©2006

 

Son Güncelleme:22/08/11

Ana sayfaKapak - Ana Haber - Ülkeler(Dünya) - Türkiye - Araştırma - Siyaset - Ekonomi - Emlak Yatırım - Bilim - Spor - Turizm - İnternet

 Aktüel - Yaşam - Din - Sağlık - Rejim - Cinsel sağlık - Sanat - Sinema - Resim Şov - Moda - Fashion- Resim indir! - Video - Pop Dünya

Dünya Basını-2

"Atatürk’ün Mezarında bir Gürültü Duyuluyor"

 

Türkiye'nin, Avrupa'ya katılma yolunda olduğunu, bunun da Atatürk'ün hayalinin gerçekleşmesi anlamına geleceğini kaydedildi.

AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılının Türkiye için bir "dönüm noktası" olduğu belirtildi. New York Times gazetesi, "Atatürk'ün Mezarında bir Gürültü Duyuluyor" başlıklı haberinde 2002 seçimlerinin bir "dönüm noktası"nı oluşturduğunu belirterek seçmenlerin "laik partilerin yolsuzlukları ve becerisizliğine" karşı ayağa kalktıklarını öne sürdü.

New York Times gazetesi, Sabrina Tavernise imzası ve "Atatürk'ün Mezarında bir Gürültü Duyuluyor" başlığı ile yayınladığı haberinde Atatürk'ün devrimlerine dikkat çekildikten sonra Türkiye'nin, kabul edilmesi halinde Avrupa'ya katılma yolunda olduğunu, bunun da Atatürk'ün hayalinin gerçekleşmesi anlamına geleceğini kaydetti. Ancak Türkiye'yi AB'ye doğru ilerlemesini sağlayanların, İslam'a değer veren bir grup politikacı olduğunu belirten gazete, bunu "tarihin bir ironisi" olarak nitelendirdi. Atatürk'ün, yeni Türk devletinin modelinin Avrupa ve Batı'nın devletleri arasında bulunduğuna inandığını kaydeden gazete, Atatürk'ün hayatını yazan Andrew Mango'nun Atatürk'ün, "dini sosyal bir olgu olarak kabul ettiğini ancak bunun için zamanı olmadığı" değerlendirmesine de yer verdi.

Atatürk'ün, "radikal laik" reformları gerçekleştirdiğini kaydeden gazete, aynı dönemde bunun başka örneklerinin bulunduğunu belirterek Meksika ve Rusya'daki devrimlerde de modernizasyon ve laiklik kavramlarının taşıdığı öneme dikkat çekti. Gazete, İran'da Şah'ın da Atatürk'ün yaklaşımını tam olarak benimsediğini kaydetti.

New York Times, Atatürk'ün kurduğu sistemin oturduğunu, Türkiye'yi ekonomik ve sosyal gelişmesi açısından Avrupa'nın düzeyine çıkarttığını belirtti. Ancak zamanla Avrupa'nın, demokrasi, hoşgörü ve insan haklarına ağırlık koyarak modernite fikirlerini yeniden tanımlarken Türkiye'nin liderlerinin katı ve bazen baskıcı bir yönetimi sürdürdüğünü, askerlerin de Atatürk'ün mirasının başlıca korucuları olmaya devam ettiğini yazdı.

SEÇMENLER LAİK PARTİLERE KARŞI AYAĞA KALKTI

2002 yılındaki seçimleri "dönüm noktası" olarak nitelendiren gazete, seçmenlerin "laik partilerin yolsuzlukları ve becerisizliğine" karşı ayağa kalkarak AKP'yi seçtiklerini öne sürdü.

AKP'nin belediyelerin yönetiminde demokrasi kurallarına uyum sağlayabileceğini kanıtladığını savunan gazete, AKP'nin iktidara geldikten sonra Türk siyasi sürece daha çok kişinin katılmasının sağlandığını, AB üyeliğini başlıca hedefi haline getirildiğini belirtti. Gazete, AKP'nin attığı adımları sıralarken "idam cezasını kaldırdığı"nı da yazması dikkat çekti.

LAİK PARTİLER İKTİDARDA KALSA AB MÜZAKERELERİ BAŞLAMAZDI

NYT, ancak "İslamcı kökleri olan bir parti"nin Türkiye'yi nereye götüreceğine ilişkin kaygıların sürdüğünü belirtirken "binlerce Türk"ün son ayda göstericiler yaptığını kaydetti.

Buna karşın, yabancı uzman ve yetkililerin, Türkiye'nin yeni liderlerinin, AB'nin içine almak isteyeceği dinamik ve çoğulcu bir topluma olan bağlılıklarının sürdüğüne inandığını kaydeden gazete, bu çerçevede Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanı Joost Lagendikj'in "Eğer laik partiler iktidarda kalsaydı, AB müzakerelerinin başlaması imkansız olurdu" sözlerine de yer verdi.

Gazeteye konuşan İsrail'in Ankara Büyükelçisi Pinhas Avivi de "Türkiye ile ilişkilerimizde doğruktayız. Hiçbir peygamber bunu önceden göremezdi. İsrail ile ticaret halen 2.5 milyar dolar düzeyindedir, Sayın Erdoğan'ın iktidarı öncesine göre bir kat daha fazla" dedi.

Buna karşın bazı Avrupalıların kuşku duymayı sürdürdükleri belirten NYT, bunun bir örneği olarak Fransa'nın yeni cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin tutumunu gösterdi.

Habertürk-20/05/2007

ALMAN BASINI - Basın özeti -DW

 

26 Ekim 2007 tarihli Alman gazetelerinde Türkiye ile ilgili yorumların yanı sıra ABD’nin İran’a karşı aldığı yeni yaptırım kararları ve Almanya’daki ekonomik büyüme, ağırlıklı olarak işlenen konular arasında.

Türkiye ile ilgili iki yorumla başlıyoruz basın özetlerimize. Braunschweiger Zeitung, Türkiye’nin Kuzey Irak’a olası askeri operasyonuyla ilgili  yorumu:  “Başbakan Erdoğan’ın ’ülkesinin artık sabrı kalmadığı’ yönündeki tehdidi, Amerikan yönetimine açık bir uyarıydı.

Washington, Türkiye’yi uzun süredir Kuzey Irak operasyonu konusunda uyarıyor. Ancak Ankara şimdi lehine dönen durumdan, yani Amerikan yönetiminin zayıf noktasından yararlanmak istiyor. Çünkü zaafa düşen Bush yönetiminin, Türkiye’yi durduramayacağı aşikâr. İşte tüm bunlar bir savaşa doğru gidildiğini gösteriyor. Türkiye kendisini teröre karşı koruyor. PKK ise bu durumu körüklüyor çünkü bu örgüt savaş hali olmadan ayakta kalamaz. Yani Irak Savaşı’nın bedeli, yeni bir savaş olacak.”

Rostock’da yayımlanan Ostsee Zeitung’ın yorumu:

“PKK’nın Stalinist lideri Abdullan Öcalan, 1999 yılında ömür boyu hapis cezası alıp da Kürtlere silahlı mücadeleden vazgeçmesi çağrısında bulunduğundan bu yana durum çok hızlı biçimde değişti; Türkiye AB üyelik süreci çerçevesinde ülkedeki 15 milyon Kürdün yasal haklarını adım adım güçlendirdi. Son seçimlerde Kürtlerin çoğunluğu Erdoğan’ın Adalet ve Kalkınma Partisi’ne oy verdi. 1920 yılında Sevr Anlaşması’nda öngörülen Kürt devleti sözü uygun bir çerçeveye oturmuş oldu: Dört milyon Kürdün yaşadığı Irak’ın kuzeyinde yıllardan bu yana işleyen, barışcıl bir resmi yapı var.”

ABD’nin, nükleer programını sürdürmekte ısrar eden İran’a karşı yeni yaptırımları devreye sokma kararı alması, Alman basınında da yankı buluyor. Hamburg’da yayımlanan Financial Times Deutschland’ın yorumu:

“Washington yönetimi, İran’a karşı uygulayacağı yeni yaptırımlarla, aslında uluslararası toplumun, İran’ı uranyum zenginleştirme faaliyetlerinden vazgeçirmek için yıllardan beri uyguladığı doğru stratejiyi nihayetinde benimsemiş oluyor.

Ancak ABD’nin şimdi bu konuda tek başına hareket etmesi ise hem gereksiz hem de tehlikeli. ABD’nin İran’la yaşadığı sorunların Irak’ta içine düştüğü girdapla iç içe girme ihtimali çok büyük. Bu da sorunların diplomatik yollardan çözümünü hayli zora sokacaktır. Diplomatik becerileri kullanmak suretiyle bu durum önlenebilir aslında. Ancak gelecek yılki Başkanlık seçimleri de göz önünde bulundurulduğundan, seçmeni etkileyecek açık ve basit mesajlar diplomasiye tercih ediliyor.“

Sunday Times: Müzakereler kısmen askıya alınacak...

Bu hafta Brüksel’de toplanacak olan AB liderlerinin Türkiye’nin AB müzakerelerini kısmen askıya alacakları bildirildi. The Sunday Times gazetesi, “Ankara, limanlarını Rumlara açma konusunda çelişkili işaretler verdikten sonra müzakerelerin atmosferini bozmakla suçlandı" diye yazdı.

Pazar günleri İngiltere’de yayınlanan The Sunday Times gazetesi, “Türkiye’nin AB başvurusu askıya alındıö başlıklı haberinde Türkiye’nin AB ile üyelik müzakerelerinin bu hafta Brüksel’de toplanacak AB liderlerince kısmen askıya alınacağını belirtti. Gazete şunları yazdı:

“Ankara, geçen hafta limanlarını ve havaalanlarını Rumlara açma konusunda çelişkili işaretler verdikten sonra müzakerelerin atmosferini bozmakla suçlandı. Türkiye’ye gümrük birliğini tam olarak Rumları kapsayacak biçimde genişletmesi için bu yılın sonuna kadar süre verilmişti ancak şu ana kadar bunu yapmayı reddetti."

The Sunday Times, Ankara’nın “gerilimi yok etmek için son dakika girişimi" ile Kıbrıslı Türklerin izolasyonunun sona erdirilmesinin karşılığında bir liman ve bir havaalanını açma yönündeki bir uzlaşı önerdiğini de yazdı.

Milliyet-10/12/06

Türkiye’yi Batı’dan uzaklaştırmak için çıldırmış olmalıyız.

Avrupa Birliği'ne sert eleştiriler yönelten İngiliz Guardian gazetesi Türkiye’ye tam destek verdi

 Ülkenin en saygın gazetelerinden biri olan Guardian şöyle dedi: Önümüzde bir patlama için 2 hafta süre var. Eğer AB Türkiye’ye sırt çevirirse sahtekarlıkla suçlanmayı hak edecek. Türkiye’yi Batı’dan uzaklaştırmak için çıldırmış olmalıyız.

AB, eğer varoluşunu ve dünya arenasında gerekliliğini sürdürmek istiyorsa aynı Papa’nın yaptığı gibi Türkiye’ye kucak açmalıdır. Şampiyonlar ligi, Eurovision, NATO, Avrupa Konseyi gibi Avrupalı olan her organizasyonda yer alan Türkiye, aynı İngiltere gibi Avrupalı’dır. Kıtada AB dışında Türkiye’nin üye olmadığı başka önemli bir kurum yok.

1959’dan beri AB kapısında bekletilen Türkiye’deki reform hareketi şimdi de Rum hükümeti tarafından rehin alınmaya çalışılıyor. Bu inanılmaz bir şey. Türkiye artık Avrupa’nın hasta adamı değil sağlıklı adamıdır. 2 hafta sonraki liderler zirvesinde Türkiye’ye verilecek olumsuz bir cevap, bir patlamayı beraberinde getirecek ve Avrupa’nın kendisini müslümanlarca da yaşanabilen bir yer olarak tarif etmesini imkansız hale getirecek.

 Newsweek dergisi, Türkiye-AB ilişkilerindeki olumsuz gelişmeleri masaya yatırdı.

 

Papa’nın Sultanahmet Camii’ndeki duası için “Dua, jeopolitik bir strateji haline geldiğinde bir sorun var” ifadesini kullanan dergi, “Türkiye’nin artık tamamen farklı bir jeopolitik yoluna girmesi riski var” uyarısını yaptı. Dergi, “vizyonsuzluk” nedeniyle “zamanımızın en büyük projelerinden biri batırıldı” görüşünü de dile getirdi.

Türkiye-AB ilişkilerindeki olumsuz gelişmeler, sadece yurt içinde değil, yurt dışında da kaygı ve karamsarlık yarattı. Newsweek dergisi, “Bu bir ağır çekim tren kazası ve Ankara’nın AB hedefinin çok yakında yapacağı kaza, herkes için bir felakettir” yorumunu yaptı.

Etkili Newsweek dergisi, son sayısında Türkiye-AB ilişkilerindeki son gelişmeleri Owen Matthews imzalı uzun bir haberde değerlendirdi. Papa 16’ncı Benedikt’in Sultanahmet Camii’ndeki duasına dikkat çekerek, “Dua, jeopolitik bir strateji haline geldiğinde, bir sorun var. En yakın sorun: Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin çok yakın çöküşü” ifadesini kullandı.

Avrupa’nın ön yargıların üstesinden gelerek kendisini bir coğrafyadan çok bir ideolojik tanımlama şansını kaybettiğini savunan dergi, “Bu, çok büyük bir trajedi, bir potansiyel felakettir” diye yazdı. Avrupa içerisindeki Türkiye’nin Müslüman dünyası için bir model olması fırsatının kaçırıldığını belirten dergi, Türkiye’nin her şey rağmen çalışmaya devam edeceğini söylediğine, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün da “B planı yok” dediğine dikkat çektikten sonra “Ancak gerçek budur ki Türkiye’nin artık tamamen farklı bir jeopolitik yoluna girmesi riski var” uyarını yaptı.

Newsweek, Papa’nın Türkiye ziyaretinin ülkedeki laik Türkler ile İslam arasındaki gerilimi ortaya koyduğunu belirtirken Türkiye’de son kamuoyu yoklamalarının kendilerini her şeyden önce Türk olarak tanımlayanların oranının yüzde 19’a gerilediğine dikkat çekti.

AKP hükümetinin laikler için oluşturduğu kaygı üzerinde de duran dergi, Türkiye’de AB’ye destek azalırken Türk aşırı milliyetçiliğinin yükseldiğini yazdı. Kürtler ve Kıbrıs ile ilgili olarak meydana gelebilecek gelişmelere dikkat çeken Newsweek, Türk generallerinin “göreli sessizlik” içerisinde geçen yıllardan sonra “giderek seslerini yükseltmelerini en tehlikelisi” olarak nitelendirdi.

KUTSAL OLMAYAN İTTİFAK
Aşırı milliyetçiler ile ordudaki “AB karşıtları” arasında “kutsal olmayan bir ittifakın kanıtları”nın göründüğünü öne süren dergi, “Sahne, gelecek Mayıs ayında AK Partisi’nin kontrolündeki Parlamento, Türkiye’nin yeni cumhurbaşkanını seçtiğinde askerler ile Erdoğan arasındaki bir kavga için hazırdır” yorumunu yaptı.

Dergi, her şeye rağmen belki işlerin göründüğü gibi iç karartıcı olmadığını, Türkiye’nin AB hedefinin çöküşünün ülkenin “etnik, dini ve siyasi bölünmeleri”ni derinleştirmesine karşın 1977 yılındaki “askeri müdahale”nin tekrarlanmayabileceğini ve Türkiye’nin Batılı olmayı sürdüreceği görüşünü de dile getirdi.

AVRUPA’DA CİDDİ YANKILAR OLACAK

Sonuç ne olursa olsun bu gelişmelerin Avrupa’da ciddi yankılarının olacağını, Avrupa’daki dışlanmış öfkeli Müslüman azınlıklarının Batı kültürü ile uzlaşmaya cesaretlendirilmeyeceğini savunan dergi, Ortadoğu’da ise Türkiye’nin “model rolü”nün zedeleneceğini öne sürdü. Dergi “Washington’daki birçok stratejist -ve sadece neo muhafazakarlar değil-, AB ile Türkiye arasındaki çatlağın Müslüman dünyasında Batı değerleri için büyük bir jeopolitik yenilgi biçiminde yansımasından korkuyorlar” uyarısını yaptı.

Newsweek, haberini noktalarken Türkiye ile AB arasında bir çok ortak yönünün bulunduğuna, Avrupalıların şimdiden “özel bir ortaklık”tan söz ettiklerine dikkat çekerek “Türkiye, böyle bir şeyi hiçbir zaman kabul etmeyeceğini söyledi ancak bir uzlaşı bulunacağını umalım. Zamanımızın en büyük uygarlık projelerinden birini batıran vizyonsuzluktan dolay herkes daha yoksuldur” sözlerini kullandı.

Habertürk-03/12/06

Rum basınından hükümete sert eleştiri

Kıbrıs Rum Kesimi’nde yayınlanan Cyprus-Mail gazetesi, Rum Yönetiminin Türkiye konusundaki politikasını sert dille eleştirdi. Gazete, “Hiçbir zaman, Türkiye’nin boyun eğmesi veya AB’nin, bizi memnun etmek için bilerek treni kaza yaptırması şansı yoktu. Türkiye’nin artık Kıbrıs konusunda en ufak taviz vermek için hiç bir nedeni olmayacak” yorumunu yaptı.

Avrupa Komisyonu’nun limanlarını Rumlara açmayan Türkiye’nin 8 başlık askıya alınarak cezalandırılması tavsiyesini yeterli bulmayan Rum Yönetimi’ne içerinden eleştiri geldi. Rum Kesimi’nde İngilizce yayınlanan Cyprus Mail gazetesi, Rum Yönetiminin politikasını “miyop” ve “felaket” olarak nitelendirdi.

Cyprus Mail, Papadopulos Yönetiminin Avrupa Komisyonu’nu kararını sert dille eleştirirken “AB’nin ne yapmasını bekliyordu?” sorusunu da sordu. Avrupa’da birçok kişinin Türkiye’nin tam üyeliğini istememesine karşın Batı ile İslam arasındaki ilişkilerdeki bu hassas dönemde önemli bir müttefikin küçük düşürülmesinin arzulanmadığını kaydeden gazete, Papa 16’ncı Benedikt’in bile Türkiye’nin üyeliği konusunda olumlu işaretleri verdiğine dikkat çekti.

Avrupa liderlerinin Başbakan Erdoğan’ın 2007 yılında bir seçim ile karşı karşıya bulunduğu için Türkiye’deki milliyetçi tutkuları iyice alevlendirmek istemediklerini de belirten gazete, Rum Yönetiminin taktiklerinin hiçbir kazanç sağlamadığını, “Türkiye’nin bir santimetre bile kıpırdamadığı”nı yazdı.

Rum gazetesi, yaşananların Papadopulos Yönetiminin miyopluğunu ortaya koyduğunu belirterek bu politikanın, Kıbrıs sorununun çözüme kavuşması olasılığının iyice azalttığını savundu. Gazete şunları yazdı:

“Hiçbir zaman, Türkiye’nin boyun eğmesi veya AB’nin bizi memnun etmek için bilerek bir tren kazasını yaptırması şansı yoktu. Tanıma konusu, birkaç yıl geri atıldı, belki müzakere sürecinin, Türkiye’nin tam üyelik yerine özel bir ortaklık görüşeceği ve bu nedenle Kıbrıs konusunda en ufak bir taviz vermek için herhangi bir nedeni olmayacağı son aşamasına kadar. Hürriyet-03/12/06

Müzakerelerin askıya alınması kararı geniş yankı buldu. Batı basını ilginç başlıklar attı.

AB'nin Türkiye ile müzakereleri askıya alma kararı dünyada geniş yankı buldu. İngiliz basını, AB Komisyonu’nun Türkiye ile müzakerelerin 8 fasılda durdurulmasını da kapsayan önerilerini "sürpriz" olarak niteledi.

 "Kararın, Türkiye ve başını İngiltere’nin çektiği müttefiklerini şaşırttığını" yazan Guardian, "İngiltere’nin daha yumuşak bir karar beklediğine" dikkat çekti.

Haberde, "İngiltere’nin sadece Kıbrıs’la bağlantılı üç fasılın askıya alınması beklentisi içinde olduğu" kaydedildi.

"Türkiye’de AB karşıtı havanın yaygınlaştığı" ifade edilen haberde, "güçlü ve çabuk öfkelenen Türk halkının kendisine yukarıdan bakıldığını ve tehditkar bir tutum takınıldığını düşündüğü" belirtildi.

"Bazı uzmanların Avrupa’nın Türkiye’yi kaybetmekte olduğu yorumunda bulunduklarına" işaret edilen haberde, "Komisyonun önerilerinin Almanya ile İngiltere gibi, Türkiye’nin üyeliğine karşı olan ve destekleyen ülkeler arasında bir orta yol bulmayı hedeflediği" kaydedildi.

"Bu gelişmenin Letonya’nın başkenti Riga’da yapılan NATO zirvesini de etkilediği" belirtilen haberde, İngiltere Başbakanı Tony Blair ile Almanya Başbakanı Angela Merkel’in "birbirine zıt" açıklamalarının, 11 aralıkta yapılacak ve önerilerin değerlendirileceği AB Genel İşler Konseyine kadarki sürecin zorlu geçeceğini gösterdiği yorumunda bulunuldu.

EL PAİS: HÜKÜMET İÇİN FAZLA BİR SORUN OLUŞTURMAZ

İspanya’nın önde gelen gazetelerinden El Pais ise, 8 başlığın dondurulmasının hükümet için çok büyük bir sıkıntı oluşturmayacağı gibi göründüğünü belirtirken borsanın yükseldiğine, liranın biraz değer kazandığına dikkat çekti.

WASHINGTON POST: PAPA DESTEK VERMİŞTİ

Washington Post gazetesi, Papa’nın Türkiye’nin AB üyeliğine destek verdiği bir dönemde AB’nin idari kanadının Türkiye ile müzakereleri pek çok başlıkta kesmesini önerdiğini belirtti.

EURONEWS: AVRUPA MÜZAKERELERİ DONDURUYOR

Avrupa haber kanalı Euronews da Avrupa Komisyonu’nun Türkiye ile müzakereleri kısmen dondurma önerisi getirdiğini belirtti.

YT: TÜRKİYE’YE KÖTÜ HABER

New York Times gazetesi de Komisyon’un tavsiyesini “Türkiye için kötü haberö şeklinde değerlendirdi. Askıya almanın zaten beklendiği kaydedilen haberde ancak Komisyon’un aynı zamanda limanlar Rumlara açılmadan hiçbir müzakere başlığının kapatılmayacağı önerisi getirdiğini vurguladı.

IHT: AB ÜYELİĞİ OLASILIĞI AZALDI

İnternational Herald Tribune de Türkiye’nin Avrupa Komisyonu’nun müzakerelerin “kilit alanlarıönın askıya alınmasını önerdiğini belirterek AB üyeliği olasılığının azaldığını savundu.

EL CEZİRE: AB MÜZAKERELERİ ENGELLEMEYE ÇALIŞIYOR

Avrupa Komisyonu’nun müzakerelerin 8 başlıkta dondurulması ve limanlar Rumlara açılmadığı sürece hiçbir müzakere başlığının da kapatılmaması önerisini “AB Türkiye ile olan müzakereleri engellemeye çalışıyorö şeklinde değerlendirdi.

FT: Erdoğan'dan müzakere masasından kalkmamasını rica ettiler

Financial Times ise ilk sayfasında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Riga'daki NATO zirvesinde çekilen ve düşünceli göründüğü bir fotoğrafına yer vermiş. Altında, "Zirvedeki Avrupalı liderler Erdoğan'dan, müzakere masasından kalkmamasını rica ettiler" cümlesi dikkat çekiyor.

Gazete, iç sayfalardaki yorumunda ise "dünkü gelişmelere rağmen Ankara’nın sorunlu AB yolculuğunun hala rayında olduğunu" yazdı.

AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn’in bir "tren kazasını" engelleyeceğine dair açıklamalarının doğru çıkıp çıkmayacağının önümüzdeki iki hafta içinde belli olacağına dikkat çekilen haberde, "ancak sonuçta Rehn’in önerileri bilgiyle beslenmiş bir siyasi bahisten ibaret. Bulduğu formül, tek bir ülke veto etse bile tümüyle boşa gitmiş olacak" denildi.

Daily Telegraph: Ciddi darbe

The Daily Telegraph da "dün atılan adımın ciddi bir darbe olduğunu" öne sürerek, "Riga’daki NATO zirvesinde bulunan AB liderlerinin gelişmeye verdikleri tepkilerin konuyla ilgili bölünmenin derinliğini ortaya koyduğunu" yazdı.

Gazete, "komisyonun tavsiyesinin Türkiye’nin AB üyeliği sürecinde bir donukluğa yol açacak nitelikte olduğunu" belirtti.

The Times: Rumlar yüzünden görüşmeler tıkandı

The Times gazetesi ise Kıbrıs Rum kesimi yüzünden görüşmelerde gelinen noktaya dikkat çektiği tam sayfalık haberinde, Blair’in yaptığı "ciddi hata" uyarısına yer verdi.

"Avrupa Komisyonu’nun tavsiyelerinin 15 Aralık’ta yapılacak AB devlet ve hükümet başkanları zirvesine bir kez daha Türkiye kavgasının hakim olacağını ortaya koyduğunu" ifade eden Times, "bu tavsiyelerin Rum kesimini de memnun etmeye yetmediğini" yazdı.
The Independent gazetesi de Türkiye’nin liman ve havaalanlarını Rum kesimine açmayı reddetmesi sonucunda AB umutlarının "darbe aldığını" öne sürdü.

Fransız basını: AB, frene bastı!

Fransız basını, AB Komisyonunun Türkiye ile müzakerelerin kısmen askıya alınmasını tavsiye etmesini, "AB ve Türkiye arasında yeni bir kriz" olarak yorumladı.

Le Parisien gazetesi, "AB Türkiye’nin üyeliği için frene bastı" başlığıyla verdiği haberde, AB Komisyonunun müzakerelerin yavaşlatılmasını önerdiğini yazdı.

Le Figaro, "Avrupa ve Türkiye arasında açık kriz" başlığıyla verdiği haberde, "Türkiye’nin AB’den ağır darbe yediği" yorumunu yaptı. Gazete, "Türkiye, AB müeyyidelerinin tuzağına düştü" ifadesini kullandı.

"Müzakerelerin bir bölümü donduruldu" başlığını kullanan Liberation gazetesi, AB Komisyonu içinde Rum ve Yunanlı üyelerin dışında Fransa’nın da bazı fasılların müzakere edilmesinin askıya alınması konusunda önemli rol oynadığını yazdı.

Habertürk-30/11/06

©2006

   

Ana sayfaKapak - Ana Haber - Ülkeler(Dünya) - Türkiye - Araştırma - Siyaset - Ekonomi - Emlak Yatırım - Bilim - Spor - Turizm - İnternet

 Aktüel - Yaşam - Din - Sağlık - Rejim - Cinsel sağlık - Sanat - Sinema - Resim Şov - Moda - Fashion- Resim indir! - Video - Pop Dünya