|
Yaşam |
|
Yaşam Haberleri-2 |
|
TV üç boyutlu oluyor |
||||||
HDTV yayınlarının yaygınlaşmasıyla birlikte rekabet gittikçe kızışıyor. İşte sıra dışı bir TV daha... HD kanalların yaygınlaşması bir yana, yurt dışında 3D televizyon kanalları için geri sayım başlamış durumda. BSkyB, gelecekte 3D kanalların popüler olacağını düşünüyor ve bu bağlamda ilerleyen günlerde uydu yayını üzerinden üç boyutlu yayına başlamayı planlıyor. Gelecek yıl başlayacak yayında filmler, spor karşılaşmaları ve çok daha fazla içerik 3 boyutlu olarak izleyicilere sunulacak. Özellikle spor karşılaşmalarını üç boyutlu izlemenin İngiliz holiganlar için çekici olacağı düşünülmüş olsa gerek. Ancak izleyicilerin kendilerini kaptıracağı bu 3 boyutlu yayınları izleyebilmesi için 3D gözlük takmaları gerekecek. Bir türlü yaygınlaşamayan 3D sinema perdelerini beklemeyen kullanıcılar da 3D film keyfini bu sayede TV karşısında sürdürebilecek. En azından İngiltere'de Sky+ HD sahibi olanlar bu yayınları alabilecek. Elbette HDTV de gerekecek. Bu atılımı yapan firma müşterilerin birden hücum etmesini beklemese de bu hizmeti ilk sunan olmak ve böylece gelişecek olan 3D yayın pazarında payını erkenden garantilemek istiyor. 04/08/2009 |
||||||
|
Gözler onda! |
||||||
18 yaşındaki Allison Stokke, son zamanların en çok ilgi çeken sporcusu...
Allison Stokke, sırıkla yüksek atlamanın parlayan yıldız adaylarından. 18 yaşındaki Stokke son zamanlarda internette en çok ilgi çeken sporcuların başında geliyor. Genç güzel, sırıkla yüksek atlamada zirveyi yani Olimpiyat Oyunları'nda altın madalyayı istiyor. Yaptığı açıklamalarda, kendisine gösterilen ilgiden rahatsızlık duymadığını ifade eden Stoke yaptığı bu büyük önem verdiğini ve ciddi şekilde çalıştığını dile getiriyor. |
||||||
|
Schalke'den şaşırtan marş |
||||||
Alman 1. Ligi Bundesliga'nın köklü kulüplerinden Schalke 04´ün çok ilginç bir yönü ortaya çıktı. Forma rengi mavi-beyaz olan Schalke 04´ün kulüp marşının bir bölümünde, "Hz.Muhammed de renklerin arasında mavi-beyazı seçti" sözleri yer alıyor. "Mavi ve beyaz, seni nasıl seviyorum", "Mavi ve beyaz, beni terketme" dizeleriyle başlayan dört kitalık marşın üçüncü kıtasında, Hz. Muhammed ile ilgili şu ifadelere yer veriliyor: "Hz.Muhammed bir peygamberdi. Futbol oyunundan haberi yoktu. Buna rağmen bütün ihtişamlı renklerden arasından, kendisi için mavi-beyaz´ı seçti." Schalke´nın ünlü Veltins Arena Stadı´nı dolduran binlerce mavi-beyazlı taraftar, maçların başlamasına az bir süre kala, hep bir ağızdan bu marşı okuyarak adeta stadı inletiyor. Milyonlarca Schalke taraftarının yıllardır diline doladığı marşı, Hans J.König´in 1963 yılında yazdığı belirtilirken, Hz. Muhammed´in mavi-beyaz renkleri tercih ettiğine dair herhangi bir kaynak ya da hadis yer almıyor. Schalke 04´ün resmi internet sitesinde yer verilen ve www.youtube.com gibi paylaşım sitelerine yüklenen marş hakkında, "Hz. Muhammed´in bununla ne alakası var" şeklinde yorumlar bulunuyor. Schalke 04'ün marşının
|
||||||
|
Moko'nun oyun sevdası |
||||||
Yeni Zelanda'da bir yüzücü, oyun oynamak isteyen fazla dost canlısı bir yunusun kıyıya dönüşünü engellemesi nedeniyle sıkıntılı anlar yaşadı. Yüzücü kadının ülkenin kuzeyindeki adada bulunan Mahia Plajı'nda Moko adlı yunus balığıyla yüzdüğü belirtildi. Ancak oyunu çok seven yunus eğlencenin sona ermesini istemedi. Yakındaki bir kafede oturan insanlar yüzücünün yardım çığlıklarını duyunca bir kayığa bindirip kıyıya taşıdı. Yüzücünün yorgun ve çok üşümüş bir halde bir şamandıraya tutunurken bulunduğu kaydedildi. İsminin açıklanmasını istemeyen kadın yüzücü özel bir kıyafet giyiyordu, ancak bu kıyafet bile şu anda kış mevsiminin yaşandığı güney yarımküredeki ülkede soğuktan koruyamadı. Gisborne Herald gazetesine konuşan yüzücü "Çok geç bir vakit yüzmeye gittim. Bu çok da akıllıca bir hareket değildi. Bir süre oynadık, sonra ben sudan çıkmak istedim. Ama o oyuna devam etmek istiyordu. Sonra yoruldum ve paniğe kapıldım." dedi. İki yıl önce Gisborne'un güneyindeki Mahia plajında yaşamaya başlayan Moko bölgeye giden turistlerin ilgi odağı. Yaz aylarında yüzlerce kişi Moko'yla oynamak için suya giriyor. Ancak kış aylarında bölgede daha az insan olduğundan, bölge sakinleri Moko'nun yalnız kaldığını ve sıkıldığını söylüyor. Üç yaşındaki şişeburunlu yunus Moko, geçen Mart ayında anne ve yavru iki balinanın hayatını kurtarmasıyla dünya çapında üne kavuşmuştu. Moko, sığ sularda yollarını kaybeden yorgun balinaların dar bir kıyı şeridinden geçmesine rehberlik ederken görülmüştü. Ancak bilim adamları, Moko'nun durumundan endişeli. Geçtiğimiz günlerde yapılan bir araştırmada, Moko'da tekneler ve balık kancalarının açtığı yaralar bulunduğu anlaşılmıştı. 28/07/2009 |
||||||
|
Feministlerin havuza üstsüz girme zaferi |
||||||
Danimarkalı kadınlar halka açık havuzlarda bikinisiz gezmek için verdikleri savaşı kazandı.
"Üstsüz Cephe" diye oluşturdukları grupta halka açık havuzlarda kadınların üstsüz gezebilmesi için talepte bulunan kuzeyli feministler, uzun süren tartışmalar sonunda amaçlarına ulaştı. Danimarkalı feministler kampanya fikrini İsveçli "Sadece Göğüsler" adlı gruptan aldı. Havuzda erkek gibi üstsüz gezme hakkını kazanan grubun başkanı ve şiddetli bir kadın hakları savunucusu olan Astrid Vang, üstsüz havuza girme hakkının verilmesi için yapılan yürüyüşlerde gömleğini çıkararak, Havuzda neden bikini giyiyoruz ki" diye konuştu. 30/03/2008 |
||||||
|
Dönerci Türk YouTube'la Şöhret Oldu |
||||||
Paris’te küçük bir kebapçıda döner keserken, dünyanın dinlediği bir stara dönüşen 27 yaşındaki Siirtli Yılmaz Karaman, başarı öyküsüyle herkesi şaşırttı. Döner keserken sıkılarak, Türkçesi “Kebap ye”, Fransızcası “Mange du Kebab” adıyla bir rap şarkısı besteleyen Yılmaz Karaman, bu şarkıyı klibe çekip İnternet sitesi You Tube’a koyunca bir hafta içinde tüm dünyada adından söz ettirdi. Genç döner ustası Yılmaz’ın başarısı, İnternet’in her alanda olduğu gibi müzik dünyasını da sarsan etkisini gözler önüne serdi. Paris 10/08/2007 |
||||||
|
Hitler'in Ölümünün Son Tanığı Konuştu... |
||||||
Adolf Hitler ve Eva Braun'un Almanya'nın savaşı kaybetmeye başlaması üzerine sığındıkları Berlin'de ölüme nasıl gittikleri konusuyla ilgili çok şey söylendi. Hitler'in Ölümünün Son Tanığı Konuştu...
Adolf Hitler ve Eva Braun'un Almanya'nın savaşı kaybetmeye başlaması üzerine sığındıkları Berlin'de ölüme nasıl gittikleri konusuyla ilgili çok şey söylendi. Ancak biri hiç konuşmadı... O bu intiharın yaşayan son tanığıydı... Daha fazla dayanamadı ve konuştu... II. Dünya Savaşı'nın son günlerinde müttefik orduları Berlin'in kapılarını zorlarken Nazi lideri Adolf Hitler sığınağında intihar etmişti. O gün sığınakta yaşananlara tanık olanlardan geriye sadece bir kişi kaldı. Beş yıl Hitler'in yakın çevresinde olan SS Subayı Rochus Misch, yıllarca gördüklerinden bahsetmedi. Ancak şimdi hâlâ 'patron' dediği Hitler'e dair anılarından açıkça bahsediyor. Misch'in kızıysa, babasının geçmişinden dolayı pişmanlık duymamasına kızgın. Hitler'le 5 yıl
5 yıl boyunca Adolf Hitler'in
yakın çevresindeydi. SS subayı Misch, Hitler'in
koruması postası ve santral operatörüydü. "Hitler'le ilk tanışmam biraz garipti. Başyaveri bana büyükannemle çocukluğumla ilgili sorular sordu. Sonra ayağa kalkıp kapıya doğru yürüdü. Sadık bir asker olarak kapıyı açmak için atıldım. Hitler karşımdaydı, kapının tam arkasında duruyordu. Bunu hiçbir zaman unutmayacağım." Müttefik orduların Berlin'e doğru ilerlemesiyle Almanya yenilginin eşiğine gelirken Hitler Berlin'deki sığınağına çekildi. Misch burada da santral operatörüydü. Hitler'in ölüm anı Misch, Hitler'in düşüşünün hayatta kalan son tanığı oldu. "Birden birisi oldu diye bağırdı, bir silah sesi duymuşlar, ben duymadım. Hitler'in odasının kapısı açıldığında başı masaya düşmüştü. Eva Braun başı ona dönük halde kanepede yatıyordu. Dizlerini göğsüne çekmişti. Beyaz fırfırlı koyu mavi bir elbise vardı üzerinde. Hitler'in cesedini çarşafa sarmalarını izledim. Önümden geçirirlerken bacakları sarkıyordu. Birisi bana çabuk yukarı çık patronu yakıyorlar diye bağırdı. gitmemeye karar verdim. Son tanıklardan biri olacağım için gestaponun beni öldüreceğinden korktum." Peki Misch, Hitler'in yanında geçirdiği 5 yıl boyunca Nazi liderinin işlediği korkunç suçları biliyor muydu? "Toplama kamplarının varlığı açıkça biliniyordu. Boyutlarını bilmiyordum ama... Konuştuğumuz bir şey değildi. Nürnberg'de Almanların işlediği suçlar yargılandı. Ama hiç suç işlenmeyen bir savaş olmadığını da hatırlamalısınız. Olmayacak da... Hitler'in intiharından bir hafta sonra Almanya teslim oldu ve savaş sona erdi. Ancak bu Misch ve ailesi için çok farklı bir hikayenin de başlangıcıydı aynı zamanda. Misch'in kızı Brigitte babası Hitler'in sığınağından kaçarken küçük bir bebekti. Misch Kızılordu tarafından yakalandı ve Sovyet çalışma kamplarında 9 yıl geçirdi. "Babasız bir kız çocuğuydum. Bir babam olduğunu ve hapis yattığını biliyordum. Babası hapse atılan birçok başka çocuk da vardı. Hepsinin babası yavaş yavaş geri döndü. 1953'ün yeni yıl arifesinde geldi. Sabah erkendi hava daha karanlıktı. Sarılmak için ona doğru koştum. Başta çok mutluydum çünkü işte şimdi ailemiz tamamlandı diye düşünüyordum." Misch eşinin Yahudi olduğunu öğrenir... Ancak zamanla baba ve kız birbirinden uzaklaştı. Daha sonra Brigitte annesinin Yahudi olduğunu keşfetti. Misch ise buna inanmayı reddetti. Brigitte İbranice öğrendi. Aynı dönemde İsrail'deki çiftliklerde çalıştı. Babası ise uzun yıllar geçmişi hakkında konuşmadı. "Bunu konuşmuyorduk. Anneme bana geçmişiyle ilgili hiçbir şey anlatmayacağına, geçmişiyle araya mesafe koyacağına dair söz verdi. Annem öldükten sonra ise mesafe koymayı bıraktı." Misch bugün geçmişiyle ilgili açıkça konuşuyor. Peki kızı babasını geçmişinden dolayı suçluyor mu? "Yaptığı iş nedeniyle suçlamıyorum. Çünkü santral operatörlüğü zararsız bir iş. Ama neden geçmişiyle arasına daha fazla mesafe koymadığını anlamıyorum. Sonra hiçbir özeleştiri yapmadı." 13-09-2009 |
||||||