|
Yaşam |
|
Yaşam Haberleri |
|
|
|
Nişanlı Kız Cola ile hap içti, yaşamını yitirdi |
||||
AYDIN’ın Söke İlçesi’nde, evlilik hazırlığı yaptığı öğrenilen 21 yaşındaki Gaye Deniz, boynundaki ağrı için bir gazlı içecekle birlikte içtiği ilacın ardından fenalaşması üzerine, kaldırıldığı hastanede 3 gün sonra yaşamını yitirdi. Söke’deki bir seramik fabrikasında çalışan Gaye Deniz, geçen pazar günü ziyaretine gittiği Didim İlçesi’ndeki bir yakının evinde, saat 17.00 sıralarında, boynundaki ağrı nedeniyle kolayla birlikte kas gevşetici ilaç içti. İlacı içtikten bir süre sonra midesi bulanıp fenalaşan Deniz, Didim Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Nefes borusunun tıkanması nedeniyle beynine oksijen gitmediği belirlenen genç kız, buradaki ilk müdahalenin ardından Söke-Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. İki ay sonra yapılacak düğününün hazırlığında olduğu öğrenilen talihsiz genç kız, yoğun bakım ünitesine alındı. Doktorların müdahalelerine rağmen ertesi gün, Deniz’in beyin ölümü gerçekleşti. Makineye bağlanan Deniz, dün gece yaşamını yitirdi. Genç kızın cenazesi kesin ölüm nedeninin tespiti için otopsi yapılmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumu Morgu’na gönderildi. Deniz’in hastane önünde umutla bekleyen ailesi, yakınları ve nişanlısı Musa Binici acı haber üzerine gözyaşlarına boğuldu. Deniz’in cenazesinin ailesini oturduğu Söke’ye bağlı Özbaşı Köyü’nde, yarın toprağa verileceği öğrenildi. 16 Mayıs 2012 |
||||
|
Melisa Yokluk içinde eriyor |
||||
1 yaşındayken anne ve babasını kaybeden küçük kız 3 ayda 9 kilo verdi. Çadırda süren yaşam mücadelesi yürekleri yakıyor. MUĞLA’nın Fethiye İlçesi’nde, 4 yıl önce annesiyle babası kazada ölen, kemik erimesi hastası 5 yaşındaki Melisa Yıldız, ağabeyi ve halası ile birlikte çadırda yaşam mücadelesi veriyor. Fethiye’nin Karamersin Köyü’ndeki ormanlık alanda kurulu çadırda yaşayan Melisa Yıldız, anne ve babasını fındık işçisi olarak çalıştıkları Giresun’daki trafik kazasında kaybetti. 3 kardeşin en küçüğü Melisa’ya ağabeyi 24 yaşındaki Rıdvan Yıldız, sahip çıktı. Küçük kız, 3 ay önce Kastamonu’nun Araç İlçesi Yeşilova Köyü’nde rahatsızlandı. Vücudunda benekler oluşan ve çok hızlı kilo kaybeden Melisa, ağabeyi tarafından Kastamonu Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Buradan daha donanımlı bir hastaneye sevk edilen Melisa’ya Ankara Sami Ulus Çocuk Hastanesi’nde, osteoporoz (kemik erimesi) teşhisi konuldu. 3 AYDA 9 KİLO VERDİ Doktorların ’mutlaka tedavi edilmesi gerekiyor’ dediği Melisa, üç ay içinde 24 kilodan 15 kiloya kadar düştü. Ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle hastaneye yatırılamadı. Ağabey Rıdvan Yıldız, kardeşiyle birlikte kısa bir süre önce Fethiye’de mevsimlik işçi olarak çalışan halası Leyla Yıldız’ın yanına sığındı. MELİSA, 2 AYDIR TEDAVİ OLAMIYOR Bölgede kurulu 14 çadırdan birinde yaşayan Yıldız ailesi, geçim sıkıntısı çekerken, Melisa’yı tedavi ettirecek para bulamadı. Gözlerinin önünde kardeşinin eriyip gitmesine razı olmayan Rıdvan Yıldız, tedavi masraflarını karşılamak için iş aramaya başladı. Ancak epilepsi hastası olan Yıldız, kriz tutup bayılınca girdiği tüm işlerden çıkarıldı. Yeşil Kart’tan yararlanan Melisa Yıldız’ın her ay olması gereken iğne ve diğer ilaçlarını ise düzenli olarak kullanması gerekiyor. Melisa’nın kullandığı ilaçlar, birinci dereceden kan hastalıkları için kullanılıyor. Ancak ilaçlar kemik erimesi için kullanıldığında, uyum farkı alınıyor. Bunun içinde Rıdvan Yıldız, her ay 750 lira fark yatırıyor. Rıdvan Yıldız çalışamadığı ve bu farkı ödeyemediği için Melisa 2 aydır ilaçlarını kullanamıyor.
"YİYECEK YEMEĞİMİZ DAHİ YOK" Anne ve babasının yokluğunda kardeşlerine sahip çıkmaya çalıştığını ancak çaresiz kaldığını anlatan Rıdvan Yıldız, bazı günler yiyecek yemek dahi bulamadıklarını söyledi. Melisa’nın her ay olması gereken iğneleri 2 aydır yaptırmadıklarını belirten Yıldız, "Sara hastasıyım. Kardeşimi tedavi ettirmek için girdiğim tüm işlerden bayılınca çıkarıldım. Şimdi sebze halinde hamallık yapıyorum. Ancak oradan kazandığım ancak yemek masraflarını karşılıyor. Kardeşime kemik erimesi teşhisi konulduktan sonra kısa bir süre tedavi gördü. Tedavinin ardından sağlığı düzelmeye başladı. Ancak yaşadığımız sıkıntılar nedeniyle tedavi yarım kaldı. 2 aydır bu çadırda yaşıyoruz ve ilaçlarını alamıyoruz" diye konuştu. "ORTAM ÇOCUK İÇİN ELVERİŞLİ DEĞİL" Melisa Yıldız’ın halası Leyla Yıldız ise geçimlerini sağlamak için çadırlarda yaşadıklarını belirterek, bu şartlarda Melisa’yı tedavi ettirmelerinin imkansız olduğunu söyledi. Kardeşini kaybettikten sonra çocuklarına sahip çıkmaya çalıştığını anlatan Yıldız, şartların hasta bir çocuk için çok elverişsiz olduğunu kaydetti. Her şeyden habersiz olan Melisa ise çadır kentte arkadaşlarıyla oyun oynayarak günlerini geçiriyor. 16 Mayıs 2012 - Ergün TOS/FETHİYE (Muğla)-0543 952 86 57, (DHA) |
||||
|
Hırsızın Karşılaştığı Korkunç Gerçek |
||||
Soymaya geldiği evde 5 yıl önce ölmüş yaşlı kadının cesediyle karşılaştı. Almanya'nın Hagen kenti'nde, bir eve giren hırsız, 5 yıl önce ölen yaşlı bir kadının cesedi ile karşılaştı. Alman polisi, hırsızın kapıyı kırarak eve girdiğini ve komşuların sesi duyarak, polise haber vermesi sonucunda çöple dolu olan evden hemen kaçtığını bildirdi. Olay yerine giden polis, 66 yaşında televizyonun karşısında öldüğü belirlenen kadının cesedi ile karşılaştı. Yapılan otopsi sonucunda yaşlı kadının, yaklaşık 5 yıl önce öldüğünün belirlendiği ifade edildi. Yalnız yaşayan kadını bu süre içinde hiç kimsenin arayıp sormadığı, banka hesabından evinin kirasının sürekli çekildiği kaydedildi. 15 Mayıs 2012 |
||||
|
5 günlük bebeği sokağa terk ettiler |
||||
Adıyaman’da 5 günlük bir bebeği çantaya koyup sokağa bıraktılar. ADIYAMAN - Yeni Sanayi Mahallesi'nde bir çantanın içerisinde bebek olduğunu fark eden vatandaşlar, durumu polise bildirdi. Olay yerine gelen ekipler, çanta içerisindeki bebeği Adıyaman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürdü. Başhekim Yardımcısı Zülfikar Işık, yaptığı açıklamada, hastanelerine getirilen bebeğin 4-5 günlük olduğunu yaklaşık 2 kilo 800 gram olduğunu belirtti. Işık ayrıca, bebekte kısa süreli bir solunum durması ve sarılık tespit ettiklerini söyleyerek ''Şu an sağlığı iyi durumda. Durumu Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'ne bildirdik. Kurum yetkilileri tedavinin ardından bebeği koruma altına alacaklar'' dedi. Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Murat Demirkol ise konuyu incelemesi için bir sosyal hizmet uzmanı görevlendirdiklerini açıkladı. 15 Mayıs 2012 |
||||
|
Öldü!' Dedikleri Genç Kız, Hayata tutundu! |
||||
Beyin ameliyatı geçirdikten sonra felç geçiren ve doktorların "fiziken ve zihnen öldü!" dediği 15 yaşındaki bir kız, hayata tutunmayı başardı. İngiltere'nin Liverpool kentinde beyin ameliyatı geçirdikten sonra felç geçiren ve doktorların "öldü!" dediği 15 yaşındaki bir kız, hayata tutunmayı başladı. Sağ gözünün arkasındaki 4 santimlik bir tümör alınan genç kız operasyondan sonra kısmi felç geçirdi. Doktorların fiziksel ve zihinsel olarak "ölü" diye baktıkları Hannah Jones, kısa sürede iyileşmeye başladı. Ameliyattan sonra kısmi konuşma zorluğu çeken ancak konuşma dahil okuma ve yazmayı da yeniden öğrenen genç kız, şimdi üniversiteye hazırlanıyor. Jones'ın hedefi öğretmen olmak. 14 Mayıs 2012 |
||||
|
Et Yiyen Bakteri Hayatını Mahvetti |
||||
ABD'de yaralanma sonucu bulaşan bakteriler, genç kızın hayatını kabusa çevirdi. ABD'nin Georgia eyaletinde yaşayan 24 yaşındaki üniversite öğrencisi Aimee Copeland'ın tatili kabusla sona erdi. Ülkenin batısında bulunan Küçük Tallapoosa Nehri'ne, arkadaş grubuyla giden genç kız, burada el yapımı halatlarla nehrin karşı kıyısına geçmeye çalıştı. Halatın kopmasıyla suya düşen Copeland'ın baldırını ip kesti. Hastaneye kaldırılan genç kızın bacağına 22 dikiş atıldı. Kızın sağlık durumuyla ilgili herhangi bir hayati tehlike bulunmadığını belirten doktorlar, 24 yaşındaki Copeland'ı taburcu etti. Fakat genç kız sol bacağında oluşan şiddetli ağrı nedeniyle tekrar hastaneye kaldırıldığında ölümcül bir bakteriyle karşı karşıyaydı. Yapılan incelemede genç kızın sol baldırında oluşan kesikle Nekrotizan Fasiit adlı et yiyen bakteri hastalığı tespit edildi. Bacağı ve Elleri Kesildi Doktorlar genç kızın bacağının kesilmesi gerektiğine karar verdi çünkü çok nadir görülen ve ölümcül sonuçlara yol açan bu bakterinin bulaştığı her dört hastadan biri hayatını kaybediyordu.
Enfeksiyonun yayılmasıyla birlikte genç kızın bir bacağı, elleri ve diğer bacağındaki ayağı kesildi. Kasları Hızla Eritiyor Genellikle vücuttaki çatlak veya kesikler yoluyla bulaşan et yiyen bakteri, hızla kasların erimesine yol açıyor. Kasların erimesi kemiklere dayandığında, hastayı kurtarmak için tek çözüm, vücudun o bölgesini kesmekte bulunuyor 13 Mayıs 2012 |
||||
|
Hamile olduğunuı öğrendi, 5 saat sonra doğurdu! |
||||
ABD Tennessee’de bir kadın, çocuk sahibi olacağını öğrendiği aynı gün dünyaya bir bebek getirerek şaşkınlığa neden oldu. Tennessee eyaletinde yaşayan Amanda ve Billi Prentice çifti, 4 senelik çocuk denemeleri başarısız olunca hüsrana uğramıştı. Nisan ayının 25’inde doktor kontrolüne giden çift, bir kızlarının olacağını öğrendi. Amanda, sadece 5 saat sonra doğurdu. Doğumdan birkaç gün önce sancıları farkettiğini söyleyen kadın, başka hiçbir hamilelik belirtisi görmediğini belirtti. Sağlıklı doğan bebeğin ismini Allie Mckinley Rose koyan annenin toparlanması 2 gün sürdü. Çocuk sahibi olamayacaklarını öğrendiklerinde evlat edinmeyi düşündüklerini belirten ailenin mutlulukları basında geniş yer buldu. 8 Mayıs 2012 |
||||
|
Tersine Yaşlanıyorlar |
||||
|
Başrolünü Brad Pitt’in oynadığı “Benjamin Button’ın Tuhaf Hikâyesi” filmi İngiltere’de gerçek oldu. Daily Mail'de yer alan habere göre Michael (39) ve Matthew Clark (42) kardeşler, nadir görülen genetik bir rahatsızlık yüzünden ‘tersine’ yaşlanıyor. Leukodystrophy isimli bu hastalık, konuşma ve hareket etmeyi yavaşlatıyor. Michael ve Matthew ise hastalığın etkisiyle tıpkı bir çocuk gibi davranıyor. Anne Christine ise yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor, “İkisi de evliydi. 5 yaşında bir çocuk gibi davrandıkları için eşlerinden ayrılmak zorunda kaldılar. Matthew’un 19 yaşında kızı var ama kızına babalık yapacak durumda değil. Çünkü oyuncaklarıyla oynuyor. Gün geçtikçe daha da çocukça davranıyorlar” Hastalığın nedeni ise bilinmiyor. 8 Mayıs 2012 |
||||
|
Tacizle suçlanan öğretmen intihar etti |
||||
|
SİVAS’ta görev yaptığı ilköğretim okulunda şikayet üzerine Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından öğrencilerle duygusal ilişki iddiası nedeniyle hakkında soruşturma başlatılarak açığa alınmasını hazmedemeyip intihara kalkışan Şahin İ., bir haftadır tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
Kentte 5 yıldır Reşit Akif Paşa İlköğretim Okulu’nda Fen Bilimleri ve Teknoloji öğretmeni olarak görev yapan Şahin İ. hakkında, okulun 8’inci sınıfında eğitim gören 14 yaşındaki iki öğrencisine sevgi içerikli telefon mesajları gönderdiği ve duygusal birliktelik yaşadığı iddiası ile öğrenciler tarafından şikayet edildi. Bunun üzerine Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından müfettiş görevlendirildi. 19 Nisan’da başlatılan soruşturma kapsamında 20 Nisan’da Şahin İ.’nin açığa alınması kararlaştırıldı. Müfettişler okulda çok sayıda öğretmen ve öğrencinin ifadesine başvurdu. Olaydan haberdar olan aileler de duruma tepki gösterdi. Kendisi gibi öğretmen olan H.İ. ile evli olan, 7 ve 2 yaşında iki çocuğu bulunan Şahin İ.’nin eşinin üçüncü çocuğuna hamile olduğu belirlendi. Mesajlardan öğretmen eşinin de olay ortaya çıkmadan önce bilgisinin olduğu öne sürüldü. BUNALIMA GİRDİ Okulda başlatılan soruşturma kapsamında açığa alınması nedeni ile bunalıma giren Şahin İ. bir kaç kez intihara kalkıştı. İlk olarak evine ve ailesine bir mektup bırakıp helallik isteyerek otomobili ile evinden ayrılan Şahin İ., kent merkezi yakınlarındaki Kızılırmak’a atlayarak intihara kalkıştı. Yüzme bilmeyen Şahin İ., çevredekiler tarafından kurtarıldı. Ancak, her hangi bir tedavi programı uygulanmayan ve girdiği bunalımdan kurtulamayan Şahin İ., iddia konusu olan öğrencilerin ailelerini ve çevresindeki bir çok kişiyi arayarak suçsuz olduğunu belirterek, helallik istedi. Ancak ailelerin tehditleri ile karşılaştı. İntihar girişimleri nedeni ile ailesinin yakın gözetimde tuttuğu Şahin İ., 1 Mayıs’ta öğlen saatlerinde yakınlarının bir anlık dalgınlığından yararlanarak Yenişehir Mahallesi’ndeki apartman dairesinde kendisini atkı ile mutfaktaki doğalgaz borusuna astı. Yakınlarının fark etmesiyle boğulmak üzereyken kurtarılan Şahin İ. Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne götürülerek yoğun bakım ünitesinde tedaviye alındı. Ancak 8 gün süren yaşam mücadelesinin ardından yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak bu sabah yaşamını yitirdi. GÖREVE İADE EDİLDİĞİNİ ÖĞRENEMEDİ Bu sırada Milli Eğitim Müdürlüğü müfettişleri, ilk incelemede yöneltilen iddialar ile ilgili kuvvetli delillere rastlaması nedeni ile öğretmenin suçlu olduğuna dair kanat oluşturdu. Ancak inceleme sürecinde öğretmenin intihar girişimi haberi, soruşturmanın seyrini değiştirdi. Şikayetçi olan kız çocuklarının aileleri, şikayetlerinden vazgeçti. Daha önce atılı iddiaların doğruluğunu kabul eden Milli Eğitim Müdürlüğü ise öğretmeni yeniden göreve iade etme kararı aldı. Ancak bu karar kendisine iletilemeden öğretmen Ş.İ. yaşamını yitirdi. Yaşanan süreçte Milli Eğitim Müdürlüğü’nün konuyu savcılığa bildirmediği belirlendi. Öğretmenin yaşamını yitirmesi üzerine Cumhuriyet Savcılığı hem olayla ilgili, hem de Milli Eğitim Müdürlüğü görevlileri ile ilgili soruşturma başlattı. Bugün Numune Hastanesi morguna getirilerek otopsi işlemi yapılan Şahin İ., Tuğut Camisi’nde kılınan cenaze namazı sonrası Yukarı Tekke Mezarlığı’nda toprağa verildi.
İHMAL İDDİASI İlköğretim Okulu’nda çalışkanlığı ve iyi kişiliği ile tanınan öğretmenin, daha önce görev yaptığı başka bir okulda da benzer suçlamalar nedeni ile okuldan uzaklaştırma alarak, son görev yaptığı okula tayin edildiği de iddialar arasında yer aldı. Görev aldığı bu okulda öğrencileriyle yaşadığı iddia edilen duygusal ilişki nedeniyle birkaç kez yine şikayet edildiği, ancak okulun talep etmesine karşın Milli Eğitim Müdürlüğü’nün müfettiş görevlendirmediği belirlendi. Milli Eğitim Müdürlüğü konuya ilişkin açıklama yapmadı. İKİ ÖĞRENCİ AŞIKTI Öğretmen Şahin İ.’nin mesajlar göndererek arkadaşlık yaptığı iddia edilen ve isimleri açıklanmayan iki öğrencinin de öğretmenlerine aşık olduğu iddia edildi. İki öğrencinin arasında da bu nedenle bir çekişme yaşandığı ileri sürüldü. Olayın ortaya çıkmasından sonra öğrencilere de izin verildi. 8 Mayıs 2012 |
||||
|
Balayında Kalp krizi geçirdi, Ambulans uçağı düştü |
||||
Kruvaziyer turuyla Karayipler’e balayına giden 29 yaşındaki Panayotis Brinidis isimli Rum, gemide kalp krizi geçirmesi üzerine hastaneye götürülmek için bindirildiği uçağın denize düşmesi sonucu öldü. Rum radyosunun haberine göre, Panayotis Brinidis balayını geçirmek üzere eşiyle birlikte kruvaziyer turunda kalp krizi geçirdi. Uçakla St. Martin adasına götürülerek ilk müdahalesi yapılan Rumun, durumunun ciddi olması nedeniyle küçük bir ambulans uçakla Martinik’e götürülmek istendi. Uçak, kalkışından kısa süre sonra düştü. Arama-kurtarma çalışmasında Brinidis’in ve pilotun cansız bedenlerine ulaşıldı. 7 Mayıs 2012 |
||||
|
CERN bilim adamı mahkum oldu |
||||
Fransa'da bir mahkeme dünyanın en büyük fizik deneyinin yapıldığı CERN laboratuvarındaki ekiple birlikte çalışırken terör eylemi planladığı suçlamasıyla yargılanan Adlene Hicheur'u beş yıl hapse mahkum etti. Hicheur 2009 yılında tutuklanmıştı. Hicheur'ün tutuklanmasına neden olan gelişme, el Kaide üyesi olduğu iddia edilen bir kişiyle e-posta yoluyla temas içinde olmasıydı. E-postalardaki ifadeler, bilim adamının "aktif bir terör biriminin bir parçası olmak" ve "Fransa'daki hedefleri vurmak istediğine" işaret ediyor.
Savunma avukatları, müvekkillerinin kesinlikle bir terör eylemi hazırlığı içinde olmadığını söylüyor. Hicheur, tutuklu yargılandığı için son iki buçuk yıldır cezaevinde alıkonuyordu. Duruşmalar Mart ayı başında başladı. Bilim adamı, söz konusu e-postaları yazdığı dönemde ağır psikolojik sarsıntıdan geçtiğini söyledi ve saldırı hazırlığı yaptığı suçlamasını reddetti. CERN, Fransa-İsviçre sınırındaki yeraltı laboratuarında evrenin sırlarını ve kökenini araştırıyor. 4 Mayıs 2012 |
||||
|
Bu Kez Onlar Görüntü Çekti |
||||
2011 yılının en iyi haber görüntülerini çeken kameramanlar Ankara'da ödül aldı. Türkiye Haber Kameramanları Derneği'nce düzenlenen geceye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de katıldı. Cumhurbaşkanı ve bakanların kameramanlık yaptığı gece, meslek hayatında 30 yılını dolduranların ödüllendirilmesi ile başladı. Özel ödüllerin sahiplerini bulmasının ardından sıra geldi birincilere. Uluslararası Yılın En İyi Haber Görüntüsü ödülü, Van depreminin ilk dakikalarını ölümsüzleştiren Anadolu Ajansı Kameramanı Özkan Bilgin'e verildi. Serbest Haber kategorisinde ise birinciliği "Bakan Dolmuşu" isimli görüntüsü ile Anadolu Ajansı Kameramanı Tolga Çıplak aldı. Renkli görüntülerin bol olduğu gecede, bir kişi vardı ki kimse geceye damgasını vurdu. Çünkü, Cihan Haber Ajansı'ndan Abdurrahman İtik, sadece ödül heyecanı değil, düğün heyecanı da yaşıyordu. Haliyle Abdurrahman İtik'i ilk tebrik eden de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül oldu. Derneğin, ödül törenine ilk kez katılan Cumhurbaşkanı, kameramanların çektiği sıkıntılara değindi. Gül,"Bu kadar ağır yükü taşıyorlar soğukta sıcakta... Hele hele bir de erkeklerin yanında genç kızlar da var. Şimdi erkekler duruyor bir bakıyorum kızların omzunda kamera. Biri gitsin alsın diyorum, onların elinden kamerayı diyorum. Olağanüstü yorucu bir iş" dedi. Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı da aldı kamerayı eline. Ve gece, düğününe yetişmeye çalışan kameramandan, o anları ölümsüzleştirmeye çalışanların mesaisi ile sona erdi. 4 Mayıs 2012 |