Portekiz Parlamentosu, eşcinsellerin evlenmesine izin veren bir yasayı onayladı.
Ancak yasanın eşcinsel çiftlerin evlat edinmelerine imkan verecek şekilde değiştirilmesi yolundaki öneriler reddedildi.
|
Yaşam |
|
Yaşam Haberleri-7 |
| Çin'de ilginç yasa tasarısı | ||||||||
Çin’in Guangzhou kentinde yetkililer, kamu düzenini sağlamak için yasal yöntemlere başvuruyor. Yeni yasa tasarısına göre, yere tükürmek ya da izmarit atmak evden çıkarılma gerekçesi sayılabilecek. Yere tükürmek ya da izmarit atmak şimdiye kadar yalnızca görgü kurallarına uygun olmayan, kaba davranışlar olarak değerlendiriliyordu. Ancak Çinli yetkililer, bu tür kamu düzenini bozan davranışların cezaya tabi olması için harekete geçti. Çin'in güneyindeki Guangzhou kenti yetkilileri tarafından hazırlanan yasa tasarısında, yeni bir ceza sisteminin yürürlüğe konması öngörülüyor. Buna göre, kamu düzenini bozan davranışlar sergileyerek belli bir ceza puanı limitinin üzerine çıkanlar, devlet tarafından teşvik edilen sosyal konutlarda oturuyorlarsa, evlerini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalabilecek. Yetkililer, bu sistemin amacının , “hijyenik, medeni, güvenilir ve uyum içinde bir yaşam alanı oluşturulabilmesi” amacını taşıdığını açıkladı. Yanlış park etmek de suç Yasa tasarısına göre, yere tükürmek, yanlış park etmek ya da çamaşırları dışarıya asmak “üç ceza puanı” alan eylemler olarak sınıflandırılacak. Öte yandan patlayıcı ya da zehirli madde bulundurmanın çok daha yüksek bir cezaya tabi tutulması planlanıyor. İki sene içinde ceza puanı 20’nin üzerine çıkanlar, evlerini kaybedebilecek. Yetkililer, yasayı yürürlüğe koymadan önce kamuoyunun bu konudaki tepkisini ölçmek istediklerini belirtti. 09/01/2010 |
||||||||
|
Portekiz'den eşcinsellerin evlenmesine onay |
||||||||
Portekiz Parlamentosu, eşcinsellerin evlenmesine izin veren bir yasayı onayladı. Ancak yasanın eşcinsel çiftlerin evlat edinmelerine imkan verecek şekilde değiştirilmesi yolundaki öneriler reddedildi. Yasanın onaylanmasıyla Portekiz Avrupa'da Belçika, Hollanda, İspanya, İsveç ve Norveç'in ardından, eşcinsel evliliklere izin veren altıncı ülke olacak. 11/11/2010 BBC Türkçe |
||||||||
|
Güney Afrika'da First Lady Tartışması |
||||||||
Güney Afrika Devlet Başkanı Jacob Zuma üç
eşinden hiçbirinin ülkenin Devlet Başkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada Güney Afrika’da first lady’lik makamı olmadığı kaydedildi. Başkan Zuma üçüncü eşiyle geçtiğimiz Pazartesi günü evlendi. Açıklamada Zuma’nın istediği takdirde resmi davetlere üç eşiyle de katılabileceği ifade edildi. Başkan Zuma dördüncü bir bayanla da nişanlı bulunuyor. Güney Afrika’da çok eşlilik yasal ve yerel Zulu kültürünün bir parçası. Kadın hakları savunucuları bu geleneği eleştiriyor. 5 kez evlenen Başkan bir eşinden boşanmış, bir diğer eşi ise intihar etmişti. Zuma’nın 19 kayıtlı çocuğu bulunuyor. 06/01/2010 |
||||||||
|
Kim demiş kadından filozof olmaz diye |
||||||||
Kadın düşünürler, Birleşmiş Milletler Eğitim ve Kültür Örgütü UNESCO’nun da desteğiyle kurulan bir ağ etrafında, Paris’te bir araya geldi. Pekiyi bir kadın düşünür, dünyayı bir erkekten ne ölçüde farklı yorumlayabilir? Uluslararası kongrelerde, seminerlerde ya da üniversitelerde konu felsefe olunca “Bu kadar erkek düşünürün arasında, neden bir kadın filozof yok?” sorusu sık sık dile getiriliyor. “Kadınlardan filozof olmaz” yönündeki yerleşik kanıyı kırmak isteyen kadın düşünürler, Birleşmiş Milletler Eğitim ve Kültür Örgütü UNESCO’nun da desteğiyle kurulan bir ağ etrafında biraraya geldi. Şu anda 71 ülkeden bin 304 üyesi bulunan bu ağın ilk toplantısı geçen günlerde Paris’te yapıldı. Toplam 1.304 üye Kadın filozoflar ağının Paris’teki toplantısına 5 kıtadan 82 filozof katıldı. Bu oluşumun aralarında Avustralya, Rusya, Hindistan, Venezüella gibi ülkelerin de bulunduğu 71 ülkeden toplam bin 304 üyesi bulunuyor. Ancak üyelerin üçte ikisi Avrupalı ve Kuzey Amerikalı filozoflar. 49 üyesi bulunan Afrika ülkeleri en alt sırada yer alıyor. Afrikalı kadın düşünürlerden biri de Senegalli Diagne Mbengue. Dakar'daki Şeh Anta Diop Üniveristesi'ndeki “İnsan ve Toplum” bölümünün başkanı olan Mbengue, erkeklerin baskın olduğu bir alanda kendilerini kabul ettirmeye başladıklarını söylüyor: “Kadın filozof olmak her zaman kolay değil. Kadın filozofların sayısı fazla olmasa da, ne mutlu ki Senegal toplumunda da bu konuda gelişmeler oluyor. Liselerde felsefe dersleri veren kadın öğretmenler var. Üniversitede ise bölümde 15 erkeğin arasında yalnızca iki kadınız. Ancak bence erkeklerin yoğun olduğu bir alanda kendimizi kabul ettirmeyi başardık.” "Felsefeyle ilgilenen kadınların sayısı artıyor" Senagalli filozof, üniversitede felsefe okuyan kadınların sayısında da sevindirici bir artış olduğunu belirtiyor. Mbengue, kadın filozoflara ilişkin bir takım önyargılar olduğuna dikkat çekiyor: “Kadın filozof; bu olgu hep şaşkınlık yaratıyor. Zira insanlar, kadınların entelektüel olamayacağı fikrine kendilerini alıştırmışlar. Bu nedenle kadın filozoflar çekinceye de neden oluyor. Böyle kadınların daha zor olduğu düşünülüyor; tuhaf sorular sormasından, normal kadınların göremeyeceği sorunları gündeme getirmesinden korkuyorlar. Ancak belli bir süre geçtikten sonra felsefenin aslında ne ile ilgili olduğunu anlıyorlar.” Hedef görüş alışverişinin sağlanması Senegalli kadın filozof, kadın düşünürler arasında uluslararası bir ağ kurulmasının çok faydalı olacağına dikkat çekiyor. Bu oluşum sayesinde kadın düşünürlerin birbirleriyle dayanışma içinde olması ve uluslararası alanda görüş ve bilgi alışverişinde bulunması hedefleniyor. Birleşmiş Milletler Eğitim ve Kültür Örgütü UNESCO'nun felsefeden sorumlu üyesi sorumlu üyesi Moufida Goucha, bu ağın kurulmasında rol oynayan bir isim. Goucha, kadın düşünürlere yalnız olmadıkları hissini vermeyi amaçladıklarını belirtiyor: “Bizim için önemli olan şu: Bu düşünürlerin bilgisini yayabilmek. Onları tanıtmak. Bir kadın düşünür bana ‘nihayet biri benim farkıma vardı, şimdiye kadar kendimi üniversitede hep yalnız hissettim. Şimdi büyüyen bir topluluğun parçası olduğumu ve yalnız olmadığımı hissediyorum’ dedi. Mali ya da Tunus gibi ülkelerde kadın düşünürler kendilerini çok yalnız hissedebiliyor.” Feminist felsefe tartışmaları Peki bir kadın düşünür, dünyayı bir erkek düşünürden ne ölçüde farklı yorumlayabilir? Pekin'deki Tschingua Üniversitesi’den felsefe profesörü Xiao Wei şöyle konuşuyor: “Felsefi kavramları tanımlamak zorundayız. Felsefe tam olarak nedir? Feminizm nedir? Feminist düşünür kimdir? Feminist felsefe nedir? Bu konuda bir açıklık yok ve bazı kadın düşünürler feminizm alanında eser vermiş olmalarına rağmen, feminist olarak görülmek istemiyor. Bu konuda daha tartışılacak çok şey var.” 31/12/2009 DW |
||||||||
|
Finlandiya'da alışveriş merkezine saldırı |
||||||||
Finlandiya’da büyük bir alışveriş merkezine silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda ilk belirlemelere göre 4 kişi hayatını kaybetti.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre, Finlandiya'nın en büyük şehirlerinden biri olan Espoo'daki alışveriş merkezinin ikinci katında siyah elbiseli bir kişi rastgele etrafa ateş açtı. Polis saldırganın 43 yaşındaki İbrahim Shkupolli olduğunu açıkladı. Finlandiya televizyonlarına konuşan polis yetkilileri saldırıda 4 kişinin öldüğünü söyledi. Saldırıda çok sayıda kişinin de yaralandığı bilgisiaktarılıyor. Polis, 43 yaşında olduğu açıklanan ve sabıka kaydı bulunan saldırganı bulmaya çalışıyor. AFP'ye konuşan Polis Şefi Jyrkky Kallio, "Saldırganın henüz nerede olduğunu bilmiyoruz, ama kim olduğunu biliyoruz" dedi. Saldırı sonrası alışveriş merkezi boşaltılmaya başlanırken, bina polis tarafından ablukaya alındı. Saldırının gerçekleştiği Sello isimli alışveriş merkezinin, İskandinav bölgesinin en büyük alışveriş merkezlerinden biri olduğu belirtildi. Finlandiya'da geçen sene bir meslek okulu öğrencisi, dokuz öğrenci ve bir öğretmeni öldürdükten sonra intihar etmişti. Ülkede 2007 yılında gerçekleşen bir olayda ise 18 yaşındaki lise öğrencisi, kendisi dahil sekiz kişiyi öldürmüştü. Finlandiya, sivil halkın silah sahibi olması bakımından dünyanın ilk beş ülkesi içinde bulunuyor. 31/12/2009 Hürriyet |
||||||||
|
2009 Gazeteciler İçin Kanlı Bir Yıl Oldu |
||||||||
|
Merkezi Brüksel’deki Uluslararası Gazeteciler Federasyonu, 2009’u basın mensupları için kanlı ve korkunç bir yıl olarak niteledi. 2009’da 137 gazetecinin öldüğü bildiriliyor.
Yapılan açıklamada 113 gazetecinin
hayatlarını kaybederken doğrudan hedef alındıkları belirtildi Federasyon ayrıca, basına yönelik şiddet tehdidinin demokrasiye yönelik bir tehdit olduğunu ve hükümetlerin basın mensuplarını korumak için daha çok çalışması gerektiğini savundu. 31/12/2009 Voa |
||||||||
|
Hollanda'ya çıplak tarayıcılar geliyor |
||||||||
|
Hollanda, vücudu çıplak gösteren
tarayıcıları
Avrupa Birliği ülkelerinde kişisel dokunulmazlık hakkını zedelediği gerekçesiyle tartışmaya yol açan çıplak tarayıcıların Amsterdam'daki Schiphol Havalimanı'nda önümüzdeki günlerde kullanılmaya başlanacağı açıklandı. Hükümetin bu yöndeki kararını Lahey'de düzenlenen basın toplantısında açıklayan Hollanda İçişleri Bakanı Guusje ter Horst, ilk aşamada ABD'ye giden yolcuların çıplak tarayıcıdan geçeceğini söyledi. Saldırgan Amsterdam'dan binmişti Hollandalı Bakan, 25 Aralık'ta Amsterdam – Detroit seferini yapan Amerikan uçağına yönelik saldırı girişimi nedeniyle bu kararın alındığını dile getirdi. El Kaide bağlantılı bir Nijeryalı, 25 Aralık'ta Amsterdam'dan bindiği Amerikan uçağı Detroit'e indikten sonra saldırı girişiminde bulunmuştu. Saldırganın uçağa binmeden önce Amsterdam'da metal dedektörden geçmiş, ancak patlayıcı özelliğe sahip toz maddeler güvenlik güçleri tarafından tespit edilememişti. Amsterdam'daki havalimanında çıplak tarayıcıların kullanılmasına Hollanda'daki siyasi partilerin tümü, uçuş güvenliğinin özel alanının korunmasından öncelikli olduğu gerekçesiyle destek verdi. Almanya'da da tartışılıyor Havalimanlarında çıplak tarayıcıların kullanılması Almanya'da da tartışılıyor. Alman İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere, bu tarayıcıların bir güvenlik önlemi olarak gözardı edilmeyeceğini dile getirdi. Ancak Almanya'da birçok uzman ve siyasetçi, bu tarayıcıların sadece vücudun formunu değil, aynı zamanda üreme organları dahil vücudun her organını gösterdiği gerekçesiyle karşı çıkıyor. Ancak Alman İçişleri Bakanı, şu anda yeni tür cihazların geliştirildiğini ve bunların vücudun bazı bölgelerinin devredışı bırakılabileceğini dile getiriyor. Ayrıca x-ray ışınları içeren bu tarayıcıların sağlık açısından da zararlı olduğuna dikkat çekiliyor. Basında “çıplak tarayıcı” adı takılan bu cihazlar, vücudu elbisesiz olarak gösterme özelliğine sahip. Güvenlik birimleri bu sayede vücudun çeşitli yerlerine saklanan silah ya da patlayıcıları kolaylıkla tespit edebiliyor. 30/12/2009 DW |
||||||||
|
Almanya’da “çıplak tarayıcı” tartışması |
||||||||
ABD’de bir yolcu uçağına yönelik saldırı girişiminin ardından Almanya’daki havalimanlarında önlemler artırıldı. Alınması düşünülen yeni önlemler çerçevesinde vücudu çıplak gösteren tarayıcılar ise tartışma yaratıyor.
Amsterdam-Detroit seferine düzenlenen saldırı girişimi, havalimanlarında güvenlik kontrollerine ilişkin tartışmaları alevlendirdi. Almanya’da şu günlerde gündemde olan bir konu ise havalimanlarına elektronik vücut tarayıcıları yerleştirilmesi. Uzmanlar, son saldırı girişiminde saldırganın bu tür bir tarayıcıdan geçmiş olması halinde, patlayıcının tespit edilmiş olacağına dikkat çekiyor. Siyasiler ise ikiye bölünmüş durumda. Koalisyon ortakları Hrıstiyan Birlik partileri ile Hür Demokrat Parti, vücut tarayıcılarına yeşil ışık yaktı. Alman Hrıstiyan Demokrat Birlik Partili Meclis İçişleri Komisyonu Başkanı Wolfgang Bosbach, temelde bu tür bir tarayıcıya karşı olmadıklarını, ancak kişisel dokunulmazlık haklarının ihlal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Bosbach, “Biz 'çıplak tarayıcı' adı verilen, vücudun en ince ayrıntılarına kadar görüntülenebildiği tarayıcıları istemiyoruz. Ayrıca bu cihazlarla yolcuların cinsel bölgelerinin görüntülenmesi de ihtimal dışında bırakılamaz" dedi. Bosbach, ABD'de bazı havalimanlarında kullanılan ve Terahertz ışınlarıyla çalışan, kimi gizlilik fonksiyonları da bulunan cihazların kullanılmasının ise mümkün olabileceğini vurguladı. Koalisyon ortağı Hür Demokrat Parti de sert tutumundan vazgeçti. Hür Demokrat Parti Meclis Grubu Genel Sekreteri Jörg van Essen, partisinin bu tür tarayıcıların sadece ilk sürümüne sert şekilde karşı çıktığını, bu cihazların kişisel dokunulmazlık hakkını ihlal ettiğini vurguladı. Ancak daha gelişmiş cihazların kullanılmasında bir sakınca görmediklerini vurguladı. Yeşiller ve Sol Parti karşı Birlik 90/Yeşiller Partisi ile Sol Parti ise insan onurunu zedelediği gerekçesi ile bu tür tarayıcıların yürürlüğe konulmasına sert şekilde karşı çıkıyor. Alman hükümetinin Kişisel Bilgilerin Korunmasından Sorumlu Yetkilisi Peter Schaar da “Benim bilgilerime göre yolcuların cinsel bölgelerini uygun şekilde gizleyen hiçbir tarayıcı yok” dedi. Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu üyesi ve grubun ulaşımdan sorumlu sözcüsü Michael Cramer, bu tür önlemlerin güvenliği artırmayacağı görüşünde. Cramer, “Yolcuların kişisel hakları ihlal ediliyor. Öte yandan yalnızca eyleme geçmenin hiçbir getirisi olmayacağını biliyoruz. Sıvı maddelerle ilgili kurallar da benzer bir duruma işaret ediyor. Bu kuralların ne amaca hizmet ettiğini kimse bilmiyor ama sanki daha fazla güvenlik sağlanmış gibi bir his veriliyor. Oysa bunun tam tersi bir durum söz konusu. Bu nedenle ben vücut tarayıcılarının uygulanmaya konmasına biraz şüpheyle yaklaşıyorum. Bu tür cihazların daha fazla güvenlik sağlayacağına inanmıyorum” diyor. AB de tarayıcıları önermişti Avrupa Birliği Komisyonu da uçuş güvenliğinin sağlanması için bu tarayıcıların yürürlüğe konulmasını istemiş, ancak Avrupa Parlamentosu’nun sert tepkisi üzerine öneri 2008 yılında geri çekilmişti. Avrupa’nın Londra, Zürih ve Amsterdam gibi havalimanlarında ise vücut tarayıcıları test aşamasında. Tarayıcıların, yolcuların kişisel dokunulmazlık hakkını ihlal etmemesi için çeşitli öneriler de getiriliyor. Bunlar arasında baş bölümünün ya da cinsel bölgelerin gizlenmesi ya da görüntünün yalnızca havalimanının başka bir bölümünde bulunan görevliler tarafından görülebilmesi gibi öneriler bulunuyor. Almanya’da da tarayıcılar şu anda laboratuvarlarda deneme aşamasında. Alman havaalanlarında önlemler artırıldı Vücut tarayıcısı tartışmaları sürerken, havalimanlarında kontroller de sıkılaştırıldı. Almanya’daki havalimanlarında yolcuların daha sıkı arandığı ve el bagajlarının daha dikkatli kontrol edildiği belirtildi. Yolculara yanlarına mümkün olduğunca küçük bir el bagajı almaları uyarısı da yapılıyor. 29/12/2009 DW |