|
Özel Dosyalar |
Cinsel Sağlık |
|
Eş Cinsellik nereye gidiyor? |
|||||||||||||
|
|
|
|
|
Miss Universe'de tarihi karar |
||||||
|
Jenna Talackova'nın açtığı davayı kazanması üzerine, Miss Universe Organizasyonu tarihi bir karar değişikliğiyle transseksüeller için adaylık yasağını kaldırdı. Dünyaca ünlü “Miss Universe – Kainat Güzeli” yarışmasının resmi organizasyonu, tarihi bir karar aldı. Kurulun aldığı karar doğrultusunda, 2013 yılından itibaren transseksüeller de yarışmaya katılabilecek. Organizasyonun sahibi olan ünlü emlak kralı Donald Trump tarafından transseksüel olduğu gerekçesiyle yarışmadan diskalifiye edilen Jenna Talackova, Miss Universe yönetimine karşı “mağduriyet” davası açmıştı. Mahkemenin, geçtiğimiz salı günü Talackova'nın “haklı” olduğu yönünde karar vermesi de, bu köklü kural değişikliğinde şüphesiz etkili oldu.
2013 yılından itibaren transseksüeller de yarışmaya katılabilecek Emsal teşkil edebilir Gay ve Lezbiyenlere hakaret edenlere karşı ittifak gurubu GLAAD adlı sivil toplum örgütünün medya aracılığıyla sürdürdüğü mücadele böylelikle Talackova'nın mahkemeyi kazanmasından ibaret kalmayıp, Miss Universe yarışmasına dair hayaller kuran tüm transseksüellerin de yolunu açmış oldu. GLAAD topluluğu, yaptıkları basın açıklamasında Olimpiyat organizasyonları ve “Amerika'nın Yeni Top Modeli” v.b. tv şovlarında da aynı kararın uygulanması için çabalarını sürdüreceklerini söyledi. Tüm bu gelişmelerin ardından aldıkları karar sonrasında Miss Universe Yönetim Kurulu Başkanı Paula Shugart, “Bu uzun süredir üzerinde ciddiyetle durduğumuz bir konuydu. Kadınlar arası hak eşitliği bizim tarihçemizin vazgeçilmezidir” açıklamasında bulundu. 10 Nisan 2012 |
||||||
|
Kanada Güzeli seçilen güzel erkek çıktı |
||||||
Kanada’daki güzellik yarışmasında birinci olan Jenna Talackova erkek olduğu ortaya çıkınca yarışmadan diskalifiye edildi. İSTANBUL - Ülkesini Dünya Kainat Güzellik Yarışması’nda temsil etmek için onlarca finalist arasından seçilen Kanada güzeli Jenna Talackova erkek olduğu anlaşılınca yarışmadan diskalifiye edildi. “Kanada Kainat Güzeli Yarışması”nın ulusal direktörü Denis Davila 23 yaşındaki Talackova’nın doğuştan kadın olduğunu sandıklarını söyledi. Davila sözlerine şöyle devam etti: “Kurallar gereği yarışmaya katılan herkesin doğuştan kadın olması gerekiyor.” 19 yaşında cinsiyetini değiştiren Talackova sonradan kadın olduğunu açıkladığı gün yarışmadan diskalifiye oldu. Talackova bir avukata başvurduğunu ve haklarını arayacağını belirtirken yetkililerin, Talackova’nın resimlerini yarışmanın resmi internet sitesinden çıkardığı açıklandı. 26 Mart 2012 |
||||||
|
Liberya'da eşcinsel derneğine öfke |
||||||
Liberya'da eşcinsel haklarını savunan bir derneğin kurulması, ülkede bazı kesimleri öfkelendirdi. Derneğin üyelerinden birinin annesinin evi yakılırken, Nobel Barış Ödülü sahibi Cumhurbaşkanı Ellen Johnson Sirleaf, eşcinsel haklarına yönelik yasalara destek vermeyeceğini söyledi. Archie Ponpon ve Abraham Kamara, Afrika'nın birçok ülkesi gibi sosyal açıdan muhafazakar olan ve eşcinselliğin yasaklandığı Liberya'da eşcinsel haklarını savunmak üzere Ocak ayında Modegal adlı derneği kurdu. Derneğin kuruluşuyla ülkede eşcinsel hakları konusunda yeni bir tartışma süreci başladı. Radyolarda, üniversitelerde derneğin eşcinsel evliliklere izin verilmesi çağrısı tartışıldı. Din adamları da buna karşı olduklarını söyleyerek tartışmaya katıldı. Geçen ay bir rahip, evlilik töreni sırasında erkeklerin birbiriyle evlenemeyeceğini söyledi. Törene katılanlar rahibi coşkuyla alkışladı.
Modegal'in iki üyesi tacize uğradı. Bu üyeler, başkent Monrovia'daki Liberya Üniversitesi'nde öfkeli öğrencilerin tepkisine hedef oldu, okuldan uzaklaştırıldı. Cezaların artırılması için girişim Geçen ay Ponpon'un annesinin evi yakıldı. Ponpon, saldırının arkasında eşcinsel karşıtlarının olduğundan şüphelendiğini belirterek, "Annem o tarihten beri saklanıyor" dedi. Ocak'ta ikinci altı yıllık dönemi için yemin eden Cumhurbaşkanı Ellen Johnson Sirleaf, eşcinsel haklarına karşı çıkan grupları yatıştırmak için eşcinsel evliliği, ya da eşcinsel haklarıyla ilgili herhangi bir yasa tasarısını imzalamayacağını söyledi. Lahey'de Savaş Suçları Mahkemesi'nde yargılanan eski Liberya Cumhurbaşkanı Charles Taylor'ın eşi, muhalif senatör Jewel Taylor da eşcinselliği cezalandıran yasaların ağırlaştırılması için öneri sundu. Mevcut yasalara göre, eşcinsel ilişkiler bir yıla kadar hapisle cezalandırılabiliyor. Taylor, bunun 10 yıla çıkarılmasını istiyor. Taylor BBC'ye yaptığı açıklamada, "Bazı haberlerde benim aynı cinsle ilişkiye girenlerin idam edilmesi gerektiğini söylediğim iddia ediliyor. Hayır ben sadece bunun ağır suç kapsamına alınması için mücadele ediyorum" dedi. 19 Mart 2012 |
||||||
|
3 yaşında erkek olduğunu reddetti |
||||||
İngiltere’de yaşayan Zach Avery adlı erkek çocuk 3 yaşına bastığında cinsiyetini reddederek kız çocuk kıyafetleri giymeye başladı. "Cinsiyet Kimlik Bozukluğu" teşhisi konan çocuk bugünlerde dünya basınının gündeminde. İSTANBUL - İngiltere’nin Essex kentinde yaşayan 4 yaşındaki Zach Avery 1 sene öncesine kadar erkek çizgi film kahramanlarına özeniyor ve tipik erkek çocuk davranışları sergiliyordu. 3 yaşına bastığında erkek çocuk gibi yaşamayı reddeden Zach saçlarını uzattı ve annesinden saçlarına kurdele takmasını istedi. Zach’in anne-babası Theresa ile Darren Avery oğullarını doktora götürdüklerinde gerçeği öğrendi. Zach İngiltere’nin “Cinsiyet Kimlik Bozukluğu” hastalığına yakalanan en küçük hastalarından biriydi. Zach’in dışında 3 çocuğu daha olan Theresa oğlunun bir gün gelip kendisine “Ben kızım” dediğini söyledi. Theresa sözlerine şöyle devam etti: “Erkek kimliğini reddettiğini ilk duyduğum zaman şaka yaptığını sandım. Neticede sadece 3 yaşında bir çocuktu. Fakat daha sonra cinsel organından rahatsız olduğunu onu kesmek istediğini söylediğini duyunca işin ciddiyetinin farkına vardım.” Zach’in özel durumu yüzünden okulda zorluk çekmediğini, arkadaşlarının Zach’i Zach olduğu için sevdiklerini belirten Theresa şöyle konuştu: “Zach’in okulu bize çok destek oldu. Kızların da tercih edebildiği pantolonlu bir üniforma var. Şimdi onunla okula gidiyor. Ayrıca okul hem kızların hem de erkeklerin kullanabileceği bir tuvalet yaptırdı. Dolayısıyla şu an okul açısından Zach‘i rahatsız edebilecek bir konu gündemimizde yok.” 21 Şubat 2012 |
||||||
|
Eşcinseller aleyhinde konuşan vekile ihraç |
||||||
Fransa'da iktidar partisi, eşcinseller aleyhinde konuşan milletvekilini partiden ihraç edecek. Fransa'da iktidardaki Halk Hareketi Birliği (UMP), eşcinseller aleyhinde konuşan bir milletvekilini partiden ihraç edecek. UMP merkez yürütme kurulu, ''Eşcinsel olmak için narsist olmak gerekir'' diyen Chistian Vanneste isimli milletvekilini şiddetle kınadı ve gelecek toplantı sonunda partiden ihraç etme kararı aldı. Vanneste'in bu açıklamasıyla birlikte, ''Fransız eşcinseller, Nazi döneminde Fransa'dan sınır dışı edilmedi'' şeklindeki iddiası, ülkedeki eşcinsellerin sert tepkisine yol açmıştı. UMP Genel Sekreteri Jean Francois Cope, bu milletvekilinin gelecek genel seçimlerde partiden aday gösterilmeyeceğini ve partiden kesin ihracının gelecek toplantıda resmen onaylayacağını açıkladı. 'HİTLER'İN EŞCİNSELLERLE KİŞİSEL HESABI VARDI' Christian Vanneste, seçmenlerine yönelik son yaptığı konuşmada ''Hitler'in Almanya'da eşcinsellerle kişisel hesabı vardı ve sadece Almanya'da bir grup eşçinsel sınır dışı edildi, Fransa'da eşçinseller sınır dışı edilmedi''diye konuşmuştu. Christian Vanneste, geçen yıl yaptığı bir konuşmada, eşcinsellikle sapıklık arasında bir bağ var'' diyerek, sivil tolum örgütlerinin sert tepkisine yol açmıştı. Fransız tarihçilere göre, eşçinsel oldukları gerekçesiyle 63 Fransız vatandaşı Nazi yönetimi tarafından ülkeden sınır dışı edildi. 15 Şubat 2012 |
||||||
|
"Eşcinsellere çürük denmesin" |
||||||
Cemil İpekçi, Alt Üst Muhabbetler'de eşcinsellerin askerlik sorununa dikkat çekti Ünlü tasarımcı Cemil İpekçi, Alt Üst Muhabbetler programında Esin Övet ve Serdar Turgut'un sorularını yanıtladı. Eşcinsellerin askerlik sorunlarına dikkat çeken Cemil İpekçi, kendisinin de benzer süreçlerden geçtiğini, mevcut uygulamaların "aşağılayıcı" olduğunu söyledi. İpekçi, tecavüz, adam öldürme gibi suçları işleyip askere gidenlerin "sağlam" sayıldığını, eşcinsellere ise "çürük" denildiğini söyledi. Cinsel kimliği nedeniyle birçok hakarete maruz kaldığını kaydeden İpekçi, "Hakiki heteroseksüel hakaret etmez" dedi. İpekçi, hakaret edenlerin incelenmesi durumunda eşcinsel eğilimlerin görülebileceğini öne sürdü. Özel hayatıyla ilgili de konuşan İpekçi, "3 senedir dulum. Şu anda hayatımda kimse yok" dedi. 11 Şubat 2012 |
||||||
|
Washington eyaleti eşcinsel evlilikleri onayladı |
||||||
Amerika Birleşik Devletleri'nin Washington eyaleti meclisi, eşcinsel evliliklerini yasallaştıran kanun tasarısını onayladı ve ülkede bu adımı atan yedinci eyalet oldu. Tasarının geçen hafta eyalet senatosundan geçmesinden bir hafta sonra, temsilciler meclisinde yapılan oylamada, 43'e karşı 55 oyla, eşcinsel evliliklerinin yasalaşmasına karar verildi. Eyaletin Demokrat Partili Valisi Chris Gregoire'in gelecek hafta yasayı imzalaması bekleniyor. Dün de, California'da bir mahkemenin eşcinsel evliliklerine getirilen yasağın anayasaya aykırı olduğuna hükmetmişti. Eşcinsel evlilikleri New York, Connecticut, Iowa, Massachussets, New Hampshire, Vermont ve başkent Washington'da yasal. New Jersey eyaletinde de meclis gelecek hafta eşcinsel evliliklerini yasallaştırmayı oylayacak. Konunun, Maine eyaletinde de gelecek Kasım ayında referanduma götürülmesi bekleniyor.
Washington eyaletindeki yasal düzenleme, valinin imzasından 90 gün sonra yürürlüğe girecek. Yasa karşıtlarının bu 90 günlük sürede, konuyu referanduma götürmek gereken sayıda imza toplamak için kampanya yürütmesi bekleniyor. Washington Üniversitesi tarafından geçen Ekim ayında eyalette yapılan kamuoyu araştırmasında, katılımcıların yüzde 43'ü eşcinsel evliliklerine destek verdiklerini söylemişti. Yüzde 22'lik bir kesim de, birleşime evlilik adı verilmeden eşcinsellerin, evli çiftler için öngörülen tüm haklardan faydalanmasına destek vermişti. 10 Şubat 2012 |
||||||
|
California'da eşcinsel evlilik yasağı geri çevrildi |
||||||
San Francisco'da bir temyiz mahkemesi, California eyaletinde eşcinsel evliliğe konan yasağın anayasaya aykırı olduğuna karar verdi. Eyalette konuyla ilgili yapılan bir referandumun ertesinde eşcinsellerin evlenmesine Kasım 2008 tarihinde yasak getirilmişti. Fakat daha sonra bir mahkeme, referandumun sonucunu 2010 yılında geri çevirdi. Bunun üzerine yasak taraftarları konuyu temyiz mahkemesine taşımıştı. San Francisco'da üç yargıçtan oluşan temyiz paneli, 2'ye karşı 1 oyla, yasağın anayasal olmadığına hükmederek alt mahkemenin kararını onayladı. Şimdi yasak taraftarlarının konunun ABD Yüksek Mahkemesi'nde görüşülmesi için başvurması bekleniyor. 2008 yılında düzenlenen referandumda, ''California'da sadece bir erkekle kadın arasındaki evlilik geçerli olarak tanınır.'' önermesi oylanmış ve kabul edilmişti. Ancak iki eşcinsel çift, yasağın Amerikan anayasasına dayanan eşitlik haklarını ihlal ettiğini söyleyerek konuyu mahkemeye taşıdı. San Francisco'daki temyiz mahkemesi, kararının gerekçesinde, eyaletlerin kendi arzu ettikleri yasaları geçirme özgürlüğüne sahip olduğu, ancak farklı bir grup insana farklı muamele öngören yasaların geçirilmesi için meşru bir sebep olması gerektiği vurgulandı. Yargıçlar, yasağı haklı gösterecek meşru bir sebep görmediklerini açıkladılar. ABD'de eşcinsellerin evliliği şu an altı eyalette yasal kabul ediliyor. 8 Şubat 2012 |
||||||
|
Kuzey Kıbrıs'ta eşcinseller kaygılı |
||||||
Kuzey Kıbrıs'ta iki erkeğin eşcinsel ilişkileri dolayısıyla, İngiliz yönetiminden kalma yasalar çerçevesinde gözaltına alınması Avrupa Parlamentosu milletvekillerinin tepkisini çekti. Geçen Pazar günü Lefkoşa'daki merkez cezaevinde kalan iki erkek, mahkemeye çıkarılarak "doğa kanunlarına aykırı cinsel ilişkiye girmekle" suçlanmıştı. Bu olay, ceza kanununun 171. maddesine dayanılarak son 8 ayda gerçekleşen üçüncü gözaltı oluyor. Söz konusu 171. madde, eşcinsel ilişkinin 5 yıl hapisle cezalandırılmasını öngörüyor. 1929 yılında çıkarılmış olan yasa, 1990'ların sonlarında, Avrupa İnsan hakları Mahkemesi'nin bir kararı üzerine, Kıbrıs Cumhuriyeti'nde uygulamadan kaldırıldı. Ancak Kuzey Kıbrıs yönetiminde geçen Temmuz ayında iki eşcinsel erkek, aynı maddeye dayanılarak gözaltına alındı. Ekim ayında da, eski Kıbrıs Maliye Bakanı Mihail Sarris, iki yetişkin erkekle birlikte gözaltına alındı. Avrupa Parlamentosu'nda Lezbiyen, Gay, Biseksüel ve Trans Birey Hakları'nı gözeten grubun açıklamasına göre, Sarris, Kıbrıs Rum kesimine geçerek yargılanmaktan kurtulurken, diğer iki erkek, kuzeyde, soruşturma altına alındı. Kuzey Kıbrıs'ta eşcinsellere baskı uygulanacağı kaygısı duyan Avrupa Parlamentosu milletvekilleri Kuzey Kıbrıs yönetiminden söz konusu yasanın iptal edilmesini istediler. 'Derviş Eroğlu sözünü tutmalı' İngiltere Muhafazakar Partisi'nin Avrupa Parlamentosu milletvekili Marina Yannakoudakis, Kıbrıs Türk toplumu lideri Derviş Eroğlu'nun yasanın iptal edileceğine dair teminat verdiğini söyledi. Eroğlu, Mihail Sarris olayından sonra 171. maddenin "gecikmeksizin kaldırılması için hükümete tavsiyede bulunduğunu" söylemişti.
Ancak Kuzey Kıbrıs'taki Homofobiye Karşı İnisiyatif derneği, eşcinsel haklarını savunan çevrelerin defalarca talepte bulunmalarına rağmen yasanın kaldırılması konusunun hala Kuzey Kıbrıs meclisine getirilmemesinden yakınıyor. Dernek yetkililerinden Reşat Şaban, BBC'ye yaptığı açıklamada "Yasanın kaldırılması sözü lafta kaldı. Daha ileriye gidilmedi." dedi ve geçen yıl bu maddenin daha fazla kullanıldığına işaret ederek, kamuoyunda eşcinsellere karşı tavır oluşturulmasından kaygı duyduklarını belirtti. Reşat Şaban, Kuzey Kıbrıs'taki yönetimin hiçbir uluslararası kuruma hesap vermediğine işaret ederek, mahkemelerin dışarıya kapalı yürütülmesine rağmen, yerel basında zanlıların isim ve fotoğraflarının yayımlandığına da dikkat çekti. Avrupa Parlamentosu'nda Kıbrıs Türk Toplumu ile İlişkiler Gubunun üyesi olan Marina Yannakoudakis, Kuzey Kıbrıs'taki medyanın gözaltına alma olaylarını "son derece küçük düşürücü" bir dille aktarmasından kaygı duyduklarını kaydetti. Yannakoudakis, "171. madde uyarınca gözaltına alma uygulamasına derhal son verilmeli ve geçen ay gözaltına alınan erkekler, gecikmeksizin serbest bırakılmalı." dedi. Marina Yannakoudakis, Kuzey Kıbrıs'ta yasaların değiştirilmesinin yetmeyeceğini, genel tavrın da değiştirilmesi ve tüm Kıbrıslı yetişkinlerin, karşılıklı rıza çerçevesinde, cezalandırılacakları ya da teşhir edilecekleri korkusu yaşamadan, aynı ya da karşı cinsle ilişkiye girebilmeleri gerektiğini vurguladı. İngiltere İşçi Partisi'nin AP milletvekillerinden Michael Cashman da, 171. maddenin "birçok insanın hayatını kararttığını" söyledi ve "Avrupa'da ya da dünyada yeri olmayan, tarihi geçmiş bu yasanın kaldırılması konusunda telkinde bulunmak üzere, Kuzey Kıbrıs yönetimiyle görüşmeye gitmeyi planladığını" bildirdi. 02 Şubat 2012 |
||||||
|
Indiana'da Eşcinsellere özel plaka |
||||||
ABD'nin Indiana eyaletinde genç eşcinsellere üzerinde gökkuşağı logosu bulunan plakalar verilecek. Aralık 28'den beri dağıtılmakta olan yeni plakalarda gökkuşağı renginde eller göğe doğru uzanıyor ve bu yeni plakaların fiyatları 40 dolar. Indiana Youth Group (Indiana Gençlik Grubu) tarafından yapılan başvurular neticesinde, yetkililer eşcinsellerin farklı plaka talebini kabul etti. Habertürk'üm haberine göre; gay, lezbiyen ve transseksüellerden oluşan Gençlik Grubu'nu yaşları 12 ile 21 yaşında değişen gençler oluşturuyor. Indiana yetkililerini mahkemeye veren grup kazanırken, motosikletlere de yine eşcinsel ibareli plaka dağıtılacak. Indiana Gençlik Grubunun lideri Mary Byrne, bu yeni plakaların insanların gerçek kimliklerini göstermek için mükemmel bir yol olduğunu söylüyor. 21 Ocak 2012 |
||||||
|
Malezyalı Muhalefet Lideri 'eşcinsellik' davasında aklandı |
||||||
Malezyalı muhalefet lideri Enver İbrahim, ülkede suç olmasına rağmen eşcinsel ilişkiye girmekle suçlandığı davada beraat etti. İki yıldır yargılanan İbrahim başbakan yardımcısı olduğu dönemde bir yardımcısına fiili livatada bulunmakla suçlanıyordu. Ancak mahkeme hakimi, savcılık iddianamesinde sunulan DNA kanıtlarının güvenilir olmadığı hükmüne vardı. Karar ardından BBC'ye açıklama yapan Enver İbrahim, kararın kendisi için güzel bir sürpriz olduğunu, ancak Malezya'da sistemin hala tüm otoriteyi hükümet elinde topladığını, hükümetin yargıyı muhalefeti sindirmek ve kovuşturmalarla yıldırmak için kullandığını öne sürdü. Hükümet yetkilileri ise kararın yargının bağımsız olduğunu gösterdiğini savundu. 64 yaşındaki Enver İbrahim, suçlamaları baştan bu yana reddetmiş, iddiaların kendisini siyaset dışı bırakmayı amaçladığını savunmuştu. Malezya'da eşcinsel ilişkiye girmek yasadışı. Enver İbrahim 2000 yılında da benzer suçlamalar nedeniyle yıllarca hapis yattı; ancak sonradan bu hüküm de bozuldu. Enver İbrahim, suçlu bulunsaydı 20 yıla kadar hapis cezası alabilirdi. Mahkemede sevinç gösterileri Beraat kararı mahkeme salonunda eşi ve kızları ile yandaşlarının tezahüratları ile karşılandı. Yüzlerce yandaşı da mahkeme önünde eski başbakan yardımcısı lehinde sevinç gösterilerinde bulundu. Kuala Lumpur'daki muhabirimiz Jennifer Pak, Enver'in Malezya'da hükümet karşısında ciddi bir siyasi alternatif yaratabilecek tek lider olarak görüldüğünü belirtiyor. Ülkede gelecek yıl seçime gidilmesi bekleniyor. 1990'larda Malezya'nın eski lideri Mahathir Muhammed'e yakın bir isim olan Enver, daha sonra Mahathir'e muhalefetin başını çekmeye başladı. İlk olarak 1982'de milletvekili seçilen Enver İbrahim, yolsuzluk ve fiili livata suçlamaları yüzünden 1998'de kabinedeki maliye bakanlığı görevini, yolsuzluktan suçlu bulununca da 1999'da yasa gereği meclisteki sandalyesini bırakmak zorunda kalmıştı. 1998 ila 2004 yıllarını cezaevinde geçiren eski başbakan yardımcısı, Malezya yüksek mahkemesinin "fiili livata" ile ilgili hükmü geri çevirmesinden sonra serbest bırakılmıştı. Enver İbrahim mahkemeden ayrıldıktan sonra twitter hesabında yayınlanan mesajında 'bir sonraki seçimde halkın sesi duyulacak ve yolsuzluğa batmış bu hükümet iktidar kaidesinden indirilecek" diye yazdı. Malezya, yaklaşık 50 yıldır aynı parti tarafından yönetiliyor. 9 Ocak 2012 |
||||||
|
'Nixon eşcinseldi, karısını döverdi' |
||||||
Watergate skandalı nedeniyle görevinden istifa ederek bir köşeye çekilmek zorunda kalan eski ABD Başkanı Richard Nixon’un eşcinsel olduğu ve eşini dövdüğü iddia edildi. Gazeteci Don Fulsom “Nixon’s Darkest Secrets” (Nixon’un en karanlık sırları) adlı bir kitap yazdı. Fulsom, kitabında Başkan Nixon ile Bebe Rebozo arasında eşcinsel bir ilişki olduğunu iddia etti. İkilinin masa altında el ele görüldükleri de kitaptaki iddialardan biri.
Habertürk'ün haberine göre; Fulsom,
Nixon’un eşi Pat ile evliliğinin de göstermelik olduğunu öne sürdü.
10 Aralık 2011 |
||||||
|
Eşcinsellere ABD desteği |
||||||
Amerika Birleşik Devletleri artık dış yardım ve diplomatik araçları kullanarak ülke dışında da eşcinsel haklarını savunacak. Cenevre Birleşmiş Milletler merkezinde konuşan Amerika Dışişleri Bakanı Hilary Cilinton, "eşcinselliğin asla suç sayılmaması gerektiğini " söyledi. Clinton, "bir ülkenin kültürel ve dini gelenekleri ayrımcılık için bahane olamaz" dedi. Eşcinselliğin suç olarak kabul edildiği ülkelerin temsilcilerinden büyük bölümünün, Clinton'un konuşması biter bitmez salonu terk ettiği gözlendi. Başkan Barack Obama'nın yayınladığı kararnameye göre Washington, uluslararası yardım ve sığınma hakkı konularında karar alırken, eşcinsel haklarını da hesaba katacak. Beyaz Saray'ın eşcinsel hakları konusunda kötü sicile sahip ülkelere ne gibi yaptırımlar öngördüğü ise açıklanmıyor. 7 Aralık 2011 |
||||||
|
Malezya'da eşcinsel olmak |
||||||
Malezya'da sodomi karşıtı yasalar, eşcinselleri çok sert cezalarla tehdit ediyor. Konu ülke siyasetinde de sık sık gündeme gelen bir tartışma. Muhalefet lideri Enver İbrahim, reddettiği sodomi iddiasıyla yargılanıp hapse konmuştu. Şimdi hakkında açılan ikinci bir davanın sonucunu bekliyor. Malezya'da son zamanlarda eşcinsellere yönelik baskıların arttığı gözleniyor. Her yıl düzenlenmeye başlanan bir eşcinsel festivali bu yıl polis tarafından iptal yasaklandı. İki eyalet, eşcinselliğe karşı cezai yaptırımları artırmayı görüşüyor. Ama BBC'den Jennifer Pak'ın da anlattığı gibi, başkent Kuala Lumpur'u tanıyan herkes gay mekanların hangileri olduğunu gayet iyi biliyor. Kuala Lumpur'da eşcinsel arkadaşlarımla vakit geçirdiğim her geçen gün, bu şehrin erkek nüfusunun en azından yarısının hemcinsine ilgi duyduğuna kani olmaya başlıyorum; en azından yakışıklı olanlarının... Arkadaşım Jeff, ''Şuradaki adamı görüyor musun?'' diye soruyor bana. Loş bir bardayız. ''Yoksa o da mı!'' diye gözlerimi açıyorum. Kolunu omzuma atan Jeff, ''Tatlım'' diye söze başlıyor, ''Bu kadar güzel dans eden bir erkeğin hetero olması zor biraz.'' Kuala Lumpur kozmopolit bir şehir. Ve dünyanın diğer birçok benzer merkezinde olduğu gibi, eşcinsel klüpleri burada da var. Gay bir mekan olduğu renkli ışıklarla ilan edilmiyor ama hangi barın ve klubün müşterisinin genelde eşcinsel olduğunu ya da eşcinselleri de rahatça kabul edip etmediğini Kuala Lumpur'da bilen biliyor. Yalnız, bu manzaranın Malezya'nın başketindeki cinsel özgürlüğe işaret ettiğini düşünmek epey safça olur. Evlilik hayatı Eşcinsel olan Malezyalı Müslüman bir arkadaşım, bir yandan pembe martinisini yudumlarken, yakın bir gelecekte güzel bir kız bulup evlenmesi gerekeceğini söylediğinde, ilk başta şaşırmıştım. Fakat birçok Malezyalı eşcinsel için evlenip çoluk çocuğa karışmak, bu ülkede önlerinde gördükleri tek makul seçenek. Kuala Lumpur'daki eşcinsel erkeklerden hemen hemen hiçbiri, ailesine ve yakınlarına gerçeği söylemiş değil. Malezya'da eşcinselim diye ortaya çıkmamanın, gayet haklı nedenleri de var. Nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan bu ülkede, yasaların ''doğanın kurallarına aykırı ilişki'' diye tanımladığı sodomi, cezai yaptırımları olan bir suç kabul ediliyor. 20 yıla varan hapis ve kırbaçlanma gibi cezalardan bahsediyoruz. Ama uygulamada bu cezalara başvurulduğu çok nadir görülen bir şey. Ancak kimi çevreler, Malezya toplumunda giderek daha fazla hissedilen İslamileşmeye koşut, efemine görülen ya da Malay dilindeki tabiriyle ''lelaki lembut'' olan erkeklere karşı hoşgörüsüzlüğün de giderek arttığını söylüyorlar.
'Erkeklik' kampı Bu yıl başlarında eğitimden sorumlu hükümet yetkilileri daha okul çağında 66 erkek çocuğunu ''kız gibi davrandıkları'' gerekçesiyle toplayıp bir kampa götürdü. Kampın amacı, çocukları eşcinsel eğilimlerden kurtarmaktı. Malezya, çok kültürlü ve çok dinli bir ülke. Eşcinsellere yönelik toplumsal baskıların sadece Müslüman kesimden kaynaklandığını düşünmek hata olur. Örneğin, Çin asıllı bir Malezyalı olan arkadaşım Adam, Kuala Lumpur'da üzerine geçirdiği daracık -ve kısacık- şortuyla keyfine göre gezip dolaşan, özgüven sahibi bir eşcinsel imajı çiziyor. Ama ondan bir de, ailesinin yaşadığı köye gittiği zaman nasıl davrandığını dinleyin. Adam, ''Aslında o kadar da zor değil'' diye giriyor söze; ''Bacaklarımı kocaman açıp oturuyor ve yüksek sesle bağıra bağıra bolca küfür eden bir erkek oluyorum.'' Evin en büyük oğlu olduğu için, ailenin ismini gelecek nesillere taşıması bekleniyor. Adam, ailesini üzmemek için onların yanında takındığı rolü devam ettirmeye kararlı. Onur yürüyüşüne yasak Üstelik, Malezya'da hetero rolünü oynamamak ailelerin üzüntüsü bir yana, insanı ölüm tehditleriyle bile karşı karşıya getirebiliyor. Polis, Malezyalı eşcinsel aktivistlerin bu yıl planladığı onur yürüyüşünü güvenlik nedenleriyle yasaklamak zorunda kaldı. 2008'de bir avuç kişinin başlattığı bu etkinliğe katılım yıldan yıla büyümüştü. Son olarak 1500 kişinin katıldığı bir festival düzenlenmiş ve bu yılki katılımın daha da büyük olacağı tahminleri dile getirilir olmuştu. Fakat artan katılım, muhafazakar Müslümanların dikkatini çekti. Onur yürüyüşüne ''utanmazca seks peşinde koşulduğu'' gerekçesiyle izin vermeyeceklerini söylediler. Polis, çareyi iptal etmekte buldu. Malezya'da çok eşcinsel var, doğru. Ama eşcinsel haklarını savunacak insan bulmak bir o kadar zor görünüyor. 2 Aralık 2011 |
||||||
|
Nijerya senatosundan eşcinsellere büyük darbe |
||||||
Nijerya'da senatodan geçen bir yasa tasarısında eşcinsel evlilik yapan kişilerin 14 yıl hapse mahkum edilmesi öngörülüyor. Eşcinsel evlilikleri özendiren ya da buna yardımcı olanların 10 yıl hapse mahkum edilmesini öngören yasada, eşcinsel kulüp çalıştıranlar ya da buralarda çalışanlarla, halk içinde eşcinsel ilişkilerini açıkça veya dolaylı şekilde belli eden çiftlerin de aynı süreyle hapis cezasına çarptırılması isteniyor. Tasarının, yasalaşmadan önce parlamentonun alt kanadında da benimsenmesi ve Cumhurbaşkanı Goodluck Jonathan tarafından imzalanması gerekiyor. İngiltere Başbakanı David Cameron, daha önce, eşcinsel haklarını tanımayan ülkelere yardımların durdurulmasının düşünülebileceğini söylemişti. Fransız Haber Ajansı AFP'ye göre, Nijerya senatosu başkanı David Mark, bugün yasanın ele alındığı oturum sırasında, "Bizim değerlerimiz, bizimdir" dedi; "Sırf kendi değerlerimize bağlı kalmak istememiz yüzünden bir ülke bize yardım yapmayı veya destek vermeyi reddediyorsa, yardımları ve destekleri kendilerine kalsın." diye devam etti. Söz konusu yasa tasarısının ele alındığı geçen ayki oturum sırasında, eşcinsel eylemciler parlamento önünde protesto eylemi düzenlemiş, tasarının temel insan haklarını ihlal ettiğini belirterek yasalaştırılmasından vazgeçilmesini istemişlerdi. AFP, eşcinsel evliliklere rastlanmayan ve eşcinsellerin zaten büyük ölçüde ayrımcılığa hedef olduğu Nijerya'da böylesi bir yasaklamaya neden ihtiyaç duyulduğunun anlaşılamadığını belirtiyor. Koyu dindar bir ülke olan Nijerya'nın kuzeyinde çoğunlukla Müslümanlar, güneyindeyse yoğun olarak Hristiyanlar yaşıyor. Kuzeydeki 12 vilayette şeriat geçerli olmakla birlikte, yörelere göre değişen uygulamalara gidiliyor. Nijerya Sosyo-Ekonomik Haklar ve Sorumluluk Projesi Başkanı Adetokunbo Mumuni, Afrika'nın en büyük petrol üreticisi olmasına rağmen elektrik gibi temel altyapı ihtiyaçları yaşayan bir ülke açısından, söz konusu yasayı zaman kaybı olarak tanımladı; parlamento üyelerinin Nijeryalıların çoğunu ilgilendiren konular üzerinde odaklaşmalarını istedi. 29 Kasım 2011 |
||||||
|
Brezilya'da eşcinsel evliliğe onay |
||||||
Brezilya'da yüksek temyiz mahkemesi, iki kadının yasal olarak evlenebileceği kararını verdi. Yüksek Temyiz Mahkemesi, kadınlar hakkında iki alt mahkemenin verdiği hükmü bozarak, iki kadının yasal olarak evlenebileceği kararını aldı ve bu kararla, Brezilya'da eşcinsel evliliği onaylayan en yüksek mahkeme oldu. Brezilya'da geçen Mayıs ayında Yüksek Mahkeme, eşcinsel birlikteliklerin tanınabileceği kararını vermiş, ancak eşcinsel evliliklerin tanınması konusunda hükme varmamıştı. Yine geçen Temmuz ayında bir mahkeme iki erkeğin birlikteliklerini yasal olarak evliliğe dönüştürebileceği hükmünü vermişti. Bu tarihten sonra Brezilya'da çok sayıda eşcinsel çift, birlikteliklerinin evlilik olarak kabul edilmesi talebiyle dilekçe vermiş, bazılarınınki kabul edilmiş, bazılarınınki ise reddedilmişti. Latin Amerika'da Arjantin ve Meksiko City'de eşcinsel evlilikler yasal. 26 Ekim 2011 |
||||||
|
Lezbiyen çift vekalet davasını kazandı |
||||||
Lezbiyen bir çifte sperm bağışlayan Avustralyalı adam, mahkeme kararıyla çocuğun doğum belgelerinden çıkartıldı. Adamın isminin yerine, bebeği doğuran kadının eski sevgilisinin ismi yazılacak. Çift 2006 yılında ayrılmıştı ancak mahkeme eski sevgilinin isminin doğum belgelerinde yazılmasına onay verdi. İsmi açıklanmayan adam, çocuk sahibi olabilmek için sperm donörü arayan lezbiyen çiftin gazete ilanına yanıt vermişti. Mahkeme, adamın 2001 yılında doğan ve artık 9 yaşında olan çocuğa ilişkin yasal babalık hakkı olmadığına karar verdi. Kararla birlikte, ilk defa Avustralya'da bir sperm donörünün ismi zorla resmi belgelerden çıkartılmış oldu. Adam, kararın "kabul edilemez" olduğunu ve "babalar için çok kötü bir gün" anlamına geldiğini söyledi. Mahkeme binasının önünde yaptığı açıklamada adam, "Yasal olarak kızımın babası değilim. Kanunlar benim gibi insanları koruma konusunda yetersiz" dedi. Annenin eski sevgilisi ise "okullar, hastaneler ve devlet binalarında karışıklığı önlemek amacıyla" isminin doğum belgesine yazılmasını istediğini belirtmişti. Mahkeme kararını açıklayan hakim, adamın hissettiklerini anladığını ancak Avustralya yasaları altında vekalet hakkı bulunmadığını söyledi. Donörün ismi yasal nedenlerle açıklanamıyor. 17 Ağustos 2011 |
||||||
|
BM’den eşcinseller için tarihi karar |
||||||
Birleşmiş Milletler, uzun ve gergin görüşmelerin ardından tarihinde ilk defa eşcinseller, lezbiyenler ve cinsiyet değiştiren kişilerin haklarını tanıyan bir kararı kabul etti. Merkezi Cenevre’de bulunan BM İnsan Hakları Konseyi, Güney Afrika tarafından sunulan karar tasarısını 19 üyenin olumsuz oyuna karşı 23 üye ülkenin olumlu oyuyla kabul ederken, karar farklı tepkilerle karşılandı. ABD başta olmak üzere pek çok Batılı konsey üyesinin desteklediği karar, bazı Afrikalı ve Müslüman ülkeler tarafından eleştirildi. Oylamanın ardından açıklama yayımlayan ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, kararı, “eşcinsel, lezbiyen ve cinsiyet değiştiren kişilerin tamamen kim oldukları ve kimi sevdiklerinden dolayı dünya çapında karşılaştıkları engeller ve insan hakları ihlallerinin altını çizmek için tarihi bir an” olarak tanımladı. Tasarıyı destekleyenler arasında ABD’nin yanısıra Brezilya ve diğer Latin Amerika ülkeleri yer alırken, tasarıya karşı çıkan ülkeler arasında Rusya, Suudi Arabistan, Nijerya ve Pakistan dikkat çekti. Çin, Burkina Faso ve Zambiya tasarıya çekimser kalırken, Kırgızistan oy kullanmadı, Libya ise 47 üyenin yer aldığı Konsey’deki hakları askıya alındığı için oylamaya katılmadı.
Karar ne getiriyor? Karar, “dünyanın tüm bölgelerinde insanların cinsel eğilimleri ve cinsiyet tercihleri nedeniyle maruz kaldıkları şiddet eylemleri ve ayrımcılıktan derin endişe duyulduğunu” vurgularken, tüm dünyada eşcinsellere karşı ayrımcılığı ortaya koyan küresel bir rapor hazırlanması çağrısında bulundu. Kararla ayrıca eşcinsellere karşı ayrımcılık yapan yasalarla şiddet eylemlerinin de dâhil olduğu insan hakları ihlallerini belgelemek için resmi bir BM süreci başlatılacak. 76 ülkede yasadışı Uluslararası Af Örgütü’ne göre, aynı cinsiyete sahip kişiler arasında karşılıklı rızaya dayalı birliktelik 76 ülkede yasadışı sayılıyor ve pek çok ülkede eşcinseller, taciz ve ayrımcılığa uğruyor. Kararı, BM’yi on yıllardır ikiye bölen bir konuda önemli bir değişiklik olarak nitelendiren eşcinsel hak savunucuları, atılan adımda Obama yönetiminin eşcinsel haklarının ABD’de ve dünyada tanınması için büyük çaba harcamasının etken olduğunu kaydettiler.
ABD, geçen Mart ayında eşcinsel hakları lehine bağlayıcılığı olmayan, ancak BM’ye üye 80’i aşkın ülkenin desteğini kazanan bir bildirge yayınlamıştı. Bunun yanı sıra ABD Kongresi, eşcinsellerin açık biçimde orduda hizmet etme yasağını kaldırmış, Obama yönetimi de aynı cinsiyetteki kişilerin yaptıkları evliliğin federal makamlarca tanınmasını yasaklayan Amerikan kanununun anayasa uygunluğunu artık savunmayacağını açıklamıştı. Cenevre’deki oylama, ABD’deki eşcinsel haklarına ilişkin tartışmalar bakımından da önemli bir zamana denk geldi. New York Eyalet Kongresi, Cuma günü New York eyaletini aynı cinsiyetteki kişilerce yapılan evliliğe izin verecek altıncı ve şimdiye kadarki en büyük eyalet haline getirecek olan bir yasa tasarısını görüşmeye başladı. ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Daniel Baer de, BM kararının, buna karşı oy veren ülkelerde yaşayan eşcinsel kadın ve erkekler için ne gibi bir fayda sağlayacağı sorusuna karşılık, bunun, “uluslararası camiadaki pek çok kişinin, bu ülkelerdeki eşcinselleri desteklediği, onları yalnız bırakmadığı ve değişikliğin gelmekte olduğu yolunda önemli bir sinyal verdiğini” kaydetti. Eşcinsel haklarını savunan bir grup olan ARC International'ın temsilcisi John Fisher ise BM kararının çok uzun süredir korunan sessizliği bozduğunu vurguladı. İslam Konferansı Örgütü eleştirdi Ancak bu kararla eşcinsellikle ilgili kanunların mercek altına alınması ihtimali, 47 üyeli BM İnsan Hakları Konseyi’nin pek çok üyesince endişeyle karşılandı. Pakistan’ın BM’nin Cenevre nezdindeki daimi temsilcisi Zamir Akram, İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) adına yaptığı konuşmada, “BM’ye, yasal zemini olmayan bazı kavramlar kabul ettirme girişimlerinden ciddi biçimde kaygılıyız” dedi. Nijerya temsilcisi, tasarının pek çok Afrikalının arzusuna ters düştüğünü belirtirken, Moritanya temsilcisi, eşcinsel haklarını savunan kararın “bir insanın doğal haklarını doğal olmayanla değiştirme girişimi” olarak değerlendirdi. İnsan Hakları İzleme örgütünün eşcinsel hakları programından Boris Dittrich ise ABD ve Batı Avrupa’nın, Güney Afrika’yı tasarıyı sunmaya ikna etmesinin önemli olduğunu, böylece bunun Batılı olmayan ülkeler tarafından “Batı’nın kendi değerlerini empoze etmesi” olarak yorumlanmasını güçleştirdiğini kaydetti. Ancak Dittrich, BM’nin kararı uygulatacak bir mekanizmaya sahip olmadığına da dikkat çekti ve “eşcinsel haklarını suiistimal eden hükümetlerin kim olduğunu belirtmek ve bunları mahcup etmek, sivil toplum örgütlerine düşüyor” dedi. 19/06/2011 |
||||||
|
YİNE AYNI CADDE YİNE SEKS VE SARHOŞ REZALETİ!.. |
||||||
Her türlü rezilliğin ve sosyal davranış bozukluğunun yaşandığı cadde de bu haftada bin bir rezalet yaşandı. Galler'in başkenti Cardiff alkol aldıktan sonra sokakta taşkınlık yapan gençlerle meşhur. Cardiff'de bir cadde ise "Utanma duygusunun olmadığı yer" olarak biliniyor. Sokakta içki içmek yasak olmasına rağmen genç kızlar geçen cuma akşamı caddeye çıkarak her türlü rezilliği yaptılar. Alkolün etkisiyle kendinden geçen bir kız, donunu indirip dans ederken, diğer iki arkadaşı onun bu davranışına kahkahalarla karşılık verdiler. Cuma günü yaşanan bu rezaletin ardından Cardiff Büyükşehir Belediye Başkanı Jenny Willott, "Şehrin en büyük sorunlarından biri gençlerin alkol aldıktan sonra gece yarısı sokağa çıkarak taşkınlık yapması ve sosyal davranış bozukluğunda bulunması" dedi. Bu cadde özellikle hafta sonu gece yarısından sonra açık bir geneleve dönüyor. Sarhoş kızlarla erkekler sokakta gelip geçenlerin yanında seks yapıyor. İçkiyi fazla kaçıran kadınlı erkekli insanlar kusmuklar içinde sızıp kalıyor. Ambulanslar sabaha kadar sokakta kusup kendinden geçen gençleri hastaneye taşıyor. Modern Avrupa'nın okumuş kültürlü gençleri!.. caddede bulduğu yere alenen işerken bir kısmı açıktan büyük tuvaletini bile yapmaktan çekinmiyor. Bu rezil cadde bu hafta sonunda yine bin bir rezalete sahne oldu. 02/11/2009 |
||||||
|
İsveç Kilisesi eşcinsellere nikâh kapısını açtı |
||||||
İsveç Kilisesi içinde 50 yıldır tartışılan eşcinsel evliliği konusunda nihayet karara varıldı. Yüksek karar organı delegelerin çoğunluğuyla eşcinsellerin kilisede evlenmelerine ’’evet’’ dedi. İsveç Kilisesi’nin Uppsala kentinde toplanan yüksek karar organı toplantısı eşcinsel evliliği konusunda ateşli tartışmalara sahne oldu. Eşcinsel evliliğine karşı çıkan papazlar, evliliğin Hıristiyan dinine göre “iki ayrı cinsin kendi rızalarıyla kurdukları bir kurum” olduğunu savunarak kilisenin eşcinsellerin nikâhlanmalarını onaylayamayacağını savundular. Bu görüşü savunanlar kilisenin nikâh kıyma hakkından vazgeçmesini istediler. Eşcinsellerin kilisede de evlenebilmelerini savunanlar ise, yasal olarak nikâhlanma hakkını kazanmış olan eşcinsellere kapılar kapatıldığı takdirde, kilisenin önemli bir fonksiyonunu yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını söylediler. Eşcinsellerin evlenebileceğini savunanlar ayrıca, geleneklere bağlı kalarak çağın gerisinde kalmanın doğru olmadığını, kilisenin de toplumsal gelişmeye ayak uydurmak zorunda olduğunu, bu yüzden kendi iradeleriyle cinsel tercihte bulunanlara kilisenin de saygı göstermesi gerektiğini savundular. Oylama sonucu Ateşli tartışmalardan sonra yapılan oylamada 249 delegeden 176’sı eşcinsellerin kilisede nikâhlanabilmelerini onayladı. Böylelikle 50 yıllık tartışma noktalanmış oldu. Eşcinseller 1 Kasım’dan itibaren kilisede nikâhlanabilecekler. Nisan ayında parlamentodan geçen yasayla resmen nikâhlanma hakkı kazanan eşcinseller 1 Mayıs’tan bu yana belediyelerde evlenebilmekteydi. Kiliselerin nikâh kıyma hakkı olduğundan 1 Kasım’dan itibaren kilisede nikâhlanacak eşcinseller yasalara göre evli sayılacaklar. 22/10/2009 |
||||||
|
Almanya'da eşcinsel çiftlerin hukuk zaferi |
||||||
Federal Alman Anayasa Mahkemesi, birlikte yaşayan lezbiyen ya da gay çiftlerin haklarını güçlendiren bir karara imza attı. Kendisi de eşcinsel olan Yeşiller Partisi’nin Federal Meclis Grup Başkanı Volker Beck (sağda) kararı büyük memnuniyetle karşıladı. Karar, kamu hizmetinde çalışanların emekli aylıklarına ilişkin düzenlemelerin, yaşam arkadaşlarını bildiren eşcinseller için de geçerli olmasını öngörüyor. Mahkeme aksi yöndeki uygulamanın eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine vurgu yaptı. Yüksek Mahkeme böylelikle Federal Yargıtay’ın Hamburg’da yaşayan bir memurun başvurusu üzerine aldığı kararı bozdu. Kendisi de eşcinsel olan Yeşiller Partisi’nin Federal Meclis Grup Başkanı Volker Beck, Anayasa Mahkemesi’nin kararının “muhafazakar ideologlar açısından yenilgi” olarak nitelendirirken, Alman Hükümeti'ni vergi konusunda da eşcinsel çiftlerin eşit muamele görmesi için gerekli düzenlemeleri yapmaya çağırdı. Davayı açan Hamburglu memurun avukatı Dirk Siegfried ise “Ben bunu eşcinsel evliliklerin de eşitliği açısında atılmış büyük bir adım olarak görüyorum” şeklinde konuştu. 22/10/2009 |
||||||
|
Bu güzeller bir zamanlar erkekti |
||||||
Transseksüeller Filipinler'de düzenlenen güzellik yarışmasında bikinilerle vücutlarını büyük bir hevesle sergiledi .
Filipinler'de bıçak altına yatarak kadın olan 24 transseksüel, güzellik yarışmasında buluştu. Başkent Manila’da bikinilerle basının karşısına çıkan transseksüeller bir kadını bile kıskandıracak güzellikteki vücutlarını büyük bir hevesle sergilediler. Filipinler’de transseksüellik çok yaygın. Ancak ülkede cinsiyet değişikliği için bir yasa yok. 20 Mayıs 2009 |
||||||
|
Gündüz milletvekili, gece travesti! |
||||||
Çok ilginç bir yaşam öyküsü Bu kişi bir ülkenin milletvekili. iki odalı dairesinde, gündüzleri bir milletvekili olarak erkek, akşamları da kadın olarak… İsveç'te bir televizyon kanalına özel röportaj veren Merkez Partili Fredrick Federley izleyenleri şaşırttı. Fredrick Federley, iki odalı dairesinde, gündüzleri bir milletvekili olarak erkek, akşamları da kadın olarak yaşadığını anlattı.
İsveç'in TV4
televizyon kanalına verdiği röportaj sırasında nasıl kadın kılığına
girdiğini gösteren ve röportajı gerçekleştiren muhabirle kadın olarak
gece hayatına çıkan Fredrick Federley, “Ülkemizde eşcinseller karşı ön
yargılı insan çok. Ben de akşamları kadın kılığına girerek, gece
hayatının içine giriyor ve eşcinsellere karşı ön yargıları bizzat
yaşıyorum. Gay olmam, partideki bazı arkadaşları rahatsız ediyor. Ama
her kesin bir yaşam tarzı var" dedi. Fredrick Federley ilk kez TV'de açık bir şekilde nasıl kadın kılığına girerek halkın arasına karıştığını gösterince izleyiciler arasında büyük şaşkınlık yarattı. 5 Ağustos 2009 |