©2006

 

Son Güncelleme:02/02/12

Ana sayfaKapak - Ana Haber - Ülkeler(Dünya) - Türkiye - Araştırma - Siyaset - Ekonomi - Emlak Yatırım - Bilim - Spor - Turizm - İnternet

 Aktüel - Yaşam - Din - Sağlık - Rejim - Cinsel sağlık - Sanat - Sinema - Resim Şov - Moda - Fashion- Resim indir! - Video - Pop Dünya

Dünyada Silahlanma Yarışı

Ülkeler

Silahlanma

Doğal Yaşam

Uyuşturucu

Nükleer Güçler

Kendini hedefe sabitleyen mermi

  Kendini hedefe yönlendiren mermi

Kendini yönlendirebilen mermi, lazerle aydınlatılmış hedeflere kesin olarak isabet edecek şekilde, ufak kanatçıklar aracılığıyla yolunu buluyor. Mermi, 2 kilometre uzaklıktan hedefi vurabilecek şekilde tasarlandı. Prototip mermi üzerindeki çalışmalar, uzun menzilden yapılan atışlarda daha kesin isabet sağlandığını ortaya koydu.

İSTANBUL - ABD ordusu için hedefini kendi başına bulan mermi geliştiriliyor. Ancak bir düşünce kuruluşu, keskin nişancıların çok işine yarayacak olan bu mermi teknolojisinin, genel piyasaya sürülmesinden kaygı duyduğunu belirtti.

Amerikan hükümeti adına, savunma şirketi Lockheed Martin'in Albuquerque'deki yan kuruluşunda yürütülen çalışmada, 10 cm.lik mermiler üretiliyor. Merminin burnunda, lazeri saptayacak bir optik sensör yer alıyor. Lazerin gösterdiği nokta algılanarak mermideki küçük kanatçıkları harekete geçirecek iç motorlar devreye sokuluyor.

Mermi projesinde çalışan Red Jones, saniyede 30 kez merminin gidiş yönünde değişiklik yapılabildiğini anlattı; "bu da defalarca düzeltme yapabileceğimiz anlamına geliyor ki, bu sayede her seferinde çok hassas olmamız gerekmiyor." dedi.

'CEPHEDE BÜYÜK RAĞBET GÖRÜR'

Projedeki ekip, hem saha deneyleri; hem de bilgisayarda simülasyonlar yapıyor ve hala mermiyle ilgili bazı mühendislik sorunları bulunduğunu kaydediyor. Bununla birlikte ekip, kendini yönlendirebilen merminin piyasaya sürülebilecek hale getirileceğinden emin konuşuyor. Merminin daha yüksek bir hıza erişebilmesi için özel bir baruta ihtiyaç duyulabileceği kaydediliyor.

Askeri uzmanlar söz konusu merminin savaş cephelerinde büyük rağbet göreceği inancında.

Royal United Services Institute adlı düşünce kuruluşunda görevli araştırmacılardan Elizabeth Quintana, "Libya'da elde edilen en büyük başarılardan biri, kullanılan cephanenin hassasiyet derecesinin daha önceki savaşlara kullanılanlardan kıyasla çok daha yüksek olmasıydı. NATO silahlarının yüzde 97'si 2 metre dolayında kaymalarla hedeflerini vurdu. Ama bu, hava cephanesi sayesinde gerçekleşti. Bu yeni mermi ise, kara kuvvetleri için bir devrim olur ve belki de gelecekteki savaşlarda, siviller arasındaki kayıpları daha da azaltır." dedi.

Quintana, rehin alma olayları gibi durumlarda polisin çok işine yarayabileceğini belirttiği kendini yönlendiren merminin zengin potansiyelini kabul etmekle birlikte, terör gruplarının eline geçmesinden kaygı duyulduğunu da ekledi. Merminin zevk için ava çıkan kişilere de satılabilmesinden söz edildiğini kaydeden Elizabeth Quintana, bu tür bir teknolojinin halkın kullanımına açılmasının engelleneceğini düşünüyor.

02 Şubat 2012

Hindistan'ın On Milyarlık Savaş Uçağı İhalesi Fransa'nın

  Fransız Dassault

Hindistan Hava Kuvvetleri'nin açmış olduğu savaş uçağı ihalesini Fransız şirketi Dassault'un kazandığı açıklandı.

126 savaş uçağına karşılık yaklaşık 10 milyar dolarlık ödemenin yapılacağı sözleşme uzmanlar tarafından “tarihteki en büyük savunma anlaşmalarından biri” olarak değerlendirildi.

Fransız şirket Dassault Havacılık tarafından üretilen Rafale jetleri, ihalede Eurofighter firmasının Typhoon savaş uçaklarını geride bıraktılar.

Gelişme Dassault şirketinin hisse senedi değerini yüzde 20 oranından artırdı.

Fransız Dış Ticaret Bakanı Pierre Lellouche ise “Rafale çok amaçlı savaş uçaklarının ilk dış siparişini mutlulukla karşıladıklarını” belirtti.

Bakan ayrıca, ihale sürecinde "rakiplerimizin uyguladıkları siyasi baskı işimizi kesinlikle kolaylaştırmadı" diye konuştu.

İhaleyi kaybeden İngiltere merkezli Eurofighter şirketi, Aralık ayında yapılan 8 milyar dolarlık Japon Hava Kuvvetleri'nin ihalesini de kazanamamıştı.

Delhi'deki İngiliz Büyükelçiliği'nden yapılan açıklamada ihalenin kaybedilmesi sebebiyle hayal kırıklığı yaşandığı ve detayların inceleneceği belirtildi.

Büyükelçiliğin açıklamasında ayrıca ihalenin olumsuz sonucunun mali detaylarla ilgili olduğu ve "İngiltere ile Hindistan arasındaki karşılıklı ilişkilerin gücünü yansıtmadığı" vurgulandı.

Asya-Pasifik bölgesi uzmanı James Hardy, ihalenin Eurofighter için büyük bir kayıp olduğunu söylerken, sonucun Typhoon savaş uçağına ciddi miktarda yatırım yapmış olan İngiltere ve Almanya'nın "bir hayli canını yakacağını" belirtti.

Hindistan Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ise ihale sürecinin nihai olarak tamamlandığını söylemenin mümkün olmadığı ve anlaşmanın imzalanacağı Mart ayına kadar giderilmesi gereken bazı pürüzler bulunduğu bildirildi.

Hindistan gelişmekte olan ülkeler arasında silah ithalatı konusunda ilk sırada yer alıyor.

31 Ocak 2012

Gemiyle Kaçakçılıkta, Almanya Dünya Birincisi

  Gemiyle Kaçakçılık

Merkezi İsveç'in başkenti Stockholm'de bulunan ‘Barış Araştırma Enstitüsü SIPRI' tarafından yapılan bir araştırmaya göre, gemilerle silah, uyuşturucu ve elektronik eşya kaçakçılığında Alman bandıralı gemiler dünya çapında birinci sırada yer alıyor.

Merkezi İsveç'in başkenti Stockholm'de bulunan ‘Barış Araştırma Enstitüsü SIPRI' tarafından yapılan bir araştırmaya göre, gemilerle silah, uyuşturucu ve elektronik eşya kaçakçılığında Alman bandıralı gemiler dünya çapında birinci sırada yer alıyor. 1991’den 2011 yılına kadar konuyla ilgili kayda geçen tüm kontrolları ve açılan soruşturmaları değerlendiren enstitü yetkilileri, bu süre içinde kaçakçılık yaptığı saptanan gemilerin yüzde 19,5'in Almanya’da kayıtlı şirketlere, yüzde 10,6'sının Yunan, yüzde 7,8'inin ise ABD şirketlerine ait olduğunu duyurdu. Dördüncü sırada ise Kuzey Kore yer alıyor.

En az 100 bin gross ton büyüklüğündeki gemilerle ilgili sayıların değerlendirildiğini açıklayan yetkililer, dünya denizlerinde ulaştırma yapan gemilerin ve gemilerdeki konteynirlerin en fazla yüzde 2’sinin kontrol edilebildiğini, o yüzden kaçak mallarla ilgili gerçek rakamın çok daha fazla olduğunu bildirdi. Çok sayıda gümrük ve güvenlik yetkilisinin diplomatik ilişkileri de göz önünde tutarak Alman bandıralı gemileri daha az kontrol ettiğinin bilindiğini öne süren SIPRI yetkilileri, kaçakçılığı organize eden çevrelerin Alman gemileriyle özellikle Güney Amerika’dan Avrupa’ya uyuşturucu ve Çin’den de Ortadoğu ülkelerine silah taşıdığını açıkladı.

Gemiyle Kaçakçılık  

Almanya’nın Somali açıklarında korsanlara karşı yürütülen operasyonlara askeri destek vermesini, aynı zamanda Alman şirketlerine ait gemilerle yapılan kaçakçılığa seyirci kalmasını eleştiren SIPRI, şirket sahibi Alman armatörlerin de gemileri kiraya verdiklerini ve hangi mallarin taşındığını bilmediklerini söyleyerek kaçakçılık konusunda sorumluluk almadığını aktardı.

Ekim 2010’da Alman bandıralı Everest gemisinin Nijerya'daki radikal İslamcı Boko Haram örgütüne silah taşırken ele geçirildiğini anımsatan SIPRI yetkilileri, gemi taşımacılığı ve gemilerle yapılan kaçakçılığı dünya ticaretinde 'kirli bir delik' olarak tanımladı.

SIPRI geçen yıl açıkladığı bir araştırmada AB ülkeleri arasında en çok silah ihraç eden ülkenin de yine Almanya olduğunu ve silah ihracatının son beş yıl içinde yüzde 96’lık bir artış kaydettiğini duyurmuştu.

Almanya’nın en çok silah sattığı ülkeler listesinde ilk iki sırada Yunanistan ve Türkiye yer alıyor.

31 Ocak 2012

Gemi Konteynırları Kontrol Edilmiyor, Silah Kaçakçılığı Kolaylaştı

  Gemi Konteynırları
Gemi Konteynırları  

Büyük miktarlarda yüklerin taşınmasında kullanılan konteynırların gerekli şekilde kontrol edilmediği ve bu nedenle silah kaçakçılarının eskiye göre daha kolay yapıldığı bildirildi.

Stockholm merkezli Barış Araştırmaları Enstitüsü Sipri, konuyla ilgili yayınladığı bir raporunda silah kaçakçılığının büyük kısmının gemi konteynırlarıyla yapıldığını duyurdu. Uluslararası ticarette dolaşan konteynırların sadece yüzde 2'sinin kontrol edilebildiğini belirten kurum, bunun kaçakçılara büyük kolaylık sağladığını kaydetti.

Alman n-tv televizyon kanalının internet sitesinde yer alan bir habere göre araştırmayı yapan uzmanlarda Hugh Griffiths, "Silah kaçakçılığı bu nedenle eskiye göre daha sorunsuz bir şekilde yürüyor." şeklinde konuştu.

Alman gemicilerin konteynırlarının yüzde 19,5'i kontrol edilebilirken, Yunanistan'ın yüzde 10,6'sı Amerika'nın ise yüzde 7,8'i gümrük ve polis denetiminden geçiyor. Sipri uzmanlarına göre silah kaçakçılığının büyük kısmı da Avrupa Birliği, OECD ve NATO ülkelerinden yapılıyor.

Somali açıklarında korsanlarla mücadele eden uluslararası kurumların ve ülkelerin kendi konteynırlarını kontrol etmelerinin çatışmaların önlenmesinde daha etkili olacağını belirten Griffiths, "Hiç kimse bu konuda sorumluğu üstlenmiyor ve kaçakçılar elini kolunu sallayarak iş yapıyor." şeklinde konuştu.

31 Ocak 2012

İsrail: Hava üstünlüğümüz sona eriyor

  İsrail: Hava üstünlüğü

 

İsrail Hava Kuvvetleri Komutanı:

En büyük askeri avantajımızı kaybediyoruz.

İsrail Hava Kuvvetleri Komutanı Ido Nehushtan, İsrail Hava Kuvvetleri'nin Ortadoğu'daki üstünlüğünün tehlikede olduğunu söyledi.

"EN ÖNEMLİ AVANTAJIMIZI KAYBEDİYORUZ"

Uluslarararsı Uzay Konferansı'nda konuşan Nehushtan, çevre ülkelerin gelişmiş silah sistemleri elde etmesi nedeniyle İsrail Hava Kuvvetleri'nin artan tehditle karşı karşıya olduğunu söyledi. "Ordumuzun en önemli avantajı olan hava üstünlüğü tehdit altında" diyen İsraiili komutan özellikle Suriye'ye dikkat çekti.

Yaşanan çatışmalara rağmen Suriye'nin gelişmiş uçak ve hava sistemlerine milyarlarca dolar yatırmaya devam ettiğini vurgulayan Nehushtan, gelişmiş silahların bazılarının terörist grupların eline geçmesinden de kaygı duyduklarını vurguladı.

30 Ocak 2012

Ortadoğu'daki Operasyonlar İçin Yüzer Üs

  Yüzer Üs, USS Ponce

Amerika Birleşik Devletleri, eski bir savaş gemisini Ortadoğu'daki operasyonlar için yüzer üs olarak kullanmayı planlıyor.

Washington Post gazetesinin haberine göre, Amerikan donanması eski bir savaş gemisini komando operasyonları için “ana gemi” olarak kullanacak.

Amerikan basınına yansıyan haberlere göre Amerikan savaş gemisi USS Ponce yüzer üs olarak yeniden denizlere açılmaya hazırlanıyor.

Akdeniz'de Libya operasyonları için görev yapan geminin şimdi de Ortadoğu'da Amerikan deniz komandolarının özel operasyonlarında kullanılacağı bildiriliyor.

Hürmüz Boğazı'nın açık tutulması ve mayın temizleme çalışmalarına da destek vermesi istenen geminin 4 -5 aya kadar kullanıma hazır olacağı yazılıyor.

Yılsonuna kadar bölgede konuşlandırılması beklenen yüzen üs muhtemelen Hürmüz boğazı yakınlarında bir yerde demirlenecek.

Üsde komanda operasyonları için gerekli helikopter ve sürat tekneleri de bulunacak

Amerika Savunma Bakanı Leon Panetta, bütçe kesintileri nedeniyle asker sayısında azaltmaya gidileceğini ve komando operasyonlarına ağırlık verileceğini açıklamıştı.

Amerika ayrıca askeri açıdan artık Avrupa yerine Ortadoğu ve Uzakdoğu’da odaklanmak istiyor.

Ana gemi olarak kullanılacak USS Ponce'un küçük sürat tekneleriyle daha uzak kıyılarda operasyon kabiliyetini artırabileceği de kaydediliyor.

28 Ocak 2012

ABD'den itiraf: İran'ı vuracak güçte değiliz

ABD Savunma Bakanı Panetta  

Pentagon'dan ismi açıklanmayan bir yetkili, İran'ın yer altındaki nükleer tesislerini vuracak güçte silahlara sahip olmadıklarını söyledi.

ABD Savunma Bakanı Panetta ise "Bu güçte silahlar geliştirmeye çalışıyoruz" diye konuştu.

'İRAN'I VURABİLECEK SİLAH İÇİN ÇALIŞIYORUZ'

Öte yandan Wall Street Journal'a konuşan ve adı açıklanmayan Pentagon yetkilileri ABD'nin elinde bulunan silahların İran'ın yer altındaki gizli nükleer tesislerini vurabilecek güçte olmadığını iddia etti.

ABD Savunma Bakanı Leon Panetta ise bu güçte silahlar geliştirmek için çalıştıklarını ifade etti. Panetta, “Sanırım, ‘Çok yakınız’ demek daha doğru. Ama hala çalışıyoruz çünkü bu tür şeylerin bizim istediğimiz şekilde çalışacağından emin olmak kolay değil. Ama açıkçası bu kapasiteye kısa sürede erişeceğimize güvenim tam” diye konuştu.

'DAĞI YERLE BİR EDECEK BOMBALAR GEREKLİ'

Hava Kuvvetleri sözcüsü Albay Jack Miller, geçen aylarda yaptığı bir açıklamada Massive Ordnance Penetrator” (MOP) olarak bilinen ve B-2 hayalet uçaklarıyla taşınacak bu bombaların “operasyonel ihtiyaçları karşılayabileceğini” söylemişti.

Ancak Wall Street Journal’a konuşan ABD’li yetkililer, 15 tonluk bu bombaların bile İran’ın nükleer programını sona erdirmeye yetmeyeceğini belirtti. Yetkililer, “Tesisler dağın altında olduğu zaman, dağı yerle bir edecek şeylere ihtiyacınız oluyor” dedi.

28 Ocak 2012

Türkiye'de Yeni Üs Kurulacağı İddiası Yalanlandı

  ABD asker

Amerikan yönetiminin Türkiye’de özel kuvvetlerin konuşlandırılacağı üsler kurulmasını değerlendirdiği yönündeki haberler yalanlandı.

ABD Savunma Bakanlığı Sözcülerinden Albay John Kirby, “Türkiye’de ek Amerikan askeri konuşlandırılacağı haberleri doğru değil. Türk hükümetiyle bu konuda herhangi bir görüşme yapılmıyor” dedi.

Wall Street Journal gazetesi, yeni askeri strateji bağlamında Amerikan yönetiminin Türkiye ve Ürdün’ün doğusunda özel kuvvetlerin konuşlandırılacağı üsler kurulması konusunu değerlendirdiğini bildirmişti. Savunma Bakanlığı yetkilileri haberin doğru olmadığını açıkladı.

Albay Kirby, “Amerikan ordusu Türk ordusuyla yakın ilişkilerine büyük değer veriyor. Türkiye bizim en yakın müttefiklerimizden ve NATO ortaklarımızdan biridir” dedi.

28 Ocak 2012

Savunmada Milli Ataklar

ANKA insansız hava aracı

Milli gemi, milli tank, milli piyade tüfeği, milli helikopter ve insansız hava aracı ANKA,
bu yıl Türk Silahlı Kuvvetleri'ne teslim edilecek

Savunma sanayiinde başlatılan milli projelerin hepsinde bu yıl seri üretime geçmek istediklerini ifade eden Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, ''Milli gemi, milli tank, milli piyade tüfeği, milli helikopter ve insansız hava aracı ANKA'da bu yıl teslimatları yapacağız. Alçak ve orta irtifa savunma sisteminin seri üretimine de geçeceğiz, Göktürk uydumuzu fırlatacağız'' dedi.

Yerli savunma sanayiinde ''derinlik ve sürdürülebilirliğe'' odaklandıklarını anlatan Bayar, ''Uçak yaptınız, onun motorunu ülkenizde yapmanız derinliktir, uçağın gece görüş sistemini kendi ülkenizde yapmanız teknolojik derinliktir'' diye konuştu.

Önümüzdeki dönemde araştırma geliştirme çalışmalarının finansmanını artırmayı amaçladıklarını dile getiren Bayar, ''Yaptığımız milli uçağın, tankın, geminin alt sistemlerini geliştirmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki beş yıllık dönemde hedeflerden birisi derinliği sağlamak, bir diğeri de güçlü bir yan sanayi oluşturmak. Türkiye'de binden fazla KOBİ savunma sanayinde çalışıyor, bu sayıyı artıracağız. Hedefimiz gelişen dünyada sayılı kamu kurumu olmak'' dedi.

SSM'nin 260 civarında proje yürüttüğünü dile getiren Bayar, Türkiye'de tasarlanan proje sayısının arttığına dikkati çekti.

Bayar, şöyle konuştu: ''Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçlarının karşılanmasına yerli katkımız beş yıl önce yüzde 20 idi. Bu rakam yüzde 50'yi geçti. 2010 yılını yüzde 52 ile kapattık, hedefimiz yüzde 70-80'lere ulaşmak. Savunma sanayii ihracatımızı 100 milyon seviyesinden 1 milyar dolara çıkaralım dedik, geçen sene 800 milyon doları aştık. Bu sene hedefimizi 1 milyar dolar, bunu da yakalayacağımızı düşünüyoruz. İleriye dönük olarak yeni strateji planımızı hazırladık.''

ANKA YAZA KADAR GÖREVE BAŞLAYACAK

ABD ve İsrail'den sonra Türkiye'nin insansız hava aracı geliştiren ülke olma özelliği taşıdığını belirten Bayar, ANKA'nın olgunluk testlerinden sonra bu yıl kullanıma uygun hale getirileceğini söyledi. Bayar, Bizim şu anda 5 ANKA uçağımız testlerde kullanılıyor. Bunlar görev yapabilecek uçaklar. 5 uçak yaza kadar göreve başlayacak. Bu uçakların kullanılmaya başlamasının ardından seri üretime geçeceğiz. Seri üretim uçaklarımız da 2 sene içinde üretilip silahlı kuvvetlerin hizmetine girecek'' diye konuştu.

Bayar, AR-GE'si Türkiye'de yapılan ilk uydu Göktürk-2'nin bu yıl içinde Çin'de fırlatılacağını da hatırlattı.

MİLLİ PİYADE TÜFEĞİ

Tamamı milli tasarım olan piyade tüfeğinin Türk askerinin elinde olmasının psikolojik öneme sahip olduğunu kaydeden Bayar, şöyle devam etti:

''Tüfek basit bir silah değil, her ortamda bütün testlerini yapıyoruz. Kendiniz tasarım yaptığınızda risklerin tamamını da kendiniz alıyorsunuz. Milli piyade tüfeğimizin şu anda partiler halinde pilot üretimlerini yapıyoruz ve bu sene içinde seri üretim kararı vereceğiz.

Türkiye milli gemisini yaptı tankını da yapıyor, insansız hava aracımızı da yapıyoruz. Ama tüfek çok önemli her askerin elinde olan silahın milli olmasını istiyoruz. Milli tankımız var iken tüfeğimiz milli olmazsa o hikaye tamamlanmıyor.

Piyade tüfeği basit bir teknoloji değil. Türkiye'de birikimi olan herkes bu projeye katkı yapıyor. Askerinden mühendisine, keskin nişancısından üniversitelere herkes katkı sağlıyor. En iyi tüfeği yapacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. 2012 yılı içinde geliştirme tamamlanacak, testler bitecek ve seri üretime geçeceğiz.''

MİLLİ TANK: ALTAY

Milli tankın tasarımının olgunlaştırıldığını dile getiren Bayar, ''Mimariyi oturtacağız. Detay projeyi yapıyoruz, bilgisayar ortamında bütün simülasyonlarını yapıyoruz. Tankın nasıl bir tank olduğunu biliyoruz artık'' dedi. ALTAY'ın prototip imalatlarına bu yıl içinde başlayacaklarını kaydeden Murad Bayar, üretilen prototiplerin değişik testler için kullanılacağını söyledi.

MİLLİ HELİKOPTER: ATAK

Milli helikopter platformu geliştirilmesinde İtalya'dan lisans aldıklarını kaydeden Bayar, ''Bizim isteklerimize göre modifikasyonlar yaptık, daha da önemlisi bütün üretim haklarını Türkiye'ye aldık. Tek üretim hakkı bizim olacak. Bütün elektronik sistemler Türkiye'de imal ediliyor. Görev bilgisayarı Türkiye'de imal edildi, yazılımın tamamını biz geliştiriyoruz. helikoptere tamamen hakimiz. Helikopterin silahları da milli olacak, milli silahımız Cirit'i helikoptere monte edeceğiz'' diye konuştu.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş'de üretilen ilk prototip helikopterin atış testlerine başladığını anlatan Bayar, şunları kaydetti: ''Hedefimiz Kara kuvvetleri Komutanlığı'na bu yılın ilk yarısında ilk teslimatı yapmak. Önümüzdeki seneden itibaren 51 helikopter daha gelişmiş özellikte teslim edeceğiz.

Bu helikopterin ciddi bir ihraç özelliği var. TSK'nın envanterine alınınca itibar da kazanacak. ATAK son derece çevik, hızlı, yüksek manevra kabiliyetli, hafif silahlarla donatılmış bir helikopter. Terörle mücadelede ihtiyaçlara doğru cevap veren helikopterdir. Bu sebeple biz dünya pazarında önemli bir ihtiyaca cevap vermiş olacağız. Terör sıkıntısı yaşayan ülkeler müşteri olacak.''

MİLLİ SAVAŞ UÇAĞI

Savaş uçağı teknolojisinin savunma sanayinin en üst noktası olduğuna dikkati çeken Bayar, ''İlk milli gemimizi deniz kuvvetlerimize teslim ettik. Çok sayıda milli projenin sonuna geldik ama savaş uçağı dediğiniz zaman bu bir üst lig, dünyada savaş uçağı üreten birkaç ülke var bu ligde'' diye konuştu.

Savaş uçağı teknolojisinin zor olduğuna vurgu yapan Bayar, şunları kaydetti:

''Milli muharip savaş uçağı projemiz var. Bununla ilgili şu anda biz kavram geliştirme safhasındayız. 2 yıllık fizibilite çalışması yapılacak, çıkan projeye göre Savunma Savunma Sanayii İcra Komitesi onay verirse çalışmamız başlayacak.

Hedefimiz 10 sene içinde ilk milli savaş uçağı prototipinin uçuşunu gerçekleştirmek. Bunu da 2023'e, Cumhuriyetimizin 100. yılına denk getireceğiz. Hedefimiz daha sonraki 10 yıl içinde de seri üretime geçilmesi.''

23 Ocak 2012

BAE Systems Türkiye ve Brezilya'ya Savaş Gemisi Sundu

BAE Systems savaş gemileri  

Avrupa'nın en büyük savunma şirketi BAE Systems, İngiltere'deki tersanelerinin kapatılmasını önlemek için Türkiye ve Brezilya'ya savaş gemisi satmak için görüşmelere başladı.

İngiliz Financial Times'ta "BAE İngiltere'deki tersanelerini korumak için yurt dışına bakıyor" başlıklı haberde, BAE Systems şirketinin İngiltere'nin savunma bütçesindeki kesintiler nedeniyle faaliyetlerini gözden geçirdiği belirtildi.

Türkiye ve Brezilya'nın donanmalarını genişletmekte olduğu hatırlatılan haberde, BAE'nin bu ay Brezilya'ya 133 milyon sterlin değerinde üç adet devriye gemisi sattığı ve en yeni savaş gemisi olan Tip-26 küresel muharebe gemisini de satmayı planladığı belirtildi.

KURTARICI BREZİLYA VE TÜRKİYE

Gazete, uzmanların Tip-26 gemisinin teknik olarak karmaşık bir gemi olduğunu, dolayısıyla birkaç örneğin Türk ve Brezilyalı mühendislerle birlikte İngiltere'de inşa edilmesi gerektiğini, böylece mühendislerin eğitileceğini söylediğini belirterek, BAE'nin İngiltere'deki tersanelerinin ömrünün böylelikle uzayacağını kaydetti.

DENİZALTIYLA BOY ÖLÇÜŞÜYOR

Tip-26 küresel muharebe gemilerinin, denizaltılarla mücadele kapasitesine sahip olduğu ve hava savunma sistemlerini üzerinde barındırma seçeneğinin bulunduğu da haberde vurgulandı.

17 Ocak 2012

ABD-İsrail ortak askeri tatbikatı ertelendi

  ABD-İsrail ortak askeri tatbikat

İsrail ve ABD'nin baharda yapılması öngörülen bir ortak askeri tatbikatı ertelemeye karar verdikleri bildirildi. Ertelenme kararının, ABD ile İsrail arasında, İran konusundaki görüş ayrılığının ortaya çıkmasının ertesine denk gelmesi dikkat çekti.

KUDÜS - İsrail radyosunun bildirdiğine göre, askeri kaynaklar, "Challenge Austere 12" isimli tatbikatın bütçe nedenleriyle 2012'nin son çeyreğine ertelendiğini belirttiler.

Erteleme kararına rağmen, ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Martin Dempsey'nin bu hafta İsrail'e yapacağı ziyaretle ilgili bir değişiklik bulunmuyor.

İRAN KONUSUNDA GÖRÜŞ AYRILIĞI

Manevraların ertelenmesi kararının, ABD ile İsrail arasında, İran konusundaki görüş ayrılığının ortaya çıkmasının ertesine denk gelmesi dikkat çekiyor.

İsrail Dışişleri Bakanı Moşe Yalon da bugün yaptığı açıklamada, "Amerikan yönetiminin İran'ın nükleer programı karşısında yaptırımların sertleştirilmesine yönelik tereddütlerinin kendilerinde hayal kırıklığı yarattığına" işaret etti.

ABD ENDİŞELİ

Ekonomi çevrelerin de etkin gazetesi Wall Street Journal dünkü sayısında, Amerikan hükümetinin, karşı çıkmasına rağmen İsrail'in İran'a bir askeri harekat hazırlığında olduğundan endişelenerek, bölgedeki kuruluşlarını korumak amacıyla bir acil plan yürürlüğe koyduğu bildirmişti.

Habere göre, Başkan Barack Obama, Savunma Bakanı Leon Panetta ile diğer üst düzey yetkililer, İsrailli yöneticilere, böyle bir saldırının sonuçları konusunda uyarmak için bir dizi mesaj geçtiler.

Obama'nın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya önceki gün telefon ettiğini, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Martin Dempsey'nin de gelecek hafta bu konuda İsrailli askeri makamlarla görüşeceğini yazan gazete, Amerikan ordusunun, aralarında İran yanlısı Şii milisleri Bağdat'taki Amerikan büyükelçiliğine olası bir saldırısı dahil, İsrail askeri harekatının neticesi birçok olası misillemeye hazırlandığını duyurmuştu.

Irak'ta 15 binden fazla diplomat, federal hükümet çalışanı ve Amerikan yardımcısı, Kuveyt'te de caydırıcı güç olarak 15 bin asker bulundurduğunu belirten gazete, ABD'nin Basra Körfezi'ne ikinci bir uçak gemisi gönderdiğinin de altını çiziyor.

15 Ocak 2012

İki savaş uçağı havada çarpıştı

  İki savaş uçağı havada çarpıştı

Suudi Arabistan ve Fransa'ya ait savaş uçakları, ortak bir tatbikat sırasında havada çarpıştı. Fırlatma mekanizmasını kullanan Suudi pilot ile iki Fransız havacı, kazadan yara almadan kurtuldu.

RİYAD - Suudi Arabistan resmi haber ajansı, Fransa'ya ait Mirage uçağı ile Suudi Arabistan'a ait F-15 jetinin ülkenin kuzeyindeki Tabuk Hava Üssü'nden kalkış yaptıktan kısa bir süre sonra çarpıştığını duyurdu.

Fırlatma mekanizmasını kullanarak atlayan F-15'in Suudi pilotu ile Mirage'deki iki Fransız havacı, kazadan yara almadan kurtuldu.

Çarpışmaya neyin yol açtığını bulmak için inceleme başlatıldı.

15 Ocak 2012

İsrail Donanmasına Alman Denizaltıları

İsrail Donanmasına Alman Denizaltıları  

İran'ın nükleer programı dolayısıyla gerginlik yaşanan Orta Doğu'da İsrail savaş hazırlıklarını tüm hızıyla sürdürüyor...

İran nükleer programından taviz vermeyeceğini her seferinde açıklıyor.

Tahran yönetimi kararlılığını göstermek için askeri tatbikatlar yaptı, Hürmüz boğazını petrol tankerlerinin geçişine kapatma tehdidinde bulundu.

Amerika Birleşik Devletleri bölgeye uçak gemisi gönderdi.

İran'ın nükleer programının durdurulması konusunda batıyı sürekli sıkıştıran İsrail de boş durmuyor.

İsrail son olarak Almanya'dan nükleer bir denizaltı satın aldı.

700 milyon dolar değerindeki 3 denizaltı için de sipariş verildi.

Bin 500 kilometre menzilli 4 adet nükleer başlıklı füze fırlatma özelliğine sahip bu denizaltılar, "İsrail'in nükleer sigortası" olarak niteleniyor.

İran'ın İsrail'deki nükleer tesisleri vurması halinde İran'ın askeri kapasitesi bu denizaltılarla hedef alınacak.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, denizaltıların satışı için İsrail'in işgal ettiği Filistin topraklarındaki Yahudi yerleşim yerleri inşaatlarının durdurmasını şart koşmuştu.

Bu sebeple uzun süre satışı engelleyen Merkel, İran ile batılı ülkeler arasında yaşanan gerginlik üzerine tavrını değiştirip geçen ay satışa onay vermişti.

13 Ocak 2012

Komşu SPICE siparişi verdi sıra Heron'da

  Komşu SPICE siparişi verdi sıra Heron'da

İsrail'e bomba yönlendirme sistemi SPICE'ın siparişini veren Yunanistan, insansız uçak 'Heron'larla da ilgilendiğini açıkladı.

Yunan Kathimerini gazetesi, Yunanistan ile İsrail arasında savunma alanında işbirliğinin derinleşmesi, İsrail ile Kıbrıs Rum Kesimi arasında imzalanan savunma işbirliği anlaşmaları ile güneydoğu Akdeniz'de güvenlik açısından yeni bir ortamın şekillendiğini yazdı.

Üç ülkenin hükümetlerinin, ortak tehditlerle baş etmeyi, güvenli ve istikrarlı bir çevrenin oluşmasını, böylelikle ekonomi, enerji ve turizm alanlarında işbirliğinin ilerlemesini amaçladığını belirten gazete, Yunanistan ile İsrail arasında savunma alanında işbirliğinin pekiştirilmesi yönündeki ortak iradenin, dün Savunma Bakanı Dimitri Avramopulos'un İsrailli mevkidaşı Ehud Barak ile gerçekleştirdiği görüşmede dile getirildiğini kaydetti.

ASKERİ İŞBİRLİĞİ GÜÇLENDİRİLECEK

Avramopulos-Barak görüşmesinde işbirliğinin çok boyutlu bir şekilde genişletilmesi konusu ele alındığına işaret eden gazete, söz konusu işbirliğinin silahlı kuvvetlerin ortak askeri tatbikatlarının genişletilmesini, karşılıklı bilgi alışverişini ve silahlanma programlarını içerdiğini belirtti.

Yunan silahlı kuvvetleri tarafından İsrail'e verilen SPICE adlı bomba yönlendirme sistemi siparişiyle ilgili anlaşmanın iki ülke arasında imzalandığı belirtilen haberde, "Yunanistan'ın insansız uçak 'Heron'lara da ilgi gösterdiği" kaydedildi.

ORTAK SİLAH ÜRETİMİ DÜŞÜNÜLÜYOR

Teknik heyetler arasında yapılan görüşmelerin ise silah sistemlerinin ortak üretimi ve modernizasyonuyla ilgili programların genişletilmesiyle ilgili olduğu vurgulandı.

ENERJİ ALANINDA İŞBİRLİĞİ

Dün İsrail Savunma Bakanı Barak ile görüşmesinden sonra açıklamada bulunan Yunanistan Savunma Bakanı Avramopulos, iki ülke arasındaki işbirliğinin iki ülke halklarının yanı sıra, bölgedeki diğer ülke halkları için de "yeni zenginlik kaynakları yaratabileceğini" söylemişti.

Bu sözleri "enerji alanındaki bulgulardan yararlanılmasını ima ettiği" şeklinde değerlendirilen Avramopulos, Atina'nın, İsrail ile ilişkilerin diğer ülkelerle ilişkilerinin durumuna bağlı olmadığını tekrarlayarak, "yapılan işbirliğinin samimi ve dürüst olduğunu", "kimsenin aleyhinde olmadığını" vurgulamıştı.

Dün Cumhurbaşkanı Karolos Papulias tarafından kabul edilen Ehud Barak, Megalo Pefko'da yapılacak tatbikatı izleyecek.

Enerji alanında işbirliği ile Ortadoğu ve Akdeniz'deki gelişmeler Ehud Barak'ın Dışişleri Bakanı Stavros Dimas ile görüşmesinin ana konularını oluşturacak.

11 Ocak 2012

©2006

   

Ana sayfaKapak - Ana Haber - Ülkeler(Dünya) - Türkiye - Araştırma - Siyaset - Ekonomi - Emlak Yatırım - Bilim - Spor - Turizm - İnternet

 Aktüel - Yaşam - Din - Sağlık - Rejim - Cinsel sağlık - Sanat - Sinema - Resim Şov - Moda - Fashion- Resim indir! - Video - Pop Dünya