|
Yaşam |
|
Yaşam Haberleri-12 |
|
|
|
İngiltere'de Türk’lere alışverişle teşekkür |
|||||||||||
Dükkanlarını korumak için yağmacıları kovalayan Türk'lere 'Alışveriş' ile teşekkür kampanyası başlatıldı. İlişkili fotoğrafları göster İngiltere sokaklarında anarşi İngiltere'de yaşanan isyan sırasında yaralanan bir genç, gündüz vakti soyuluyor. Cep telefonu bayisini yağmaladılar İngiltere'de yaşanan isyan sırasında bir gsm firmasına ait dükkan yağmalandı. Londra sokakları İngiltere sokaklarından inanılmaz yağma ve çatışma fotoğrafları... İngiltere’deki yağma ve şiddet eylemleri sırasında işyerlerini korumak için bir araya gelip direniş gösteren Türkiye kökenlilere İngiliz komşularından duygulandırıcı bir teşekkür geliyor. Özellikle Dalston bölgesinde yaşayan İngilizler, Facebook üzerinde bir etkinlik çağrısı açtı ve yağmacıları kovalayıp bölgenin güvenli kalmasını sağlayanların dükkan ve işyerlerine Cumartesi günü topluca gidip alışveriş yapacaklarını bildirdi. Facebook’ta ‘Thank Turk, It’s Saturday’ (Teşekkürler Türk, bugün Cumartesi) başlığıyla açılan etkinlik çağrısında, Dalston Kingsland High St. Bölgesi'nden yağmacıların uzak durmasını Türk ve Kürtler’in sağladığı, o günden bu yana hiç bir yağmacının oraya gelemediği belirtildi. Etkinliği düşünen Nick Horne adlı kullanıcı, ‘caddelerimizi, evlerimizi, toplumumuzu korudular. Şimdi borcumuzu ödeme zamandır” diye yazdı. Çağrıda Türk ve Kürt sahipli işyerlerine bu cumartesi günü topluca gidilmesi, buralarda alışveriş yapılması, yemek yenilmesi ve hizmet satın alınması isteniyor. Daveti şu ana kadar 4 bine yakın bölge sakini kabul etmiş görünüyor. Davete gelen yorumlar da tümüyle olumlu. Genel olarak “toplumsal birliği destekleyici bir eylem” olarak algılanan etkinliğin, benzer durumların yaşandığı başka semtlere de yayılması bekleniyor. 11 Ağustos 2011 |
|||||||||||
|
Öldü denilen bebek cenazede ağladı |
|||||||||||
Polis tarafından açıklanan ve hastanenin de doğruladığı olay Brezilya'da yaşandı. SAO PAULO - Brezilya'da yeni doğmuş bir kız çocuğu, doktorların öldüğünü açıklamasının ardından cenaze töreni esnasında ağlamaya başladı. Polis yaptığı açıklamada, Araxa kenti Santa Casa de Misericordia hastanesinde 14 yaşında 7 aylık hamile bir gencin doğum yaptığını, hastane yetkililerinin bebeğin doğumdan birkaç dakika sonra öldüğünü rapor ettiğini söyledi. Açıklamada, bebeğin cenazesinin defnedilmek üzere cenaze evine gönderildiği, cenaze görevlisinin bebeği gömmeye hazırlandığı esnada bebeğin ağladığı ve canlı olduğunun fark edildiği kaydedildi. Bebeğin hemen hastaneye götürüldüğü ve yoğun bakıma alındığı bildirildi. Hastane olayı doğrularken konu hakkında bilgi vermedi. 03 Ağustos 2011 |
|||||||||||
|
Güney Afrika'da lezbiyenler, tecavüz korkusu içinde |
|||||||||||
Güney Afrikalı lezbiyenler tecavüz ve cinayet vakalarının artması nedeniyle korku içinde yaşadıklarını söylüyorlar. 23 yaşındaki Noxolo Nkosana, lezbiyenleri hedef alan saldırıların son mağduru. Cape Town yakınlarındaki Crossroads bölgesinde yaşayan Nkosana, bir akşam kız arkadaşıyla işten eve dönüyormuş. Biri kendisiyle aynı semtte yaşayan iki adam, kendisine sözlü hakarette bulunmuş. "Peşimize takıldılar. Bana hakaret edip haykırıyorlardı: 'Hey lezbiyen; erkek fatma, göstereceğiz sana"… Nkosana, BBC'ye ‘ne oluyor demeye kalmadan, sırtına bir bıçak saplandığını söyledi. İki hızlı darbenin ardından yere yığılmış; yarı baygın haldeyken bıçağın iki kez daha saplandığını" duymuş. "Beni öldüreceklerine emindim" diyor. Sessiz kalınıyor Son on yılda 31 lezbiyen bu gibi saldırılar sonucu öldü. Nisan'da Noxolo Nogwaza, Johannesburg yakınlarındaki KwaThema'da sekiz erkeğin tecavüzüne uğradıktan sonra öldürüldü. 24 yaşındaki kadının yüzü ve başı taşla ezilmekten tanınmaz haldeydi. Vücuduna tekrar tekrar bıçak gibi kullanılan kırık camlar saplanmıştı. Bu saldırı 'ıslah tecavüzü' olarak adlandırılan vakaların ilk öne çıkan örneğiydi. Ancak son dönemde erkeklerin cinsel tercihlerini 'ıslah etme' gerekçesiyle saldırdığı lezbiyenlerin sayısı artıyor. 'Simge kurban' Eudy Simelane'Islah tecavüzleri' ilk olarak 2008'de dünya çapında duyuldu. Ülkesini uluslararası kadın futbol maçlarında temsil etmiş olan Eudy Simelane, toplu tecavüze uğradı; ardından dövüldü ve yüzünden, gövdesinden ve bacaklarından 25 kez bıçaklandı. Kwa Thema'da yaşanan olayla ilgili dört sanıktan biri suçlamaları kabul edip 32 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Suçlamaları reddeden bir sanık müebbet hapis cezası alırken, iki sanık beraat etti. Tecavüz mağdurlarına yardım eden Luleki Sizwe kuruluşuna göre, sadece Cape Town'da haftada 10 lezbiyen tecavüze veya toplu tecavüze uğruyor. Luleki Sizwe'nin kurucusu Ndumie Funda, pek çok vakanın mağdurların polisin kendilerine kulak vermeyeceği, güleceği ya da saldırganların intikam peşine düşeceği korkusuyla kayıtlara geçmediğini söylüyor. "Medyada okuduğunuz vakalar buzdağının sadece bir ucu. Lezbiyenler her gün saldırıya uğruyor." Eşcinsel toplumu içinde, polisin tecavüz ihbarlarını alaycı şekilde karşıladığı kanısı yaygın. Sowetolu bir lezbiyen olan Thando Sibiya, "Bazı polisler 'Seni çekmiyorsa nasıl bir erkeğin tecavüzüne uğrayabilirsin' diye soruyor. Tecavüze uğrama hissinin nasıl bir şey olduğunu anlatmanızı istiyorlar. Bunlar çok aşağılayıcı" diyor. Sibiya, polise başvuran ancak gördükleri muamele ardından şikayetlerinden vazgeçen iki kişi tanıdığını söylüyor. Geleneksel toplum baskısı Bazıları sorunun kökenlerinin eşcinselliği kabullenmeyen geleneksel Afrika toplumu anlayışında yattığını düşünüyor. Eşcinsel hakları savunucusu Behind the Mask (Maskenin Arkası) grubundan Lesego Tlhwale, "Afrika'da toplum hala çok ataerkil. Kadınların bir erkekle evlenmesi gerektiği düşünülüyor; bunun dışına çıkan her şey yanlış" diyor. "İki kadının evlenmesi fikri 'Afrika'ya aykırı' bulunuyor. Bazı erkekler bunu bir tehdit olarak görüyor ve 'çözümlemek' gerektiğini düşünüyorlar." Tlhwale, hedef alınan kadınlardan çoğunun erkeksi görünüşlü olduğunu söylüyor. "Erkekler en çok bu kadınları tehdit olarak görüyor. Kız arkadaşlarını çaldıklarını söylüyor. Burada çok çarpık bir hak algılaması ve erkekliklerini savunma güdüsü var." Güney Afrika, eşcinsel evliliklerine izin veren tek Afrika ülkesi ve dünyadaki 10 ülkeden de biri. Anayasa cinsel tercih temelinde ayrımcılığı net şekilde yasaklıyor. Ancak gündelik hayatta önyargılar hala çok yaygın. Johannesburg sokaklarında 'ıslah tecavüzü' fikrine destek veren pek çok erkek bulmak mümkün. 35 yaşındaki Thulani Bhengu, "Birinin lezbiyen olması, biz erkeklere yeterince iyi olmadığımızı söylemek gibi bir şey" diyor. Lezbiyenleri hedef alan tecavüzlerin pek azı mahkumiyetle sonuçlandı. Her yıl Güney Afrika'da kayıtlara geçen 50 bin tecavüzden ne kadarının eşcinselleri hedef aldığı bilinmiyor, çünkü mağdurun cinsel tercihi verilere yansımıyor. Ancak Noxolo Nogwaza'nın öldürülmesi ardından dünyanın dört bir yanından 170 bin kişinin imzaladığı bir dilekçe ile 'ıslah tecavüzleri'ne son verilmesi istenince, adalet bakanlığı konuya eğilmeye başladı. Eşcinselleri hedef alan nefret suçları konusunda bir strateji oluşturulması, mağdurun cinsel tercihinin suçta unsur olduğu vakalarda, cezanın ağırlaştırılması gündemdeki planlar arasında. Nkosana ise benzer bir saldırıyla yine karşılaşmanın korkusu içinde, ancak bu korkunun kendisini gizlenmeye, heteroseksüelmiş gibi davranmaya zorlamasına izin vermeyeceğini belirtiyor. "Beni kendi mahallemde hedef aldılar, ama kazanmalarına izin vermeyeceğim." diyor. Meydan okur tavrına rağmen Tlhwale de Güney Afrika'da pek çok lezbiyenin endişeli olduğunu vurguluyor. "Herkes korkuyor" diyor. "Son aylarda lezbiyenlere yönelik saldırılarda artış görüyoruz. Kiminle konuşsak, bunun kendi başına da gelmesinden endişe ediyor." 30 Haziran 2011-BBC Muhabiri, Cape Town, Güney Afrika |
|||||||||||
|
ABD’li Başkana Türkiye cezası |
|||||||||||
Brooklyn Belediye Başkanı Markowitz’in 2007 ve 2009’daki Türkiye ziyaretlerinde eşinin masraflarının Türk hükümeti tarafından karşılanması ABD’de tepki yarattı. Şehir Etik Komisyonu’nun şikâyetçi olduğu Markowitz’e mahkeme 20 bin dolar ceza verdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, New York ziyaretinde Brooklyn Belediye Başkanı Markowitz tarafından böyle karşılanmıştı. Brookyln Belediye Başkanı Marty Markowitz 2007 ve 2009 yıllarında Türkiye’ye yaptığı ziyaretler sırasında eşinin bazı masraflarının Türk hükümeti tarafından karşılamasına izin verdiği gerekçesiyle 20 bin dolar (34 bin TL) para cezasına çarptırıldı. Markowitz’in 2007 ve 2009 yıllarında Türkiye’ye ve yine 2007 yılında Hollanda’ya belediye başkanı sıfatıyla düzenlediği ve yanında eşini götürdüğü gezilerde, kurallara göre eşinin masraflarını kendisi karşılaması gerekirken, bazı masrafların bu iki ülke hükümeti tarafından karşılanmasını kabul etmesi ABD’de tepki yarattı. Milliyet'te yer alan haberde; şehir etik komisyonunun şikayetçi olduğu konuyla ilgili davada yargıç Markowitz’i görevini kötüye kullandığı ve Türkiye ile Hollanda’nın, eşi Jamie’nin masraflarını ödemelerine izin verdiği gerekçesiyle suçlu buldu. Yargıç Kevin Casey, “Markowitz kamusal görevini kişisel faydası için kullandı” dedi. ŞAŞKINA DÖNDÜ Markowitz’e, eşinin Türkiye içerisinde bir tane bedava uçuş yaptığı 2007’deki Türkiye gezisi için 3 bin dolar, 2007’deki Hollanda gezisi için 7 bin dolar ve 2009’daki ikinci Türkiye gezisi için 10 bin dolar ceza verildi. Üç gezinin toplam maliyetinin 11 bin ile 89.997 dolar arasında olduğu belirtildi. New York Post gazetesine “çılgınca” diye tanımladığı karar karşısında şaşkına döndüğünü söyleyen Markowitz, “Bazı insanlar eşlerini yanlarına alamayınca başları derde giriyor. Ben eşimi aldığım için başım belaya girdi. Ben oralarda Brooklyn ve New York’u temsil ediyordum” dedi. Markowitz öfkesine rağmen “kahrolası” cezayı ödeyeceğini söyledi. 26 Temmuz 2011 |
|||||||||||
|
Morgda 24 saat sonra 'Canlandı' |
|||||||||||
Güney Afrika Cumhuriyeti'nde öldüğü sanılan bir adamın morga kaldırıldıktan 24 saat sonra bilincine tekrar kavuşarak bağırmaya başlaması önce paniğe, yaşadığı anlaşılınca ise büyük sevince yol açtı. Afrika Yerel basında çıkan haberlere göre, 50 yaşındaki astım hastası bir adam cumartesi günü uyurken bilincini yitirdikten sonra ailesi öldüğünü sanıldı. Cape Town'un doğusunda bir köyde yaşayan adamın ailesi, özel bir cenaze levazımatçısına haber vererek morga kaldırılmasını sağladı. Adamı morga taşıyan görevlilerin de yaşadığının farkına varmaması, hatanın giderek büyümesine neden oldu. İsmi gizli tutulan adam, morg odasında tekrar bilincine kavuştuktan sonra salıverilmesi için avaz avaz bağırmaya başlıyor. Libode adlı küçük bir kasabada yer alan morgun iki görevlisi, bağırtıları duyunca hayalet sanıp binadan kaçtıklarını anlattılar. Çevreden yardım isteyen morg çalışanları, cesaretlerini toplayıp binaya geri döndüklerinde, canlı bir adamın morga kaldırıldığının farkına vardı. 24 saat aşırı soğuğa maruz kalan adamın sağlık durumundan endişe eden morg çalışanları derhal bir ambulans çağırarak Saint Barnabas hastanesinde tedavi altına alınmasını sağladıklarını açıkladılar. Yerel sağlık yetkilisi Sizwe Kupelo, bir kişinin ölüp ölmediğine doktorlar ve polisin dışında kimsenin karar verme yetkisinin olmadığını söyleyerek, olayın tekrar etmemesi için gerekli önlemlerin alınacağını belirtti. 25 temmuz 2011 |
|||||||||||
|
New York'ta da eşcinsel evlilik yürürlüğe girdi |
|||||||||||
ABD'nin New York eyaletinde eşcinsel evliliği yasal sayan meclis kararının yürürlüğe girmesi ile birlikte yüzlerce eşcinsel çift törenlerle dünya evine girdi. New York, eşcinsellere evlilik hakkını tanıyan altıncı ve nüfusu açısından en büyük eyalet. Amerika Birleşik Devletleri, Yaşam Yurttaş hakları savunucuları, artık Kongre'nin evliliği sadece kadın ve erkek arasında tanımlayan federal yasayı feshetmesi vaktinin geldiğini söylüyor. Ancak eşcinsel evliliklerine karşı çıkanlar da var ve aynı gün New York eyaletinin farklı kentlerinde eşcinsel evliliklerinin kınandığı gösteriler düzenlendi. Saatler gece yarısını biraz geçtikten sonra ilk evlenen çift, Niagara Şelaleleri önünde bağlılık yemini eden iki lezbiyendi. New York'ta ilk eşcinsel evlilik törenleri ABD'nin New York kentinde eşcinsel evliliği yasal sayan meclis kararının yürürlüğe girmesi ile birlikte yüzlerce eşcinsel çift düzenlenen törenlerle evlendi. 54 yaşındaki Kitty Lambert ile 53 yaşındaki Cheryle Rudd, ''Gerçek Amerikan rüyası, herkesle eşit muamele görmek ve yasaların koruması altında olmaktır; işte biz de bunu yaşıyoruz.'' dedi. New York kentinde yapılan ilk eşcinsel evlilik ise 23 yıldır beraber olduklarını söyleyen iki kadın arasında gerçekleşti.
77 yaşındaki Phyllis Siegel, nikah törenine tekerlekli sandalyede gelen 85 yaşındaki Connie Kopelov ile evlendi. Eşcinsel evliliğin yasalaşmasına destek veren New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg, belediyede çalışan iki erkeğin evlilik töreninde nikah memurluğu yaparak, Amerika'nın geri kalanının da aynı yolda ilerleyeceğini düşündüğünü söyledi. 25 Temmuz 2011 |
|||||||||||
|
Putin'e demokrasi ödülünden vazgeçildi |
|||||||||||
Demokrasiyi teşvik edenlere verilen Quadriga Ödülü'nün bu yılki töreni Putin nedeniyle iptal edildi. Ödülün Putin'e de verileceği açıklanınca gelen tepkiler nedeniyle, bu yıl kimseye ödül verilmemesine karar verildi. Almanya'da demokrasiyi teşvik eden kişilere verilen Quadriga Ödülü için bu yıl kararlaştırılan isimler arasında Rusya Başbakanı Vladimir Putin'in de yer alması, bazı politikacıların büyük tepkine yol açmıştı. İnsan Hakları İzleme Örgütü de kararı eleştirerek, Putin yönetimi altında insan hakları konusunda büyük gerilemeler yaşandığını bildirmişti. Özdemir kurul üyeliğinden istifa etti Gelen tepkiler üzerine ödülü veren "Werkstatt Deutschland" adlı derneğin kurulu, bu yıl hiç kimseye ödül verilmemesi kararını aldı. Karar neticesinde ödülün sadece Putin'e değil, layık görülen diğer üç kişiye de -Türk öğretmen ve yazar Betül Durmaz, Filistin Başbakanı Selam Feyyad ve Meksika Dışişleri Bakanı Patricia Espinosa- verilmesinden vazgeçildi. Cem Özdemir üyelikten istifa etti
Kurul üyeleri gelen yoğun eleştiriler nedeniyle endişe duyduklarını ve bu yıl hiç kimseye ödül verilmeyeceğini bildirdi. Ödül törenleri, her yıl, Batı ve Doğu Almanya'nın birleşme tarihi olan 3 Ekim'de Berlin'de düzenleniyordu. Erdoğan, 2004 yılında Quadriga Ödülü'ne layık görüldü Bu yılki ödülün Putin'e verilmesine karşı çıkan ve derneğin kurul üyesi olan Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir, kurul üyeliğinden ayrılma kararı almıştı. İki yıl önce ödüle layık görülen eski Çek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Vaclav Havel de ödülün Putin'e verilmesi durumunda, ödülünü iade edeceğini duyurmuştu. Danimarkalı sanatçı Olafur Eliasson ise cuma günü protesto amacıyla ödülünü iade etmişti. Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai de Quadriga Ödülü'nü alan kişiler arasında bulunuyor. Erdoğan ve Karzai, ödülünü, 3 Ekim 2004 tarihinde Berlin'de düzenlenen bir törenle almıştı. 16.07.2011 |
|||||||||||
|
Emmy (TV Oscar'ı) adayları belli oldu |
|||||||||||
Amerika’da TV Oscar’ı olarak bilinen Emmy Ödülleri’nin 2011 yılı adayları açıklandı. Daha önce üç kez Emmy Ödülü’nü kazanan “Mad Men”’in bu yıla da damgasını vurması bekleniyor. Mad Men, bu yıl da ’Drama dalında En İyi Dizi’ kategorisinde aday gösterildi. Mad Men’in diğer rakipleri ise HBO kanalında yayınlanan "Boardwalk Empire" ile "The Good Wife“, "Game of Thrones," "Dexter" ve "Friday Night adlı diziler. Komedi dalında ise yine geçen yıl en iyi dizi seçilen "Modern Family" bu yıl da aynı kategoride yarışacak. Modern Familiy'nin rakipleri ise "30 Rock" ve ilk kez aday olan "Parks and Recreation", "The Big Bang Theory" ve "The Office" adlı diziler olacak. Drama ve komedi alanında aday gösterilen 12 diziden sadece 5’i ilk kez aday oldu. Ödül töreni 18 Eylül'de Emmy ödüllerini veren Televizyon Sanat ve Bilimleri Akademisi’nin Başkanı John Shaffner, “Televizyonun geniş yelpazesinin farkına varıyor olmamız harika bir şey. Televizyonu kutlamak ve dünya genelindeki izleyicilerimizin televizyonun ne kadar mükemmel olduğunu bilmelerini sağlamak için buradayız“ şeklinde konuştu. Emmy ödülleri, Amerikan Fox kanalında 18 Eylül’de yayınlanacak törenle sahiplerini bulacak. Gecenin sunuculuğunu geçen yıl Glee’deki performansıyla Emmy ödülüne layık görülen Jane Lynch yapacak. Adayların listesi şöyle:
|
|||||||||||
|
|
|||||||||||
|
BBC çalışanları grevde |
|||||||||||
Ulusal Gazeteciler Sendikası'nın aldığı karar doğrultusunda BBC çalışanları bugün 15 Temmuz'da 24 saat grev yapıyor. Sendika üyeleri, BBC Dünya Servisi'nde ve BBC'nin dış yayınları takip eden BBC Monitioring hizmetinde çalışan bir grup BBC personelinin işten çıkarılma biçimini protesto amacıyla grev kararı aldı. Greve BBC Türkçe ekibinden de iştirak olduğu için Türkçe internet sayfasında güncellemenin yavaşlaması ya da durması bekleniyor. Ulusal Gazeteciler Sendikası, BBC'nin açıkladığı kesintiler çerçevesinde, gönüllü olarak kıdem tazminatını alıp işini bırakmak isteyenler dururken, işten ayrılmaya zorlananlar olduğunu söylüyor. Sendikaya göre, seçenekler sunmadan çalışanları işten ayrılmaya zorlayan BBC, bu planı ileride daha çok sayıda çalışana genişletmeye hazırlanıyor. Gazeteciler sendikası, kesintilere hedef olan departmanlarda çalışanların başka departmanlara aktarılması konusunda da BBC'nin sendikanın taleplerini dinlemediğini söylüyor. Sendika, işten çıkarılmaları sözkonusu olan personelin son çalışma günlerinin daha ileri bir tarihe ertelenerek pazarlıkları sürdürme çağrısına, BBC yönetiminin olumsuz yanıt verdiğini açıkladı. 29 Temmuz da grev günü BBC yöneticileri ise, sendika ile birçok defa bir araya geldiklerini ve işten çıkmaya zorlanan personel sayısını en aza indirmek için ellerinden gelen herşeyi yaptıklarını belirtiyor. Fakat BBC yönetiminden Lucy Adams, ''Hükümetin BBC Dünya Servisi ve BBC Monitoring bütçesinde yaptığı kesintilerden dolayı kapatmamız gereken posizyonlar var. Kapanan pozisyonlarda çalışanların büyük çoğunluğu ya başka görevlere kaydırılıyor ya da gönüllü olarak kıdem tazminatını alıyor. BBC'ye çok iyi hizmet vermiş kişileri daha fazla tutamamak, çok üzüntü verici. Ulusal Gazeteciler Sendikası, işten çıkmaya zorlanan hiçkimse olmamasını istiyor. Böyle bir güvenceyi verecek durumda değiliz.'' dedi. BBC personeline gönderdiği mektupta Lucy Adams, greve gitmenin kesintiler nedeniyle kapanan pozisyonları ayakta tutacak ek fon sağlamayacağını, bir çözüm getirmeyeceğini söyledi. Ulusal Gazeteciler Sendikası NUJ, 15 Temmuz'un yanısıra 29 Temmuz'da da 24 saat grev kararı aldı. BBC personeli geçen Kasım ayında da emeklilik ödemelerinin değiştirilmesi planlarını protesto amacıyla grev yapmıştı. 15 Temmuz 2011 |
|||||||||||
|
Almanya'yı ağlatan dram |
|||||||||||
Maria Bögerl geçen yıl kaçırıldıktan sonra öldürülmüştü Alman bankacı Thomas Bögerl, geçen yıl eşi Maria'nın kaçırılıp öldürülmesiyle haftalarca Alman kamuoyunu meşgul etmişti. Bankacı, şimdi çok daha üzücü bir haberle gündeme geldi. Almanya'da geçen yıl fidye için kaçırıldıktan sonra öldürülen eşinin acısına dayanamayan bankacı Thomas Bögerl, intihar etti. Almanya'nın en büyük bankacılık kuruluşlarından Sparkasse'nin Heidenheim şube müdürü Thomas Bögerl'in eşi Maria geçen yıl mayıs ayında kaçırılmıştı. Fidyeciler 300 bin euro fidye istemiş, önce istenen parayı polise haber vermeden belirtilen adrese götüren bankacı, parayı almaya kimsenin gelmemesi üzerine güvenlik güçlerinden yardım istemişti.
Thomas Bögerl, eşinin serbest bırakılması için çocuklarıyla birlikte TV'de yalvarmıştı. Bunun üzerine polis yüzlerce kişilik özel bir ekip kurarak Maria Bögerl'i aramış, ancak çalışmalar sonuç vermemişti. Ailece TV'de yalvardılar Bankacının oğlu ve kızıyla TV ekranlarına çıkarak eşinin serbest bırakılması için göz yaşı dökmesi Alman kamuoyunda yankı uyandırmıştı. Maria Bögerl'in cesedi, kaçırıldıktan 3 hafta sonra, 3 Haziran'da bulunmuş, Thomas Bögerl bunun üzerine bankadaki görevini bırakarak eve kapanmıştı. Polis, temizlikçi kadın tarafından dün evinde ölü bulunan bankacının kendini asarak intihar ettiği açıklandı. Alman medyası, bankacının ardında tek cümlelik bir de not bıraktığını belirtirken polis mektubun içeriği hakkında bilgi vermedi. Olaydan sonra bankacının kaçırma olayını kendisi organize ettiği yolunda iddialar ortaya atılmış, ancak konuyla ilgili yapılan soruşturmada iddialar doğrulanamamıştı. 12.07.2011 İlgili haberin bağlantısı aşağıda |
|||||||||||
|
Almanya'da film gibi kaçırma |
|||||||||||
|
Almanya’da polis, bundan
bir hafta önce evinden kimliği belirsiz kişilerce
Kaçırılma, geçen hafta Çarşamba günü, Almanya'nın güneyinde, Baden Württemberg eyaletindeki Heidenheim-Schnaitheim kentinde vuku buldu. 54 yaşındaki Maria Bögerl'i kaçıranlar, saat 11.20 sıralarında evi telefonla arayarak fidye talep ettiler. Kocasıyla kısaca konuşma imkânı tanınan Maria Bögerl, ölümle tehdit edildiğini söyledi. Banker Thomas Bögerl, fidyecilerin talebi üzerine A7 Otoyolu kenarında istenen parayı bıraktıysa da parayı almaya gelen olmadı. Maria Bögerl'in bulunmasına yardımcı olacak kişilere 100 bin Euro ödül kondu. Polis, şimdiye kadar 630 kişinin olayla ilgili bilgi verdiğini duyurdu. Aile kameralar karşısında yalvardı Bir ihbar üzerine dün bir ormanlık alanda yapılan aramaya 100'den fazla polis katıldı. Aramada polis helikopterleri de hazır bulundu. Olay, „Aktenzeichen XY ... ungelöst“ isimli büyük ilgi gören bir programla bugün TV ekranlarına da geliyor. Yüksek tirajlı Bild gazetesi, çekimleri daha önce tamamlanan programda, Maria'nın eşi Thomas ile 24 yaşındaki oğlu Christoph ve 27 yaşındaki kızı Carina'nın göz yaşları dökerek fidyecilere annelerinin serbest bırakılması için yalvardıklarını yazdı. 19/05/2010 DW |
|||||||||||
|
Cama çarpan baykuş iz bıraktı |
|||||||||||
Sally Arnold isimli kadın, İngiltere'nin kuzeybatı Cumbria bölgesindeki evine gittiğinde, camda bir baykuş iziyle karşılaştı. Baykuşun cama çarpması sonrası oluştuğu düşünülen iz, kuşun gözleri, gagası ve tüylerini de içeriyor. Uzmanlar, camdaki silüete kuşların büyümekte olan tüylerini koruyan pudramsı maddenin neden olduğunu açıkladı. Arnold ise baykuşun izine rastlamadığını dolayısıyla kuşun ciddi bir yara almadığını tahmin ettiğini söyledi. Arnold, "İlk kaygımız baykuş olduğunu düşündüğümüz kuşun durumunun nasıl olduğuydu. Dolayısıyla, hala etrafta olup olmadığına bakmak için camı açtık. Ancak kuş ortada yoktu, dolayısıyla, biraz başı ağrıyarak da olsa uçtuğunu tahmin ettik" dedi. Kraliyet Kuşları Koruma Derneği'nden uzmanlar, kuşun boyutu ve şekli nedeniyle esmer baykuş olduğunu tahmin ettiklerini, ayrıca bu kuşların bahçelerde daha sık görüldüğünü söyledi. Derneğin vahşi hayat inceleme grubu başkanı Val Osborne, "Genellikle cama çarpan kuşlar bu kadar net iz bırakmaz" dedi ve ekledi: "Kuş için çok rahatsızlık verici bir durum ancak evde yaşayanlar kuşu bulamadığına göre, hayatta kalmış gibi görünüyor. Maalesef, bir sürü kuş bu kadar şanslı olamıyor. Dernek, özellikle de yavru kuş sayısının arttığı dönemlerde kuşların sık sık camlara çarptığını ya da saldırdığını da açıkladı. 12 Temmuz 2011 |
|||||||||||
|
Gösteri uçakları havada çarpıştı |
|||||||||||
|
İngiltere'nin Cambridge bölgesinde düzenlenen bir havacılık fuarında gösteri uçuşu yapan iki klasik Amerikan savaş uçağı çarpıştı. Çarpışmanın ardından kanadı hasar gören P-51 Mustang savaş uçağının pilotu paraşütle atlayarak kurtuldu. Skyrider tipi diğer uçağın pilotu, güvenli şekilde iniş yapmayı başardı. Kazada yaralanan olmadı. 12 Temmuz 2011 |
|||||||||||
|
Teksas'da Topu yakalamaya çalışan taraftar tribünden düştü, öldü |
|||||||||||
Amerika'da beysbol maçı izlerken tribünden düşen 39 yaşındaki Shannon Stone hayatını kaybetti. Perşembe günü Texas'ta yaşanan olayda, tribünlere doğru gelen topu yakalamak için tribünün balkonundan sarkan Stone, 6 metre yüksekten düştü. Hastanaye kaldırılan eski itfaiye eri Stone, yaklaşık bir saat sonra hayatını kaybetti. Stone'un tribünden düşüşüne maçı birlikte izlediği oğlu da şahit oldu. Texas Rangers ile Oakland Athletics beyzbol takımları arasında oynanan maçta yaşanan olay, bu yıl Amerikan Beysbol Ligi'nde yaşanan ikinci benzer ölümlü kaza. Mayıs ayında Colorado Rockies takımının stadyumunda 27 yaşında bir taraftar tribünden düşerek hayatını kaybetmişti. "Görüntüler yayınlanmasın" Olayın medyaya yansıyan görüntülerinde, Shannon Stone'un, takımının yıldız oyuncusu Josh Hamilton tarafından yapılan vuruş sonrası tribüne doğru gelen topu yakalamak için önündeki balkon korkuluğuna yüklendiği sırada aşağıya düştüğü görülüyor. Oakland takımı oyuncusu Brad Ziegler, düşüşün hemen ardından Stone'un yanına koştuğunda, bilincinin açık olduğunu belirtti. Kendisine "oğlum tribünde yalnız, ona göz kulak olun" dediğini söyleyen beyzbol oyuncusu, Stone'un yaşamını kaybettiğine inanamadığını ifade etti. Bu arada hayatını kaybeden Stone'un taraftarı olduğu Texas Rangers kulübünün başkanı Nolan Ryan, Stone'un eşinin olay anını gösteren görüntülerin yayınlanmamasını rica ettiğini belirtti. Ryan ayrıca, Rangers stadyumunun tarihinde dördüncü kez tribünden düşme olayı yaşandığını, ancak tribün korkuluklarının geçerli güvenlik mevzuatına uygun olduğunu söyledi. 9 Temmuz 2011 |
|||||||||||
|
'Onun seviyesine düşmek istemedim' |
|||||||||||
Kaymakam Katırcı'dan Demet Akalın'a sert yanıt geldi... İSTANBUL - Şarkıcı Demet Akalın, Konya Akşehir’deki 52. Uluslararası Nasrettin Hoca Anma ve Mizah Günleri kapsamında verdiği konserde Akşehir Kaymakamı Ahmet Katırcı’ya “Bir saattir elerinle kulaklarına tıkamışsın. Rahatsız mı oldun amca? Benim konsantremi bozuyorsun” diyerek gaf yapmıştı. Akalın’ın sözlerini saygısızlık olarak değerlendiren Kaymakam Katırcı, şunları söyledi: “Vertigo hastasıyım. Kalabalık ve yüksek sesli ortamlarda başım dönüyor ve rahatsız oluyorum. Ayrıca ben başım ağrıdığı için şakaklarımı ellerimle kapadım. Şakağı kulak olarak gördü. Yaptığı saygısızlığa aynı saygısızlıkla cevap vermek istemedim. Ben devlet adamıyım, bir ciddiyetimiz var. Aynı seviyeye düşmemek için ailemle birlikte mekanı terk ettim. Yıllardır sahnelere çıkan profesyonel bir sanatçının sahnedeyken onu izleyen bir insana “amca” diye hitap etmemesi gerektiğini bilmesi gerekir. Benim kim olduğumu bilmemesi de onun sorunudur. Sahneye çıkmadan önce protokolde oturanların kim olduğu ile ilgili de bilgi almayı düşünmelidir bir sanatçı. Etkinlik için orada bulunmak zorundaydım. Demet Akalın’ın konseri olsaydı kendisini özellikle dinlemeye gitmezdim. Çünkü kendisi tarzım değil.” 09/07/2011 |
|||||||||||
|
Demet bir pot daha kırdı! |
|||||||||||
Akşehir konserinde kulaklarını kapatan Kaymakam Katırcı’ya sahneden “Rahatsız mı oldun amca!” diyen gaflar kraliçesi, önceki gece eğlence çıkışı bir olaya daha imza attı. Demet Akalın mekandan çıktığı sırada bir çöp arabası mekânın önündeki kaldırımları temizlerken şarkıcı çöpçülere “Aaaa çöpçüler çalışıyor. Kolay gelsin arkadaşlar...” diyerek el sallaması ortaya ilginç görüntüler çıkardı. Akalın sevgilisi Önder Bekensir ve bir grup arkadaşı ile eğlenen Akalın, mekanda çalan kendi şarkılarında yerinde duramadı. Akalın çıkışta sorulan sorulara “Bana bu saatte bir şey sormayın. İçeride 5 şarkısı çalan bir şarkıcı ile konuşuyorsunuz” diyerek evinin yolunu tuttu. 09/07/2011 |
|||||||||||
|
Hitler'in fahri hemşehrilik ünvanı geri alındı |
|||||||||||
Adolf Hitler'in doğum yeri olan Braunau kenti belediyesi, Hitler'e verilen fahri hemşerilik unvanını geri aldı.
VİYANA - Adolf Hitler'in doğum yeri olan Braunau kenti belediyesi, Hitler'e verilmiş olan fahri hemşerilik ünvanını geri aldı. Belediye başkanlığının bugün yayımladığı bildiride, fahri hemşerilik unvanının, dün akşam yapılan oylama sonucunda oybirliğiyle geri alındığı belirtildi. Bildiriye göre, belediye başkanı Johannes Waidbacher, "Braunau belediye meclisinin bu kararla açık bir işaret gönderdiğini, siyasal ve tarihi sorumluluğunu yerine getirdiğini" kaydetti. Hitler'e bu ünvan 4 Nisan 1938'de Ranshofen kenti tarafından verilmişti. Kent daha sonra Braunau ile birleşmişti. Bu tarihten birkaç gün önce 30 Mart'ta Braunau, Hitler'e saygı işareti olarak aynı sosyal hakları vermişti. 09 Temmuz 2011 |