlarla askeri personelin emekliliklerinde ve maluliyetlerinde kendilerinin, ölümleri halinde ise dul ve yetimlerinin sosyal güvenliklerini sağlamak amacıya faaliyet gösterdi.

Başlangıçta sadece memurlar ve askeri personel sandığın kapsamında iken daha sonra çeşitli kanunlarla belediye başkanları, il daimi encümen üyeleri, milletvekilleri, askeri okul öğrencileri ve bazı kuruluşlarda sözleşmeli çalışanlar kapsama dahil edildi.

Emekli Sandığı kapsamında yaklaşık 10 milyon kişi bulunuyor.

BAĞ-KUR

Bağ-Kur belirli bir prim karşılığında devlet eliyle esnaf, sanatkarlar ve bağımsız çalışan vatandaşların sosyal güvenliklerini sağlaması amacıyla 1479 sayılı kanunla ile 2 Eylül 1971'de kuruldu.

Bağ-Kur kapsamında Ekim ayı itibariyle 16 milyon 276 bin 310 kişi bulunuyor.

Hürriyet-22/11/06

Son Güncelleme:09/08/11