|
Rejim |
|
Rejim Haber ve Araştırmaları-1 |
|||||||||||||
|
|
|
|
Kalbe karbonhidrat da lazım |
|
|
Yeni bir araştırmaya göre, karbonhidratı düşük beslenmeye dayalı rejimler kalp damarlarında tıkanmaya yol açarak kalp hastalıkları ve kalp krizi riskini artırabiliyor.
Düşük karbonhidratlı rejimler ağırlıkla etle beslenmeye dayanıyor Son yıllarda giderek daha çok tutulan düşük karbonhidratlı diyetler, ağırlıkla et, balık ve peynirle beslenmeye dayanıyor. Fakat, ABD'deki Beth İsrael Deaconess Tıp Merkezi'nin yaptığı araştırma, bu tür beslenme alışkanlıklarının fareler üzerinde uygulandığında kalp damarlarına zarar verdiğini ortaya koydu. Araştırmacılar ve bağımsız beslenme uzmanları dengeli beslenmenin en iyi diyet türü olduğunda hemfikir. Ekmek, makarna, patates, pirinç gibi karbonhidrat bakımından zengin nişastalı besinleri çok azaltmaya dayalı rejimler 1990'lı yıllarda uygulanmaya başladığından bu yana hem çok ilgi görüyor hem de yeni tartışmalara yol açıyor. En sağlıklı fare en zayıf olan değilHarvard Tıp Fakültesine bağlı olarak çalışan Beth İsrael Enstitüsü'ndeki uzmanlar, bu tür diyetler uygulayanların kalp hastalıkları geçirdiği haberlerinin yaygınlaşması üzerine, böyle bir beslenmenin kalp damarları üzerindeki etkisini incelemeye karar verdiler. Fareleri üç gruba ayıran araştırmacılar, bir grubu normal bir fare diyetiyle, ikinci grubu batı ülkelerinde yaygın yağ oranı yüksek bir diyetle, üçüncü grubu ise karbonhidradı az proteini çok gıdalarla beslediler. Karbonhidratı düşük diyet kolesterol oranını etkilemedi ama kalbe giden damarlarda, daha sonra kalp krizi veya diğer kalp hastalıklarına yol açabilecek yağ tabakaları birikmesine yol açtı. 12 hafta sonra en zayıf fareler karbon hidratı az diyetle beslenenlerdi. Ama bu farelerin damarlarında , normal fare diyetiyle beslenen gruba göre yüzde 15 oranında daha fazla yağlı atık tabakaları oluşmuştu. Batı ülkelerinde yaygın rejimle beslenen ikinci gruptaki farelerde de standart fare gıdası alanlara göre yüzde 9 daha çok damar tıkanıklığı oluştu. Araştırmacılar bu etkinin tam olarak niçin bu şekilde ortaya çıktığını henüz açıklayabilmiş değiller, ama düşük karbon hidratlı diyetlerin, kalp damarlarını temizleyen hücrelerin çalışmasını etkiliyor olabileceğini düşünüyorlar. Kaygı vericiAmerikalı araştırma ekibinin başkanı Anthony Rosezweig, "bulgular o kadar kaygı verici ki, izlediğim düşük karbonhidrat rejimini hemen bıraktım" diye konuştu. Rosenzweig buna karşın temkinli bir dil kullanarak, "araştırmamız, en azından hayvanlarda, bu tür diyetlerin kalp damarlarına zarar verdiğini gösteriyor" diye konuştu ve aşırı kilolardan kaçınmak için beslenmede en iyi seçeneğin ifrata ve tefrite kaçılmadan dengeli bir beslenme izlemek ve egzersiz yapmak olduğunu söyledi. 25/08/2009 |
|
|
Patlamış mısır, antioksidan zengini çıktı |
Yapay tatlandırıcılar kilo aldırıyor! |
|
Bilim adamları, patlamış mısırda yüksek miktarda antioksidan madde bulunduğunu tespit etti.
ANKARA - Daily Mail gazetesinin haberine göre, ABD'de yapılan araştırmada, patlamış mısırın içinde meyve ve sebzelerde bol miktarda bulunan "polyphenol" antioksidan maddesine rastlandı. Bu madde kalp hastalıkları, kanser ve diğer hastalıklarla mücadeleye, vücudun direncini artırması açısından yardımcı olmasıyla biliniyor. Araştırmayı yapan grubun başkanı, Pennsylvania'daki Scranton Üniversitesi'nden kimyager doktor Vinson, patlamış mısırın içinde yüksek seviyelerde polyphenola rastlamalarına çok şaşırdıklarını, bunun nedeninin de büyük olasılıkla bu yiyeceğin işlem görmemiş olmasından kaynaklandığını ifade etti. 19/08/2009 |
Kilo vermek için kullanılan yapay tatlandırıcıların, kilo verdirmediği gibi alınmasına yol açabildiği belirtildi.
Araştırmacılar, insan vücudunun kalorisiz yapay tatlandırıcılarla gerçek şekeri ayırt edemediğini, bu tatlandırıcıların da tıpkı şeker gibi, glikozun emildiği bağırsaklardaki sensörleri harekete geçirerek şekerle aynı etkiyi gösterdiği bildirildi. Bu nedenle rejim yapan bir kişinin kilo kaybetmediği gibi zaman içinde kilo bile alabileceği belirtildi. Daily Mail gazetesinin haberine göre, Liverpool Üniversitesi profesörü Soraya Shirazi-Beechey, ince bağırsaklardaki sindirim süreci üzerinde yaptığı incelemede, şekeri tanıyarak bağırsaktan kana geçmesini sağlayan hormonları salgılayan hücreleri tespit etti. 03/09/2009 |
|
Diyet abartılarına inanmayın! İşte doğru ve yanlış! |
|
|
Aç kalarak zayıflandığının, ekmeğin kilo aldırdığının, diyet ürünlerinin zayıflattığının ve sabahları aç karnına limonlu su içmenin aslında hiç de doğru olmayan diyet tabuları olduğunu biliyor muydunuz? Amerikan Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü'nden Diyetisyen Ayça Ilıca, diyetle ilgili doğru sandığımız yanlışları açıklıyor: Ekmek, makarna, pilav diyetten çıkarılmalı Diyet yapan kişinin yaptığı en önemli hatalardan biri vücuda yeterli miktarda karbonhidrat vermememesidir. Diyete başladığı zaman ekmek, pilav, makarna ve patates gibi besinleri kesen kişilerin metabolizması, ihtiyacı olan karbonhidratı önce kandan almaya çalışır. Glikoz oranı düştüğünde kan şekeri de düşmeye başlar. Sonrasında vücut; kas içerisindeki karbonhidratları kullanmaya başlar ve bu durum kas kaybı anlamına gelir. Diyette karbonhidratı kesen tartıdaki sonucu görünce kilo verdiği yanılgısına düşer. Ancak gerçek olan vücudun kaybettiği yağ değil, kas ve sudur.
Sadece protein yemek hızlı zayıflatır!
Her türlü spor ve hareket zayıflatır! Vücudun egzersiz ve sporla kilo vermesi için yağ yakma formuna geçmesi gereklidir. Bu da ancak haftada beş gün düzenli egzersiz ile olur. Çoğu zaman iki saat sürekli mekik hareketi yapmak yerine uygun nabızla 45-60 dakikalık bir yürüyüş, istenilen sonuçlara ulaşmak için daha faydalı olur. Sabahları limonlu sıcak su içmek zayıflatır Halk arasında inanılan bir başka yanlış da sabah veya akşam yemeği öncesinde aç karnına limonlu sıcak su içmenin vücuttaki yağları erittiğidir. Ancak bu inanç tamamen yanlıştır. Suyun içine katılacak limon veya soda gibi maddelerin ve hatta bitki çaylarının kesinlikle yağları eritmek, yok etmek gibi bir etkisi bulunmamaktadır. Tek öğün yemek kolay ve hızlı zayıflatır! Vücudun kilo almasına neden olan en önemli etkenlerden biri de bütün gün aç kalıp sadece akşamları yemek yemektir. Çünkü yaklaşık 20 saat aç kalan vücut bu durumun devam edeceğini düşünür ve savaşa hazırlanır gibi yediklerini depolamaya başlar. Sonra dört saat içerisinde gelen besinler yağ olarak depolanır. Bu konuda diyetisyenlerin tavsiyesi; vücudu asla uzun süre aç bırakmamak ve mutlaka her üç saatte bir, bir şeyler yemektir.
ÜÇ ÖĞÜN BESLENMEK DOĞRU MU, YANLIŞ MI? Sık sık değil, günde üç öğün yiyin Yanlış. Günde üç öğün beslenmek, ara öğünlerde de özellikle öğle ve akşam yemekleri arasında çok acıkmamak; ana öğünlerde fazla miktarlarda yemek tüketilmesine neden olabilir. Ayrıca sık ve kontrollü miktarda yemek yemek metabolizmanın hızlanması için de gereklidir. Kilo vermek için ilaç kullanmak da doğru bir seçenek. Yanlış. Tek başına ilaç kullanmak kilo kaybı ve kontrolü için yeterli ve doğru değildir. Kilo kaybı davranış değişikliği gerektirir. Kilo vermeye yardımcı bitkisel ürünler güvenlidir. Yanlış. Tüm bitkisel ürünlerin güvenliği ile ilgili yeterli çalışma yoktur. Fazla kilolardan kurtulmak için ilk adres iyi bir diyetisyendir. Doğru. Ancak varolan fazla kilonun arkasında bir metabolik hastalık söz konusuysa mutlaka konunun uzmanı bir doktora danışılmalı, gerekliyse kişinin kilo kaybı diyetisyen-doktor ile birlikte takip etmelidir. Fazla kilolardan kalıcı olarak kurtulmak imkansız. Yanlış. Kilo kaybı geçici yöntemlerle sağlanmaya çalışılırsa; verilenler fazlasıyla geri alınır. Bunun yerine davranış değişikliğe uğratılırsa, yani beslenme şekli yaşam tarzımızla örtüşürse kilo kaybı kalıcı olur. Fazla kilonun nedeni yerken aşırıya kaçmak. Doğru. Tek neden bu olmamakla birlikte, porsiyon miktarının kontrol edilmemesi de kilo artışının bir sebebidir. Kısa vadede hızla, fazla kilolardan kurtulmak mümkün. Doğru. Ancak hızla kaybedilen kiloların aynı hızla ve hatta fazlasıyla geri dönüceği unutulmamalıdır. Kısa sürede hızlı ama geçici kilo kaybındansa, olması gereken sürede dengeli kalıcı kilo kaybı tercih edilmelidir.
ÇOK AZ YEMEK YEMEK DİYET YAPMAK MIDIR? Az beslenmek kilo verdirir. Kaybedilen kilonun istenildiği gibi yağ mı yoksa kas ve su kaybı mı olduğu çok önemlidir. Doğru kilo kaybını sağlayabilmek için kişinin günlük alması gereken gıdaları mutlaka tüketmesi gerekir. Az beslenmek, kilo kaybı için bir çözüm yöntemi değildir. Zengin kahvaltı ile güne başlayın. Doğru. Ancak kalori yönünden dengeli ve kişinin gereksinimlerini karşılayacak içeriği olan bir kahvaltı ile güne başlanılması çok önemlidir. Her tür hareket ve spor yapmak mutlaka kilo verdirir. Her tür hareket ve spor enerji harcanması için bir yöntemdir. Ancak gün içerisinde aldığınız kalori miktarı harcağınız kalori miktarından fazlaysa kilo kaybı sağlanamaz. Seks spor gibidir; kalori yakar zayıflamanızı sağlar. Doğru. Ancak sanıldığı kadar fazla değil. Çay,vücutta su tutumuna neden olur. Yanlış. Koyu olmayan bir çay; gıdaların besin değerlerinde kayba neden olmaz. Sauna gibi sıcak ortamlarda terlemek zayıflatır. Yanlış. Sauna ile sadece vücuttan su kaybı olur. HER DİYET SİZE UYAR MI? Kısa vadeli düşünmek Kilo vermede başarılı olmanın tek yolu, bunu, hayat tarzınızda yapacağınız bir değişiklik olarak görmektir. Kısa dönem boyunca aç kalmayı diyet olarak algılayanların elde edeceği tek şey, kısa zamanda diyeti bırakmak olacaktır. Çünkü zor gelecektir. Bu sebeple de sağlıklı ve dengeli bir beslenme programı uygulamak en iyisidir. Çoğu diyetisyen, kadınların, günde 1.300-1.500 kalori alması gerektiğini belirtiyor. Eğer bin kalori ya da bin kalorinin altı bir diyet uygulamaya kalkarsanız, sürekli aç kalmaktan ötürü o diyeti bırakmanız gerekebilir. Üstelik dengeli bir diyetle pek çok farklı besinden de faydalanabilirsiniz. Ünlü diyetleri Diyet kişiye yöneliktir. Ünlülerin yaptığı çoğu diyet, belli bir besin ya da besin grubunu programın dışında tutmaya yöneliktir. Bu nedenle, bu tip diyetlere bağlı kalınması ve sonuç alınması zordur. Bunun yerine hem karbonhidrat, hem de protein içeren az yağlı bir diyet tercih edilmeli. Size yazılan diyet programı ile ailenizden başka biri kilo alabilir. Başkasının diyet programını uygulamayın ya da sizin diyet programınızı başkasına tavsiye etmeyin. Kaynak: SABAH / ESRA TÜZÜN |
|
|
Çiftlik Tavukları Omaga 3 üretemiyor. |
|
'Tavuk yemenin, et yemekten beslenme açısından bir farkı kalmadı.' Londra Metropolitan Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada, bugün büyük fabrikalarda, hiç hareket etmeden yetiştirilen tavukların, en az et kadar yağlı olduğu, böylece sağlık için beyaz et yemenin bir farkı kalmadığını öne sürdü. Uzmanlara göre, bugün masamızdaki tavuklar, 1970'lerdekinden yüzde 50 daha yağlı. Üniversitenin araştırmasında şöyle denildi: "Son 30 yılda tavuklar yüzde 50 daha yağlı hale geldi. Bugün derisiyle pişirilen bir tavuğun, kırmızı etten yağ açısından bir farkı kalmadı. Tavuklar artık otlak yerlerde yetiştirilmiyor. Bu nedenle Omega 3 yağ asitleri yani iyi yağ denilen kimyasal maddelerden yoksun kalıyor. Bu Omaga 3 yağ asitleri beynin gelişimi için çok gerekli" 08/10/2009 |