©2006

 

Son Güncelleme:22/08/11

Ana sayfaKapak - Ana Haber - Ülkeler(Dünya) - Türkiye - Araştırma - Siyaset - Ekonomi - Emlak Yatırım - Bilim - Spor - Turizm - İnternet

 Aktüel - Yaşam - Din - Sağlık - Rejim - Cinsel sağlık - Sanat - Sinema - Resim Şov - Moda - Fashion- Resim indir! - Video - Pop Dünya

Dünya Basını-1

Papa ziyareti batı basınında:

Papa ziyareti batı basınında: Cehennem yolculuğuna benzemeye başladı

Papa 16’ncı Benedikt’in Türkiye ziyareti, Batı basınında büyük yankı bulmayı sürdürüyor. Papa’nın büyük bir riske gireceğini savunan gazeteler, ziyaretin bir “cehennem yoluculuğuöna benzemeye başladığı yorumunu yaptılar.
     
     İNDEPENDENT: CEHENNEM YOLCULUĞUNA BENZEMEYE BAŞLADI
      İngiliz The İndependent gazetesi, Papa’nın ziyareti sırasında “risköte olacağını öne sürerken, “Tek iyi haber Mehmet Ali Ağca’nın hala cezaevinde olmasıdır" diye yazdı. Diğer tüm açılardan Papa’nın dört günlük Türkiye ziyareti, “cehennem yolculuğuna" benzemeye başladığını öne süren gazete, Türk hükümetinin Papa’nın bir ABD Başkanı gibi korunacağını söylediğine dikkat çekerek “Gerekli olabilir" ifadesini kullandı.
     
     TELEGRAPH: TÜRKİYE’DEKİ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ÜST DÜZEYDE
      Pazar günlerinde İngiltere’de yayınlanan Sunday Telegraph ise Papa’ya yönelik ölüm tehditlerinin Türkiye’de güvenlik önlemlerinin en yüksek düzeyde çıkartılmasına neden olduğunu belirtti. Ziyaretin Türk hükümetini “zor" duruma soktuğunu öne süren gazete, Türk hükümetinin Papa’nın Türkiye ziyareti öncesi Rum Lideri Papadopulos’u kabul etmesini önemsememe yoluna gittiğini yazdı.
     
     NEWSWEEK: PAPA TÜRKİYE’DEKİ DİN ÖZGÜRLÜĞÜNE KATKI YAPABİLİR
      Etkili dergi Newsweek, son sayısında Papa’nın Türkiye ziyaretinin Türkiye’deki Ortodoks Hıristiyanların din özgürlüğüne katkıda bulunabileceğini savundu. Türkiye’de uygulanan kısıntıların Türkiye’nin AB’deki insan hakları standartlarına uyma kabiliyetine ilişkin kuşkular yarattığını belirten dergi, Patriğin “ekümenik" sıfatını kullanmasına izin verilmediğine dikkat çekti. Dergi, “Batı’da hiçbir Hıristiyan topluluğu böyle koşullara müsamaha etmezdi" diye yazdı.
     
     LE MONDE: “16’NCI BENEDİKT İÇİN TÜRK TEHLİKESİ"
      Fransız Le Monde gazetesinde de, “16’ncı Benedikt için Türk Tehlikesi" başlılığı ile yayınladığı analizde Papa 2nci John Paul’un 1979 yılındaki ziyaret sırasında ilgisiz olan Türk halkının 16’ncı Benedikt’e “düşmanca" bir tutum takınması riskinin bulunduğunu öne sürdü. Gazete “Papa’nın Türkiye ziyareti hem risk, hem de şans" ifadesini kullandı.
     
     TİMES: PROTESTOLAR BRÜKSEL’DE OLUMLU KARŞILANMAYACAK

The Sunday Times de, “Papa bir Türk kazanına uçuyor" başlıklı haberinde Türkiye ziyareti sırasında Papa’ya yönelik protestoların Brüksel’de olumlu karşılanmayacağını belirtti. İstanbul’da 12 bin polis görevli olacağına dikkat çeken gazete Yetkililerin “sınırlı" olmaya haklı olduğunu kaydeden gazete, Türkiye’de son dönemde meydana gelen çeşitli saldırıları anımsattı.
     
     ABC: TÜRK YETKİLİLERİNİN OLUMSUZ TUTUMUNA ALCAK GÖNÜLLÜLÜK
      İspanyol gazetesi ABD de, Papa’nın Türkiye ziyaretine Avrupa ile Asya, Hristiyanlık ile İslam arasındaki gerilimin hakim olacağını savundu. Papa’nın Esenboğa havaalanında “oldukça soğuk" bir biçimde karşılanacağını öne süren gazete, Papa’nın, Türk yetkililerinin kendisi ile görüşmekten kaçınmalarına “alçak gönüllülük" ile karşılık verdiğini belirterek bunun bir örneği olarak Papa’nın “sadece bir memur" olan Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu’na makamında yapacağı ziyareti gösterdi.
     
     LE FİGARO: “PAPA TÜRKİYE’YE ÇATIŞMA ARAYIŞI İLE GİTMİYOR"
      Fransa’nın büyük gazetelerinden Le Figaro da, Papa’nın Başbakan Erdoğan ile görüşmeyeceğini belirterek Erdoğan’ın yüzde 99’u Müslüman olan Türk kamuoyunu kollamak istediğini öne sürdü. Gazete, Papa’nın Türkiye’ye bir çatışma arayışı ile gitmeyeceğini de belirtti.
ANKA-26/11/06

Diplomat gibi davran !

Amerikan Time dergisi, son sayısında Papa 16.Benedikt’in Türkiye’ye yapacağı ziyareti ve ziyaretin İslam-Batı gerginliği üzerindeki etkilerini mercek altına alıp konuyu kapak sayfalarına taşıdı. Time, "Papa, Türkiye’de her ne yaparsa yapsın, İslam ile Batı arasındaki ilişkiler şu sıra onun bir ilahiyatçı değil, diplomat gibi davranması gerektiğini gösteriyor" diye yazdı.

Yazıda "12 Eylül’de Regensburg’da yaptığı konuşma onu geri dönülmez bir noktaya getirdi. Benedikt’in gerginliği artırmak için kasıtlı mı hareket ettiği belli değil. Ancak çoğu gözlemciye göre Papa konuşmasında ne dediğini gayet iyi biliyordu. Papa’nın İslam ile şiddeti bağdaştıran sözleri her iki tarafa da fazla hareket alanı bırakmadı." denildi.

Papa’nın Türkiye ziyareti sırasında nasıl bir tutum izlemesi gerektiğini Amerikalı ilahiyatçılara soran Time şu yanıtları aldı:

John Esposito (Georgetown Üniversitesi) - "Papa, kendisini Hıristiyan liderlerle yapacağı görüşmelerle sınırlamamalı."

Seyyed Hossein Nasr (George Washington Üniversitesi) - "Papa, Türkiye’de Müslüman çoğunluğa hitap etmeli."

Rahip Thomas Reese (Woodstock İlahiyat Merkezi) - "Papa, şöyle bir yaklaşımda bulunabilirdi: ’Siz de aynı benim gibi terörizm konusunda endişe duyuyorsunuz.’ Papa ve Müslümanlar, kürtaj karşıtlığı, aşırı tüketim, seks, şiddet ve Filistinlilerin hakları konusunda aynı görüşleri paylaşıyorlar." Hürriyet-20/11/06

Bravo Fransa!

The Guardian’a makale yazan Oxford’lu Prof. Timothy Garton Ash, soykırım inkarını suç sayan yasa teklifini yerden yere vurarak Fransa ile dalga geçti ve "Avrupa için tabuları yıkma zamanıdır, yenilerini dikme zamanı değil. Ermeni soykırım inkarını suç sayacağımıza, Yahudi soykırım inkarını suç olmaktan çıkartmalıyız" çağrısında bulundu.

FRANSIZ Meclisi’nin geçen hafta aldığı kararı, "gerçeğe, adalete ve insanlığa vurulmuş muhteşem bir darbe" olarak nitelendiren Oxford Üniversitesi’nin Avrupa İlişkileri uzmanı Prof. Timothy Garton Ash, The Guardian’daki makalesi özetle şöyle:

Bravo! Şapkalar çıksın! Yaşasın Fransa! Ama bunun Avrupa tarihinde yeni bir sayfa açmasını sağlayalım. Hadi İngiliz meclisi 1940’da Rusların Katin’de Polonyalı subayları öldürdüğünü inkar etmeyi suç saysın. Hadi Türk meclisi Fransa’nın Cezayirli isyancılara işkence yaptığını reddetmeyi suç kabul etsin. Hadi Almanlar, Sovyet Gulag kamplarını inkar etmeyi suç kabul eden bir yasa geçirsin.

Hadi İrlanda meclisi İspanyol engizisyonunun yaptığı korkunçlukları inkara ceza versin. Hadi İspanyollar da Sırpların Kosovalı Arnavutlara soykırım yapmaya çalışmadığını savunanları en az 10 yıl hapse atsın. Hadi Avrupa Parlamentosu da Amerikalı kolonistlerin, Kızılderililere yaptığına soykırım demeyi zorunlu kılsın.

YAZIK İDAM YOK

Ne yazık ki AB içinde bu suçları işleyenlere idam cezası veremiyoruz ama belki zamanla bunu da değiştiririz. Ah cesur yeni Avrupa ah... Aklı başında biri bu yasa metnini ilerici ve aydınlanmacı bir adım olarak göremez. Fransız meclisi, 90 yıl önce bir ulusun bir diğerine yaptıklarıyla ilgili tarihi terminolojiyi düzeltme hakkını nasıl kendinde bulabiliyor. Eğer Fransız Meclisi, Vichy Fransası’nın Yahudilerin ölüm kamplarına yollanması sırasında yaşananları inkar sayan bir yasa çıkarsaydı bunun da hata olduğunu düşünürdüm. Sadece bunun ardındaki kendini eleştirme ahlakını takdir edebilirdim o kadar.

TCK’nın 301. maddesi de yanlış, ancak iki yanlış bir doğru yapmıyor. Artık yeni tabular yaratmak yerine, eskileri yıkmalı, Yahudi soykırımını inkarı suç sayan yasaları kaldırmalıyız.

En pahalı yasa

İkiyüzlülük Soykırımın inkarını suç sayan yasa teklifini kabul eden Fransız Millet Meclisi dünya basınına alay konusu oldu. Türkiye’de 301’in kaldırılması için mücadele edilirken, Fransız meclisinin ifade özgürlüğüne karşı karar alması "ikiyüzlülük" diye nitelendi. "Orhan Pamuk konuşabildiği için Nobel alıyor, Fransa ise konuşanları susturmaya kalkıyor" yorumları yapıldı.

Bumerang Fransa’da ise meclisten geçen teklifin Fransa’ya pahalıya mal olacağı telaşı var. Hürriyet’in "Liberte, Egalite, Stupidite" başlığını yansıtan Le Figaro, "Türkler Fransa’ya öfkeli. Yaptırımlar uygulanırsa, Fransız şirketleri dışlanacak, ihalelere sokulmayacak. 10 milyar Euro’luk sözleşmeler tehlikeye girecek" dedi.

FRANSA’da önceki gün meclisten geçen sözde Ermeni soykırımını inkar edenlere 1 yıla kadar hapis ve 45 bin Euro para cezası öngören yasa teklifi, Avrupa’dan Amerika’ya bütün gazetelerde şiddetli eleştirilerle karşılaştı.

Dünya basınından Fransa’ya

* Diplomatik ahmaklık

* Seçim çıkarcılığı

* Fransızlar saçmaladı

* Çirkinlik ve hafiflik

* 301’e karşı ikiyüzlülük

Financial Times: Diplomatik ahmaklık

Bu karar "diplomatik ahmaklık" ve "seçim menfaatçiliği"dir.

Fransa AB içinde ifade özgürlüğüne zarar verdi. Başkalarının düşüncelerini ikna yoluyla değil, yasayla değiştirmeye kalkıştı. Yasalaşması halinde Başbakan Tayyip Erdoğan’ı da Fransa’da tutuklanma tehlikesi ile karşı karşıya bırakacak bu tasarı neyse ki büyük ihtimalle Senato’da yok olacak.

İkiyüzlülük

AB, Türk Ceza Kanunu’nun 301’inci maddesini modernleştirmek isterken Fransa Ermeni yasası ile tam aksi yöne gitti. Bu ikiyüzlülüktür. Fransa’da politikacılar büyük Ermeni lobisini memnun etme gayreti içindeler.

Washington Post: Fransa saçmaladı

Fransa Meclisi kesinlikle saçmaladı. Tarihte pek çok kişi tarafından pek çok katliamın yapıldı ki, bunlardan biri için yasa kabul etmek ve diğerlerine dokunmamak çocukça olur. Türk milletvekillerinin bir ara "Cezayir soykırımı" başlıklı bir yasayla misillemede bulunulmasını Erdoğan, "Biz, pisliği pislikle temizleyenlerden değiliz" diyerek reddetti.

448 vekil oy kullanmadı

577 milletvekilinin bulunduğu Fransa Meclisi’nde bu karar 19’a karşı 106 milletvekilinin oyu ile alındı, 4 vekil çekimser kaldı. 448 milletvekilinin oy kullanmadığı bir tasarı Senato’ya gitmesi için yeterince siyasi desteğe sahip olup olmadığı tartışılır.

Le Soir: Çirkinlik ve hafiflik

Teklif kağıt üzerinde halledildi, ancak çözümden çok uzak. Tasarının gömülüp gitme olasılığı çok yüksek. Türklerin kalbini kıran Fransız parlamenterler "çifte standart" uyguluyorlar. Erdoğan’ın uluslararası bir komisyon oluşturulması önerisi de Ermenistan tarafından yanıtsız bırakıldı. Fransa ise tarih alanında körü körüne ilerliyor.

Eko Moskova radyosu: Fransa’nın kararı ile Orhan Pamuk’a Nobel Edebiyat ödülü verilmesi birbiriyle çelişiyor. Fransa’nın kararı düşünce özgürlüğüne karşı bir harekettir. Nobel ödülü ise Pamuk’a ülkenin çoğunluğundan farklı düşünceleri dile getirdiği için veriliyor.

ANLAMSIZ BİR İŞ YAPTINIZ

FRANSIZ basını, Türklerin çok öfkeli olduğunu ve faturanın Fransa için ağır olacağını yazıyor. Le Figaro birinci sayfadan "Fransa ve Türkiye arasında açık kriz" başlığıyla verilen haberin devamında, Hürriyet’in "Liberte, Egalite, Stupidite" başlığı atıyor.

Le Parisien: Fransa Dış Ticaret Bakanı Christine Lagarde "Bu yasa teklifi Fransa’ya çok pahalıya mal olacak" dedi.

Le Figaro: Yaptırımlar uygulanırsa başta diplomatik ilişkiler soğuyacak, Fransız şirketleri dışlanacak, ihalelere sokulmayacak. İki ülke arasında bu gerilim uzun sürerse Fransız şirketlerinin yaklaşık 10 milyar Euro tutarındaki kontratları tehlikede olacak.

Liberation: Bu yasa anlamsız bir girişim. Ermenilerin başına gelen olayların tarihi araştırmalarının önünü kesecek. Meclis daha önce sömürgeciliğin olumlu yanlarının okullarda öğretilmesi gibi yanlış bir kararı almıştı, şimdi de tarihçilerin ve aydınların görev alanını ihlal ediyor.

Le Monde: Başbakan Dominique de Villepin bu tür yasalara karşı olduğu açıkladı. Türkiye boykot uygulayacak. Hürriyet-14/10/06

©2006

   

Ana sayfaKapak - Ana Haber - Ülkeler(Dünya) - Türkiye - Araştırma - Siyaset - Ekonomi - Emlak Yatırım - Bilim - Spor - Turizm - İnternet

 Aktüel - Yaşam - Din - Sağlık - Rejim - Cinsel sağlık - Sanat - Sinema - Resim Şov - Moda - Fashion- Resim indir! - Video - Pop Dünya