Hazer Tv, Ana sayfa©2005

Ana sayfaKapak

 

 

Son Güncelleme:16/05/12

Ana Haber Genel, Bilim ve Özel Dosyalar

Ülkeler Haber ve Genel Bilgileri

Dünya Kurum Haber ve Genel Bilgileri

Türkiye Haber ve Özel Dosyalar

Aktüel Haber, Video, Resim ve Özel Dosyalar

" Dünya Ödülleri "

Ülkeler Haber ve Bilgileri

BM

UNESCO

İnsan Hakları

Siber Saldırılar

Uzay

 

 

 

Orhan Pamuk'a Sonning Ödülü

  Orhan Pamuk'a Sonning Ödülü

Danimarka’nın en geniş çaplı kültürel ödülü olan “Sonning”Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’a verildi. Ödül töreni, 26 Ekim günü Kopenhag Üniversitesi'nde gerçekleşecek.

2012 Sonning Ödülü, 1879-1937 yılları arasında yaşamış olan Danimarkalı yazar ve yayıncı C. J. Sonning tarafından oluşturuldu. 1 milyon kronluk (173 bin dolar) değeri olan ödül, her iki yılda bir Kopenhag Üniversitesi'ne bağlı bir komite tarafından Avrupa kültürünün yararı için övgüye lâyık işler ortaya koyan kişilere veriliyor.

Bu yıl ödülün Orhan Pamuk'a verilmesine gerekçe olarak, ünlü yazarın "kültürel sınırlara meydan okuması ve bu sınırların aşılması sonucunda ortaya çıkan olasılıkları açıklığa kavuşturması" gösterildi.

Masumiyet Müzesi

Orhan Pamuk, Sonning ödülünü 26 Ekim günü Kopenhag Üniversitesi'nde gerçekleşecek olan törende alacak. Sonning ödülüne daha önce lâyık görülen isimler arasında İngiliz siyaset adamı Winston Churchill, Alman yazar Günter Grass ve İsveçli yönetmen Ingmar Bergman da bulunuyor.

59 yaşındaki Pamuk, 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü İsveç'in başkenti Stockholm’de almıştı. Nobel ödüllü yazarın “Saf ve Düşünceli Romancı” adlı kitabı Danimarka diline de çevrilmişti.

14 Mayıs 2012

Slovenya'dan "10 Yılın Dünya Şahsiyeti" Ödülü

  "10 Yılın Dünya Şahsiyeti"

Başbakan Erdoğan'a Slovenya'da "On Yılın Dünya Şahsiyeti" ödülü verildi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı Slovenya'da faaliyet gösteren "Uluslararası Ortadoğu ve Balkanlar Araştırma Enstitisü" 'On Yılın Dünya Şahsiyeti' olarak seçti.

Enstitü, Başbakan Erdoğan'ın son yıllarda dünya çapında tanınan bir lider olması ve bölgesinde izlediği olumlu politikalar gerekçesiyle bu ödülü verme kararı aldı.

Başbakan Erdoğan, ödülünü Enstitü'nün onursal başkanı ve Hırvatistan eski Cumhurbaşkanı Stephan Mesiç'ten aldı.

Mesiç, Başbakan Erdoğan'ın Türkiye'yi bölgesinde önemli bir aktör haline getirdiğine dikkat çekti.

Başbakan Erdoğan da aldığı ödülün Slovenya ve Türkiye arasındaki köprüleri güçlendireceğini belirtti.

Avrupa'da son yıllarda artan ırkçı politikaları eleştiren Başbakan, Türkiye'nin Avrupa Birliği sürecinin de bundan etkilendiğine vurgu yaptı.

Başbakan Erdoğan şöyle devam etti:

"Avrupa Birliği içindeki kimi ülkelerin açık söylüyorum ırkçı ayrımcı popülist yaklaşımları neticesinde süreç yavaşlamakla kalmadı Avrupa değerleri sorgulanır hale geldi. Hiç kimse kusura bakmasın Norveç'te yaşanan hadise sıradan bir adli vakanın ötesindedir. Almanya'da zaman zaman yaşanan hadiseler aynı şekilde, Fransa'da seçim öncesi ortaya konan tavırlar hakeza sorumsuz, öngörüsüz, vizyonsuz liderlik, Avrupa değerlerini maalesef törpüler bir hal almıştır. Biz yine de umudumuzu kaybetmiyoruz."

Başbakan Erdoğan Türkiye'yi içine alan bir Avrupa'nın zayıflamayacağını, aksine güç ve renk kazanacağını söyledi.

7 Mayıs 2012

Hümanistler Ligi'nden Ahmet Davutoğlu'na Ödül

Ahmet Davutoğlu'na Ödül  

Davutoğlu "21'inci yüzyılın lideri" ödülünü yarın Saraybosna'da alacak.

Üyelerinin çoğu, Boşnak, Sırp ve Hırvat aydınlardan oluşan Uluslararası Hümanistler Ligi, Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nu, 21'inci Yüzyılın lideri olarak seçti.

Davutoğlu, özellikle, Balkan ülkeleri arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine yönelik çabaları ile bu ödüle layık görüldü.

Aynı ödül daha önce, Saraybosna'yı savaştan sonra ziyaret eden Papa 2'inci Jen Paul'e de verilmişti.

Davutoğlu, iki günlük ziyareti sırasında Saraybosna'da temaslarda da bulunacak.

3 Mayıs 2012

Kadıköy'ün Kozzy'si en iyi AVM seçildi

  AVM ödülü
 

İstanbul’un Kadıköy ilçesinde bulunan alışveriş merkezi Kozzy, “VIVA-Best of the Best-Dünyanın En İyi Alışveriş Merkezi” ödülünü kazandı.

Uluslararası Alışveriş Merkezleri Konseyi tarafından dünyanın en iyi alışveriş merkezini belirlemek üzere Las Vegas'ta düzenlenen yarışmada diğer 10 finalistle birlikte finale kalan Kozzy, rakiplerini geride bırakarak

"2012 VİVA (Vizyon, İnovasyon, Değer, Başarı”

– En iyinin iyisi- Dünyanın En İyi Alışveriş Merkezi” ödülüne layık görüldü.

2010 yılında açılan ve Kadıköy'ün Kozyatağı semtinde bulunan Kozzy alışveriş merkezi, geçen yıl da Avrupa'nın En İyi Alışveriş Merkezi seçilmişti. Rönesans Grubu ile Amerikalı yatırımcı AGP'nin iştiraki Kozzy AVM adına açıklama yapan Jason Lucas, “Kozzy Alışveriş Merkezi'nin dünyanın en iyi alışveriş merkezlerinden biri olarak tescillenmesinden dolayı mutluyuz” dedi.

  http://www.kozzyavm.com/

Lucas, ödülün yapının kalitesi ile şirketlerin tecrübesini ispatlar nitelikte olduğunu belirtti. Türkiye'de 3 alışveriş merkezi daha açmayı planladıklarını belirten yetkili, bunların açılışının da 2013 yılında yapılmasının planlandığını söyledi.

Türkiye'de Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği’nin (AMPD) temsilciliğini yürüttüğü Uluslararası Alışveriş Merkezleri Konseyi 1995 yılında da Akmerkez'i Avrupa'nın En İyi Alışveriş Merkezi seçmişti.

1 Mayıs 2012

Korhan, geleceğin "Genetik Dehası"

Korhan Özgün  

İleri biyoloji çalışmaları yapan Korhan Özgün yazdığı makaleyle dünya 2.'si oldu

Amerikan ve Avrupa Genetik Topluluklarının uluslararası düzeyde düzenlediği ''DNA Yarışması''na katılan ve kendisi için "geleceğin genetik dehası" nitelemesi yapılan Türk öğrenci Korhan Özgün ''genetik'' üzerine yazdığı makalesiyle dünya ikincisi oldu.

Jüride Büyük Etki Yarattı

TED İstanbul Koleji Lise 3. sınıf öğrencisi Korhan Özgün'ün yarışmada sorulan ''Bin avronun altında bir fiyata tüm DNA'nızın sekanslanmasını ister miydiniz?'' sorusuna karşılık yazdığı makalesi, dünyanın en ünlü genetikçilerinin bulunduğu jüride büyük etki yarattı.

Avrupa Genetik Topluluğu Yönetim Kurulu Üyesi ve Eğitim Komisyonu Başkanı, Bilkent Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tayfun Özçelik, yaptığı açıklamada, James D. Watson ve Francis Crick'in 28 Şubat 1953'de DNA'nın ikili sarmal yapısını keşfeden ve bu keşifleriyle Nobel tıp ödülüne layık görülen bilim insanları olduğunu anlattı.

Keşfin makalesinin 25 Nisan tarihli Nature dergisinde yayımlanması nedeniyle 2003 yılından bu yana bu haftanın dünya genelinde DNA Day olarak isimlendirildiğini aktardı.

Amerika ve Avrupa Genetik Toplulukları'nın 2008'den itibaren lise öğrencileri arasında düzenlediği ''DNA Yarışması''nın sonuçlarını 25 Nisan'da açıkladığını bildiren Özçelik, bu yılki yarışmada da Türk öğrenci Korhan Özgün'ün dünya ikinciliğine layık görüldüğünü bildirdi.

Binlerce öğrencinin katıldığı yarışmada öğrencilere ''epigenetikle ilgili düşünceleriniz nedir?'' ve ''Bin avronun altında bir fiyata tüm DNA'nızın sekanslanmasını ister miydiniz?'' sorularına karşılık makale yazmalarının istendiğini anlatan Özçelik, şunları söyledi:

''Bine yakın Avrupa liselerinden 14-18 yaş gurubu binlerce öğrencinin katıldığı yarışmaya Türkiye'den de 20 kişi katıldı. Korhan Özgün, yarışmanın dünya ikinciliğine seçildi. Avrupa'nın en zeki öğrencilerinin katıldığı bir yarışma bu. Özgün'ün başarısı çok önemli. Gelecekte genetikle ilgili bir bölümü seçerse dünyanın en iyi üniversiteleri yalnız bu dereceyi elde ettiği için bu Türk öğrencinin peşinde olacaktır.''

Özçelik, Özgün'ün ödülünü haziranda Almanya'da Avrupa Genetik Topluluğu'nun açılış töreninde 2 bin kişinin önünde alacağını belirtti.

Özgün'ün Lise Fen Zümre Başkanı Belgin Arusoğlu, Korhan Özgün'le son bir yıldır ileri derecede biyoloji çalıştıklarını ve öğrencisinin çok başarılı olduğunu söyledi. Arusoğlu, yarışma sonuçlarını heyecanla beklediklerini ifade ederek Özgün'ün başarısından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Korhan Özgün de genetiğe ilgi duyduğunu belirterek, ''Kanada'da eğitim almak istiyorum. Çalışmak istediğim alanlar arasında genetik de olacak. İleride HIV virüsü ve kanser için aşı geliştirmek istiyorum'' dedi.

Yunan Filozoflarına Atıf Yaptı, Jüriyi Etkiledi

Korhan Özgün'ün makalesinde, DNA dizisinin yapılması halinde karşılaşabileceği olumsuzlukları sıraladı. Genetik haritanın yanlış okunmasıyla ve risk faktörlerini önceden bilmesiyle sürekli tedirginlik yaşayabileceğine işaret eden Özgün, ''Ömrüm kısaysa bunu bilmek isterdim. Ölmeden önce yapmak istediğim çok uzun bir liste var'' ifadelerini kullandı.

DNA dizisini bilmesinin ileride risk taşıdığı hastalıkları önceden bilme ve ona göre önlem alma şansını da beraberinde getireceğini vurgulayan Özgün, makalesini antik Yunan'da Apollo tapınağında yazılı ''kendini tanı'' sözcüğüne atıfta bulunarak ''Ama ben diyorum ki kendini bir yere kadar tanı'' ile tamamladı.

29 Nisan 2012

Bob Dylan'a 'Özgürlük Madalyası'

  Bob Dylan'a 'Özgürlük Madalyası'

71 yaşındaki Dylan müzik yaşamına devam ediyor.

ABD'li müzisyen Bob Dylan, ABD'de sivillere verilen en yüksek dereceli ödül olan 'Özgürlük Madalyası'na layık görüldü.

Ödül Dylan dışında

  • Eski Dışişleri Bakanı Madeleine Albright,

  • ABD'nin uzaya gönderdiği üçüncü astronot olan John Glenn ve

  • Nobel ödüllü romancı Toni Morrison'a da verildi.

Ödüller gelecek haftalarda Beyaz Saray'da düzenlenecek törenle Başkan Barack Obama tarafından sahiplerine verilecek.

Robert Allen Zimmerman adıyla 24 Mayıs 1941'de dünyaya gelen Dylan müzik kariyerine 1959'da Minnesota'daki kafelerde müzik yaparak başladı.

Şair Dylan Thomas'dan esinle sahne ismini Bob Dylan olarak değiştirdi ve müziği kadar şarkı sözlerine de hep önem verdi.

En bilinen eserlerini ABD'de yaşanan sorunları anlatan gayrı resmi bir tarihçiye dönüştüğü 1960'lı yıllarda verdi.

Şarkıları 'marşlara' dönüştü

'Blowin' in the Wind' ve 'The Times They Are A-Changin' gibi şarkıları savaş karşıtı ve sivil haklar hareketlerinin marşlarına dönüştü.

Hala şarkı üretmeye ve turnelerine devam ediyor. ABD'de yayınlanan bir radyo şovuyla sınırları aşarak bütün dünyadaki dinleyicilerine ulaşıyor.

Morrison Afro

Amerikanlar'ın yaşam öykülerini anlattığı romanlarıyla üne kavuştu.

  Bob Dylan

'Solomon'un Şarkısı' ve 1988 yılında Pulitzer Ödülü'ne layık görülen 'Sevgili' yazarın en bilinen eserleri arasında. Son dönemde altı adet kitap yayını anlaşması da yapmış durumda.

Chloe Anthony Wofford adıyla 1931'de Ohio'da doğan Morrison, yazarlık kariyerine başlamadan önce Random House Yayınevi'nde yönetici editörlük yapıyordu.

Albright ise Çekoslovakya zamanında Prag'da doğdu ve ABD'nin diplomatik sisteminde böylesine önemli bir göreve gelen ilk kadın oldu.

Özgürlük Madalyası'na layık görülen diğer isimlerse şunlar:

Ödüle daha önce Rahibe Teresa, Margaret Thatcher, Stephen Hawking, Walt Disney, Doris Day, Maya Angelou ve Aretha Franklin de layık görülmüştü.

27 Nisan 2012

Özgürlük Madalyası alan diğer isimler

  • İsrail Devlet Başkanı ve Nobel Barış Ödülü sahibi Şimon Peres

  • 2. Dünya Savaşı sırasında ABD'deki Japonlar'ın yerlerinden edilmeleri ve kamplara gönderilmelerine karşı çıkan, sivil haklar hareketi lideri Gordon Hirabayashi

  • Sivil haklar hareketi avukatı John Doar

  • Çiçek hastalığını yok etmeye yönelik kampanyaya öncülük eden doktor William Foege

  • Sivil haklar çalışanı ve kadın hakları avukatı Dolores Huerta

  • 2. Dünya Savaşı sırasında Polonya'da yeraltı teşkilatında görevli olup dünyaya Yahudi Soykırımı'yla ilgili ilk bilgileri veren Jan Karski

  • İzci Kızlar grubunun kurucusu Juliette Gordon Low

  • Eski Anayasa Mahkemesi yargıcı John Paul Stevens

  • Tennessee Üniversitesi kadın basketbol takımının eski koçu Pat Summitt

 

Davutoğlu ve Babacan Time listesinde

Babacan ve Davutoğlu Time Listesinde  

Time her yıl yaptığı "Dünyanın En Güçlü ve Etkili 100 İsmi" listesini açıkladı. Bu yıl, Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da listede yer alıyor.

Time, her yıl siyasetten, sanata ve ekonomi dünyasına kadar o yılın en güçlü ve etkili 100 ismini belirlediği bir liste hazırlıyor. Bu yılki listede iki Türk siyasetçi de yer aldı.

Prens William ve Kate Middleton

Derginin internet sitesinde Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'a ilişkin yayımlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Avrupa'nın mali kriz nedeniyle hâlâ sendelemekte olduğu ve Arap dünyasında siyasi çalkalanmaların yaşandığı dönemde, iç ve dış politikadaki yaklaşımları Türkiye'yi bölgede ekonomik büyüme ve demokratikleşme için bir model haline getirdi. Türkiye'nin dış görünümü, akademisyenlikten gelme Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun dizaynıdır. Türkiye Arap halkının otokratik rejimlere karşı isyanında net bir şekilde yanlarında yer aldı. Yorulmak bilmez bir iş etiğiyle tanınan 53 yaşındaki Davutoğlu, ülkesinin yeni oluşan pozisyonunu taraflar arasında bir köprü olarak değerlendiriyor.”

“Yeni Osmanlıcılık dönemi”

Dergide Ali Babacan'a ilişkin olarak ise “Türkiye'nin dış politikadaki etkisi, kısmen Başbakan Yardımcısı Ali Babacan tarafından yürütülen ekonomik dönüşüm sayesinde mümkün oldu” ifadeleri kullanıldı.

Lionel Messi

Derginin açıklamasında ayrıca, “Avrupa'nın ekonomik krizle uğraştığı, ABD'nin de savaşların bozduğu küresel imajını düzeltmeye çalıştığı sırada, Türkiye Arap ve İslam dünyasında aktif ve etkin kalarak boşluğu dolduruyor" dendi. Time, "çoğu kişi tarafından Yeni Osmanlıcılık olarak tanımlanan bu dönemin mimarlarının Davutoğlu ve Babacan olduğunu" yazdı.

Merkel de listede

Time dergisinin en güçlü 100 kişiyi belirlediği listede, Almanya Başbakanı Angela Merkel, hacker grubu Anonymous, şarkıcı Rihanna, İranlı yönetmen Aşgar Ferhadi, yatırımcı Warren Buffett, ABD Başkanı Barack Obama, Prens William'ın eşi Cambridge Düşesi Kate Middleton ile kardeşi Pippa Middleton, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, futbolcu Lionel Messi, İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ve şarkıcı Adele de yer alıyor.

27 Nisan 2012

Dünyanın En Etkili 100 İsminden Biri

  Başbakan Yardımcısı Ali Babacan

Time dergisi Babacan'ı dünyanın en etkili 100 isminden biri olarak seçti.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Time dergisi tarafından dünyanın en etkili 100 isminden biri olarak seçildi ve Time 100 listesine girdi.

Time dergisinin en etkili 100 isminden oluşan Time 100 listesinin, bu yıl dokuzuncusu ilan edildi. Liste, dünyanın en etkili isimlerinin dinamizm, yenilik ve başarılarını dikkate alıyor.

Time Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Richard Stengel, Time 100'ün, dünyanın en güçlü ya da en zeki isimlerinin değil, en etkili isimlerinin yer aldığı liste olduğunu kaydetti.

Stengel, bu isimlerin bilim adamları, düşünürler, filozoflar, liderler, toplumlarının sembolü olmuş kişiler, sanatçılar ve vizyoner kimseler olduğunu ifade ederek, Time 100 listesinin, fikirleri, vizyonları ve faaliyetleri dünyayı değiştirmeye odaklanmış ve büyük kitlelere tesir eden kişilerden oluştuğunu bildirdi.

18 Nisan 2012

Şeyhleri solladı, rafineri kuracak

 

Rüya Bayegan, Ortadoğu’nun en etkin CEO’ları arasında 36’ıncı olarak şeyhleri, petrodolar milyarderlerini solladı.

Sadece petrol ve ürünleri alım satımıyla değil, üretimle de uğraşmak istediklerini söyleyen Bayegan, “Türkiye’nin güneyinde bir yabancı ortakla rafineri kurmak istiyoruz” dedi.

Petrol ve petrokimya, erkek egemen sektörler olsa da Rüya Bayegan için heyecanlı ve keyifli bir iş alanı.

Eşi Ercüment Bayegan vizyonu ve hedefleri belirliyor, Rüya Bayegan’a da o hedeflere ulaşabilmek için koşturmak düşüyor.

Onu Türkiye’de bulmak çok zor. Küresel bir gezgin gibi kâh ABD’de, kah Ortadoğu’da,kâh Uzakdoğu’da. Sürekli seyahat halinde. Mesela, oğlu henüz 17 günlük bir bebek iken yanına alıp Polonya’da iş toplantısına gitmek zorunda kalmış.

Bakıcı kadın, gelemediği için bebekle girmiş toplantıya ve Polonyalı petrokimya şirketlerinin yöneticileriyle anlaşma bile imzalamış.

Bayegan, petrol ithalatı bağımlısı Türkiye’den diğer ülkelere petrol ve petrokimya ürünleri satıyor. Alıcıyla satıcıyı buluşturuyor. Kimi zaman aracılık yapıyor, kimi zamanda kendi adına alıp, satıyor.

Birkaç milyar dolarlık ciro

Bayegan Grup’un dünyanın 23 önemli finans merkezinde iletişim ofisi var ve bu ofislerdeki görevliler de dahil toplam 150 çalışanı bulunuyor.

Firmanın yıllık cirosu değişken olsa da bir kaç milyar dolara ulaşıyor. Aile, ana işlerine ek olarak kıymetli metal ve farklı hammaddelerin ticaretini de yapıyor. Türkiye’deki petrokimya ürünlerinin de yaklaşık yüzde 10’unu pazarlıyor.

Niye böyle bir işi seçtiniz?

Eşim Ercüment’le ABD’nin Boston kentinde üniversitede okurken tanıştığımızda ailesi bu alanda 1940’lı yıllardan bu yana çalışıyordu. Evlenince ben de girdim. Girişim belki tesadüf ama çok sevdim ve ilgi duydum.

Türkiye şu anda dünyada petrokimya maddeleri ithal eden ülkeler arasında ikinci sırada geliyor. Bu da bizim çıkış noktamız oldu.

Gizlilik bizde önemli

Şirketiniz bir nevi petrol ve petrokimya pazarlaması yapmıyor mu?

Evet, bunu uluslararası düzeyde yapıyoruz. Satışlarımızın da yüzde 27’sini Asya, yüzde 23’ünü Ortadoğu, yüzde 19’unu da Afrika ve Avrupa piyasalarında gerçekleştiriyoruz.

Bir gün üretimde olmayı da düşünür müsünüz? Mesela, sizin, bir rafineri projeniz olduğunu duydum doğru mu?

Doğru. Henüz düşünce aşamasında ve üzerinde çalışmalar yapıyoruz. Bir ortakla ki, muhtemelen yabancı olabilir, Türkiye’nin güneyinde rafineri kurmayı planlıyoruz. Ancak şu anda bundan daha fazla bilgi veremiyoruz. Gizlilik konusu bizde çok önemlidir. İki kadından biriyim

Ortadoğu’nun en nüfuzlu kişileri arasına girdiniz. Bu nasıl oldu?

“Face To Face With The Executives Shaping The Future Of The Gulf” araştırması, 2011’de Ortadoğu’daki en etkili CEO’ları mercek altına almış. Beni petrol ve gaz konusunda ihtisaslaşmış şirketlerin CEO’ları arasında, Ortadoğu’nun 4’üncü güçlü CEO’su olarak göstermişler.

Bunun yanında dünyada sektörün en önemli yayın organlarından sayılan “Refining & Petrochemicals” dergisi, beni Ortadoğu’nun en güçlü kişileri arasında 36’ncı sırada gösterdi.

Listede Ortadoğu’daki liderler, şeyhler, prensler, petrodolar milyarderleri bulunuyor. Listede yer alan iki kadından biriyim.

Kimlerle yarıştınız mesela?

Ben kendimi Ortadoğulu saymıyorum ama ‘Ortadoğu’nun Liderleri’ kitabına almışlar. Bu kitapta benimle birlikte Petrochem’in Başkanı Yogesh Mehta, Dana as CEO’su Ahmed Al Arbeed, Total Başkan Yardımcısı Arnaud Breuillac, NDCCEO’su Abdullah Saeed Al Suwaidi, Shell Bölge Yönetim Kurulu Başkanı Mark Carne ve Saudi Aramco yöneticisi Abdulaziz Al Judami ile birlikte en etkin 7 isimle anılıyorum.

Devlerle iş yapıyoruz

Pazar paylarında nasıl bir dağılım gösteriyorsunuz?

Türkiye’deki polimer dağıtımının yüzde 10’unu biz gerçekleştiriyoruz. Solventlerde ise yüzde 20’nin üstünde bir pazar payına sahibiz. Biz Türkiye’nin tek uluslararası petro kimya ticareti yapan şirketiyiz.

Çalıştığımız dünya devleri arasında Exxon, Gazprom, Dupont, Evonik gibi dünya devi şirketlerle ciddi büyüklükte anlaşmalarımız bulunuyor.

Petrol fiyatı 135 $ olur

Petrol fiyatlarında bu yıl gidişat nasıl olur?

Bunu bilmek çok zor. Ama ben ekim ayına kadar 135 dolara çıkacağını düşünüyorum. Ekim'den sonra biraz daha önümüzü görebileceğiz. Herhangi bir çatışma olmadığı senaryosuna göre bunu söylüyorum.

Herhangi bir müdahale olursa 150 doların üzerine çıkar, hatta 200 doları da geçebilir. Bu da başta gıda olmak üzere birçok ürünün fiyatını yukarı çeker.

Hürmüz 36 saatten fazla kapatılamaz

Hürmüz Boğazı kapanır mı, kapanmaz mı?

Kapanmaz. Çünkü dünya petrolünün yüzde 36’sı buradan geçiyor. Dolayısıyla bu miktarda petrolün Hürmüz’den geçmesi demek, kapandığı takdirde dünyadaki en önemli marketlere ulaşmaması demek olur.

Suudi Arabistan, “Hürmüz kapanırsa” buradan geçen petrolü karşılayacağını söylüyor. Neyle karşılayacak, üretimi artırsa da o petrolü nereden geçirecek? Dolayısıyla Hürmüz’ün kapanmasına ne Arap Birliği izin verir ne de ABD izin verir.

İran, ‘kapatıyorum’ deyip babayiğitlik yapsa da çok çabuk bunu bitirir. Yapmayacak demiyorum ama İran, ‘Hürmüz Boğazı’nı 36 veya 46 saatten fazla kapatamaz.

İran, elindeki kartları masaya zaman kazanmak için mi sürüyor?

İran’ın böyle bir politik argümana ihtiyacı var bence. Çünkü, kendi içinde yaşadığı problemleri bulunuyor. İran, şunu yapmaya çalışıyor: Dışarıda ne kadar tepki yaratırsa içerde de o kadar birlik yaratacak.

Ortadoğu’nun Rotterdam’ı olabiliriz

Çinliler’le çalışmak çok zor Çalıştığınız alanda kadın olmak ne kadar avantajlı ya da ne kadar dezavantajlı?

Eğer doğal bir liderliğe sahipseniz, başlangıçta ne kadar tepki alırsanız alın, sonunda kabul görüyorsunuz. Kadın olmanın avantajı da dezavantajı da var. Öncelikle zor kabul ediliyorsunuz. Dünyanın her yerinde bir takım zorluklar çekiyorsunuz çoğu zaman.

Güzelliği de şu: Son söyleyeceğinizi ilk söyleyebiliyorsunuz. Kadınlar “işte böyledir” diyorlar. Yeri geldiğinde daha sert olabiliyorsunuz. Aynı şekilde bir erkek aynı sertliği gösterince kavga çıkıyor.

Hangi ülke insanlarıyla rahat çalışıyorsunuz?

Bunu söylemem çok zor ama en zor Çinlilerle çalışıyorum. Onlar biraz uçlarda oluyorlar, kontrol edemiyorum. Ben kontrol etmek isterim. Şayet, ilişkide beynimle kalbim uyuşmuyorsa iş yapamıyorum, çünkü güven duyamıyorum.

  Ercüment Bayegan, Burcu Olcay, Dubai Başkonsolosu Ümit Yalçın, Rüya Bayegan

Bayegan Ceo Ercüment Bayegan, Burcu Olcay, Dubai Başkonsolosu Ümit Yalçın, Rüya Bayegan

Erken yaşta işe başlayan başarıyı yakalıyor

Kaç yaşından bu yana çalışıyorsunuz?

Eşimle ortak yanımız var. O da iş hayatına çok erken girmiş ben de. 12 yaşından beri çalışıyorum. Benim babam, tekstille uğraşıyordu, ticaret yapıyordu. Bir süre onunla çalıştım.

Erken yaşta işe başlamak, başarıyı erken mi getiriyor?

Kesinlikle öyle. ABD’de de bütün başarılı CEO’ları incelemişler. Başarılarının sırrını araştırmışlar. Tek bir ortak noktayı keşfetmişler. Başarının sırrı, erken yaşta işe başlamak.

Siz de çocuklarınızı küçük yaşta çalıştıracak mısınız?

Evet. Kızım Alara, 13 yaşında çalışmaya başladı bile. Her yaz bizim yanımızda 15 gün çalışıyor. Oğlum Sinan 9 yaşında, her sabah TV’yi açıyor. İlk işi petrol fiyatlarını öğrenip bize haber vermek oluyor. Legolarla oynuyor. Petrol tankeri yapıyor. Kızımla oğlumu Kapalıçarşı’da çalışmaya göndereceğim. Petrolümüz yok ama enerji platformu ülke olmak istiyoruz.

Bu hayalimiz sizce ne kadar gerçeği yansıtıyor?

Bu hayal doğru, gerçek de olabilir. Mesela, Ortadoğu’nun Rotterdam’ı olabiliriz. Şöyle bakalım. Bakın Hollanda da AB ülkesi ama onun krizinden söz eden bugün kimse yok. Çünkü, Rotterdam gibi dünyanın her yerinden gelen mallara açık bir limanı var. Avrupa ve Amerika’nın tümmallarının stoklamasını yapmış, depoculuk finansmanı diye bir şey oluşturmuş. Petrolden gaza dönüşüm oldu, dünyada petrokimyanın taşları değişti. Gaz bağımlısı petro kimyaların hepsi Arap körfezinde yerlerini aldılar, 10 milyon tonluk yeni yatırım geldi. Bu 10 milyon tonun satılması başladı.

Türkiye bölgenin Rotterdam’ı olabilir. Depoculuğunu, bankacılığını oluşturup buraya çekmeli. İlk durak burası, buraya gelsin buradan BDT’ye, Mısır’a gitsin, Bulgaristan’a gitsin...

Bölgenin Hub’ı olabilmemiz lazım. Böyle bir fırsat var şu anda. Bu bankacılığı, lojistiği büyütür, istihdam sağlar...

Eşim hedefleri koyar uygulamayı ben yaparım

Eşiniz Ercüment Bey’le nasıl bir işbirliği yapıyorsunuz?

Biz başından bu yana birbirimizi tamamlarız. O vizyoncu, ben ise uygulamacıyım.

Bu vizyonu nasıl yapıyorsunuz?

Ercüment Bayegan: Vizyon oluşturmak aynen liderlik gibi. Sonradan elde edilen bir şey değil, bence doğuştan geliyor. Biraz yaratıcılıkla ilgili. Rüya ile iyi bir eküri oluşturuyoruz. O tuttuğunu koparan bir insan.

Rüya Hanım, uygulamayı nasıl yürütüyorsunuz?

Ben matematikçiyim. Ercüment hep not alır. Bu notlarla vizyon planını yapar. 10 sene de geçse hiçbir şeyi unutmaz. Her seferinde çıtayı da yükseltir. Ben ona yetişmeye çalışıyorum.

Dedem Kuru Kahveci Mehmet Efendi ile ortaktı

Ercüment Bey, aileniz işe nasıl başladı?

Kahve ithalatıyla başlamışlar. Annemin babası yani dedem Hacı Zülfikar Bey, Kurukahveci Mehmet Efendi’nin ortaklarındandı. Peşinden parafin ithalatına başlıyorlar, ardından kimyasallar ve plastik ithalatı geliyor. 1940’dan bu yana uzanıyor. Babamın babası ise kanaviçeden çuval yapan bir firmanın sahibiydi. Sonra da bugünkü işlere geçiyor.

Aileniz Türkiye’ye nereden göç etmiş?

1900’lü yılların başında Tebriz’den gelmişler. Biz Azeri’yiz. Babaannemin tarafı da Selanikli. Ve ben bir Boşnak kızı olan Rüya ile evlendim...

7 Nisan 2012

Harvard'ın İleri Liderlik Girişiminde Bir Türk

Nusret Cömert  

Türk işadamı, Harvard'ın İleri Liderlik Girişimi'ne kabul edilen ilk Türk oldu

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) üyesi ve başarılı işadamı Nusret Cömert, dünyanın en saygın okullarından olan Harvard Üniversitesi’nin İleri Liderlik Girişimi’ne kabul edildi. Nusret Cömert, dünyayı değiştirecek liderleri topluma kazandırmak için 2009 yılında faaliyete geçen Harvard İleri Liderlik Girişimi’ne kabul edilen ilk Türk oldu.

Üst düzey yöneticiler kariyerlerinin zirvesine yaklaşırken, bunlardan pek çoğu deneyimlerini topluma aktarmanın yollarını arıyor ve bunu hem yönetim yeteneklerini kullanarak hem de bu konudaki son gelişmeleri öğrenerek yapıyor. Bu yöneticilerden biri de enerji alanında çalışmalar yapan Nusret Cömert. Cömert, geçtiğimiz günlerde çok az sayıda üst düzey yöneticinin alındığı Harvard Üniversitesi İleri Liderlik Akademi Üyeliği’ne kabul edildi.

ZORLU SEÇİLME SÜRECİ

Çeşitli ülkelerden çok sayıda üst düzey ve nitelikli yöneticinin başvurduğu program için çok sıkı bir değerlendirme ve seçme süreci yaşandı. Nusret Cömert ise programa İleri Liderlik Girişimi tarafından özellikle davet edilerek bu sürece tabii tutuldu. Eleme süreci sonunda, programa bu yıl 9’u ABD dışından olmak üzere toplam 28 kişi kabul edildi.

Cömert’in Harvard’ın İleri Liderlik Akademi Üyeliği’ne seçilmesinde Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ve Petrol Platformu Derneği (PETFORM) gibi sivil toplum kuruluşlarında yaptığı çalışmalar, yurt içi ve yurt dışında enerji alanında yapılan etkinliklerdeki çalışmaları ve konuşmaları, Türkiye doğal gaz piyasasının liberasyonu ile petrol ve doğal gazın arama ve üretimi konusunda yaptığı çalışmalar etkili bir rol oynadı.

SADECE 9'U ABD'Lİ DEĞİL

Seçilmiş başarılı liderlerin, kariyerlerinin gelecek aşamasında dünyaya etki edecek şekilde hazırlanmaları için özel olarak tasarlanan Harvard İleri Liderlik Girişimi, 2009 yılında faaliyete geçti.

Harvard Üniversitesi profesörlerinden oluşan bir grup tarafından geliştirilen İleri Liderlik Girişimi bir yıllık bir program. Dünyada ilk olan ve yüksek eğitime büyük bir yenilik getiren programa, alanında en az 20-25 sene çalışan ve başarılı olan liderler arasından seçilen bireyler kabul ediliyor. Bunların arasında bakan ve üst düzey yöneticilerin yanı sıra girişimciler, sivil toplum liderleri gibi geniş bir yelpazeden oluşan liderler bulunuyor.

Geçen yıl 17 kişinin katıldığı İleri Liderlik Girişimi’ne bu yıl kabul edilen lider sayısı 28’e çıkarıldı. Bu 28 kişinin 19 tanesi ABD vatandaşı, sadece 9 tanesi ABD dışından. ABD dışından olanlar Türkiye, Hindistan, İspanya, İrlanda, Arjantin, Avustralya, Japonya, Kanada ve Nijerya'dan.

DÜNYANIN EN BÜYÜK SORUNLARI İÇİN HAZIRLANIYORLAR

Programa katılan akademi üyeleri, üniversitenin işletme, eğitim, siyaset bilimi, hukuk, eczacılık ve kamu sağlığı fakültelerinden yeni bilgi ve disiplinler arası yeni beceriler elde ediyor. Sosyal ve küresel sorunlara karşı duyarlılığı olan üst düzey ve yetenekli yöneticileri biraraya getiren bu program, bu liderlerin küresel sorunlarla başa çıkmayı deneyimleyebilmeleri için oluşturuldu.

Akademi üyeleri yoksulluk, ekonomik kalkınma, kamu sağlığı, enerji, çevre, sürdürülebilir büyüme, sağlık sorunlarının globalizasyonu, temel eğitim, gençlik, etik ve uyuşmazlığın önlenmesi gibi dünyanın en büyük sorunlarının çözümü için hazırlanıyorlar. Bunu ise İleri Liderlik Seminerleri, Beyin Takımı (Think Tank), ders incelemesi, çalışma grupları gibi yöntemler ile akademi üyelerinin tecrübelerinin paylaşılması şeklinde gerçekleştiriyorlar. Seminerler majör küresel sorunlara ve liderlik temalarına ilişkin haftalık yoğun çalışmalar şeklinde oluyor. Beyin takımı çalışmalarında ileri liderlerin boşluğu doldurabileceği dünyanın bazı ana sorunlarına 2-3 gün derinlemesine giriliyor ve önemli katılımcılar ile çalışılan konunun acil çözümüne ilişkin tecrübeler paylaşılıyor.

Ders incelemeleri akademi üyelerinin ilgisini çeken ve geniş bir yelpazede yer alan konularda olabiliyor. Liderler üniversite, master veya doktora öğrencileri ile çalışma grupları oluşturup onlara akıl hocalığı yapıyor, konularıyla ilgili ders veriyor ve Harvard Üniversitesi’nin tüm kaynaklarına ulaşabiliyor.

NUSRET CÖMERT KİMDİR?

Geleceğin liderlerini yetiştiren Harvard’ın İleri Liderlik Girişimi’nde akademi üyeliğine kabul edilen ilk Türk olan Nusret Cömert, İskenderun’da doğdu.

28 yıldır enerji sektöründe çalışan Cömert, 12 sene petrol ürünleri, 16 sene de petrol ve doğal gazın arama ve üretimi alanlarında faaliyet gösterdi. 10 yıldır TÜSİAD üyesi olan Cömert, aynı zamanda TÜSİAD'ın Sanayi, Hizmetler ve Tarım Komisyonu ile Parlamento İşleri Komisyonu üyesi ve Enerji Grubu Başkan Vekili. Türkiye tarihindeki ilk özel sektör doğal gaz ithalat ve toptan satış şirketini kurup faaliyete geçiren ve halen bu şirketin yönetim kurulu başkanlığını yürüten Cömert, önemli bölgesel enerji projelerinde görev aldı.

Petrol ve doğal gazın arama ve üretimi ile doğal gaz piyasası sektörlerinin çatı derneği olan Petrol Platformu Derneği (PETFORM )'un geçmiş üç dönem yönetim kurulu başkanlığını yapan ve kuruluşundan bugüne getirilmesinde büyük rol oynayan Nusret Cömert, Türkiye'de doğal gaz piyasasının liberalizasyonu sürecinin de öncülüğünü yaptı. PETFORM yönetim kurulu başkanlığı yaptığı dönemde Türkiye'de arama ve üretim faaliyetlerinin geliştirilmesi, sektör fikirleri ve önerilerinin oluşturulması ile bunların otoritelere iletilmesi konularında yoğun çalışmalar gerçekleştiren Nusret Cömert, görev yaptığı şirketin Türkiye'de derin deniz ile karasal alanlarda arama faaliyetlerine başlamasının da öncülüğünü yaptı.

Nusret Cömert, halen Türkiye'deki Shell Enerji A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yürütüyor. Cömert ayrıca hevesli bir yelkenci ve dünyanın en eski gurme topluluğu Chaine des Rotissuers’in üyesi.

5 Nisan 2012

Başbakan Erdoğan'a Anlamlı Ödül

Dünyada son 10 yılın şahsiyeti

Başbakan, "Dünyada son 10 yılın şahsiyeti" ödülüne layık görüldü.

Slovenya'daki Uluslararası Ortadoğu ve Balkanlar Araştırma Enstitüsü, Başbakan Erdoğan'ı "Dünyada son 10 yılın şahsiyeti" ilan etti.

Enstitünün 10, yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende Başbakan Erdoğan, Ortadoğu ve Balkanlar'da izlediği olumlu politikalar dolayısıyla bu ödüle layık görüldü.

Ödülün Erdoğan'a daha sonra takdim edileceği kaydedildi.

Enstitünün "2012 yılının şahsiyetleri" ödülleri Slovenya Anayasa Mahkemesi Başkanı Ernest Petriç, Sırbistan'ın eski Başbakanı Zoran Jivkoviç, eski Arnavutluk Başbakanı İlir Meta, Avrupa Parlamentosu Üyesi Yelko Kacin ve Bosna Hersek'in Lahey Mahkemesi'ndeki irtibat subayı Amir Ahmiç'e, uluslararası ve bölgesel faaliyetlerinden dolayı verildi.

Ödüller, Hırvatistan'ın eski Cumhurbaşkanı Styepan Mesiç tarafından takdim edildi.

24 Mart 2012

Ünlü Aktöre Barış Ödülü

Nobel, Sean Penn

Nobel ödülü sahiplerince verilen Barış Zirvesi ödülüne, Sean Penn layık görüldü.

Haiti'de yürüttüğü insani yardım çalışmalarıyla 12. Dünya Nobel Ödülü Sahipleri Zirvesi'nde alınan kararla 2012 Barış Zirvesi Ödülüne layık görülen ünlü aktör Sean Penn, ödülünü gelecek ay ABD'nin Chicago kentinde düzenlenen törenle alacak.

Haiti'de 12 Ocak'ta meydana gelen 7.0 büyüklüğünde depremin hemen ardından bu ülkeye giden Penn, J/P Haiti Kurtarma Örgütü'nü kurarak ülkede insani yardım çalışmalarına başlamıştı. Penn'in kurduğu örgüt, deprem nedeniyle yerlerinden olmuş binlerce kişiye okullar, tıbbi bakım ve barınak imkanı sağlamıştı.

Penn yayınladığı bir mesajla ödülü kazanmasını, "eşi benzeri olmayan bir onur" ifadesiyle niteleyerek, bu ödüle layık görülmekten duyduğu mutluluğu dile getirdi.

19 Mart 2012

Başbakan Almanya Ziyareti İptal etti

Kabil'de 12 askerin şehit olması sebebiyle Başbakan'ın ziyareti iptal edildi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Afganistan'da 12 askerimizin şehit düşmesi sebebiyle Almanya gezisini iptal etti.

Başbakanlık Basın Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamada, Başbakan Erdoğan'ın 17 Mart 2012 tarihinde Almanya'ya yapmayı planlamış olduğu seyahatinin iptal edildiği bildirildi.
  Erdoğan'a Liderlik Ödülü

Almanya Erdoğan'a Liderlik Ödülü Veriyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, geçirdiği ameliyatlar nedeniyle yaklaşık beş aydır yurtdışı ziyaretlerine ara vermek zorunda kaldı. İlk kez 26 Kasım 2011 tarihinde ameliyat olan Erdoğan, son olarak 26 Ekim 2011 tarihinde Suudi Arabistan’a gitmişti.

Yurtdışı temaslarına yeniden başlamayı hedefleyen başbakanın ilk durağı önümüzdeki hafta sonunda Almanya olacak.

Cuma akşamı Almanya’ya gelmesi beklenen Başbakan Erdoğan'ın gezisi resmi değil.

Başbakan, Cumartesi günü Bochum kentinde ‘Steiger Uluslararası Liderlik Ödülü’nü alacak.

Her yıl siyaset, müzik, film, medya, spor ve çevre dallarında sivrilen isimlere verilen ödülün, bu yıl siyaset dalında ‘Türkiye’de demokratik dönüşüm için harcadığı çabadan dolayı’ Erdoğan’a layık görüldüğü belirtildi.

Geride kalan yıllarda eski İtalya Başbakanı Romano Prodi, Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadić ve Avrupa Komisyonu Başkanı José Manuel Barroso gibi isimler söz konusu ödüle layık görülmüştü. Başbakan Erdoğan’a ödülü Almanya eski Başbakanı Gerhard Schröder’in yapacağı konuşmanın ardından verilecek. Schröder, başbakanlığı döneminde Türkiye’nin AB sürecine açık destek verdi, son dönemde de çeşitli ortamlarda Başbakan Erdoğan’a olan desteğini yeniledi. ‘Steiger Ödülleri’ töreninde Erdoğan ile birlikte İsveç Kraliçesi Silvia ve eski Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler’e de ödül verilecek.

Bu arada ‘yılın lideri’ olarak Steiger Ödülü’nün Erdoğan'a layık görülmesi Almanya’da kısmen eleştirilere neden oldu. Federal hükümetin küçük ortağı Hür Demokrat Parti’nin ödülün verileceği Bochum kenti örgütü, Başbakan Erdoğan’ın ‘Avrupa’nın bütünleşmesi ve hoşgörü için çabaladığından ciddi şüphe duyuyoruz’ şeklinde açıklama yaptı. Yeşiller Partisi Federal Milletvekili Mehmet Kılıç da, yazılı açıklamasında, Erdoğan liderliğindeki Türkiye’nin giderek AB’den uzaklaştığını, ülkede basın ve din özgürlüğünün kısıtlandığını öne sürdü ve Steiger’in Erdoğan’a verilmesini ‘yanlış bir karar ve tavır’ olarak eleştirdi.

Öte yandan Erdoğan’ın ziyareti ve ödül töreni protestolara da neden olacağa benziyor. Almanya Ermenileri Merkez Kurulu, Almanya’daki Ermenileri ödül günü Bochum’da düzenlenecek protesto mitingine katılmaya çağırırken, radikal Kürt grupların da eylem yapmaları bekleniyor. Almanya Atatürkçü Düşünce Derneği ve Almanya Türk Gençlik Birliği adlı örgütler de, Steiger Ödülü’nün Başbakan Erdoğan’a verilmesini protesto amacıyla ortak bir imza kampanyası başlattı. Başbakanın Almanya’da ödül töreni dışındaki programı konusunda ise bir açıklama yapılmadı.

14 Mart 2012

CHP'li Şafak Pavey'e ABD'den Anlamlı Ödül

CHP'li Şafak Pavey'e ödül
CHP İstanbul Milletvekili Şafak Pavey ödülünü Michelle Obama'nın elinden aldı.

Şafak Pavey'e “Uluslararası Cesur Kadınlar” Ödülü

Şafak Pavey  

TBMM'ye seçilen ilk engelli kadın olan Şafak Pavey, tüm dünyada savunmasız topluluklar, mülteciler ve engellilerin hakları için yaptığı çalışmalar dolayısıyla ödüle layık görüldü.

Pavey'in de aralarında bulunduğu 10 kadına ödüllerini, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama'nın eşi Michelle Obama ve Dışişleri Bakanı Hillary Clinton verdi.

Cesur Kadınlar ödülüne layık görülen 10 kadından övgüyle söz eden Obama, bu kadınların tüm zorluklara rağmen yollarına devam ettiğini; sadece kendi hak ve özgürlükleri için değil, pek çok kişi için mücadele verdiğini vurguladı.

Obama, fiziksel engellerine rağmen Şafak Pavey'in, sadece parlamentoda sandalye kazanmakla kalmayıp, seyahat ederek tüm dünyada Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi için destek kazandığını belirtti.

Michelle Obama, sözlerinde Pavey'in yaşam felsefesine atıfta bulunarak, ''Yaşadıklarınız diğerlerine örnek olacaktır'' dedi.

8 Mart 2012

Fransa'dan Türk rektöre liyakat nişanı

 

Fransa’nın Rouen Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Cafer Özkul

Fransa’nın Rouen Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Cafer Özkul’a, Seine Maritime bölge valisi Remi Caron tarafından Fransa ulusal üstün başarı liyakat nişanı takıldı.

Fransa milli eğitimine verdiği katkılardan dolayı, 13 Mayıs 2011 tarihli resmi gazetede yayınlanan ve zamanın yüksek öğrenimden sorumlu bakanı Valerie Pecresse’in teklifi ve Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin imzasıyla Cafer Özkul’a şövalye rütbesi layık görülmüştü. Tören’de Özkul’u, Seine Maritime bölgesi milletvekili Patrick Herr, Belediye Başkanı Pierre Lautey , Paris Başkonsolosu Uğur Arıner, Sipa Press foto editöru Ferit Düzyol, Amiens üniversite rektörü ve dekanları, Rouen Üniversitesi dekanları ile akademik camianın üyeleri ve ailesi yalnız bırakmadı.

Törende yapılan konuşmalarda, Fransa’da 1976 yılından bu yana akademik çalışmalarını sürdüren Cafer Özkul’un üniversitede araştırma alanında yaptığı çalışmalardan övgüyle bahsedildi. 1951 yılında Malatya’nın Hekimhan kasabasında doğan Özkul,orta ve lise öğrenimini Gaziantep Lisesinde tamamladı. 1969-1970 öğretim yılı liseler arası bilgi yarışmasında 3 arkadaşı ile birlikte birinci olan Özkul, daha sonra Etibank’ın burslu öğrencisi olarak 1970 yılında Fransa’ya geldi. Besançon’da dil eğitimi gördükten sonra Paris’te yüksek öğrenimini tamamlayıp, Haziran 1976 da Yüksek Elektrik Mühendisi oldu. Özkul, 1977’de Rouen Üniversitesinde master eğitimini tamamladıktan sonra, 1980’de fizik doktoru, 1988’de doçent, 1991’de profesör oldu ve 1997’de birinci sınıf profesörlüğe yükseldi. Optik bilimsel araştırmalarını lazer ve hologram konularında yapan Özkul’un, bu alanda 135’den fazla uluslararası bilimsel yayını bulunuyor.

Özkul, 1999-2002 Rouen Üniversitesi Bilimsel araştırmadan sorumlu rektör yardımcısı, 2003-2007 Rouen Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanı oldu. Özkul, 10 Haziran 2007 tarihinden bu yana da Rouen Üniversitesi Rektörü olarak görev yapıyor.

29 Ocak 2012

Bosna Hersek'te "Günün Şahsiyeti" Seçildi

 

Günün Şahsiyeti

Bosna Hersek'in en çok satan günlük gazetelerinden biri Dnevni Avaz, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı ''Günün Şahsiyeti'' olarak seçti.

Gazetenin, ''Türk milli çıkarlarının koruyucusu'' başlıklı haberinde, Başbakan Erdoğan'ın Türkiye'nin günlük siyasi amaçları için bazı olayları gündeme getirenlerin tarih yazmalarına müsaade etmeyeceğini net bir şekilde gösterdiğini yazıldı.

Fransa Senatosunca onaylanan Ermeni yasası konusundaki Başbakan Erdoğan'ın tutumunu öven gazete, ''Böyle bir diplomatik tutumunu ancak ekonomisi güçlü olan Türkiye sergileyebilir'' ifadesi kullanıldı.

Fransa'da onaylanan Ermeni Yasası konusundaki Türkiye'nin nihai cevabını ,''Fransızlar'ın endişeli bir şekilde beklediği'' yazılan Dnevni Avaz'ın haberinde, Başbakan Erdoğan'ın milli çıkarların nasıl savunulduğunu gösterdiği belirtildi.

28 Ocak 2012

Erdoğan'a BCC Altın Heykel Ödülü

 

Erdoğan'a Altın Heykel Ödülü

Business Centre Club (BCC) tarafından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a Altın Heykel Ödülü verildi.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Business Centre Club (BCC) tarafından verilen Altın Heykel Ödülü'nü, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan adına aldı.

Babacan, Ulusal Opera Binasındaki ödül töreninde yaptığı konuşmada, Başbakan Erdoğan adına almaktan büyük mutluluk duyduğu bu özel ödül için teşekkür etti.

Ali Babacan, törenin Polonya ve Türkiye arasındaki gelişen işbirliğine daha da katkı sağlayacağını ifade etti.

Polonya ve Türkiye arasında tarihten gelen köklü ilişkiler bulunduğunu dile getiren Babacan, bu ilişkilerin önümüzdeki yıllarda daha da gelişeceğini söyledi.

İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin çok büyük ivme kazandığını da belirten Babacan, Türkiye ve Polonya arasında 2013 için belirlenen 5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefinin 2011 yılında yakalandığını bildirdi.

Babacan, iki ülke ekonomisinin potansiyelinin daha iyi değerlendirilebilmesi için Türk ve Polonyalı işadamlarını yatırıma davet etti.

22 Ocak 2012

90 ülke, 160 bin öğrenci arasından Matematik Birincisi

 

Özge Ötleş, matematik birincisi

ABD'de her yıl düzenlenen ve bu yıl 90 ülkeden 160 bin öğrencinin katıldığı dev matematik yarışmasını İzmir'den Özge Ötleş kazandı.

İzmir Özel Ata Koleji 7. sınıf öğrencisi Özge Ötleş, 90 ülkeden 160 bin öğrencinin katıldığı Amerikan Matematik Yarışması'nda (American Mathematics Contest-8) birincilik elde etti.

Dünyadaki en prestijli matematik olimpiyatı olan Amerikan Matematik Yarışması, Amerika Matematik Birliği ve Nebraska Üniversitesince düzenlendi.

Analitik düşünme kabiliyetinin ve matematik problemlerinin çözümünde strateji geliştirmenin sınandığı yarışmaya 90 ülkeden 160 bin öğrenci katıldı.

Yarışmada kendi kategorisinde birçok kişiyi geride bırakan İzmir Özel Ata Koleji 7. sınıf öğrencisi Özge Ötleş birincilik elde etti.

Ötleş, ''Böyle bir hedefe ulaşmış olmak beni çok mutlu etti. Matematiği çok seviyorum. Bu sınava da en iyi şekilde hazırlandım. Daha çok çalışıp kendimi geliştireceğim. İlerde matematikle ilgili bir fen dalında üniversite eğitimi almak istiyorum.

Tüm yaşıtlarıma da matematiği severek öğrenmelerini tavsiye ediyorum'' dedi.

18 Aralık 2011

2011 Nobel Barış Ödülü Sahiplerine Verildi

 

Liberyalı Ellen Johnson Sirleaf ve Leyman Gbowee ile Yemenli Tevekkül, Nobel ödülü

Liberyalı Ellen Johnson Sirleaf ve Leyman Gbowee ile Yemenli Tevekkül Karman Oslo’da yapılan törenle ödüllerini aldı.

Yemenli Tevekkül Karman ile Liberyalı Ellen Johnson Sirleaf ve Leyman Gbowee ödül töreninde.

Oslo’daki törende konuşan Norveç Nobel Komitesi başkanı Thorbjoern Jagland, ödüle layık görülen kadınların çalışmalarından övgüyle söz etti ve “kadınlar erkeklerle aynı fırsatlara sahip olmadığı sürece dünyada kalıcı barış sağlanamaz” dedi.

Liberya’nın kadın devlet başkanı 72 yaşındaki Ellen Johnson Sirleaf, 2005 yılında, Afrika kıtasında demokratik seçimlerle işbaşına gelen ilk kadın devlet başkanı olmuştu. Nobel Komitesi, Sirleaf’in ülkesinde barış ve istikrar sağladığını ayrıca ekonomik ve sosyal kalkınmayı teşvik etmek için elinden geleni yaptığı görüşünde.

39 yaşındaki Liberyalı Leyman Gbowee ise ülkesindeki iç savaşı sona erdirmek için Hıristiyan ve Müslüman kadınları barışçı eylemler yapmaları için örgütlemişi. Gbowee, 2002 yılındaysa, Liberyalı kadınları, şiddet eylemleri sona erene dek “seks boykotuna” gitmeye ikna etmişti.

Nobel Komitesi 32 yaşındaki Yemenli eylemci ve gazeteci Tevekkül Karman’ın ise ülkesindeki kadın hakları, demokrasi ve barış mücadelesinin başrol oyuncularından biri olduğuna inanıyor.

Nobel Barış ödülü sahibi üç kadın 1,5 milyon dolarlık para ödülünü de aralarında paylaşacak.

Nobel Barış ve Nobel Ekonomi Ödüllerini şimdiye kadar 44 kadın kazandı. Sadece Marie Curie, 1903 yılında Fizik, 1911 yılında ise Kimya ödülünü alarak iki kez Nobel kazanan tek kadın oldu.

10 Aralık 2011

Ekonomi Nobeli ABD'li iki ekonomiste

Christopher Sims  

Christopher Sims

 

Thomas Sargent
Thomas Sargent

ABD'li ekonomistler Thomas Sargent ve Christopher Sims Nobel Ekonomi Ödülü'nün sahibi oldu.

ABD'li ekonomistler politika tedbirleri arasındaki ilişki ve bunun ekonomiyi nasıl etkilediği konusundaki çalışmayla ödüle değer görüldü.

İsveç Merkez Bankası (Riksbank), Nobel Ödülü'nün kurucusu Alfred Nobel adına Nobel Ekonomi Ödülü'nün verilmesini 1968 yılında kararlaştırdı.

Nobel Ekonomi Ödülü'nü ilk olarak 1969 yılında Norveçli ekonomist Ragnar Frisch ve Hollandalı Jan Tinbergen aldı.

İsveç Bilimler Akademisi, bu yıl Nobel Ekonomi Ödülü'nü ABD'li ekonomistler Thomas Sargent ve Christopher Sims arasında paylaştırdı.

Akademi, Thomas Sargent ve Christopher Sims'i, ''makroekonomide sebep ve sonuç üzerindeki deneysel araştırmalarından'' ötürü ödüle layık gördü.

Geçen yıl Nobel Ekonomi Ödülü'nü Diamond, Mortensen ve Pissarides almıştı.

Akademi, Diamond, Mortensen ve Pissarides'i ''araştırma uyuşmazlığıyla piyasa analizleri yönteminden'' ötürü bu ödüle layık görmüş, ''Ödülü kazananların teorisinin işsizlik, iş açığı ve ücretlerin ekonomi politikası ve düzenleme tarafından etkilenme yollarının anlaşılmasına yardımcı olduğunu'' açıklamıştı.

Önceki yıl Nobel Ekonomi Ödülü'nü ABD'li Elinor Ostrom ve Oliver Williamson paylaşmıştı. Nobel Ekonomi Ödülü'nü alan Ostrom, bu ödülü kazanan ilk kadın olmuştu.

Los Angeles'da 7 Ağustos 1933 tarihinde dünyaya gelen Ostrom, California Üniversitesi'nden 1965 yılında Siyaset Bilimi doktorası aldı.

İsveç Bilimler Akademisi Ostrom'u, ''ekonomi yönetimi analizlerinden'' ötürü ödüle layık görerek, Ostrom'un çalışmasının, ''ortak mülkiyeti, mülkiyeti kullanan gruplar tarafından nasıl başarılı biçimde idare edilebileceğini gösterdiğini'' belirtmiş, Williamson'ın da, ''şirketlerin nerede, çatışma çözümlerinde temel olarak hizmet verdiğine ilişkin teori geliştirdiğini'' kaydetmişti.

22 ÖDÜL BİR KİŞİYE GİTTİ

İlk kez 1969 yılında verilen Nobel Ekonomi Ödülü, 2010 yılına kadar 42 kez verilirken, 67 kişi bu ödüle layık görüldü. Geçen yıla kadar Nobel Ekonomi Ödülü'nde 22 ödül tek bir kişiye giderken, 15 ödül ikişer kişi, 5 ödül ise üçer kişi tarafından paylaşıldı.

Nobel Ekonomi Ödülü'nü 1972 yılında 51 yaşındayken kazanan Kenneth J. Arrow, şimdiye kadar bu ödülü kazanan en genç kişi olarak kayıtlara geçti. Aynı ödülü 2007 yılında 90 yaşındayken alan Leonid Hurwicz ise bu ödüle layık görülen en yaşlı kişi oldu. Hurwicz, aynı zamanda Nobel ödüllerinin dağıtıldığı bütün alanlarda bu ödüle hak kazanan en yaşlı kişi unvanına da sahip bulunuyor.

Jan Tinbergen 1969 yılında Nobel Ekonomi Ödülü'nü alırken, kardeşi Nikolaas Tinbergen 1973 yılında Nobel Tıp Ödülü'nü aldı.

Gunnar Myrdal 1974 yılında Nobel Ekonomi Ödülü'ne layık görülürken, eşi Alva Myrdal 1982 yılında Nobel Barış Ödülü'nü kazandı.

KİMLER KAZANMIŞTI?

2011 yılından ödülün ilk olarak verildiği 1969 yılına doğru Nobel Ekonomi Ödülü'nün kazananların listesi şöyle:

2011- Thomas Sargent ve Christopher Sims
2010- Peter Diamond, Dale Mortensen ve Christopher Pissarides
2009- Elinor Ostrom ve Oliver Williamson
2008 - Paul Krugman
2007 - Leonid Hurwicz, Eric S. Maskin, Roger B. Myerson
2006 - Edmund S. Phelps
2005 - Robert J. Aumann, Thomas C. Schelling
2004 - Finn E. Kydland, Edward C. Prescott
2003 - Robert F. Engle III,Clive W.J. Granger
2002 - Daniel Kahneman, Vernon L. Smith
2001 - George A. Akerlof, A. Michael Spence, Joseph E. Stiglitz
2000 - James J. Heckman, Daniel L. McFadden
1999 - Robert A. Mundell
1998 - Amartya Sen
1997 - Robert C. Merton, Myron S. Scholes
1996 - James A. Mirrlees, William Vickrey
1995 - Robert E. Lucas Jr.
1994 - John C. Harsanyi, John F. Nash Jr., Reinhard Selten
1993 - Robert W. Fogel, Douglass C. North
1992 - Gary S. Becker
1991 - Ronald H. Coase
1990 - Harry M. Markowitz, Merton H. Miller, William F. Sharpe
1989 - Trygve Haavelmo
1988 - Maurice Allais
1987 - Robert M. Solow
1986 - James M. Buchanan Jr.
1985 - Franco Modigliani
1984 - Richard Stone
1983 - Gerard Debreu
1982 - George J. Stigler
1981 - James Tobin
1980 - Lawrence R. Klein
1979 - Theodore W. Schultz, Sir Arthur Lewis
1978 - Herbert A. Simon
1977 - Bertil Ohlin, James E. Meade
1976 - Milton Friedman
1975 - Leonid Vitaliyevich Kantorovich, Tjalling C. Koopmans
1974 - Gunnar Myrdal, Friedrich August von Hayek
1973 - Wassily Leontief
1972 - John R. Hicks, Kenneth J. Arrow
1971 - Simon Kuznets
1970 - Paul A. Samuelson
1969 - Ragnar Frisch, Jan Tinbergen

 

Nobel Barış Ödülünü üç bayan aldı

 

Tevekkül Karman
Yemenli
Tevekkül Karman

Ellen Johnson-Sirleaf  

Liberya Devlet Başkanı
Ellen Johnson-Sirleaf

Leymah Gbowee
Liberyalı
Leymah Gbowee

Liberya Devlet Başkanı Ellen Johnson-Sirleaf, yine Liberyalı Leymah Gbowee ile

Yemenli Tevekkül Karman, kadının toplum içindeki rolünün güçlendirilmesine yaptığı katkılardan dolayı Nobel Barış Ödülü ile onurlandırıldı.

Nobel ödülleri içinde en tartışmalı ödül olarak da bilinen Nobel Barış Ödülü’nün sahipleri belli oldu. Norveç Nobel Barış Komitesi, 2011 Nobel Barış Ödülü’nü 3 önemli kadın ve insan hakları savunucusu arasında paylaştırdı.

Liberya Devlet Başkanı Ellen Johnson-Sirleaf ve yine Liberyalı Leyman Gbowee ile Yemenli Tevekkül Karman, 2011 Nobel Barış Ödülü ile onurlandırıldı.

Norveç Nobel Barış Komitesi Başkanı Thorbjörn Jagland, ''kadınların güvenliği ve barış hedefleyen çalışmalara kadınların tam katılımının sağlanması için yürüttükleri şiddet içermeyen mücadele'' nedeniyle bu ödüle layık görüldüklerini açıkladı.

1938 doğumlu Ellen Johnson-Sirleaf, Afrika’da halkoyu ile seçilmiş ilk kadın devlet başkanı olarak tanınıyor.

Yine Liberyalı bir politikacı olan Leymah Gbowee de Liberya İç Savaşı'nın sonlandırılması için verdiği mücadele ve ülkesinde kadınların seçme ve seçilme hakkına kavuşması için gösterdiği gayretlerle biliniyor.

Hüsnü Mübarek rejimine başkaldıran gösterilerde önemli rolü olan Wael Ghonim ödülün favorileri arasındaydı.

Tevekkül Karman ise Müslüman bir feminist ve Yemen ”Zincirsiz Kadın Gazeteciler’’ örgütünün başkanı. Karman, başkent Sanaa’da düzenlenen rejim karşıtı gösterilerin de önemli bir siması olarak biliniyor. Ödülü kazandığını öğrenmesinin ardından açıklama yapan Karman, “ödüle layık görülmesinin Yemenli, demokrasi savunucuları için bir zafer olduğunu” dile getirdi. Karman, ödülünü Arap Baharı'na katkı sağlayan eylemcilere ithaf etti.

 

Wael Ghonim

Favoriler kazanamadı

Bu yılın en güçlü adayları arasında Kuzey Afrika’daki demokrasi hareketine öncülük eden isimler görülüyordu. Özellikle Hüsnü Mübarek rejimine başkaldıran gösterilerde önemli rolü olan '6 Nisan Hareketi' ve Google’ın Ortadoğu ve Kuzey Afrika'dan sorumlu müdürü Wael Ghonim’in şansının yüksek olduğu kulislerde konuşuluyordu. Yine Kuzey Afrika’dan Nobel Barış Ödülü için en çok ismi geçenler arasında Mısırlı aktivist Esra Abdülfettah ile Tunuslu blog yazarı Lina Ben Mhenni bulunuyordu.

Adaylar arasında Arjantin asıllı İsrailli ünlü orkestra şefi Daniel Barenboim ve Afgan insan hakları savunucusu Sima Samar da vardı. Hatta kurum olarak Avrupa Birliği ile Almanya’nın eski Başbakanı Helmut Kohl de az olsa şansı olan adaylar arasında görülüyordu.

Çin yönetimi geçen yıl ödülü alan Şiabao’nun ve aile fertlerinin, Oslo’daki ödül törenine katılmasına izin vermemişti.

En sıkıntılı Nobel Ödülü

Liu Şiabao

 

 

 

 

En sıkıntılı Nobel Ödülü olan Barış Ödülü, siyasi tercihlere göre verildiği gerekçesiyle sık sık eleştirilere yol açıyor. Geçen yıl bu ödül Çinli insan hakları savunucusu Liu Şiabao'ya verilmişti. Ancak Çin yönetimi, tutuklu bulunan Şiabao’ya ve aile fertlerine, Oslo’daki ödül törenine katılmasına izin vermemişti.

Ödülün önceki yıl ABD Başkanı Barack Obama’ya verilmesi de eleştirilere yol açmıştı. Nobel Barış Komitesi, nükleer silahların kaldırılması için girişimlere başlayan Obama’yı, uluslararası diplomasideki gayretleri gerekçesiyle onurlandırmıştı.

 

Nobel Barış Ödülü-logo, Alfred Nobel

Ancak Obama’nın aynı yıl Afganistan’a takviye asker gönderme kararı alması, bu ödüle layık olmadığı yönündeki eleştirileri de berberinde getirmişti.

İsveçli kimyager, yatırımcı ve aynı zamanda dinamitin mucidi, Alfred Nobel'in vasiyeti üzerine verilen Nobel Barış Ödülü, dünya çapında barış adına yapılan çalışmalara verilen en önemli ödül sayılıyor. Barış ödülünü kazananlara yaklaşık 1 milyon 100 bin euro para ödülü veriliyor.

Ödül, Nobel’in ölüm yıldönümü 10 Aralık’ta Oslo’da yapılacak törenle sahiplerine verilecek.

07.10.2011

Hazer Tv, Ana sayfa©2005

Ana sayfaKapak

 

 

 

Ana Haber Genel, Bilim ve Özel Dosyalar

Ülkeler Haber ve Genel Bilgileri

Dünya Kurum Haber ve Genel Bilgileri

Türkiye Haber ve Özel Dosyalar

Aktüel Haber, Video, Resim ve Özel Dosyalar