|
Rüya Bayegan, Ortadoğu’nun en etkin
CEO’ları arasında 36’ıncı olarak şeyhleri, petrodolar milyarderlerini
solladı.
Sadece petrol ve ürünleri alım satımıyla
değil, üretimle de uğraşmak istediklerini söyleyen Bayegan, “Türkiye’nin
güneyinde bir yabancı ortakla rafineri kurmak istiyoruz” dedi.
Petrol ve petrokimya, erkek egemen
sektörler olsa da Rüya Bayegan için heyecanlı ve keyifli bir iş alanı.
Eşi Ercüment Bayegan vizyonu ve hedefleri
belirliyor, Rüya Bayegan’a da o hedeflere ulaşabilmek için koşturmak
düşüyor.
Onu Türkiye’de bulmak çok zor. Küresel bir
gezgin gibi kâh ABD’de, kah Ortadoğu’da,kâh Uzakdoğu’da. Sürekli seyahat
halinde. Mesela, oğlu henüz 17 günlük bir bebek iken yanına alıp
Polonya’da iş toplantısına gitmek zorunda kalmış.
Bakıcı kadın, gelemediği için bebekle
girmiş toplantıya ve Polonyalı petrokimya şirketlerinin yöneticileriyle
anlaşma bile imzalamış.
Bayegan, petrol ithalatı bağımlısı
Türkiye’den diğer ülkelere petrol ve petrokimya ürünleri satıyor.
Alıcıyla satıcıyı buluşturuyor. Kimi zaman aracılık yapıyor, kimi
zamanda kendi adına alıp, satıyor.
Birkaç milyar dolarlık
ciro
Bayegan Grup’un dünyanın 23 önemli finans
merkezinde iletişim ofisi var ve bu ofislerdeki görevliler de dahil
toplam 150 çalışanı bulunuyor.
Firmanın yıllık cirosu değişken olsa da bir
kaç milyar dolara ulaşıyor. Aile, ana işlerine ek olarak kıymetli metal
ve farklı hammaddelerin ticaretini de yapıyor. Türkiye’deki petrokimya
ürünlerinin de yaklaşık yüzde 10’unu pazarlıyor.
Niye böyle bir işi seçtiniz?
Eşim Ercüment’le ABD’nin Boston kentinde
üniversitede okurken tanıştığımızda ailesi bu alanda 1940’lı yıllardan
bu yana çalışıyordu. Evlenince ben de girdim. Girişim belki tesadüf ama
çok sevdim ve ilgi duydum.
Türkiye şu anda dünyada petrokimya
maddeleri ithal eden ülkeler arasında ikinci sırada geliyor. Bu da bizim
çıkış noktamız oldu.
Gizlilik bizde önemli
Şirketiniz bir nevi petrol ve petrokimya
pazarlaması yapmıyor mu?
Evet, bunu uluslararası düzeyde yapıyoruz.
Satışlarımızın da yüzde 27’sini Asya, yüzde 23’ünü Ortadoğu, yüzde
19’unu da Afrika ve Avrupa piyasalarında gerçekleştiriyoruz.
Bir gün üretimde olmayı da düşünür müsünüz?
Mesela, sizin, bir rafineri projeniz olduğunu duydum doğru mu?
Doğru. Henüz düşünce aşamasında ve üzerinde
çalışmalar yapıyoruz. Bir ortakla ki, muhtemelen yabancı olabilir,
Türkiye’nin güneyinde rafineri kurmayı planlıyoruz. Ancak şu anda bundan
daha fazla bilgi veremiyoruz. Gizlilik konusu bizde çok önemlidir. İki
kadından biriyim
Ortadoğu’nun en nüfuzlu
kişileri arasına girdiniz. Bu nasıl oldu?
“Face To Face With The Executives Shaping
The Future Of The Gulf” araştırması, 2011’de Ortadoğu’daki en etkili
CEO’ları mercek altına almış. Beni petrol ve gaz konusunda ihtisaslaşmış
şirketlerin CEO’ları arasında, Ortadoğu’nun 4’üncü güçlü CEO’su olarak
göstermişler.
Bunun yanında dünyada sektörün en önemli
yayın organlarından sayılan “Refining & Petrochemicals” dergisi, beni
Ortadoğu’nun en güçlü kişileri arasında 36’ncı sırada gösterdi.
Listede Ortadoğu’daki liderler, şeyhler,
prensler, petrodolar milyarderleri bulunuyor. Listede yer alan iki
kadından biriyim.
Kimlerle yarıştınız
mesela?
Ben kendimi Ortadoğulu saymıyorum ama
‘Ortadoğu’nun Liderleri’ kitabına almışlar. Bu kitapta benimle birlikte
Petrochem’in Başkanı Yogesh Mehta, Dana as CEO’su Ahmed Al Arbeed, Total
Başkan Yardımcısı Arnaud Breuillac, NDCCEO’su Abdullah Saeed Al Suwaidi,
Shell Bölge Yönetim Kurulu Başkanı Mark Carne ve Saudi Aramco yöneticisi
Abdulaziz Al Judami ile birlikte en etkin 7 isimle anılıyorum.
Devlerle iş yapıyoruz
Pazar paylarında nasıl bir dağılım
gösteriyorsunuz?
Türkiye’deki polimer dağıtımının yüzde
10’unu biz gerçekleştiriyoruz. Solventlerde ise yüzde 20’nin üstünde bir
pazar payına sahibiz. Biz Türkiye’nin tek uluslararası petro kimya
ticareti yapan şirketiyiz.
Çalıştığımız dünya devleri arasında Exxon,
Gazprom, Dupont, Evonik gibi dünya devi şirketlerle ciddi büyüklükte
anlaşmalarımız bulunuyor.
Petrol fiyatı 135 $ olur
Petrol fiyatlarında bu yıl gidişat nasıl
olur?
Bunu bilmek çok zor. Ama ben ekim ayına
kadar 135 dolara çıkacağını düşünüyorum. Ekim'den sonra biraz daha
önümüzü görebileceğiz. Herhangi bir çatışma olmadığı senaryosuna göre
bunu söylüyorum.
Herhangi bir müdahale olursa 150 doların
üzerine çıkar, hatta 200 doları da geçebilir. Bu da başta gıda olmak
üzere birçok ürünün fiyatını yukarı çeker.
Hürmüz 36 saatten fazla
kapatılamaz
Hürmüz Boğazı kapanır mı, kapanmaz mı?
Kapanmaz. Çünkü dünya petrolünün yüzde
36’sı buradan geçiyor. Dolayısıyla bu miktarda petrolün Hürmüz’den
geçmesi demek, kapandığı takdirde dünyadaki en önemli marketlere
ulaşmaması demek olur.
Suudi Arabistan, “Hürmüz kapanırsa” buradan
geçen petrolü karşılayacağını söylüyor. Neyle karşılayacak, üretimi
artırsa da o petrolü nereden geçirecek? Dolayısıyla Hürmüz’ün
kapanmasına ne Arap Birliği izin verir ne de ABD izin verir.
İran, ‘kapatıyorum’ deyip babayiğitlik
yapsa da çok çabuk bunu bitirir. Yapmayacak demiyorum ama İran, ‘Hürmüz
Boğazı’nı 36 veya 46 saatten fazla kapatamaz.
İran, elindeki kartları masaya zaman
kazanmak için mi sürüyor?
İran’ın böyle bir politik argümana ihtiyacı
var bence. Çünkü, kendi içinde yaşadığı problemleri bulunuyor. İran,
şunu yapmaya çalışıyor: Dışarıda ne kadar tepki yaratırsa içerde de o
kadar birlik yaratacak.
Ortadoğu’nun Rotterdam’ı
olabiliriz
Çinliler’le çalışmak çok zor Çalıştığınız
alanda kadın olmak ne kadar avantajlı ya da ne kadar dezavantajlı?
Eğer doğal bir liderliğe sahipseniz,
başlangıçta ne kadar tepki alırsanız alın, sonunda kabul görüyorsunuz.
Kadın olmanın avantajı da dezavantajı da var. Öncelikle zor kabul
ediliyorsunuz. Dünyanın her yerinde bir takım zorluklar çekiyorsunuz
çoğu zaman.
Güzelliği de şu: Son söyleyeceğinizi ilk
söyleyebiliyorsunuz. Kadınlar “işte böyledir” diyorlar. Yeri geldiğinde
daha sert olabiliyorsunuz. Aynı şekilde bir erkek aynı sertliği
gösterince kavga çıkıyor.
Hangi ülke insanlarıyla
rahat çalışıyorsunuz?
Bunu söylemem çok zor ama en zor Çinlilerle
çalışıyorum. Onlar biraz uçlarda oluyorlar, kontrol edemiyorum. Ben
kontrol etmek isterim. Şayet, ilişkide beynimle kalbim uyuşmuyorsa iş
yapamıyorum, çünkü güven duyamıyorum.
|
|
 |
|
Bayegan Ceo Ercüment Bayegan, Burcu Olcay, Dubai Başkonsolosu
Ümit Yalçın, Rüya Bayegan |
Erken yaşta işe başlayan
başarıyı yakalıyor
Kaç yaşından bu yana çalışıyorsunuz?
Eşimle ortak yanımız var. O da iş hayatına
çok erken girmiş ben de. 12 yaşından beri çalışıyorum. Benim babam,
tekstille uğraşıyordu, ticaret yapıyordu. Bir süre onunla çalıştım.
Erken yaşta işe başlamak, başarıyı erken mi
getiriyor?
Kesinlikle öyle. ABD’de de bütün başarılı
CEO’ları incelemişler. Başarılarının sırrını araştırmışlar. Tek bir
ortak noktayı keşfetmişler. Başarının sırrı, erken yaşta işe başlamak.
Siz de çocuklarınızı küçük yaşta
çalıştıracak mısınız?
Evet. Kızım Alara, 13 yaşında çalışmaya
başladı bile. Her yaz bizim yanımızda 15 gün çalışıyor. Oğlum Sinan 9
yaşında, her sabah TV’yi açıyor. İlk işi petrol fiyatlarını öğrenip bize
haber vermek oluyor. Legolarla oynuyor. Petrol tankeri yapıyor. Kızımla
oğlumu Kapalıçarşı’da çalışmaya göndereceğim. Petrolümüz yok ama enerji
platformu ülke olmak istiyoruz.
Bu hayalimiz sizce ne kadar gerçeği
yansıtıyor?
Bu hayal doğru, gerçek de olabilir. Mesela,
Ortadoğu’nun Rotterdam’ı olabiliriz. Şöyle bakalım. Bakın Hollanda da AB
ülkesi ama onun krizinden söz eden bugün kimse yok. Çünkü, Rotterdam
gibi dünyanın her yerinden gelen mallara açık bir limanı var. Avrupa ve
Amerika’nın tümmallarının stoklamasını yapmış, depoculuk finansmanı diye
bir şey oluşturmuş. Petrolden gaza dönüşüm oldu, dünyada petrokimyanın
taşları değişti. Gaz bağımlısı petro kimyaların hepsi Arap körfezinde
yerlerini aldılar, 10 milyon tonluk yeni yatırım geldi. Bu 10 milyon
tonun satılması başladı.
Türkiye bölgenin Rotterdam’ı olabilir.
Depoculuğunu, bankacılığını oluşturup buraya çekmeli. İlk durak burası,
buraya gelsin buradan BDT’ye, Mısır’a gitsin, Bulgaristan’a gitsin...
Bölgenin Hub’ı olabilmemiz lazım. Böyle bir
fırsat var şu anda. Bu bankacılığı, lojistiği büyütür, istihdam
sağlar...
Eşim hedefleri koyar
uygulamayı ben yaparım
Eşiniz Ercüment Bey’le nasıl bir işbirliği
yapıyorsunuz?
Biz başından bu yana birbirimizi
tamamlarız. O vizyoncu, ben ise uygulamacıyım.
Bu vizyonu nasıl yapıyorsunuz?
Ercüment Bayegan: Vizyon oluşturmak aynen
liderlik gibi. Sonradan elde edilen bir şey değil, bence doğuştan
geliyor. Biraz yaratıcılıkla ilgili. Rüya ile iyi bir eküri
oluşturuyoruz. O tuttuğunu koparan bir insan.
Rüya Hanım, uygulamayı nasıl
yürütüyorsunuz?
Ben matematikçiyim. Ercüment hep not alır.
Bu notlarla vizyon planını yapar. 10 sene de geçse hiçbir şeyi unutmaz.
Her seferinde çıtayı da yükseltir. Ben ona yetişmeye çalışıyorum.
Dedem Kuru Kahveci Mehmet Efendi ile
ortaktı
Ercüment Bey, aileniz işe nasıl başladı?
Kahve ithalatıyla başlamışlar. Annemin
babası yani dedem Hacı Zülfikar Bey, Kurukahveci Mehmet Efendi’nin
ortaklarındandı. Peşinden parafin ithalatına başlıyorlar, ardından
kimyasallar ve plastik ithalatı geliyor. 1940’dan bu yana uzanıyor.
Babamın babası ise kanaviçeden çuval yapan bir firmanın sahibiydi. Sonra
da bugünkü işlere geçiyor.
Aileniz Türkiye’ye nereden göç etmiş?
1900’lü yılların başında Tebriz’den
gelmişler. Biz Azeri’yiz. Babaannemin tarafı da Selanikli. Ve ben bir
Boşnak kızı olan Rüya ile evlendim...
7 Nisan 2012 |